SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zorunlu Eğitim

Porsuk Haber Ajansı - Zorunlu Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zorunlu Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılık Kıyafet Suni Gündem, Gerçek Sorunlar Maskeleniyor! Haber

Kılık Kıyafet Suni Gündem, Gerçek Sorunlar Maskeleniyor!

Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan, eğitim camiasının gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Son günlerde yeniden tartışmaya açılan öğretmenlerin kılık kıyafet konusunu değerlendiren Arıkan, bu durumun Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından suni bir gündem oluşturma çabası olduğunu savundu. Öğretmenler arasında kıyafet konusunda ciddi bir problem yaşanmadığını vurgulayan Arıkan, asıl odaklanılması gereken konuların eğitim sistemindeki yapısal krizler, ekonomik sıkıntılar ve liyakat eksikliği olduğunu dile getirdi. "Kılık Kıyafet Suni Gündemdir, Gerçek Sorunlar Maskeleniyor" Saha gözlemlerine dayanarak öğretmenlerin mesleki sorumluluk bilinciyle giyindiğini belirten Kamuran Arıkan, münferit vakaların tüm eğitim camiasına mal edilerek sistemin temel sorunu gibi sunulmasını eleştirdi. Arıkan, "Öğretmenlerin kılık kıyafeti tartışmaya açılarak kamuoyunun dikkati eğitimdeki gerçek ve derin krizlerden uzaklaştırılıyor" ifadelerini kullandı. Türk Eğitim-Sen'e Göre Eğitimin Çözüm Bekleyen Temel Sorunları Başkan Arıkan, eğitim sisteminde ivedilikle çözülmesi gereken başlıca başlıkları şu şekilde sıraladı. Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını belirten Arıkan, Eğitim Fakültesi tercihlerindeki ve üniversite sınavındaki başarı sıralamalarındaki düşüşe dikkat çekti. Eş durumu tayini bekleyen öğretmenlerin aile bütünlüğünün korunamadığını ifade eden Arıkan, asker ve polislere tanınan il emri hakkının diğer kamu görevlilerine de verilmesi gerektiğini vurguladı. Okullara yeterli ödenek ayrılmadığını, İŞKUR personeliyle yürütülen geçici çözümlerin yetersiz kaldığını ve okulların hijyenik açıdan göreve hazır olmadığını belirtti. Atamalardaki mülakat sistemini eleştiren Arıkan, geçmişte mağdur olan 1611 öğretmenin haklarının sendikal mücadeleyle iade edilmesine rağmen 3 yıldır atanamadıklarına ve proje okullarındaki seçilim adaletsizliğine değindi. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarının devam ettiğini hatırlatan Arıkan, haftada 30 saat derse giren ücretli öğretmenlerin asgari ücretin dahi altında gelir elde ettiğini söyledi. Fiziki şartları yetersiz, yıkım kararı bulunan veya ikili eğitim yapan okulların durumuna işaret ederek, 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin ve sınav modelinin sil baştan ele alınması gerektiğini beyan etti. Öğretmenlerin hem veli hem öğrenci karşısında otoritesini kaybettiğini, öğrenciye kılık kıyafet uyarısında bulunan bir öğretmenin dahi haksız disiplin cezalarıyla karşılaşabildiğini aktardı. Yüksek kayıt ücretleri, okul kantinlerindeki fahiş fiyatlar nedeniyle öğrencilerin bir tosta erişmekte zorlandığını, çalışan ailelerin ise kreş ve bakım desteğinden yoksun olduğunu vurguladı. Emeklilik Sistemi Kilitlendi: Eskişehir Örneği Öğretmenlerin özlük hakları ve emeklilik koşullarına ilişkin somut rakamlar paylaşan Arıkan, Eskişehir'deki çarpıcı değişimi şu verilerle aktardı: "Eskişehir’de geçmiş yıllarda yılda ortalama 400 ile 650 arasında öğretmen emekli oluyordu. Bu durum, genç öğretmenlerin sisteme dahil olmasını sağlıyordu. Ancak bugün bu sayı yıllık 60-70 civarına kadar düştü." Emekli maaşlarındaki sert düşüşün bu durumu tetiklediğini belirten Arıkan, seyyanen zamların ve başöğretmenlik/uzman öğretmenlik tazminatlarının emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle öğretmenlerin çalışırken aldıkları maaşın yarısından bile azına mahkûm edildiklerini, bu yüzden 65 yaşına kadar çalışmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bu kilitlenmenin sonucunda ise okullarda norm kadro fazlası öğretmen sorununun baş gösterdiğini kaydetti.

Sırada Zorunlu Eğitim Süresi mi Var? Haber

Sırada Zorunlu Eğitim Süresi mi Var?

AHPADİ Derneği tarafından son günlerde tartışmaya açılan 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin tartışılması ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. AHPADİ Derneği Başkanı Avukat Mehmet Ektaş yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "2025-2025 Eğitim ve Öğretim Dönemi, eğitimin uzun yıllardır üzerine eklenerek birikmiş ve kronikleşmiş sorunlarıyla birlikte yarın başlıyor. Tüm çocuklarımıza, gençlerimize ve saygıdeğer öğretmenlerimize başarılar diliyoruz. Ancak, Liseye, Üniversiteye giriş için yapılan sıralamacı sınav sistemlerinde ortaya çıkan negatif net sayıları, PİSA gibi Uluslararası yarışmalarda elde edilen olumsuz sonuçlar, Dünyanın eğitim sistemlerinin karşılaştırıldığı endekslerdeki yerlerimiz, ve tabi ki bilim ve teknolojiye olan düşük performnaslarımız eğitim ve öğretim sistemimizdeki kötü durumu ve her geçen gün daha da artan kötüleşmeyi kör gözümüze sokuyor. Zaten, Ülkemizde ki Milli Eğitim Sisteminin çıktıları arasında eğitim ve kültürleme yoluyla sorumlu, bilinçli yurttaş yetiştirme hedefinden uzun yıllrdır vaz geçilmişti, ancak öğretimi de mumla arar hale geldik. Bizler, Hükümetlerden Laik Hukuk Devriminin en önemli direği olan eğitimin sorunlarına odaklanmasını beklerken, ne yazık ki iş başına gelen hükümetler ve Milli Eğitim Bakanlığı Laik ve bilimsel eğitimi hedef alıyorlar. İmamların, ders vermek amacıyla okullara sokulması, Müfredatlarda yapılan değişikliklerle bilimsel eğitim sürelerinin azaltılarak doğmaya dayalı derslerin sürelerinin arttırılması, Seçmeli din ve kültürü derslerinin zorunlu seçmeli hale getirilerek dayatılması, Kız liselerinin sayılarının arttırılması, Kamuoyuna yansıyan bir çok okulda, kız ve erkek öğrencilerin sınıflarda aynı sıralara oturmalarının engellenmesi, Kamuoyuna yansıyan bir çok okulda erkek ve kız öğrencilerinin kantin ve ortak kullanım alanlarının ayrıştırılması, Meslek Lisesi niteliğinde olan İmam Hatip Liselerinin Anadolu İmam Hatip Liselerine dönüştürülmesi, Puanı nedeniyle seçme yapmak istemeyen öğrencilerin İmam Hatip Liselerine zorunlu kayıtlarının yapılması, Ana dilde eğitim hakkı safsatısıyla Milletin birliğini hedef alan ve çocuklarımızı önce ayrıştırmayı ve ardından birbirine yabancılaştırmayı hedef alan çalışmalar, Özellikle Güneydoğuda bir çok Belediye tarafından açılan ve Türkçe dışında eğitim veren kreşlere göz yumulması, Açık öğretim Liseleri gibi bir çok saldırıyla karşı karşıya kalıyoruz ve mücadele ediyoruz. Şimdi bunlara bir yenisi daha eklendi. Soy ismi Tekin olan ancak davranışlarıyla eğitim alanında pek de tekin sayılmayacak söylem ve uygulamalara imza atan Milli Eğitim Bakanı, "12 yıllık zorunlu eğitimin kısalması için bir kamuoyu oluştuğunu, 12 yıllık zorunlu eğitimin tartışılması gerektiğini, 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin azaltılması yönünde revizyonu yapmayı planladıklarını belirtti." Milli Eğitim Bakanının söyledikleri doğru değildir. Türk Milletinin 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin kısaltılması yönünde hiç bir talebi yoktur. Bakanın oluştuğunu iddia ettiği kamuoyu, olsa olsa laik ve bilimsel eğitimden rahatsız olan, kendilerine cahil ve yönlendirilmeye uygun taban oluşturmaya çalışan din tacirlerinin, tarikatçıların, cemaatçilerin, medresecilerin, çocuk emeğini sömürmeyi hedefleyen kapitalist düzen savunucularının ve suç örgütlerinin kamuoyu olabilir. Ülkemiz, zaten çocuk suç oranlarının artmasının üzüntüsünü yaşamaktadır. Bunun başlıca nedeni, açık lise gibi oluşumlarla çocukların okul dışına itilmeleri, iyi bir yurttaşlık eğitimi almamaları, yoksulluk içinde yaşamalarıdır. 12 Yıllık zorunlu eğitimin kısaltılması, okul yaşamından koparılan çocuklarımızı tarikat ve cemaatlerin kucağına atacak, onların açtığı derneklerdeki kurslara ve yasadışı medreslere devamları sağlanarak o yapılara mürit kazandırmaya yönelik bir adoımdır. Bu adım aynı zamanda, çocukları kullanan başta uyuşturucu baronları olmak üzere yasadışı işler yapan çetelere adam kazandıracaktır. Bu adım, nerdeyse eleman bulamayn ve kökleri kazınmış terör örgütlerine kan verecektir. Bu adım, çocuk işçi sayısını artıracak, çocuk emeğinin daha fazla sömürülmesine çanak tutacaktır. Bu adım, çocuk istismarını yaygınlaştıracaktır. Bu adım, Milli Eğitimin Anayasa da ve Kanunda belirtilmiş, Cumhuriyete, Atatürk İlke ve Devrimlaerrine bağlı iyi yurttaş yetiştirme hedefine darbe vuracaktır. Bu konuyu gündeme taşıyan Bakan Tekin’i şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyeti korumanın, Laik Hukuk Devrimini korumak olduğu bilinciyle bu adımlara karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade ediyor, kamuoyunu saygıyla selamlıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.