SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zirai Don

Porsuk Haber Ajansı - Zirai Don haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zirai Don haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüketicilerimiz Ramazan Alışverişlerini Yaparken Dikkatli Olmalı Haber

Tüketicilerimiz Ramazan Alışverişlerini Yaparken Dikkatli Olmalı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

CHP'li Gülcan Kış: "Afet Bakanlığı Kurulmalı!" Haber

CHP'li Gülcan Kış: "Afet Bakanlığı Kurulmalı!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin afetlere hazırlıksız yakalandığını ve afet yönetiminin etkin biçimde yürütülemediğini belirterek Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. “Afet yönetimi sadece depremle sınırlı değil” Depremlerin yalnızca bir doğa olayı olarak ele alınamayacağını vurgulayan Kış, afet yönetiminin depremle sınırlı olmadığını belirtti. Türkiye’nin deprem, yangın, sel, zirai don ve heyelan gibi çok sayıda afet riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Kış, “Deprem öncesi hazırlık yoktu, yangın öncesi hazırlık yoktu, sel öncesi hazırlık yoktu. Riskler biliniyordu ancak bütüncül bir hazırlık sistemi bulunmuyordu” dedi. “Devletin asli görevi aksadı” Afet anında yurttaşa sahip çıkmanın, arama kurtarma çalışmalarını koordine etmenin ve barınma ile temel ihtiyaçları karşılamanın devletin asli görevi olduğunu söyleyen Kış, depremin ilk günlerinde yaşanan yetki karmaşası ve koordinasyonsuzluğun bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilemediğini gösterdiğini ifade etti. “CHP tüm imkânlarıyla sahadaydı” Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorumluluk üstlendiğini belirten Kış, depremin yaşandığı ilk günlerden itibaren CHP’nin tüm kadrolarıyla; başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere, arama kurtarmadan barınmaya, temel ihtiyaçlardan sosyal desteklere kadar tüm imkânlarını seferber ederek sahada yer aldığını söyledi. Kış, 6 Şubat’ın yıl dönümünde de aynı sorumlulukla hareket edeceklerini belirterek, Genel Başkan Özgür Özel, milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanlarıyla birlikte bir hafta boyunca deprem bölgesinde yurttaşlarla bir araya geleceklerini açıkladı. “Afet Bakanlığı olsaydı bu tablo yaşanmazdı” Afet yönetiminin öncesi, anı ve sonrasıyla tek elden yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kış, Afet Bakanlığı’nın yokluğunun ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eğer Türkiye’de Afet Bakanlığı olsaydı; ilk saatlerde yetki karmaşası yaşanmazdı, arama kurtarma çalışmaları anında ve etkin biçimde başlardı, ayrı bir afet bütçesiyle kalıcı konutlar hızla inşa edilir, yurttaşlar yıllarca konteynerlerde beklemek zorunda kalmazdı.” Kanun teklifi TBMM’de Kış, afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerini tek merkezden yönetecek; net yetkilere, ayrı bir bütçeye ve hesap verebilir bir yapıya sahip Afet Bakanlığı’nın kurulmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğunu belirtti. Kanun teklifinin amacının afetler yaşandıktan sonra çözüm üretmek değil, afetler yaşanmadan önce hazırlık yapılmasını sağlamak olduğunu ifade eden Kış, güçlü bir afet yönetiminin yurttaşa borç değil, kalıcı çözüm sunması gerektiğini vurguladı.

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var! Haber

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve TARSİM uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çiftçiler TARSİM sigortası yaptırmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığı yönünde şikayetler aldığını belirten Ömer Fethi Gürer, mevcut sistemin yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmesinin ihtiyaç olduğunu söyledi. “ZİRAİ DONU VE KURAKLIK ÇİFTÇİYİ VURDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklığın Türkiye genelinde büyük zarara yol açtığını belirterek, TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde incelemelerde bulunduklarını ve özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıplar yaşandığını yerinde tespit ettiklerini belirtti. Gürer, kamuoyuna destek açıklamaları yapılmasına rağmen uygulamada sorunların 8 aydır çözülemediğini söyledi. TÜM ÇİFTÇİLERİN ZARARI KARŞILANMADI TARSİM’in koyduğu kurallar nedeniyle sigortası bulunan çiftçilerin dahi zararlarının tamamının karşılanmadığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ceviz üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti örnek gösterdi. Ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını aktardı. ÇKS kaydı olan çiftçilere de sınırlı destekler verildiğini, ÇKS’si olmayan üreticilerin ise tamamen sistem dışında bırakıldığını ifade etti. ÇİFTÇİ: “TARSİM YAPTIRDIK, DON VE KURAKLIKTA TEK KURUŞ ALAMADIK” Çiftçilerle görüşe. Gürer’e çiftçiler her yıl TARSİM yaptırmalarına rağmen yaşadıkları zararın karşılanmadığını anlattılar. Çiftçiler, “Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği de verilmedi. Kamudan sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi,” dediler. “TARSİM ÇİFTÇİYE DÜZGÜN ANLATILMIYOR” Çiftçi Zülfü Ünal ise TARSİM sürecinin çiftçiye şeffaf şekilde anlatılmadığını belirterek, sigortanın çoğu zaman sadece imza attırılarak geçiştirildiğini söyledi. Ünal, “Sonra ‘kuraklık yaptırmadınız’, ‘sel sigortası var ama bu kapsama girmiyor’ deniliyor. Ama kamuoyuna ‘zirai dondan zarar görene destek veriyoruz’ diye açıklama yapılıyor” diyerek yaşanan çelişkiye dikkat çekti. “ÇKS OLMAYAN ÇİFTÇİNİN TAMAMI KAPSAM DIŞI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in destek verdiğini açıklamasına rağmen bunun yalnızca belirli sigorta türleriyle sınırlı kaldığını vurguladı. “TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor” diyen Gürer, sistemin çiftçiyi yeterli oranda korumadığını ifade etti. “VERİM KAYBI VAR AMA..” Çiftçi Zülfü Ünal, sigorta yaptırmasına rağmen zararının karşılanmadığını belirterek, “400 kilo üzerinden sigorta yaptırdım ama ‘kuraklık sigortası yok’ denilerek ödeme yapılmadı. Sel sigortası var ama kuraklık olmadığı için kapsam dışı sayıldık” dedi. TARSİM YENİDEN YAPILANDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in yeniden yapılandırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini belirterek, sigorta primlerinin yüksek olduğunu ve TARSİM’in çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin %10’una el koyduğunu söyledi. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldığını ifade eden Gürer, iklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. “HAYVAN ÖLÜYOR, SİGORTA ÖDEMİYOR” Zülfü Ünal, hayvancılıkta da benzer sorunlar yaşandığını belirterek, kredi kullanımı sırasında zorunlu sigorta yaptırmalarına rağmen hayvan kayıplarında “full sigorta yok” gerekçesiyle ödeme yapılmadığını söyledi. Ünal, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak sigorta sistemine tepki gösterdi. “ZARAR VAR, ÇÖZÜM YOK” Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Ömer Fethi Gürer, “Ortada zarar var ama bu zararı giderecek bir mekanizma yok. ‘Sözleşmede ne yazıyorsa o’ anlayışı çiftçiyi korumaz” dedi. Gürer, ÇKS’si olmayan üreticilerin de destek kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. “TRAKTÖRE, HAYVANA HACİZ VAR” Borçların üç yıl ötelenmesi, ek kredi desteği sağlanması ve icraların durdurulması için kanun teklifleri verdiklerini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçmişte çiftçinin üretim araçlarının haczedilemediğini, bugün ise traktörden hayvana kadar icraların yaygınlaştığını söyledi. “TOPRAĞINI SEVEN VATANINI SEVER” Gürer: “Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz. Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz” dedi.

Gürer: ''Mazota Gelen Her Zam, Tarladan Sofraya Zam Demektir'' Haber

Gürer: ''Mazota Gelen Her Zam, Tarladan Sofraya Zam Demektir''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında akaryakıta gelen zamların tarım, taşımacılık ve gıda başta olmak üzere tüm sektörleri doğrudan etkilediğini söyledi. Gürer, yılbaşından bu yana mazota gelen artışın litre başına 3,5 lirayı bulduğunu belirterek, bu artışın çiftçinin üretim gücünü zayıflattığını, vatandaşın ise gıdaya erişimini zorlaştırdığını ifade etti. “MAZOT ZAMLARI ZİNCİRLEME ETKİ YARATIYOR” Mazota gelen son 1 liralık zammın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, üretimden nakliyeye kadar tüm maliyetleri artırdığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazota gelen her zam, tarımdan taşımacılığa, sanayiden gıdaya kadar her alanda zincirleme bir etki yaratıyor. Çiftçi tarlasına traktörünü soktuğunda, nakliyeci kontağı çevirdiğinde daha yüksek maliyetle karşı karşıya kalıyor. Bunun sonucu da kaçınılmaz olarak tarladan sofraya zam olarak yansıyor” dedi. “CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİYLE MAZOT 9 KAT ARTTI” Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin başladığı 9 Temmuz 2018’de mazotun litre fiyatının 6 lira 26 kuruş olduğunu hatırlatan CHP’li Gürer, bugün mazotun litre fiyatının 57 lira 81 kuruşa yükseldiğini belirtti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu süreçte mazotta yüzde 790, benzinde ise yüzde 683 oranında artış yaşandı. Benzin 7,5 kat, mazot ise yaklaşık 9 kat arttı. ‘Her şey ucuzlayacak’ denilen bir sistemde, yurttaş zam üstüne zamla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ ARTIK NASIL ÜRETECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazotun yanı sıra gübre, tohum, ilaç, elektrik, su, işçilik ve tarla kirasındaki artışların üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurguladı. Gürer, “Çiftçi bugün üretim yapmayı değil, bu maliyetlerle nasıl ayakta kalacağını düşünüyor” dedi. “DESTEKLER DAHA ÇİFTÇİNİN CEBİNE GİRMEDEN GERİ ALINIYOR” Tarım desteklerine de değinen Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerektiğini, bunun da 772 milyar liraya karşılık geldiğini hatırlattı. Buna karşın 2026 bütçesinde ayrılan desteğin yalnızca 168 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, “Üstelik mazot ve gübre destekleri, gelen zamlar nedeniyle çiftçinin cebine girmeden geri alınıyor. Destek var deniliyor ama çiftçi o desteği fiilen kullanamıyor” diye konuştu. DON VE KURAKLIK UYARISI: “ÖNLEM YETERSİZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son dönemde yaşanan don olayları ve kuraklık riskine de dikkat çekerek, özellikle Çukurova’da erkenci ürünler açısından ciddi tehlike bulunduğunu ifade etti. Donla mücadelede kullanılan pervanelerin mazot ve elektrikle çalıştığını hatırlatan Gürer, “Donla mücadelede bile mazot ve elektrik gideri çiftçiye ek yük getiriyor. Zirai don ve kuraklıkla ilgili komisyon raporları bile Meclis’e sunulmadı. Yeterli önlemler alınmış değil” dedi. “MAZOTTA VERGİ, ÜRÜN FİYATIYLA YARIŞIYOR” Akaryakıt üzerindeki vergi yüküne de tepki gösteren Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV neredeyse ürünün kendi fiyatıyla yarışıyor. Sürekli ‘petrol bulduk’ deniyor ama petrol bulundukça fiyatlar düşeceğine artıyor” ifadelerini kullandı. NAKLİYECİ DE DERTLİ: “DEPO 37 BİN LİRAYA DOLUYOR” Basın toplantısında nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bir tır şoförüyle yaptığı görüşmeyi aktararak, “Bir tırın deposu bugün yaklaşık 650 litre mazot alıyor ve bu da 37 bin lirayı buluyor. Nakliye ücretleri aynı oranda artırılamadığı için sektör ciddi bir çıkmazda” dedi. “SEBZE FİYATLARI BİR AYDA KATLANDI” CHP’li Gürer, akaryakıt zamlarının gıda fiyatlarını da hızla artırdığını belirterek, “Antalya hallerinde bir ayda domates yüzde 100, salatalık yüzde 257 zamlandı. Bu artışlar raflara yansıyor. Emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaş sebze ve meyveyi artık sadece bakıp geçiyor” diye konuştu. “BAĞ-KUR BORCU ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARIYOR” BAĞ-KUR prim borcu nedeniyle çiftçilerin krediye erişemediğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankalar, ‘Önce borcunu öde’ diyerek çiftçiyi kapıdan çeviriyor. Bu anlayış çiftçiyi üretimden koparır, tarlayı boş bırakır. Kredi borçları ötelenmeli, BAĞ-KUR borcu gerekçe gösterilerek çiftçi kredisiz bırakılmamalı” dedi. “TARIM BU ANLAYIŞLA DÜZELMEZ” Gübre fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Gürer, üre ve DAP gübrenin ton fiyatlarının son yıllarda katlandığını hatırlatarak, “Hem yeterli destek vermeyeceksiniz, hem girdi maliyetlerine göz yumacaksınız, hem de çiftçinin ürününü düşük alım fiyatlarıyla baskılayacaksınız. Sonra da ‘tarımın sorunlarını çözüyoruz’ diyeceksiniz. Tarım bu anlayışla düzelmez” ifadelerini kullandı. “BU ZAM YAĞMURUNDAN ÇIKIŞ SANDIKTIR” Konuşmasının sonunda art arda gelen zamların toplumun tüm kesimlerini çıkmaza sürüklediğini belirten Gürer, “Mazota gelen zamla birlikte iğneden ipliğe her şeye zam geleceği açıktır. Vatandaşın bu zam yağmurundan kurtulabilmesi için tek çıkış yolu sandıktır” diyerek basın toplantısını tamamladı.

ÇKS Kaydı İçin Son Gün 31 Aralık 2025! Haber

ÇKS Kaydı İçin Son Gün 31 Aralık 2025!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ülkede meydana gelen zirai don sebebiyle mağdur olan ve yanlış yönlendirme sonucu başvuru yapmadığı için desteklemelerden yararlanamayan çiftçilerin destekleme kapsamına alınmasıyla ilgili ve 31 Aralık 2025 tarihinde sona erecek olan Çiftçi Kayıt Sistemi başvurularına yönelik bir basın açıklaması yaptı. “Bu yıl 65 ilimizde etkili olan zirai don nedeniyle çiftçilerimizin ürünlerinde önemli ölçüde kayıplar meydana geldi” vurgusu yapan Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “14 Eylül 2025 tarihinde ‘2025 Yılında Meydana Gelen Zirai Don Nedeniyle Ürünleri Hasar Gören Çiftçilere Destekleme Ödemesi Yapılmasına İlişkin Cumhurbaşkanı Karar’ı yayımlandı. Alınan Karar’a göre sigortası olmasa da Çiftçi Kayıt Sistemi yani ÇKS’ye kayıtlı çiftçilerin girdi maliyetleri, hasar alanları ve oranları nispetinde karşılandı. Fakat birçok çiftçimiz yanlış yönlendirmeler ve bilgi eksikliği neticesinde hak etmiş olduğu bu desteklere, 24 Temmuz 2025 olarak belirlenen son başvuru tarihine kadar başvuramadı. Başvuramayan çiftçilerimiz mağdur edilmemeli ve onlar da kapsama alınmalıdır.” ÇKS kaydı için son gün 31 Aralık 2025 “1 Eylül 2025 tarihinde başlayan 2025-2026 tarımsal üretim dönemi Çiftçi Kayıt Sistemi başvuruları 31 Aralık 2025 tarihinde sona erecek” hatırlatması yapan Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti; “ÇKS yönetmeliğinde yapılan değişiklikle miras ve intikal sorunları nedeniyle kayıt yapılamayan arazilerin kayıt altına alınmasının önü açıldı ve ÇKS kayıtlılığı arttı. 2025 yılında da ÇKS yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, kayıtlı üretim bilgilerinin güncellenmesi ve ikinci, üçüncü ekim dikim bilgilerinin bildirilmesi işlemleri, başvuru sahibinin talebi üzerine üretim yılı sonuna kadar tespit komisyonu marifeti ile yapılabilecek. Ayrıca, beyan edilen üretim bilgilerinde Bakanlık tarafından farklılık olduğunun tespiti halinde, üretim yılı boyunca re’sen düzeltmeler yapılabilecek. Yine yapılan değişiklikle hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve/veya devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tarım arazilerinde kira sözleşmesi bulunmaması durumunda taahhütname ile başvurabileceklerdir. Yapılan düzenlemelerle ÇKS kayıtlılık oranları artıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği arasında 9 Eylül 2024 tarihinde; ‘Çiftçi Kayıt Sistemi Başvurularının Alınması ve Veri Girişi Yetkisi Devrine İlişkin Protokol’ imzalandı. Protokol kapsamında 2024 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) veri girişleri 3 pilot ilde Ziraat Odaları tarafından yapıldı. 2025 yılında da söz konusu protokolün kapsadığı il sayısı 21’e çıkarılmış olup bu illerde ÇKS veri girişleri Ziraat Odaları tarafından yapılıyor. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde uygulamanın 81 ili kapsayacak şekilde yaygınlaşması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Üstlendiğimiz bu görev ve sorumluluğun başarı ile yürütülmesinde emeği geçen Ziraat Odalarımıza ve bu süreçte teknik desteğini esirgemeyen Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatı çalışanlarına teşekkür ediyorum. Birliğimizin ÇKS veri girişlerini üstlenmesi ile birlikte, Bakanlığımızın il ve ilçe müdürlüklerinde bu görevi yapan teknik personel çiftçimize daha fazla zaman ayırabilecek, çiftçimize daha iyi hizmet sunabilecektir. Çiftçi Kayıt Sistemi başvurularının bitmesine kısa bir süre kaldığı için bugünlerde yoğunluk daha da arttı. Yılsonuna kadar ÇKS işlemlerinin bitmesi için Ziraat Odalarımız büyük gayretle çalışmalarını sürdürüyor. Yaşanabilecek sorunların önlenmesi için son başvuru tarihi olan 31 Aralığa kalmadan başvuruların yapılması büyük önem taşıyor.”

CHP'li Gürer: "Zirai Don ve Kuraklık Üreticiyi Yıktı" Haber

CHP'li Gürer: "Zirai Don ve Kuraklık Üreticiyi Yıktı"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklığın tarımda çok ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, çiftçinin, üreticinin ve besicinin bu süreçte yalnız bırakıldığını söyledi. Gürer, “2025 yılı zirai don ve kuraklığın önemli etkilerinin görüldüğü bir yıl oldu. Ancak bu süreçte çiftçinin, üreticinin, besicinin yanında durulmadı” dedi. “NİĞDE’DE 500 BİN TONUN ÜZERİNDE ELMA KAYBI VAR” Niğde’nin önemli bir üretim merkezi olduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaşanan kaybın boyutlarını şu sözlerle anlattı: “Niğde önemli bir üretim merkezi. 2024 yılında 600 bin tonun üzerinde elma üretimi gerçekleşmişti. Ancak zirai don nedeniyle Niğde’de 500 bin tonun üzerinde ürün kaybı yaşandı.” Bu kaybın yalnızca Niğde ile sınırlı olmadığını belirten Gürer, ülke genelinde meyve üretiminin ciddi biçimde etkilendiğini ifade etti. “TARSİM ÖDEME YAPTI AMA ŞART ÜSTÜNE ŞART KOYDU” TARSİM uygulamalarını eleştiren Ömer Fethi Gürer, sigortası olan üreticilerin bile mağdur edildiğini belirterek, “TARSİM sigortası olanların ödemeleri yapılırken çok sayıda şart getirildi. Örneğin cevizde 8 yaşından önceki ağaçların zararı karşılanmadı. Üstelik bölgeden bölgeye farklı uygulamalar yapıldı,” dedi. Bu durumun üreticiler arasında adaletsizlik yarattığını vurguladı. “DEKARA 5 LİRA DESTEK ÜRETİCİNİN YARISINI BİLE KARŞILAMIYOR” İktidarın verdiği desteklerin yetersiz olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olanlara dekar başına 5 liralık bir destek verildi. Ancak bu destek üreticiler için yeterli olmadı.” ÇKS’ye kayıtlı olmayan küçük üreticilerin tamamen dışarıda bırakıldığını belirten Gürer, “ÇKS ş olmayan, yani ÇKS’ye dahil olmayan çiftçiler destekten yararlanamadı. Oysa bunların 1 ila 5 dönüm arasında bahçeleri var. Elma, şeftali, kiraz gibi ürünler bu bahçelerde yetişiyor. Bunları yok sayamazsınız” dedi. “MEYVEDE GERÇEK KAYIP 10 MİLYON TON” Gürer, resmi veriler ile sahadaki gerçeklerin örtüşmediğine dikkat çekerek şunları söyledi: “TÜİK verilerine göre zirai don nedeniyle meyve üretiminde 8 milyon ton kayıp var. Ancak kayıt dışı üretimi de eklediğinizde bu rakam 10 milyon tona ulaşıyor.” Türkiye’de yaklaşık 28 milyon ton meyve üretildiğini hatırlatan Gürer, “Bu rakamlar, zirai donun ülke genelinde ne kadar büyük bir yıkıma yol açtığını açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı. “ÜRÜN YOK, PARA YOK, BORÇLAR ÖDENEMİYOR” Üreticilerin borç batağına sürüklendiğini belirten Ömer Fethi Gürer, yaşanan tabloyu şöyle özetledi: “Çiftçilerin bankalara borcu var. Ürün olmayınca cepte para olmadı. Para olmayınca borçlar ödenemedi. Çiftçi ciddi bir sıkıntı yaşıyor.” Bahçelerin yeniden ürün verebilmesi için acil destek gerektiğini vurgulayan Gürer, “2026 yılında ürün alınabilmesi için bahçelerin çapalanması, gübrelenmesi, ilaçlanması ve yeni dikimlerin yapılması gerekiyor. Bu da ancak destekle olur” dedi. “BORÇLAR EN AZ 3 YIL ERTELENMELİ” Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, “Çiftçilere acilen ek kredi desteği verilmelidir. Mevcut borçlar en az üç yıl süreyle ötelenmelidir. 2025 yılında yaşanan sorunlara bu şekilde kısmi de olsa bir çözüm getirilebilir,” diye konuştu. “TARSİM MUTLAKA YENİDEN YAPILANDIRILMALI” İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sigorta sisteminin köklü biçimde değişmesi gerektiğini ifade ederek, “İklim değişikliğiyle önümüzdeki dönemde tarımda sorunlar artacak. Sigorta sistemi bu nedenle çok önemli. Ancak TARSİM’in mutlaka yeniden yapılandırılması gerekiyor.” Mevcut yapıyı eleştiren Gürer, “Şu anda TARSİM neredeyse üreticinin ödediği primlerin yüzde 10’una varan kısmını gelir olarak yazıyor. Oysa üreticiyi destekleyen, zararı karşılayan bir sistem kurulmalı” dedi. “KİRAZDA, ŞEFTALİDE, CEVİZDE, ZEYTİNDE BÜYÜK KAYIP VAR” 2025 yılında birçok üründe ciddi kayıplar yaşandığını ifade eden CHP’li Gürer, “Kirazda, şeftalide, cevizde, zeytinde, fındıkta ve diğer bahçe ürünlerinde önemli ölçüde kayıplar oluştu. Resmi veriler de bunu açıkça gösteriyor” diye konuştu. “GIDA ARZI DARALIYOR, İTHALAT ARTIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki sorunların gıda arzını da tehdit ettiğini belirterek, “2026 yılında gıda arzında yaşanacak sorunlar nedeniyle ithalat artabilir. Bu geçici bir önlem olabilir ama kalıcı çözüm değildir” dedi. 21 üründe arz açığını kapatmaya yönelik çalışmaların 2025 yılında başarısız olduğunu söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Buğday, arpa, pamuk, mercimek, nohut, fasulye başta olmak üzere çok sayıda üründe açığımız arttı” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETER HALE GELMEK ZORUNDA” Ayçiçeği, pirinç ve bitkisel ham yağ gibi ürünlerde dışa bağımlılığın sürdüğünü hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’nin tarım politikası kapsamlı biçimde yeniden ele alınmalıdır. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Ülkemiz mutlak surette yeniden kendi kendine yeter hale getirilmelidir,” dedi.

CHP'li Çakırözer: "Çiftçi Yorgun, Çaresiz, Bıkkın!" Haber

CHP'li Çakırözer: "Çiftçi Yorgun, Çaresiz, Bıkkın!"

Alpu Ovası’nda soğanı tarlada kalan üreticilerin mağduriyeti devam ederken, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Meclis’te çiftçiye destek istedi. Çakırözer, “Eskişehir'de Alpu Ovamızda 40 bin ton soğan depoya, pazar tezgahına gidemeden tarlada kaldı. Çiftçi soğanını hasat yaptı, çuvalladı ama müşteri yok. Çiftçi yorgun, çiftçi çaresiz, çiftçi bıkkın. Artık üreticinin, çiftçinin feryadını duyun. Bu ülke için, üreten, sofralarımız için alın teri döken çiftçimizin yanında olun, hakkını verin” dedi. 40 BİN TON SOĞAN TARLADA KALDI İktidarın tarım politikaları çiftçiyi mağdur etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda alınan ithalat kararlarıyla soğanı depolarda çürümeye terk edilen üreticilerin bu yılki hasadı da tarlada çuvallarda kaldı. Eskişehir’in Alpu Ovası’nda yaklaşık 40 bin ton soğan tarlada kalırken, CHP Milletvekili Utku Çakırözer soğanı tarlada kalan çiftçilerin mağduriyetini Meclis gündemine taşıdı. Çiftçinin soğanının depoya, Pazar tezgahına gidemeden tarlada kaldığını söyleyen Çakırözer, Meclis’te Tarım Bakanı ve iktidar yöneticilerine seslenerek, “Çiftçi yorgun, çiftçi çaresiz, çiftçi bıkkın. Artık üreticinin, çiftçinin feryadını duyun. Bu ülke için, üreten, sofralarımız için alın teri döken çiftçimizin hakkını verin” çağrısını yaptı. “ÜRETEN ÇİFTÇİNİN FERYADINI DUYUN, HAKKINI VERİN” Eskişehir’in Alpu Ovası’nda yaklaşık 40 bin ton soğanın tarlalarda kaldığını belirten Çakırözer, TBMM’de şunları söyledi: “Eskişehir'de, ülkemizin dört bir yanında eli nasırlı çiftçilerimiz geleceğini görmeden üretmeye devam ediyor. Soğan ekiyor, patates, mısır, pancar ekiyor, hasadını yapıyor ama sonu hep hüsran. Geçen yıl Mısır'dan, Özbekistan'dan ithal soğan yüzünden yerli soğan depoda çürümeye terkedilmişti, bu yıl da durum farksız. Eskişehir'de Alpu Ovamızda 40 bin ton soğan tarlada kaldı; depoya, pazar tezgahına gidemeden tarlada kaldı, hasat yapıldı, çuvalladı ama müşteri yok. Çiftçi yorgun, çiftçi çaresiz, çiftçi bıkkın. Artık üreticinin, çiftçinin feryadını duyun. Bu ülke için, üreten, sofralarımız için alın teri döken çiftçimizin yanında olun, hakkını verin.”

CHP’li Çakırözer: ''AKP Çiftçiyi, Üreteni Gözden Çıkardı!'' Haber

CHP’li Çakırözer: ''AKP Çiftçiyi, Üreteni Gözden Çıkardı!''

Zirai don felaketinden etkilenen çiftçilerin uzun süredir beklediği destek rakamları açıklandı. Ürün türüne göre dekar başına 4200/6500 arasında değişecek rakamlar çiftçiye hayal kırıklığı yaşattı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, açıklanan rakamlara tepki göstererek, “TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonumuz geldi, Mihalıççık’ta hep birlikte kiraz bahçelerinde incelemelerde bulunduk, üreticiyi dinledik. Sadece kiraz bahçelerinde dekar başına zarar 19, 20 bin liraydı! Ama açıklaya açıklaya 6500 lira açıkladılar. O da yüzde yüz zarar gören tarlalar için! Bu para kiraz üreticisinin budama parasını çıkarmaz. Ayıptır, günahtır” dedi. Tarım İl Müdürlüğü’nün Eskişehir’deki don zararı için 96 milyon lira tespitte bulunduğunu söyleyen Çakırözer, “Mihalıççık’taki toplantıda İl Müdürlüğü 96 milyon zarar açıkladı. Bu rakamlara hep birlikte itiraz ettik. 96 milyon az dedik! Komisyon Başkanı ‘bu rakamlar cep harçlığı gibi bir şey, gerçek zarar daha çok’ demişti. Eskişehirli çiftçiye 50-60 milyon anca verecekler! Sadece Mihalıççık kiraz üreticisinin zararı 1,5 milyar lira. Çiftçi bu destekle hangi borcunu ödeyecek? Saray iktidarı çiftçiyi tamamen gözden çıkardı, toprağa küstürdü. Yazıklar olsun!” dedi. “CEP HARÇLIĞI” DEDİĞİ RAKAMI BİLE VERMEDİLER Nisan 2025’te Türkiye genelinde yaşanan zirai don felaketi Eskişehir’in de aralarında olduğu birçok şehirde çiftçi ve üreticileri perişan etti. Kiraz, badem, ceviz, kayısı, şeftali, üzüm, incir, elma gibi birçok ürün dondan etkilendi. Tarlada ürün olmayınca tezgahta kiraz gibi meyvelerin fiyatı fırladı. Meclis’te kurulan Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu ise Eskişehir’in de aralarında olduğu dondan etkilenen şehirlerde incelemelerde bulunarak, ortaya çıkan zararı yerinde tespit etti, üreticilerin taleplerini dinledi. Komisyonun Mihalıçık’ta yaptığı toplantıda Tarım ve İl Müdürlüğü Eskişehir’de 14 İlçede bulunan 263 Mahallede 622 çiftçiye ait 12.745,6 dekarlık üretim alanında maliyet üzerinden 96 Milyon 800 Bin TL zarar hasar oranı tespit edildiğini açıklamıştı. Toplantı heyeti rakamları az bulmuş, TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu Başkanı AKP Burdur Milletvekili Adem Korkmaz ise açıklanan rakamlar için, “Bu 96 milyon TL şu dekar arazide neredeyse cep harçlığı gibi bir şey. Rakamlar çok daha büyük” ifadesini kullanmıştı. ÇİFTÇİYE HAYAL KIRIKLIĞI Çiftçiler uzun zamandır don felaketi nedeniyle yaşadıkları zararın karşılanmasını beklerken, hafta sonu Resmi Gazete’de açıklanan destek rakamlarında kiraz için 6500, ceviz ve badem için 5000 gibi rakamların açıklanması çiftçileri hayal kırıklığına uğrattı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, dondan etkilenen çiftçiler için açıklanan rakamlara tepki göstererek, TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu’nun Mihalıççık’ta gerçekleştirdiği ziyarete dikkat çekti. “SADECE KİRAZ İÇİN 1,5 MİLYAR ZARAR VAR” Çakırözer, temmuz ayında Mihalıççık’ta gerçekleştirilen toplantıda kiraz tarlalarında bir dekar için 19, 20 bin, toplamda 1,5 milyar zarar olduğunu söylediklerini dile getirerek, açıklanan rakamların devletin kendi kurumu Tarım İl Müdürlüğü’nün ortaya çıkardığı hasar tespit raporlarının da çok altında kaldığını söyledi. “AKP ÇİFTÇİYİ GÖZDEN ÇIKARDI” Çakırözer şu açıklamayı yaptı: “Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu yaptığımız çağrı sonrası temmuz ayında Mihalıççık’a geldi ve dondan etkilenen kiraz üreticilerimizin yaşadığı mağduriyeti yerinde inceledi. Mihalıççık ilçemizde kiraz bahçelerinde yüzde yüz zarar vardı. Tarım ve İl Müdürü oluşan zararı 46,5 milyon TL olarak açıkladı. Biz o toplantıda rakamlar az, zarar daha büyük dedik. Ama görüyoruz ki devletin kendi kurumunun hesapladığı rakamı bile çiftçiye çok görmüşler. Ne Mihalıççık ne Eskişehir dondan gördüğü zararın karşılığını alamadı. AKP çiftçiyi gözden çıkardı. Çiftçi üretmesin vatandaş da sofrasında sebze, meyve yiyemesin diyorlar. Bu yıl tezgâhta kirazın kilosunun 800 liralara çıktığını gördük. Artık kiraz da göremeyeceğiz!” “KOMİSYONUN ÖNERİLERİ, ÇİFTÇİLERİN TALEPLERİ YOK SAYILDI” Alanda ve komisyonda çiftçilerin yaşadığı sıkıntılar ve ortaya çıkan tespitlere ilişkin de destek paketinde herhangi bir düzenlemenin yer almamasını da eleştiren Çakırözer, “Dondan etkilenen tüm üreticiler, çiftçiler destek alsın. Çiftçilerin tarım kredi ve bankalara olan borçları ertelensin dedik. Mihalıççık'ta 19 bin liranın altında verilecek herhangi bir desteğin çiftçimizin, üreticimizin zararını karşılamayacağını söyledik. Ama görüyoruz ki hepsi göz ardı edilmiş. Çiftçi bu rakamlara değil gelecek yıla hazırlanmak var olan borçlarını ödeyemez! Rakamlar girdi maliyetlerini dahi karşılamayacak. AKP TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu’nun önerilerini, çiftçilerin taleplerini bir kez daha yok saydı! Çiftçiyi toprağa küstürdü” dedi.

Çakırözer: "Kiraz Üreticilerinin 1,5 Milyar TL Zararı Var!" Haber

Çakırözer: "Kiraz Üreticilerinin 1,5 Milyar TL Zararı Var!"

TBMM’de Zirai Don Araştırma Komisyonu toplantısına katılan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’de dondan etkilenen çiftçilerin yaşadığı mağduriyetleri dile getirerek Komisyonu Eskişehir’e davet etti. Çakırözer, “Türkiye'nin değişik illerine, değişik bölgelerine gittiniz. Eskişehir çiftçimizin, sebze ve meyve üreticilerimizin, kiraz üreticimizin derdi, mağduriyeti büyük. Mihalıççık ilçemizde kiraz meyvelerinde yüzde yüz zarar var! Üreticimizin, çiftçimizin yaşadığı don mağduriyetini yerinde incelemeniz için üreticilerimiz Komisyonumuzu Eskişehir’e davet ediyor! Gelin mağduriyeti yerinde inceleyin” dedi. Komisyon Başkanı, AKP Burdur Milletvekili Adem Korkmaz, Çakırözer’e verdiği yanıtta, “İç Anadolu’da Konya, Afyon, Eskişehir’e komisyonumuz kapanmadan günübirlik bir program düşüncemiz var. Eğer olursa Afyon’dan, Konya’dan dolanır geliriz” dedi. “SADECE KİRAZ ÜRETİCİLERİNİN 1,5 MİLYAR LİRA ZARARI VAR!” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Nisan ayında gerçekleşen zirai don olayından etkilenen Eskişehir çiftçilerinin mağduriyetlerini TBMM’de Zirai Don Olayının Sonuçlarının Araştırılması için kurulan komisyonda dile getirdi. Eskişehir’de Ziraat Mühendisleri Odası, Ziraat Odaları ile belediyelerin zirai don olayı sonrası hazırladığı raporları TBMM Komisyonu’na sunan Çakırözer, komisyonu Eskişehir’e davet etti. Eskişehir'de yaşanan don olayının en fazla sebze meyve üreticilerini vurduğunu dile getiren Çakırözer, şunları söyledi: “Don olayı en çok da kirazlarıyla ünlü olan Mihalıççık ilçemizi vurdu. Mihalıççık kirazı Amerika'sına, Kanada'sına, Avustralya'sına kadar ihraç edilen bir kiraz. 650 bin kiraz ağacımız var, 30 yılı aşkın süredir kiraz üretimi yapılmakta. Ortalama rekolte 4 bin ton ile 8 bin ton aralığında değişmekte. Geçen yıl kilosu yaklaşık 90 liraya, 100 liraya satıldı. Bu yılki hesaplama ise 150 ile 200 lira arasındaydı. Üreticiden alınıp ihraç edilmesi planlanıyordu. Hesapladığınızda Mihalıççık ilçemizin, oradaki üreticilerimizin bu yılki zararı yaklaşık 1 milyar lira ila 1,5 milyar lira.” “ÇİÇEK OLUŞMAMIŞ DİYEREK DON AFETİNİ YOK SAYIYORLAR” Kiraz üreticilerinin aktardığı mağduriyetleri komisyonda aktaran Çakırözer, “Don sonrasında bütün çiftçilerimiz, üreticilerimiz tarım ilçe müdürlüklerine dilekçeleriyle başvurdular. Gelen eksperler kiraz çiçeklerinin oluşumunun tamamlanmadığı gerekçesiyle kiraz üreticilerimizin mağduriyetini ya tamamen yok saymış ya da çok eksikli bir şekilde kaydetmiş. Aynı şekilde, sadece yaşı 5 yıl ve üzeri olanların TARSİM desteklemesinden yararlanacağı, altındakilerin ise yararlanamayacağı bildirilmiş. Yani, don afetinden yüzde 100 zarar görülmesine, toplayacak bir tane dahi kiraz kalmamasına rağmen afet yok sayılmıştır” dedi. “19 BİN LİRANIN ALTINDA DESTEK MAĞDURİYETİ KARŞILAMAZ” Bölgede bir dönüm kiraz bahçesinin yıllık bakım maliyetinin 19 bin lira olduğunu aktaran Çakırözer, kiraz üreticilerinde dönüm başına yapılacak desteğin 19 bin liranın altında olmaması gerektiğini söyledi. Çakırözer, “Mihalıççık'ta 19 bin liranın altında verilecek herhangi bir destek çiftçimizin, üreticimizin zararını karşılamayacaktır. Bunu neden söylüyorum? Çünkü çiftçilerimizin bize aktardığı Tarım İlçe Müdürlüğü’nden, TARSİM'den ilk verilen bilgiler dönüm başına 8 bin-9 bin lira yardım gibi bi. Bu, gördüğünüz gibi, onların maliyetinin yarısını bile karşılamamaktadır. Yine, bölgedeki ceviz ve badem ağaçlarında da miktar ve kalite kayıpları yüksektir. Pancar, mısır, soğanda verim kaybı yüzde 30'lardadır” diye konuştu. “İLÇELERİMİZDE MEYVELERDE ZARAR YÜZDE YÜZ!” Çakırözer, Eskişehir’in ilçelerinde don felaketinden etkilenen ürünler ile zarar bilançosunu da şu şekilde açıkladı: “Çifteler'de, Mahmudiye'de elma gibi katı çekirdekliler de yüzde 80, yüzde 100 oranında dondan etkilenmiştir. Günyüzü ilçemizde örtü altında bulunan marul gibi yeşilliklerde bile yine donmalar yaşanmıştır. Mihalgazi, Sarıcakaya'da Akdeniz iklimi var, biliyorsunuz. Sarıcakaya'da salatalık, zeytin, üzüm bağları, nar ağaçları zarar görmüştür. Odunpazarı, Tepebaşı ve diğer ilçelerimizde özellikle buğday, arpa üretimi var; yüzde 30 civarında rekolte kaybı vardır. Aynı şekilde, yine tarla bitkilerinden erken ekilenlerden şeker pancarı da don afetinden etkilendi. Gördüğünüz gibi, ilçelerimizde meyve üretiminde yüzde 100 zarar var.” ÇİFTÇİLERİMİZ KOMİSYONU ESKİŞEHİR’E BEKLİYOR “Bizim çiftçilerimiz aynı Anadolu'nun her yerinde olduğu gibi üretmek istiyor, üretime devam etmek istiyor” diyen Çakırözer, “Çiftçilerimiz yaşadığı bu faciaya rağmen, afete rağmen ama destek lazım. Şu ana kadar ödenmiş bir kuruş destek yok. Nakit ihtiyacı var, hepsinin kamu-özel bankalara, Tarım Krediye borçları birikmiş durumda. Yeniden üretim için, bu çiftçilerin moralinin yerine gelmesi için bir an önce desteklenmesi gerekiyor. Başta başladığım sözle ben de bitireyim: Eskişehir üreticimiz bu saygıdeğer Komisyonu, Sayın Başkanı, diğer üyelerini Eskişehir'imizde ağırlamak istemektedir, derdini kendisi aktarmak istemektedir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.