SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eczacılık Fakültesi

Porsuk Haber Ajansı - Eczacılık Fakültesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eczacılık Fakültesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

14 Mayıs Eczacılık Mesleği Açısından Bir Farkındalık Günü Haber

14 Mayıs Eczacılık Mesleği Açısından Bir Farkındalık Günü

14 Mayıs Eczacılık Günü, Türkiye’de modern eczacılık eğitiminin başlangıcını simgelemesinin yanı sıra eczacıların sağlık sistemindeki kritik rolünü yeniden hatırlatması açısından da önemli bir farkındalık günü olarak öne çıkıyor. Usta-çırak ilişkisine dayalı geleneksel yapının yerini bilimsel ve akademik temelli bir meslek anlayışına bırakmasıyla birlikte eczacılık; ilaç danışmanlığından halk sağlığına, klinik uygulamalardan ilaç geliştirme süreçlerine kadar geniş bir çalışma alanına yayıldı. Günümüzde ise yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları ve dijital sağlık uygulamaları mesleğin dönüşümünü hızlandırırken; eğitim standartları, istihdam olanakları ve mesleki sürdürülebilirlik gibi konular da gündemdeki yerini koruyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, eczacılık mesleğinin dönüşümünü, eğitim süreçlerini, eczacıların sağlık sistemindeki yerini ve geleceğe yönelik beklentileri anlattı. 14 Mayıs Eczacılık mesleği açısından bir farkındalık günü 14 Mayıs Eczacılık Günü’nün tarihsel ve mesleki açıdan önemi nedir? 14 Mayıs 1839’da Türkiye’de resmi olarak ilk eczacılık eğitimi verilmeye başlandı. Eczacılık artık usta-çırak ilişkisinden çıkıp akademik ve bilim temelli bir meslek eğitimi hâline geldi. Ülkemizde 14 Mayıs, 1968 yılından bu yana kutlanıyor. Bu kapsamda hem mesleğimizin sağlık sistemindeki kritik rolünü vurgulamaya çalışıyoruz hem de mesleki sorunlar ve beklentiler dile getiriliyor. Aslında eczacılık mesleği açısından önemli bir farkındalık günü. Eczacılar hasta odaklı bir yaklaşımla mesleklerini icra ediyor Eczacılık mesleğinin günümüzdeki rolü sizce nasıl değişti? Geleneksel eczacılıktan bugüne nasıl bir dönüşüm yaşandı? Özellikle 2000’li yıllardan sonra eczacılık mesleğinde önemli bir değişim yaşandı. Geleneksel eczacılık anlayışında eczacı daha çok ilacı hazırlayan ve sunan bir sağlık profesyoneli konumundaydı. Sağlık sistemi daha çok hekim merkezli ilerliyordu. Günümüze kıyasla hastayla iletişim de daha sınırlıydı. Artık eczacılar hasta odaklı bir yaklaşımla mesleklerini icra ediyor. Bu kapsamda ilaç danışmanlığı hizmeti veriyor, halk sağlığına katkıda bulunuyor ve hastayla iletişimi çok daha güçlü bir noktada ilerliyor. Eczacılık mesleği bilimsel temellere dayanıyor. Bilimsel bilgiler yenilenip değiştikçe bu durum doğal olarak mesleğe de yansıyor. Özellikle son yıllarda kişiselleştirilmiş tedaviler, farmakogenetik yaklaşımlar ve yapay zekâ uygulamalarının getirdiği bilimsel ve teknolojik yeniliklerle mesleğimizdeki dönüşümün önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini düşünüyorum. Fakültelerde Mesleki Yeterlilikleri Destekleyecek Bir Müfredat Oluşturuyoruz Türkiye’de eczacılık eğitiminin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde eczacılık eğitiminin standartları Ulusal Eczacılık Çekirdek Eğitim Programı tarafından belirlenmiş durumda. Bu program sayesinde mezunların mesleki yeterlilikleri tanımlanıyor. Bizler de fakültelerde bu yeterlilikleri destekleyecek bir müfredat oluşturuyoruz. Dolayısıyla standartlarımız belli. Ancak burada önemli bir sorun var. 2000’li yıllardan sonra ülkemizdeki fakülte sayıları arttı. Bugün 63 eczacılık fakültesi bulunuyor ve bunların 54’ü aktif olarak öğrenci alıyor. Ancak bu 54 fakültenin yalnızca 16’sı akredite durumda. Bu da temel müfredatın büyük ölçüde benzer olmasına rağmen altyapı, akademik kadro ve uygulama olanaklarının fakülteler arasında farklılık gösterdiği anlamına geliyor. Bu durum mezunların donanım açısından heterojen bir yapıya sahip olmasına neden oluyor. Bunu eğitim açısından önemli bir dezavantaj olarak değerlendirebiliriz. Modüler Eğitim Programını Türkiye’de Uygulayan Tek Fakülteyiz Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin eğitim yaklaşımı ve öne çıkan yönleri nelerdir? Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 1968 yılında kurulmuş bir fakülte. Yaklaşık 60 yıldır öğrenci alıyor ve mezun veriyor. Bu nedenle oldukça güçlü bir akademik kadroya sahibiz. Araştırma altyapımız, öğrenci laboratuvarlarımız ve öğrencilere sunulan imkânlar oldukça üst düzeyde. Bu da bizi öne çıkaran unsurlardan biri. Bir diğer önemli özelliğimiz ise 2017-2018 eğitim-öğretim yılından itibaren modüler eğitim programını uyguluyor olmamız. Türkiye’de bu sistemi uygulayan tek fakülteyiz. Modüler eğitim programı, ders içeriklerini birbirinden bağımsız olmaktan çıkararak belirli bir tema etrafında şekillendiriyor. Bu sayede öğrenciler hem temel bilgileri hem de mesleki uygulamaları birlikte değerlendirerek daha bütünleşik bir yaklaşım kazanıyor. Böylece öğrenmenin daha kolay ve kalıcı hâle geldiği bir sistem ortaya çıkıyor. Fakültemizin öne çıkan yönlerinden biri de Yunus Emre Kampüsü’nün sunduğu sosyal ve kültürel imkânlar. Anadolu Üniversitesi öğrencilerine sosyal ve kültürel anlamda pek çok fırsat sunuyor. Ayrıca Eskişehir’in güvenli ve genç nüfusun yoğun olduğu bir şehir olması da fakültemizi tercih edilir kılan unsurlar arasında yer alıyor. Eczacı, ilacın keşfinden hastaya ulaşana kadarki süreçte kritik rol oynayan bir sağlık profesyonelidir Eczacıların sağlık sistemindeki yeri ve önemi hakkında neler söylemek istersiniz? Eczacılar sağlık sisteminin farklı noktalarında çok kritik roller üstleniyor. Bunun halk tarafından en bilinen yönü serbest eczaneler, yani toplum eczacılığıdır. Serbest eczacılığa eczane eczacılığı da diyebiliriz. Bu alanlarda ilaç danışmanlığı hizmetiyle tedavinin hastalar açısından güvenli ve etkili şekilde yürütülmesine katkı sağlanıyor. Eczacılar kritik bir öneme sahip çünkü ilaçların yan etkileri, ilaç etkileşimleri ve hastanın tedaviye uyumu tedavinin başarısında belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Serbest eczacılar en hızlı ve en kolay ulaşılabilen sağlık profesyonelleri arasında bulunuyor. Ancak çalışma alanlarımız yalnızca serbest eczanelerle sınırlı değil. Hastane eczacılığı da önemli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Burada da ilaçların akılcı ve güvenli kullanımında eczacılar önemli rol oynuyor. Endüstride görev yapan eczacılar ise ilaç araştırma-geliştirme süreçlerinde, ruhsatlandırma çalışmalarında ve farmakovijilans uygulamalarında aktif görev alabiliyor. Kısacası eczacı, ilacın keşfinden hastaya ulaşana kadarki tüm süreçte kritik rol oynayan bir sağlık profesyonelidir. Yapay zekâ uygulamaları eczacının destekçisi olarak sürece katkı sağlayabilir Yapay zekâ ve dijitalleşme eczacılık mesleğini nasıl etkiliyor? Bu alanda ne gibi değişimler bekliyorsunuz? Ülkemizde e-reçete, Medulla ve ilaç takip sistemleri gibi dijital uygulamalar yaygın şekilde kullanılıyor. Ancak yapay zekâ uygulamaları henüz çok yaygınlaşmış değil. Önümüzdeki yıllarda klinik değerlendirme süreçlerinde, büyük veri analizlerinde ve ilaç geliştirme çalışmalarında yapay zekâdan daha fazla yararlanılacağını düşünüyorum. Ancak burada özellikle vurgulamak istediğim bir nokta var: Yapay zekâ, eczacının yerini alabilecek bir uygulama değil. Bunun yerine eczacıya klinik değerlendirme ve veri analizi gibi alanlarda destek sunabilecek bir yapı olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü hasta iletişimi, mesleki sorumluluklar ve etik değerler her zaman insan odaklı olmaya devam edecek. Bu nedenle yapay zekâ uygulamalarının eczacının destekleyicisi olarak sürece katkı sağlayacağını düşünüyorum. Mesleğimizde çok farklı istihdam olanakları mevcuttur Mezun olan eczacıların kariyer olanakları hakkında bilgi verebilir misiniz? En yaygın çalışma alanı serbest eczacılık, yani toplum eczacılığıdır. Eczacılar ilaç danışmanlığı hizmetlerini kendi eczanelerinde sunabiliyor. Bunun dışında hastane eczacılığı ve klinik eczacılık alanlarında da görev alabiliyorlar. Endüstride ise araştırma-geliştirme, ruhsatlandırma ve medikal departmanlar başta olmak üzere pek çok alanda aktif rol üstlenebiliyorlar. Ayrıca akademisyen olarak üniversitelerde görev yapabiliyor, bilimsel araştırmalar gerçekleştirebiliyor ve yeni eczacıların yetişmesine katkı sunabiliyorlar. Bunun yanında Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu gibi kamu kurumlarında da çalışma imkânı bulunuyor. Dolayısıyla mesleğimiz çok farklı istihdam olanakları sunuyor. Eczacıların sağlık sistemindeki kritik rolüne yönelik farkındalık yeterli düzeyde değil Türkiye’de eczacıların karşılaştığı temel sorunlar nelerdir? Bu sorunlara yönelik çözüm önerileriniz neler olur? Hem mesleki uygulamalar hem de ekonomik açıdan birtakım zorluklar bulunuyor. Bunlardan biri, yıllar içerisinde fakülte ve mezun sayılarındaki artış. Bu noktada Yükseköğretim Kurulu kontenjanların azaltılmasına yönelik yeniden değerlendirme yaptı ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda güncellemelerde bulundu. Eczacılık mesleğinin uygulama alanı çoğunlukla serbest eczaneler olarak görülüyor. Ancak biz genç mezunlarımızı ve meslektaşlarımızı endüstri, hastane eczacılığı ve klinik eczacılık gibi alanlara yönlendirebiliriz. Bunun mezun istihdamına katkı sağlayacağını düşünüyorum. Öte yandan serbest eczaneler üzerinde artan işletme maliyetleri ve ilaç fiyat politikaları gibi ekonomik baskılar da bulunuyor. Bu konuların Sağlık Bakanlığı ile Türk Eczacıları Birliği’nin ortak çalışmalarıyla çözülebileceğini düşünüyorum. Ayrıca eczacıların toplumdaki ve sağlık sistemindeki kritik rolüne yönelik farkındalığın yeterli düzeyde olmadığını düşünüyorum. Bu noktada eczacılara da önemli görevler düşüyor. Hastaların en iyi danışmanlık hizmetini aldığı eczaneleri tercih etmesi, bu farkındalığın hem toplumda hem de meslek içerisinde artmasına katkı sağlayacaktır. 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında fakülte olarak planladığınız etkinlikler nelerdir? Biz de hem sosyal hem de bilimsel etkinlikler düzenliyoruz. İlk olarak 12 Mayıs Salı günü uzman eczacı Hülya Kayhan’ı ağırlayacağız. Hülya Kayhan, ülkemizde aromaterapi alanında öne çıkan isimlerden biri. 14 Mayıs’ta ise Atabay İlaç Medikal Direktörü Uzman Doktor Murat Yaycı’yı konuk edeceğiz. Atabay İlaç, etken madde üretimine önemli katkılar sunan ve endüstri-akademi iş birliğine yakın duran değerli bir ilaç firması. Sunumun ardından fakültemizin ön kısmındaki alanda 14 Mayıs Eczacılık Günü Şenliği düzenleyeceğiz. Burada meslektaşlarımız, öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz bir araya gelerek 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayacak. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

Geleceğin Eczacıları Törenle Beyaz Önlüklerini Giydi Haber

Geleceğin Eczacıları Törenle Beyaz Önlüklerini Giydi

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencileri, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda düzenlenen törenle eczacılık mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini ilk kez giydi. Düzenlenen törende, eczacılık eğitimine yeni başlayan öğrencilere mesleki kimliklerinin ilk sembolü olan beyaz önlükleri takdim edildi. Öğrencilerin akademik ve mesleki gelişim yolculuklarının önemli bir başlangıcını simgeleyen törene; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eczacılık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Sinem Ilgın, Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat ve Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan katıldı. Çok sayıda akademik personel ve öğrencinin yer aldığı törende, eczacılık mesleğine ilk adımlarını atan öğrencileri aileleri de yalnız bırakmadı. Rektör Adıgüzel: “Eczacılık; bilgi ve güvenin buluştuğu meslektir” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, mesleğe ilk adımlarını atan Eczacılık Fakültesi öğrencilerine beyaz önlüklerinin takdim edildiği törende şu sözleri kullandı: “Beyaz önlük giyme töreni, sadece bir kıyafet değişimi değil; bir mesleğe adım atmanın ve büyük bir sorumluluk üstlenmenin simgesidir. İnsan hayatıyla doğrudan ilgili olan eczacılık, bilgi ile güvenin buluştuğu kritik bir alandır. Anadolu Üniversitesi, 30 yılı aşkın tecrübesiyle bu bilimsel birikimi ve güveni öğrencilerine en iyi şekilde aşılamaya devam etmektedir. Fakültemiz, mezuniyetten sonra da her zaman ailenizin bir parçası kalacak; sizleri ileride daha büyük başarılara imza atmış meslektaşlarımız olarak görmeye devam edeceğiz. Üniversitemize ve Eczacılık Fakültesine girerek zaten büyük bir başarı gösterdiniz; bugün ise bu başarıyı önlüklerinizle taçlandırıyorsunuz. Bu süreçte en büyük pay, her zaman yanınızda olan ailelerinizindir. Onların desteği hem sizler hem de bizim için çok kıymetlidir.” Prof. Dr. Ilgın: “Mesleki sorumluluk beyaz önlükle başlar” Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Sinem Ilgın ise konuşmasında şunları söyledi: “Bu tören sadece bir başlangıç değil, uzun bir yolculuğun ilk adımıdır. Giyeceğiniz beyaz önlükler; bir meslek simgesi olmanın ötesinde vicdanın, bilginin, sorumluluğun ve insan hayatına duyulan saygının sembolüdür. Eczacılık, verdiğiniz bir bilgi veya hazırladığınız bir ilaçla insan hayatına doğrudan dokunabildiğiniz, sonu çok anlamlı bir yoldur. Bu önlüğün asıl değeri, üstlendiğiniz bu büyük sorumlulukta saklıdır. Sizlerin bu onurlu görevi en iyi şekilde taşıyacağınıza inancım tamdır. Törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm birimlerimize ve rektörlüğümüze teşekkür ediyor; sevgili öğrencilerimize hem eğitim hem de meslek hayatlarında başarılar diliyorum. Bugün giyeceğiniz beyaz önlükler sizlere daima güç versin.” Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Çelik: “Beyaz önlük bilginin ve güvenin somut hâlidir” Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik ise törende yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada, yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda yüzünüzde güzel bir tebessüm bırakacak o özel ana şahitlik etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Biz eczacılar, ülkemizin en ücra köşesinde 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren yegâne meslek grubuyuz. Sadece normal günlerde değil; pandemi, deprem, sel veya yangın gibi halk sağlığının tehdit altında olduğu her an en ön safta biz varız. Bugün giyeceğiniz beyaz önlük, sadece bir kıyafet değil; bilginin, güvenin ve hijyenin somutlaşmış hâlidir. Toplumun gözünde ‘en doğru adresin’ işaretidir. Bu önlüğe ömür boyu sahip çıkmanızı ve onu gururla taşımanızı istiyorum. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, kurumsal hafızası ve güçlü akademik kadrosuyla sizleri çok şanslı kılan bir kurumdur. Ancak sadece eğitimle yetinmeyin; meslek odalarınızla bağınızı koparmayın. Mesleğin geleceğinde sizin de sözünüz olsun.” Bursa Eczacı Odası Başkanı Kolat: “Hayallerinize sıkı sıkıya tutunun” Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat da konuşmasında, öğrencilik yıllarına değinerek eczacılık mesleğinin uzun ve anlamlı bir yolculuk olduğunu vurguladı ve öğrencilere hayallerine sıkı sıkıya tutunmaları tavsiyesinde bulundu. Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ceylan: “Mesleki mücadele bu sıralardan başlıyor” Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan ise mezun olduğu fakültede bulunmaktan duyduğu heyecanı dile getirerek, mesleğin onur ve sorumluluk bilinciyle icra edilmesi gerektiğini ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat, Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan başta olmak üzere Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencilerine mesleklerinin simgesi olan beyaz önlükleri takdim edildi. Kaynak: AnaHaber

Anadolu Üniversitesi’nden İlaç ve Bilimsel İnovasyona Güçlü Dokunuşlar Haber

Anadolu Üniversitesi’nden İlaç ve Bilimsel İnovasyona Güçlü Dokunuşlar

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, dünya genelinde yaygın olarak kullanılan patch clamp elektrofizyoloji yöntemi üzerine yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında öne çıkıyor. Türkiye’de Eczacılık Fakülteleri arasında bu yöntemin uygulandığı tek örnek olarak öne çıkan laboratuvar, yöntemi yıllardır kendi bünyesinde kullanan öncü kurumlardan biri olma özelliğini sürdürüyor. Türkiye’de yalnızca sınırlı sayıda tıp fakültesinde uygulanan bu yöntem ile elde edilen çalışmaları hem kapsamlı altyapısı hem de ulusal ve uluslararası işbirlikli bilimsel projeleriyle aktif bir şekilde bilim dünyasına kazandırıyor. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Feyza Alyu Altınok ve Eczacılık Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Öztürk’ün öncülüğünde geliştirilen laboratuvar bilimsel vizyon ve uluslararası iş birlikleriyle güçlendirilmiş durumda. Anadolu Üniversitesi proje destekleriyle hayata geçirilen, kurulum sürecinden bu yana laboratuvarın teknik altyapısı, cihaz donanımı ve deney düzeneği ekip tarafından titizlikle oluşturuldu. Yüksek hassasiyet gerektiren bu teknik altyapının kurulmasında, topraklama sisteminden elektrot düzeneklerine, primer hücre kültürü protokolüne kadar her aşama özel mühendislik ve araştırma bilgisiyle tasarlandı. Standardize edilmiş protokol ise yakın zamanda Q2 kategorisinde yer alan bir dergide yayınlandı. Lisansüstü öğrencileri Abderouf Boubekka, Ahmed Hasan ve doktorasını laboratuvar bünyesinde gerçekleştirmesi sonrası Leuven Katolik Üniversitesinde göreve başlayan İlhem Dallali laboratuvar ekibinde yer alarak aktif rol üstlendi. Ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılar aracılığı ile alanın önde gelen isimleri danışmanlığında yöntemin standaradizasyonu sağlandı. İlaçların doku ve hücre düzeyindeki etkilerine odaklanıyor European Molecular Biology Organization (EMBO) bursuyla İtalya Camerino Üniversitesi’nde Prof. Roberto Ciccocioppo ile yürüttüğü doktora tezi deneylerinin yanı sıra, Ukrayna’da bu alanın dünya düzeyinde öncülerinden olan Prof. Alexander Zholos ile gerçekleştirdiği çalışmalarla bu yöntemi farklı araştırma modellerinde uygulama deneyimi kazandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Alyu Altınok edindiği bilgi birikimini Türkiye’ye taşıyarak Anadolu Üniversitesi’nde yöntemin daha ileri düzeyde kullanılmasını sağladı. Laboratuvarda yürütülen çalışmalar, özellikle ilaçların hücre düzeyindeki etkilerinin elektrofizyolojik ölçümlerle analizine odaklanıyor. Uyarılabilir hücrelerin elektriksel aktivitesi, hücre zarından geçen iyon akımlarındaki değişimler aracılığıyla takip ediliyor. Bu yöntemle ilaç moleküllerinin etki mekanizmaları, farmakolojik ve toksikolojik yönleriyle detaylı biçimde değerlendirilebiliyor. Çalışmalar, ilaçların mevcut endikasyonlarının ötesinde yeni kullanım alanları için bilimsel veri sunabiliyor. Hastalıkların patofizyolojisi ve sağlıklı durumlarda biyolojik yolakların incelendiği fizyolojik çalışmalar da gerçekleştirilerek tıp alanında literatüre bilimsel katkılar sunuluyor. Eczacılık alanında nadir merkezlerden biri Laboratuvarın teknik kapasitesi, yalnızca doku ve hücre düzeyinde değil, gelecekte canlı hayvan modelleri üzerinde yapılacak elektrofizyolojik kayıtları da destekleyecek şekilde geliştirilirken ayrıca yurt dışında yaygın olarak uygulanan bir yöntem olan hasta kaynaklı hücrelerle yapılan deneylere de altyapı oluşturuluyor. Böylece klinik verilere dayalı, kişiye özgü ilaç etkilerinin incelenmesi mümkün hale geliyor. Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi’nin destekleriyle yürütülen projelerle donanımı güçlendirilen laboratuvar, Türkiye’de eczacılık alanında bilimsel araştırmaların derinliğini artıran nadir merkezlerden biri olarak konumlanıyor. Patch clamp yöntemiyle sürdürülen bu çalışmalar, hem yeni ilaç geliştirme süreçlerine katkı sağlıyor hem de mevcut ilaçların farklı endikasyonlara yönelik ruhsatlandırılmasına bilimsel dayanak oluşturuyor.

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’in Ruhunu Parfümlerle Yansıtıyor Haber

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’in Ruhunu Parfümlerle Yansıtıyor

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’in kültürel ve duygusal kimliğini kokular aracılığıyla ifade eden özel bir parfüm serisi geliştirdi. Eczacılık Fakültesi bünyesinde yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan bu özgün seri; aşk, huzur, gençlik ve zarafet gibi Eskişehir’e özgü değerleri, kimyasal katkı içermeyen doğal içeriklerle birleştirerek kokusal bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor. Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Özkay, parfümlerin şehrin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal ve duygusal katmanlarını da yansıttığını vurguladı. Prof. Dr. Özkay, geliştirilen bu seriyle ilgili olarak çalışmayı, “Bir şehri sadece kokusuyla değil, duygusuyla anlatma çabası” olarak tanımladı. Kokular Eskişehir temalı belirlendi Rektörlük değişimiyle projenin ivme kazandığını belirten Prof. Dr. Yusuf Özkay açıklamalarına şöyle devam etti: “Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, fakültede neden ürün üretilmediğini sordu. Kamuda ilaç üretmek mümkün ama mali süreçler ve uzun prosedürler nedeniyle çok zor bu nedenle kozmetik alanına yöneldik. En hızlı üretilebilecek şey kolonyadır. Bu nedenle seri kolonya ürettik deneme ürünler dağıtıldığında güzel geri dönüşler aldık. Sonra bu işi daha da geliştirme fikrimiz doğdu. Neden sadece kolonya ile sınırlı kalalım diye düşündük. Parfüm, oda kokusu, araba kokusu hepsi aynı mantıkla hazırlanan ürünler. Kokuları belirlerken Eskişehir temalı olsun istedik. ‘Eskişehir nasıl bir kent?’ dedik. Aklımıza gelen kelimeler; gençlik, güven, medeni, modern. Şehr-i aşk mesela Eskişehir’le çok özdeşleşmiş bir tanımlama gibi. Gençliğe hitap eden, güven veren, sakin, tutku yansıtan kokularla bunları yansıtmaya çalıştık. Amacımız ürünlerin sadece Eskişehir'de değil, başka şehirlerde de satıldığında Eskişehir’i hatırlatması. Bu güzel duyguyu birlikte yaşamak için bu yola çıktık.” Ürünlerde kimyasal ek madde kullanılmadı Parfümlerde hiçbir kimyasal katkı maddesi kullanılmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özkay sözlerine şu şekilde devam etti: “Parfüm yapması kolay bir üründür ama çıkış korkumuz vardı. Kolonya şişelerimizin üzerinde de yüzde yüz doğal yazar. Hiçbir ürünümüzde kimyasal ek madde kullanmadık. Beş altı aydır ‘doğal içerikli parfüm üretebilir miyiz’ diye çalışıyoruz ve geçen hafta kimyasal katkısız parfümler ürettik. Alt ve üst notaları çözücüler içinde karıştırıp içine sabitleyici maddeler koyarsınız, berrak görünüm elde edersiniz ama biz bunu istemedik. Kimyacı olmama rağmen kimyasal bir şey tercih etmedim. Esansların bir arada bulunması zordur, genelde sabitleyici kimyasallar kullanılır. Biz bunun yerine doğal stabilizatörler ve doğal yağlarla bu geçimi sağladık ve denemelerle berrak görüntüye ulaştık.” Eylül ayında raflarda olacak Ürünlerin yakında seri üretime geçeceğini ve ilk önce kampüs içinde sonrasında ise Eskişehir halkıyla buluşacağını belirten Prof. Dr. Yusuf Özkay: “Koku sektörüne girdikten sonra kolonya, oda kokusu, araç kokusu ve parfüm hepsi birbirine bağlı şeyler. Başlamışken, elimizde imkânlar varken ve güzel bir motto ortaya çıkmışken bunları da yapmak istedik. Eskişehir’e ithafen hazırladığımız parfümleri Ağustos’un ikinci yarısı, en geç Eylül başı gibi raflarda göreceğiz. İsimleri belli oldu, Ar-Ge süreçleri tamamlandı, sadece üretimi bekliyor.” ifadelerini kullandı. Ürün çeşitliği arttırılacak Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesinin yakın gelecekte planları arasında doğal içeriklere sahip sporcu içeceği ve gıda takviyesi gibi ürünler üretmek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Özkay: “Eczacılık Fakültesi Ek Binayı üretim binası olarak düşünüyoruz. Diğerleri altyapı sürecinde ama yıl sonuna kadar tüm laboratuvarlar üretime hazır olacak. Bu laboratuvar likit ürünler için; diğer katlarda doğal sporcu içecekleri, enerji içecekleri üretilecek. Piyasada gençlerin kullandığı ürünlerde doğal olmayan bileşenler var, bizim ürünlerimiz tamamen doğal olacak. Ayrıca doğal sabun, güzellik kremi, cilt kremi ve gıda takviyesi üretmek istiyoruz. Bu ürünler öğretim elemanlarımız tarafından üretilecek.” dedi.

Rektör Adıgüzel: “Eczacılık, Topluma Hizmet Eden Bir Meslektir” Haber

Rektör Adıgüzel: “Eczacılık, Topluma Hizmet Eden Bir Meslektir”

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde, “Geçmişten Günümüze Eczacılık Fakültesi’nin Topluma Hizmet Uygulamalarına Katkısı” konulu bir öğrenci sergisi düzenlendi. Farmakognozi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Eczacılık Fakültesi Toplumsal Katkı Birim Temsilcisi Prof. Dr. Fatma Zerrin Saltan’ın öğrencilerinin çalışmalarından oluşan serginin açılışına; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Sinem Ilgın ve Doç. Dr. Derya Osmaniye ile geçmiş dönemlerde aynı dersi vermiş öğretim üyeleri katıldı. Rektör Adıgüzel: “Eczacılık, topluma hizmet eden bir meslektir” Serginin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şu ifadeleri kullandı:“Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, kurulduğu günden bu yana pek çok alanda başarılı çalışmalara imza atmıştır. Eczacılık, topluma hizmet eden bir meslektir. Özellikle geçmiş dönemlerden bu yana, insanların yaşadıkları yerlerdeki eczacılar ve doktorlar, toplumun en yakın sağlık danışmanları olmuştur. İnsanların yalnızca mesleklerini icra etmeleri değil; aynı zamanda Yunus Emre’nin dediği gibi, gönülleri fethetmeleri de büyük önem taşır.” Prof. Dr. Saltan: “Bugüne kadar 1000’den fazla öğrenci yaklaşık 30 farklı kurumda gönüllü olarak görev aldı” Prof. Dr. Fatma Zerrin Saltan da konuşmasında hem kendisinin hem de farklı dönemlerde ders veren diğer öğretim üyelerinin katkısıyla yürütülen Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında, bugüne kadar 1000’den fazla öğrencinin yaklaşık 30 farklı kurumda gönüllü olarak görev aldığını belirtti. Saltan, bu sergide Eskişehir’deki çeşitli huzurevleri, Kızılay, TEMA, gençlik merkezleri, çocuk ve sevgi evleri, erkek yetiştirme yurdu ve il halk kütüphanesi gibi önemli kurumlarda çalışan öğrencilerin gönüllü katıldığı etkinliklerin arşiv niteliğindeki raporlarının posterlerle sunulduğunu ifade etti. Ayrıca bu serginin bir sonraki adımının, Anadolu Üniversitesinin kalkınmasına katkı sağlayacak tüm sosyal sorumluluk projelerine destek vermek olduğunu vurguladı. Etkinliğin sonunda, geçmiş yıllarda Topluma Hizmet Uygulamaları dersini veren tüm öğretim üyelerine ve gönüllü olarak çalışan öğrencilere teşekkür edildi.

Geleceğin Eczacı Adayları Beyaz Önlüklerini Giydi Haber

Geleceğin Eczacı Adayları Beyaz Önlüklerini Giydi

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencileri, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen törenle mesleklerinin simgesi olan beyaz önlükleri ilk kez giydi. Çok sayıda akademik personel ve öğrencinin katılım gösterdiği törende Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik yer aldı. Eczacılık mesleğine beyaz önlüklerini giyerek ilk adımlarını atan öğrencileri, aileleri de yalnız bırakmadı. Rektör Adıgüzel: “Eczacılık Fakültesi okulumuzun en köklü Fakültelerinden bir tanesi” Törenin açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasında şunları söyledi: “Bu mutlu günde sizlerle beraber olabilmek benim için büyük bir onur kaynağı. Eczacılık Fakültesi okulumuzun en köklü Fakültelerinden bir tanesi. Bugün siz değerli öğrencilerimiz beyaz önlüklerinizi giyerek eczacılık sektörüne adım atacak meslektaşlar olarak buradasınız. Bugün bizim heyecanımıza ortak olan bir de velilerimiz var. Şüphesiz ki Anadolu Üniversitesi gibi başarılı bir okulda okuma şansını elde ettiyseniz arkanızda duran büyüklerinizin katkıları çok fazladır. Herkes heyecanımızı paylaşmak için burada. Eğitim sürecinizde de bizler ve kıymetli hocalarınız yanınızda olacaklar. Eczacılık Fakültesi, Üniversitemizin bilimsel ve akademik anlamda en başarılı Fakülteleri arasında yer alıyor. Hatta sadece Üniversitemizin değil Türkiye’deki diğer üniversitelerin de öncülüğünü yapıyor. Anadolu Üniversitesi bir Tıp Fakültesi olmamasına rağmen Uluslararası THE endeksinde sağlık alanında 400-500 bandında bir Üniversite. Türkiye’de de üçüncü sırada olması Eczacılık Fakültesi akademisyenlerimizin başarısının bir göstergesidir. Fakültemiz sadece eğitim alanında değil eğitim dışında da sektöre yaptığı buluş ve patentlerle önemli bir katkı sunuyor.” Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özkay: “Beyaz önlük bir eczacı için en kutsal simgedir” Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Özkay ise konuşmasında şunları aktardı: “Beyaz önlük bir eczacı için en kutsal simgedir. Beyaz önlüğü mesleğimize başlarken, öğrenciliğin ilk yılında giyiyoruz ve bu önlükle beraber mesleğimizin sorumluluğunu üzerimize alıyoruz. Bizler için siz öğrencilerimiz yetiştirilmeye aday meslektaşlarımızsınız. İlk heyecanımızı siz Fakülteye başlarken önlük giydirme töreninde, bir sonraki heyecanımızı da mezuniyetinizde Eczacılık Yemininde yaşıyoruz. Umarım aradaki eğitim süreciniz hepiniz için verimli ve dolu dolu geçer. Eczacılık mesleği hep vardı ve bundan sonra da olmaya devam edecek çünkü insan var oldukça sağlık ihtiyaçları da sürecek. Eskişehir öğrencilik hayatınızı yaşayabileceğiniz en güzel şehir. Bunun yanında Anadolu Üniversitesinde Eczacılık Fakültesinde okuma şansını yakalayabildiğiniz için de çok şanslısınız. Okulumuzun öğrencilere sunduğu imkanlar ve verdiği değer çok kıymetli. Mezun olurken iyi ki Anadolu Üniversitesinde okumuşum diyeceğinize eminim.” Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Çelik: “Eczacı Odası olarak öğrencilerimizin yanındayız” Öğrencilerin her zaman yanlarında olduklarını belirten Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik önlük giydirme töreninde, “Sevgili öğrenciler, sizler Eczacılık Fakültesine adım atarak önemli bir yola girdiniz. Ben de sizler için önemli olan bugünde ve bundan sonraki süreçlerinizde yol göstermek ve destek olmak için bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Sizler bu kutsal ve vazgeçilmez mesleğin gelecekteki temsilcileri olacaksınız. Uzun, meşakkatli ve sorumlulukları olan bir yola girdiniz ancak bu sizleri korkutmasın. Gözünüzü açıp kapattığınızda bittiğini göreceğiniz bir yol olacak. Zamanınızı verimli kullanın. Fakültede çok kıymetli hocalarınızdan çok kıymetli dersler alacaksınız ancak bunlarla sınırlı kalmayın. İletişim becerilerinizi geliştirin, empati yapmayı öğrenin çünkü iyi bir eczacı sadece iyi bir ilaç bilgisiyle hastayı fiziksel olarak iyileştiren değil aynı zamanda hastaların kalplerine dokunabilen eczacıdır. Değişen dünyayı yakalayın ve geleneksel eczacılık alanında sınırlı kalmayın. Eczacılığın farklı alanlarında kendinizi geliştirin. Eczacı Odası olarak her zaman yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum.” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından geleceğin eczacı adayları Eczacılık Fakültesi öğrencilerine önlüklerini Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik başta olmak üzere Eczacılık Fakültesi öğretim üyeleri giydirdi. Önlük giyme töreni toplu fotoğraf çekilmesi ile son buldu.

Geleceğin Eczacılarının İlk Tercihi Anadolu Üniversitesi Haber

Geleceğin Eczacılarının İlk Tercihi Anadolu Üniversitesi

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 1968 yılında Özel Eczacılık Yüksek Okulu olarak eğitim faaliyetlerine başladı. Bugüne kadar yaklaşık 4.900 eczacı mezun veren Fakülte şu anki ismini ise 1982 yılında aldı. Prof. Dr. Bülent Ergun’un Dekanlığını yaptığı Eczacılık Fakültesinde alanında uzman akademisyenler Anadolu Üniversitesinin köklü eğitim tecrübesini genç eczacı adaylarına aktarıyor. Eczacılık Fakültesi güncel mesleki yeterliliklere sahip, toplumsal sorumluluğu ön planda tutan, etik kurallara bağlı eczacılar yetiştirmeyi ve topluma hizmet bilinciyle insan sağlığına katkı sağlayacak bilimsel araştırmalar yapmayı kendine misyon edinmeye devam ediyor. Fakültedeki eğitim, “Ulusal Eczacılık Çekirdek Eğitim Programı” ile eczacının toplumdaki rol ve sorumluluklarını yerine getirmesine yönelik yeterlilikleri ve yetkinlikleri kazandıracak şekilde hazırlanmış Modüler Eğitim Programı’nı kapsıyor. Eczacılık Fakültesi tam akredite olan fakültelerin başında geliyor Eczacılık alanında nitelikli ve kaliteli eğitimiyle adından söz ettiren Anadolu Üniversitesi aldığı akreditasyonlarla da farkını gösteriyor. Bu kapsamda eczacılık eğitiminde kalitenin geliştirilmesi ve kalite güvencesinin sağlanmasını amaçlayan Ulusal Eczacılık Eğitimi Akreditasyon Kurulu tarafından 2015 yılında 6 yıl süre ile tam akreditasyon almaya hak kazanan 7 fakülte arasında yer alan Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, 2022 yılında da süreci başarıyla tamamlayarak aynı kurul tarafından 6 yıl süre ile tekrar tam akreditasyona layık görüldü. Akademik kadrosu ve sunduğu geniş uygulama olanakları öğrencileri bir adım ileriye taşıyor Öğretim elemanlarının eğitim faaliyetlerindeki katılımcı ve sürekli gelişimi destekleyen yaklaşımları ile birlikte sahip olunan dersliklerin ve öğrenci laboratuvarlarının teknik koşulları, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesini diğer eczacılık fakültelerin bir adım önüne taşırken öğrenciler Fakülteden, teori ve uygulamaya dayalı bilgiyle donatılmış, mesleki anlamda Türkiye’nin en deneyimli eczacıları olarak mezun oluyorlar. Öğrenciler yüksek yeterlilikte ve düzeyde mezun oluyor Son yıllarda gelişen teknoloji ve hizmet anlayışındaki değişiklikler, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de eczacının rolünün değişmesine neden olurken özellikle Covid-19 pandemisi eczacının toplum sağlığının devamlılığının vazgeçilmez bir parçası olduğunu gözler önüne serdi. Eczacılar hasta merkezli, hastanın ilaç tedavisi süresince tedavi ile ilişkili tüm sorunları bulup çözümlemeye çalışan uygulamalara yöneliyor. Eczacılık mesleği de sadece serbest eczanelerde gerçekleştirilmiyor. Devlet ya da özel hastanelerin eczanelerinde, ilaç endüstrisinde, ilaç depolarında, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda da eczacılar istihdam ediliyor. Tüm bu farklı mesleki çalışma alanlarını kapsayacak şekilde Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, klasik eczacılık eğitim sistemine göre konuların daha bütünleşik olduğu, dinamik, kanıta dayalı öğrenme ile birlikte öğrencinin araştırma yönünü de kuvvetlendiriyor. Fakültede öğrencilerin mesleki eğitim ve becerilerinin işbaşı çalışmalarıyla pekiştirmeleri amaçlanıyor Eczacılık eğitiminin bir diğer önemli parçası olan staj uygulamaları ile öğrencilerin öğrenim sürecinde kazandığı teorik ve pratik bilgilerin yanında mesleki eğitim ve becerilerinin işbaşı çalışmalarıyla pekiştirmeleri amaçlanıyor. Eczacılık Fakültesi öğrencilerine mezuniyet için zorunlu olan stajlara ek olarak isteğe bağlı staj yapma imkânı da sunuluyor. Eczacılık Fakültesi öğrencileri serbest eczanelerde, hastane eczanelerinde ve ilaç endüstrisinde zorunlu stajlarını gerçekleştirirken buna ek olarak eczacının görev aldığı tüm alanlarda isteğe bağlı olarak da staj yapabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.