SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hatay

Porsuk Haber Ajansı - Hatay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hatay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kültür Yolu Festivali’nde Tiyatro Ve Geleneksel El Sanatları İlgi Odağı Oldu Haber

Kültür Yolu Festivali’nde Tiyatro Ve Geleneksel El Sanatları İlgi Odağı Oldu

Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin sekizinci gününde sahnelenen “Sen de Gitme Triyandafilis” adlı müzikli oyun izleyicilerden yoğun ilgi görürken, bez bebek yapım atölyesi de Anadolu’nun geleneksel el sanatlarını katılımcılarla buluşturdu. “SEN DE GİTME TRIYANDAFILIS” İZLEYİCİLERLE BULUŞTU Festival kapsamında sahnelenen “Sen de Gitme Triyandafilis” adlı müzikli oyun, izleyicilere duygu yüklü bir anlatı sundu. Ayla Kutlu’nun aynı adlı eserinden yola çıkılarak hazırlanan ve R. Emre Basalak tarafından oyunlaştırılıp yönetilen eser; gidenlerin, kalanların ve bekleyenlerin hikayesini sahneye taşıdı. 1930’lu yıllardan yüzyılın son çeyreğine uzanan anlatıda, bir Rum ailenin çocuk ruhunu koruyan kızı Triyandafilis’in öyküsü müzik ve dramatik anlatımla izleyicilerle buluştu. Hatay’ın kültürel hafızasına ve insan hikayelerine odaklanan oyun, festival izleyicilerinden büyük beğeni topladı. BEZ BEBEK GELENEĞİ ATÖLYEDE YAŞATILDI Festival kapsamında gerçekleştirilen “Bebek Yapım Atölyesi”nde Saliha Demiral, Anadolu’nun geleneksel el sanatları arasında yer alan bez bebek yapımına ilişkin katılımcılarla bilgiler paylaştı. Kumaş, iplik ve doğal dolgu malzemeleri kullanılarak hazırlanan bez bebeklerin, yalnızca bir oyuncak değil; aynı zamanda yerel kimliği, geleneksel giyim kültürünü ve toplumsal değerleri yansıtan kültürel bir miras unsuru olduğu aktarıldı. Uygulamalı içeriklerle gerçekleştirilen atölyede katılımcılar, geleneksel bez bebek yapım tekniklerini yakından tanıma ve üretim süreçlerine eşlik etme fırsatı buldu.

Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız Haber

Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda maden kanunu ile olağan hale getirilen ihalesiz maden ruhsatı devirleri üzerine söz aldı. Dinçer, “Hazine’de metelik kalmadı. Plansızlık, ülkenin tüm zenginliklerinin sağa sola savurulmasına yol açtı. Kasa boşalınca çareyi milletin ortak varlıklarını satışa çıkarmakta buldular.” dedi. 77 Yıllık Koruma Kalkanı Rant İçin Deliniyor TBMM’de görüşülmeye devam eden Milli Parkları özel şirketlere ve imara açan kanun teklifine de değinen Dinçer: “77 yıldır kanunla korunan milli parklar Meclis’te görüşülen kanun teklifiyle yapılaşmaya ve özel şirketlerin kullanımına açılmak isteniyor. Siyasi iktidar bu ülkenin en değerli varlıkları olan ormanları bir ekosistemin parçası olarak değil, ekonomik değer olarak görmektedir. Geçtiğimiz yaz Meclis’ten geçen ve zeytinlikleri madencilik faaliyetlerine açan düzenleme bugün maden ruhsatlarınız gelişi güzel dağıtılmasına yol açmış ve Türkiye’nin talan edilme sürecini hızlandırmıştır.” ifadelerini kullandı. İliç Hatırlatması: “Aynı Bölgeye Yeniden Kazma Vurmak Felakettir” Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Dinçer: “İliç’te yaşanan maden faciasında sorumlular henüz hesap vermemiş ve toprak zehirden arındırılmamışken, facianın yaşandığı yerin 5 kilometre ötesinin yeni bir maden sahası olarak ihale edilmesi yeni felaketlere açıkça davetiye çıkarmaktadır. Karadeniz’den Hatay’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada su havzaları ve ormanlar “adrese teslim ruhsatlarla” kuşatılmış durumdadır. Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız İktidarın doğaya bakış açısını sert sözlerle özetleyen Dinçer, konuşmasını şu şekilde noktaladı: “AKP için; ormanlar ihale, kıyılar imar, tarım arazileri arsa, zeytinlikler ise maden sahası demektir. Biz buradan açıkça söylüyoruz: Bu ülkenin dağı da, taşı da, ormanı da milletindir. Bu memleket rantçıların değil, halkındır! Biz bu toprakları şirketlere değil, çocuklarımıza bırakacağız. Doğayı, yaşamı ve milletin hakkını hedef alan bu talan düzenini her yerde ifşa etmeye devam edeceğiz.”

Milletvekili Arslan: "Eskişehir'in Milletvekili Sayısı Yedi Olacak" Haber

Milletvekili Arslan: "Eskişehir'in Milletvekili Sayısı Yedi Olacak"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’in güncel nüfus verileri ile birlikte bazı illerin milletvekili sayılarında yaşanması muhtemel değişimleri değerlendirdi. Milletvekili Arslan sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmelerde şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’in nüfusu bir önceki yıla göre 6.326 kişi artarak 927.956 ya yükselmiştir. Bu nüfusun Karşılaştırmalı olarak ilçelere göre dağılımı; 2024 2025 Fark Odunpazarı 426.581 431.652 +5.071 Tepebaşı 394.734 398.129 +3.395 Sivrihisar 20.258 20.189 -69 Çifteler 14.814. 14.487 -327 Seyitgazi. 12.878. 12.565 -313 Alpu. 10.072. 9.725 -347 Mihalıççık. 7.959. 7.605 -354 Mahmudiye. 7.524. 7.407 -117 İnönü. 6.194. 6.114 -80 Beylikova. 5.723. 5.611 -112 Günyüzü. 5.261. 5.008 -253 Sarıcakaya. 4.534. 4.477 -57 Mihalgazi. 2.934. 2.861 -73 Han. 2.164. 2.126 -38 2024 yılına göre, Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinin nüfusu 8.466 kişi artarken, diğer 12 çevre ilçemizin tamamında toplam 2.140 kişilik nüfus azalması yaşanmıştır. Böylece 12 ilçenin toplam nüfusu 100 binin altına gerilemiş, Kent merkezinde yaşayanların oranı ise %89,42 ye yükselmiştir. Eskişehir ‘in nüfus sayısı 10 bin ve üzeri olan mahalleleri ise; 2024. 2025. FARK 1-Emek 58.974 59.215 +241 2-Çamlıca 51.605 54.247. +2.642 3-Şirintepe 40.615. 40410 -205 4-Batıkent 32.796. 33.405. +609 5-71 Evler 30.963. 32.129 +1.166 6-Büyükdere 31.353. 31.039. -314 7-Gökmeydan 25.484. 25.087. -397 8-Vişnelik 19.007. 18.671. -33 9-Akarbaşı 17.625. 18.053. +428 10-Kurtuluş 17.988. 17.493. -495 11-Ertuğrulgazi 17.360. 17.194. -166 12-Gültepe 17.123. 17.106. -17 13-Kırmızıtoprak 17.392. 17.036. -356 14-Ihlamurkent. 9.778. 15.246. +5.468 15-Uluönder 15.614. 15.176. -438 16-Sütlüce. 14.780. 14.971. +191 17-Zafer. 14.286. 14.499. +213 18-Yenibağlar 15.111. 14.293. -818 19-Yıldıztepe. 13.915. 13.914. -1 20-Vadişehir. 13.360. 13.681. +321 21-Yeşiltepe 13.310. 13.206. -104 22-Çankaya. 12.473. 12.446. -27 23-Fatih. 12.793. 12.330. -463 24-Erenköy. 12.097. 11.933. -164 25-Orhangazi. 11.151. 11.237. +86 26-Sümer. 9.782. 10.895. +1.113 27-Bahçelievler. 10.806. 10.828. +22 28-Şarhöyük. 10.173. 10.806. +633 29-Yenikent. 10.750. 10.550. -200 30-Kumlubel. 10.619. 10.449. -170 31-Esentepe. 9.887. 10.437. +550 32-Osmangazi. 10.413. 10.339. -74 33-75. Yıl. 10.696. 10.334. -362 Nüfus büyüklüğü bakımından; Toplam 973 ilçe içinde Odunpazarı 39’uncu, Tepebaşı 47’inci ’büyük ilçe konumundadır. Odunpazarı 35, Tepebaşı ise 32 İL nüfusundan daha fazla nüfusa sahiptir. Açıklanan nüfus verilerine göre 2026 yılı içinde yapılacak bir erken genel seçimde Eskişehir’in milletvekili sayısı 7 olacaktır. 2026 yılı içinde yapılacak bir erken genel seçimde diğer iller açısından ise; İstanbul 98’den 96’ya, Hatay 11’den 10’a, Erzurum 6’dan 5’e, Kütahya 5’den 4’e, Yozgat 4’den 3’e ve Karabük 3’den 2’ye DÜŞERKEN, Ankara 36’dan 37’ye, Bursa 20’den 21’e, Antalya 17’den 18’e, Şanlıurfa 14’den 15’e, Muğla 7’den 8’e, Eskişehir 6’dan 7’ye ve Tunceli 1’den 2’ye yükselecektir. Bunların dışındaki illerin milletvekili sayılarında ise bir değişiklik olmayacaktır."

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor Haber

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte bir hafta boyunca deprem bölgesinde saha çalışmaları yürüttü. Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Adıyaman ve Malatya’yı kapsayan programda, depremin üzerinden geçen zamana rağmen çözülmeyen sorunlar yerinde incelendi. Ziyaret edilen her ilde benzer bir tabloyla karşılaşıldı. Konteyner kentlerde süren belirsizlik, altyapı eksiklikleri, kalıcı konutların gecikmesi ve sosyal destek ihtiyacı, yurttaşların en sık dile getirdiği başlıklar arasında yer aldı. Kış, sahadaki gözlemlerinin depremin yalnızca doğal bir afet değil, aynı zamanda bir yönetim sorunu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. “Deprem Bir Günlük Değil, Hayatlık Bir Mesele” CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir hafta boyunca sahada yaptığı değerlendirmelerde de vurguladığı gibi, deprem bölgesinde sorunlar hâlâ tüm ağırlığıyla sürüyor. Kış, ziyaretler sırasında yapılan görüşmelerde yurttaşların en temel talebinin “unutulmamak” olduğunu belirterek, depremin yıl dönümleriyle sınırlı bir mesele olarak ele alınamayacağını söyledi. Kış, “Takvimler değişti ama konteynerlerdeki yaşam değişmedi. Deprem bitmedi, etkileri hâlâ sürüyor” değerlendirmesinde bulundu. Mersin’den Deprem Bölgesine Kesintisiz Dayanışma Depremin ilk anından itibaren Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin’in CHP’li ilçe belediyeleri, deprem bölgelerinde aktif görev üstlenen yerel yönetimler arasında yer aldı. Arama kurtarma çalışmalarından sıcak yemek dağıtımına, geçici barınma alanlarının oluşturulmasından konteyner kentlerin kurulmasına kadar birçok alanda Mersin’in tüm imkânları depremzedeler için seferber edildi. Başta Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olmak üzere, Mersin’in ilçe belediye başkanları da deprem bölgelerinde altyapı çalışmaları, içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri, temizlik ve sosyal destek faaliyetleriyle sahada olmayı sürdürdü. Kurulan konteyner kentler, yürütülen teknik destekler ve sürdürülen sosyal hizmetlerle Mersinli belediyeler, merkezi yönetimin boş bıraktığı alanlarda sorumluluk aldı. Gülcan Kış, bu tabloya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Deprem bölgesinde bugün hâlâ enkazın kaldırılması gerekiyorsa, bunu yapanlar CHP’li belediyelerdir. İktidarın yapmadığını, yerel yönetimler yaptı. İlk günden itibaren vardık, aylar geçmesine rağmen hâlâ buradayız. Bu bir siyasi tercih değil; kamucu bir sorumluluk anlayışıdır. Sahada gördüklerimiz bize şunu açıkça gösteriyor: İyi ki Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var. Çünkü iktidarın yapmadıklarını, onlar el birliğiyle şehir şehir hayata geçiriyor.” “Boşluğu Dayanışma Doldurdu” Kış, deprem bölgesine yapılan ziyaretlerin yalnızca bir anma programı olmadığını, sahadaki gerçeklerin kayıt altına alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kalıcı konutların gecikmesi, altyapı sorunlarının devam etmesi ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, ziyaret edilen tüm kentlerde ortak bir sorun olarak öne çıktı. CHP’li belediyelerin bu boşluğu dayanışmayla doldurduğunu belirten Kış, “Bu bölgelerde hayat, yerel yönetimlerin omuz vermesiyle ayakta kalıyor. Deprem bölgesini unutturmayacağız” dedi. “CHP Sahada Olmaya Devam Edecek” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, bir haftalık saha programının ardından yaptığı değerlendirmede, CHP’li belediyeler, parti örgütü ve Genel Başkanlık düzeyinde deprem bölgesinde olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu büyük yıkımın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

CHP'li Çakırözer, Depremzede Üniversite Öğrencileri İle Buluştu Haber

CHP'li Çakırözer, Depremzede Üniversite Öğrencileri İle Buluştu

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Eskişehir’de deprem felaketinden etkilenen üniversite öğrencileriyle buluştu. Hatay ve Adıyaman’dan Eskişehir’e üniversite eğitimi almaya gelen öğrenciler aradan geçen üç yılda yaşadıklarını anlattı. Öğrencileri dinleyen CHP’li Çakırözer, “ 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Üç yıldır acılar dinmedi. Hem deprem bölgelerinde hem de başka şehirlerde depremden etkilenen yurttaşlarımızın yaşama tutunma mücadelesi sürüyor. Onlarla dayanışmayı hep birlikte büyütmeliyiz” çağrısını yaptı. DEPREMZEDE ÖĞRENCİLERİ DİNLEDİ Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin ardından üç yıl geride kaldı. 11 ili etkileyen depremlerde on binlerce yurttaş yaşamını yitirirken, deprem bölgelerinde barınmadan sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar ile milyonların adalet arayışındaki ihmal ve eksiklikler sürüyor. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Eskişehir’deki üniversitelerde eğitim gören depremzede üniversite öğrencileri ile buluştu. Aradan geçen üç yılda öğrencilerin hem bulundukları şehirlerde hem de deprem bölgelerinde yaşadığı sorunları dinleyen Çakırözer, sorunların çözümü konusunda öğrencilerin kamu kurumları ile TBMM’den beklentilerini dinledi. “HALA KONTEYNERLERDE YAŞAYAN AİLELER VAR” Anadolu Üniversitesi ile Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’ndeki çeşitli fakültelerde eğitim gören öğrenciler, deprem bölgelerinde ailelerinin yaşadığı sıkıntıları da anlattı. Hatay ve Adıyaman’da ailelerinin hala konteynerlerde yaşamaya devam ettiğini aktaran öğrenciler, “Aradan üç yıl geçti ama bölgede hala konteynerlerde yaşam mücadelesi veren ailelerimiz, akrabalarımız var. Özellikle kış döneminde büyük sıkıntılar devam ediyor. Elektrik kesiliyor, ısınma sorunu yaşanıyor. Ekonomik sıkıntılar devam ediyor. Kuradan TOKİ çıktığı halde ödemeye yapamayacağı için hakkını devreden insanlar var. Üç yıl geçti ama deprem bölgelerinde göçebe yaşamlar devam ediyor” dedi. “OKUMAK İÇİN ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ” Ailelerinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle çalışmak zorunda kaldıklarını da söyleyen öğrenciler, “Ailelerimiz zaten orada çok zor durumdalar. Bizim dışımızda üniversitede, ortaokulda okuyan kardeşlerimiz var. Hem onların durumu hem bizim durumumuz ailelerimizi zorluyor. Bizler de burada derslerimizden arta kalan zamanlarda çalışmak zorunda kalıyoruz. Çünkü okumak zorundayız” şeklinde yaşadıkları durumu anlattı. “OTOBÜS BİLETİ ALIRKEN BİLE DÜŞÜNÜYORUZ” Öğrenciler memleketlerine gitmek istediklerinde de büyük sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını anlatırken bir öğrenci, “Ben Adıyamanlıyım bayram gelecek Adıyaman’a gitmek istediğimde sadece gidiş bileti 2 bin lira. Gidiş dönüş 4 bin lira. Bu parayı veremeyeceğim için gidemiyorum. En azından böyle zamanlarda devlet bize destek sağlayabilir” dedi. “DAYANIŞMAYI BÜYÜTMELİYİZ” Öğrencileri dinleyen CHP’li Çakırözer, “Depremin ardından hem Eskişehir’imizde hem de Türkiye’nin diğer illerinde yaşama tutunmaya çalışan yurttaşlarımız birçok sorunla karşı karşıya. Özellikle öğrenciler hem ekonomik hem psikolojik zorluklar yaşıyor. 86 milyon hep birlikte dayanışmayı büyüterek bu yaraları saracağız. Meclis’te ve yerelde depremzede yurttaşlarımızın sorunlarının çözümü için çalışacağız” dedi.

CHP'li Süllü: "Deprem Değil İhmaller Öldürdü" Haber

CHP'li Süllü: "Deprem Değil İhmaller Öldürdü"

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Yıldıztepe Kooperatifi’nin çağrısıyla Ulus Heykeli önünde düzenlenen anma törenine katıldı. Süllü, “Deprem gerçeğine karşı gerekli önlemler alınmadığı için, arama kurtarma zamanında yapılamadığı için, yardımlar geç ulaştığı için bu kadar büyük kayıplar verdik. 6 Şubat, geride kalan milyonlar için bitmiş bir gün değil; her gün yeniden yaşanan derin acıdır” dedi. Saat 04.17: Hayatın Durduğu An Ulus Anıtı önünde saat 04.17’de konuşan Süllü, üç yıl önce ilki tam bu saatte ve 13:24’te yaşanan ikinci depremle Türkiye’nin 11 ilinde hayatın durduğunu hatırlattı. Resmî rakamlara göre 53 bin 537 yurttaşın enkaz altından kurtarılamadığını belirten Süllü, “O gece yalnızca binalar değil; anneler, babalar, çocuklar ve hayaller yıkıldı” dedi. “Bu Bir Kader Değildi” Yaşananların kader olmadığını vurgulayan Süllü, deprem gerçeğine rağmen gerekli önlemlerin alınmamasının, arama kurtarma çalışmalarının zamanında ve yeterli şekilde yapılmamasının ve yardımların geç ulaşmasının can kayıplarını artırdığını ifade etti. “Hatay’da O Acıyı Yaşadım” Depremin hemen ardından Hatay’da görev yaptığını anımsatan Süllü, enkaz başlarında depremzedelerin yanında olduğunu belirterek, “Bu yüzden biliyorum ki 6 Şubat, geride kalan milyonlar için bitmiş bir gün değil; her gün yeniden yaşanan bir acıdır” diye konuştu. Eskişehir Yıldıztepe Kooperatifi’nin çağrısıyla düzenlenen anmada, deprem sonrası Eskişehir’e yerleşen depremzede yurttaşlarla bir araya geldiklerini söyleyen Süllü, iyileşmenin yolunun unutmak değil, hatırlamak ve dayanışmadan geçtiğini vurguladı. Verilen Sözler Tutulmadı Aradan geçen üç yıla rağmen konutların tamamlanmadığını ifade eden Süllü, 360 binden fazla depremzedenin hâlâ konteynerlerde yaşadığını, sorumluların hesap vermediğini ve adaletin yerini bulmadığını dile getirdi. “Mücadeleden Vazgeçmeyeceğiz” Süllü, depreme dirençli kentler için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, 6 Şubat’ta yaşamını yitiren tüm yurttaşları saygıyla andıklarını ve acı yaşayan milyonların sesi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Hayal Gücü Oyun Parkı Belgeseli Odunpazarı’nda İzleyiciyle Buluştu Haber

Hayal Gücü Oyun Parkı Belgeseli Odunpazarı’nda İzleyiciyle Buluştu

Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen HOP: Hayal Gücü Oyun Parkı belgeselinin film gösterimi ve söyleşisi, 100. Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Ücretsiz olarak düzenlenen etkinlik, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremin ardından Hatay’da başlayan çalışmaları odağına alan belgesel, oyun sağlayıcı Nedim Buğral ve gönüllülerin; çadır alanlarında başlayıp konteyner kentlerde devam eden “esnek oyun alanı” kurma sürecini anlatıyor. Yaklaşık üç yıldır sürdürülen bu çalışma, çocukların çevrelerinde kolayca bulabildikleri atık ve gündelik malzemeleri hayal güçleriyle oyuncaklara ve nesnelere dönüştürmeleri fikrine dayanıyor. Film, oyunun ve hayal gücünün afet sonrası dönemde toplumsal iyileşme, dayanışma ve yeniden bağ kurma süreçlerinde üstlendiği dönüştürücü rolü görünür kılarken; bu etkinin yalnızca çocuklarla sınırlı kalmadığını, aileler ve bulundukları topluluklar üzerinde de güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Gösterimin ardından yönetmen Jale İncekol ile oyun sağlayıcı Nedim Buğral’ın katılımıyla bir söyleşi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü yönetmen Sezgin Sönmez’in yaptığı söyleşide, afet sonrası dönemde oyunun bir ihtiyaç ve hak olarak ele alınmasının önemi, sahadaki deneyimler üzerinden paylaşıldı; izleyicilerin soruları yanıtlandı. Yapımcılığını Ayla İncekol’un üstlendiği belgeselin kamera ekibinde Görkem Kara ve Mustafa Şahin yer alırken; kurgusu Alperen Albayrak tarafından gerçekleştirildi. Ses miksajını Demircan Demir, renk düzeltmesini Civan Zengin üstlenirken; kurgu asistanlığını Süleyman Arıkan, altyazıları ise Barış Konuklar hazırladı. HOP: Hayal Gücü Oyun Parkı, afet sonrası toplumsal iyileşmeye oyunun gücü ve hayal gücü üzerinden bakan yaklaşımıyla izleyicilerde güçlü bir etki bıraktı.

Dağ Ceylanlarının Sayısı Her Geçen Yıl Artıyor Haber

Dağ Ceylanlarının Sayısı Her Geçen Yıl Artıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), nesli tehlike altında olan Hatay Dağ Ceylanı (Gazella gazella) türünün korunması ve sürdürülebilir bir popülasyonla geleceğe aktarılması amacıyla Hatay’da yoğun bir koruma ve izleme programı yürütüyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, dünya genelinde yalnızca 3.000 birey kaldığı tespit edilen Hatay Dağ Ceylanı; Türkiye, İsrail, Filistin ve Ürdün sınır hattında dar bir coğrafyada yaşıyor. Ülkemizde ise yalnızca Hatay’ın Kırıkhan ve Kumlu ilçeleri arasında, Suriye sınır hattına komşu yaklaşık 13 bin hektarlık Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda (YHGS)” doğal yaşamını sürdürüyor. Ülkemizdeki Hatay Dağ Ceylanı Sayısı Bin 504’e Yükseldi Hatay Dağ Ceylanı popülasyonunun artırılması amacıyla yapılan çalışmalar hakkında bir açıklama yapan DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin, “2014 yılında “Hatay Dağ Ceylanı Üretim Merkezi’ni kurduk ve burada türün korunması noktasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Merkezde bugün itibarıyla ise 51 birey bulunuyor. Sağlık durumları ve sayıları uygun olan bireyleri zaman zaman doğal yaşam alanlarına salıyoruz” dedi.  Çokçetin ayrıca Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda 2013 yılında yapılan ilk envanter çalışmasında yalnızca 235 birey sayılmışken, yürütülen koruma çalışmaları neticesinde 2024 yılı itibarıyla bu sayının 1.504 bireye ulaştığı bilgisini verdi. Üretim merkezinde aynı zamanda annelerinden ayrı düşen, hastalanan veya yaralanan bireylerin rehabilitasyon çalışmalarının da yapılmakta olduğunu belirten Genel Müdür Çokçetin “Rehabilitasyonu yapılan Hatay Dağ Ceylanlarını tekrar doğaya kazandırıyoruz.  Türün korunması ve devamının sağlanması noktasında merkezimizde görevlendirdiğimiz personellerle birlikte 7 gün 24 saat güvenlik kameraları ile izleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyoruz.” diye konuştu. Ceylanlara Su Temin Etmek İçin 2 Kuyu Açıldı Ceylanların yaşam alanlarına su temini noktasında Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile bir çalışma yaparak iki ayrı noktada sondaj çalışması gerçekleştirilerek su çıkarıldığını vurgulayan Kadir Çokçetin koruma çalışmaları kapsamında, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile de iş birliği içinde çalışarak hem sahadaki kontrol etkinliğinin artırıldığını hem de farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırıldığını ifade etti. Genel Müdür Çokçetin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü olarak başta Hatay Dağ Ceylanları olmak üzere ülkemizin biyolojik çeşitliliğini ve nesli tehlike altındaki türleri korumayı kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.