SON DAKİKA
Hava Durumu

#Anayasa Mahkemesi

Porsuk Haber Ajansı - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı" Haber

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı"

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve engellemelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Gazeteciler sadece haber yaptıkları için şafak baskınlarıyla gözaltına alınıp zindana konuluyor. Yılın en kısa ayı şubat ayında gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıkarken, 8 gazeteci gözaltına alındı. Alican Uludağ’ın da aralarında olduğu 5 gazeteci tutuklandı. Neredeyse her yazdığı haber ve paylaşımı nedeniyle hedefe konan Uludağ şubat ayında tutukluluğuna neden olan davaların yanı sıra 2 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, “AKP iktidarında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı artık askıda! Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı alanında yaşadığımız ihlallere her gün yenileri ekleniyor. Tamamen gazetecilik refleksiyle yaptıkları yayınlar, haberler nedeniyle gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor! Gazetecilere yönelik bu soruşturma ve gözaltılar haber alma hakkımıza ve gazeteciliğe gözdağıdır, saldırıdır! Bu hukuksuz uygulamalara artık son verilmeli; Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Enver Aysever ve daha nice gazeteci derhal serbest bırakılmalıdır! Basın özgürlüğü 86 milyonun özgürlüğüdür, hepimiz özgürlüğümüzü sonuna kadar savunacağız” dedi. ULUDAĞ’IN HER PAYLAŞIMINA AYRI SORUŞTURMA CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer her ay düzenli olarak kamuoyu ile paylaştığı basın özgürlüğü raporunun şubat bilançosunu açıkladı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında şubat ayında yaşanan ihlaller şöyle: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıktı. Deutsche Welle Türkçe'nin Ankara muhabiri gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı. Ankara’da ikamet eden Uludağ’ın İstanbul’a götürülerek Silivri Cezaevi’ne konulması tepki çekti. Alican Uludağ haber içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle şubat ayında ayrıca 3 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. 50 YARGILAMA 5 TUTUKLAMA Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve kurumlarına yönelik yapılan operasyonlarda ETHA muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı. Züleyha Müldür adli kontrolle serbest bırakılırken, 4 kişi tutuklandı. Soruşturmada gazetecilerin uluslararası basın kartı için yaptığı ödemelerin “terör finansmanı” olarak sayılması dikkat çekti. Ömer Ödemiş, daha önce beraat ettiği davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobani davasının karar duruşmasını izleyen 7 gazeteciye duruşmada ses ve görüntü aldıkları gerekçesiyle 18 gün hapis cezası verildi. HABERE GÖZALTI VE SORUŞTURMA YAĞMURU Şubat ayında Kayserili gazeteci Ali Türk Aslan ve gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın da aralarında olduğu 8 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle ifade verdi. İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle ifade verdi. JinNews Haber Müdürü Öznur Değer hakkında Van’da Rojava için yapılan yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı. SİYASETÇİLER DE KORUMALARI DA GAZETECİ DÖVÜYOR Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kocaeli’de katıldığı MÜSİAD programını izleyen basın mensuplarını koruma ekibi engelledi. Çıkan tartışmada gazeteci Serkan Üldeş’e fiziki müdahale edilmesi üzerine basın mensupları tepki göstererek salonu terk etti. Tatvan Belediyesinin kar çalışmalarını eleştiren gazeteci Mücahit Tarlan Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından tehdit edilirken, koruması tarafından darp edildi. Evrensel'in İzmir Temsilciliğine 2025’te düzenlenen silahlı saldırının tetikçisi İsa Can Bilir 106 gün tutukluluktan sonra serbest bırakılırken, azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. RTÜK’TEN HALK TV’YE CEZA RTÜK Uğur Dündar’ın Halk TV’de CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle kanala idari para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi şubat ayında basın özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. KRT Televizyonu tarafından yapılan başvuruda, AYM 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi. AİLE BAKAN YARDIMCISI ERİŞİM ENGELİ ŞAMPİYONU Haber ve içeriklere yönelik erişim engelleri şubat ayında da devam etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu aralarında yeğeninin KPSS’siz memur yapıldığı haberlerinin de yer aldığı 258 haber ve paylaşımı bir günde engelleterek erişim engeli şampiyonu oldu. Mezopatamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JinNews’un sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şubat ayında erişime engellenen haberler şöyle; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı AKP’li Mehmet Özhaseki’ye video ile şantaj yapıldığı yönündeki haber ile bu haberin erişime engellendiğini duyuran haber, Yeniçağ Gazetesi’nde iş insanı Fuat Tosyalı’nın adının geçtiği ‘Ziraat Bankası’nda ikinci Demirören vakası!’ başlıklı haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, İBB’den alınan Galata Kulesi’ndeki tepki çeken restorasyon işinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketi tarafından yapıldığı haberleri, MHP Çanakkale İl Başkanının geçmişte usulsüz öğretim görevlisi olduğuna ilişkin haberler.”

Çakırözer: ''İçerideki Korsanları Ne Yapacağız?'' Haber

Çakırözer: ''İçerideki Korsanları Ne Yapacağız?''

TBMM’de hasta tutuklular Tayfun Kahraman ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın durumuna dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Adalet, hasta bir insanı hücresinde yalnızlığa terk etmek değildir! Adalet, insanı yaşatmaktır. Cezaevlerindeki hasta tutuklular için, Tayfun Kahraman için, Murat Çalık için adalet istiyoruz, özgürlük istiyoruz. Aksi halde, yaşanacak her olumsuzluğun sorumluluğu bu hukuksuzluğa, bu zulme göz yumanların omuzlarındadır” dedi. Emeklilerin durumuna da dikkat çeken Çakırözer, “Sizin iktidarınız emeklilerimizi pazardan çürük sebze meyve toplamaya, marketlerde tarihi geçmiş gıdalar almaya mahkûm ediyor! Emeklilerimiz kirasını, faturasını ödeyemiyor. ‘Gelin, düzeltelim’ diyoruz, başınızı çeviriyorsunuz. Emeklilerimize bu hayatı, sefalet maaşlarını reva görenlere, bin liralık sadaka zammını lütuf gibi gösterenlere yazıklar olsun diyoruz” diye konuştu. “İÇERİDEKİ KORSANLARI NE YAPACAĞIZ?” TBMM Genel Kurulu’nda, Aden Körfezi, Somali Açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi. Tezkerenin gerekçesinde o bölgede korsanlık faaliyetlerinin engellenmesi de yer alırken, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Burada ülkemizin dünya barışına katkısı için kahraman ordumuzu Aden Körfezi'ne, korsanlarla mücadeleye göndermeyi konuşuyoruz. Bunun dünyadaki itibarımıza katkı sağlamasını bekliyoruz. İyi ama içerideki korsanları ne yapacağız? Adaleti, hukuku katleden korsanları, halkın iradesini gasbeden korsanları, emeklileri açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkûm eden korsanları ne yapacağız, nasıl mücadele edeceğiz? Dünya barışına katkı sağlayalım. Peki, ya bizim kendi iç barışımız ne olacak” diye sordu. “KAHRAMAN İNATLA HASTANEDE TUTULUYOR, HASTALIĞI İLERLİYOR” Cezaevlerindeki tutuklu belediye başkanlarının, siyasetçilerin, gazetecilerin durumunu hatırlatan Çakırözer, hasta tutuklular Tayfun Kahraman ve Mehmet Murat Çalık’ın durumuna dikkat çekti. Çakırözer şunları söyledi: “Tayfun Kahraman tam 1370 gündür tutuklu. Kentini savunduğu, hemşehrilerinin yaşam alanlarına sahip çıktığı için zindanda. Yaşatılan büyük adaletsizliğin yanı sıra, bir de ağır bir hastalığın pençesinde. MS hastası. Tedavisinin dışarıda yapılması lazım ama inatla cezaevinde tutulduğu için hastalığı daha da kötüye gidiyor. İki gün önce dengesini kaybedip düşüyor, başını yere çarpıyor, yaralanıyor ama bandaj, pansuman yapılıp yeniden koğuşuna gönderiliyor. Üstelik de Anayasa Mahkemesi onun hakkında yeniden yargılama kararı vermiş, hukuken masum ama bu karar uygulanmıyor. Eşi Meriç Kahraman bu hukuksuzluklara feryat ediyor, diyor ki: ‘Biz dört yıldır yüreğimiz ağzımızda yaşıyoruz. Her Allah'ın günü canımızdan can gidiyor. Eşimin hastalığı cezaevi şartlarında her gün daha fazla ilerliyor. Biricik evladımın babasına daha fazla eziyet etmeyin, eşimi derhal serbest bırakın.’ Bu, sadece Tayfun'un ailesinin isyanı değil, bu milletin bu zulme karşı isyanı.” “MURAT ÇALIK VE AİLESİNE ÇEKTİRİLENLER ZULÜMDÜR” “İzmir'de Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık, o da benzer bir zulmün mağduru. Kanser hastası, 306 gündür tutuklu, hem de ailesinden yüzlerce kilometre uzakta. 15 kilo verdi, gözümüzün önünde eriyor. Hakkında bir hüküm dahi yok, tutuklu. Tedavisi özgür ve insani koşullarda yapılması gerekirken önce sürgüne gönderdiniz, yetmedi, şimdi de elinde kelepçe hastane hastane dolaştırıyorsunuz. Onun annesi kah cezaevi önünde kah hastane bahçesinde yirmi dört saat nöbette, evladı daha da erimesin diye yalvarıyor. ‘Sözün bittiği yerdeyiz.’ diyor. Her gün, her akşam haber kanallarında elimiz yüreğimizde bunları izliyor, bunları dinliyoruz. Peki, sizin hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararına rağmen, Tayfun Kahraman'ın ilerleyen hastalığına rağmen cezaevinde tutulması ona ve ailesine zulümdür. Murat Çalık'a çektirilenler zulümdür. Cezaevindeki tüm hasta mahkûmlara çektirilenler zulümdür.” “EMEKLİYE REVA GÖRDÜĞÜNÜZ BİN LİRALIK SADAKA ZAMMI” “Bir başka adaletsizliği de bu ülkeye yıllarca emek vermiş emeklilerimize yaşatıyorsunuz” diyen Çakırözer, “Günlerdir 24 saat bu Genel Kurulda emeklilerimiz için nöbetteyiz. Çünkü emeklilerimiz açlık sınırı altında maaşlarla yaşam mücadelesi vermek zorunda sizin iktidarınızda. Sizin iktidarınız emeklilerimizi pazardan çürük sebze meyve toplamaya, marketlerde tarihi geçmiş gıdalar almaya mahkûm ediyor; kirasını, faturasını ödeyemiyor. ‘Gelin, düzeltelim’ diyoruz, başınızı çeviriyorsunuz. Emeklilerimize bu hayatı, sefalet maaşlarını reva görenlere, bin liralık sadaka zammını lütuf gibi gösterenlere yazıklar olsun diyoruz” diye konuştu. “BİN DEĞİL 100 BİN ASKER GÖNDERSENİZ DE İTİBARIMIZ DÜZELMEZ” Millet iradesine darbe indiren adalet haydutları, hukuk korsanları olduğu sürece içeride toplumsal barışın sağlanamayacağını dışarıda da itibarın korunamayacağını söyleyen Çakırözer, “Aden Körfezi'ne bin değil, 100 bin asker göndersek dahi AKP’nin yarattığı bu tahribatı ortadan kaldıramayız, itibarımızı yükseltemeyiz. Dünyada itibarlı devlet olmanın yolu demokrasiden, hukuktan, özgürlüklerden; emeklinin, emekçinin 86 milyonun hakkını, hukukunu, refahını sağlamaktan geçer. Bunu bu iktidarın yapma şansı artık kalmamıştır. En yakın sürede getirin sandığı diyoruz. Ülkemizin hak ettiği halkın iktidarını Cumhuriyet Halk Partisi olarak getirmeye kararlıyız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.