SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gözaltı

Porsuk Haber Ajansı - Gözaltı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gözaltı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’den Özel Sektör Öğretmenlerine Destek: “Eğitimciye Kelepçe Vurulmaz” Haber

Eskişehir’den Özel Sektör Öğretmenlerine Destek: “Eğitimciye Kelepçe Vurulmaz”

Özel sektör öğretmenlerinin Ankara’daki hak arama mücadelesine ve maruz kaldıkları müdahalelere Eskişehir’den sert tepki geldi. Eğitim-İş Eskişehir Şubesi’nin öncülüğünde Hamamyolu Yediler Parkı’nda bir araya gelen sendika temsilcileri ve siyasiler, öğretmenlerin taleplerinin karşılanması için çağrıda bulundu. ​Özel sektör öğretmenlerinin insanca yaşanabilir bir ücret ve iş güvencesi talebiyle Ankara’da başlattığı eylemler sürerken, yaşanan gözaltılar ve ters kelepçe uygulaması Eskişehir'de de protesto edildi. Hamamyolu Yediler Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında, eğitim emekçilerine yönelik baskılar kınandı. ​CHP İl Başkanı Yalaz: "Bardağı Taşıran Son Damla" ​Basın açıklamasına katılarak destek veren CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, bir eğitimciye ters kelepçe takılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bir eğitimcinin ters kelepçeyle gözaltına alınması bardağı taşıran son damladır. Nesil eğiten, geleceğimizin teminatı olan öğretmenlerimize yapılan bu muameleyi şiddetle kınıyorum. İktidarın eğitimciye verdiği değerin bir göstergesi olan bu tavır, vicdanları yaralamıştır. Mücadele eden tüm öğretmenlerimizin yanındayız." ​Mahmut Yalınkılıç: "Somut Adım Atılana Dek Eylemlerimiz Sürecek" ​Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Eskişehir Temsilciliği adına konuşan Mahmut Yalınkılıç, taleplerinin net olduğunu vurguladı. Yalınkılıç, Hamamyolu’ndan yaptığı çağrıda, "Öğretmenler geçinemiyor, kirasını ödeyemiyor. Söz verilen ortak toplantı derhal gerçekleştirilmeli, mülakat mağduru öğretmenlerin hakları teslim edilmelidir. Taleplerimiz karşılanana kadar açlık grevi ve direnişimiz sürecektir" ifadelerini kullandı. Ayrıca TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan’a verdiği sözleri tutma çağrısında bulundu. ​Eğitim-İş Şube Başkanı Arslan: "Bu Mücadele Kamusal Eğitim Hakkı Mücadelesidir" ​Hamamyolu Yediler Parkı’ndaki açıklamayı yöneten Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan ise eğitimin ticarileştirilmesine dikkat çekti. Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye'de eğitim uzun süredir kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılmakta, piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmektedir. Müteahhitlerin özel okul, holdinglerin üniversite açtığı; eğitimin ticari bir faaliyet alanına dönüştürüldüğü bu düzende öğretmenler emeğinin karşılığını alamaz hale getirilmiştir. Ankara'da yaşananlar, bu tablonun sonucudur. Özel sektör öğretmenleri insanca yaşayabilecekleri bir ücret, iş güvencesi ve mesleklerine yakışır çalışma koşulları talep etmektedir. Bu talepler ne ayrıcalık ne de imtiyazdır; en temel çalışma hakkıdır. Ancak talepleri duymak yerine baskı tercih edilmiştir. Hak arayan genç öğretmenler gözaltına alınmış, dayanışma göstermek için yanlarında bulunan sendika yöneticileri ters kelepçeyle gözaltı araçlarına bindirilmiş, gazeteciler ve yurttaşlar biber gazına maruz bırakılmıştır. Ortaya çıkan görüntüler, yalnızca eğitim emekçilerine değil, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahaledir. Daha da vahimi, yaşananlara rağmen öğretmenlerin sesini duyacak bir iradenin ortaya çıkmamasıdır. Bu nedenle özel sektör öğretmenleri açlık grevini sürdürmektedir. Bir ülkenin öğretmenleri geçinemediğini söylüyor, güvencesizlikten yakınıyor ve seslerini duyurabilmek için açlık grevine başvuruyorsa, sorgulanması gereken onların talepleri değil, onları bu noktaya sürükleyen eğitim politikalarıdır. Özel sektör öğretmenlerinin mücadelesi yalnızca ekonomik haklar mücadelesi değildir. Bu mücadele, eğitimin ticarileştirilmesine, öğretmenliğin güvencesizleştirilmesine ve emeğin değersizleştirilmesine karşı verilen bir mücadeledir. Eğitim-İş olarak laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitim mücadelesi ile öğretmenlerin insanca çalışma talebini aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. Çünkü öğretmenin güvenceden yoksun bırakıldığı bir yerde eğitim hakkı da zarar görür. Bu nedenle Ankara'da hak aradığı için gözaltına alınan, ters kelepçeye maruz bırakılan ve açlık grevinde direnen özel sektör öğretmenlerinin yanında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Eğitim emekçilerinin talepleri bastırılarak değil, karşılanarak çözülebilir. Öğretmenlerin haklı mücadelesi yalnız değildir. Yaşasın öğretmen dayanışması! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!"

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı" Haber

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı"

Gazetecilere yönelik baskı, sansür ve engellemeler devam ederken, aralarında Merdan Yanardağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da olduğu onlarca gazeteci bu bayrama da cezaevinde girdi. Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıklayan CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “1 Mayıs ve Kurban Bayramı nedeniyle adliyelerin tam kapasite çalışmadığı bu kısa ayda bile gazeteciler en az 40 kez adliyelerde haber ve paylaşımlarını savunmak zorunda kaldı. Gazeteciler bir bayramı daha ailelerinden, sevdiklerinden uzakta zindanda geçirdi. Ailesine bayram ziyaretinde gözaltına alınan Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı tam 73 gündür haksız hukuksuz zindanda. Tutuklu gazetecilere her ay bir yenisi ekleniyor. Gazeteciler haber takibinde gözaltına alınıyor, engelleniyor. Söylediğimiz tek bir şey var: gazetecilik suç değildir! İsmail Arı cuma günü hakim karşısına çıkacak. Hem ona hem da haksız hukuksuz zindanda tutulan tüm gazetecilere derhal özgürlük istiyoruz” dedi. EN AZ 40 KEZ YARGILANDILAR CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı rapora göre, gazetecilerin en az 40 kez hakim karşısına çıktığı mayıs ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler mayıs ayında en az 40 kez yargılandı. Casusluk Davasından tutuklu TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın ilk duruşmasında tutukluluğunun devamına karar verilirken, aralarında İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da bulunduğu onlarca gazeteci bayrama cezaevinde girdi. Gazeteci Yeliz Ayaz AKP Aydın milletvekilinin oğlunun okula bıçak ve silahla gittiği iddialarına ilişkin yaptığı haber nedeniyle tutuklandı. Hakkında tahliye kararı verilen Şanlıurfalı gazeteci Mehmet Yetim savcılığın aynı gün karara itirazı sonrası tutukluluğun devamına karar verildi. Yetim bir hafta sonra tahliye edildi. Evrensel Gazetesi yazarı Ceren Sözeri “AKP’ye kim oy kaybettirdi” başlıklı yazısı nedeniyle Turkuvaz Medya Grubu tarafından açılan davada tazminata mahkum edildi. ERDOĞAN’SIZ KARİKATÜRE HAKARET DAVASI Afyon Kocatepe gazetesi sahibi Sezer Küçükkurt hakkında CHP'den AKP'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ı eleştiren karikatür gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile soruşturma açıldı. Açılan soruşturmada Sezer Küçükkurt ifade verdi. TRT Ana Haber sunucusu Işıl Açıkkar, 10 Mayıs Anneler Günü yayınının sonunda “Ben de bir patili annesiyim” ifadeleri nedeniyle görevden alındı. Gazeteci Şule Aydın hakkında bir kişinin 81 ilin emniyet müdürlüğüne gönderdiği e-posta ihbarı üzerine ‘casusluk’ ‘ajanlık’ suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Aydın başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. BirGün Gazetesi Yazı İşleri Müdürleri ile Yeni Yaşam gazetesi Yazı İşleri Müdürü hakkında haberleri nedeniyle soruşturma başlatıldı. HABER TAKİBİNDE GÖZALTI, ENGEL, HEDEF GÖSTERME Gazeteci Yusuf Çelik, İstanbul’daki 1 Mayıs yürüyüşüne polis müdahalesinde haber takibinde gözaltına alındı. Aydın’da yerel bir haber sitesinin sahibi Süleyman Topbaş saldırıya uğradı. BirGün muhabiri Sarya Toprak Gülistan Doku cinayeti haberleri nedeniyle, ailesiyle Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. Hedef göstermelerin ardından Toprak’ın babası kamu emekçisi Hasan Toprak görevinden uzaklaştırıldı. İBB davasını izleyen gazeteciler birçok kısıtlama ile karşılaşırken, iktidara yakın gazeteci Ferhat Murat’ın, Silivri’de savcı ve hâkimlerin kullandığı koridora rahatlıkla girebilmesi tartışmalara sebep oldu. Murat’a soru soran basın mensupları Ferhat Murat’ın koruma polisi tarafından engellendi. İBB davasını takip eden onlarca gazeteci ile basın kuruluşları Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. TMSF’ye devredilen kanallar arasında yer alan Flash Haber TV'de tüm canlı yayın faaliyetleri sona erdi. Maaşları ödenmediği için iş bırakan ve hak arayan KRT eski çalışanları hakkında kanalın patronu tarafından “tehdit, iftira ve tahrik” iddialarıyla suç duyurusunda bulunuldu. VERGİ ADALETSİZLİKLERİNİN YAYINLANDIĞI SİTEYE DE ENGEL Basın özgürlüğü alanındaki engellerden biri olarak karşımıza çıkan erişim engelleri mayıs ayında da devam etti. CHP’nin vergi adaletsizliklerini vurgulamak için kurduğu akpden.com sitesi; İBB’nin AKP yönetimindeyken ihalelerde kamu zararı oluştuğu iddiası hakkındaki haberler, TV100 sahibi hakkındaki haber ve sosyal medya paylaşımları ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi hastanesindeki rüşvet operasyonu haberleri mayıs ayında erişime engellendi.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

Beş Milyon Liralık Kaçak İlaç Ele Geçirildi Haber

Beş Milyon Liralık Kaçak İlaç Ele Geçirildi

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçak ilaç ve gıda takviyelerini piyasaya sürmeye hazırlanan şahıslara yönelik bir operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon TL olan binlerce tıbbi malzeme ele geçirildi. ​"Merdiven Altı" Üretimle Halk Sağlığını Tehdit Ediyorlardı ​Eskişehir Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, KOM Şube Müdürlüğü ekiplerinin, halk sağlığının korunması ve haksız kazancın engellenmesi amacıyla yürüttüğü teknik ve fiziki takip neticesinde bir iş yerini mercek altına aldı. Yurda kaçak yollarla sokulan ve "merdiven altı" olarak tabir edilen, hijyen şartlarından uzak yerlerde üretilen ilaçların piyasaya sürüleceği bilgisini alan ekipler, düğmeye bastı. ​Depo Değil, Kaçak İlaç Fabrikası! ​Belirlenen adrese düzenlenen operasyon kapsamında: ​158 bin 640 adet gümrük kaçağı gıda takviyesi kapsül hap, ​27 bin 372 adet gümrük kaçağı ilaç, ​82 kutu gümrük kaçağı protein tozu ele geçirildi. ​Ele geçirilen ürünlerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 5 milyon TL olduğu öğrenildi. ​Bir Gözaltı, Kararlı Mücadele Mesajı ​Operasyon sonucunda 1 şüpheli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı. Emniyet yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapan, satan veya bozulmuş gıda ticareti yapan odaklara karşı mücadelenin azimle süreceği vurgulandı. ​Açıklamada ayrıca, vatandaşların ihbarlarının bu tür operasyonlardaki kritik önemine değinilerek, yasal sınırlar çerçevesinde halkın huzuru ve sağlığı için çalışmaların 7/24 devam edeceği ifade edildi.

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı" Haber

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı"

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve engellemelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Gazeteciler sadece haber yaptıkları için şafak baskınlarıyla gözaltına alınıp zindana konuluyor. Yılın en kısa ayı şubat ayında gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıkarken, 8 gazeteci gözaltına alındı. Alican Uludağ’ın da aralarında olduğu 5 gazeteci tutuklandı. Neredeyse her yazdığı haber ve paylaşımı nedeniyle hedefe konan Uludağ şubat ayında tutukluluğuna neden olan davaların yanı sıra 2 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, “AKP iktidarında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı artık askıda! Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı alanında yaşadığımız ihlallere her gün yenileri ekleniyor. Tamamen gazetecilik refleksiyle yaptıkları yayınlar, haberler nedeniyle gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor! Gazetecilere yönelik bu soruşturma ve gözaltılar haber alma hakkımıza ve gazeteciliğe gözdağıdır, saldırıdır! Bu hukuksuz uygulamalara artık son verilmeli; Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Enver Aysever ve daha nice gazeteci derhal serbest bırakılmalıdır! Basın özgürlüğü 86 milyonun özgürlüğüdür, hepimiz özgürlüğümüzü sonuna kadar savunacağız” dedi. ULUDAĞ’IN HER PAYLAŞIMINA AYRI SORUŞTURMA CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer her ay düzenli olarak kamuoyu ile paylaştığı basın özgürlüğü raporunun şubat bilançosunu açıkladı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında şubat ayında yaşanan ihlaller şöyle: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıktı. Deutsche Welle Türkçe'nin Ankara muhabiri gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı. Ankara’da ikamet eden Uludağ’ın İstanbul’a götürülerek Silivri Cezaevi’ne konulması tepki çekti. Alican Uludağ haber içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle şubat ayında ayrıca 3 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. 50 YARGILAMA 5 TUTUKLAMA Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve kurumlarına yönelik yapılan operasyonlarda ETHA muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı. Züleyha Müldür adli kontrolle serbest bırakılırken, 4 kişi tutuklandı. Soruşturmada gazetecilerin uluslararası basın kartı için yaptığı ödemelerin “terör finansmanı” olarak sayılması dikkat çekti. Ömer Ödemiş, daha önce beraat ettiği davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobani davasının karar duruşmasını izleyen 7 gazeteciye duruşmada ses ve görüntü aldıkları gerekçesiyle 18 gün hapis cezası verildi. HABERE GÖZALTI VE SORUŞTURMA YAĞMURU Şubat ayında Kayserili gazeteci Ali Türk Aslan ve gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın da aralarında olduğu 8 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle ifade verdi. İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle ifade verdi. JinNews Haber Müdürü Öznur Değer hakkında Van’da Rojava için yapılan yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı. SİYASETÇİLER DE KORUMALARI DA GAZETECİ DÖVÜYOR Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kocaeli’de katıldığı MÜSİAD programını izleyen basın mensuplarını koruma ekibi engelledi. Çıkan tartışmada gazeteci Serkan Üldeş’e fiziki müdahale edilmesi üzerine basın mensupları tepki göstererek salonu terk etti. Tatvan Belediyesinin kar çalışmalarını eleştiren gazeteci Mücahit Tarlan Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından tehdit edilirken, koruması tarafından darp edildi. Evrensel'in İzmir Temsilciliğine 2025’te düzenlenen silahlı saldırının tetikçisi İsa Can Bilir 106 gün tutukluluktan sonra serbest bırakılırken, azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. RTÜK’TEN HALK TV’YE CEZA RTÜK Uğur Dündar’ın Halk TV’de CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle kanala idari para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi şubat ayında basın özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. KRT Televizyonu tarafından yapılan başvuruda, AYM 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi. AİLE BAKAN YARDIMCISI ERİŞİM ENGELİ ŞAMPİYONU Haber ve içeriklere yönelik erişim engelleri şubat ayında da devam etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu aralarında yeğeninin KPSS’siz memur yapıldığı haberlerinin de yer aldığı 258 haber ve paylaşımı bir günde engelleterek erişim engeli şampiyonu oldu. Mezopatamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JinNews’un sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şubat ayında erişime engellenen haberler şöyle; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı AKP’li Mehmet Özhaseki’ye video ile şantaj yapıldığı yönündeki haber ile bu haberin erişime engellendiğini duyuran haber, Yeniçağ Gazetesi’nde iş insanı Fuat Tosyalı’nın adının geçtiği ‘Ziraat Bankası’nda ikinci Demirören vakası!’ başlıklı haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, İBB’den alınan Galata Kulesi’ndeki tepki çeken restorasyon işinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketi tarafından yapıldığı haberleri, MHP Çanakkale İl Başkanının geçmişte usulsüz öğretim görevlisi olduğuna ilişkin haberler.”

Gazetecilik Suç Değildir! Haber

Gazetecilik Suç Değildir!

Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanmasına tepki olarak bir basın açıklaması yapıldı. Emek ve Demokrasi Platformu adına Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir İl Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos tarafından yapılan açıklamalarda şu ifadelere yer verildi; TGS Eskişehir İl Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım; "Bugün burada yalnızca bir meslektaşımız için değil, gazeteciliğin onuru ve halkın haber alma hakkı için bir aradayız. Gazeteci Alican Uludağ, yaptığı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. 18 yıldır adliye muhabirliği yapan, kürsünün önünü de arkasını da iyi bilen, yargı süreçlerini kamuoyuna aktaran ve bugün DW Türkçe muhabiri olarak görevini sürdüren bir gazetecidir. Biz meslek örgütleri olarak biliyoruz ve açıkça söylüyoruz: Alican Uludağ gazetecidir. Geçmişte çağrıldığında ifade vermeye gitmiş, hiçbir soruşturmadan kaçmamış bir gazetecinin evine onlarca polisle gidilmesi, çocuklarının gözü önünde yapılan uygulamalar ve kamuoyuna “kaçıyormuş” algısı yaratacak açıklamalar kabul edilemez. Uludağ mahkemedeki savunmasında şöyle diyor: “18 yıldır adli muhabirliği yapıyorum, alanım adliye muhabirliğidir, kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birisiyim. Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım.” Biz bir meslektaşımızın çocuklarının gözyaşını geride bırakarak savunma yapmak zorunda kalmasını kabul etmiyoruz. Biz gazeteciliğin bedel ödenmek zorunda kalınan bir meslek olmasını istemiyoruz. Gazetecilik; gerçeği yazmanın, kamuyu bilgilendirmenin, topluma karşı sorumluluğun adıdır. Suç değildir. Bizim başımıza gelmiyor diye yapılan haksızlığa sessiz kalıp izlemeyeceğiz. Çünkü bu yalnızca bir kişiye değil, doğrudan gazetecilik mesleğine yapılan bir haksızlıktır. Bugün birimize yapılan yarın hepimize yapılacaktır. Her keyfi gözaltı ve tutuklama halkın haber alma hakkına yönelmiş bir müdahaledir. Basın özgürlüğü susturulursa toplum karanlıkta kalır. Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: Gazeteciliği kriminalize etmekten vazgeçin. Basın ve ifade özgürlüğünü hedef almaktan vazgeçin. Meslektaşımız Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır. Bizler yanındayız. Gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz. Ve söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz: Gazetecilik suç değildir! Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün burada, meslektaşımız gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Bir gazetecinin görevi; halkın haber alma hakkını savunmak, gerçeği ortaya çıkarmak ve kamu adına soru sormaktır. Gazetecilik suç değildir. Kalem susturularak gerçekler ortadan kaldırılamaz. Tam tersine, baskılar gerçeğin daha güçlü yankılanmasına neden olur. Bizler Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi olarak; düşünce ve ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki özgür basın yoksa demokrasi de yoktur. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Gazetecilik suç değildir ve yargılanamaz. Gazeteciler susturulamaz. Alican Uludağ yalnız değildir. Ve biliyoruz ki; Dayanışma yaşatır. Hakikat kazanacak."

Gazeteciler 2026’ya Soruşturma, Gözaltı ve Engellemelerle Başladı Haber

Gazeteciler 2026’ya Soruşturma, Gözaltı ve Engellemelerle Başladı

Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü alanındaki ihlallere her geçen gün yenileri eklenirken, gazeteciler 2026’ya da gözaltı, tutuklama ve engellemelerle başladı. Ocak ayında gazeteciler mahkemelerde 60 kez haber, yazı ve sosyal medya paylaşımlarını savunmak zorunda kalırken, gözaltına alınan 11 gazeteciden Nedim Oruç tutuklandı. Gazetecilerin adliyelerde haber takibi engellenirken, Suriye’de merkezi hükümet ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sırasında gazeteciler, siyasetçiler ve haber ajanslarının da bulunduğu çok sayıda X hesabı ile haber içeriği erişime engellendi. GAZETECİLER 6O KEZ HAKİM KARŞISINDA CHP’nin gazeteci kökenli milletvekillerinden Utku Çakırözer, 2026 yılının ilk ayını kapsayan Ocak ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre, ocak ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Ocak ayında aralarında Zafer Arapkirli, Timur Soykan, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Can Uğur, İsmail Arı ve Can Öztürk’ün de bulunduğu gazeteciler en az 60 kez hakim karşısında haberlerini savunmak zorunda bırakıldı. Barış Terkoğlu bir yazısı nedeniyle 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Perihan Kaya da yeniden yargılandığı davada 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Zafer Arapkirli yorumları nedeniyle hem ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ hem de ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamalarından hakim karşısına çıktı. 11 GAZATECİYE GÖZALTI Haber ve yorumları nedeniyle gözaltına alınan 11 gazeteciden Furkan Karabay ev hapsiyle; Sedef Kabaş ve Fatih Ergin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bursa Muhalif Haber Müdürü Uğur Ökdemir, “Milli Eğitim Bakanlığı'na iftira” iddiasıyla gözaltına alındı. Eskişehir’de Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam katıldığı bir televizyon programı çıkışında iki kişinin yumruklu saldırısına uğradı. SURİYE PROTESTOLARINDA GAZETECİLER HEDEFTE Suriye’de hükümet ile SDG arasındaki çatışmalar sırasında Türkiye’deki eylem ve protestoları takip eden gazeteciler gözaltına alınarak haber yapmaları engellendi. Cizre’de Ajansa Welat muhabiri Nedim Oruç’un polisler tarafından zorla zırhlı araca konularak gözaltına alınmasına ilişkin görüntüler büyük tepki çekerken, Nedim Oruç tutuklandı. Nusaybin’deki protestoları takip eden Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Kesira Önel ve 4 gazeteci gözaltına alındı. İstanbul Sancaktepe’de DEM Parti’nin protesto eylemini takip eden Fransız gazeteci Raphaël Boukandoura gözaltına alındı. Urfa Suruç’ta ANKA muhabiri Ahmet Ün’e gaz fişeği isabet ederken, gazeteci Metin Yoksu başına isabet eden gaz kapsülüyle yaralandı. RTÜK’TEN SIFIRLI KARNEYE CEZA RTÜK SZC TV sunucusu Ekrem Açıkel’in, “Hükümete bir karne verelim mi?” başlığı altında bakanların performansını değerlendirdiği yayın için idari para cezası kesti. DURUŞMALAR KAMUYA AÇIK AMA GAZETECİYE YASAK Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Nurettin Yıldız protestosu nedeniyle 14 öğrenci ile T24 muhabiri Can Öztürk’ün yargılandığı davada gazeteciler, sanık yakınları ve gözlemciler ‘yer yok’ gerekçesiyle salona alınmadı. Başta Çağlayan olmak üzere İstanbul adliyelerinde son dönemde yapılan birçok yargılamada basın kartı olmayan gazetecilerin duruşmaları izlemesi engellendi. SANSÜR ve ERİŞİM ENGELLERİ TAM GAZ Haber ve sosyal medya paylaşımları ile X hesaplarına getirilen erişim engelleri de ocak ayına damgasını vurdu. Suriye’deki gelişmelerin protesto edildiği dönemde aralarında gazeteciler, eski milletvekili ve haber ajanslarının da bulunduğu çok sayıda X hesabı “milli güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle Türkiye’den erişime kapatıldı. Sadece ocak ayının son haftasında BTK, 32 yayıncı tarafından kullanılan ve toplam takipçisi 640 bin olan 39 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Basın meslek örgütleri, gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik artan sansür ve sosyal medya engellemelerine ortak açıklama ile tepki gösterdi. Ocak ayında erişim engeli getirilen hesaplar ve haber içerikleri şunlar oldu : “Eğitim-İş, Arşiv Unutmaz, Jin News, Mezopotamya Haber Ajansı, Alınteri Gazetesi, Çark Dergisi, Halkevleri, ajans muhbir X hesabı; Mersin’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Sevgi Evlerinde kimsesiz çocuklara yönelik darp ve kötü muamele haberleri, Bursa’da konut projelerinde mağduriyet yaşayanların eylemi hakkındaki haberler, İstanbul Üniversitesi Rektörü hakkındaki soruşturma haberleri, terör gazisinin kumar borcu nedeniyle yaşamına son vermesi ile ilgili haberler, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in Ekol TV soruşturması hakkında hakkındaki açıklama ve paylaşımları, CHP milletvekillerinin Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bir bölümünün AKP’nin eski sağlık bakanı Fahrettin Koca’nın vakfına verildiğine ilişkin açıklamalarıyla ilgili haberler ile Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in kızının istisnai kadrodan memur olması hakkındaki haber ve sosyal medya paylaşımları.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.