SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eğitim-İş

Porsuk Haber Ajansı - Eğitim-İş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim-İş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı Haber

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırıları, eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Eskişehir’de bir araya gelen Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Eğitimin Gücü-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Teç-Sen, yaptıkları ortak basın açıklamasıyla eğitimdeki güvenlik zafiyetine ve sistemin çöküşüne dikkat çekti. Sendikalar adına konuşan Teç-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İsmail Sakarya, okulların "en güvensiz alanlar" haline geldiğini vurguladı. ​"Okul Koridorlarında Umut Değil, Silah Sesleri Yankılanıyor" ​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta öğrenciler tarafından gerçekleştirilen saldırıların sadece bir asayiş vakası olarak görülemeyeceğini belirten İsmail Sakarya, meselenin yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. Sakarya, "Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Bu sistem onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. O öfke bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor" sözleriyle sistemin iflasını dile getirdi. ​Güvenlik Politikaları Sınıfta Kaldı ​İstanbul Çekmeköy’de hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmenin acısı tazeyken yaşanan bu son faciaların bir "çöküş" olduğunu savunan sendika temsilcileri, geçici tedbirlerin artık çözüm olmadığını belirtti. Açıklamada, okulların bilim ve aklın merkezi olması gerekirken, çocukların canını kurtarmak için pencerelerden atladığı mekanlara dönüştüğü gerçeği sert bir dille eleştirildi. ​Eğitim Sendikalarının Acil Talepleri ​Ortak açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı'na yönelik şu acil çözüm maddeleri sıralandı: ​Kadrolu Güvenlik ve Sağlık: Her okula kadrolu güvenlik görevlisi, revir ve sağlık personeli atanmalıdır.​ Denetim ve Hijyen: Okul girişlerinde etkin denetim sağlanmalı, yeterli kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir.​ Sosyal Destek: Rehber öğretmen sayıları artırılmalı ve sosyal hizmetlerle güçlü bir bağ kurulmalıdır.​ Beslenme Hakkı: Her öğrenciye ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sunulmalıdır. ​Baskıya Son: CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan mobbing ve baskı mekanizmaları kaldırılmalıdır.​"Okulları Güvensiz Bırakanlar Sorumluluktan Kaçamaz" ​Eğitimin bir güvenlik meselesinden ziyade en temel kamusal hak olduğunu hatırlatan İsmail Sakarya, taleplerin bir lütuf değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Sakarya, "Okul giriş-çıkışlarının denetimi, nitelikli personel istihdamı ve psikososyal destek artık bir tercih değil, açık bir zorunluluktur. Bu tablonun sorumluları kaçamaz; biz buradayız ve mücadeleden geri adım atmayacağız" diyerek tüm Türkiye'ye "Artık yeter" çağrısında bulundu.

CHP’li Çakırözer’den Öğretmenlerin Yaşam Nöbetine Destek Haber

CHP’li Çakırözer’den Öğretmenlerin Yaşam Nöbetine Destek

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırıların ardından eğitim emekçileri, öğretmenler Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaşam nöbeti başlattı. Okullarda artan şiddet olayları engellensin diye başkentte toplanan öğretmen ve sendikaların eylemine CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de destek verdi. Eğitim-İş, Eğitim-Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen’in Eskişehir şubelerinden Ankara’ya giden öğretmenlerle bir araya gelen Çakırözer, “Eğitim yuvalarımızda eğitim emekçilerimizin, öğrencilerin güvenliğini istemek öğretmenlerimizin en temel hakkı. Eskişehir’den ve ülkemizin dört bir yanından haklı taleplerini haykırmak, yaşam hakkını savunmak için başkente gelen öğretmenlerimizi maalesef barikatlarla engellediler. Öğretmenler, veliler bugün değilse ne zaman konuşacak? Nerede anlatacak derdini? Ankara’da haklı taleplerini haykırmak için yaşam nöbetinde olan eğitim emekçilerimizin yanındayız!” dedi. ÖĞRETMENLER YAŞAM HAKKI İÇİN ANKARA’DA Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art arda meydana gelen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırıları tüm ülkeyi yasa boğdu. Yaşanan saldırıların ardından öğretmenler grev kararı alarak iş bırakırken, saldırıları protesto etmek için ‘yaşam hakkı ve okullarda güvenlik’ talebiyle Ankara’da toplandı. Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubeleri de Ankara’daki eyleme destek verirken, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de eğitimcileri, öğretmenleri yalnız bırakmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne yürümek isteyen öğretmenler önce polis barikatıyla engellendi. Öğretmenler oturma eylemi başlatırken, 8 saatlik oturma eyleminin ardından barikat aşıldı ve öğretmenler yaptıkları basın açıklaması ile taleplerini sıraladı. “OKULLARIMIZ ÖLÜM YUVASI OLMASIN” Eğitim emekçilerinin eylemine destek veren Çakırözer, şunları söyledi, “Bugün eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler tedirgin. Herkesin ortak talebi; güvenli okullar. Okullarımızın güvenliğini, yaşam hakkını istemek öğretmenlerimizin en temel hakkıdır. Eğitim emekçilerimiz ‘Bilim, irfan yuvası olan okullarımız artık ölüm yuvası olmasın’ diyorlar. Okullardaki şiddete karşı ‘Artık yeter’ diyen eğitim emekçilerimizin yanındayız. Eğitim emekçilerimizin ve öğrencilerimizin can güvenliğinin sağlanması, okulların şiddetten arındırılması ve caydırıcı, kalıcı düzenlemelerin yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor Haber

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor

Eğitim - İş Eskişehir Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir okulda meydana gelen ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez! Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır! Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir.
Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor!
Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! ARTIK YETER! Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.