SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijital Dönüşüm

Porsuk Haber Ajansı - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençler Büyükşehir DİGEM'de Üretiyor Haber

Gençler Büyükşehir DİGEM'de Üretiyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri” projesi kapsamında hizmet veren Eskişehir Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM), gençleri dijital dünyanın geleceğine hazırlamaya devam ediyor. Teknolojiye ilgi duyan gençlerin buluşma noktası haline gelen merkez, sunduğu eğitimler, atölyeler ve modern çalışma alanlarıyla dikkat çekiyor. Haller Gençlik Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren DİGEM’de gerçekleştirilen atölye çalışmalarını ziyaret eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Selim Öztop ile Meslek Edindirme ve Eğitim Şube Müdürü Yıldıray Öncül, gençlerin geliştirdiği projeleri yakından inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Gençlerin yazılım, dijital tasarım ve uygulama geliştirme alanlarında ortaya koyduğu üretimler büyük beğeni topladı. Açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gören DİGEM, gençlerin dijital becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayan birçok etkinlik ve atölyeye ev sahipliği yapıyor. Teknolojiyi yalnızca tüketen değil, aynı zamanda üreten bireyler yetiştirmeyi hedefleyen merkezde gençler; ortak projeler geliştiriyor, yenilikçi fikirlerini hayata geçiriyor ve geleceğin mesleklerine hazırlanıyor. Modern çalışma ortamı ve teknik imkanlarıyla dikkat çeken merkez, gençlere hem bireysel hem de ekip çalışmaları için verimli bir alan sunuyor. Merkezde bulunan bilgisayarlar gençlerin kullanımına açık olurken, kendi bilgisayarlarıyla çalışma imkanı da sağlanıyor. Ayrıca 3D yazıcı desteği sayesinde gençler geliştirdikleri projelerin prototiplerini üreterek fikirlerini somut hale getirebiliyor. HALLER GENÇLİK MERKEZİ'NDE KAPILARI GENÇLERE AÇIK 08.00 ile 18.00 saatleri arasında hizmet veren DİGEM’in kapıları; teknoloji, yazılım ve dijital üretim alanında kendini geliştirmek isteyen tüm gençlere açık. Eskişehir’de gençlerin geleceğine yatırım yapan önemli projelerden biri olarak öne çıkan DİGEM, dijital dönüşüm yolculuğunda gençlere ilham vermeyi sürdürüyor.

Başkan Ataç Estonya'da Tepebaşı'nın Çalışmalarını Anlattı Haber

Başkan Ataç Estonya'da Tepebaşı'nın Çalışmalarını Anlattı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Estonya’nın başkenti Tallinn’de, Tallinn Stratejik Yönetim Ofisi tarafından yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesi amacıyla düzenlenen toplantı kapsamında bir dizi temasta bulundu. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’a ziyaret programında Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu ile Özel Kalem Müdürü Özcan Erkaya eşlik etti. Heyetin Estonya’daki ilk durağı ise Türkiye’nin Estonya Büyükelçisi Başak Türkoğlu oldu. Gerçekleştirilen görüşmede karşılıklı fikir alışverişinde bulunulurken, Başkan Ataç Tepebaşı Belediyesi’nin hayata geçirdiği çevre, sosyal belediyecilik, dijitalleşme ve sürdürülebilir kent projeleri hakkında bilgiler verdi. Büyükelçi Türkoğlu da nazik ziyaretlerinden dolayı heyete teşekkür etti. Başkan Ataç’ın Estonya temasları kapsamında bir diğer durağı ise Tallinn Belediyesi Kent Stratejileri Yönetim Ofisi oldu. Uluslararası İşbirliği ve Yatırım Direktörü Jaan Heinsoo ile İnovasyon Direktörü Mark E. Talivere’in katıldığı görüşmede, kentlerin dijital dönüşüm süreçleri ve akıllı şehir uygulamaları ele alındı. Nüfusu ve öğrenci yoğunluğuyla Eskişehir’e benzer özellikler taşıyan Tallinn’in özellikle girişimcilik ve startup ekosistemi alanındaki çalışmaları dikkat çekti. Gerçekleştirilen toplantıda, Eskişehir Tepebaşı ve Tallinn belediyeleri arasında dijital dönüşüm ve akıllı şehircilik alanlarında ortak projeleri destekleyecek bir iş birliği platformu kurulması konusunda verimli görüşmeler yapıldı. Başkan Ataç, çağın gerekliliklerine uygun, teknoloji odaklı ve sürdürülebilir kent anlayışının önemine dikkat çekerken, Tepebaşı Belediyesi’nin uluslararası deneyim paylaşımını artırmaya devam edeceğini ifade etti.

Haberciliğin Geleceği Anadolu Üniversitesi'nde Tartışıldı Haber

Haberciliğin Geleceği Anadolu Üniversitesi'nde Tartışıldı

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından “İletişim Buluşmaları” kapsamında düzenlenen “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik” başlıklı etkinlik, İBF Şener Şen Kültür Salonu’nda gerçekleştirildi. Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın konuşmacı olduğu etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Sırrı Serhat Serter, Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren, basın mensupları ve öğrenciler başta olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi. Prof. Dr. Adıgüzel: “Öğrencilerimizi sektörde işlerine yarayacak pratik bilgilerle destekliyoruz” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasında şunlara değindi: “Anadolu Üniversitesi, iletişim bilimleri alanında en köklü ve öncü üniversitelerden biridir. Fakültemiz sektörle yakın ilişki kurmaya özen göstermektedir. Bu tür buluşmaların en büyük kazanımı, sektör ile akademiyi bir araya getirmek ve öğrencilerin mezun olduktan sonra başladıkları işlerde burada edindikleri bilgileri en verimli şekilde kullanabilmelerine katkı sağlamaktır. Burada yaptığımız iş yalnızca beceri kazandırmak değil, aynı zamanda disiplin de kazandırmaktır. Bunun yanı sıra formal eğitimlerimizin dışında düzenlediğimiz atölyelerle öğrencilerimizi sektörde işlerine yarayacak pratik bilgilerle de destekliyoruz. Bu tür etkinlikler, rotamızı zihnimizde canlandırmamız açısından da önem taşımakta. Anadolu Üniversitesi ile Basın İlan Kurumu arasında bir iş birliği protokolü imzaladık. Bu protokolün sektörel iş birliğini geliştirmek, öğrencilere staj imkânlarını artırmak ve medya alanında atacağımız adımları kolaylaştırmak açısından önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Rektörlük olarak yaptığımız çalışmalarda, medya sektörünün kapasitesinin genişletilmesine yönelik adımlar atmaya devam ediyoruz.” Çay: “Basın İlan Kurulu, objektif kriterlere dayalı bir aracılık hizmeti sunmaktadır” İletişim fakülteleri ile medya sektörü arasındaki iş birliği, hem akademik bilginin sahaya aktarılması hem de sektör deneyiminin öğrencilere kazandırılması açısından büyük önem taşıdığına değinen BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay şu şekilde konuştu: “İletişim fakülteleri, öğrencileri sektörle bir araya getirme açısından son derece kıymetlidir. Temennimiz üniversitenin bilgi birikiminin basına ve yerel medyaya katkı sunması, aynı şekilde yerel medyanın tecrübe ve pratiğinin de üniversiteye ve öğrencilere katkı sağlamasıdır. Bu noktada Basın İlan Kurumu’nu, iki taraf arasında köprü vazifesi gören bir yapı olarak konumlandırmaya gayret ediyoruz. Basın İlan Kurumu, 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun ile kurulmuştur. Kuruluş amacı resmî ilan ve reklamların süreli yayınlara adil ve şeffaf bir şekilde dağıtımını sağlamak ve basın özgürlüğünü desteklemektir. Kurumun temel felsefesi ise 1961 yılından bu yana fikir ve içtihat farkı gözetmeksizin, objektif kriterlere dayalı bir aracılık hizmeti sunmaktır. Tarihsel açıdan kurum Türkiye’de basın sektörünün kurumsallaşmasında ve finansal sürdürülebilirliğinin güvence altına alınmasında kritik bir dönüm noktasıdır. Resmî ilan; kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmelik gereği yayımlanması zorunlu olan ilanlardır. Bu ilanlar merkezi yönetim kapsamındaki idareler, mahallî idareler, sosyal güvenlik kurumları, kamu iktisadi teşebbüsleri, kamu hukuku tüzel kişiliğini haiz teşekküller ile sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait olan ya da bunların yüzde elliden fazla sermaye payına sahip olduğu iştiraklerin, reklam niteliği taşımayan duyurularından oluşur.” Yapay zekâ, hız ve verimlilik sağlayan destekleyici bir araçtır Gazeteciliğin kamusal sorumluluğu ve yapay zekâ kullanımının sınırlarına da değinen Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdullkadir Çay “Gazeteciliğin temel misyonu, haberi ticari bir meta olarak sunmaktan ziyade kamunun bilme hakkına hizmet ederek toplumsal güveni tesis etmektir. Rutin, özet ve tekrarlayan işler otomasyon sistemleri tarafından yürütülebilir; ancak doğrulama, hikâye anlatımı ve nihai editoryal karar süreçlerinde insanın denetimi ve yönlendirici rolü esastır. Bu çerçevede yapay zekâ gazetecilikte karar verici bir özne değil hız ve verimlilik sağlayan destekleyici bir araç olarak konumlandırılmalıdır. Ayrıca, yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerde ortaya çıkabilecek hatalı veya yanıltıcı sonuçlara karşı editör denetimi zorunlu olmalıdır.” şeklinde konuştu. Etkinlik soru-cevap kısmının ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç tarafından Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’a teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Yargı Mensuplarından Eskişehir OSB'ye Ziyaret Haber

Yargı Mensuplarından Eskişehir OSB'ye Ziyaret

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak ve Başsavcı Vekilleri, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ni (EOSB) ziyaret ederek bölgenin çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gerçekleşen ziyarette; Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’nin ev sahipliğinde, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Yavuz Ayva, Mustafa Gönenli, Erol Öz ile Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi hazır bulundu. Ziyaret ilişkin konuşan Başkan Küpeli, Eskişehir OSB’nin kuruluşundan bugüne gelişim süreci, mevcut altyapısı ve sanayicilere sunduğu imkânlar hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Küpeli, 916 katılımcı firma, 53 bini aşan çalışan ve 34 milyon metrekarelik alanıyla faaliyet gösteren Eskişehir OSB’nin, sadece Eskişehir’in değil, Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri haline olduğunu belirtti. Bölgenin güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve stratejik konumuyla yatırımcılar açısından cazip bir merkez olduğuna dikkat çekti. Başkan Küpeli ayrıca, Eskişehir OSB’de yürütülen yeni yatırım alanları, genişleme çalışmaları, çevreci üretim anlayışı ve sanayicilere sunulan hizmetler hakkında da bilgi verdi. Bölgenin sürdürülebilir üretim, dijital dönüşüm ve mesleki eğitim konularında önemli projelere imza attığını ifade eden Küpeli, sanayinin gelişimi ile istihdamın artması arasında güçlü bir bağ bulunduğunu vurguladı. Ziyarette söz alan yargı mensupları ise, sanayi ve üretimin ülke kalkınmasındaki kritik rolüne dikkat çekerek, güçlü bir ekonomik yapının temelinde güven veren bir hukuk sisteminin bulunduğunu ifade etti. Hukukun üstünlüğü, adaletin hızlı ve etkin bir şekilde işlemesi ile yatırım ortamının güvenilirliğinin önemine değinilen görüşmede, sanayicilerin karşılaştığı hukuki süreçler ve çözüm yolları üzerine de değerlendirmelerde bulunuldu. Karşılıklı görüş alışverişi şeklinde geçen ziyarette, kamu kurumları ile sanayi kuruluşları arasındaki iş birliğinin artırılmasının önemine vurgu yapıldı. Başkan Küpeli, nazik ziyaretlerinden dolayı Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak ve beraberindeki heyete teşekkür ederek, Eskişehir OSB olarak her zaman iş birliğine açık olduklarını ifade etti.

Yapay Zeka Zirvesinde Disiplinler Arası Başlıklar Öne Çıktı Haber

Yapay Zeka Zirvesinde Disiplinler Arası Başlıklar Öne Çıktı

Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi” ikinci gününde de yoğun katılım ve zengin içerikle devam etti. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenler, kamu ve özel sektör temsilcileri ile öğrenciler, yapay zekânın farklı disiplinlerdeki etkilerini ele almak üzere bir araya geldi. Zirvenin ikinci gün oturumlarına Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel başta olmak üzere çok sayıda kişi katıldı. Zirvenin ikinci günü, Çin Smart Learning Institute of Beijing Normal University’den Ahmed Tlili’nin davetli konuşmasıyla başladı. Tlili, yapay zekâ destekli öğrenme ortamları ve dijital dönüşüm süreçlerine ilişkin uluslararası deneyimleri katılımcılarla paylaştı. Eğitimciler ve kurumlar için somut bir yol haritası sunan Tlili, yapay zekanın sadece gerçekten katma değer sağlayacağı anlarda kullanılmasını, karmaşık görsel ve video üretiminden ziyade metin tabanlı etkileşimlere öncelik verilmesini ve enerjiden tasarruf sağlayan "karanlık mod" gibi pratik alışkanlıkların edinilmesini önerdi. Verinin bulut yerine doğrudan yerel cihazlarda işlenmesine imkân tanıyan "Edge AI" (Uç Yapay Zekâ) teknolojisinin hem gizlilik hem de enerji tasarrufu açısından önemine değinen Tlili, öğrencilere de “Yaşam döngüsü düşüncesi” aşılanması gerektiğini vurguladı. Programın devamında gerçekleştirilen “Sosyal ve Beşerî Bilimlerde Yapay Zekâ” başlıklı panelde, yapay zekânın toplumsal etkileri çok boyutlu şekilde ele alındı. Moderatörlüğünü Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aras Bozkurt’un üstlendiği panelde; İstanbul Üniversitesi’nden Veysel Bozkurt, Yapay Zekâ Politikaları Derneği’nden Zafer Küçükşabanoğlu, Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Can Aksoy, Amazon Web Services Türkiye’den Kıvanç Uslu ve Anatolian Psych Rock Lab müzik grubu yer aldı. Panelde, yapay zekânın kültür, toplum, sanat ve politika üzerindeki dönüştürücü etkileri tartışıldı. Öğle arasının ardından program, Old Dominion University’den Helen Crompton’un davetli konuşmasıyla devam etti. Crompton, eğitimde yapay zekâ uygulamaları ve geleceğin öğrenme modellerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dr. Helen Crompton tarafından gerçekleştirilen sunumda yapay zekanın eğitimdeki yerini alışılmışın dışında bir perspektifle, çevresel maliyetleri üzerinden ele alındı. Günümüzde bulut teknolojisi olarak adlandırılan yapının aslında fiziksel, devasa veri merkezlerinden oluştuğunu hatırlatan Dr. Crompton, yapay zekanın sadece dijital bir araç değil, ciddi kaynak tüketen bir sistem olduğunu vurguladı. Günün son oturumunda ise “Yapay Zekâ ve Stratejik Gelişim Alanları” başlıklı panel gerçekleştirildi. Eskişehir Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Çimen’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Yasin Hakkı Kocaman, Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Asım Egemen Yılmaz, Sağlık Bakanlığı’ndan Mert Özcan, Halkbank’tan Olcay Atlıoğlu ve Hevi AI’dan Deniz Alis konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, yapay zekânın tarım, eğitim, sağlık ve finans gibi kritik alanlardaki stratejik rolü ele alındı. İki gün boyunca farklı disiplinlerden katılımcıları bir araya getiren “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi”, yapay zekâ alanında bilgi paylaşımını güçlendirirken, üniversite–sektör iş birliklerinin geliştirilmesine de katkı sundu. Zirvenin oturumlarının sonunda Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından katılımcılara teşekkür sertifikası takdim edildi. Kaynak: AnaHaber

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi Haber

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında kentin ekonomik geleceğine yön verecek önemli bir organizasyona imza attı. Nasıl Bir Ekonomi (NBE) gazetesi iş birliğiyle düzenlenen “Ekonomi 26 Paneli”, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Haller Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde; üretim, sanayi, ticaret ve yatırım vizyonu gibi Eskişehir’in bugününü ve yarınını şekillendirecek kritik başlıklar ele alındı. Etkinlik, iş dünyası ile yerel yönetimi aynı platformda buluşturarak dikkat çekti. Panelin açılış konuşmalarını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş yaptı. Programın moderatörlüğünü ise NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar üstlendi. Panele konuşmacı olarak; Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler ve NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ katıldı. Açılışta konuşan Başkan Ünlüce, “2026 Eskişehir Yılı”nın yalnızca kültür ve sanat projeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, ekonomik katkının da öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti. Ünlüce, bu doğrultuda Eskişehir Ticaret Odası başta olmak üzere çeşitli kurumlarla iş birliği içinde düzenlenen “26 indirim günleri” ile şehir ekonomisine canlılık kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti. Ünlüce, “Bu kadar kıymetli konuklarla bir araya gelerek hem Eskişehir’i hem ülkemizi hem de küresel ekonomiyi konuşma fırsatı bulduk. Bu, şehrimiz için çok özel bir gün.” dedi. Daha sonra konuşan NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş, “Biz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımızın bu konudaki düşüncelerinden ilham alarak böyle bir çalışma gerçekleştirmek istedik. Elbette şehirdeki önemli kurumlar, özellikle sanayi odası gibi yapılar tarafından çeşitli paneller düzenleniyor; ancak bu etkinlikler çoğunlukla kendi üyelerine yönelik oluyor. Biz ise bu bakış açısını şehrin geneline yaymayı amaçladık. Eskişehir’de yaşayan insanların şehre nasıl baktığını, ne düşündüğünü ve nasıl bir gelecek hayal ettiğini doğrudan kendilerinden dinlemek istedik. Kısacası, Eskişehir’de Eskişehirlilerle bir araya gelmeyi hedefledik. Bu düşünceyle böyle bir panel düzenledik. Katılım gösterdiğiniz ve bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde konuşan ETO Başkanı Metin Güler, iş dünyasının üç temel sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek enflasyon, yüksek finansman maliyetleri ve çalışma barışındaki bozulmaya dikkat çekti. Güler, 2026’nın ilk çeyreğinde enflasyonun yüzde 10’un üzerine çıktığını hatırlatarak, yılsonu hedeflerinin gerçekçi görünmediğini ifade etti. Kredi faizlerinin yüzde 48-49 seviyelerine ulaştığını vurgulayan Güler, bu durumun işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Artan maliyetler nedeniyle hem işverenin hem de çalışanların memnuniyetsiz olduğunu dile getiren Güler, “Bir yandan bizler birim başına maliyetlerimizi hesapladığımız zaman maalesef o çalışanımızın mutlu olduğu rakamlara ulaşamıyoruz. Bir yandan da çalışanlarımızın aldığı maaşlarla mutlu olma şansı maalesef şu an itibarıyla oluşmuyor. Bu şu demek, aslında mutsuz bir tablo çıktı ortaya. Mutsuz insandan ne kadar verim alabilirsiniz psikolojik olarak? Asıl hikâye burada bu. Şimdi ben zaman zaman düşünüyorum, acaba çalışanlarımız adına asgari ücrette tekrar bir revize olabilir mi? Ama artık bunu şu anda iş insanlarının üzerine yükleyerek de bunu yönetme şansınız kalmadı çünkü bizler de şu anda duvara toslatmış durumdayız. Bu anlamda maliyet açısından söylüyorum, rekabet gücümüzü kaybettik.” dedi. Panelistlerden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş da Eskişehir’in köklü sanayi geçmişine dikkat çekerek kentin tarihsel olarak üretim ve teknolojiyle geliştiğini vurguladı. Kesikbaş, 1970’li yıllarda hazırlanan sanayici bildirgesindeki sorunların büyük bölümünün bugün de geçerliliğini koruduğunu belirterek özellikle enflasyon, tarım politikaları, finansmana erişim ve planlama eksikliklerinin hâlâ çözülemediğini ifade etti. Sanayicilerin son yıllarda üretimde önemli çaba gösterdiğini ancak artan maliyetler ve sektörel dengesizlikler nedeniyle zorlandığını dile getiren Kesikbaş, plansız yatırımların ve kaynak israfının da ekonomik verimliliği düşürdüğünü söyledi. Konuşmasında genç nüfusun şehirde tutulmasının önemine de değinen Kesikbaş, “Artık teknoloji ve bilgi çağındayız. İşte burada o ikiz dönüşüm dediğimiz dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, bununla birlikte verimlilik, toplumsal dönüşüm, zihniyet dönüşümü, zihniyet açısından farklı bir bakış açısıyla yeni üretim teknikleri geliştirmek, bizim şehrimizin çocuklarına gerçekten iş bulabiliyor olmak, hatta üniversiteye eğitime gelmiş çocuklarımızı şehrimizde tutabiliyor olmak için hem yaratıcı endüstriler kısmında hem üretim kısmında hem teknolojik fabrikalar kısmında hem de yazılım kısmında gerçekten planlı yeni çalışmalar, yeni vizyon projeleri ortaya koymamız gerekiyor.” diye konuştu. EOSB Başkanı Nadir Küpeli, yaptığı konuşmada üretimin Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Üretmeden büyümenin ve güçlenmenin mümkün olmadığını ifade eden Küpeli, mevcut ekonomik koşullarda üretimi önceleyen bir yaklaşımın zorunluluk haline geldiğini belirtti. Kaynakların sınırlı, maliyetlerin yüksek ve teknolojik dönüşümün hızla devam ettiğine dikkat çeken Küpeli, bu süreçte üreticinin desteklenmesinin kritik olduğunu dile getirdi. Üretimin yalnızca gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını, asıl hedefin verimli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli üretim olması gerektiğini kaydeden Küpeli, birçok sektörde teorik kapasite ile fiili üretim arasında ciddi farklar bulunduğunu söyledi. Makinaların tam kapasite çalışabilecek durumda olmasına rağmen ekonomik şartlar nedeniyle üretimin çoğu zaman yüzde 70–80 seviyelerinde kaldığını belirten Küpeli, bunun maliyetleri artırarak rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Mevcut ekonomik ortamda yeni yatırımların ve teknolojik yenilenmenin zorlaştığını da dile getiren Küpeli, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılara ve artan risklere dikkat çekti. Bu nedenle üreticinin doğru teşvikler ve uzun vadeli politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Küpeli, konuşmasının sonunda üretimin kalkınmanın temel unsuru olduğunu belirterek, “Üretim yoksa kalkınma olmaz. Üretici güçlenmezse ekonomi ayakta kalamaz. Kapasite kullanılmazsa potansiyel gerçeğe dönüşemez.” ifadelerini kullandı. NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da, kentin üretim gücünün yanı sıra yaşam kalitesi ve dinamizmiyle de öne çıktığını belirtti. Eskişehir’in her yönüyle dikkat çeken bir şehir olduğunu ifade eden Güldağ, kente yalnızca üretim açısından bakılmaması gerektiğini vurgulayarak, aynı zamanda yaşayan, dinamik ve güçlü bir kent profili çizdiğini söyledi. Güldağ, üretim ile yaşam kalitesinin bir arada bulunmasının Eskişehir’i özel kıldığını dile getirdi. Kentin sahip olduğu altyapının önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Güldağ, bundan sonraki sürecin izlenecek politikalar ve küresel gelişmelerin doğru analiz edilmesine bağlı olduğunu ifade etti. Güldağ, küresel ölçekte yaşanan belirsizlikler ve rekabet ortamında dengeli ve akılcı adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir’in güçlü potansiyeline işaret eden Güldağ, “Doğru politikalarla bu kentin, Türkiye’nin yeni gelişim rotasında öncü şehirlerden biri olabileceğine inanıyorum. Bugün dünyada çok hızlı bir değişim ve ciddi bir belirsizlik ortamı yaşanıyor. Ancak tam da bu süreçte, Eskişehir’in öne çıkabilecek kentlerden biri olduğunu düşünüyorum. Bunun için de şehrin uluslararası bağlantılarını her alanda güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Eğer bu yönde doğru adımları atabilirsek, Eskişehir’in geleceğinin çok daha parlak olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce, Kesikbaş, Küpeli, Güler ve Güldağ’a değerli katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

ETO, Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu Kapsamında Fransa’da Haber

ETO, Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu Kapsamında Fransa’da

Eskişehir Ticaret Odası bir ilke daha imza atarak, Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu kapsamında Fransa’da temsil edildi. Eskişehir Ticaret Odası (ETO), TEBD II (Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu) Programı kapsamında Türkiye’den belirlenen 12 kişilik heyette yer alma başarısı göstererek, Fransa’da Eskişehir’i temsil etti. Program kapsamında Eskişehir Ticaret Odası’ndan Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Yasemin Sarıca, Fransa’da Paris Ticaret ve Sanayi Odası Genel Başkanı Nicolas Bonnet ile gerçekleştirilen görüşmelere katılarak, Eskişehir Ticaret Odası’nın uluslararası iş birlikleri ve Eskişehir ekonomisi hakkında bilgi verdi. Fransa’daki ekonomi kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi Fransa’nın Nantes şehrindeki işletmelere yön veren CCI Pays de la Loire ile temaslarda bulunan Eskişehir Ticaret Odası Uluslararası İlişkiler Temsilci Yasemin Sarıca, Nantes CCI Başkanı Jean-François Reynouard ile bir araya geldi. T.C. Nant Başkonsolosu Burcu Bumin Tibet’in de yer aldığı görüşmelerde, KOBİ’lerin desteklenmesi, yeşil ve dijital dönüşüm süreçleri ile ortak projelerin hayata geçirilmesine yönelik iş birliği imkanları değerlendirildi. Fransa ve AB ekonomisine yönelik inceleme ziyaretleri yapıldı Eskişehir Ticaret Odası’ndan temsilcinin de yer aldığı heyet, Fransa temasları kapsamında Avrupa Birliği kurumlarının işleyişi ve AB politikalarına ilişkin bilgilendirme merkezi olan Europa Experience’yi de ziyaret ederek bilgi aldı. Heyet Saint-Nazaire Limanı’nı ziyaret ederek bölgenin lojistik kapasitesi ve denizcilik altyapısı hakkında bilgi edindi. Heyet ayrıca Endüstriyel üretim ve geleceğin mesleklerine yönelik eğitim modellerinin incelendiği ziyaretlerde Jules Verne Manufacturing Academy (Jules Verne Üretim Akademisi) ve Fab Academy’de incelemelerde bulundu.

Uluslararası Ayder Forumu’nda Enerji, Güvenlik ve Dijital Dönüşüm Vurgusu Haber

Uluslararası Ayder Forumu’nda Enerji, Güvenlik ve Dijital Dönüşüm Vurgusu

Bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Ayder Forumu, enerji, güvenlik ve dijital dönüşüm başlıklarında bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlara sahne oldu. Foruma katılan Önceki Dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin son yirmi yılda hayata geçirdiği stratejik doğal gaz ve petrol boru hattı projeleriyle güçlü bir enerji iletim altyapısı oluşturduğunu söyledi. Bölgesel Merkez Artan doğal gaz depolama kapasitesi ve iş birliğine dayalı yaklaşım sayesinde Türkiye’nin güvenilir ve öngörülebilir bir enerji merkezi olma hedefini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Fatih Dönmez, İstanbul Finans Merkezi ile birlikte Doğal Gaz Ticaret Merkezi kurulmasına yönelik hedeflerin gündemde tutulduğunu ifade etti. Türkiye’nin arz ve talep dinamiklerinin kesiştiği bölgesel bir merkez olma potansiyelinin, enerji diplomasisini de güçlendirdiğini belirten Dönmez, bu yaklaşımın Karadeniz ve çevre havzalarda öngörülebilir bir enerji mimarisine katkı sunduğunu dile getirdi. Stratejik önemi Konuşmasında Karadeniz’in enerji hatları, deniz ticareti ve kritik altyapılar açısından stratejik önemine dikkat çeken Dönmez, enerji arzının sürekliliğinin güvenli ve istikrarlı bir bölgesel ortamla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Son dönemde Karadeniz’de sivil ve ticari gemilere yönelik artan tehditlerin enerji arzı ve ticaret güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu kaydeden Dönmez, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde seyir emniyeti ve bölgesel istikrarın korunmasına yönelik sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirdiğini ifade etti. Önemli fırsatlar Enerji sektöründeki dönüşümün önemli bir boyutunun yapay zekâ ve dijital teknolojiler olduğunu belirten Dönmez, bu teknolojilerin küresel elektrik talebi üzerindeki baskıyı artırırken; yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu, üretim tahminlerinin hassaslaştırılması ve sistem optimizasyonu açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Türkiye’nin dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarını enerji verimliliği, arz güvenliği ve sürdürülebilirlik hedefleriyle birlikte ele aldığını aktardı. Somut adım katkı sağlayacak Aynı zamanda KEİPA Türk Grubu Başkanı olan Dönmez, Uluslararası Ayder Forumu’nun önemine de değinerek, KEİPA çatısı altında parlamenter diplomasi yoluyla Karadeniz bölgesinde diyalog, güven ve ortak vizyonun güçlendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Milletvekilleri, üst düzey kamu yetkilileri, sektör temsilcileri ve uluslararası kuruluşların katılımıyla düzenlenen Forumun, Karadeniz’de enerji iş birliklerinin derinleştirilmesine ve somut adımların atılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Verimli sonuçlar doğuracak Dönmez, foruma ev sahipliği yapan Rize Valiliği, belediye başkanlığı ve Ayder Forumu yetkililerine teşekkür ederek, Forumun Türkiye başta olmak üzere geniş Karadeniz coğrafyasının refahına katkı sunacak verimli sonuçlar doğurmasını temenni etti. Öte yandan açılış konuşmalarının ardından düzenlenen Enerji ve Yapay Zekâ Paneli’nin moderatörlüğünü üstlenen Fatih Dönmez, panelde yapay zekâ destekli çözümlerin enerji sektöründe arz güvenliği, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine sağladığı katkılara dikkat çekti. Panelde; enerji üretiminden şebeke yönetimine uzanan dijitalleşme süreci, yapay zekâ teknolojilerinin mevcut ve gelecekteki etkileri, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmaları ile Türkiye özelinde ulusal ve uluslararası iş birliği imkânları kapsamlı şekilde ele alındı.

Yapay Zeka, Ülkenin Geleceğini Belirleyecek Stratejik Bir Eksen Haber

Yapay Zeka, Ülkenin Geleceğini Belirleyecek Stratejik Bir Eksen

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez Türkiye Bilişim Vakfı tarafından düzenlenen KAMU - BİB 28, BİMY 32 Bütünleşik Etkinliğine katıldı. KAMU - BİB 28 / BİMY 32 Bütünleşik Etkinliği’nde konuşan Önceki Dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecine yalnızca teknolojik değil, ekonomik ve kurumsal yeniden yapılanma perspektifiyle yaklaşılması gerektiğini vurguladı. Dönmez, yapay zekânın artık sadece bir sektörün konusu değil, kamu yönetiminden şehirleşmeye, veri güvenliğinden ulusal rekabete kadar geniş bir alanda Türkiye’nin geleceğini belirleyecek stratejik bir eksen haline geldiğini ifade etti. Etkinliğin, kamunun tüm dijital dönüşüm aktörlerini bir araya getiren nadir platformlardan biri olduğuna dikkat çekerek, “Kurumlarımız arasında oluşan bu ortak akıl zemini, Türkiye’nin dönüşüm hızını belirleyen ana faktördür” dedi. Milletvekili Dönmez, konuşmasında özellikle veri odaklı ekonomi vurgusu yaptı. Kamu verisinin doğru işlenmesi ve sektörler arası akıllı entegrasyonun, Türkiye’nin gelecekteki ekonomik büyümesinde belirleyici olacağını söyleyerek: “Veriyi bilgiye, bilgiyi politikaya, politikayı da ekonomik değere dönüştüren bir modele gidiyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, enerji, sağlık, ulaştırma ve güvenlik gibi kritik alanlarda maliyet düşüren, zaman kazandıran ve vatandaş hayatını kolaylaştıran bir sonuç üreteceğini söyledi. Dönmez, Türkiye’nin genç nüfusunun dijital dönüşümün pasif bir unsuru değil, politikayı ve piyasayı dönüştürecek aktif güç olduğunu belirtti. Bilişim sektörünün hizmet ihracatında ulaştığı ivmenin, genç mühendislerin ve girişimcilerin küresel rekabet gücünü ortaya koyduğunu söyledi. “Yapay zeka yalnızca teknik bir yetkinlik değil; gençlerimizin küresel ölçekte söz söyleyeceği bir ulusal seferberlik alanıdır.” diyerek, insan kaynağının dönüşümün merkezinde olması gerektiğini yineledi. Komisyonun farklı kurumlara düzenlediği teknik incelemelerin yalnızca bilgi toplamak değil, Türkiye’deki kurumların dijital olgunluk seviyesini karşılaştırmalı olarak analiz etmek açısından da kritik olduğunu söyleyen Dönmez, yapılan ziyaretlerin Türkiye’nin hem akademik hem endüstriyel düzeyde güçlü bir zemine sahip olduğunu teyit ettiğini belirtti. 8 Mayıs’ta yapılan Ulusal Yapay Zekâ Zirvesinin ise kamu kurumları arasında dijital dönüşümün koordinasyonu açısından bir milat niteliği taşıdığını ifade etti. Komisyon Raporu’nun sadece bir politika önerisi belgesi değil, Türkiye’nin dijital kapasitesini bütüncül biçimde ortaya koyan analitik bir çalışma olduğunu söyleyen Dönmez, raporda veri politikası, etik-güvenlik, sektör uygulamaları ve uluslararası karşılaştırmaların yer alacağını belirtti. Konuşmasının son bölümünde kamu–özel sektör iş birliğini merkeze alan Dönmez, Türkiye’nin dijital vizyonunun ancak koordinasyon, standartlaşma ve ortak hareket kabiliyetiyle hayata geçebileceğini vurguladı: “Bugün bir yazılımı, bir algoritmayı değil; Türkiye’nin gelecekteki rekabet gücünü inşa edecek kurumsal dönüşüm vizyonunu tartışıyoruz. Ülkemizin bunu başaracak iradesi güçlüdür.” diyerek konuşmasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.