SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gazeteciler

Porsuk Haber Ajansı - Gazeteciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazeteciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vali Yılmaz: "Yerel Basınımızın Güçlü Olması Çalışma Azmimizi Artırıyor" Haber

Vali Yılmaz: "Yerel Basınımızın Güçlü Olması Çalışma Azmimizi Artırıyor"

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı vesilesiyle düzenlenen kahvaltı programında yerel muhabir ve kameramanlarla bir araya geldi. Basın mensuplarının çalışmalarını takdirle izlediklerini belirten Vali Yılmaz, yerel basının Eskişehir için önemine vurgu yaptı. ​Eskişehir’de görev yapan yerel basın mensupları, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kapsamında düzenlenen anlamlı bir etkinlikte buluştu. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen kahvaltı programına çok sayıda muhabir ve kameraman katıldı. ​"Basının Mutfağında Alın Teri Döken Sizlersiniz" ​Programda basın çalışanlarına hitap eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, basın sektörünün gerçek emekçilerine duyduğu minnettarlığı dile getirdi. Vali Yılmaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ​“Kıymetli muhabir arkadaşlarım, Eskişehir’imizin fedakâr, cefakâr, gerçekten basının mutfağında işi yapan, işi üreten, alın teri döken sizlersiniz. Her zaman da sizlerle sanki beraberiz. Her zaman bizlere destek oluyorsunuz. Gerçekten desteğiniz çok kıymetli. Ben hepinizde ayrı bir gayret, ayrı bir başarı görüyorum. Sizleri yürekten kutluyorum. 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nız kutlu olsun. Her gününüz bayram olsun.” ​"Eskişehir'imizde Basın da Bir Model ve Öncüdür" ​Eskişehir’in sanayi, eğitim, kültür ve sanat alanlarında Türkiye’nin öncü illerinden biri olduğunu belirten Vali Yılmaz, şehrin basınının da aynı ölçüde örnek bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Yerel basının güçlü ve gayretli duruşunun kendilerine çalışma azmi verdiğini ifade ederek, "Çalışmalarımızda sizleri yanımızda görmek, eksiklerimizin ve hatalarımızın görülmesine de katkı sağlıyor" dedi. ​"Kapım da Telefonum da Her Zaman Açık" ​İletişimin ve bilgi akışının hızla yayıldığı günümüzde karşılıklı güvenin önemine dikkati çeken Vali Yılmaz, yapıcı eleştirilere her zaman açık olduklarını belirtti. Basın mensuplarıyla kurulan samimi diyabetin önemine işaret eden Yılmaz, art niyetli ve kasıtlı haberlerin bugüne kadar gündemlerinde olmadığını, bundan sonra da olmayacağını vurguladı. Olası iletişim kazalarının ya da yanlış anlaşılmaların açık bir diyalogla çözülebileceğini belirten Vali Yılmaz, "Benim sizlere her zaman kapım da telefonum da açık" mesajını verdi. ​"İşin Gerçek Yükünü Sırtlayan Sizlersiniz" ​Muhabirlerin ve kameramanların sahadaki zorlu mücadelesine dikkat çeken Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Hakikaten bu muhabirler var ya, işin gerçek yükünü sırtlayan, işini omuzlayan sizlersiniz. Sizleri gerçekten kutluyorum. Emek vermeden bir yere gelmenin, alın teri dökmeden bir yere ulaşmanın ne tadı olur ne de kalıcılığı olur" diyerek basın mensuplarının emeklerini övdü. ​Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafları ve karşılıklı iyi dilek temennileriyle sona erdi.

İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı Haber

İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Basın özgürlüğünün demokratik toplumlar için taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Ulucan, Eskişehir’de görev yapan gazetecilerin emek ve fedakarlıklarını vurguladı. ​"Özgür ve Tarafsız Basın, Millet İradesinin Güvencesidir" ​Türk basınında sansürün kaldırılışının yıl dönümünün halkın haber alma hakkını savunan basın mensuplarının fedakârlığını hatırlatan anlamlı bir gün olduğunu belirten Serdar Ulucan, mesajında şu görüşlere yer verdi: ​"Demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olan özgür ve tarafsız basın; şeffaf yönetimin, hukukun üstünlüğünün ve millet iradesinin en önemli güvencelerindendir. Kamuoyunu doğru, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışıyla bilgilendirmek adına gece gündüz demeden görev yapan basın mensuplarımız, büyük bir sorumluluğu yerine getirmektedir." ​Basın Camiasına Başarı ve Kolaylık Dileği ​Başta Eskişehir’de görev yapan yerel basın mensupları olmak üzere meslek etiğine bağlılıkla çalışan tüm gazetecilerin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutlayan İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan; görevleri başında hayatını kaybeden basın emekçilerini rahmetle anarak tüm basın camiasına sağlık, başarı ve çalışmalarında kolaylıklar diledi.

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Basının demokrasinin vazgeçilmez temel taşlarından biri olduğuna dikkat çeken Vali Yılmaz, Eskişehir yerel basınının köklü geçmişine ve şehir gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaptı. ​"Basın, Devlet-Millet Bütünleşmesinin En Güçlü Köprüsüdür" ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz mesajında, Türk basınında sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz 1908 tarihinin demokrasi ve basın özgürlüğü adına büyük bir dönüm noktası olduğunu belirtti. ​Eskişehir’in sadece sanayisi ve şehircilik vizyonuyla değil, aynı zamanda ülkenin en köklü basın geleneklerinden birine sahip olduğunun altını çizen Vali Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: ​"Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren şehrimizin hafızasını tutan, sevinçlerimize ve dertlerimize ortak olan, Eskişehir'in gelişimine omuz veren yerel basınımız; bu köklü kültürün en kıymetli taşıyıcılarıdır. Mesai mefhumu gözetmeksizin hakikatin peşinden koşan gazetecilerimiz, şehrimizdeki devlet-millet bütünleşmesinin de en güçlü köprüsüdür." ​Ebediyete İrtihal Eden Gazeteciler Anıldı ​Şehrin kalkınması, tanıtılması ve sorunların yapıcı bir dille kamuoyuna aktarılması sürecinde basın mensuplarıyla omuz omuza çalıştıklarını belirten Dr. Erdinç Yılmaz, tüm gazetecilerin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutladı. ​Mesajının sonunda, görevi başında hayatını kaybeden basın mensuplarını ve Eskişehir basın camiasına hizmet etmiş ebediyete intikal eden değerli kalemleri rahmetle anan Vali Yılmaz; ülkenin ve şehrin dört bir yanında ilkeli yayıncılık anlayışıyla görev yapan tüm basın çalışanlarına sağlık, mutluluk ve başarı dileklerini iletti.

Başkan Kurt: “24 Temmuz, Kutlama Değil Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günüdür” Haber

Başkan Kurt: “24 Temmuz, Kutlama Değil Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günüdür”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Türk basınında sansürün kaldırılışının 118’inci yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Kurt, 24 Temmuz 1908’in gazetelerin ilk kez sansür memurlarının denetimi olmadan yayımlandığı ve halkın haber alma hakkı adına atılmış tarihi bir adım olduğunu belirtti. Sansürün resmî olarak kaldırılmasının üzerinden 118 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün gelinen noktada gerçek anlamda basın özgürlüğüne ulaşılamadığını vurgulayan Başkan Kurt, mesajında şu ifadelere yer verdi: “24 Temmuz, Türk basın tarihinde sansürün kaldırıldığı gün olarak anılsa da bugün ne yazık ki bir bayram değil, basın özgürlüğü mücadelesinin simgesidir. Aradan geçen yıllara rağmen gazeteciler hâlâ baskılarla, sansürle, soruşturmalarla, davalarla ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakılıyor. Gerçeğin peşinde koşan kalemler susturulmak isteniyor. Demokrasinin temel taşı özgür basındır. Basının susturulduğu, gazetecilerin baskı altına alındığı bir ülkede hukuk devletinden, ifade özgürlüğünden ve halkın iradesinin sağlıklı biçimde tecelli etmesinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü özgür basın yalnızca gazetecilerin değil, toplumun nefesidir; halkın haber alma hakkının en önemli güvencesidir. Bugün ülkemizin en büyük ihtiyaçlarından biri; hukukun üstünlüğünü esas alan, düşünce ve ifade özgürlüğünü güvence altına alan gerçek bir demokrasi iklimidir. Gazetecilerin mesleklerini korkmadan yapabildiği, eleştirinin suç sayılmadığı, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği bir Türkiye, hepimizin ortak özlemidir. Yerel yönetimler olarak şeffaflığı, hesap verebilirliği ve katılımcılığı demokrasinin vazgeçilmez ilkeleri olarak görüyoruz. Halk adına denetim görevini yerine getiren, kamuoyunu doğru bilgilendiren bağımsız basının yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki basının susturulduğu yerde yalnızca gazeteciler değil, toplum da kaybeder. 24 Temmuz’u bir kutlama günü olarak değil; demokrasiye, hukuk devletine ve basın özgürlüğüne sahip çıkma günü olarak görüyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, her türlü baskıya rağmen halkın haber alma hakkını savunmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçilerinin 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü kutluyor; özgür basının, bağımsız yargının ve güçlü demokrasinin egemen olduğu aydınlık bir Türkiye umuduyla tüm gazetecilere dayanışma duygularımı iletiyorum.”

CHP’li Çakırözer Sincan Cezaevi’nde “NATO tutuklularını” Ziyaret Etti Haber

CHP’li Çakırözer Sincan Cezaevi’nde “NATO tutuklularını” Ziyaret Etti

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO zirvesi gerekçesiyle tutuklan TEMA gönüllüleri ile avukat ve akademisyenleri Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Çakırözer’in Sincan Cezaevi’nde ziyaret ettiği TEMA gönüllüleri, “Tek derdimiz, tek uğraşımız doğayı, toprağı sevmek ve korumak” derken, ÇHD üyesi avukat Semra Demir de, “Gezi’de, 1 Mayıs’ta, 8 Mart’ta, madencilerin, öğretmenlerin eylemlerindeki fotoğraflarımızı almışlar. ‘Bunlar potansiyel protestocu NATO’yu da protesto eder’ diye kapıları kırıp tutukladılar” dedi. Gazeteci Yıldız Tar ise, “Sadece kimlik bilgilerimi sordular. Soru bulamayınca jandarma savcıyı aradı. Aile yılı röportajımı sorup, TKP/ML üyeliğinden tutukladılar” dedi. Çakırözer cezaevi önünden yaptığı çağrıda, “NATO zirvesi bahanesiyle hiçbir suçu olmayan insanları potansiyel protestocu diye sabaha karşı kapıları kırıp, evleri basıp tutuklamışlar. Sadece toprağı ve doğayı savunan TEMA gönüllüsünden, on yıllarını eğitime vermiş hocalara, hak arayan avukattan, dernek üyesine yüzlerce insan hiçbir ilgileri olmayan örgütlerle suçlayıp cezaevine koydular Bu akıl dışı tutuklamalar kabul edilemez. Hukuksuzca zindanda tutulan bu insanlar derhal serbest bırakılmalı” dedi. SİNCAN CEZAEVİ’NDE NATO TUTUKLULARINA ZİYARET Ankara'da yarın başlayacak NATO zirvesi öncesinde, ‘eylem yapma ihtimali’ ve ‘terör örgütleriyle ilişki’ iddiaları gerekçe gösterilerek düzenlenen operasyonlarda aralarında gazeteciler, avukatlar, akademisyenler, dernek üyeleri ve siyasi parti temsilcilerinin de bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alındı, çok sayıda kişi tutuklandı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan TEMA gönüllüleri Birgül Öztekin, Gülbanu Yürür, Tuğrul Körüklü ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukat Semra Demir ile Halkevleri GYK üyesi Hediye Yıldırım'ı ziyaret etti. “6 KİŞİLİK KOĞUŞTA 12 KİŞİYİZ! TEK YATAKTA İKİ KİSİ UYUYANLAR VAR” NATO zirvesi gerekçesiyle yapılan operasyonlar ve tutuklamalara tepki gösteren Çakırözer, cezaevi ziyaretlerinde kendisine aktarılan mesajları kamuoyu ile paylaştı. Çakırözer’in görüştüğü isimlerin paylaştığı mesajlar şöyle: Akademisyen Emel Memiş : ''17 yıldır gururla ders verdiğim Mülkiye’deki öğrencilerimden ve meslektaşlarımdan koğuşuma destek mektupları yağıyor. Uluslararası İktisatçılar Kongresi ile Uluslararası Feminist Ekonomistler Derneği gibi dünyanın saygın kurumlarından da cezaevine dayanışma mektupları ulaştı. Eşit bir yaşam ve doğa sevdası için verdiğim haklı mücadelenin, böylesi bir hukuksuzlukla ödüllendirileceğini asla tahmin edemezdim. 6 kişilik koğuşta 12 kişi kalıyoruz. Kalabalık nedeniyle yerde yatmak zorunda kalan, aynı yatakta iki kişi uyuyan arkadaşlarımız var. Bu haksızlıklar karşısında geleceğe olan umudumuzu koruyoruz.'' “YILLARCA DEVLETE HİZMET VERDİM! TERÖRLE SUÇLANMAK ÇOK AĞIR” TEMA Gönüllüsü Gülbanu Yürür: ''Ben 64 yaşındayım. Tam 20 yıl boyunca Başbakanlık Teftiş Kurulu’nda bu devlete onurumla, gururumla hizmet verdim. Yıllarca devlete hizmet ettikten sonra bugün böylesine ağır bir şekilde, terörle suçlanmak bana çok ağır geliyor. Bizim siyasetle, yasa dışı yapılarla hiçbir alakamız yok. Ben TEMA gönüllüsüyüm. Emeklilik sonrası kendimi tamamen doğaya adadım. Sorguda önümüze hiç bilmediğim, adını dahi aklımda tutamadığım örgüt isimleri konuldu ve bunlar bize soruldu. Kemiklerimde deformasyon var ve sağlık durumum nedeniyle dışarıda sürekli tıbbi takip altındaydım.” “TEK DERDİMİZ DOĞA SEVGİSİ, TOPRAK SEVGİSİ” TEMA Gönüllüsü Birgül Öztekin: ''Ben 65 yaşındayım ve bu ülkeye tam 30 yıl boyunca İngilizce öğretmeni olarak hizmet ettim. 2012 yılında emekli olduğum günden bu yana da TEMA gönüllüsü olarak çalışıyorum. Okul okul gezerek çocuklara ağaç sevgisini, doğayı korumayı, toprak sevgisini anlatıyorum. Bizim tek derdimiz budur. Yaşadıklarımıza bir anlam veremiyoruz. Bir an önce bu hukuksuzluğun bitmesini bekliyoruz.” “KANSER EŞİMİ EVDE BIRAKTIM” Halkevleri GYK Üyesi Hediye Doğan Yıldırım: ''Gece saat 03.30’da evimiz çok sayıda jandarma tarafından basıldı. Hayatım boyunca hiç bilmediğim, adını dahi duymadığım TKP/ML adlı bir örgüte üye olmakla suçlanıyorum. Kronik rahatsızlıkları olan 63 yaşında bir kadınım. Hastalıklarım nedeniyle günde bazen 4, bazen 7 farklı ilaç kullanmak zorundayım. Eşim şu an kanser tedavisi görüyor. Onun bakımını evde oğlumla birlikte ben yapıyorum. Hiçbir ilgimizin, bilgimizin olmadığı yapılarla bizi ilişkilendirmek istiyorlar. Bunu asla kabul etmiyoruz! Biz sadece bu ülkenin eşit, özgür ve demokratik bir ülke olmasını istiyoruz.” “ÖĞRETMENLERE, MADENCİLERE DESTEK VERDİK DİYE FİŞLEMİŞLER” ÇHD Üyesi Avukat Semra Demir: ''Cezaevinde, en temel hakkımız olan habere ulaşma hakkımız engelleniyor. Bize gazete verilmiyor, radyo verilmiyor. Dışarıda ne olup bittiğinden tamamen habersiziz.: Kimimizi Ethem Sarısülük anmasında, kimimizi Gezi’de, kimimizi 8 Mart’ta veya 1 Mayıs’ta, kimimizi ise Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile madencilerin haklı eylemlerine destek verirken fotoğraflayıp fişlemişler. O görüntülerden bizi potansiyel protestocu belirlemişler. Bunlar yarın NATO’yu da protesto eder; diye tamamen hukuka aykırı bir şekilde önleyici tutuklama yapıyorlar. Evlerimizin kapıları kırılarak içeri girildi, ailelerimiz yerlere yatırılarak ters kelepçe takıldı. Benimle aynı koğuşta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden bir anne ve kızı birlikte tutuklu bulunuyor. Böyle insafsızlık olmaz.” “TEK HAYATIM BOTANİK!” TEMA Gönüllüsü/ Akademisyen Selçuk Tuğrul Körüklü: “Benim hayatım botanik. TEMA gönüllülerini gezdirdim, istekleri üzerine Nallıhan’a gittik, bozkır endemik bitkilerini gördük, inceledik.. 27 yıldır öğretim görevlisiyim. Ankara Üniversitesi Herbaryumu Sorumlusuyum. Evimize sabah 05:00’te jandarmalar geldi, ne olduğunu anlamadım, polisi aradım. Nezarete gittiğimde TEMA’cıları görünce anladım. TKP/ML üyesi olmakla suçlanıyorum. Bunun açılımını bile bilmiyorum! Astım hastayım. Günde 6 ilaç alıyorum.” “AİLE YILI SÖYLEŞİSİ GEREKÇESİYLE TUTUKLADILAR” Gazeteci Yıldız Tar: “Sabaha karşı baskın yaptılar. Nezarette ifadem alınırken ellerinde hiçbir şey yoktu. Sadece kimlik bilgilerimi sordular. Başka soracak soru bulamayınca jandarma savcıyı aradı. Az sonra muhtemelen Google’dan buldukları iki soru geldi. Birinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı Aile Yılı’nı eleştirdiğimiz bir söyleşiyi sordular, diğerinde de ‘soy ismin niye Tar’ diye sordular. Sonra da TKP/ML üyesi diye tutukladılar.”

Çakırözer: "Makyajlanmış Duvarlar ve Panellerle Türkiye İtibar Kazanamaz" Haber

Çakırözer: "Makyajlanmış Duvarlar ve Panellerle Türkiye İtibar Kazanamaz"

NATO zirvesi gerekçe gösterilerek yapılan hukuksuz güvenlik politikaları ile yurttaşlara yönelik gözaltı ve tutuklamaların yarattığı vahim hak ihlalleri Meclis gündemine taşındı. NATO zirvesi bahanesiyle yaratılan olağanüstü hal ortamının yarattığı ihlallerin araştırılması için önerge veren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’de, “Zirve Ankara'da ama yüzlerce kilometre uzaktaki Eskişehir, Karabük, Mersin, Elazığ, Niğde ve 11 ilde her tür protesto yasak. Başkent ise tamamen sıkıyönetim altında. 225 gözaltı, 178 tutuklama yapıldı. Gazetecilere akreditasyon ambargosu sürüyor! Kendi yurttaşımızın anayasal haklarını gasp eden tüm bu haksız, hukuksuz kısıtlamalara derhal son verilmelidir. Tutuklu yurttaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Makyajlanmış duvarlar ve panellerle Türkiye itibar kazanamaz. Gerçek itibar Türkiye'yi, bir an önce demokrasi ve hukuk devletine kavuşturarak sağlanır” diye konuştu. BAŞKENTTE FİİLİ OHAL, YÜZLERCE YURTTAŞA TUTUKLAMA… CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO Zirvesi öncesinde Başkent başta olmak üzere Türkiye genelinde alınan güvenlik tedbirleri ile yurttaşlara yönelik gözaltı, tutuklama ve yasaklamalar için Meclis araştırması istedi. Zirve öncesinde getirilen yasaklar ve tutuklamalara dikkat çeken Çakırözer, gazetecilere uygulana akreditasyon ambargosuna da tepki gösterdi. CHP’nin NATO Zirvesi tutuklamaları ve yasaklamaları engellensin önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. NATO zirvesi bahanesiyle başkentte ve ülke genelinde akla ve vicdana sığmayan hukuksuzluklar ile olağanüstü hal ortamı yaratıldığını belirten Çakırözer, “Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinin güçlenmesi, öneminin, itibarının artması elbette hepimizin ortak dileğidir ancak sadece zirve toplamakla itibar gelmez, gerçek itibar yurttaşınızın huzur ve refahına katkınızla ölçülür” dedi. ETKİNLİKLER YASAK, KREŞLER, PARKLAR KAPALI, ESNAF İŞ YAPAMIYOR Çakırözer, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek getirilen yasaklara tepki göstererek, şunları söyledi: “Zirve Ankara'da ama yüzlerce kilometre uzaktaki Eskişehir, Karabük, Mersin, Elazığ, Niğde ve 11 ilde her tür protesto yasak. Başkent ise tamamen sıkıyönetim altında, konserler, şenlikler, mezuniyet törenleri iptal, esnafın işi gücü fiilen durdurulmuş, insanlar emeğinden ediliyor, Şehrin göbeğindeki kreşler kapatılıyor, 3 yaşındaki çocukların hayatı bile kısıtlanıyor. KYK yurtlarından öğrenciler apar topar tahliye ediliyor. Kamu çalışanlarına zorunlu izin veriliyor. Gazi Meclisimiz, adalet kurumları çalışmayacak. Fransa Cumhurbaşkanı Macron sabah koşacak diye koca parklar halka kapatılıyor, hastanelerde halkın sağlık hakkı kısıtlanıyor. Bunların her biri temel insan hakkı ihlalidir ve bu fiili OHAL'i asla kabul etmiyoruz.” 225 GÖZALTI, 178 TUTUKLAMA Zirve gerekçe gösterilerek 225 gözaltı, 178 tutuklama yapıldığını söyleyen Çakırözer, hukuksuz tutuklamalar için tahliye istedi. Çakırözer şunları söyledi: “Ne olur ne olmaz diye akademisyenler, gazeteciler, hukukçular, çevre gönüllüleri evlerine şafak baskınlarıyla önleyici gözaltına alınıyor. 225 gözaltı, 178 tutuklama yapıldı; tümü hukuksuz. İşte, Milletvekili arkadaşımız Aylin Yaman dün cezaevinde görüştü. Herkesin saygınlığını kazanmış Emel Memiş Hoca, ömrünü bilime ve öğrencilerine adamış bu insanı zindanda tutarak neyi önlüyorsunuz? TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer ve 70-80 yaşındaki TEMA gönüllülerini tutuklamanın izahı var mı? Hepsi bu ülkenin yetiştirdiği birbirinden değerli ziraatçılar, botanikçiler; koğuşlarının bahçesindeki tek ağaca bile sarılan insanlar bunlar. Emekli öğretmen Ayten Yakut'a yaşatılanlar ortada! 75 yıllık hayatı boyunca öğrenci yetiştirmiş, eline de dikilecek fidandan başka bir şey almamış bir toprak aşığı Ayten öğretmene yaşatılan bu zulümle itibar gelir mi Allah aşkına?” “TEK SUÇLARI VATAN SEVGİSİ” “İstendiği zaman savcılığa gidip ifade verebilecek olan ÇHD'li avukatları, öğrencileri, sendikacıları, siyasetçileri ev baskınıyla gözaltına almanın hangi hukukta yeri var? Terör torbasına sokmaya çalıştığınız bu insanların hiçbir suçu yok ama bir ortak yönleri var, o da hepsinin memleket sevgisi ve bu ülkeye adadıkları hayatları. Bu insanların özgürlüklerini çalarak dünyaya nasıl bir Türkiye resmi verdiğinizi görmüyor musunuz?” “GAZETECİLERE KEYFİ AMBARGOLARI KALDIRIN” “Bir ülkenin itibarı aynı zamanda gazetecisine gösterdiği saygıyla ölçülür” diyen Çakırözer, zirveyi takip etmek isteyen gazetecilere uygulanan akreditasyon ambargosuna da tepki gösterdi. Çakırözer, “Bakıyoruz, yüzlerce yabancı gazeteci zirve izlemek için Ankara'da ama kendi gazetecilerimize ambargo var. NATO bürokrasisi bile rahatsız, utangaç biçimde ‘ev sahibi ülkenin kararı’ diyor. AKP Grup Başkan Vekili, İletişim Başkanlığından aldığı bilgiyle ‘her kurum temsil edilecek’ dedi. Yok öyle bir şey! Cumhuriyet, Sözcü, Sözcü TV, Anka Haber Ajansı, İlke TV yasaklı, bazı kuruluşlarda ise sırf ‘verdik’ diyebilmek için foto muhabirine akreditasyon verilmiş ama mesela, Nefes'in, T24'ün ve birçok kuruluşun zirveyi asıl izlemesini istediği dış politika editörlerinin, muhabirlerinin ve Ankara temsilcilerinin başvurularına hep olumsuz yanıt verilmiş. Böyle keyfî bir ambargonun hem de iktidar eliyle uygulanması utanç vesilesidir ve bu ayıp, basın özgürlüğünde sicili malum AKP'ye yakışmaktadır. Ama Türkiye bu görüntüyü hak etmemektedir” dedi. “MAKYAJLANMIŞ DUVARLARLA İTİBAR GELMEZ” “Misafir ağırlayacağız diye kendi insanımıza bu kadar adaletsizlik, bu kadar mağduriyet yaşatılması kabul edilemez” diyen Çakırözer şunları söyledi: “Bir de Ankara'nın bulvarlarına, caddelerine paneller çekildi, binaların ön cepheleri boyatıldı. Gelen liderler gerçek Türkiye'yi, gecekonduları, derin yoksulluğu göremesinler diye ama Ankara'yı çepeçevre panelle de donatsanız, hadi Trump'tan, Meloni'den gizlemeyi başardınız ama gerçekler apaçık ortada. Açlık sınırı altında yaşamaya mahkûm edilen milyonlarca emekli ve emekçi, pazar artıklarından aş çıkarma derdindeki kadınlar, anneler, bedenlerini açlık grevine yatırarak sesini duyurma mücadelesi veren madenciler, öğretmenler yani bu ülkenin gerçeklerini, yarattığınız derin yoksulluğu ortadan kaldıramazsınız mutfaktaki, pazardaki yangını gizleyemezsiniz; bunları gizlemeye ne boya ne panel yeter.” “Kendi yurttaşımızın anayasal haklarını gasp eden tüm bu haksız, hukuksuz kısıtlamalara derhâl son verilmelidir. Emel Hoca ve tüm tutuklu yurttaşlarımız derhâl serbest bırakılmalıdır. Gazetecilerin üzerindeki akreditasyon ambargoları hiçbir ayırımcılık yapılmaksızın derhâl kaldırılmalıdır. Makyajlanmış duvarlar ve panellerle Türkiye itibar kazanamaz. Gerçek itibar Türkiye'yi, bir an önce demokrasi ve hukuk devletine kavuşturarak sağlanır. Onu da otoriterliğinin dozunu her gün artıran bu saray rejimi başaramaz, başaramadı, başaramayacak ancak ve ancak ilk sandıkla bizim milletimizle kuracağımız halkın iktidarı başaracaktır.”

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı" Haber

Çakırözer: "Hukuksuzca Zindanda Tutulan Gazeteciler Derhal Özgür Kalmalı"

Gazetecilere yönelik baskı, sansür ve engellemeler devam ederken, aralarında Merdan Yanardağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da olduğu onlarca gazeteci bu bayrama da cezaevinde girdi. Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıklayan CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “1 Mayıs ve Kurban Bayramı nedeniyle adliyelerin tam kapasite çalışmadığı bu kısa ayda bile gazeteciler en az 40 kez adliyelerde haber ve paylaşımlarını savunmak zorunda kaldı. Gazeteciler bir bayramı daha ailelerinden, sevdiklerinden uzakta zindanda geçirdi. Ailesine bayram ziyaretinde gözaltına alınan Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı tam 73 gündür haksız hukuksuz zindanda. Tutuklu gazetecilere her ay bir yenisi ekleniyor. Gazeteciler haber takibinde gözaltına alınıyor, engelleniyor. Söylediğimiz tek bir şey var: gazetecilik suç değildir! İsmail Arı cuma günü hakim karşısına çıkacak. Hem ona hem da haksız hukuksuz zindanda tutulan tüm gazetecilere derhal özgürlük istiyoruz” dedi. EN AZ 40 KEZ YARGILANDILAR CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı rapora göre, gazetecilerin en az 40 kez hakim karşısına çıktığı mayıs ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler mayıs ayında en az 40 kez yargılandı. Casusluk Davasından tutuklu TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın ilk duruşmasında tutukluluğunun devamına karar verilirken, aralarında İsmail Arı, Pınar Gayıp’ın da bulunduğu onlarca gazeteci bayrama cezaevinde girdi. Gazeteci Yeliz Ayaz AKP Aydın milletvekilinin oğlunun okula bıçak ve silahla gittiği iddialarına ilişkin yaptığı haber nedeniyle tutuklandı. Hakkında tahliye kararı verilen Şanlıurfalı gazeteci Mehmet Yetim savcılığın aynı gün karara itirazı sonrası tutukluluğun devamına karar verildi. Yetim bir hafta sonra tahliye edildi. Evrensel Gazetesi yazarı Ceren Sözeri “AKP’ye kim oy kaybettirdi” başlıklı yazısı nedeniyle Turkuvaz Medya Grubu tarafından açılan davada tazminata mahkum edildi. ERDOĞAN’SIZ KARİKATÜRE HAKARET DAVASI Afyon Kocatepe gazetesi sahibi Sezer Küçükkurt hakkında CHP'den AKP'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ı eleştiren karikatür gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile soruşturma açıldı. Açılan soruşturmada Sezer Küçükkurt ifade verdi. TRT Ana Haber sunucusu Işıl Açıkkar, 10 Mayıs Anneler Günü yayınının sonunda “Ben de bir patili annesiyim” ifadeleri nedeniyle görevden alındı. Gazeteci Şule Aydın hakkında bir kişinin 81 ilin emniyet müdürlüğüne gönderdiği e-posta ihbarı üzerine ‘casusluk’ ‘ajanlık’ suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Aydın başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. BirGün Gazetesi Yazı İşleri Müdürleri ile Yeni Yaşam gazetesi Yazı İşleri Müdürü hakkında haberleri nedeniyle soruşturma başlatıldı. HABER TAKİBİNDE GÖZALTI, ENGEL, HEDEF GÖSTERME Gazeteci Yusuf Çelik, İstanbul’daki 1 Mayıs yürüyüşüne polis müdahalesinde haber takibinde gözaltına alındı. Aydın’da yerel bir haber sitesinin sahibi Süleyman Topbaş saldırıya uğradı. BirGün muhabiri Sarya Toprak Gülistan Doku cinayeti haberleri nedeniyle, ailesiyle Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. Hedef göstermelerin ardından Toprak’ın babası kamu emekçisi Hasan Toprak görevinden uzaklaştırıldı. İBB davasını izleyen gazeteciler birçok kısıtlama ile karşılaşırken, iktidara yakın gazeteci Ferhat Murat’ın, Silivri’de savcı ve hâkimlerin kullandığı koridora rahatlıkla girebilmesi tartışmalara sebep oldu. Murat’a soru soran basın mensupları Ferhat Murat’ın koruma polisi tarafından engellendi. İBB davasını takip eden onlarca gazeteci ile basın kuruluşları Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildi. TMSF’ye devredilen kanallar arasında yer alan Flash Haber TV'de tüm canlı yayın faaliyetleri sona erdi. Maaşları ödenmediği için iş bırakan ve hak arayan KRT eski çalışanları hakkında kanalın patronu tarafından “tehdit, iftira ve tahrik” iddialarıyla suç duyurusunda bulunuldu. VERGİ ADALETSİZLİKLERİNİN YAYINLANDIĞI SİTEYE DE ENGEL Basın özgürlüğü alanındaki engellerden biri olarak karşımıza çıkan erişim engelleri mayıs ayında da devam etti. CHP’nin vergi adaletsizliklerini vurgulamak için kurduğu akpden.com sitesi; İBB’nin AKP yönetimindeyken ihalelerde kamu zararı oluştuğu iddiası hakkındaki haberler, TV100 sahibi hakkındaki haber ve sosyal medya paylaşımları ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi hastanesindeki rüşvet operasyonu haberleri mayıs ayında erişime engellendi.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek" Haber

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek"

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve sosyal ağ sağlayıcılarına ‘e-Devlet ’ zorunluluğu getiren kanun teklifi muhalefetin ‘fişleme ve sansür’ tepkilerine rağmen Meclis’ten geçti. TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “İfade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız! Biz bu filmi daha önce de gördük. 2022'de gördük. ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız! Sansür yasasından 83 gazeteci 114 kez yargılanmış. Son 10 yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış! AKP sansürde dünya rekoru kırmışken şimdi bu yasayla her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “BİR BÜYÜK DİJİTAL TECRİT VE FİŞLEME” Sosyal medya platformlarına e-Devlet’le giriş dayatması da getiren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi dün Meclis’ten geçti. Teklif ile 5651 sayılı kanunda değişikliğe gidilirken, düzenlemenin 86 milyona büyük dijital tecrit ve fişleme getirdiğini söyleyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Açıkça görüyoruz ki ifade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız” dedi. “AKP’NİN DÜNYA REKORU: SON 10 YILDA 1,5 ALAN ADI ENGELLENMİŞ” AKP’nin Meclis’e getirdiği düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği erişim engeli yetkisinin genişletildiğini ve yeni sansürlerin önünün açıldığını belirten Çakırözer, son 10 yılda erişim engeli getirilen haber ve içeriklere dikkat çekti. Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de zaten gerçekler karartılmış durumda. Aralarında Cumhurbaşkanı, ailesi, bakanları, vekilleri, valileri, kaymakamları, bürokratlarının da olduğu çok sayıda iktidar mensubu rahatsız diye her yıl on binlerce haber ve içerik erişime engelleniyor. Bakıyorsunuz, hepsi görevi kötüye kullanma, yolsuzluk, rüşvet, istismar gibi kamunun bilmesinde yarar olan haberler. İfade Özgürlüğü Derneği hesaplamış; son on yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış durumda. Bu bir dünya rekorudur!” “KARARTMALAR OTOMATİK HALE GELECEK” Sansürlenen, erişim engeli getirilen haberlerin içeriklerine de dikkat çeken Çakırözer, “Liyakatsiz atamalar, tarikat yurdunda intihara sürüklenen gençler, akademik ünvan sahtekarlıkları, kadın cinayetleri, istismarlar, deprem sonrası sorumluluklar, kamu görevlilerinin organize suç bağlantıları gibi vahim haberler; 19 Mart darbe sürecindeki kumpaslarınızı, hukuksuzluklarınızı açığa çıkaran haberler… Hepsi sansürleniyor, arşivden kaldırılıyor. Öyle ki bu sansürleri duyuran haberlere dahi erişim yasağı var. Şimdi, bu yasayla engellemeler, karartmalar otomatik hale geliyor, daha da yaygınlaşıyor” dedi. “BİZ BU FİLMİ 2022’DE DE GÖRDÜK” 2022 yılında ‘dezenformasyonu önleme’ gerekçesiyle Meclis’ten geçen ve Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesi görüşmelerinde verilen sözleri gündeme getiren Çakırözer, “Biz bu filmi daha önce de gördük. Ne zaman gördük? 2022'de gördük; ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız, TCK 217/A maddesi. ‘Gazeteciyle, habercilikle hiç ilgisi yok’ dediniz. ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmayacak’ dediniz ama üç yılda gördük, ülkeyi tam bir sansür ablukasını aldınız” açıklamasını yaptı. “MAĞDUR OLMAYACAK DEDİĞİNİZ GAZETECİLER 114 KEZ SUÇLANDI” Çakırözer yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne sansür yasasından 83 gazeteciye 114 kez suçlama yöneltildiğini açıklarken, “Gazeteciler Evrim Kepenek, Yüsra Batuhan, Sinan Aygül, Furkan Karabay, Tolga Şardan, Merdan Yanardağ, Timur Soykan, Barış Pehlivan, İsmail Arı, Alican Uludağ; hepsi bu yasanın mağduru. Gazeteci Ali Sefa Korkut bıkmadan takibini yapmış, 83 gazeteciye 114 kez bu suçlama yöneltilmiş; gözaltılar, tutukluluklar hep bu yüzden” diye konuştu. “KEYFİ YETKİYLE SANSÜRÜ GENİŞLETİYORSUNUZ” Çakırözer “Dezenformasyonla mücadele deyip üç yıldır nasıl gazetecileri hedef aldıysanız bugün de biliyoruz ki amacınız belli. Hukuki denetimden uzak, ucu açık ve keyfî yetkilerle hak ve özgürlüklerimizi daraltmak, vatandaşı fişlemek, sosyal medyayı karartmak istiyorsunuz; her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “AB YOLU VE YATIRIMLAR İÇİN DEMOKRASİ ŞART” Ortadoğu’da ve dünyada yaşanmakta olan gelişmelerin Türkiye’nin önüne frsatlar sunduğunu belirten Çakırözer, fırsatlardan yararlanmanın yolunun demokratikleşmeden geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Bir yanda Avrupa Birliği yeniden genişlemeyi konuşuyor, bir yanda Körfez'deki yatırımcılar güvenli adres arıyor. Başta savunma, güvenlik, enerji, lojistik bağlantıları olmak üzere pek çok alanda Avrupa'yla stratejik iş birlikleri geliştirilebilir, bölgemizde öncü rol oynanabilir ama bu fırsatlardan yararlanmanın yolu demokrasiden, herkese adalet ve hukuk güvencesi sağlamaktan, özgürlüklerden geçer. Bu kadar basit, bu kadar kolay aslında. Ama siz baskıda, sansürde, otoriter düzende inat ettikçe kaybeden ülkemiz, kaybeden 86 milyon, hepimiz oluyor. Biz ise kararlıyız, ilk sandıkta AKP’nin bu kara düzenini milletimizle birlikte değiştireceğiz; sansürü bitirecek, özgürlükleri getireceğiz”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.