SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cemil Tugay

Porsuk Haber Ajansı - Cemil Tugay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cemil Tugay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi Haber

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin İstanbul’da gerçekleştirilen 45’inci Olağan Meclis Toplantısı’nda yeniden encümen üyeliği görevine seçildi. Toplantıyla eş zamanlı düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu’nda ise gıda, su ve enerji başlıkları kentlerin geleceği açısından çok yönlü ele alındı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 45’inci Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen toplantıyla eş zamanlı olarak bu yıl ilk kez Sağlıklı Kentler Forumu da gerçekleştirildi. 13-14 Mayıs tarihlerinde düzenlenen forumda, kentlerin geleceği açısından kritik öneme sahip “Gıda, Su ve Enerji” başlıkları ele alındı. Başkan Ataç yeniden encümen üyesi seçildi Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’nda yapılan seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yeniden Birlik Başkanlığı görevine seçilirken, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da yeniden encümen üyeliği görevine getirildi. Başkan Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçilmesi, Tepebaşı Belediyesi’nin sağlıklı kentleşme, sürdürülebilir çevre politikaları, iklim duyarlılığı ve yerel yönetimlerde katılımcı yönetim anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar açısından önemli bir temsil niteliği taşıdı. Gıda, su ve enerji kentlerin geleceği için tartışıldı Sağlıklı Kentler Forumu kapsamında düzenlenen oturumlarda; sağlıklı şehirleşme politikaları, sürdürülebilir çevre yönetimi, yerel yönetimlerin iklim krizi karşısındaki sorumlulukları, su kaynaklarının korunması, gıda güvenliği ve enerji üretiminde yerel çözümler masaya yatırıldı. Forumda, belediyelerin yalnızca hizmet sunan kurumlar değil; aynı zamanda üretimde daha aktif rol alan, kaynaklarını koruyan, kendi enerjisini üreten ve kent yaşamını dirençli hale getiren yapılar olması gerektiğine dikkat çekildi. “Sağlıklı kent, geleceğini planlayan kenttir” Toplantı ve forumun ardından değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sağlıklı kent kavramının yalnızca fiziki çevre düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını vurguladı. Başkan Ataç, sağlıklı kentlerin; temiz hava, güvenli gıda, korunmuş su kaynakları, yenilenebilir enerji, sosyal dayanışma ve katılımcı yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün kentlerin en temel gündemi artık sadece bugünü yönetmek değil, geleceği korumaktır. Gıda, su ve enerji başlıkları doğrudan insan yaşamını ilgilendiren, kentlerin dirençliliğini belirleyen alanlardır. Belediyeler bu alanlarda daha aktif, daha üretken ve daha sorumlu olmak zorundadır. Tepebaşı’nda biz yıllardır çevreyi, insan sağlığını, temiz enerjiyi ve katılımcı yönetimi merkeze alan bir anlayışla çalışıyoruz. Sağlıklı kent, geleceğini planlayan ve kaynaklarını koruyan kenttir.” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçildiği toplantı, yerel yönetimlerin iklim krizi, kaynak yönetimi ve sağlıklı kentleşme alanındaki sorumluluklarının güçlenmesi açısından önemli mesajlarla tamamlandı.

Fuarda Dorlion Zeytinyağı ve Küllüoba Ekmeğine Büyük İlgi Haber

Fuarda Dorlion Zeytinyağı ve Küllüoba Ekmeğine Büyük İlgi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretim ve yerel lezzetler konusundaki iddiasını bu kez İzmir’de düzenlenen prestijli bir fuarda gözler önüne serdi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ürettiği Premium Ödüllü Dorlion Zeytinyağı ve 5 bin yıllık Küllüoba ekmeği, Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nda büyük beğeni topladı. Ayrıca İzmir’de kurulan stantta “2026 Eskişehir Yılı” da tanıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla gerçekleşen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, sadece ticari hacmiyle değil, sektöre yön veren başlıklarıyla da dikkat çekti. Bu önemli platformda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi standı, özgün ürünleri ve hikâyesiyle ziyaretçilerin uğrak noktası oldu. Öte yandan fuar kapsamında kurulan stantta yalnızca yerel ürünler değil, aynı zamanda kentin vizyon projelerinden biri olan “2026 Eskişehir Yılı” da tanıtıldı. Eskişehir’in kültürel, sanatsal ve turistik potansiyelini ulusal ölçekte duyurma hedefi taşıyan bu vizyon, farklı bir şehirde geniş kitlelere ulaşarak önemli bir tanıtım fırsatı yakaladı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Halk Ekmek A.Ş.’nin katkılarıyla hazırlanan stantta, özellikle Dorlion markalı zeytinyağları büyük ilgi gördü. Kısa süre önce Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda elde ettiği derecelerle adından söz ettiren Dorlion, dört numunesinin tamamıyla ödül kazanarak kalitesini kanıtlamıştı. “Premium Ödül”e layık görülen Özel Seri başta olmak üzere, altın ve gümüş ödüllerle taçlanan ürünler fuar ziyaretçilerinden tam not aldı. Eskişehir’in binlerce yıllık tarihinden ilham alan Küllüoba Ekmeği ise büyük beğeni topladı. Küllüoba Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 5 bin yıllık ekmekten esinlenilerek yeniden üretilen bu özel tarif, geçmiş ile günümüzü buluşturuyor. Taş değirmende öğütülen Kavılca, Horasan ve Gacer buğdayları ile mercimek unundan hazırlanan, düşük glütenli ve katkısız yapısıyla dikkat çeken Küllüoba Ekmeği, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Cumhuriyet Halk Partisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi standını ziyaret ederek kentin yerel değerlerine yakından ilgi gösterdi. Ziyareti sırasında, bölgenin öne çıkan lezzetlerinden Dorlion Zeytinyağı’nın kendine has aroması ve Küllüoba ekmeğinin geleneksel dokusunu deneyimleyen Tugay, zeytinyağını ve ekmeği çok beğendiğini söyledi. Nazik ziyaretinde, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye selamlarını ileten Başkan Tugay, iki şehir arasındaki dostluk ve iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Tugay, Eskişehir’in bu alandaki başarılı çalışmalarını takdir ettiğini ifade etti. Stantta ayrıca Halk Süt ürünleri de yerini alarak Eskişehir’in üretim çeşitliliğini gözler önüne serdi. Doğallık, kalite ve tarihsel mirasın harmanlandığı bu özel sunum, Eskişehir’i fuarın en dikkat çeken katılımcılarından biri haline getirdi.

25'inci Mandalina Şenliği Üreticinin Yüzünü Güldürdü Haber

25'inci Mandalina Şenliği Üreticinin Yüzünü Güldürdü

İzmir’in Seferihisar ilçesinde bu yıl 25’incisi düzenlenen Mandalina Şenliği, hem üreticilerin hem de bölge halkının yoğun katılımına sahne oldu. Türkiye’nin önemli narenciye merkezlerinden Seferihisar’daki şenlikte konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hem mandalinanın ekonomik değerine hem de üreticilerin yıl boyunca verdiği emeğe dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Seferihisar Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 25'incisi düzenlenen Seferihisar Mandalina Şenliği'ne katıldı. Şenlik, renkli gösteriler ve kortej yürüyüşü ile başladı. Ülke ekonomisine değer katan narenciye üreticisinin emeğinin karşılığını alması, ürünün dünya pazarında yer bulması için düzenlenen etkinlikte Başkan Cemil Tugay, yoğun ilgi ile karşılandı. Başkan Tugay, Seferihisar pazar yerinde yapılan şenliğe katılan üreticilerin tezgahlarını ziyaret etti, kendisi ile fotoğraf çekmek isteyenleri kırmadı. Binlerce üreticinin geçim kaynağı olan Mandalina Şenliği, dans gösterileri ile başladı. Tugay yaşanan sorunlara dikkat çekti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Mandalina Şenliği'ne ülkenin farklı kentlerinden birçok insanın katıldığını, bunun da kendilerini mutlu ettiği söyledi. Seferihisar'ın kente tarımsal ve turizm açısından önemli katkılarının olduğunu belirtti. Mandalina üreticilerinin yaşadığı sorunları anımsatan ve benzer sıkıntıları sadece tarımla uğraşanların değil, ülkede üretime katkı sunmak isteyen herkesin yaşadığını söyleyen Başkan Tugay, “Bu sorunlar ülkemizin fakirleşmesine, insanlarımızın işsizleşmesine ve bunun gibi birçok soruna neden oluyor. Bir süre sonra insanlar ne yapacağını bilmez hale gelebiliyor. Yoksulluğun, işsizliğin altında bunalan insanlar birbirine zarar vermeye başlıyor. Bize 'Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur' diyen bir liderin ülkesinde yaşıyoruz. Eğer bu milletin damarlarında o asil kan dolaşıyorsa, bu ülkede yanlış hiçbir şeye izin vermez” diye konuştu. “Bu büyük mücadele grubuna hepinizi katılmaya davet ediyorum” Çalışmadan hiçbir şeyin düzeltilemeyeceğini vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şu ifadeleri kullandı: “Bu mücadeleyi birlikte yapacağız. Sokakları mis gibi mandalina kokan bu güzel şehirde, burada olan ve olmayan herkese sesleniyorum; büyük milletimizin herhangi bir yanlışın önünde diz çökeceğini düşünenler varsa, boşuna hayal kuruyorlar. Bizler hiçbir yanlışın önünde diz çökmeyeceğiz. Bütün sorunlarımızı ve sıkıntılarımızı çalışarak, birbirimize sahip çıkarak çözeceğiz. Bu işin mücadelesini yapan herkes burada. Bu büyük mücadele grubuna hepinizi katılmaya davet ediyorum. Yaşasın İzmir, yaşasın Seferihisar, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti...” “Üreticinin ne zaman uykusunun kaçtığını bilirim” Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de yaptığı konuşmada bunun sadece bir şenlik olmadığını, Seferihisar'ın ruhunu, üretim gücünü ve dayanışmanın sıcaklığını yaşadığı günlerden biri olduğunu söyledi. Çocukluğunun mandalina bahçelerinde geçtiğini ifade eden Yetişkin, “Küçük yaşlardan itibaren dalların arasında koştuğum, mandalinanın kokusu ile büyüdüğüm, Seferihisar'ı bahçesinden, toprağından tanırım. Burada yalnızca bir belediye başkanı olarak değil aynı zamanda üretici olarak da bulunuyorum. Bu topraklarda doğmuş, büyümüş ve bu toprakların ekmeğini yemiş biri olarak üreticimizin derdini en iyi anlayanlardan biriyim. Ağacın ne zaman üzüldüğünü, toprağın ne zaman konuştuğunu, üreticinin ne zaman uykusunun kaçtığını bilirim. Bütün bu dertler benim de derdim oldu” dedi. Bu yıl mandalina satışlarında yaşanan sorunların herkesi derinden etkilediğini de vurgulayan Yetişkin, “Üreticimiz emeğinin karşılığını bulamadı. Fiyatlar, maliyeti bile karşılamadı. Bu tablo kabul edilemez. Buradan güçlü bir çağrı yapmak istiyorum; devletin ve tüm yetkili kurumların, mandalina üreticisi için acil önlemler alması gerekiyor. Biz Seferihisar olarak üreticimizin yanındayız ama bu yükü sadece üreticinin sırtına bırakmak doğru değil. Üreticinin alın teri bu memleketin geleceğidir. Biz bu geleceğe sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu. Ödüller sahiplerini buldu 25. Seferihisar Mandalina Şenliği kapsamında düzenlenen Hediyelik Eşya Yarışması'nda dereceye giren tasarımlar açıklandı. Başkan Tugay ile İsmail Yetişkin; birinci olan Zeynep Şumnulu, ikinci olan Bahar Özcan ile üçüncü olan Kübra Selüktekin'e ödüllerini verdi.

Kestane Gözümüz Gibi Korumamız Gereken Bir Tarımsal Ürün Haber

Kestane Gözümüz Gibi Korumamız Gereken Bir Tarımsal Ürün

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Beydağ ilçesinde kestane üreticileriyle bir araya geldi. Bölgenin en önemli ihracat kalemleri arasında yer alan kestanede üretim kapasitesini artırmanın önemine değinen Başkan Tugay, “Kestane gözümüz gibi korumamız gereken bir tarımsal ürün. Beydağ’da hastalığa dirençli ağaçlar dağıtarak ve hastalıkla mücadele ederek üretimi desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Küçük Menderes Havzası’nın zengin topraklarından yetişen, lezzetiyle ün yapan Beydağ kestanesinde hasat devam ediyor. Bölgenin kestane üreticileriyle buluşmak için Beydağ’a giden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Erikli Mahallesi’nde kestane hasatına katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay’a Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, belediye bürokratları, muhtarlar ve Beydağlı üreticiler eşlik etti. Erikli Mahallesi’ndeki köy meydanında geleneksel usullerle hazırlanan kestaneler fırınlara yerleştirildi. Başkan Tugay, program kapsamında zeytin hasadı yaptı ve yeni zeytin fidanlarını toprakla buluşturdu. “Hastalığa dirençli ağaçlar dağıtıyoruz” Ziyarette Beydağlı üreticilerle sohbet eden Başkan Tugay, kestanede yaşanan hastalıklar ve tedavi süreçleri, kalite, rekolte gibi konularda bilgi aldı. Başkan Tugay, “Kestane çok değerli, gözümüz gibi korumamız gereken bir ürün. Her yerde yetişmiyor ama yetiştiği yerlerde de ciddi bir gelir sağlıyor. Bu bölgemizdeki kestanelerin büyük bir bölümü ihracata gidiyor. Kestanede başa bela gibi birkaç hastalık var. Büyükşehir Belediyesi olarak hastalığa dirençli ağaçlar dağıtarak, hastalıklarla mücadele ederek üreticilerimize destek oluyoruz. Bu şekilde çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Üretimi destekleyip sosyal yaşamı güçlendiriyoruz” İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımda teknoloji kullanımını teşvik etmeyi istediklerini belirten Başkan Tugay, “Bir taraftan üretimi destekleyip, bir taraftan sosyal yaşamı güçlendirmek için belediye başkanlarımızla planlama yapıyoruz. Bu ziyaretlerimizle, vatandaşlarımızdan duyduğumuz isteklerle çalışmalarımıza daha iyi yön veriyoruz” dedi. Başkan Başaran: “İzmir için bir katma değer” Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran ise “Kadim orman ağaçları olan kestane, bölgemiz için, İzmir için bir katma değer. Yüksek oranda yurt dışına giden, ülkemize kazanç sağlayan bir ürün. İnsanlarımızın ciddi bir geçim kaynağı. Sağ olsun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız, her alanda olduğu gibi tarımın, bölgemizin yanında. Bugün kestane ve zeytin hasadı yaptık, zeytin ağacı diktik. Tarım ilçesi Beydağ’da başkanımız hiçbir zaman desteğini bizden esirgemiyor. Bugün Beydağ için güzel bir gün” şeklinde konuştu. Neler yapıldı? İzmir Büyükşehir Belediyesi, bölgenin önemli ihracat ürünlerinden İzmir kestanesinin korunması, geliştirilmesi ve katma değer yaratması için Küçük Menderes Havzası başta olmak üzere kestane üreticilerine hastalıklar ve zararlılarla mücadele için eğitimler veriyor. Kestane kanseri ile mücadele kapsamında, son bir buçuk yılda 3 bin 855 litre ardıç katranı, 5 bin 260 litre çamaşır suyu, 1 ton 641 kilogram göztaşı dağıtımı yapıldı. 2024 yılında kestane gal arısı zararlısıyla mücadele kapsamında, 22 mahalleye 3 bin 90 zararlıya dayanıklı “ertan” çeşidi kestane fidanı dağıtıldı.

Zeytinlikleri Korumak, Tüm Ülkenin Geleceğini Korumaktır Haber

Zeytinlikleri Korumak, Tüm Ülkenin Geleceğini Korumaktır

Urla Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali'nde “Tarım ürünlerinin bölge kalkınmasındaki yeri: Zeytin Yasası” paneli düzenlendi. Panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Zeytinliklerin madenciliğe açılması yalnızca bir çevre meselesi değildir; aynı zamanda bir kalkınma, ekonomi ve gıda güvenliği meselesidir. Zeytinlikleri korumak, bir kentin değil; tüm ülkenin geleceğini korumak demektir” dedi. Urla Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali programı kapsamında “Tarım ürünlerinin bölge kalkınmasındaki yeri: Zeytin Yasası” paneli düzenlendi. Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem moderatörlüğünde yapılan panele İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe katıldı. Panelde zeytinle ilgili yasanın yanında, zeytinin geleceği ve markalaşması konuşuldu. Başkan Tugay, üreticilere verdikleri destekleri anlattı. Tugay: Üreticinin geleceğe dair güvenini sarsar Zeytin Yasası hakkında konuşan Başkan Tugay, “Kamuoyunda 'Zeytin Yasası' olarak bilinen düzenleme teklifine dair endişelerimizi açıkça paylaşmak isterim. Bu teklif, zeytinliklerin madencilik ve enerji faaliyetlerine açılmasına imkân tanıyan hükümler içeriyor. Oysa Türkiye’de yürürlükte olan 3573 sayılı yasa, zeytinliklerin korunmasını açık bir şekilde güvence altına alıyor. 24 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7554 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu’nda Geçici 45. Madde ile yapılan değişiklik kapsamında, zeytinlik alanlara ilişkin hükümler yeniden düzenlendi. Maden Kanunu’ndaki bu değişiklik yıllardır zeytinleri koruyan 3573 sayılı kanun ile çelişmektedir. Bu değişiklik, uzun yıllar sonra ürün veren bir tarımsal yatırımın yok edilmesi, yerel geçimin ve kırsal ekonominin zedelenmesi, ekosistemin geri dönüşsüz biçimde tahrip edilmesi, gıda güvenliğinin, ihracat kapasitesinin ve ülke ekonomisinin riske atılması anlamına gelir. Daha da önemlisi, üreticinin geleceğe dair güvenini sarsar. Tarımda güven duygusu kaybolduğunda, bölgesel kalkınma da zarar görür. Taşıma veya ‘eşdeğer alan’ yaratma gibi öneriler teknik olarak da ekonomik olarak da gerçekçi değildir. Zeytin ağacının verimi, toprağın hafızasıyla birlikte büyür; başka yere taşınarak yeniden kurulamaz. Bu nedenle, zeytinliklerin madenciliğe açılması yalnızca bir çevre meselesi değildir; aynı zamanda bir kalkınma, ekonomi ve gıda güvenliği meselesidir. Zeytinlikleri korumak, bir kentin değil; tüm ülkenin geleceğini korumak demektir” dedi. “İzmir'in tarımını her anlamda destekleme konusunda çok kararlıyız” Ege Bölgesi'nin tarım açısından inanılmaz bir bölge olduğunu kaydeden Tugay, “İzmir'de 350 bin hektarlık alanda tarım yapılıyor. 190 bin hane çiftçilikle uğraşıyor. İzmir'in birbirinden farklı bir sürü havzası var. Ancak politikaların biraz yerelleşmesi lazım. Bu bakış açısıyla çalışıyoruz. Zeytin çok özel bir yere koyduğumuz ürün, bağcılık da öyle” dedi. Yakın bir zamanda gıdanın en hayati konulardan olacağını belirten Tugay, tarımın doğru konumlanması gerektiğini söyledi. Tugay, “Zeytini inanılmaz çeşitlilikte üretiyoruz. Ege de zeytinin en fazla üretiminin olduğu bölge. Daha kaliteli ürün geliştirilmesi, üretim rekoltesinin artırılması, elde edilen zeytinin doğru işlenmesi, marka yaratılması, markalanmış ürünün pazarlanması konularında becerilerimizin artması lazım” dedi. Tugay ayrıca “Yerel tarım konseyleri olması gerekiyor. Biz İzmir Tarım ve Gıda Konseyi oluşturduk aslında. Ama bölgelerin sorunlarının aynı olmadığını anladık. Daha yerelleştirerek gitmeli, belki Urla'nın kendisinin tarım ve gıda konseyi olmalı. Biz İzmir'in tarımını her anlamda destekleme konusunda çok kararlıyız” dedi. Akın: Tehdit olmaz, çünkü biz varız Destekleri için Başkan Tugay'a teşekkür eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir'de 13 milyona yakın zeytin ağacı olduğunu söyledi. “Balıkesir'de zeytinliklerimizin talan edilmesine asla izin vermiyoruz. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Zeytin bereketin sembolüdür. Zeytine göre hayatımızı yönlendirmek zorundayız. Bu yasa nedeniyle her şeyi bir kenara bırakacak halimiz yok” dedi. Akın, kentte zeytincilikle ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgiler verdi. Balkan: Direnmeye devam edeceğiz Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Zeytincilik Yasası 11 kez meclise sunulmuş. Tam 10 kez değiştirilmek istendi, kamu yararı da öne sürülerek zeytinlik alanların enerji ve maden aramalarına açılması üzerine karar aldılar. Zeytin ve üzüm bu topraklarda bize bırakılan en büyük miras. Biz burada mücadelemize devam edeceğiz. Bizler kendimizi zeytine göre şekillendirmeliyiz. Taşımak, kaybolmasına neden oluyor. Direnmeye devam edeceğiz” dedi. Balkan, kırsal koruma planı için de Başkan Tugay'a teşekkür etti. Göztepe: Birlik olup tehdide karşı savaş açmalıyız Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe ise, “3 bin yıllık bağcılık geçmişimiz var. Bizim de bu yıl 6. kez düzenlediğimiz bir zeytin festivalimiz bulunuyor. Bu yasa zeytinciliğin idam fermanıdır. Hep beraber olmalıyız. Günümüzde çok zor koşullarda belediye başkanlıkları yapıyoruz. Büyükşehir belediye başkanlarımız bambaşka tehdit altında. Herkes yaptığını 10 defa düşünüyor. Böyle zamanlarda tek yapabileceğimiz şey birlik olmak. Bir olmalıyız, bu tehdide karşı savaş açmalıyız” şeklinde konuştu.

Yeşil Atıklar Kompost Gübreye Dönüşüyor Haber

Yeşil Atıklar Kompost Gübreye Dönüşüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, park ve bahçelerden çıkan günlük yeşil atıkları işleyerek kompost gübreye dönüştürüyor. Parklarda ve yangından zarar gören tarlalarda toprakla buluşan gübrelerle ekolojik ve ekonomik dönüşüm gerçekleştirilirken yılda 2 buçuk milyon lira tasarruf sağlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sürdürülebilir bir kent için başlattığı atık yönetim planlaması kapsamında park ve bahçelerdeki yeşil atıklar da kompost gübreye dönüştürülerek yeniden doğaya kazandırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, budama artığı, çim kalıntıları, yeşil atıklar, atölyelerden çıkan talaş atıkları gibi doğal atıklar ekipler tarafından toplanıyor. Toplanan atıklar, daire başkanlığının Bornova’daki yerleşkesine getirilerek kompost üretimi için hazırlanıyor. Hazırlanan doğal materyal, İzmir Doğal Yaşam Parkı’ndan getirilen hayvansal gübre ile birleştirilip, sıcaklık, nem ve azot gibi uygun şartlar sağlanarak kompost gübreye dönüştürülüyor. Yılda 2 buçuk milyon lira tasarruf İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin doğal kaynaklarıyla dönüştürdüğü kompost gübreyi, yine kentin yeşil alanlarının doğal bir şekilde gübrelenmesi için kullanıyor. Böylelikle İzmir’in yeşil alanları, kimyasal zenginleştiriciler yerine doğal gübrelerle daha yeşil ve sağlıklı bir hale getiriliyor. Gübreler, yeşil alanların yanı sıra Tarımsal Daire Başkanlığı tarafından yangın gören şehir içindeki tarımsal alanlarda ihtiyaç halinde toprağın zenginleştirilmesi için de kullanılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kendi bünyesinde ürettiği gübre ile yılda yaklaşık iki buçuk milyon liralık tasarruf sağlıyor. Hedef yılda 4 bin metreküp kompost üretimi İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Ağaçlandırma Şube Müdürlüğü Peyzaj Mimarı Yağmur Altun, kompost üretirken belirli nem ve oksijenle birlikte azot ve karbon döngüsünü dikkate alarak bir karışım hazırladıklarını belirtti. Bu karışımı belirli aralıklarla karıştırdıklarını aktaran Altun, “Bu sayede kontrollü bir çürüme elde etmiş oluyoruz. Bu kontrollü çürümeyle elde ettiğimiz kompost, bizim toprağımızı zenginleştiren doğal gübre halinde geri kullanabileceğimiz materyale dönüşmüş oluyor. Belediyemizin Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı bünyesinde budama atıkları, çim atıkları gibi atıklardan elde ettiğimiz materyalleri kompost alanımızda kompost üretiminde kullanıyoruz. Yılda 4 bin metreküp kompost üretimi hedefliyoruz” diye konuştu. Süreç nasıl işliyor? İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı, park, bahçe ve yeşil alanlardan ağaçların budanması, dal, yaprak kalıntısı ağaç parçaları, dökülen yapraklar, çim biçme artıkları Bornova’da bulunan Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’nın yerleşkesine getiriliyor. Toplanan malzemeler bu noktada öğütülerek gübrelerde kullanıma hazır hale getiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi önümüzdeki süreçte Başkan Dr. Cemil Tugay’ın ilçe belediye başkanlarına yaptığı çağrı çerçevesinde ilçe belediyelerinden gelen atıkların da dönüşümünü sağlamayı hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, apartmanlardan, evlerden, okullardan, kamu kurum ve kuruluşlarından, spor tesislerinden, sitelerin bahçelerinden ve kendi mülkiyetinde olmayan alanlardan çıkan yeşil atığın kompost gübreye dönüşümünü sağlamıyor.

Gıda Güvenliği Tepebaşı’nda Ele Alındı Haber

Gıda Güvenliği Tepebaşı’nda Ele Alındı

Tepebaşı Belediyesi ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliği ile “Gıda Güvenliği Paneli” düzenlendi. Tepebaşı Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen panelde sağlıklı bir yaşamın ve toplumun temelini oluşturan gıda güvenliği ele alındı. Tepebaşı Belediyesi ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen panel Tepebaşı Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Panele İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlık Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, İstanbul Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, Bursa İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bilecik Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Tepebaşı Belediyesi başkan yardımcıları ve meclis üyeleri katıldı. Katılımcıları salonda Tepebaşı Belediyesi’nin Türkiye’ye örnek projelerinden olan İki Elin Sesi Var Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestraları ve Koroları karşılarken başkanlar Tepebaşı Belediyesi Kadın Üretici Ürün Satış Noktası’nda satış yapan kadınların, Temmuz ayında tezgahlarında yer alan ürünlerin bulunduğu standı da inceledi. Panel, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Turgay ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce’nin açılış konuşmaları ile başladı. Başkan Ataç: Mücadelemiz devam edecek Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’ne üyelik sürecini anlatan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Cemil Turgay Başkanım Sağlıklı Kentler Birlik Başkanına seçildikten sonra çok önemli kararlar alındı. Bunlardan biri de bugün gerçekleştirdiğimiz Gıda Güvenliği Paneli. İklim kanunu, maden kanunu, mera kanunu gölgesinde gıda güvenliği ne kadar olabilir? Ne kadar sağlanabilir? İlk bakışta yalnızca karnımızı doyurmakla sınırlı iş ve görevmiş gibi görünen gıda meselesi, derinden bakıldığında iklim değişikliği, toprak vasfı, tüketici alışkanlıkları, kentlerin örgütlenmesi, göç, sanayileşme en nihayetinde demokrasi ve adalet gibi birçok konuya uzanan, birbirine bağlanan kapsamlı bir süreci ifade etmektedir. Gezegene zarar vermeden, onarıcı tarım yöntemlerine, kültürüne, üretime, sağlıklı beslenme hakkında gıda egemenliğine sahip çıkanlar bugün dünyanın birçok yerinde bir araya geliyorlar, tartışıyorlar ve örgütleniyorlar. Unutmayın gıdayı yöneten toplumu da yönetir. Meclisten geçen iklim kanunu sosyo-ekonomik açıdan da pek çok olumsuz etkisi olacak. Tarım sektöründe gıda egemenliğinde halk zayıflatma riski taşımaktadır. İklim krizinin olumsuz etkilerine somut atılması gereken adımlar belirlenmeli, çiftçilerimiz yalnız bırakılmamalıdır. İklim kanunun da korunarak artırılması hedeflenen ormanlar madenciliğe açılıyor. Eskişehir’de de yaşıyoruz. Bozdağ’da başlayacak olan altın madenleriyle ilgili Eskişehir’de büyük tepkiler var. Ama bu son çıkan katliam yasasıyla hepsinin yolu açıldı. Mücadelemiz devam edecek. Tepebaşı Belediyesi 2009 yılından beri yenilenebilir temiz enerji konusunda çok önemli işler yaptı. Bugün bu konuda söz sahibi olan bir belediyedir. Bugün burada arkadaşlarım adına iftihar ediyorum.” dedi. Ferdi Zeyrek’in adı Tepebaşı’nda anılacak Başkan Ataç konuşmasında geçirdiği elim kaza sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i de anarak, “Sevgili dostlar ayrıca bugün Ferdi Başkan’ı anmadan geçemeyeceğim. İnsanların erken kaybedilmesi, olmadık bir şekilde kaybedilmesi daha üzücü oluyor. Tepebaşı Belediyesi olarak Eskişehir’de bir tesisimize onun adını verelim diye Meclis kararı aldık. Bugün dört tane çok önemsediğimiz projenin yaşadığı bir tesise Ferdi Zeyrek adını verdik. Bundan sonra onun adı ile anılacak. Projelerimizden birincisi Tepebaşı Belediyesi İki Elin Sesi Var Çocuk ve Gençlik Orkestraları ve Koroları’nın çalışma merkezi, ikincisi Dil ve Konuşma Terapisi Merkezimiz aynı zamanda çocuklar için Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği ve 2001 yılından beri büyük emekle yaptığımız belde evlerinden Yeşiltepe Belde Evi orada bulunuyor.” ifadelerini kullandı. Ünlüce: Gıda güvenliğini eşit şekilde erişilebilir hale getirmeliyiz Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce, “2000’li yılların başlarında henüz belediyecilikle ilgim yokken, yeni avukatlık yapmaya başlamış ve biraz da sivil toplum gönüllüsüyken duydum ki Tepebaşı Belediyesi, Sağlıklı Kentler Birliği’ne girmiş. Bu, şehirde gerçekten büyük bir heyecan uyandırmıştı. Sivil toplum oluşumlarında çalışan biri olarak bizim de elimiz hep Tepebaşı Belediyesi’ndeydi; birlikte çalışmalar yapıyorduk. Bugün eğer ‘Hayat Tepebaşı’nda güzel’ diyorsak, işte bunda Sağlıklı Kentler Birliği’nin çok büyük payı var. Bu nedenle, birliğin hem şehrimize hem de Türkiye’ye kattığı tüm değerler için huzurlarınızda teşekkür ediyorum.” dedi. Günümüzde gıda güvenliğinin son derece önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Ünlüce, “Gıda güvenliği günümüzün en önemli konularından bir tanesi. Ancak bu mesele sadece tarladan sofraya gelen bir ekosistemden ibaret değil; aynı zamanda farklı boyutları da var. Bir kere eşitlikle, derin yoksullukla ve sosyal devletle ilgili bir konu. Bugün bizler, gıda güvenliğini sağlamak için çok güçlü devlet politikalarına ihtiyaç duyuyorken; yerel yönetimler ve vatandaşlar olarak iktidara karşı, devlete karşı davalar açarak, mücadele ederek bir yol bulmaya çalışıyoruz. Gıda güvenliği konusunda hep birlikte, doğru politikalarla ilerlemekten başka çaremiz yok. Bu ekosistemi birlikte kurmak zorundayız. Havamızı, suyumuzu, doğamızı koruyarak; gıda güvenliğini tüm vatandaşlarımız için eşit şekilde erişilebilir hale getirmeliyiz. Ben, bu kadar önemli bir konuyu hem Eskişehir gündemine hem de ülke gündemine taşıdığı için başta Birlik Başkanımız olmak üzere tüm üyelerine, encümen üyelerine teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Başkan Tugay: Eskişehir herkese ilham vermiş ve örnek olan bir şehir İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlık Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bir ülkede yerel yönetimin, bu şehrin değişimini nasıl sağlayacağına dair Türkiye tarihindeki en güçlü örneği olan Eskişehir’deyiz. Büyükşehir Belediyesi ile Tepebaşı Belediyesi ile Odunpazarı Belediyesi ile diğer ilçeleriyle gerçekten uzun yıllardır bir vizyonla çok önemli bir değişimi gerçekleştirmiş, herkese ilham vermiş ve çalışmalarıyla herkese örnek olan bir şehir. Bu şehirde bizi konuk eden Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a ve burada olan Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve Odunpazarı Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. “İş birliklerine hazır olmalıyız” Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin kapsamlı bir faaliyet alanına sahip olduğunu kaydeden Tugay, “Bizim çok kapsamlı bir faaliyet alanımız var. Hedefimizi geniş tutuyoruz. Öncelikle doğru belirlemeye çalışıyoruz. Belediye birlikleri politika oluşturmak için değil, dayanışma için kuruluyorlar. Belediye birliklerimizin çoğunda bir dayanışma ortamı oluşturulmaya çalışılıyor. Ama en ilişkili olduğu konular hem de bugün yaşanan sorunlar nedeniyle Sağlıklı Kentler Birliği’nin Türkiye’de politika oluşturmada da sorumlu olması gereken bir birlik olduğunu düşünüyorum. İklim Kanunu ile ilgili muhatap olunması gereken birliklerden biriyiz. Bu birliğin önemli bir birikimi var. Kendini geliştiren bir yapısı var. Ama ne olursa olsun hepimizin görevi sorun çözmek. Sorunları çözmek için bir araya geldik. Bu sorunları çözmek için bütün iş birliklerine açık olmalıyız, diyalog kapılarını açık tutmalıyız. Çünkü bahsettiğimiz şey dünyanın geleceği, insanların toplumların sağlığı.” dedi. “Daha çok dikkat etmemiz gereken dönemdeyiz” Başkan Tugay, “Türkiye’de de nüfus büyük oranda değişiyor. Bugün bizim nüfusumuzun yüzde 7’si köylerde yaşıyor. Benzer oranlar bütün dünyanın gelişmiş ülkelerinde de var. Madem şehirlerde toplandık buralarda sağlıklı yaşam ortamları oluşturmak zorundayız. Bugün dünyanın 1 numaralı krizi iklim krizi. Yakın zamana kadar iklim krizi yalan diyen çok insan duydum. Ama son birkaç yıldır anormal sıcaklıklar, kuraklık, ekosistemin değiştiğine dair birçok belirtiler var. Türkiye’nin şu an çok ciddi bir su yoksunluğu var. Bir dahaki toplantımızı da su yönetimi konusunda yapacağız. İklim krizi ile bağlantılı ama yanlış tarım politikaları ile doğrudan ilişkili gıda konusu var. Gıdanın pek çok aşamasında sorun yaşıyoruz. Gittikçe artan bir gıda yoksunluğu, gıdaya erişimle ilgili sorunları ve gıda enflasyonunu hepimiz yaşıyoruz. Ama dünyanın bazı bölgeleri bizden daha önce başladı. Önümüzdeki yıllara baktığımız zaman Türkiye’nin tamamı özellikle tarımla gıda ile uğraşan hiç kimse iyi görmüyor. O nedenle suyu, gıdayı, enerjiyi, toprağın yapısını korumaya daha çok dikkat etmemiz gereken dönemdeyiz” diyerek bir sunum gerçekleştirdi. Panel iki oturum şeklinde gerçekleşti İki oturum şeklinde düzenlenen panelin “Gıda Güvenliği” oturumunun moderatörlüğünü Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Sezerel yaptı. Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırma Vakfı (BAYETAV) Genel Sekreteri Dr. Bülent Şık ise konuşmacı olarak yer aldı. Panelin ilk oturumunda gıda güvenliği çerçevesinde küresel gıda israfından, sera gazı emisyonu etkisinden, dünya çapında tarım arazilerinin boş yere işgal edilmesinden, gıda ulaşımda yaşanan sorunlardan, sürdürülebilir ve çevreci gıda sistemlerinden, yerel üretim ve tüketim döngülerinin güçlendirilmesinden gıda hakkının kurumsal politikalara entegrasyonundan bahsedildi. İyi uygulama örnekleri anlatıldı Ardından moderatörlüğünü Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü SKB Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. R. Funda Barbaros’un yaptığı “İyi Hizmetler Müdürü Burcu Akçay, Tepebaşı Belediyesi’nin hayata geçirdiği Kadın Üretici Ürün Satış Noktası projesinden, üreticiye destek amaçlı gerçekleştirilen çilek hibesinden, BEBKA destekli kurulan Tarımsal Üretimde Tahmin ve Erken Uyarı sistemlerinden, Sakintepe Soğuk Hava Deposu’ndan, Kızılinler Balkabağı Festivali gibi örnek projeleri anlattı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İştirak Şirketleri Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serap Güler ise Küllüoba Höyüğü’nde kazı çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarılan ve yaklaşık 5000 yıl öncesine ait tarihi ekmek, olan Küllüoba Ekmeğinin ar-ge çalışmalarından ve üretim süreçlerinden bahsetti. İZTARIM A.Ş Genel Müdürü Öztürk Kurt, İzmir’de üreticilerin ürünlerinin değerlendirildiği İzmar’ın çalışmalarından söz etti. ETİ Gıda A.Ş Kıdemli Kalite Güvence Müdürü Ahmet Koç, ETİ markasının kuruluşundan, vizyon ve misyonunu anlatırken Gıda Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Devrim Barçak Potok ise dernek faaliyetlerinden söz etti. Potok, küresel sera gazlarının yüzde 11’inin üretilen ancak tüketilmeyen gıdalardan kaynaklandığını 1,3 milyar ton gıdanın israf edildiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.