SON DAKİKA
Hava Durumu

#Asgari Ücret

Porsuk Haber Ajansı - Asgari Ücret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asgari Ücret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Selçuk Geçer Eskişehir’den Sordu: "Motoru Olmayan Arabaya Vites Koysan Ne Olur?" Haber

Selçuk Geçer Eskişehir’den Sordu: "Motoru Olmayan Arabaya Vites Koysan Ne Olur?"

Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve ünlü ekonomist Selçuk Geçer, Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "Ekonomik Çöküşten Çıkış: Millî Kalkınma" konferansında Eskişehirlilerle buluştu. Türkiye ekonomisinin dününe ve bugününe ışık tutan Geçer; üretimden sığınmacı krizine, bankacılık sisteminden emekli maaşlarına kadar çok konuşulacak açıklamalara imza attı. "Para Politikaları Motoru Olmayan Arabanın Direksiyonu Gibidir" Mevcut ekonomi yönetiminin para ve faiz politikalarını sert bir dille eleştiren Selçuk Geçer, sistemi çarpıcı bir otomobil benzetmesiyle açıkladı: "Önce güçlü bir ekonomik sisteminiz olacak. Onun üzerine para ve faiz politikalarını koyacaksınız. Bunu bir araba örneğiyle açıklayalım: Önce arabanızın motoru olacak; sonra gazla, frenle, debriyajla, vitesle ve direksiyonla arabanızı yöneteceksiniz. Para ve faiz politikaları sadece arabayı yönetmek için kullanılır. Motoru olmayan bir arabada bunları kullanamazsınız, olduğunuz yerde beklemeye devam edersiniz." "Sömürge Ekonomisinin Tohumları Kemal Derviş’le Atıldı" Türkiye'nin üretim gücünün planlı bir şekilde zayıflatıldığını iddia eden Geçer, ekonomik bağımsızlığın kaybedilme sürecine değindi. Sürecin 2001 yılında başladığını belirten Ekonomist Geçer, şu ifadeleri kullandı: "Bu işin tohumu 2001 yılında Kemal Derviş döneminde atıldı. Uygulanan politikalarla Türkiye ne yazık ki tekrar bir sömürge ülkesi hâline getirildi. AKP döneminde ise bunlar artarak ve iyice rayından çıkarak sürdürüldü. TEKEL kapatıldı, şeker fabrikaları satıldı, tarım bitirildi. Bankacılık sistemimizin yüzde 70-80'i yabancıların eline geçti. Bizdeki durum istihdam yaratan yabancı sermaye değil, tamamen bir sömürü düzenidir." "Atatürk’ün Taviz Vermediği Tek Konu Kapitülasyonlardı" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ekonomi vizyonunun bugün için en büyük rehber olduğunu vurgulayan Geçer, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki şahlanışa dikkat çekti. Atatürk'ün öğrencilik yıllarından itibaren bir ekonomi gazetecisi gibi çalıştığını belirten Başdanışman Geçer, "Atatürk’ün o zorlu koşullarda bile taviz vermediği tek konu kapitülasyonlardı. Çünkü kapitülasyon sömürge demektir. O, üretim ekonomisi olmadan enflasyonun düşmeyeceğini biliyordu. Bu yüzden daha Cumhuriyet ilan edilmeden İzmir İktisat Kongresi'ni topladı, ardından liberalizmin tıkanacağını görerek 'Planlı Karma Ekonomi' ile 46’dan fazla dev tesis kurdu" dedi. "Gerçek Açlık Sınırı 57 Bin TL'dir" Güncel ekonomik verilere ve emeklilerin durumuna da değinen Selçuk Geçer, TÜRK-İŞ'in açıkladığı rakamların ötesinde bir tablo çizdi. Geçer, "Bugün emeklilerimiz 20.000 TL gibi rakamlara mahkûm ediliyor. TÜRK-İŞ açlık sınırını 35.000 TL olarak açıklıyor ancak benim yaptığım detaylı hesaplamalara göre, 4 kişilik bir ailenin sadece gıda ihtiyacını karşılayabilmesi için gerçek açlık sınırı 57.000 TL'dir. Rakamları düşük açıklıyorlar çünkü gerçeği söylerlerse yaptıkları asgari ücret ve emekli zamlarının yetersizliğini izah edemezler" şeklinde konuştu. "Her Şeyi Çin’den Getirip Burada Birleştirmek Millî Ekonomi Değildir" Günümüzdeki "yerli ve millî" söylemlerini eleştiren Geçer, Türkiye’nin sığınmacılar eliyle bir tampon bölgeye çevrildiğini savundu. Tüm kaynakların sığınmacılara aktarılması yüzünden ev fiyatlarının ve kiraların fırladığını söyleyen Geçer, parçası Çin'den, tohumu İsrail'den, know-how'ı Avrupa'dan gelen hiçbir yapının millî sayılamayacağını ifade etti. Tek Çıkış Yolu: "Sürdürülebilir Planlı Ekonomi" Konferansın sonunda kurtuluş reçetesini açıklayan Selçuk Geçer, Türkiye'nin hızla kuruluş ayarlarına dönmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle noktaladı: "Vatandaşımızı açlığa ve çaresizliğe mahkûm ediyorlar. Aşırı fakirleşmiş insanların kaybedecek hiçbir şeyi kalmaz ve bu durum hepimizin güvenliğini tehdit eder. Türkiye'nin kalkınması için kuruluş ayarlarımıza, yani 'Sürdürülebilir Planlı Ekonomi'ye geri dönmemiz kaçınılmazdır. Devletin de işin içinde olduğu, özel sektörün önünün açıldığı, üretim odaklı bir sistem inşa etmeliyiz. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, çocuklarımızın geleceği için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız."

Saadet Partili Sercan Gözegir: "Emekli ve Asgari Ücretli İçin Seyyanen Zam Şart" Haber

Saadet Partili Sercan Gözegir: "Emekli ve Asgari Ücretli İçin Seyyanen Zam Şart"

Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir, mayıs ayı enflasyon rakamlarını değerlendirerek asgari ücret ve emekli maaşlarına acil seyyanen zam çağrısında bulundu. Gözegir ayrıca Eskişehir trafiği, uyuşturucu ile mücadele ve yerel yönetim sorunlarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. ​Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir, düzenlediği basın toplantısında ekonomik verileri ve Eskişehir’in yerel sorunlarını masaya yatırdı. Enflasyonun alım gücünü erittiğine dikkat çeken Gözegir, hükümete "seyyanen zam" konusunda acil adım atılması çağrısında bulundu. ​"Asgari Ücret ve Emekli Maaşı Eridi" ​Mayıs ayı enflasyon verilerini hatırlatan Gözegir, "1,71 olarak açıklanan enflasyonla birlikte 5 aylık toplam enflasyon yüzde 16,59 oldu. Bu rakamlar ışığında en düşük emekli aylığı 3322 lira, asgari ücret ise 4663 lira değer kaybetti. Temmuz ayında hem asgari ücrete hem de emekli maaşlarına ara zam ve seyyanen zam yapılması artık bir talep değil, zorunluluktur" ifadelerini kullandı. ​"Uyuşturucu ve Kumar Bataklığına Karşı Acil Eylem Planı" ​Toplumsal sorunlara da değinen Gözegir, uyuşturucu ve sanal kumarın yarattığı yıkıma dikkat çekti. Bir emekli polisin, uyuşturucu bağımlısı evladını öldürmek zorunda kaldığı trajik olayı hatırlatan Gözegir, şunları söyledi: "Sosyal medyayı yavaşlatmak yerine, bu ülkenin evlatlarını zehirleyen sanal kumar sitelerini, Milli Piyango ve İddaa dahil olmak üzere tüm kumar mekanizmalarını kapatın. Gençlerimizi bu bataklıktan kurtarmak sizin mecburiyetinizdir." ​Eskişehir Trafiği ve Çevre Yolu Sorunu ​Eskişehir’in yerel gündemine dair eleştirilerde bulunan Gözegir, ulaşım altyapısının yetersizliğine vurgu yaptı. Vatandaşların 8 kilometrelik mesafeyi 45 dakikada katettiğini belirten Gözegir, şu tespitlerde bulundu: ​Çevre Yolu İflas Etti: 20-25 yıldır kaldırılması konuşulan çevre yolu artık şehri taşımıyor. ​Raylı Sistem Eleştirisi: 2014 yılında sundukları "tramvayın kesişme noktalarında yer altına alınması" (Atatürk Lisesi ve Espark önü) projelerinin hayata geçirilmemesinin bugünkü trafik karmaşasının ana sebebi olduğunu savundu. ​Altyapı Sorunları: Yeni Mahalle’deki ara sokakların durumunu "köstebek yuvası" olarak nitelendiren Gözegir, otopark sorununun da sanayi sitelerindeki plansızlık nedeniyle çözülemediğini ifade etti. ​"Seçime Hazırız" ​Sahada aktif bir çalışma yürüttüklerini belirten Sercan Gözegir, Saadet Partisi’nin üye sayısını her geçen gün artırdığını vurgulayarak, "Ülkemizi umutsuzluğa terk etmeyeceğiz. Yerel, genel, erken veya baskın; her türlü seçime hazırız" dedi.

BBP Eskişehir’de Taha Baksan Güven Tazeledi Haber

BBP Eskişehir’de Taha Baksan Güven Tazeledi

Büyük Birlik Partisi (BBP) Eskişehir Olağan İl Kongresi, Genel Başkan Mustafa Destici’nin katılımıyla gerçekleştirildi. 3 Mayıs Türkçülük Günü’ne denk gelen kongrede, mevcut İl Başkanı Taha Baksan delegelerin güvenini kazanarak yeniden başkanlığa seçildi. Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kongreye; BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP Genel Başkan Yardımcıları, AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP İl Başkanı Ayhan Sezer, YRP İl Başkanı Faruk Güler, DSP İl Başkanı Erdoğan Dilek, Günyüzü Belediye Başkanı Hidayet Özmen, siyasi parti temsilcileri, sendika ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katılım sağladı. ​Taha Baksan: "3 Mayıs Ruhu Sinemizde Yaşıyor" ​Kongrenin açılış konuşmasını yapan BBP Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan, kongrenin Türkçülük Günü’nde yapılmasının tarihi bir tevafuk olduğunu belirtti. Baksan, "3 Mayıs, milli şuurun şahlanışıdır. Bu kutlu çatının altında, Eskişehir’imizde Büyük Birlik sancağını daha ileriye taşımak için gece gündüz demeden çalışacağız. Yeni dönemde girilmedik gönül, sıkılmadık el bırakmayacağız," dedi. ​Mustafa Destici’den Önemli Açıklamalar ​BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, kongrede yaptığı kapsamlı konuşmada yerel ve ulusal gündeme dair kritik mesajlar verdi: ​3 Mayıs Türkçülük Günü ve Milli Şuur ​Destici, 1944 olaylarına atıfta bulunarak, "Hüseyin Nihal Atsız ve arkadaşlarının tabutluklarda verdiği mücadele, bugün bizim yolumuzu aydınlatıyor. Bizler Türkistan ülkücüsüyüz. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar tüm Türk dünyasının 3 Mayıs Türkçüler Günü’nü kutluyorum," ifadelerini kullandı. ​Günyüzü’ne Dev Sanayi Müjdesi ​Eskişehir’in bir sanayi kenti olduğuna dikkat çeken Destici, Günyüzü ilçesine yapılacak dev yatırımın detaylarını paylaştı: "Günyüzü’nde 38 milyon metrekarelik yeni bir sanayi bölgesi ilan edildi. Bu rakam mevcut Eskişehir OSB’den daha büyüktür. Bu proje tamamlandığında bölge nüfusunun 300 binin üzerine çıkmasını bekliyoruz." ​Asgari Ücret ve Emekliye "Ara Zam" Talebi ​Ekonomik sıkıntılara değinen Destici, BBP’nin çözüm önerilerini sıraladı: ​Asgari Ücret: Temmuz ayında enflasyon oranında mutlaka ara zam yapılmalıdır. ​Emekli İkramiyesi: Kurban Bayramı ikramiyesi en az 10.000 TL olarak verilmelidir. ​Dezavantajlı Kesimler: "Asgari Hane Geçim Rakamı Tespit Komisyonu" kurularak, geliri giderini karşılamayan hanelere kira ve çocuk desteği sağlanmalıdır. ​Okul Güvenliği ve Sosyal Sorunlar ​Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısına değinen Destici, dijital bağımlılık ve aile yapısındaki bozulmaya dikkat çekti. "Testi kırılmadan önlem alınmalı," diyen Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini vurguladı. ​Başıboş Köpek Sorunu ​Sokak köpekleri meselesinin bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Destici, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla hareket ediyoruz. Çocuklarımızın can güvenliği her şeyden öndedir. Barınak, kısırlaştırma ve gerekirse uyutma dahil radikal adımlar atılmalıdır," dedi. ​Eskişehirspor’a Destek Mesajı ​Eskişehirspor’un Play-Off başarısını kutlayan Destici, "İnanıyorum ki Eskişehirspor önce 2. Lig’e, ardından Süper Lig’e kadar yükselecektir. Desteğimiz her zaman takımımızladır," sözleriyle şehre moral verdi. ​BBP Eskişehir Yeni Yönetim Kurulu Listesi ​Tek liste ile gidilen seçimde Taha Baksan yeniden başkan seçilirken, yönetim kurulunda şu isimler yer aldı: Ahmet Köse, Ali Akoğlu, Batuhan Ceylan, Celal Sönmez, Ersin Sarıkan, Gülfer Çınar, Harun Yakan, Hülya Arıcan, İrfan Aktepe, İsmail Ak, İsmail Kolukırık, Mehmet Ceren Varol, Muhammet Emin İbiş, Murat Şişman, Mustafa Bulur, Mustafa Küçüker, Öznur Mallı, Salih Arıkan, Sebahattin Çelikkaya, Selami Şahin, Süleyman Fatih Yurtttepe, Taha Kıraç, Vural Dumanoğlu, Yunus İnci, Yüksel Subaşı, Züleyha Çetin.

Eskişehir’de Yağmura Rağmen 1 Mayıs Coşkusu Haber

Eskişehir’de Yağmura Rağmen 1 Mayıs Coşkusu

Eskişehir’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, olumsuz hava koşullarına rağmen büyük bir katılım ve coşkuyla kutlandı. Sendikalar, STK’lar ve siyasi isimlerin kol kola yürüdüğü kutlamalarda, ekonomik zorluklara karşı "dayanışma" mesajı verildi. Kortejde Renkli Görüntüler: Haller’den Cumhuriyet Meydanı’na Yürüyüş Kutlamalar, Haller Gençlik Merkezi önünde toplanan kalabalığın Hatboyu Caddesi güzergahını kullanarak Cumhuriyet Meydanı’na yürümesiyle başladı. Yoğun yağış ve soğuk havaya aldırış etmeyen binlerce Eskişehirli; pankartlar, sloganlar ve marşlar eşliğinde 1 Mayıs kortejini oluşturdu. Renkli görüntülerin sahne olduğu yürüyüşe vatandaşlar da evlerinin pencerelerinden destek verdi. Siyaset ve Emek Dünyası Bir Arada Eskişehir’in yerel yönetim zirvesi ve milletvekilleri de işçilerin bayramına ortak oldu. Kutlamalara; CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, İbrahim Arslan, Jale Nur Süllü, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç katılarak kortejin en ön sıralarında yer aldılar. Başkan Ayşe Ünlüce: "Asgari Ücret ve Yoksulluk Sınırı Ortada, Dayanışma Şart" Meydanda toplanan kalabalığa hitap eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ekonomik verilere dikkat çekerek önemli mesajlar verdi. Ünlüce konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Asgari ücretin 28.000, açlık sınırının 35.000, yoksulluk sınırının 100.000 liranın üzerine dayandığı bu zor günlerde dayanışma her zamankinden daha önemli. Bizler emeği büyütmek için her 1 Mayıs'ta kol kola mücadele etmeye devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs!" Türk-İş’ten "Vergide Adalet" Vurgusu Türk-İş Eskişehir Şube Başkanı Orhan Demir ise işçi sınıfının taleplerini sıraladı. Demir, meydanda toplanma amaçlarını şu sözlerle özetledi: Vergide Adaletsizlik: Yüksek vergi dilimlerine karşı ses yükseltildi. Hayat Pahalılığı: Enflasyon ve yoksullukla mücadele vurgusu yapıldı. Güvenceli Çalışma: Taşeron sistemine ve çocuk işçiliğine "hayır" denildi. Örgütlenme Özgürlüğü: Sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılması talep edildi. "Yaşasın 1 Mayıs!" Konuşmaların ardından halaylar ve sloganlarla devam eden kutlamalar, olaysız bir şekilde sona erdi. Eskişehir, yağmurlu bir günde dahi emeğin ve dayanışmanın şehri olduğunu bir kez daha kanıtladı.

İlçe Başkanı Bandırma: ''Her Zaman İşçimizin Yanında Olmaya Devam Ediyoruz'' Haber

İlçe Başkanı Bandırma: ''Her Zaman İşçimizin Yanında Olmaya Devam Ediyoruz''

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. İlçe Başkanı Bandırma mesajında şu ifadelere yer verdi; ''1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü; alın teriyle üretimi büyüten, emeğiyle Türkiye’nin kalkınmasına güç katan tüm emekçi kardeşlerimizi saygı, minnet ve şükranla selamlıyoruz.. Genel başkanımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde;Son 24 yılda çalışma hayatında hayata geçirilen reformlarla işçimizin haklarını güçlendiren, çalışma şartlarını iyileştiren ve emeğin karşılığını koruyan önemli adımlar attık. 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesiyle emeğin değeri teslim edilmiş, sendikal hakların genişletilmesiyle işçimizin örgütlü gücü desteklenmiştir. Genel Sağlık Sigortası ile tüm çalışanlarımız ve aileleri sağlık güvencesine kavuşmuş, işsizlik ödeneği ile zor zamanlarda işçimizin yanında olunmuştur. Çalışma hayatının değişen şartlarına uyum sağlayan düzenlemelerle uzaktan ve esnek çalışma modelleri yasal güvence altına alınmış, güvencesiz çalışma alanları daraltılarak kadro imkânları genişletilmiştir. Asgari ücret üzerindeki verginin kaldırılmasıyla çalışanlarımızın net gelirleri artırılmış, ücretsiz izin ve benzeri zor dönemlerde nakdi destek mekanizmaları devreye alınarak işçimizin mağdur edilmemesi sağlanmıştır. İşçi-işveren ilişkilerinde adaletin hızlı tesis edilmesi amacıyla arabuluculuk sistemi hayata geçirilmiş, iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan düzenlemelerle daha güvenli çalışma ortamları oluşturulmuştur. Taşeron işçilerin kadroya alınmasıyla sosyal haklara erişim güçlendirilmiş, çalışan annelere tanınan yarı zamanlı çalışma hakkı ve artırılan analık-babalık izinleri ile iş ve aile hayatı arasındaki denge desteklenmiştir. Bugün geldiğimiz noktada hedefimiz; işçimizin gelirini artıran, çalışma şartlarını daha da iyileştiren, sosyal güvenliği daha kapsayıcı hale getiren ve emeğin hakkını en güçlü şekilde koruyan bir çalışma hayatını daha ileriye taşımaktır. Güçlü Türkiye’nin temelinin güçlü emek olduğuna inanıyor, her zaman işçimizin yanında olmaya kararlılıkla devam ediyoruz. Bu vesileyle tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve bereket dolu yarınlar diliyorum.''

Dar Gelirli Ailelere Mama Desteği Verilmelidir Haber

Dar Gelirli Ailelere Mama Desteği Verilmelidir

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” tavsiyesini bebek maması fiyatları üzerinden değerlendirdi. Gürer, “Sayın Erdoğan, vatandaşın daralan geliriyle oluşan yoksulluğu görmeden çocuk sayısını artırma çağrısı yapıyor. Asgari ücretlinin 2024’ten bu yana bebeğinin rızkından 8 paket mama alındı. Bir çocuk bile vatandaşı sağlıklı beslenme ve ihtiyacını karşılamada zorlarken, üç çocuk tavsiyesine uyanın onu sağlıklı büyütmesi de zorlaştı. Ana-baba boğazını kıssa dahi çocuk giderleri ev gelir-gider dengesini bozuyor.” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki derin yoksulluğun en somut göstergelerinin her ay açıklanan yoksulluk verileri olduğunu belirtti. Yoksulluk verileri açıklandığında durumun daha iyi görüldüğünü ifade eden Gürer, “Çocuk arabasından çocuk bezine kadar raftaki ürün fiyatları katlandı. Çocuk için rafa el uzatılan her ürünün fiyatı önemli ölçüde arttı. Bebek maması fiyatlarını ve asgari ücretin alım gücündeki erimeyi bir de bu pencereden bakalım.” dedi. Gürer, 2024-2026 yılları arasındaki verileri kıyaslayarak, iktidarın nüfus politikası ile ekonomi politikası arasındaki çelişkiyi mama fiyatları üzerinden gösterdi. “MAAŞ ARTIYOR, ALINABİLEN PAKET SAYISI AZALIYOR!” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in hazırladığı analizde, üst segment mamanın %119, alt segment mamanın ise %97 zamlandığı görüldü. “3 ÇOCUK DEMEK, AYLIK 10 BİN LİRA SADECE MAMA PARASI DEMEK!” “3 çocuk” söylemine özünde yaşlanan nüfus dikkate alındığında olağan görülebileceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peki, bu çocukların nasıl bakılacak, giderleri nasıl karşılanacak, karnı nasıl doyacağını hesaplıyor mu? Bugün bir bebek ayda 3 paket 900 gramlık mama bitiriyor. 2026 fiyatlarıyla 3 çocuklu bir ailenin sadece üst segment mama maliyeti ayda 10 bin 260 TL tutuyor! 28 bin lira asgari ücret alan bir babanın, maaşının üçte birinden fazlasını sadece mamaya vermesi gerekiyor. Bu hesaba çocuk bezi, kıyafet, kira, elektrik dahil değil. AKP iktidarı, halka çocuk sayısı vereceğine, marketlerde alarm takılan mamaların fiyatlarına bakmalıdır,” dedi. “VATANDAŞIN CEBİNDEN 8 PAKET MAMA ÇALINDI” Asgari ücretlinin son iki yılda yaşadığı kaybı yüzdesel olarak değerlendiren Ömer Fethi Gürer: Üst Segment Kaybı: “2024’te 32 paket alabilen işçi, 2026’da 24 pakete düştü. Alım gücü %25 eridi.”Maliyet Yükü: “Bir asgari ücretli, tek bir çocuğun üst segment maması için maaşının %12,1’ini ayırmak zorunda..” “BEBEK MAMASI LÜKS TÜKETİM DEĞİLDİR” CHP’ Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün sayı vermekte değil, halkın alım gücünü korumakta olduğunu belirterek, “İktidarın ekonomi modeli, bebeklerin rızkını enflasyon ile eritmiştir. Bebek maması lüks değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Dar gelirli ailelere nakdi mama desteği verilmelidir. Vatandaş çocuk maması alırken düşünüyorsa, iktidar kendi politikalarını sorgulamalıdır. Bizim önceliğimiz tenceresi kaynayan, bebeği doyan aileler ile mutlu yaşamdır” diye konuştu.

Bu Ülkenin Emeklileri Sadaka Değil, Haklarını İstiyor Haber

Bu Ülkenin Emeklileri Sadaka Değil, Haklarını İstiyor

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından, emeklilerin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla, "Emekliler Açlığa, Yoksulluğa ve Sefalete Mahkum Edilemez" başlığı ile emekli dernekleri ile birlikte bir basın açıklaması yapıldı. Hamamyolu Yediler Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasına, İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, İl ve İlçe Yöneticileri ile emekli dernekleri katılım sağladı. İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın emekçileri, kıymetli Eskişehirliler, Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Örgütü olarak; emeklilerimizin yaşadığı büyük ekonomik bunalıma dikkat çekmek ve onların haklı mücadelesine omuz vermek için bir araya geldik. Türkiye’de milyonlarca emekli, yıllarca çalışarak, üreterek ve bu ülkenin kalkınmasına katkı sağlayarak hayatını geçirmiş yurttaşlardır. Fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde, okullarda ve kamu kurumlarında onlar tarafından verilen o büyük emeğin sayesinde bu ülke bugün ayaktadır. Ancak ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada emeklilerimiz hak ettikleri yaşam koşullarından çok uzaktadır. Bugün Türkiye’de milyonlarca emekli; pazara, manava, kasaba giderken iki kez düşünmek zorunda kalmaktadır. Kira, gıda ve sağlık giderleri her geçen gün artarken emekli aylıkları yaşam maliyetlerinin çok gerisinde kalmaktadır. Bir ömrün emeği, bugün ne yazık ki yoksulluk sınırının altında bir hayata mahkûm edilmiştir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; bu ülkeyi ayakta tutan emektir. Ve emeğin karşılığını alamadığı bir düzene kader denilemez. Emekliler bu ülkenin yükü değil, onurudur. Emekliler bu ülkenin geçmişidir, hafızasıdır. Bu ülkenin fabrikalarında alın teri dökenler de, tarlasında üretim yapanlar da, çocuklarımızı yetiştiren öğretmenler de, hastanelerde görev yapan sağlık emekçileri de bugün emeklilerimizin arasındadır. Bugün yaşanan tablo sadece ekonomik bir sorun değildir. Bu tablo aynı zamanda sosyal devlet anlayışının terk edilmesinin sonucudur. Cumhuriyetin “insanca yaşam” idealinin yerini, ne yazık ki yoksulluğa alışmayı öğütleyen bir anlayış almıştır. Ama biz buna razı değiliz. Bu ülkenin emeklileri sadaka değil, haklarını istiyor. Ve haklarını alana kadar da bu mücadele büyüyerek sürecektir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça ifade ediyoruz: Türkiye’de emekliler açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilemez. Bizim anlayışımıza göre sosyal devlet; yıllarca çalışmış insanlarına huzurlu bir yaşam sağlayabilen devlettir. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi olarak emekliler için somut ve adil bir program ortaya koyduk. İktidarımızda; -En düşük emekli aylığını en az bir asgari ücret düzeyine yükselteceğiz. -Tüm emeklilere, her bayramda bir asgari ücret tutarında bayram ikramiyesi vereceğiz. -Tüm emeklilere seyyanen zam yapılacak ve emekliler arasındaki maaş adaletsizliklerini gidereceğiz. -İntibak yasasını çıkaracağız. -Aylık bağlanma oranlarını eski düzeyine çekecek, emekliye bütçeden ve büyümeden daha fazla pay vereceğiz! -Emeklilikte adil ve kademeli bir geçiş sistemi sağlayacağız. -İşçi, memur ve esnaf arasındaki emeklilik eşitsizliğini giderecek; aynı prim günü ile eşit emeklilik hakkı sağlayacağız. -Memur maaşlarındaki tüm ilave ödemeler emekli aylıklarına yansıtılacak; eski-yeni memur emeklisi ayrımını kaldıracağız. -Emeklilerin örgütlenme ve sendikal haklarını güvence altına alacağız. Çünkü biliyoruz ki; emekliye adalet, Türkiye’ye bereket demektir. Eğer bir ülkede emekliler rahat nefes alamıyorsa, o ülkede sosyal adalet yok demektir. Eğer bir ülkede insanlar ömür boyu çalışıp emeklilikte yoksulluğa mahkûm ediliyorsa, orada ekonomik düzen ciddi biçimde bozulmuş demektir. Biz bu düzeni değiştirmeye talibiz. Bu ülkenin kaynaklarının bir avuç ayrıcalıklı kesime değil, alın teriyle yaşayan milyonlara gitmesi gerektiğini savunuyoruz. Bugün burada yalnızca bir basın açıklaması yapmak için bulunmuyoruz. Bugün örgütümüzle birlikte sahaya çıkıyoruz. Parti örgütümüz ve emekli sendikalarımız ile birlikte Eskişehir’in sokaklarında emeklilerimizle buluşacak, onların sorunlarını dinleyecek ve çözüm önerilerimizi paylaşacağız. Çünkü siyaset yalnızca kürsülerden konuşmak değil; halkın arasında olmak, onların dertlerini dinlemek ve çözüm üretmektir. Bu mücadele yalnızca emeklilerin mücadelesi değildir. Bu mücadele adil bir Türkiye mücadelesidir. İnanıyoruz ki; emeklilerin yüzünün güldüğü, emeğin değer gördüğü, herkesin insanca yaşayabildiği bir Türkiye mümkündür. Ve o Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. CHP Eskişehir İl Başkanlığı’nın düzenlediği basın açıklamasında açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiklerini belirten emekli temsilcileri, ekonomik taleplerini sıralarken "sandık" vurgusu yaptı. ​"Bayram İkramiyesi 20 Bin Lira Olmalı" ​Birleşik Emekliler Sendikası Eskişehir İl Temsilcisi Mustafa Vural Erdem, bayram ikramiyelerinin alım gücünün yok olduğunu vurguladı. Erdem, "İkramiyeler ilk çıktığında asgari ücretin %60’ı kadardı. Talebimiz bu oranın korunarak ikramiyenin 20 bin TL’ye, en düşük emekli aylığının ise asgari ücretin %40 fazlası olan 45 bin TL’ye çıkarılmasıdır" dedi. ​"Ekmek Hesabı Adaletsizliği Ortaya Koyuyor" ​Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, 2018 yılında 1.000 TL olan ikramiye ile 800 ekmek alınabildiğini hatırlatarak, "Bugün aynı ekmeği almak için ikramiyenin en az 12 bin TL olması gerekir. 4 bin liralık ikramiye emekliyle alay etmektir" ifadelerini kullandı. Şanlı, en düşük emekli maaşının en düşük memur maaşına eşitlenmesi gerektiğini savundu. ​"Primlerimizin Karşılığını Alamıyoruz" ​Türkiye Emekliler Derneği Şube Başkanı Muhsin Dilbaz ise emeklilerin sistemli bir şekilde yoksullaştırıldığını belirterek, "Biz lütuf değil, ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Maaş bağlama oranlarını %20’lere düşürerek bizi açlığa mahkûm ettiniz" diyerek tepkisini dile getirdi. ​Veteriner Hekimlerden "Ayrımcılık" Tepkisi ​Emekli Veteriner Hekimleri Derneği Başkanı Uğur Görür, sağlık sınıfındaki diğer mesleklere verilen ek ödemelerin veteriner hekimlere verilmemesini eleştirdi. Görür, "Hekimlik bir bütündür, ayrıştırılamaz. 2006’da asgari ücretin 3 katı maaş alırken bugün asgari ücretle eşitlendik" dedi. ​Mitinge Damga Vuran Sefer tası ​82 yaşındaki süper emekli Nejdet Yılmazoğlu elindeki sefer tasıyla yaptığı açıklamada 11 bin gün prim ödemesine rağmen geçinemediğini belirtti. Yılmazoğlu, "İftar çadırlarından bu sefer tasıyla eve yemek götürüyorum. Bizi bu yaşta bu sefer tasına muhtaç edenlere yazıklar olsun" dedi.

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi Haber

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, AKP’nin emeklileri harçlık veremedikleri torunlarına bile mahcup hale getirdiğine dikkat çekti. Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli iktidar tarafından bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Birde dalga geçer gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” dedi. Milyonlarca emeklinin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğüne dikkat çeken CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 4 bin liralık emekli ikramiyesinin erken yatacak olmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘müjde’ olarak duyurulmasına da tepki gösterdi. Açlık sınırı altında yaşayan emeklilere, bayram ikramiyesi olarak verilecek 4 bin liralının emeklinin hiçbir ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini ifade eden Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “BAYRAMDA MİSAFİRLERE İKRAMLIK ALABİLMEK ARTIK EMEKLİNİN HAYALLERİNİ SÜSLÜYOR” İktidarın ekonomik krizin yükünü emeklilerin omuzlarına bıraktığını belirten Başevirgen, “Milyonlarca emekli açlık sınırının altındaki maaşlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Buna rağmen iktidar bayram ikramiyesinde bile artış yapmıyor. AKP’nin emekliyi gözden çıkardığı artık saklanamaz bir gerçek. Emeklinin yaşadığı hayat pahalılığını görmezden geldikleri yetmezmiş gibi birde dalga geçer gibi 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyorlar” dedi. Başevirgen, 4 bin liralık ikramiyenin marketlerde, pazarda hiçbir karşılığının kalmadığını vurgulayarak, “Bugün sıradan bir market alışverişi bile binlerce lirayı bulmuş durumda. Bu ikramiyeyle emeklinin bayram alışverişi yapması mümkün değil. Bayramda misafirlere ikramlık alabilmek ise artık emeklinin hayallerini süslüyor” dedi. “EMEKLİLERİMİZ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” Emeklilerin artık bayram harçlığı veremedikleri torunlarına bile mahcup hale geldiğini dile getiren Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.