SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet Halk Partisi

Porsuk Haber Ajansı - Cumhuriyet Halk Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uğur Yıldız: "Ekonomi İyi Masalı Anlatmayın!" Haber

Uğur Yıldız: "Ekonomi İyi Masalı Anlatmayın!"

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, Eskişehir ekonomisindeki daralmaya dikkat çekerek iktidara yüklendi. Eskişehir Ticaret Odası’nın açıkladığı Ocak 2026 karşılıksız çek verilerini paylaşan Yıldız, karşılıksız çek tutarındaki %156’lık artışın esnaf ve tüccar için kötü bir yılın habercisi olduğunu söyledi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, 2026 yılına ekonomik krizin gölgesinde giren esnaf ve tüccarın durumuna ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Yıldız, Eskişehir'de ticaretin durma noktasına geldiğini belirtti. ​“Yüzde 156’lık Artış Bir Yıkımdır” ​Yıldız, paylaştığı verilerle 2026 yılının sadece ilk ayında karşılıksız çek tutarının geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %156 oranında arttığını vurguladı. Yıldız yaptığı paylaşımda şunları söyledi: ​"Eskişehirli esnaf ve tüccar için yıl kötü başladı. 2026 Ocak ayında karşılıksız çek tutarı %156 arttı. Ekonomi yönetiminin başarısızlığına ve nakit krizine bakıp “ekonomi iyi” masalı anlatmayın." dedi. ​“Millet Ekmeğinden, Esnaf İşyerinden Oldu” ​Ekonomi politikalarındaki başarısızlığın faturasının doğrudan vatandaşa ve esnafa kesildiğini ifade eden Uğur Yıldız; "AKP iktidarı yüzünden millet ekmeğinden, esnaf ve tüccar işyerinden oldu." dedi. ​

Eskişehir Kadınların Önde Olduğu Örnek Bir Kent Haber

Eskişehir Kadınların Önde Olduğu Örnek Bir Kent

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü dolayısıyla kadınlarla düzenlenen iftar programına katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, iftar programında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi, “Efendim hepiniz hoş geldiniz. 11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen ve 18’inci iftarında buluştuğumuz Ramazanınız mübarek olsun. Tuttuğunuz oruçların, ettiğiniz duaların kabul olmasını diliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi. Genel Başkan Özgür Özel, şunları söyledi: “ESKİŞEHİR, KADINLARIN ÖNDE OLDUĞU ÖRNEK BİR KENT” “Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugünü bir ilde geçireceğiz. Bununla ilgili Kadın Kolları Genel Başkanımız Asu Hanım bunun için Eskişehir’e gelmeyi önerdi, ‘Tüm günü Eskişehir’de geçirelim’ dedi. Çünkü Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen gibi efsanevi bir rektör, belediye başkanı ve Türkiye’de çok bilinen hizmetleri ile görevini tamamlamış olan bir belediye başkanından sonra göreve bir kadın, bir hukukçu, bir hakim, daha sonra belediyeciliği genel sekreterlikle deneyimlemiş ve başarıyla götürmüş birisi aday olmuştu. Biz onu Eskişehir’e emanet etmiştik. Eskişehir sağ olsun bizi kırmadı ve ona muhteşem bir destek verdi. O da tüm arkadaşlarımızla birlikte çok başarılı, örnek bir belediyecilik yapıyor. Bir kadının büyükşehir belediye başkanı olduğu ve kadınlara çok değer veren, onları her zaman… Bilhassa çok sevdiğim bir şey; Sevgili Ahmet Ataç ve Kazım Kurt, salı günleri Eskişehirli kadınları hep Meclis’e taşırlar. Gelirler, Anıtkabir‘i ziyaret ederler. Grup toplantımızı izlerler, Meclis’i gezerler. Kadınlara çok önem verilen, kadınların çok önde olduğu, hem siyasette hem de toplumsal yaşamda örneği bir örnek bir kent burası. Günü burada geçirmek istedik. Hepinizin bir kez daha 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.” “BU RAMAZAN SOFRASINDA TÜM DÜNYAYA BARIŞ DİLİYORUZ” “Tabii bir yandan Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Ama bir yandan hem kadın cinayetleriyle, hem kadına karşı şiddetle hepimiz üzülüyoruz, kahroluyoruz ve bunların bir an önce azalmasını, yok olmasını temenni ediyoruz. Bununla ilgili bugün önemli toplantılar yaptık, çok değerli konuşmalar dinledik. Kadınları dinledik ve gelecekte Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına yönelik de neler düşündüğümüzü Eskişehir’de paylaştık. Aynı zamanda Ramazan ayındayız. Bir kadın iftarında buluştuk. Bu kadar kalabalık, bin 500’ün üzerinde kadınla birlikte iftar yapmak bizim için çok büyük bir onur. Ramazan İslam dünyası açısından çok önemli. Küslüklerin unutulduğu, barışların sağlandığı, herkesin birbirinin halinden anlamaya çalıştığı bir dönem. Ama maalesef böyle bir mübarek ayda İsrail’le Amerika, İran’a saldırdılar. İran’ı bombalıyorlar, İran’a füzeler atıyorlar. Savaşın ilk günlerinde 160 küçücük kız öğrenci okulda vuruldu. Okulları vuruldu, hayatlarını kaybettiler. Bin 500’e yakın kişi şu ana kadar hayatını kaybetti. Bu Ramazan sofrasından hem İran’a, hem Filistin’e, hem bütün dünya coğrafyasına barış dileyelim.” “İRAN’DA SERT VE NET TUTUM ALMAK LAZIM” “Tabii burada iki önemli şeyi söylemek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi şu; 1 Mart 2003’te Türkiye’de bir savaş tezkeresi oylanmıştı. Rahmetli Deniz Baykal ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Partililer, 99 AK Partili milletvekilini ikna ederek Irak’ın işgalinin Türkiye üzerinden yapılmasına engel olmuşlardı. O günlerde Sayın Erdoğan, düşman askerlerinin Mersin, İskenderun limanına gelmesini, oradan Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmelerini, altı büyük Amerikan askerine üs kurulmasını ve Irak’a buradan operasyon yapılmasını Amerikan Başkanı Bush’a söz vermişlerdi. Biz karşı çıktık, 99 AK Partili milletvekili ile birlikte buna engel olmuştuk. Irak’ta yine Müslüman kanı dökülmüştü ama hiç olmazsa bizim elimize bulaşmamıştı. Şimdi aynı şeyi İran’a yapıyor Amerika ve İsrail. Burada bunlara karşı sert ve net bir tutum almak lazım. Ancak maalesef bugüne kadar Amerika Birleşik Devletleri‘ne ve İsrail’e bu saldırılarını durdurmaları için gerekli tavır konmamış, tutum geliştirilmemiştir. Bu Ramazan sofrasından bir siyaset argümanı olarak değil ama bir vicdan, bir vicdani talep olarak bunu bir kez daha dile getirmeyi önemli görüyorum.” “TRUMP’IN FİLİSTİN’İ İŞGAL MASASINDAN DERHAL KALKIN” “Bir diğeri ise Filistin. Malum Filistin sorunu yaşanıyor. Gazze’de büyük bir katliam yaşandı. 71 bin, çoğu çocuk ve kadın Filistinli hayatını kaybetti. Dünya buna tepki vermekte gecikti, sonradan tepkiler gelişti ama Amerikan Başkanı Trump geldi. ‘Gazze’yi gördüm, çok güzelmiş. Orada Filistinlilerin ne işi var? Oraya güzel oteller, casinolar, kumarhaneler kuracağım. Önünde de hidrokarbonlar var, onları istiyorum’ dedi. Bizim ‘savaş suçlusu’ dediğimiz Netanyahu’ya ‘savaş kahramanı’ dedi. En sonunda bu büyük binaları, casinoları, kumarhaneleri, otelleri yapmak için oraya bir kurul oluşturdu. Utanmadan adına da ‘barış kurulu’ dedi, bütün dünya ülkelerini çağırdı. Dünyanın aklı başında liderleri, Avrupa’nın aklı başında, Trump‘a teslim olmayan liderleri ‘Biz gitmeyiz’ dediler. Maalesef Türkiye gitmeye karar verdi, itiraz ettik. Dedik ki ‘Filistin Filistinlilerindir.’ ‘Efendim burada Filistin de olmayacak, İsrail de olmayacak. Biz onlara barışı getireceğiz.’ Ama ilk toplantıdan iki gün önce bir numara çektiler Netanyahu ile Trump ve İsrail de o masaya oturdu. Filistin’in olmadığı masada Trump ve İsrail’le bizim Dışişleri Bakanımız oturdu. Yarın - öbür gün de Cumhurbaşkanı oturacak. Bu doğru bir iş değildir. Ramazan mübarek günde Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; Trump‘ın Filistin işgal masasından derhal kalkın.Buradan, bu iftar sofrasından, bu ” “ESKİŞEHİR’DE TÜM BELEDİYELERİ KAZANIP TARİHE GEÇECEĞİZ” “Gün boyunca kadınlarla beraber olduk. Belediye başkanlarımızla beraber olduk. Bulunduğumuz yerlerde, kimini andık, kimini anamadık. Ama bugün bu toplantıda tüm belediye başkanlarımızla birlikteyiz. Ben çok değerli belediye başkanlarımız, Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt’a, Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a, Alpu Belediye Başkanımız Gürbüz Güller’e, Beylikova Belediye Başkanımız Hakan Karabacak’a, Çifteler’de sevgili Zehra Konakçı’ya, Mahmudiye‘de İshak Gündoğan‘a, Seyitgazi’de Uğur Tepe‘ye, Sivrihisar’da Habil Dökmeci‘ye ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bu güçlü ekibe sahip çıkan tüm ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Belediyelerini kazanamadığımızı ilçe başkanlarımız var güçleriyle çalışacaklar. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi’ni önce iktidar yapacağız. Sonra Eskişehir’de tüm belediyeleri kazanıp tarihe bir kez de böyle geçeceğiz. Ferhat Başkanıma, ilçe başkanlarıma teşekkür ediyorum. Aramızda bulunan kadın muhtarları, sivil toplum örgütü temsilcilerini, çiftçi kadınları, emekçi kadınları, hele hele en çok da evdeki emekleri ücretlendirilmeyen, emeklilik hakkı bile olmayan ev kadınlarını saygıyla selamlıyorum. Hepiniz iyi ki varsınız.” “ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ EV KADINLARINA EMANET EDİYORUM” “Buradan şu müjdemi vermek istiyorum. Ama altı ay sonra, ama bir yıl sonra ama en geç 1,5 yıl sonra seçim olacak. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak. İktidarımızda iş bulamadığımız, veremediğimiz ya da evde çalışmak zorunda kalan tüm ev kadınlarının sigorta hakkı olacak, emeklilik hakkı olacak. Söz veriyorum. Son sözüm: Herkes çocuğunun geleceği iyi olsun ister. Artık ülkede bundan sonra her şeyin iyi olması için kararı anneler verecek. Emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafların kararı tamam. Artık sıra ev kadınlarında, ev hanımlarında. Tüm ev hanımlarını, ev kadınlarını daha zengin bir ülkede, çorbanın daha kolay kaynadığı bir ülkede gelecek kaygısı duyulmayan bir ülkede, çocuğunun, torununun daha iyi yaşamasını istediğiniz bir ülkede yaşamak istiyorsanız, ben ev kadınlarına emanet ediyorum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır Haber

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala emeklinin bayram ikramiyesine yapılacak zam da gündem oldu. AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler’in yüksek enflasyon ve hayat pahalılığıyla boğuşan emekliye bayram ikramiyesi için 'kaynak yok' diyerek kapıyı kapatması tepkilere neden oldu. TBMM’de çağrıda bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok! Emeklimize bayramda bir asgari ücret ikramiye haktır! Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz getirin sandığı milletin önüne yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin” dedi. “KAYNAK YOK” ÇIKIŞINA TEPKİ CHP’nin vaadi olarak ilk kez 2018 yılında hayata geçen bayram ikramiyesi, her yıl belirli oranda arttırılırken, AKP’nin ‘kaynak yok’ diyerek emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmayacağını açıklaması milyonlarca emekliyi hüsrana uğrattı. Türkiye genelinde emekliler meydanlarda hakkını isterken, muhalefet milletvekilleri emeklinin bayram ikramiyesi zammı için TBMM’de çağrıda bulunuyor. AKP’li Abdullah Güler’in emeklinin bayram ikramiyesi için ‘kaynak yok’ açıklamasına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’de söz alarak bayram ikramiyelerinin en az asgari ücret tutarına çıkarılması çağrısını yaptı. “YANDAŞA, ŞATAFATA VAR, EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİNE YOK” “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok” diye Çakırözer şunları söyledi: “Sözde yüksek gelirli ülke olmuşuz ama hazine tamtakır. Emeklinin bayram ikramiyesine zam verecek bir kuruş yok. 17 milyon emekli geçinemiyor. İnsanca yaşam için meydanlarda, 81 ilde yüzbinlerce imza toplandı ama bu sorumsuz iktidar emeklinin çığlığını duymuyor. Bu ülkenin her karışında alın teri olan emeklilerimiz için Cumhuriyet Halk Partisi olarak talebimiz net: Emeklimize bayramda 1 asgari ücret ikramiye haktır. Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz bırakın. Getirin sandığı milletin önüne, getirin ki yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin.”

Medeni Kanun 100 Yıldır Yaşam Biçimimizdir, Dokunamazsınız! Haber

Medeni Kanun 100 Yıldır Yaşam Biçimimizdir, Dokunamazsınız!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal Türk Medeni Kanunu’nun Kabulünün 100'üncü yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal mesajında şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın emekçileri, Cumhuriyet’in cesur kadınları, Bir devrimin, bir zihniyet dönüşümünün ve kadının ayağa kalkışının adı olan Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilişinin 100. yılındayız. Bundan tam 100 yıl önce 17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, bu topraklarda kadının kaderini değiştirdi. Kadın, erkeğin gölgesinden çıkarıldı; hukuk önünde eşit yurttaş yapıldı. Tek taraflı boşama ve çok eşlilik tarihe gömüldü. Resmi nikâh esası getirildi. Kadınlara miras hakkı, velayet hakkı, tanıklık hakkı tanındı Kadın, devlet karşısında birey oldu. Bu sadece hukuki bir düzenleme değil; bir uygarlık sıçramasıydı. Ve bütün bunlar, bir büyük devrimcinin, bir büyük liderin, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuydu. Cumhuriyet kadın devrimleriyle yükseldi. Cumhuriyet laiklikle güçlendi. Cumhuriyet eşit yurttaşlıkla kök saldı. 2002 yılında yapılan değişikliklerle “aile reisi kocadır” hükmü kaldırıldı. Evlilik birliğinde eşitlik esası güçlendirildi. Evlilik giderlerine katkı yalnızca maddi varlıkla sınırlı tutulmadı; eşlerin emek katkısı da kabul edildi. Evlilik sona erdiğinde edinilmiş malların paylaşımında eşitlik esas alındı. Bunların hiçbiri kendiliğinden olmadı. Bunlar kadın hareketinin mücadelesiyle kazanılmış tarihsel adımlardır. Ancak bugün, Medeni Kanun’un 100. yılında, ne yazık ki bu devrimci kazanımlar açık bir tehdit altındadır. Ve biz soruyoruz: 100 yıl önce kadınları hukuk önünde eşitleyen bu Cumhuriyet, neden bugün kadınların yaşam hakkını koruyamıyor? Neden her gün bir kadın cinayeti haberiyle sarsılıyoruz? Neden kadınlar sokakta, evde, işyerinde güvende değil? Neden nafaka hakkı tartışmaya açılıyor? Neden çocuk yaşta evlilikler görmezden geliniyor? Neden kadınların kazanılmış hakları “aile yapısı” bahanesiyle aşındırılmaya çalışılıyor? Neden “sil baştan aile hukuku” denilerek laik hukuk düzeni tartışmaya açılmaya çalışılıyor? Çünkü bugün iktidarda olan anlayış, Cumhuriyet devrimleriyle hesaplaşma peşindedir! Kadın erkek eşitliğine inanmadığını defalarca ilan eden, kadının özgürlüğünü tehdit olarak gören, kadının kahkahasından rahatsız olan, kadının kıyafetine, yaşam biçimine, tercihine müdahale etmeyi hak gören bir zihniyetle karşı karşıyayız. Şimdi bu zihniyete soralım: Aile eşitlikle mi güçlenir, yoksa itaatle mi? Kadın yoksullaştırılarak mı korunur? Şiddet gören kadın, arabuluculuk masasına oturtularak mı adalet bulur? Boşanma süreçlerini hızlandırma bahanesiyle; tedbir nafakasını ortadan kaldırmayı, yoksulluk nafakasını süreyle sınırlandırmayı, kadını ekonomik güvenceden mahrum bırakmayı planlıyorlar. Asıl mesele nafaka değil. Asıl mesele, boşanan kadının yoksullaşmasıdır. Asıl mesele, ekonomik bağımsızlığı olmayan kadının şiddet döngüsüne mahkûm edilmesidir. Aile arabuluculuğu adı altında; şiddet uygulayan erkekle kadını aynı masaya oturtmak istiyorlar. Bu, adalet değil; güç eşitsizliğini devlet eliyle meşrulaştırmaktır. Evli kadının soyadı hakkı konusunda Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan bir iktidar, hangi hukuk devletinden söz edebilir? Kadını birey olarak değil; ailenin içinde tanımlayan, onu nüfus politikalarının nesnesi haline getiren bir anlayışla karşı karşıyayız. Kadın istihdamı düşerken, kreş yokken, yoksulluk artarken; “daha fazla doğurun” çağrısı yapmak sosyal politika değil, sorumluluktan kaçmaktır. Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; ekonomik kuşatmayla da mücadele ediyor. Kadın yoksulluğu derinleşiyor. Kadın emeği ucuzlaştırılıyor. Kadınlar güvencesiz çalıştırılıyor. Kadın işsizliği artıyor. Bir yandan “aile” deniliyor, öte yandan o ailenin yükü kadınların sırtına bırakılıyor. Biz kadınlar, eşitlik istiyoruz! İtaat değil, özgürlük istiyoruz! Görmezden gelinmek değil, temsil edilmek istiyoruz! Medeni Kanun bu ülkenin toplumsal anayasasıdır. Torba yasalarla değiştirilemez. Pazarlık konusu yapılamaz. Parça parça budanamaz. Çünkü Medeni Kanun’a dokunmak, kadınların hayatına dokunmaktır. Çocukların geleceğine dokunmaktır. Laik hukuk düzenine dokunmaktır. Ve biz buna asla izin vermeyeceğiz! Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, kadın haklarını, toplumsal cinsiyet eşitliğini, laik ve sosyal hukuk devletini savunmaya kararlıyız. Çünkü biliyoruz ki; Çare eşitlikte! Eşitlik varsa adalet vardır. Eşitlik varsa huzur vardır. Eşitlik varsa güçlü aile vardır. Eşitlik varsa güçlü Türkiye vardır. Bu kürsüden tüm kadınlara sesleniyorum: Medeni Kanun yalnızca hukukçuların konusu değildir. Beşikten mezara hayatımızın güvencesidir. Şiddete karşı kalkanımızdır. Yoksulluğa karşı dayanağımızdır. Eşit yurttaşlığın teminatıdır. 100 yıl önce nasıl cesaretle kurulduysa bu Cumhuriyet, bugün de aynı kararlılıkla savunulacaktır. Biz Cumhuriyeti kadın erkek birlikte kurduk. Onu birlikte büyüttük. Ve onu birlikte savunacağız. Medeni kanuna göz dikenler çok iyi bilsin ki; Medeni Kanun’a dokundurtmayız! Laik hukuk düzenini tartışmaya açtırmayız! Kadınların eşit yurttaşlık hakkını pazarlık masasına yatırmayız! Medeni Kanun 100 yıldır yaşam biçimimizdir. Dokunamazsınız!!!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.