SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet Kitapları

Porsuk Haber Ajansı - Cumhuriyet Kitapları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Kitapları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kazım Kurt'u Anlatan Kitap Özgür Özel İle Buluştu Haber

Kazım Kurt'u Anlatan Kitap Özgür Özel İle Buluştu

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt kendi yaşam öyküsünü konu alan ve gazeteci-yazar Arif Anbar tarafından kaleme alınan ‘Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu’ kitabını, Özgür Özel’e takdim etti. Gazeteci-yazar Arif Anbar'ın kaleme aldığı ‘Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu’, Eskişehir’de gerçekleştirilen program sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e takdim edildi. BAŞKAN KURT’TAN PAYLAŞIM Başkan Kurt, sosyal medya hesabından Özgür Özel ile birlikte çekilen fotoğrafı paylaşarak şu ifadeleri kullandı: “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e, gazeteci-yazar Arif Anbar’ın kaleme aldığı, hayat yolculuğumu anlatan kitabı takdim ettim. Halkın içinden gelen bir yaşamın ve mücadelenin satırlara döküldüğü bu çalışmayı kendisiyle paylaşmak benim için ayrıca anlamlıydı.” BİR HAYAT HİKÂYESİ VE TÜRKİYE’NİN SİYASAL PANORAMASI Şubat 2026’da gazeteci-yazar Arif Anbar imzasıyla Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlanan 248 sayfalık eser, Kazım Kurt’un yaşam öyküsünü merkezine alıyor. Siyasi liderler, biyografi ve nehir söyleşi türünde kaleme alınan kitap, Kurt’un köyden başlayan hayat yolculuğunu siyaset sahnesine uzanan süreciyle birlikte anlatırken, Türkiye’nin çok partili dönemden günümüze uzanan siyasal ve toplumsal dönüşümüne de ışık tutuyor. “Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu” adlı kitap, Türkiye genelinde birçok kitapçı ve çevrim içi satış platformunda yer alırken, Eskişehir’de ise İnsancıl Kitabevi ve Adımlar Kitabevi aracılığıyla okurlarla buluşuyor. Kitap, Kazım Kurt’un halk odaklı siyaset anlayışını ve yerel yönetim deneyimlerini anlatması bakımından dikkat çekiyor.

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır Haber

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır

Tepebaşı Belediyesi ile Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle, gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen anma programı ile anıldı. Yoğun ilgi gören programda salonu dolduran yurttaşlar, Mumcu’nun mücadelesini, düşüncelerini ve bıraktığı mirası bir kez daha hatırladı. Anma programı, Uğur Mumcu’nun yaşamını, araştırmacı gazetecilik anlayışını ve karanlıkla mücadelesini anlatan “İz Sürerken” adlı belgeselin gösterimiyle başladı. Belgeselin ardından Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri, yazar Işık Kansu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, yazar Sertaç Eş ve yazar Orhan Tüleylioğlu’nun katılımıyla “Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un İzinde Bugün” başlıklı açık oturum gerçekleştirildi. Programa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, CHP il ve ilçe yöneticileri, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, bir duruşun adı olduğunu vurguladı. Ataç, “Bugün burada bir ismi anmak için değil, bir duruşu hatırlamak için toplandık. Uğur Mumcu’yu yalnızca kaybettiğimiz bir gazeteci olarak anlatırsak eksik kalır. O, ısrar eden, soru sormaktan vazgeçmeyen, gerçeği anlatan bir yurttaştı” dedi. Mumcu’nun cesaretinin kaynağının doğruları savunmaktan geldiğini ifade eden Ataç, “Uğur Mumcu cesur olduğu için öldürülmedi. Yıllarca aynı soruları sormaktan vazgeçmediği için öldürüldü. ‘Para nereden geliyor?’, ‘Bu güç kimin elinde?’, ‘Devletle suç nerede kesişiyor?’, ‘Din, siyaset ve tarikat ilişkisi nerede iç içe geçiyor?’ sorularını sormaya devam ettiği için hedef alındı” diye konuştu. Gençlere de seslenen Başkan Ataç, Mumcu’nun Türkiye’nin geleceğine bakarken ne umutsuz ne de çaresiz olduğunu belirterek, “O, ülkenin iki yola girebileceğini görüyordu. Aklın ve bilimin rehber olduğu, laikliğin hukukta yaşadığı bir Türkiye ya da sessizlikle büyüyen bir karanlık. Uğur Mumcu’nun en büyük kaygısı, karanlığın sessizlikle büyümesiydi. Çünkü o çok iyi biliyordu: Sessizlik bulaşıcıdır.” ifadelerini kullandı. Ataç, konuşmasını Uğur Mumcu’nun anısı önünde saygıyla eğildiğini belirterek tamamladı. Açık oturumda Orhan Tüleylioğlu, Uğur Mumcu’nun yazılarından esinlenerek kaleme aldığı “Uğur Mumcu’nun Düşü” adlı şiirsel denemesini okudu. Okuma, salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Işık Kansu ise konuşmasına, “Değerli Başkanım, bize bu olanağı tanıdığınız için çok teşekkür ediyorum. Siz her zaman bir Cumhuriyet dostusunuz, Uğur Mumcu’nun izinde vefalı bir biçimde yürüyorsunuz” sözleriyle başladı. Kansu, Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabına değinerek, araştırmacı gazetecilik denildiğinde akla ilk gelen ismin Uğur Mumcu olduğunu vurguladı. Kendi kitabı Zabıtadan Rabıtaya’dan da alıntılar yapan Kansu, Mumcu’nun ortaya çıkardığı yolsuzlukları ve karanlık ilişkileri hatırlattı. Sertaç Eş ise yaptığı konuşmada, gerçeğin bilinmemesinin değil, öğrenmemekte ısrar edilmesinin en büyük sorun olduğunu belirterek, “Biz yaptığımız işin içine akıl koymaya çalışırız. Umarım siyaset de yaptığı işin içine akıl koyar” ifadelerini kullandı. Oturumun ardından Başkan Ataç ve Milletvekili Jale Nur Süllü, konuşmacılara teşekkür ederek çiçek takdim etti. Anma programı, Işık Kansu ve Orhan Tüleylioğlu’nun kitaplarını okurları için imzalamasıyla sona erdi.

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek'' Haber

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek''

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Tepebaşı- Cumhuriyet Sanat ve Kitap Şenliği başladı. Açılış töreninde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Bu hafta sonu sanat dolu geçecek” dedi. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Sanat ve Kitap Şenliği Özdilek Sanat Merkezi’nde başladı. Sergi, imza günü ve söyleşilerin yer aldığı etkinlik, iki gün boyunca Eskişehirlileri sanat ve edebiyatla buluşturuyor. Etkinliğin açılış törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, yazarlar Mehmet Aman, Hürriyet Yaşar, Yıldırım Koç, Güven Baykan, Celal Binzet, ressam Nilüfer Atalay ve Eskişehirli sanatseverler katıldı “14 yazarımız Eskişehirlilerle buluşacak” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Cumhuriyet Kitapları ile iş birliği yapmak son derece keyifli. Sevgili Işık Kansu’nun teklifiyle bu etkinliği kararlaştırdık. Etkinlikle, çok değerli 14 yazarımızı Eskişehirlilerle buluşturacağız. Tepebaşı, Odunpazarı ve Büyükşehir belediyelerimiz yaklaşık son 25 yılda Eskişehir’de çok önemli sanat etkinlikleri yapıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak yılda uluslararası ölçekte 3 tane önemli etkinlik yapıyoruz. Bunlardan birincisi Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu ilk 2001 yılında başlamıştık. Bu yıl 17’ncisini yaptık. Yaklaşık 250 civarında envanterimizde heykel var. İkincisi ise Sanat Çalıştayı. 2010 yılında başladık ve elimizde yaklaşık 450 tane resim var. Üçüncüsü ise Şiir Buluşmaları. Onu da 2011 yılında düzenlemeye başladık. Hakikatten son derece güzel etkinlikler oluyor. Bu hafta sonu da sanat dolu geçecek. Biliyorsunuz Cumhuriyet Gazetesi farklı bir gazete. Gazete 1924’te kuruldu ve bu yıl 101’nci yılını kutluyor. Atatürk Cumhuriyeti ilan ediyor, CHP yine bu savaşlar eşiğinde kuruluyor üçüncüsü de Cumhuriyet Gazetesi o yıllardan bugüne kadar gelen gazete. Yıllarca birtakım sıkıntılar yaşandı. Ama milletin sevgisiyle bugünlere kadar geldi. Bugünlerden de diğer hem CHP’nin hem laik Cumhuriyetimizin hem de Cumhuriyet Gazetesinin yaşamasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir” Etkinlikte konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da, “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir. Her alanda her mahallede bir sanat etkinliği sürdürüyoruz. Bugün de Tepebaşı Belediyemiz ile Cumhuriyet Kitaplarının birlikte düzenlediği bu etkinliği kutluyorum. Başarılar diliyorum ve bugün ve yarın yazarlarımızı dinleyeceğiz. Çok iyi bir hafta sonu olacağını düşünüyorum” dedi. “Resim ve edebiyat birbirini besliyor” Açılışın ardından ise ressam Nilüfer Atalay’ın “Edebiyatçılarımızdan Portreler” adlı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Atalay, hazırladığı sergi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Atalay, “Bu portreleri 10 yıl önce yapmaya başladım. Edebiyat tarihine damgasını vurmuş çok değerli şair ve yazarların portrelerini yaparken çok büyük heyecan duydum. Onlar bizim için çok değerliler. Benim için resim ve edebiyat birbirini besleyen şeyler. Ben bu sanatçıların unutmasını istemiyorum. O nedenle portrelerini yaptım ve sizlerin beğenisine sunuyorum” diye konuştu. “Toplumca edebiyatın iyice bittiği yılları yaşıyoruz” Serginin incelenmesinden sonra söyleşi ve imza etkinliklerine geçildi. İlk olarak Mehmet S. Aman ve Hürriyet Yaşar tarafından “Öykü Dünyası” isimli söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan Mehmet S. Aman, “Tepebaşı Belediyesi’ne hem kendi adıma hem gazetem adına hem de kıymetli yol arkadaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Pandemiden sonra hepimizin hayatı çok değişti. Okuma alışkanlıklarımız değişti, izleme alışkanlıklarımız değişti, yazma alışkanlıklarımız değişti. Herkes bir şeyler yazmaya başladı. Şunu çok açık bir şekilde gördük ki pandemi döneminde yayınevlerinin en çok yöneldikleri kitaplar öykü oldu. Çünkü herkes öykü yazmaya başladı. Bu biraz içinde bulunduğumuz edebiyat dünyasında hem çok sert bir şekilde nereye gidildikleri belli olmayan bir kavram olarak önüne çıktı. Bazı kesimler de insanlar ne güzel öykü yazıyor. Bırakın yazsınlar. Cümlelerini duymamıza neden oldu. Fakat o kadar ürünle haşır neşir olmaya başladık ki öykünün temel niteliklerinin olmadığı öyküleri okumaya başladık. Anı formunda yazılan metinlere öykü dendiğini ve bu kitaplara ödül verildiğini gördük. Bizim bir edebiyat kalıbımız var. Bu sınırları belli olmayan yazı türlerinin iyi bir metin olduğunu söyleyegeldiler. Pandemide de bunu çok gördük. Toplumca edebiyatın iyice bittiği son 5 yılı yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Pandemiden sonra süre gelen öykü yazma ve öykü okuma alışkanlıklarımızın aslında belirsiz bir hal aldığını gözlemlemek mümkün. Neye öykü diyoruz, neye öykü demeliyiz. Bu sorular eleştirmenler arasında sorulan sorular” diye konuştu. “Öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmedi” Hürriyet Yaşar ise şöyle konuştu: 1980’leirn ortalarında hatta 1990’ların sonuna kadar emperyalizm kaynaklı, iş birlikçi kapitalizm kaynaklı bir yönlendirmenin içinde bulduk kendimizi. O duman altı yıllarında geçti benim yazmayı öğrenme yıllarım. Bu duman altı ortamı kırılmamış olarak hala sürüyor. 12 Eylül siyasal kırılmasının ardından sanatta yaşatılanlar, sanatta siyasal, toplumsal güncel konunun sanatlaştırılmasının unutturulması oldu. Öykücü güncel, sanatsal, toplumsal konuyu nasıl öyküleştireceğini unuttu. Hatta 12 Eylülden önce bunu çok iyi bilen sanatçı bile unuttu. Onlar da kötü yazmaya başladılar. Bu durumda biz yeni yazıyorduk. Biz o günlerden 1990’ların ortalarına kadar bir kötüleme, gözden düşürme ve parlatma gibi bir duman altı ortamında yaşadık. Ben öykü yazmayı son 15 yılda öğrendim. Benim iç direncim hiçbir zaman duman altı ortamına inanmamı sağlamadı. 1980 öncesinde öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmemişti. Söyleşinin ardından ise Yazarlar Aman ve Yaşar, kitaplarını okuyucuları için imzaladı. “Tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız” İmza töreninin ardından ise Yıldırım Koç’un konuşmacı olduğu “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi” konulu söyleşiye geçildi. Burada konuşan Koç, “Türkiye tarihinde işçi sınıfı hareketi açısından çok ilginç bir sürecin henüz başındayız. Türkiye’de yüzde 80 oranında işgücünü satarak gelirini sağlayan insanlar var. Türkiye tarihinde ilk kez böyle oluyor. Türkiye tarihinde de ilk kez, Türkiye’de emeği ile geçinen insanların çok hızlı bir şekilde yoksullaştığı koşullarda iktidarda Cumhuriyete ve Atatürk’e dostça bakmayan bir kesim var. Laikliğe karşı olan bir kesim var. Bu tarihimizde ilk kez oluyor. Bizim insanımız bu konularda son derece duyarlıdır. Türkiye tarihinde işçiler lehine en fazla kanunun ve yönetmeliğin çıkarıldığı, işçi ücretlerinin arttığı en iyi dönem 1950-60 arasıdır ve herkes Demokrat Parti’yi desteklemiştir. Demirel döneminde yeni iş yerleri açıldı, iş imkanları çoğaldı, gelirler arttı, kıdem tazminatları konusunda emeklilik konusunda başka ülkelerde olmayan haklar verildi. İşçiler o zaman Adalet Partisini destekledi. Özal döneminde hak kayıpları var. Sonra geri alındı. Adalet ve Kalkınma Parti’sinin iktidarlığında da belli dönemlerde haklar aldı. Ama şimdi tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız. Bu yaşadığımız süreç tarihte ilk defa başımıza geliyor. İşçi hareketinin tarihini bilmeden bugünü anlamak mümkün değil” diyerek öngörülerini anlattı. Koç, söyleşinin ardından okuyucuları için kitaplarını imzaladı. Sanat ve sanatçılar konuşuldu Güven Baykan ve A. Celal Binzet’in konuşmacı olarak yer aldığı “Sanat ve Sanatçılar” konulu söyleşi ile etkinliğin ilk günü tamamlandı. Söyleşinin ardından Baykan ve Binzet kitaplarını okuyucuları için imzaladı. Etkinliğin ikinci günü olan 20 Aralık Cumartesi günü ise saat 13.00’te başlayacak söyleşi programıyla devam edecek. Gün boyunca Şaduman Halıcı, Tolga Aydoğan, Halil Özcan, Orhan Bursalı, Özlem Yüzak, Işık Kansu, Eren Aysan, Güven Baykan ve Zeynep Oral çeşitli başlıklarda söyleşiler gerçekleştirecek. Atatürk’ün kültür politikalarından günümüzün düşünsel dönüşümlerine, sanat ve edebiyattan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içeriğin yer aldığı etkinlik ücretsiz olarak düzenleniyor.

Sanat ve Kitap Şenliği Başlıyor Haber

Sanat ve Kitap Şenliği Başlıyor

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenecek olan Tepebaşı-Cumhuriyet Sanat ve Kitap Şenliği 19-20 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle 19-20 Aralık tarihlerinde düzenlenecek olan Sanat ve Kitap Şenliği, Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlikte söyleşiler, imza günleri ve sergiler yer alacak. Şenliğin açılışı 19 Aralık Cuma günü saat 13.00’te yapılacak. Etkinlikte ilk olarak Nilüfer Atalay’ın “Edebiyatçılarımızdan Portreler” başlıklı resim sergisi sanatseverlerle buluşacak. Gün boyunca Mehmet S. Aman, Hürriyet Yaşar, Yıldırım Koç, Orhan Tüleylioğlu, Güven Baykan ve A. Celal Binzet gibi birçok isim söyleşi ve imza programlarıyla okurlarla bir araya gelecek. 20 Aralık Cumartesi günü ise Şaduman Halıcı, Tolga Aydoğan, İsmet Toto, Orhan Bursalı, Özlem Yüzak, Işık Kansu, Güven Baykan, Eren Aysan ve Zeynep Oral gibi önemli yazar ve gazeteciler çeşitli söyleşiler gerçekleştirecek. Etkinlikte Atatürk’ün kültür politikalarından çağın düşünsel dönüşümlerine, sanat ve edebiyattan toplumsal meselelere kadar geniş bir içerik ziyaretçilere sunulacak. İki gün boyunca sürecek şenlikte kitap tutkunları hem sevilen yazarlarla buluşma fırsatı yakalayacak hem de imza günleri, sergi ve söyleşilerle dolu iki gün yaşayacak. Tepebaşı Belediyesi, tüm Eskişehirlileri ücretsiz olarak düzenlenecek Sanat ve Kitap Şenliği’ne davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.