SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ankara

Porsuk Haber Ajansı - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çağdaş Sanatlar Galerisi’nden Yeni Sergi: "Lexicon" Haber

Çağdaş Sanatlar Galerisi’nden Yeni Sergi: "Lexicon"

Odunpazarı Belediyesi, sanatı kentin tarihsel ve kültürel dokusuyla buluşturmaya devam ediyor. Belediyeye bağlı Çağdaş Sanatlar Galerisi, 37’nci sergisinde Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi’nin üretimlerinden oluşan “Lexicon” başlıklı sergiyi sanatseverlerle buluşturdu. Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen serginin açılışı yoğun katılımla gerçekleşti. Yurt dışında olduğu için açılışa katılamayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un yerine açılışta Odunpazarı Belediyesi Başkan Vekili Figen Kahya yer aldı. Açılışa ayrıca CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, danışman hocalar Rıdvan Çoşkun, Hayri Esmer; sanatçılar Fırat Engin, Ekin Kılıç Ezer ve Elif Varol Ergen ile çok sayıda sanatsever katıldı. KÜLTÜREL VE SANATSAL YAŞAMI DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ Odunpazarı Belediyesi Başkan Vekili Figen Kahya, serginin açılışında yaptığı konuşmada Odunpazarı Belediye Başkanı Avukat Kazım Kurt’un selamlarını iletti. Başkan Kurt’un ülke dışında olması nedeniyle açılışa katılamadığını belirten Kahya, tüm katılımcılara hoş geldiniz diyerek sanatseverleri selamladı. Konuşmasında, Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin danışman hocaları Rıdvan Çoşkun ve Hayri Esmer’in katkılarıyla hayata geçirilen serginin, Odunpazarı Belediyesi’nin çağdaş sanatı destekleme vizyonunun önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Kahya, belediye olarak herhangi bir kâr beklentisi olmaksızın kültürel ve sanatsal yaşamı desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Sanatın dönüştürücü gücünü toplumun tüm kesimleriyle buluşturmayı hedeflediklerini belirten Kahya, Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde nitelikli sergilere ev sahipliği yapmayı sürdüreceklerini dile getirdi. Figen Kahya, sergide emeği geçen sanatçılara teşekkür ederek, Fırat Engin, Elif Varol Ergen ve Ekin Kılıç Ezer’in Eskişehir’de sanatseverlerle buluşturduğu çalışmaların önemli bir farkındalık yarattığını söyledi. Bu tür çalışmaların farklı illerde de aynı etkiyi oluşturmasını temenni ettiğini belirten Kahya, açılışa katılan tüm sanatseverlere teşekkür etti. SANATÇILAR SERGİYİ ANLATTI Sanatçılar Fırat Engin, Ekin Kılıç Ezer ve Elif Varol Ergen de konuşma yapan diğer isimler oldu. Sanatçılar, hem serginin kavramsal çerçevesini hem de kolektifin üretim pratiğini sanatseverlerle paylaştı. “Lexicon” kavramının edebiyatta, sanatçıların kendilerine özgü ifade dillerini tanımlayan bir terim olduğunu belirten Ekin Kılıç Ezer, serginin kolektifin çekirdek kadrosunun bireysel sanatsal dillerini bir araya getiren özel bir üretim sürecinin ürünü olduğunu söyledi. Fırat Engin ise Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi’nin 2010 yılında üç akademisyenin bir araya gelmesiyle kurulduğunu ifade etti. Kolektifin, sanatın yalnızca dekoratif bir unsur olarak görülmesine karşı eleştirel ve alternatif bir yaklaşım geliştirmeyi amaçladığını vurgulayan Engin, “Lexicon”un Ankara dışındaki ilk sergi olma özelliğini taşıdığını dile getirdi. Elif Varol Ergen de Ankara dışındaki ilk sergilerinin Odunpazarı Belediyesi tarafından ağırlanmasının kendileri için çok kıymetli olduğunu kaydetti. Belediyelerin sanata ve kolektif üretimlere destek vermesinin önemine dikkat çeken Ergen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. KOLEKTİF ÜRETİM VE “LEXICON” KAVRAMI Sergi, sanatçılar Fırat Engin, Ekin Kılıç Ezer ve Elif Varol Ergen’in kolektif üretim pratiğini bir araya getiriyor. “Lexicon”, Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi’nin Ankara dışındaki ilk etkinliği olma özelliğini taşırken, kolektifin çekirdek kadrosuyla yürüttüğü özel bir üretim ve sunum sürecini yansıtıyor. Sergide dışarıdan sanatçı davetine yer verilmemesi, birlikte düşünme ve üretme biçimlerine odaklanan yaklaşımı öne çıkarıyor. Serginin merkezinde yer alan “Lexicon” kavramı, sabit ve kapalı bir sözlük anlayışının ötesine geçerek; anlamın sürekli dönüştüğü, yer değiştirdiği ve yeniden kurulduğu bir alan olarak ele alınıyor. Çalışmalar, gündelik yaşamdan, politik söylemlerden, kişisel ve kolektif hafızadan süzülen kelime, imge ve sembollerin zaman içindeki kırılmalarını, bozulmalarını ve yeniden anlam kazanma süreçlerini görünür kılmayı amaçlıyor. Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi için dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda ideolojik, politik ve kültürel bir mücadele alanı olarak ele alınıyor. Sergi, sözcüklerin tekrar yoluyla etkisizleştirildiği ve yeniden kodlandığı günümüz dünyasında izleyiciyi, anlamın sabitliğini sorgulamaya davet ediyor. Tek bir anlatı sunmak yerine, izleyicinin kendi deneyimiyle tamamlanan parçalı ve çok katmanlı bir okuma öneriyor. Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin danışman hocaları Rıdvan Çoşkun ve Hayri Esmer’in katkılarıyla hayata geçirilen “Lexicon”, Eskişehir’in tarihsel ve kültürel belleği güçlü bölgelerinden Odunpazarı’nda; yalnızca kelimelerin değil, mekânın, geçmişin ve bugünün de sözlüğünü tutmayı hedefliyor. “Lexicon” Sergisi, 2 Mart tarihine kadar her gün 10.00–18.00 saatleri arasında Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

Türkiye’nin Yıldızları Şampiyonlar Ligi’nde Parlayacak Haber

Türkiye’nin Yıldızları Şampiyonlar Ligi’nde Parlayacak

EHF Kulüplü Gençler Kupası’nda ilk kez bir Türk takımı yer alacak. Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden kulüplerin alt yaş grubu takımlarının katılacağı EHF Kadın Kulüplü Gençler Kupası’nda Türkiye’yi Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonu olan Kepez Belediyesi Spor Kulübü temsil edecek. Temsilcimiz, müsabakalarını Ankara’da oynanacak. Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonu’na Prestijli Ödül Türkiye Hentbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun kararı doğrultusunda, Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda dereceye giren dört takım ile teknik kadroları için ayrı ayrı ödüller belirlenmişti. Bu ödüllere ek olarak, Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonu Kepez Belediyesi Spor Kulübü’ne, 2009 ve sonrası doğumlu sporcuların yer aldığı ve Şampiyonlar Ligi ekiplerinin altyapı takımlarından oluşan bu prestijli organizasyonda mücadele etme hakkı tanındı. Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı ve Avrupa Hentbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Çebi’nin bu girişimiyle, Türk hentbolunun geleceğini oluşturan genç sporcuların, Avrupa’nın üst düzey kulüplerinin altyapı takımlarıyla erken yaşta rekabet etmesinin önü açılmış oldu. Elemeler 3 Farklı Ülkede 4 Ayrı Grupta Oynanacak EHF Kulüplü Gençler Kupası Elemeleri 3 farklı ülkede ve 4 ayrı grupta olmak üzere 16 takımın mücadelesine sahne olacak. Kepez Belediyesi Spor Kulübü’nün gruptaki rakipleri Danimarka’dan Odense, Fransa’dan Metz, Romanya’dan CSM Bükreş olacak ve maçlar Ankara’da oynanacak. Temsilcimiz, 2/3 Nisan tarihleri arasında oynanacak grup maçlarında bir üst tura çıkmak için mücadele edecek. Hırvatistan’ın Porec şehrindeki grupta Avusturya’dan Hypo Niederösterrich, Hırvatistan’dan HC Podrovka, Macaristan’dan Györi Audi ETO KC ve Karadağ’dan OTP Group Buducnost takımları yer alacak. Hırvatistan’ın Zagreb şehrindeki grupta Hırvatistan’dan HC Lokomotiva Zagreb, Danimarka’dan Ikast Hentbol, Macaristan’dan FTC ve Slovenya’dan Krim OTP Group Mercator takımlar olacak. Romanya’nın Bistrita şehrindeki grupta ise Danimarka’dan Team Esbjerg, Almanya’dan BV Borussia Dortmun, Macaristan’dan DVSC Schaeffler ve Romanya’dan CS Gloria Bistrita takımları mücadele edecek.

ESGİAD Başkanı Batuhan Eldem TÜGİK Yönetimine Seçildi Haber

ESGİAD Başkanı Batuhan Eldem TÜGİK Yönetimine Seçildi

Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu (TÜGİK), 7. Olağanüstü Genel Kurulu Ankara’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin en yaygın ve güçlü iş dünyası örgütlerinden biri olan Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu (TÜGİK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 7'inci Olağanüstü Genel Kurulu’nu Ankara’da gerçekleştirdi. Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD), Yönetim Kurulu ve delegeleriyle birlikte genel kurula geniş katılım sağladı. Gerçekleşen genel kurulda önemli bir bayrak değişimi yaşandı. Mevcut başkan Erkan Güral, başkanlık görevini tek liste ile seçime giren Arda Yurtsever’e devretti. Eskişehir, TÜGİK Yönetiminde Temsil Edilecek TÜGİK’in yeni yol haritasının belirlendiği genel kurulda, Eskişehir iş dünyası adına gurur verici bir gelişme yaşandı. ESGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem, Genel Başkan Arda Yurtsever’in listesinden TÜGİK Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. Bu görevlendirme ile ESGİAD, Türkiye genelindeki girişimci iş insanlarının karar alma mekanizmasında Eskişehir’i en üst düzeyde temsil etme gücüne sahip oldu. Başkan Eldem: "Sorumluluğumuz Arttı, Eskişehir İçin Çalışacağız" Genel Kurul sonrası değerlendirmelerde bulunan ESGİAD Başkanı ve yeni TÜGİK Yönetim Kurulu Üyesi Batuhan Eldem, şunları kaydetti: "Türkiye’nin en büyük girişimci gücü TÜGİK ailesinin bir parçası olmaktan ve bu büyük yapının yönetim kademesinde Eskişehir’i temsil etmekten onur duyuyorum. Genel Başkanımız Sayın Arda Yurtsever ve yeni yönetim kurulu ile birlikte, girişimci iş insanlarımızın sorunlarına çözüm üretmek ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunmak için var gücümüzle çalışacağız. Bu görev, sadece şahsımın değil, güçlü ESGİAD ailesinin ve Eskişehir’in başarısıdır." dedi.

Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi’nden Yeni Sergi: “Lexicon” Haber

Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi’nden Yeni Sergi: “Lexicon”

Odunpazarı Belediyesi, sanatı kentin tarihsel ve kültürel dokusuyla buluşturmaya devam ediyor. Belediyeye bağlı Çağdaş Sanatlar Galerisi, 37’nci sergisinde Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi’nin üretimlerinden oluşan “Lexicon” başlıklı sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen sergi, sanatçılar Fırat Engin, Ekin Kılıç Ezer ve Elif Varol Ergen’in kolektif üretim pratiğini bir araya getiriyor. “Lexicon”, Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi’nin Ankara dışındaki ilk etkinliği olma özelliğini taşırken, kolektifin çekirdek kadrosuyla yürüttüğü özel bir üretim ve sunum sürecini de yansıtıyor. Sergide dışarıdan sanatçı davetine yer verilmemesi, kolektifin birlikte düşünme ve üretme biçimlerine odaklanan yaklaşımını öne çıkarıyor. Serginin merkezinde yer alan “Lexicon” kavramı, sabit ve kapalı bir sözlük anlayışının ötesine geçerek; anlamın sürekli dönüştüğü, yer değiştirdiği ve yeniden kurulduğu bir alan olarak ele alınıyor. Çalışmalar; gündelik yaşamdan, politik söylemlerden, kişisel ve kolektif hafızadan süzülen kelime, imge ve sembollerin zaman içindeki kırılmalarını, bozulmalarını ve yeniden anlam kazanma süreçlerini görünür kılmayı amaçlıyor. Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi için dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda ideolojik, politik ve kültürel bir mücadele alanı olarak ele alınıyor. Sergi, sözcüklerin tekrar yoluyla etkisizleştirildiği ve yeniden kodlandığı günümüz dünyasında, izleyiciyi anlamın sabitliğini sorgulamaya davet ediyor. Tek bir anlatı sunmak yerine, izleyicinin kendi deneyimiyle tamamlanan parçalı ve çok katmanlı bir okuma öneriyor. Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin danışman hocaları Rıdvan Çoşkun ve Hayri Esmer’in katkılarıyla hayata geçirilen “Lexicon”, Eskişehir’in tarihsel ve kültürel belleği güçlü bölgelerinden Odunpazarı’nda; yalnızca kelimelerin değil, mekânın, geçmişin ve bugünün de sözlüğünü tutmayı hedefliyor. “Lexicon” Sergisi, 27 Ocak Salı günü saat 18.00’de açılacak. Sergi, 2 Mart tarihine kadar her gün 10.00–18.00 saatleri arasında Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

Eskişehir'e Yeni Sanayi Yatırım Alanı Haber

Eskişehir'e Yeni Sanayi Yatırım Alanı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sanayi Alanları Master Planının ilk fazında Samsun-Mersin hattında 13 ilde toplam 59 bin hektarlık 16 yeni sanayi yatırım alanını Resmî Gazete’de ilan ettiklerini belirterek, mevcut OSB’lerin ortalama 11 katı büyüklüğüne ulaşacak bu alanlarda, mega endüstriyel bölgeler inşa edileceğini açıkladı. Bakan Kacır, Resmî Gazete’de dün gece ilan edilen planlı sanayi yatırım alanlarının ayrıntılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi: “Samsun-Mersin hattında; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’ta toplam 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni yatırım alanı oluşturduk. Bugün Resmî Gazete’de ilan ettik. Bu tarihi adımla mevcut planlı sanayi alan büyüklüğümüzün yüzde 37’si kadar ilave alanı ülkemiz sanayiine bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanan ilanla kazandırmış olduk. Hayırlı uğurlu olsun. OSB’lerimizin ortalama 11 katı büyüklüğe ulaşacak bu alanlarda mega endüstriyel bölgeler inşa edeceğiz.” “MARMARA’DA SIKIŞMIŞ SANAYİMİZİ ANADOLU’DA BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYORUZ” Marmara’da sıkışan sanayinin Anadolu’ya yayılması gerektiğini vurgulayan Bakan Kacır, “İstanbul’umuzu sanayimizin ‘akıl merkezi’ olarak konumlandırırken bir yandan da Marmara’da sıkışmış sanayimizi Anadolu’da büyütmeyi, Kalkınma Yolu ve Zengezur projeleriyle oluşacak daha güçlü küresel bağlantısallık fırsatını yeni sanayi bölgeleriyle yakalamayı hedefliyoruz.” Dedi. “SANAYİMİZİN GELECEK 30 YILINA IŞIK TUTACAK” Sanayi Alanları Master Planı’nın hazırlandığını açıklayan Bakan Kacır, “Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık.” ifadelerini kullandı. Bakan Kacır, master plan çalışmalarında deprem ve afet riskleri, su kaynaklarının verimli kullanımı, arazi eğimi, mülkiyet tipleri, tarımsal üretim, mevcut ve planlanan demir yollarına yakınlık, sektörel kümelenme fırsatları gibi çok sayıda etkeni dikkate aldıklarını belirterek, “Sanayicilerimizin güvenli, altyapısı ve lojistik bağlantıları güçlü yatırım yerlerine en uygun maliyetle erişimini amaçladık.” dedi. 13 İLDE TOPLAM 59 BİN HEKTAR BÜYÜKLÜĞÜNDE 16 YENİ SANAYİ YATIRIM ALANI Master Plan’ın ilk fazında Samsun-Mersin hattında Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’ta toplam 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni yatırım alanı oluşturuldu. Bakan Kacır, bu alanların Resmî Gazete’de ilan edildiğini belirterek, “Bu tarihi adımla mevcut planlı sanayi alan büyüklüğümüzün yüzde 37’si kadar ilave alanı ülkemiz sanayiine bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanan ilanla kazandırmış olduk. Hayırlı uğurlu olsun. OSB’lerimizin ortalama 11 katı büyüklüğe ulaşacak bu alanlarda mega endüstriyel bölgeler inşa edeceğiz.” dedi. ALTYAPI VE SOSYAL DONATILAR ÖN PLANDA OLACAK Yeni bölgelerin demir yolları ve limanlara bağlanacağını ifade eden Bakan Kacır, çalışanlar için lojmanlar ve ailelerindeki evlatlar için sanayi ve teknoloji kolejleri gibi sosyal imkânlar sağlanacağını, bölgelerde döngüsel ekonomi ve yeşil üretimin esas alınacağını söyledi.

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı

‘Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması’, ‘Halk İçin Hep Beraber’ sloganıyla büyükşehir belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda belediyelerin 2025 yılı hizmetleri değerlendirilirken; 2026 yılına yönelik çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, yoksullukla mücadele, global ve ulusal siyasetin ülkeye etkisi, belediyelere kayyım atanması, devam eden operasyonlar ve kuraklıkla mücadele de toplantı gündeminde yer aldı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleşti. Başkan Seçer’in açılış konuşmaları ile başlayan buluşmaya; CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce katılım sağladı. Buluşma, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce toplantıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Gökan Zeybek ve Büyükşehir Belediye Başkanlarımızla Torosların eteklerinde, portakal kokulu Mersin’deyiz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in ev sahipliğinde 2025 yılındaki çalışmalarımızı değerlendirdik, 2026 yılı için görüş alışverişinde bulunduk. Şeffaflığı ilke, halkçılığı pusula edinen yönetim anlayışımızla; kentlerimizi birlikte üreten, birlikte paylaşan ve birlikte güçlenen bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. Başkan Seçer: “Nüfusun yüzde 60’ını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” Başkan Seçer, açılışta gerçekleştirdiği konuşmasında; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek olmak üzere, tutuklu tüm belediye başkanlarına ve siyasilere selamlarını gönderirken; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı andı. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Seçer, kentin ülke içindeki konumuna değindi. Mersin’in stratejik konumu ve tarihsel sürecini değerlendiren Seçer, kentin Türkiye’de ekonominin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin dinamik yapısından söz ederek göçlerle büyüdüğünü belirten Seçer, Mersin’in liman kenti olmasının tarihsel süreçteki önemine değindi. Gerçekleştirilen toplantının geçmiş dönemde de faydalarını gördüklerini dile getiren Seçer, “Bugün burada olma nedenimiz; bir yandan kendi görev ve sorumluluk alanlarımız içerisindeki sorunlarımızı konuşmak, tartışmak ve deneyim paylaşımı yapmak; bir yandan da Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın yaşadığı siyasal çalkantılar içerisindeki durumunu konuşmak. Çünkü her birimizin şehrinin kendine münhasır özelliklerinden dolayı hem iç siyasi gelişmelerden hem dış siyasi gelişmelerden etkilendiğini biliyoruz. Mersin ve komşumuz Adana bu konuda son derece hassas kentler. Orta Doğu’daki ve Kafkaslar’daki her gelişme buraya yansıyabiliyor. Çünkü bizim bölgelerimiz ulusal güvenlik açısından da son derece stratejik lokasyondalar” diyerek kentlerde yaşanan süreçleri bir arada tartışacaklarını belirtti. 2019 yılında yerel seçimlerde ortaya konulan başarıyı hatırlatan Seçer, Ankara ve İstanbul’un ardından Mersin, Adana, Antalya gibi kritik öneme sahip kentlerin de CHP’li belediye başkanları tarafından kazanılarak başarıyla yönetildiğini vurguladı. Tüm bu başarıyla birlikte 2024 yılında birçok yeni belediyenin de kazanıldığını ifade eden Seçer, “Her geçen yıl CHP’li belediye başkanlarının yönettiği nüfus oranını artırdık. Aynı zamanda ekonomik hacim olarak Türkiye’nin en önemli ekonomik döngüsünün olduğu şehirleri yönetmeye başladık. Bu siyaset açısından çok önemli ve değerlidir. Bugün nüfusun yüzde 60’ından fazlasını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” sözlerini kaydetti. “Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız” Belediye başkanlarının yürüttükleri hizmet ve siyaset ile ülke siyasetine de yön verdiğinin altını çizen Seçer, “Bugün Cumhurbaşkanlığı son derece önemli bir makamsa hatta atanan bakanlar önemli bir makam işgal ediyorlarsa ve alanlarında hizmet etmeye çalışıyorlarsa, belediye başkanları da en az onlar kadar önemli siyasi aktörlerdir. Biz Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız. Bunun planlamasını yapma zorunluluğumuz var. Bizim görevimiz sadece bir kentin yerele ait olan hizmetlerini yerine getirmek değil; Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktürden çıkışını, vatandaşın umutlarının diri kalmasını sağlamaktır. Bunu yapabileceğimiz bir çalışma ortamı önümüzde var” diye konuştu. “Ülkenin en temel 2 sorunu: ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ ” Ülkenin en temel 2 sorununun ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ olduğunu vurgulayan Seçer, vatandaşların da bu adaletsizliğin farkında olduğunu belirterek, “Belediye başkanlarımızın tartışmalı yargı kararlarıyla tutuklu olduğunu, masumiyet karinesinin yok sayıldığını, herhangi bir yargı kararı yokken suçlu muamelesi gördüklerini herkes biliyor. Elbette ki bu süre içerisinde biz belediye başkanları olarak cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın yanında olacak, onların yokluğunu aratmayacağız” sözlerini kaydetti. “CHP iktidarın kilidini açacaksa; anahtar belediyelerdir” İktidara giden yolun belediyelerin başarısından geçtiğini ifade ederek tüm baskıların bunun bilincinde olunmasından kaynaklandığını belirten Seçer, “CHP iktidarın kilidini açacaksa; bunun anahtarı belediyelerdir. Bunu iktidar da iyi biliyor. Bu nedenle bizi baskı altına almak, hizmet yapamaz hale getirmek, halk karşısında itibarsızlaştırmak gibi bir politika izlediklerini biliyoruz. Bu sorunun tespiti hepimiz tarafından yapılıyor ama bizim asıl konuşmamız gereken bu işlerin altından nasıl kalkacağımızdır. Tamamen siyasi saiklerle yaratılan sorunlarla uğraşıyoruz, bizim bunu siyasetle çözmemiz lazım. Siyasetle çözmenin en temel ve gerçekçi yolu; iktidar olmak” dedi. İktidara yürümenin bir zorunluluk olduğunu söyleyen Seçer, bu yolda umudun CHP’li belediyeler olduğunu sözlerine ekledi. “İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız” Belediye başkanları olarak tüm bu sorumluluk ile başarılı olma ve Türkiye’nin geleceğini kurma yolunda en önemli siyasi figürler olduklarını hatırlatan Seçer, CHP tarihinin mücadelelerle geçtiğini hatırlattı. Parti olarak Cumhuriyet’in iradesini ortaya koyduklarını ifade eden Seçer, “Konumumuzun, durumumuzun, zorlukların farkındayız ama gücümüzün de farkındayız. Hep beraber bunu başaracağımızdan en ufak bir endişem yok. Halkta karşılığı olan, halka giden, halkın derdini dinleyen, halkla hemhal olan ve geleceğe umut olan bizleriz. İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız. Türkiye’nin üzerindeki bu kara bulutları da hep beraber dağıtacağız” sözlerine yer verdi. Zeybek: “Vahap Başkanımız; günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alıyor” CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşmasına; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı anarak başladı. Zeybek, Başkan Seçer’in Vekilliği öncülüğünde hizmet eden TBB’yi; belediyeler arasında ayrım yapmadan kamucu bir anlayışla kaynakları etkin ve verimli kullanarak vizyon projelere önderlik etmesi dolayısıyla tebrik etti. Birliğin; kişilere değil, halk iradesine dayalı olarak yönetildiğini kaydeden Zeybek, Mersin’deki belediyecilik anlayışının insanların hafızasına yerleştiğini sözlerine ekleyerek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi yalnızca bir hizmet belediyeciliği örneği değil; sosyal adaletin, kapsayıcılığın ve krizlere karşı direncin kurumsallaştığı bir yerel yönetim modelidir. Vahap Başkanımız toplumsal kutuplaşmanın yerine ortak yaşamı; rantın yerine kamu yararını, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alan bir anlayışla ve kararlılıkla başarılı bir belediye süreci yönetmektedir. Sayın Seçer; sosyal destekten tarıma, emeklilerden gençlere kadar her kesimi yöneten bir yerel yönetim pratiğiyle bugün ülkemizde CHP tarafından yönetilmeyen pek çok belediyeye örnek teşkil etmektedir” dedi. “Yargı, siyasetin aparatı haline geldi” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ve diploma davasına değinen Zeybek, bu durumun yargının siyasallaşması ve siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesinin tipik bir örneği olduğunu ifade etti. Zeybek, “Bu bir hukuk davası değil, bu bir korkunun davasıdır. Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun milletin kendisine uygun gördüğü Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme davasıdır. 31 yıllık bir diplomanın iptal edilmesi, yargının siyasetin aparatı haline geldiğini apaçık bir göstergesidir” diye belirtti. “Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” Zeybek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in millet iradesine sahip çıktığını ve sandık milletin önüne gelene kadar meydanlarda, sokaklarda, alanlarda ve her yerde olmaya devam edeceklerini kaydetti. Esenyurt’u, Şişli’yi, Ovacık’ı, Van’ı, Mardin’i, Batman’ı, pek çok il ve ilçeyi kayyımın yönettiğini belirten Zeybek, belediyeleri halk iradesiyle seçilmişlerin yerine devlet eliyle atanmışların yönetmesini doğru bulmadıklarını sözlerine ekledi. Millet iradesinin yok sayılmasını kabul etmediklerinin altını çizen Zeybek, “Bugün Türkiye’de 28 milyon 819 bin 534 kişinin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Bu, 103 yıllık Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet’in en önemli kurumlarından olan yerel yönetimler açısından bakıldığı zaman geriye gidişin en tipik örneklerinden biridir. Bugün Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” dedi. Zeybek, CHP’li belediye başkanlarının başarılı performansının ‘CHP belediyeciliğini’ gösterdiğini belirterek, “232 olan belediye sayımızı bir anda 412’ye çıkarıyor olmamızın altındaki temel nokta da millete vermiş olduğumuz sözlerin tutulmasıydı” ifadelerine yer verdi. Zeybek, CHP’nin yerel seçimlerdeki oy oranının yüzde 38’den 48’e, belediyelerin memnuniyet oranının ise yüzde 60’lardan başlayarak yüzde 82’lere kadar çıktığını belirterek, “Bu oranlar bizi fazlasıyla memnun ederken; iktidar kanadını da ciddi biçimiyle endişeye sevk etti. Memnuniyet oranın artması CHP’nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı ki ‘Silkeleyin’, ‘Mali anlamda belediyeleri kıskaca alın’ dediler” dedi. “Biz; halkçı belediyecilik anlayışıyla hizmet ediyoruz” CHP’li belediyelerin, yaşanılan tüm engellemelere rağmen halka dokunan hizmetleri hayata geçirdiğinden söz eden Zeybek, kadınından çocuğuna, gencinden yaşlısına, emeklisinden işçisine kadar her kesimden yurttaşın hayatını kolaylaştıracak belediye hizmetlerini hayata geçirdiklerini anlattı. Zeybek, CHP’li belediyeler olarak farklı bir belediyecilik anlayışı içerisinde yurttaşlara hizmet verdiklerini belirterek, iktidarı en çok rahatsız eden çalışmaların da belediyelerin yapmış olduğu sosyal destekler olduğunu dile getirdi. Zeybek, “Bir belediye başkanı; şehrinde yaşayan, ekonomik anlamda açlık sınırının altında bir gelir elde eden ve evine ekmek götüremeyen, evinde sıcak çorba kaynatamayan yurttaşın varlığını bilecek de buna nasıl sessiz kalacak? Bizden bunu nasıl beklersiniz? Bizim halkçı belediyecilik anlayışımızın temelinde; ‘Nerede bir ihtiyaç sahibi varsa bizim belediyelerimiz ve başkanlarımız onların yanında’ anlayışı var” dedi. “Umut Mersin’dedir, Türkiye’dedir” Başkan Seçer’e ve buluşmanın düzenlemesine katkı sunan herkese teşekkürlerini ileten Zeybek, “Seçimlerin hangi tarihte yapılacağı belli değil ama biz 155 bin sandık görevlimizle CHP olarak hazırız ve alandayız. 87 haftadır Türkiye’nin tüm anketlerde açık ara 1. partisiyiz ve ülkeyi yönetme iddiamızı yerel yönetimlerden aldığımız güçle Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde sürdürme kararlılığındayız. O nedenle umut buradadır, Mersin’dedir, Türkiye’dedir, Silivri, Antalya, Buca ve Çorlu zindanlarındadır. Biz bu umudu yeşerteceğiz, güçlendireceğiz ve büyüteceğiz. Eninde sonunda haklılar ve halktan yana olanlar kazanacak. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” diye belirtti. Toplantı açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti. Büyükşehir belediye başkanları belediyelerindeki çalışmalar, projeler ve deneyimler ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulundular.

Ülkenin Ana Gündemi Emeklidir, Asgari Ücretlidir, Yoksullardır! Haber

Ülkenin Ana Gündemi Emeklidir, Asgari Ücretlidir, Yoksullardır!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Emeklilerin Onurlu Yaşam Hakkı Buluşması”na katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Hepiniz hoş geldiniz. Ömürlerini bu ülkeye, bu devlete, bu millete hizmetle geçirmiş, elleri nasırlaşmış, dirsekleri çürümüş, gözlüğünün numaraları büyümüş, rahat etmesi gerektiği, artık dinlenmesi gerektiği, torun sevmesi gerektiği günlerde en büyük zulmü görmüş, Türkiye ve dünya siyaset tarihinin en büyük haksızlığıyla, en büyük ihanetiyle karşı karşıya kalmış, en büyük kötülüğünü görmüş her bir emeklimizin ayrı ayrı ellerinden öpüyorum. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar verdiniz” dedi. Genel Başkan Özgür Özel yaptığı konuşmada şunları söyledi: “BURAYI GÖKÇEK AİLESİNDEN SÖKE SÖKE ALDIK” “Ankara’da, bu güzel mekanın içindeyiz. Konuşmasını yapıp Mersin’deki toplantıya katılmak üzere yolu açık olsun, giden Mansur Başkanımız bu mekanı geri alabilmek için yedi yıl boyunca uğraştı. Kimden aldı burayı? Melih Gökçek ailesinden aldı. Burayı, bu mekanı uzun dönem anlaşmayla ailenin hakim olduğu bir vakfa devredip, burada iktidarını sürdürüyorlardı. Burayı aile kullanıyordu, kiraya veriyordu. İstanbul’da 2019 seçimlerini aldığımızda Ekrem Başkan çağırdı. O zaman Grup Başkanvekiliyim. Dedi ki ‘Grup Başkanvekilim, bunu bir görmen lazım.’ Bakırköy’ün ortasında, Florya’da yüksek duvarlar, çimler, ortada bir koca villa. Etrafında 12 villa. Dedi ki ‘Burası neymiş, biliyor musunuz? Burası Büyükşehir Belediye Başkanının, etrafı ise AK Partili Belediye Başkanlarının. Bakırköy bizde, Bakırköy Belediye Başkanının haberi yok. AK Partili belediye başkanlarının villaları, havuzları ve hayatlarını geçirdikleri, yemeklerinin ortak piştiği, eğlencelerin olduğu, lüksün olduğu bir yer.’ Ekrem Başkan orayı görünce ve ‘Çıkın’ dediğinde, önce direndiler. ‘Televizyonları getiririm buraya, görürler’ deyince apar topar gittiler. Ekrem Başkan orayı İstanbul Planlama Ajansı yapmıştı. Mansur Başkan da Gökçeklerden burayı aldı. İşte bu güzel güne ev sahipliği yapıyor. Bir ailenin değil, Türkiye’nin en şüpheli, serveti şüpheli, kendi Başbakan Yardımcısı, Meclis Başkanı, ‘Çağırsın savcı, anlatayım’ diyor Bülent Arınç. Bütün Türkiye’ye karışan, İstanbul’daki Bülent Arınç’ı duymuyor. Bülent Arınç'ı çağırsınlar. 10 yıldır niye çağırmıyorlar? ‘Her bildiğimi anlatırım’ dediğinde, ‘Ankara’yı parsel parsel sattı’ dediğinde burayı söke söke aldık. Emekliler kullanıyor. Helali hoş olsun.” “BURASI, TÜM EMEKLİLERE AÇIK” “Bu salon ve bu kampüse şimdi bambaşka ilaveler yapılacak, o kendilerine yaptıkları lüks odalar yerine. Bu kampüs ve bu salon tüm imkânlarıyla Türkiye’deki emeklilerin siz değerli temsilcilerinin, onlar kabul etmiyor ama emekli sendikası vardır, olacaktır. Engeller kaldırılacaktır. Hepinizin kullanımına açık. Örgütlü bütün yapıların kullanımına açık. Mücadele eden, ses duyuracak olan, bir araya gelip birbirine güç verecek olan herkesin kullanımına açıktır. Yıllar önce devlet, milletle bir sözleşme yaptı. Dedi ki ‘Sen çalış, ben her ay maaşından keseceğim. Ama günü gelince seni dinlendirip, seni emekli edip yerine gençleri işe alacağım. Şimdi sen çalışırken, hem emekliliğine çalışacaksın, hem şimdiki emeklilere bakacaksın. Günü gelince de bu devlet sana bakacak.’ Bu prim, her birinizin maaşlarından kesildi ya da serbest çalışanlar kendi cebinden yatırdı, yatıramadığını faiziyle günü gelince ödedi. O günün emeklisi için ve bugün kendinizin rahatı, huzuru için ödediniz. Biriktirdiniz. Bu düzende yıllarca ödediğiniz primleri, birileri iktidara geldiklerinde ağızlarından baklayı çıkarmışlardı zaten; ‘Yahu emeklilere kalkınmadan pay, refah payı, büyümeden pay verilmez. Onlar milli geliri artıran değil azaltan unsurlar’ diyerek, ne pis niyetleri olduğunu söylemişlerdi. Sonra 5510 sayılı yasayı yaparken o yasada aylık bağlama oranlarını belirlerken her bir satırında bir şeytanlıkla bugünün şartlarını bile isteye hazırladılar. Bugün gelinen nokta yani eskiden emekliler bu iktidar gelmeden önce, hani beğenmiyorlar ya önceki iktidarı, rahmetli Ecevit’in, rahmetli Mesut Yılmaz’ın ve Sayın Bahçeli’nin ortak olduğu o iktidarın son ödediği en düşük emekli maaşı, 1,5 asgari ücretti. Bugün biz bu asgari ücreti beğenmiyoruz. Size hiç ilişmeseler bugün 42 bin lira maaş alıyor olacaktınız ama işte bugünlere yani 18 bin 975 lira, şimdi harçlık verir gibi emekliye alay eder gibi bin lira daha vermeye kalkıyorlar. Dün ne büyük mücadeleler, ne büyük itirazlar yapıldı. Şimdi diyorlar ki ‘Emekli 20 bin lira ile geçinecek.’ Ev kirasının emekli maaşından yüksek olduğu bir dönemdeyiz. Yani bütün parayı kiraya verse, yetmiyor. Eğer kiraya verirse aç kalacak, karnını doyurmaya çabalasa sokakta kalacak emekli. Televizyonlar gösteriyor sokakta kalanları. Böyle 200 liralık otellerde sürünenleri, perişan olanları. Bu şartlar altında Türkiye’de biraz önce dinlediğim konuşmaların her bir tanesi bir diğerinden etkileyici. Utanmayalım mı’ diyor bir de kendisi soruyor ‘Utanmayalım mı’ diye. Vallahi siz utanmayın, sizi bu duruma getirenler, size bu maaşı reva görenler utansın.” “ÜLKENİN ANA GÜNDEMİ; EMEKLİDİR, ASGARİ ÜCRETLİDİR, YOKSULLARDIR” “Bundan 2 yıldan biraz fazla geçti üzerinden, Genel Başkan adayı olarak gittiğim her şehirde de sonra kurultayımızda da söylemiştim. ‘Cumhuriyet Halk Partisi, kimsesizlerin kimsesidir, Cumhuriyet Halk Partisi, kimsenin sesini duymayanın sesidir. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi, birilerinin istediği gibi kutuplaşmaya, birilerinin istediği gibi ‘Bizden olanlar, oradan olanlar’ diye birbirlerinden ayrılmaya, birilerinin uzaklaştırdığı, kutuplaştırıldığı, karşı tarafı şeytanlaştırıp arkasını kalabalıklaştırdığı bir dikine kesen siyaset yerine enine kesen ve herkese dokunan siyaset yapacak’ dedik. Dedik ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi sadece CHP’li değil AK Parti’ye, MHP’ye ve diğer partilere oy vermiş emeklilere dokunacak. Asgari ücretlilere de dokunacak. Eğer emeklinin sorunu varsa sosyal demokrat bir partinin sorunu vardır. Eğer emekli geçinemiyorsa, ülkenin ana gündemi kutuplaşma değil emeklinin sesinin duyurulmasıdır. Ülkenin ana gündemi emeklidir, asgari ücretlidir, yoksullardır’ dedik.” “EMEKLİNİN CEBİNDEN HER AY 6 ÇEYREK ALTINI ÇALIYOR” “Siyaset, tarafını belirleme işidir. Siyaset, öncelik belirleme işidir. Bir ülkenin kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İktidar gelir, bu kaynağı nereye kullanacağına karar verir. Bu iktidar geldi, geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün 0,7 asgari ücret. Yani maaşın tamamının, yani 1,5 asgari ücretin fazlasını, 0,8’ini sizden aldı, 0,7’sini size bıraktı. Kızdıkları altın hesabıyla, inadına yapıyorum, diyor ki ‘Türkiye’yi geziyor, sarraf sarraf dolaşıyor, bana altın hesabı yapıyor. Sen o hesabı bırak’ diyor. O hesabı bırakırsam kendimi inkar etmiş olurum. Sen geldiğinde en düşük emekli maaşı, 8 çeyrek altın alıyordu, bugün 2 çeyrek altın alıyor. Sen emeklinin cebinden 6 çeyrek altını her ay çalacak bir plan yaptın. Ona göre bir kanuni düzen yaptın. O planı uyguladın. Şimdi 6 çeyrek altın her emeklinin cebinden çalındı. Gitti bir başka yere verildi.” “BİR SOSYAL KRİZ VE PATLAMA GELİYOR” “Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak geçen yılın sonu gelirken yaklaşmakta olan bu sosyal krizi gördük. Ben bunu MYK’da arkadaşlarıma, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinde, Gölge Kabinedeki Bakanlarımıza, Politika Başkanlarımıza şöyle anlatıyorum. Ben 2009 yılından beri bu partinin otobüslerinin üstündeyim kardeşim. Gitmediğim şehir yok. Meydan meydan dolaşıyoruz. Ama ilk kez son iki yıldır, o yüzden yerel seçimde, ana gündemimiz yine ekonomiydi, ana gündemimiz o zaman da emeklinin durumuydu. Çünkü bugüne doğru o serbest düşme başlamıştı. İlk kez son bir yıldır gördüğüm ve son bir aydır en üst düzeye ulaşmış bir şekilde meydanlarda ki çok sayıda emekli geliyor, gözlerindeki büyük öfkeyi görüyorum. Hiçbir zaman görmediğim kadar büyük bir öfke görüyorum. Bir sosyal kriz geliyor. Bir sosyal patlama geliyor. ‘Gelin bunu düzeltelim’ dedik. Bir sosyal krizden, sosyal patlamadan medet uman bir kolaycı siyaset değil buna mani olacak yapıcı bir siyasete giriştik. Burada iki arkadaşım yan yana oturuyor. Birisi Ulaş Karasu, Genel Başkan Yardımcımız. Emek Bürolarında görevi yeni üstlendi. Yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin önceden bu görevi yapan, şimdi gölge kabinesinde geleceğin Çalışma Bakanlığına hazırlanan ve sizin gündeminizi pozitif gündeminizi hazırlayan, bizden istenen yasa tekliflerini hazırlayan Gamze Taşcıer arkadaşımız oturuyor. Onun da Emek Bürolarına inanılmaz katkısı var. Emek bürolarına emek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. İktidarımızdan önce daha bugünlerde yapılsın diye asgari ücretin 39 bin lira olmasını, en düşük emekli maaşının 39 bin liraya çıkarılmasını, bunun yapılması için gerekli kaynak çalışmalarını yaptık ve anlattık. Küçük esnafa, tekstilciye, sosyal güvenlik sistemi üzerinden prim desteği vererek… Türkiye’de sorun şu, asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Bunun için orada devletin araya girip, belli sektörleri ve belli sayının altında personel çalıştıran küçük esnafı, KOBİ’leri kollayacak pirim destek sistemleri yapması lazım. Hepsini önerdik, ellerinin tersiyle ittiler. 19 bin lira yaptılar. Hatta duydum, inanamadım, dedim ki ‘Ya normal enflasyon zammı 19 bin, sorun bakayım emekli için ne yapmayı düşünüyorlar? Hiç değilse kendi asgari ücretlerine çıkaracaklar mı? İşte 28, 29 bin liraya.’ Grup Başkanvekili arkadaşlar sordu. Ben de Beykoz’da mitinge çıkmama yarım saat var, otobüsün arkasındayım. Dediler ki ‘Genel Başkanım, inanamazsınız…’ ‘Ne oldu’ dedim. Grup Başkanvekilim şöyle dedi telefonda, ‘Delirmiş bunlar.’ ‘Nedir’ dedim, ‘Bin lira vereceğiz’ diyorlar dedi. ‘Bin lira, 20 bin lira yapacağız’ dediler. “Bunun üzerine ‘Bir de kapatıp gidiyorlar’ dedi. ‘Vallahi onlar gitsin’ dedim.” “‘EMEKLİNİN ÖLÜM KALIM SAVAŞINDA MECLİS’İ AÇIK TUTALIM’ DEDİM” “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920’de o Meclis’i kurdu, Cumhuriyet’in ilanından üç yıl önce. Ve günü geldi, memleketi kurtardı. Dönüp dediler ki, ‘Ne yapacaksınız?’ Dedi ‘Ne yapayım?’ Dediler, ‘İngiliz tipi krallık mı?’ O zaman çok popüler. ‘Amerikan tipi başkanlık mı?’ O zamandan var. ‘Yoksa saraydan padişahlığa devam mı?’ Atatürk dedi ki; ‘Biz Ankara’da bir Meclis kurduk, millet o Meclis’te seçer. O Meclis ne görev verirse onu yaparım’ dedi. Ne daimi Cumhurbaşkanlığını kabul etti. Dedim ki arkadaşlara ‘Biz bu Meclis’te Kurtuluş Savaşı’nı kazanmışız, o Meclis’i Polatlı’dan top sesleri geldiğinde taşımamışız. Açık tutmuşuz, savaşta kapatmamışız. Şimdi emeklinin ölüm kalım savaşı başlıyor. Meclis’i açık tutalım. Orayı terk etmeyin arkadaşlar’ dedim. Sekiz gündür gece gündüz, kadın erkek orada duruyorlar. Şu anda da orada nöbet var. Burada grubumuzun çok değerli milletvekilleri, dünden nöbet tutanlar buraya sizi selamlamaya geldiler. Bugünün nöbetçileri orada. Yarının nöbetçileri belki istirahatte, uykuda. Ama o kanunu dün dedikleri gibi, büyük bir mücadeleye rağmen 20 bin lirada geçirdiler. Gelecek hafta Meclis’te çok tarihi bir oylama olacak. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri o tarihi oylamada eksiksiz, Allah’tan kendi sağlığına, birinci derece yakınına bir şey olmayan herkes, ki günü gelmiştir, CHP’li milletvekili kolunda serumla oylamaya gelmiştir o Meclis’e. Hep birlikte orada olacağız. Çünkü büyük bir fırsat var. Biraz önce cümle içinde geçti, ‘Biz az değiliz, çoğunluğuz’ dedi. Emekli sayısı eşleriyle birlikte 30 milyon sayısını ifade ettiler. Ayrıca herkes sözünün arkasında durursa Meclis’te de artık azınlık değiliz. Biz zaten nöbetteyiz, tam kadro oradayız. DEM Parti eleştiriyor, en sert şekilde eleştiriyor. Yeni Yol grubunun üç partisi, Gelecek, Saadet, DEVA bu ücreti ‘Katlanılmaz ücret, sefalet ücreti, emekliyi açlığa mahkum etmek’ dediler. İtiraz ediyorlar. Son Salı günü de Sayın Bahçeli ‘Sefalet ücreti’ dedi. Şimdi hepsini alt alta sayarsak. Milletvekilleri dün Sayın Bahçeli’nin dediği gibi davranmadılar. Ama esas oylama Meclis’te. Biz orada emek örgütlerimizle, emekli örgütlerimizle de görüşerek, diğer partilerle de görüşerek, Milliyetçi Hareket Partisi’ne de sorarak, bütün partilerin üzerinde uzlaşabileceği bir iyileştirme önergesini oraya vereceğiz. Vereceğiz. Ümit ediyorum eğer bu maaşa, ‘Sefalet maaşı’ diyen herkes oy verirse siz Meclis’te azınlık değilsiniz, çoğunluksunuz. Herkes sözünü tutarsa haftaya bir şey olacak. Ondan sonra çok güzel şeyler olacak. 30 milyon emekliye, yakınına, ailesine, iki emeklinin evladı olarak söylüyorum. Gelecek hafta oylamayı hep birlikte izleyelim. Kim emeklinin yanında, kim değil. Kim sefalet maaşına ‘hayır’ deyip hiç olmazsa bir telafi zammına, olabildiğince bir telafi zammına ‘evet’ oyu kullanacak onu görelim. Benim sizden bir tek isteğim olur. Sizin için oy vermeyene değil sandıkta oy, sokakta selam vermeyin bundan sonra.” “KUTU KOLA GİBİ EZDİLER EMEKLİYİ” “Bir yandan da şunu söyleyeyim, kaynak maynak diyorlar ya. Biz zaten kaynağı koyduk. Şimdi Gamze Başkanımız önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Hükümet Programında 5510’da ne değişiklikler yapacağımızı, emekliyi nasıl koruyacağımızı, o atılan büyük kazığı, emekliye tarihin en büyük golünü attılar aylık bağlama oranlarıyla, prim sistemiyle, çalıştıkça daha düşük maaş alan aptalca uygulamalarla ama kasten, bilerek, hile ve desiseyle. Şimdi onları nasıl düzelteceğimizi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinden, seçim kampanyamızda duyacaksınız. Zaten şu doğru, eskiden daha 2019’da en düşük emekli maaşı ortalama emekli maaşının yarısı kadardı. Şimdi ortalama 23 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. Yani en aşağıda kutu kola gibi ezdiler böyle emekliyi. En aşağıda birleştirdiler, en aşağıda. Şimdi bunu düzeltmek lazım, buna karşı bir şey yapmak lazım. Bunu bugünlerde bir 5510’u baştan, dört başı mamur düzeltmeye bunlar yanaşmaz. Ama bu sistemde hiç olmazsa en düşük emekli maaşını bir yere getirmeyi, aşağıdaki o baz maaşları kalıcı olarak düzeltmeyi ve hiç olmazsa bu sefalet maaşından uzaklaşmayı, açlık sınırın üzerine doğru çıkmayı, hiç değilse yaklaşmayı hep birlikte gelecek hafta bu kara düzenin içinde hep beraber deneyeceğiz. Buradan şunu söyleyeyim. Orada vereceğimiz teklif; kalıcı, doğru, düzgün olan değil. Bu şartlarda yapılabilecek olan. Esas doğru olan baştan aşağıya dört başı mamur bir yasal düzenleme yapmak. Onun için doğru kaynak, vergiyi adil almak.” “100-150 ŞİRKETE PARAYI BULUYOR, 30 MİLYON EMEKLİYE BULAMIYOR” “Buradan ilan ediyorum. Türkiye’de verginin yüzde 64’ü dolaylı vergi. Yani 20 bin vereyim dediği emekli ile 200 bin lira maaş alan da, 2 milyon geliri olan da bankada toplam gelirin yüzde 90’ını tutan zengin de aynı şeyi veriyor. Buradaki emekli de elektriğe, suya, doğalgaza, ete, yumurtaya, süte aynı vergiyi veriyor. Türkiye’nin en zengin insanı da aynı vergi veriyor. Yüzde 65 - 64. Üstüne bir de yüzde 24 geliyor. O da maaşlardan daha kimse maaşını çekmeden alınan gelir vergisi. Oldu sana yüzde 88. Toplam bütün üreten, ihracat yapan, inşaat yapan, köprü yapan, onu yapan, bunu yapan, kazanan hepsinin toplam verdiği kurumlar vergisi yüzde 11. Sisteme bak, bu salon verginin yüzde 80’ini verecek, Türkiye’nin en zenginleri yüzde 11’ini verecek. Bunu demin de birkaç büyüğümüz söyledi. Bu düzeninin adı AK Parti’nin kara düzenidir. İlk seçimde alaşağı edilecek. Seçim sonrası tam tersine çevrilecek. Niye kaynak bulamıyor biliyor musunuz? Bak nereye bulmuş kaynak. Emekliye kendi yaptığı zam 60 milyar diyor. E doğru. Bize ne lazım? 650 milyar. Doğru. ‘Bulamam’ diyor. Nasıl bulamıyorsun? Bak bütçeye. Bütçeye bu yıl o bahsettiğim şirketlerden alması gerektiği halde almayacağı, vazgeçilen kurumlar toplamına 768 milyar koymuş. Gelecek hafta bize ne lazım sizin her birinizin maaşını 30 bin lira yapmak için? 650 milyar. Oraya buluyor, sana bulmuyor. O bir avuç, hani Beşli Çete veya 40 Haramiler, bilemedin 100 - 150 şirkete bu parayı buluyor. 30 milyon emekli ve ailesine bulamıyor. Bu sene 2,7 trilyon lira faiz ödeyecek. Bize lazım paranın dört katını faize vermeyi biliyorsun. Geçen sene ne yapmışlar? Bugün Sözcü gazetesinde var. Emekli için sosyal güvenlik desteği. Koymuş bütçeye, hiç harcamamış. O paranın tamamını almış faize vermiş. Faizcilere vermiş. O yüzden altı ay önce 3,7 milyon emekli en düşük maaşı alırken, şu anda 4,9 milyon, 5 milyona yakın emekli en düşük maaşı alıyor. “ARTIK ONLAR DÜŞÜNSÜN” “Yani böyle kutu kola gibi ezmede ve en dipte birleştirmede operasyona devam ediyor. Yani vurdukça vuruyor. Şu ana kadar 23 bin liraya kadar geriletti en düşük emekli maaşını. 2019’da iki katıydı en düşük emekli maaşının. Bugün 20 bin liraysa 40 bin liraydı emeklilerin ortalama maaşı. Getirdi onu 23 bin liraya. Biz durursak o vurmaya devam edecek. Herkes ezilene ve yok olana kadar. Allah’ı var; ben gittiğimiz meydanlara çağırıyorum, emekliler de geliyor, örgütleri de var geliyor. Pijamasıyla gelen de var, ‘Çıkardım oğlum, bunu giyindim’ diyen var. Emeklilere şunu söylüyorum; bu mücadele belki Türkiye, dünya siyasi tarihine geçecek bir mücadeleye dönüşebilir. Haftaya Meclis’te uğraşacağız. Siz izleyeceksiniz, herkes izleyecek. Vermeden kaçtılar diyelim. Meydan, meydan; kaçtıkları yere kadar ve seçim sandığına kadar onları kovalayacağız. Duyduğum, dinlediğim bütün konuşmalardan özet şunu gördüm; artık emekli bugünün iktidarından zam, iyileştirme istemiyor. Sloganlardan da duyduğum emekli AK Parti hükümetinden zam istemiyor. Sandık istiyor, sandık. ‘Getir sandığı’ diyor. Buradan hepiniz adına AK Parti’nin kara düzenine meydan okuyorum. Bizim itirazımız var kardeşim. Bu kara düzene itirazı var emeklinin. Açlığa itirazım var. Yoksulluğa itirazım var. Sefalet ücretine itirazım var. Bu kara düzene itirazım var. AK Parti’nin kara düzenine itirazım var. Bu itirazı duyan duyuyor, duymayan kaçsın. Sandığa kadar kovalayacağız sizi, seçim sandığına kadar. ‘Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.’ Haftaya 30 milyon emekli ve yakınının gözleri Meclis’te mi? Haftaya o oylamada emekliye oy vermeyene selam vermiyoruz, öyle mi? O zaman bütün emeklilere söylüyorum; artık onlar düşünsün. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hepinizi çok seviyorum. Biz kazanacağız. Emekliler kazanacak. Emekçiler kazanacak. Yoksullar kazanacak. AK Parti’nin kara düzeni kaybedecek. Yıkacağız o düzeni; emekliyi aç bırakan o kara düzeni hep birlikte yıkacağız. Hepinize saygıyla selamlıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.