SON DAKİKA
Hava Durumu

#İsmail Arı

Porsuk Haber Ajansı - İsmail Arı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsmail Arı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baro Başkanı Günaydın: "Avukatın Can Güvenliği Savunma Hakkının Güvencesidir" Haber

Baro Başkanı Günaydın: "Avukatın Can Güvenliği Savunma Hakkının Güvencesidir"

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, avukatlara yönelik saldırılar, gazetecilerin tutukluluğu ve kadın cinayetlerine ilişkin açıklama yaptı. Günaydın, “Avukatların korkmadan savunma yapabildiği, gazetecilerin korkmadan haber yaptığı, kadınların korkmadan yaşadığı bir ülke istiyoruz” dedi. Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, avukatlara yönelik şiddet, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hukuk devletinin korunması gerektiğini vurgulayan Günaydın, savunma hakkı, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Son dönemde farklı şehirlerde avukatların görevleri sırasında saldırıya uğramasına, gazetecilerin gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kalmasına ve kadın cinayetlerine dikkat çeken Günaydın, yaşananların birbirinden bağımsız olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. “Avukatın Can Güvenliği Savunma Hakkının Güvencesidir” Avukatların mesleki faaliyetlerini yerine getirirken saldırıya uğramasının yalnızca hukukçuları değil, hak arayan tüm vatandaşları ilgilendirdiğini belirten Barış Günaydın, avukatların temsil ettikleri kişilerle özdeşleştirilemeyeceğini vurguladı. Günaydın, 13 Ekim’de Aksaray Barosu üyesi Avukat Çiğdem Akbulut Çökmez’in Aksaray Adliyesi’nde, aynı gün Afyonkarahisar Barosu üyesi Avukat Fahri Fevzi Kartal’ın duruşma salonunda saldırıya uğradığını hatırlattı. Günaydın ayrıca 20 Ekim’de Van Barosu üyesi Avukat Turan Yazan’ın adliye içinde, 21 Ekim’de ise İstanbul Barosu üyeleri Avukat Muhammed Baykan Karataş ve Avukat Selim Durna’nın Küçükçekmece’de yürüttükleri haciz işlemi sırasında saldırı ve tehdide maruz kaldığını aktardı. Farklı şehirlerde ve farklı görev alanlarında yaşanan olayların avukatların güvenliği konusundaki endişeleri artırdığını belirten Günaydın, şu değerlendirmede bulundu: “Avukat temsil ettiği kişinin yerine konulamaz. Üstlendiği davanın, yürüttüğü takibin tarafı değildir. Hukuki bir işlemden duyulan öfkenin avukata yöneltilmesi kabul edilemez.” Avukatlara Yönelik Şiddet İçin Yasal Düzenleme Çağrısı Avukatların adliyelerde, duruşma salonlarında ve haciz mahallerinde can güvenliğinden endişe ederek görev yapmasının hak arama özgürlüğünü tehdit ettiğini ifade eden Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Avukatların güven içinde çalışabilmesi için etkili yasal düzenlemelerin yapılmasını ve somut güvenlik tedbirlerinin hayata geçirilmesini isteyen Günaydın, saldırıların etkin biçimde soruşturulması ve sorumlular hakkında hukukun gerektirdiği yaptırımların uygulanması gerektiğini kaydetti. “Kadınların Yaşam Hakkı Devletin Anayasal Yükümlülüğüdür” Açıklamasında kadın cinayetlerine de değinen Barış Günaydın, İzmir’in Menemen ilçesinde görev yapan avukat Özge Pembe Gül’ün öldürülmesine ilişkin duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Basına yansıyan bilgilere göre Gül’ün nişanlısı olan polis memuru tarafından öldürüldüğünü belirten Günaydın, kadınların yaşam hakkının korunmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu vurguladı. Kadın cinayetlerinin ardından benzer açıklamaların tekrarlanmasının yeterli olmadığını ifade eden Günaydın, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması, koruyucu ve önleyici tedbirlerin eksiksiz alınması gerektiğini söyledi. Eskişehir Barosu olarak Avukat Özge Pembe Gül’ün ailesine, yakınlarına ve meslektaşlarına başsağlığı dileyen Günaydın, olayın hukuki sürecinin takipçisi olacaklarını açıkladı. “Gazetecilik Suç Değildir, Gerçekler Tutuklanamaz” Barış Günaydın, basın özgürlüğünün de açıklamanın temel başlıklarından biri olduğunu belirterek gazetecilerin gözaltı, tutuklama, adli kontrol kararları, erişim engelleri ve yayın yasakları nedeniyle görevlerini yerine getirmekte zorlandığını ifade etti. Gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutuklu bulunmalarının basın özgürlüğü bakımından ciddi kaygı yarattığını dile getiren Günaydın, gazetecilerin haber kaynaklarıyla görüşmesinin, iddiaları araştırmasının, kamu görevlilerine soru sormasının ve kamu yararını ilgilendiren konuları gündeme taşımasının gazetecilik faaliyetinin temelini oluşturduğunu söyledi. Günaydın, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünün demokratik toplumun vazgeçilmez unsurlarından olduğunu belirtti. Tutuklamanın bir cezalandırma veya yıldırma aracına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, gazetecilerin özgürlüklerinin kısıtlanmasının ve haberlerin erişime engellenmesinin toplumun haber alma hakkını da etkilediğini kaydetti. Eskişehir Barosu Sürecin Takipçisi Olacak Eskişehir Barosu’nun yalnızca avukatların mesleki haklarını korumakla değil, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, savunma hakkını ve temel özgürlükleri savunmakla da yükümlü olduğunu belirten Günaydın, saldırıya uğrayan meslektaşlarının yanında olduklarını ve yaşanan olayların takipçisi olacaklarını ifade etti. Günaydın, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutukluluk hâllerine son verilmesini, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlükleri kısıtlanan basın emekçilerine yönelik hukuka aykırı tedbirlerin kaldırılmasını ve sansür ile erişim engellerinin sona erdirilmesini talep etti. Açıklamasının sonunda savunma hakkı, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Günaydın, şu ifadeleri kullandı: “Avukatın can güvenliği, savunma hakkının; gazetecinin özgürlüğü, halkın haber alma hakkının; kadının yaşam hakkı ise devletin en temel yükümlülüğünün güvencesidir.” Günaydın, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Avukatların korkmadan savunma yapabildiği, gazetecilerin korkmadan haber yaptığı, kadınların korkmadan yaşadığı, yurttaşların korkmadan hakkını aradığı bir ülke istiyoruz. Savunmayı şiddetle, basını tutuklamayla, kadınları cezasızlıkla susturamazsınız."

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı" Haber

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı"

Gazetecilere yönelik baskı, sansür ve engellemeler devam ederken, aralarında Merdan Yanardağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da olduğu onlarca gazeteci bu bayrama da cezaevinde girdi. Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıklayan CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “1 Mayıs ve Kurban Bayramı nedeniyle adliyelerin tam kapasite çalışmadığı bu kısa ayda bile gazeteciler en az 40 kez adliyelerde haber ve paylaşımlarını savunmak zorunda kaldı. Gazeteciler bir bayramı daha ailelerinden, sevdiklerinden uzakta zindanda geçirdi. Ailesine bayram ziyaretinde gözaltına alınan Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı tam 73 gündür haksız hukuksuz zindanda. Tutuklu gazetecilere her ay bir yenisi ekleniyor. Gazeteciler haber takibinde gözaltına alınıyor, engelleniyor. Söylediğimiz tek bir şey var: gazetecilik suç değildir! İsmail Arı cuma günü hakim karşısına çıkacak. Hem ona hem da haksız hukuksuz zindanda tutulan tüm gazetecilere derhal özgürlük istiyoruz” dedi. EN AZ 40 KEZ YARGILANDILAR CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı rapora göre, gazetecilerin en az 40 kez hakim karşısına çıktığı mayıs ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler mayıs ayında en az 40 kez yargılandı. Casusluk Davasından tutuklu TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın ilk duruşmasında tutukluluğunun devamına karar verilirken, aralarında İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da bulunduğu onlarca gazeteci bayrama cezaevinde girdi. Gazeteci Yeliz Ayaz AKP Aydın milletvekilinin oğlunun okula bıçak ve silahla gittiği iddialarına ilişkin yaptığı haber nedeniyle tutuklandı. Hakkında tahliye kararı verilen Şanlıurfalı gazeteci Mehmet Yetim savcılığın aynı gün karara itirazı sonrası tutukluluğun devamına karar verildi. Yetim bir hafta sonra tahliye edildi. Evrensel Gazetesi yazarı Ceren Sözeri “AKP’ye kim oy kaybettirdi” başlıklı yazısı nedeniyle Turkuvaz Medya Grubu tarafından açılan davada tazminata mahkum edildi. ERDOĞAN’SIZ KARİKATÜRE HAKARET DAVASI Afyon Kocatepe gazetesi sahibi Sezer Küçükkurt hakkında CHP'den AKP'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ı eleştiren karikatür gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile soruşturma açıldı. Açılan soruşturmada Sezer Küçükkurt ifade verdi. TRT Ana Haber sunucusu Işıl Açıkkar, 10 Mayıs Anneler Günü yayınının sonunda “Ben de bir patili annesiyim” ifadeleri nedeniyle görevden alındı. Gazeteci Şule Aydın hakkında bir kişinin 81 ilin emniyet müdürlüğüne gönderdiği e-posta ihbarı üzerine ‘casusluk’ ‘ajanlık’ suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Aydın başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. BirGün Gazetesi Yazı İşleri Müdürleri ile Yeni Yaşam gazetesi Yazı İşleri Müdürü hakkında haberleri nedeniyle soruşturma başlatıldı. HABER TAKİBİNDE GÖZALTI, ENGEL, HEDEF GÖSTERME Gazeteci Yusuf Çelik, İstanbul’daki 1 Mayıs yürüyüşüne polis müdahalesinde haber takibinde gözaltına alındı. Aydın’da yerel bir haber sitesinin sahibi Süleyman Topbaş saldırıya uğradı. BirGün muhabiri Sarya Toprak Gülistan Doku cinayeti haberleri nedeniyle, ailesiyle Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. Hedef göstermelerin ardından Toprak’ın babası kamu emekçisi Hasan Toprak görevinden uzaklaştırıldı. İBB davasını izleyen gazeteciler birçok kısıtlama ile karşılaşırken, iktidara yakın gazeteci Ferhat Murat’ın, Silivri’de savcı ve hâkimlerin kullandığı koridora rahatlıkla girebilmesi tartışmalara sebep oldu. Murat’a soru soran basın mensupları Ferhat Murat’ın koruma polisi tarafından engellendi. İBB davasını takip eden onlarca gazeteci ile basın kuruluşları Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. TMSF’ye devredilen kanallar arasında yer alan Flash Haber TV'de tüm canlı yayın faaliyetleri sona erdi. Maaşları ödenmediği için iş bırakan ve hak arayan KRT eski çalışanları hakkında kanalın patronu tarafından “tehdit, iftira ve tahrik” iddialarıyla suç duyurusunda bulunuldu. VERGİ ADALETSİZLİKLERİNİN YAYINLANDIĞI SİTEYE DE ENGEL Basın özgürlüğü alanındaki engellerden biri olarak karşımıza çıkan erişim engelleri mayıs ayında da devam etti. CHP’nin vergi adaletsizliklerini vurgulamak için kurduğu akpden.com sitesi; İBB’nin AKP yönetimindeyken ihalelerde kamu zararı oluştuğu iddiası hakkındaki haberler, TV100 sahibi hakkındaki haber ve sosyal medya paylaşımları ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi hastanesindeki rüşvet operasyonu haberleri mayıs ayında erişime engellendi.

CHP’den TBMM’de Tutuklu Gazeteciler İçin Özgürlük Çağrısı! Haber

CHP’den TBMM’de Tutuklu Gazeteciler İçin Özgürlük Çağrısı!

TBMM’de Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ile haberi, yazısı, sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklu gazetecilerin durumuna dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, gazeteciler için özgürlük ve adalet çağrısı yaptı. Çakırözer, “Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında. Gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor. Sansür yasası gerekçe gösterilerek hapse atılıyor. Bu mesleğin yüz akı Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardan ve daha nice gazeteci hukuksuzca zindanda. 3 yıl önce ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz’ diye halkı kandıranlar, şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama, kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek” dedi. Çakırözer, geçtiğimiz hafta törenle ilan edilen 5G’ye geçiş sürecinde dağıtılan ilanlardaki ayrımcılığa da gündeme getirerek, kamu operatörlerinin ilanlarının iktidara yakın gazete ve televizyonlara dağıtılmasını eleştirdi. Çakırözer, “ ‘81 ilde herkes için 5G’ dediler. İlanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti” diye konuştu. GAZETECİLİK KUŞATMA ALTINDA Haberi, yazısı ve sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezaevinde tutulan gazeteciler ile basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller TBMM gündemine taşındı. Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin giderek arttığına dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ve haberi, paylaşımı nedeniyle tutuklu gazetecilere özgürlük çağrısı yaptı. Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında. Gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor. 2025 yılında gazeteciler tam 610 kez hakim karşısına çıktı, 39 gazeteci tutuklandı. Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül, Yıldız Tar, Fatih Altaylı, Suat Toktaş, Enver Aysever aylarca zindanda tutuldu. Kara tablo bu yıl da aynı, İktidarı eleştiren Tele1'e çökmek için casusluk sucu uydurup Merdan Yanardağ'ı tutukladınız, 162 gündür zindanda. ‘Terörsüz Türkiye olacak, Kürt sorununu çözeceğiz’ diyorsunuz da gazeteciler Pınar Gayıp, Nedim Oruç ve niceleri aylardır, yıllardır tutukluyken nasıl olacak bu iş?” “ALİCAN, İSMAİL ÇIKACAK; YİNE YAZACAK” Son dönemde tutuklanan gazeteciler Alican Uludağ ile İsmail Arı’nın durumunu gündeme getiren Çakırözer, “TCK'ye 217/A maddesiyle eklenen ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ diye suç icat edip gazetecileri hedefe koyan da yine bu iktidar. Üç yıl önce yasa Meclis’ten geçerken o dönem grup başkanımız olan Genel Başkanımız Özgür Özel, biz milletvekilleri ve gazetecilik örgütleri ‘Yapmayın, bu maddeyle gazetecileri hapse atacaksınız’ dedik, dinletemedik! Soruşturmaların yüzde 70'i gazetecilere açıldı, şafak baskınları, itibar suikastlarıyla gözaltına alınıp tutuklandılar. Bu mesleğin yüz akı 2 gazeteci Alican Uludağ 46 gündür, İsmail Arı 16 gündür işte bu yüzden tutuklu. Yaptıkları gazetecilik, yazdıkları haber ama üç yıl önce ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz’ diye halkı kandıranlar, şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama, kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek” diye konuştu. “ABLUKA ALTINDAKİ GAZETECİLİK TÜRKİYE’NİN FOTOĞRAFI” İstanbul Kadıköy'de tutuklu meslektaşları için bir araya gelen gazetecilerin yürüyüşüne polis ablukasını da gündeme getiren Çakırözer, “Gazeteciler, haberi nedeniyle zindanda ama bakın bu fotoğrafa, gazetecilerin hakkını savunmak için meydanlara inen meslektaşları da yine, maalesef polis ablukasında. İşte, Türkiye fotoğrafı bu maalesef!” dedi. “Gazeteci haber yapıyor, iktidarın bakanı, vekili, müdürü aynı gün erişimi engellettiriyor.” diyen Çakırözer, haberlere ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin de basın özgürlüğü alanındaki en büyük ihlallerden biri olduğunu belirterek, “Vatandaş habere tıklıyor, erişim yok; hesaba tıklıyor, yasaklı! Kanalı açıyor, karartılmış ya da kayyumda. En fazla erişim engeli kararı aldıranlar bu iktidar sahipleri ve yakınları. Haklarındaki yolsuzluk, rüşvet, torpil haberlerini engelletmede zirvedeler. İkinci sırada engellenenler ise 19 Mart darbesinin kumpaslarını açığa çıkaran haberler. Sadece o günkü protestoları haberleştiren 21 gazete, 12 gazeteci ve 3 derginin sosyal medya hesabı erişimi engellendi. Yapay zekâ tabanlı Grok'a bile bu sansürcü zihniyet soruşturma açıp erişimi engelledi” diye eleştirdi. 5G’DE KAPSAM HERKES İÇİN, İLANLAR İKTİDARA YAKIN KURULUŞLARA Çakırözer, geçtiğimiz hafta törenle ilan edilen 5G’ye geçiş sürecinde dağıtılan ilanlardaki ayrımcılığa da dikkat çekerek, kamu ilanlarının iktidara yakın gazete ve televizyonlara dağıtılmasını eleştirdi. “Basın ilan ambargoları, para cezaları, kayyum uygulamalarıyla bağımsız medya ayakta duramaz hale getiriliyor” diyen Çakırözer, şunları söyledi: “Geçen hafta Türkiye'nin 5G teknolojisine geçiş süreci törenlerle duyuruldu. Sloganı neydi: ‘81 ilde herkes için 5G.’ İyi ama bu verilen ilanlar ne herkesi ne de 81 ili kapsadı; ikisi de kamu iştiraki konumundaki Turkcell ve Türk Telekom’un verdikleri ilanlar herkesi kapsamadı. ‘Herkes için’ dediler, ilanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti, Halk TV dışlandı, Sözcü TV dışlandı; Sözcü, Karar, Birgün ve daha nice gazete ve onların yüz binlerce, milyonlarca okuru, seyircisi kapsama dışında bırakıldı.” “ESKİŞEHİRLİ’NİN TELEFONUNDA 5G VAR, GAZETESİNDE İLAN YOK!” “Ayrıca, biz burada 81 ilin vekilleriyiz! Soruyorum: Anadolu'nun sesi dediğimiz yerel gazete ve televizyonlarımız bu milyarlarca liralık ilan pastasından pay alabildi mi? Hayır! 900 bin Eskişehirli, telefonunda, bilgisayarında 5G'yi kullanacak, para ödeyecek ama Eskişehir'in zaten kıt kaynaklara sahip televizyonlarına, gazetelerine 1 liralık ilan verilmeyecek. Kamu bankalarının, KİT'lerin devasa reklam harcamaları iktidarın propaganda aracı değildir. ‘AKP'yi översen ilanı kaparsın; eleştirirsen yok olmaya mahkumsun’ anlayışınız yüzünden bugün gazeteler ve televizyonlar büyük ambargolar altında! Bu bir reklam politikası değildir! Bu, özgür basını susturma ve tek sesli bir medya düzeni kurma çabasıdır. Biz bu anlayışı yıkacağız; hem ifade ve basın özgürlüğünün en geniş biçimde kullanıldığı hukuk devletini yaratacağız hem de basın kuruluşlarına ekonomik ambargoları kaldıracağız. İnanıyoruz ki basın özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz ve bir kez daha haykırıyoruz ki gazetecilik suç değildir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.