SON DAKİKA
Hava Durumu

#Barış Günaydın

Porsuk Haber Ajansı - Barış Günaydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış Günaydın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baro Başkanı Günaydın: "Avukatın Can Güvenliği Savunma Hakkının Güvencesidir" Haber

Baro Başkanı Günaydın: "Avukatın Can Güvenliği Savunma Hakkının Güvencesidir"

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, avukatlara yönelik saldırılar, gazetecilerin tutukluluğu ve kadın cinayetlerine ilişkin açıklama yaptı. Günaydın, “Avukatların korkmadan savunma yapabildiği, gazetecilerin korkmadan haber yaptığı, kadınların korkmadan yaşadığı bir ülke istiyoruz” dedi. Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, avukatlara yönelik şiddet, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hukuk devletinin korunması gerektiğini vurgulayan Günaydın, savunma hakkı, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Son dönemde farklı şehirlerde avukatların görevleri sırasında saldırıya uğramasına, gazetecilerin gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kalmasına ve kadın cinayetlerine dikkat çeken Günaydın, yaşananların birbirinden bağımsız olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. “Avukatın Can Güvenliği Savunma Hakkının Güvencesidir” Avukatların mesleki faaliyetlerini yerine getirirken saldırıya uğramasının yalnızca hukukçuları değil, hak arayan tüm vatandaşları ilgilendirdiğini belirten Barış Günaydın, avukatların temsil ettikleri kişilerle özdeşleştirilemeyeceğini vurguladı. Günaydın, 13 Ekim’de Aksaray Barosu üyesi Avukat Çiğdem Akbulut Çökmez’in Aksaray Adliyesi’nde, aynı gün Afyonkarahisar Barosu üyesi Avukat Fahri Fevzi Kartal’ın duruşma salonunda saldırıya uğradığını hatırlattı. Günaydın ayrıca 20 Ekim’de Van Barosu üyesi Avukat Turan Yazan’ın adliye içinde, 21 Ekim’de ise İstanbul Barosu üyeleri Avukat Muhammed Baykan Karataş ve Avukat Selim Durna’nın Küçükçekmece’de yürüttükleri haciz işlemi sırasında saldırı ve tehdide maruz kaldığını aktardı. Farklı şehirlerde ve farklı görev alanlarında yaşanan olayların avukatların güvenliği konusundaki endişeleri artırdığını belirten Günaydın, şu değerlendirmede bulundu: “Avukat temsil ettiği kişinin yerine konulamaz. Üstlendiği davanın, yürüttüğü takibin tarafı değildir. Hukuki bir işlemden duyulan öfkenin avukata yöneltilmesi kabul edilemez.” Avukatlara Yönelik Şiddet İçin Yasal Düzenleme Çağrısı Avukatların adliyelerde, duruşma salonlarında ve haciz mahallerinde can güvenliğinden endişe ederek görev yapmasının hak arama özgürlüğünü tehdit ettiğini ifade eden Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Avukatların güven içinde çalışabilmesi için etkili yasal düzenlemelerin yapılmasını ve somut güvenlik tedbirlerinin hayata geçirilmesini isteyen Günaydın, saldırıların etkin biçimde soruşturulması ve sorumlular hakkında hukukun gerektirdiği yaptırımların uygulanması gerektiğini kaydetti. “Kadınların Yaşam Hakkı Devletin Anayasal Yükümlülüğüdür” Açıklamasında kadın cinayetlerine de değinen Barış Günaydın, İzmir’in Menemen ilçesinde görev yapan avukat Özge Pembe Gül’ün öldürülmesine ilişkin duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Basına yansıyan bilgilere göre Gül’ün nişanlısı olan polis memuru tarafından öldürüldüğünü belirten Günaydın, kadınların yaşam hakkının korunmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu vurguladı. Kadın cinayetlerinin ardından benzer açıklamaların tekrarlanmasının yeterli olmadığını ifade eden Günaydın, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması, koruyucu ve önleyici tedbirlerin eksiksiz alınması gerektiğini söyledi. Eskişehir Barosu olarak Avukat Özge Pembe Gül’ün ailesine, yakınlarına ve meslektaşlarına başsağlığı dileyen Günaydın, olayın hukuki sürecinin takipçisi olacaklarını açıkladı. “Gazetecilik Suç Değildir, Gerçekler Tutuklanamaz” Barış Günaydın, basın özgürlüğünün de açıklamanın temel başlıklarından biri olduğunu belirterek gazetecilerin gözaltı, tutuklama, adli kontrol kararları, erişim engelleri ve yayın yasakları nedeniyle görevlerini yerine getirmekte zorlandığını ifade etti. Gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutuklu bulunmalarının basın özgürlüğü bakımından ciddi kaygı yarattığını dile getiren Günaydın, gazetecilerin haber kaynaklarıyla görüşmesinin, iddiaları araştırmasının, kamu görevlilerine soru sormasının ve kamu yararını ilgilendiren konuları gündeme taşımasının gazetecilik faaliyetinin temelini oluşturduğunu söyledi. Günaydın, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünün demokratik toplumun vazgeçilmez unsurlarından olduğunu belirtti. Tutuklamanın bir cezalandırma veya yıldırma aracına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, gazetecilerin özgürlüklerinin kısıtlanmasının ve haberlerin erişime engellenmesinin toplumun haber alma hakkını da etkilediğini kaydetti. Eskişehir Barosu Sürecin Takipçisi Olacak Eskişehir Barosu’nun yalnızca avukatların mesleki haklarını korumakla değil, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, savunma hakkını ve temel özgürlükleri savunmakla da yükümlü olduğunu belirten Günaydın, saldırıya uğrayan meslektaşlarının yanında olduklarını ve yaşanan olayların takipçisi olacaklarını ifade etti. Günaydın, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutukluluk hâllerine son verilmesini, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlükleri kısıtlanan basın emekçilerine yönelik hukuka aykırı tedbirlerin kaldırılmasını ve sansür ile erişim engellerinin sona erdirilmesini talep etti. Açıklamasının sonunda savunma hakkı, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Günaydın, şu ifadeleri kullandı: “Avukatın can güvenliği, savunma hakkının; gazetecinin özgürlüğü, halkın haber alma hakkının; kadının yaşam hakkı ise devletin en temel yükümlülüğünün güvencesidir.” Günaydın, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Avukatların korkmadan savunma yapabildiği, gazetecilerin korkmadan haber yaptığı, kadınların korkmadan yaşadığı, yurttaşların korkmadan hakkını aradığı bir ülke istiyoruz. Savunmayı şiddetle, basını tutuklamayla, kadınları cezasızlıkla susturamazsınız."

Eskişehir Barosu’nda Güven Tazeleyen Barış Günaydın Yeniden Başkan Seçildi Haber

Eskişehir Barosu’nda Güven Tazeleyen Barış Günaydın Yeniden Başkan Seçildi

Eskişehir Barosu’nun Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimlerde, tek aday olarak giren mevcut Başkan Barış Günaydın yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi. Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Eskişehir Barosu Olağan Genel Kurulu tamamlandı. Meslektaşlarının yoğun katılım gösterdiği seçimli genel kurula tek liste ile giren Avukat Barış Günaydın, kullanılan oylarla yeniden Eskişehir Baro Başkanı seçildi. "Bu Seçim Duyulan Güvenin İfadesi" Seçim sonuçlarının ardından açıklamalarda bulunan Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, yeni dönemde de dayanışma ve çözüm odaklı çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Günaydın yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yeni dönem baro seçimlerimizi tamamladık. Bu yola birlikte çıktığım, emeğini ve inancını ortaya koyan değerli ekip arkadaşlarıma; genel kurula katılan, oy kullanan, destek veren ve süreci dayanışmayla büyüten tüm meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Tek aday olarak girdiğimiz bu seçim, benim için bir sonuçtan çok daha fazlası: Birlikte üstlendiğimiz sorumluluğun ve meslektaşlarımızın bize duyduğu güvenin ifadesi. Bu güvene layık olmak için yeni dönemde de çalışmaya, dinlemeye ve çözüm üretmeye devam edeceğiz. Çünkü baromuz, hepimizin ortak çatısı. Birlikte daha güçlüyüz." Eskişehir Barosu Yeni Yönetim ve Kurul Listesi Genel kurul sonucunda Eskişehir Barosu’nun yeni dönem organlarında görev yapacak isimler belirlendi: Yönetim Kurulu Barış Günaydın (Baro Başkanı) Bora İmadoğlu Kadriye Özkan Metin Kağan Kadıoğlu Ecir Ayaş Ozan Akbe Zübeyir Korkmaz Funda Güney Büşra Karadan Ünver Görkem Şener Deniz Aşkın Şenel

Başkan Ünlüce’den KKTC’de DOstluk Temasları Haber

Başkan Ünlüce’den KKTC’de DOstluk Temasları

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirdiği temaslarla Eskişehir ile KKTC arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, belediye bürokratları ve Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında önemli temaslarda bulundu. Başkan Ünlüce, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yanı sıra Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul ve Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı ile bir araya geldi. Ünlüce ayrıca, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simge isimleri Rauf Raif Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük’ün kabirlerini ziyaret ederek saygılarını sundu. İŞ BİRLİKLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Başkan Ünlüce, KKTC ziyareti kapsamında ilk olarak Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı ziyaret etti. Görüşmede Eskişehir’den Kıbrıs Türk halkına selamlarını ileten Ünlüce, Eskişehir ile kardeş şehirler Girne ve Lefkoşa arasındaki dostluk bağlarının yanı sıra kentler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Ziyaretin ardından Başkan Ünlüce, “Eskişehir’den Kıbrıs Türk halkına selamlarımızı ilettik; kardeş şehrimiz Girne ve Lefkoşa ile kurduğumuz dostluk bağını ve kentlerimiz arasında geliştirebileceğimiz iş birliklerini konuştuk. Nazik kabulleri ve içten sohbetleri için Sayın Cumhurbaşkanı Erhürman’a teşekkür ediyorum. Kıbrıs Türk halkıyla aramızdaki güçlü gönül bağı, dostluğumuza her zaman güç katacak.” ifadelerini kullandı. GİRNE VE LEFKOŞA İLE İŞ BİRLİĞİ VURGUSU Başkan Ünlüce, KKTC temasları kapsamında Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul ve Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’yı da ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmelerde Eskişehir, Girne ve Lefkoşa arasındaki kardeşlik ve dostluk ilişkileri ele alınırken, belediyeler arasında kültür, sanat, sosyal yaşam ve farklı alanlarda geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Ünlüce, ziyaretlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Ziyaretlerimizde Eskişehir, Girne ve Lefkoşa arasındaki dostluğu, kentlerimiz arasında geliştirebileceğimiz iş birliklerini konuştuk. Samimi ev sahipliği için Sayın Başçeri’ye, Sayın Şenkul’a ve Sayın Harmancı’ya teşekkür ediyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile aramızdaki güçlü gönül bağlarını, kardeş şehirlerimiz arasında kuracağımız yeni iş birlikleriyle daha da pekiştireceğiz.” dedi. KAZADA HAYATINI KAYBEDEN HEMŞEHRİMİZİN AİLESİNE TAZİYE ZİYARETİ Başkan Ünlüce, KKTC’deki temasları kapsamında Kıbrıs’ta meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybeden Eskişehirli hemşehrimiz Elmas Demir’in ailesini de yalnız bırakmadı. Lefkoşa’daki evinde merhumenin eşi Abbas Demir’e taziye ziyaretinde bulunan Başkan Ünlüce, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı ve Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın ile birlikte ailenin acısını paylaştı. Ünlüce, Abbas Demir’e ve ailesine tüm Eskişehirliler adına başsağlığı dileklerini ileterek, “Merhumeye bir kez daha Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine sabır diliyorum.” dedi. DENKTAŞ VE DR. FAZIL KÜÇÜK’ÜN KABİRLERİNE ZİYARET Başkan Ünlüce, KKTC ziyaretinde Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simge isimlerinden Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ile Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinin öncü liderlerinden Dr. Fazıl Küçük’ün kabirlerini de ziyaret etti. YENİ Parti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Temsilcisi Mustafa Yürükcü ve Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın’ın da eşlik ettiği ziyarette Ünlüce, Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük’ün kabirlerine karanfil bırakarak dua etti. Başkan Ünlüce, iki önemli devlet ve mücadele insanını saygıyla andığını belirterek, “Halkının özgürlüğü, bağımsızlığı ve geleceği için ömürlerini mücadeleye adayan iki büyük devlet insanını rahmet ve saygıyla anıyorum. Aziz hatıraları ve Kıbrıs Türk halkına bıraktıkları miras daima yaşayacak.” ifadelerini kullandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin KKTC’de gerçekleştirdiği temaslarda, Eskişehir ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki tarihi ve gönül bağlarının yanı sıra kardeş şehirler Girne ve Lefkoşa ile yerel yönetimler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Baro Başkanı Barış Günaydın 12. Yargı Paketini Değerlendirdi Haber

Baro Başkanı Barış Günaydın 12. Yargı Paketini Değerlendirdi

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, kamuoyunda merakla beklenen 12. Yargı Paketi ve hukuki gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yargıda hız ve etkililiği artırmayı hedefleyen yeni düzenlemelerin detaylarını paylaşan Günaydın; miras davalarından IBAN dolandırıcılığına, yargı bağımsızlığından torba yasa eleştirilerine kadar birçok önemli konuya değindi. Baro Başkanı Günaydın, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "12. yargı paketlerine alıştık ama son dönemde kısaca onlardan bahsedeyim. Özellikle Sayın Adalet Bakanı'nın açıklamasıyla yargıda etkililik ve hızlanma dedi. Yansıyan maddelere baktığımızda 2 duruşma arasında verilen sürenin arasının 3 ayı geçmeyeceği hükme bağlandı. Özellikle hakim ve savcıların hukuki bilgi ile çözecekleri davada bilirkişiye başvurmamaları, başvurmaları halinde birtakım yaptırımlar olacak. Hukuki bilgi ile çözecek bir konu için bilirkişiye artık gidilemeyecek. Bu yasada da böyleydi ama onun için birtakım yaptırımlar öngörüldü. Yine hızlanmaya yönelik olarak maddelere baktığımızda idare ve vergi mahkemelerinde belli başlı, özellikle miktarı 486 bin liranın altında kalan bazı davalar, tam yargı davaları ve özellikle memur davaları gibi idare mahkemesinde çok sıklıkla karşılaşılan davaların tek hakimle, heyetle değil de tek hakimle karara bağlanması hükme kavuşturuldu. Usul hükümleri açısından keşif ve bilirkişi gibi bazı eksiklikler varsa da bunların istinaf aşamasında tamamlanması, yani yargıya bir hız ve etkililik kazandırma anlamında adımlar atıldı. Belki kamuoyunun yakından beklediği bir konu vardı, o da miras yoluyla taşınmazların satış ihalesine sadece mirasçıların girmesidir. Bu durum biraz kötüye kullanılmıştı. İzale-i şuyu, yani ortaklığın giderilmesi davasında bu tür ihalelere ihaleye fesat karıştırmak gibi konularda ilk ihaleye sadece mirasçıların girmesi düzenlemesi getirildi. Bu önemli bir konudur. Aile yadigarı yerlerin kalmasını mirasçılar satın almak istiyorlar. Dolayısıyla ilk ihaleye sadece mirasçıların girmesi sağlandı. Belirsiz alacak davaları vardı, bunlar kaldırıldı. Bu ne demek? Daha önce açılan kısmi dava artık açılabilecek ve 1 kez ıslah yoluyla bu dava arttırılabilecek. Bir önemli konu daha var. Bunu çok sıklıkla dile getirmiştik. Özellikle dolandırıcılık konusunda da sık sık sizler aracılığıyla uyardık. Kişilerin IBAN'larını, banka kartlarını ve kredi kartlarını birilerine kullandırtmaları nedeniyle açılan davalarda, sadece bununla sınırlı kalınıyorsa 1/2 oranında ceza indirimi söz konusudur. Bu konu tekrar önemlidir. Gerçekten "Bir şey olmaz." deyip banka kartının ve IBAN'ın paylaşılması çok büyük riskleri beraberinde getiriyor. Genel olarak bunu değerlendirmem gerekirse hız ve etkililik dedik ama önemli olan yargının hızlanması ve etkinliği midir, yoksa gerçekten adil bir karar verilebilmesi midir? Adaletin hızlanması ve etkinliği güzeldir ama gerçekten adil kararlar verilebiliyor mu? Son yaşadığımız olaylar bence bunu gösteriyor. Yargı bağımsızlığının güçlenmesi, tarafsızlığının, hukuk devleti ilkesinin ve hukukun üstünlüğünün gerçekleşmesi için vatandaşın adalete olan güveninin artması gerekiyor. Dolayısıyla hukukun üstünlüğünün gerçek anlamda hissedilmesi gerekiyor. Hızlanma olduğu kadar adil yargılanma hakkının da korunması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum." Çerçeve yasa dediğimiz bu tür paketler için kullanılan bir durumdur. Dolayısıyla her yasanın kendi içindeki değişiklikleri ilgili kurullarla, paydaşlarıyla, barolarla yahut o konunun ilgilileriyle yapılması gerekir. Çerçeve bir düzenleme kişiye özgü düzenlemeleri beraberinde getirmemelidir. Dolayısıyla Avukatlık Kanunu'nda bir değişiklik yapılacaksa veya Ceza Kanunu'nda yapılacaksa bunu mutlaka ilgililerinin yapıp o kanunda bir değişiklik yapılması gerekir. Ya da topyekün bir değişiklik olacaksa tüm tarafların ve paydaşların görüşlerinin alınması gerekiyor. Şimdi bu konu çok fazla gündeme getirildi. Terörsüz Türkiye ile ilgili biliyorsunuz daha önce meclis yapılarıyla da ilgili oldu. Bir af gibi de düşünülüyor ama bütün bunlar bir yana, siyasal yaklaşımla hukukun ayrılması gerekir. Bu son zamanlarda çok sıklıkla görüyoruz. Siyasetin artık elini hukuktan çekmesi lazımdır. Hukuki düzenlemelerle sadece siyasal saiklerle bir sonuç doğuracak yapının artık bırakılması gerektiğini düşünüyorum. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili Barolar ve Barolar Birliği görüşünü dile getirdi. Bazı barolar ve Barolar Birliği bu konudaki hassasiyetini dile getirdi. Yeniden bir çalışma olduğunda böyle bir durum şu an gündemimizde yoktur. Bu daha önceki süreçte Türkiye Barolar Birliği tarafından hem yazılı olarak hem de sözlü olarak katılarak dile getirilmişti"

Baro Başkanı Günaydın: “Yeni Yasa Çocukları Korumak Yerine Cezalandırmayı Hedefliyor” Haber

Baro Başkanı Günaydın: “Yeni Yasa Çocukları Korumak Yerine Cezalandırmayı Hedefliyor”

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, 14 Temmuz 2026 tarihli "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne karşı çıkarak, düzenlemenin çocuk adalet sistemini cezalandırıcı bir yapıya sürüklediğini belirtti. ​Eskişehir Barosu, TBMM gündemine gelen ve çocukların hukuki statüsünü kökten değiştirmeyi hedefleyen yeni kanun teklifini sert bir dille eleştirdi. Baro Başkanı Barış Günaydın yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "14 Temmuz 2026 tarihli "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", çocuk adalet sisteminde rehabilitasyon odaklı yaklaşımdan uzaklaşarak güvenlikçi ve cezalandırıcı bir modele geçiş öngörmektedir. Teklifin 6. ve 7. maddeleri, çocukların eğimevleri yerine doğrudan kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu durum, uluslararası hukukun en temel prensiplerinden biri olan "özgürlükten yoksun bırakmanın son çare olması" ilkesiyle doğrudan çatışmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin kararlarında vurgulandığı üzere, çocuklar hakkında tutuklama ve hapis gibi özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ancak en son başvurulacak yol olmalı ve mümkün olan en kısa sürede sonlandırılmalıdır. Teklifin bu yaklaşımı, "çocuğun üstün yararı" ilkesini zedelemektedir. Teklifin 2. maddesiyle TCK 31. maddesinde yapılan değişiklikler, 15-18 yaş grubu çocuklar için yaş küçüklüğü indiriminin kaldırılabilmesine imkân tanımaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında; çocuk hukukunun temel amacının bozulan kamu düzeninden ziyade çocuğun topluma kazandırılması olduğunu belirtmiştir. Yaş indiriminin kaldırılması, çocuğun kusur yeteneğinin henüz tam gelişmediği yönündeki geleneksel ceza hukuku doktriniyle ve Ceza Genel Kurulu'nun "15-18 yaş grubunun yetişkinlerden farklı değerlendirilmesi gerektiği" yönündeki yerleşik içtihadıyla çelişmektedir. "Suça sürüklenen çocuk" ibaresinin "adli süreçteki çocuk" olarak değiştirilmesi, çocuğun edilgen konumunu ve korunma ihtiyacını gölgelemektedir. Çocuğun gelişimsel özelliklerinin ve sosyal çevresinin gözetilmesi bir zorunluluktur. Bu terminolojik değişiklik, çocuğu korunması gereken bir özneden ziyade bir güvenlik tehdidi olarak kodlama riski taşımaktadır. Teklifin cezalandırmayı önceleyen yapısı, devletin çocuk üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğüyle çelişmektedir. Devletin çocuklar üzerinde bir "emanet (güven) sorumluluğu" olduğunu ve çocukların güvenliğinin sağlanmasının temel bir ödev olduğunu belirtmiştir. Çocukların rehabilitasyon merkezleri yerine kapalı kurumlara yönlendirilmesi, bu emanet sorumluluğunun ihlali niteliğindedir. Kanun teklifi, çocuk adaletinin temel felsefesi olan "topluma kazandırma" ve "rehabilitasyon" ilkelerinden saparak, çocukları yetişkin ceza rejimine yaklaştıran riskli bir yapı arz etmektedir. Bu durum, hem Anayasa'nın 41. maddesi hem de Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Pekin Kuralları ile ciddi uyumsuzluklar barındırmaktadır. Yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığımız üzere, kanun teklifi hem ulusal hem de tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırılık taşımakta, çocuğun ıslahından ve toplum refahından ziyade cezalandırma gayesi taşımaktadır. Eskişehir Barosu olarak, çocuğun üstün yararının hiçe sayıldığı düzenlemeleri desteklemediğimizi ve çocuğun suça sürüklenmesini önlemeye yönelik çalışmalara yön verilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz."

Baro Başkanı Barış Günaydın: "Hukuk Siyasal Aparat Olarak Kullanılamaz" Haber

Baro Başkanı Barış Günaydın: "Hukuk Siyasal Aparat Olarak Kullanılamaz"

Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, kamuoyunda tartışılan mutlak butlan ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen bir kararı eleştirdi. Kararın hukuki boyutunun ötesinde, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığı yönündeki kaygıları haklı çıkardığını belirten Günaydın, "Hukuk, siyasal bir aparat olarak kullanılamaz" mesajını verdi. ​"Hukuk Güvenliği Ortadan Kalkıyor" Mutlak butlan ve ​Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına ilişkin açıklamalarda bulunan Baro Başkanı Barış Günaydın, bu durumun hukuk devletinin temel prensiplerinden olan "öngörülebilirlik" ilkesini zedelediğini vurguladı. Günaydın, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: ​"Bu karar sadece bir hukuk metni değil, aynı zamanda hukuk devletinde olması gereken güvenceyi ve kuralların öngörülebilirliğini ortadan kaldıran bir yapıdır. Yargı, siyasi tartışmaların merkezine yerleşmemeli; siyaseti dizayn etmek yerine hukuku korumalıdır." ​"Demokrasi Sadece Sandıkla Değil, Hukuk Güvenliğiyle Yaşar" ​Demokratik rekabetin korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Barış Günaydın, demokrasinin yalnızca sandık başarısıyla değil, hukuki güvenceyle ayakta kalabileceğinin altını çizdi. Mahkemelerin toplumsal kutuplaşmanın değil, adalet duygusunun güçlendiği yerler olması gerektiğini hatırlatan Günaydın, bağımsız yargı ve ortak akıl vurgusu yaptı. ​YSK Yetki Tartışmasına Dikkat Çekti ​Açıklamasında seçim yargısına dair hukuki sürece de değinen Günaydın, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararlarının kesinliğine vurgu yaptı. Seçim yargısının asıl mercinin YSK olduğunu belirten Barış Günaydın, farklı hukuk mahkemelerinin bu süreçlere müdahale etmeye çalışmasının yaratacağı hukuki karmaşaya dikkat çekerek şunları söyledi: ​"Demokratik hukuk devleti; ancak bağımsız yargı, güçlü kurumlar ve özgür yurttaş iradesiyle ayakta kalabilir. Tüm kurumları, karar vericileri ve toplumun tüm kesimlerini anayasal hukuk düzenine ve adalet duygusuna sahip çıkmaya davet ediyorum." ​Hukuk ve Ekonomi İlişkisi ​Eskişehir Barosu Başkanı, hukuk güvenliğinin sadece siyaseti değil, ekonomiyi ve toplumsal huzuru da doğrudan etkilediğini belirtti. Hukuka olan güvenin zedelenmesinin toplumsal barışı da yara almasına sebep olacağını ifade eden Günaydın, hukukun üstünlüğünün her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini bir kez daha yineledi.

"26 Cümlede Adalet" Sergisi Sanatseverlerle Buluştu Haber

"26 Cümlede Adalet" Sergisi Sanatseverlerle Buluştu

2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında, Eskişehir Barosu tarafından düzenlenen ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği “26 Cümlede Adalet” sergisi, sanatseverlerle buluştu. Adalet kavramını farklı yaşam deneyimleri üzerinden ele alan sergi, toplumsal hafızayı güçlendirmeyi ve farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Eskişehir Barosu tarafından ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliği ile hayata geçirilen sergi, Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Merkezi (Opera)’da açıldı. Açılışa Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, meclis üyeleri, avukatlar ile çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan Baro Başkanı Barış Günaydın, serginin yalnızca bir açılış değil, adalet kavramı etrafında toplumsal bir buluşma olduğunu belirtti. 5 Nisan Avukatlar Günü’nü bir farkındalık alanına dönüştürmek istediklerini ifade eden Günaydın, “Adalet sadece mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildir; bir çocuğun eğitiminde, bir kadının güvenliğinde, bir işçinin emeğinde hayat bulur.” mesajını verdi. Serginin tek bir tanım sunmadığını ancak adaletin birlikte anlam kazandığını vurgulayan Günaydın, savunmanın ve avukatların bu sürecin en önemli güvencesi olduğunu dile getirerek, “Biz Baro olarak Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce'nin 2026 yılını Eskişehir Yılı ilan etmesiyle birçok etkinliklerle sizleri buluşturduk. Biz de şehrimizin ruhuna yakışan bir katkı sunmak istedik. Destekleri için Sayın Başkanımıza ve ekiplerine çok teşekkür ederiz.” dedi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise konuşmasında adaletin toplumun en temel ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’de son dönemde yaşanan hukuki tartışmalara değindi. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasına yönelik sorunlara işaret eden Sağkan, ifade özgürlüğü ve kişi güvenliği konularında yaşanan sıkıntıların adalet ihtiyacını daha da görünür kıldığını söyledi. Bu süreçte avukatların ve savunma makamının kritik bir rol üstlendiğini belirten Sağkan, Eskişehir Barosu’nun bu alandaki mücadelesine de özel olarak vurgu yaparak, “Bu ortamda sizlerle birlikte bulunmamıza vesile oldukları için hem Büyükşehir Belediye Başkanımıza hem de Baro Başkanımıza şükranlarımı sunarak başlamak istiyorum. 2026 yılının Eskişehir yılı olarak ilanı simgesel olarak çok anlamlı olmakla birlikte; 5 meydan muharebesinin 3'ünün gerçekleştiği bu topraklar aslında hepimiz açısından her yıl, her yılın şehri olarak kabul edilen bu şehrin kadim topraklarında bulunmaktan da çok büyük onur duyduğumu ifade etmek istiyorum.” diye konuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de 2026 yılını “Eskişehir Yılı” ilan ederek kentin ekonomik, kültürel ve sosyal hayatına katkı sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Sergi fikrinin Eskişehir Barosu tarafından ortaya konduğunu ve büyük bir heyecanla desteklediklerini belirten Ünlüce, adalet kavramının yalnızca yargı ile sınırlı olmadığını, yerel yönetimlerden günlük yaşama kadar her alanda hissedilmesi gerektiğini söyledi. Eskişehir Barosu ile iş birliğinin artarak devam edeceğini dile getiren Başkan Ünlüce, “Aslında benim Büyükşehir Belediyesi ile ilk temasım Eskişehir Barosu'nun yönetim kurulu üyesiyken ve Kadın Hakları Komisyonu Başkanı iken oldu. O dönemde baro olarak Kadın Danışma ve Dayanışma merkezini kurmak için harekete geçtiğimizde, ilk kapısını çaldığımız Eskişehir Büyükşehir Belediyesiydi. O nedenle Eskişehir Barosu ve Büyükşehir Belediyesi birlikte çalıştığı, ürettiği, daha adil, daha eşit, daha özgür bir dünyaya, bir şehre inancıyla birlikte pek çok faaliyeti harekete geçirdi. Bu da bunlardan bir tanesi ve artarak, çoğalarak devam edecek.” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından projeye özel hazırlanan video gösterimi izlenirken, etkinlik serginin gezilmesiyle sona erdi. Adalet temalı sergi, 8 Mayıs 2026 yılına kadar gezilebilecek.

ESGİAD İftarında Eskişehir'in Zirvesi Buluştu Haber

ESGİAD İftarında Eskişehir'in Zirvesi Buluştu

Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD) tarafından düzenlenen iftar programı; şehrin yerel yönetim, siyaset, bürokrasi, sivil toplum ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği gece, Eskişehir’in dayanışma gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Geniş katılımlı buluşmaya; Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, Odunpazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Emre Genç, Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve siyasi partilerin il yöneticileri ile temsilcileri katılım sağladı. Şehrin ortak aklını temsil eden organizasyonda ayrıca; Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli, oda temsilcileri, Eskişehirspor Kulübü Başkanı Ulaş Entok ve kent konseyi başkanları da yer aldı. ESGİAD Yönetim Kurulu, Yüksek İstişare Kurulu, kurucu üyeler, geçmiş dönem başkanları ve dernek üyelerinin eşli katılımlarıyla gerçekleşen iftar yemeğinin ardından program, kürsü konuşmalarıyla devam etti. Başkan Eldem'den Geceye Dair Değerlendirme: "Bu Tablo Eskişehir'in En Büyük Zenginliğidir" İftar programının ardından gecenin önemine dair genel bir değerlendirmede bulunan ESGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem, Eskişehir'in birleştirici ruhuna ve ortak akla vurgu yaptı. Eldem, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "ESGİAD olarak sadece iş dünyasının değil, şehrimizin tüm dinamiklerinin ortak paydası olmaktan, bu büyük aileyi aynı sofrada buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bugün bu salonda; yerel yönetimlerimizden siyasi parti temsilcilerimize, sanayicimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar Eskişehir'in bütün renkleri, bütün güçleri omuz omuza bir arada duruyor. Şehrimizin ortak aklı ve vizyonu işte tam olarak bu masalardadır. Bu tablo, Eskişehir'in sahip olduğu en büyük zenginlik ve en güçlü dayanışma örneğidir. Davetimize icabet eden tüm misafirlerimize bir kez daha teşekkür ediyor; tüm hemşehrilerimizin yaklaşan Ramazan Bayramı'nı kutluyor, şehrimize ve ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.