SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zam

Porsuk Haber Ajansı - Zam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emeklinin Son Umudu Bayram İkramiyesi de Hayal Kırıklığı Oldu! Haber

Emeklinin Son Umudu Bayram İkramiyesi de Hayal Kırıklığı Oldu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklinin bayram ikramiyesine ‘zamsız müjde’ duyurusu milyonlarca emekliyi hayal kırıklığına uğratırken, muhalefetin çağrılarına rağmen Meclis emeklinin bayram ikramiyesine zam yapmadan kapandı. Milyonlarca emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmamasına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP bayram öncesi milyonlarca emekliye hayal kırıklığı yaşattı! Emekli aylığını açlık sınırı altında bırakanlar, emeklinin bayram ikramiyesine kuruş zam yapmadılar! Emekli 4 bin lira ile torununa harçlık mı versin, borç mu kapatsın, bayramlık mı alsın, mutfak alışverişi mi yapsın? Emekliye yokluğu, yoksulluğu reva görenlere yazıklar olsun!” dedi. “EN BÜYÜK VEFASIZLIĞI EMEKLİLERİMİZE YAPTILAR” Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin Grup Toplantısı’nda, “Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Bayram ikramiyelerini bayram öncesi hesaplarına yatırıyoruz” şeklindeki zamsız emekli ikramiyesi açıklaması on binlerce emekliyi hayal kırıklığına uğrattı. AKP’nin zamsız ikramiye müjdesine emekliler tepki gösterirken, muhalefetin çağrılarına rağmen Meclis emeklinin bayram ikramiyesine zam yapmadan kapandı. Emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmamasına tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, AKP iktidarının en büyük vefasızlığı ülkeye yıllarca hizmet vermiş emeklilere yaptığını söyledi. Çakırözer, “Emeklinin son umudu bayram ikramiyesine yapılacak zamdı o da olmadı! Erdoğan’ın müjde diye duyurduğu zamsız ikramiye ile milyonlarca emekli hayal kırıklığı ile bayramı karşılayacak!” dedi. “EMEKLİYE YOKSULLUĞU REVA GÖRENLERE YAZIKLAR OLSUN!” Çakırözer, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yıllarca ‘olmaz’ dedikleri emekli ikramiyesi Cumhuriyet Halk Partimiz ısrarlarıyla verilmeye başlandı. Verildiği 2018 yılında bin liralık emekli ikramiyesi ile 3 çeyrek altın alınıyordu. Bugün 4 bin lira çeyrek altının yarısı bile yapmıyor. En düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı 24 bin lira, açlık sınırı 32 bin lira! Bundan utanacaklarına zamsız maaşı müjde gibi duruyorlar. Bütün yıl faize 2 trilyon ödeyenler bu paranın yüzde bir buçuğunu bile emekliye vermeyenler bunu müjde diye açıklıyorlar. Emekli 4 bin lira ile torununa harçlık mı versin, borç mu kapatsın, bayramlık mı alsın, mutfak alışverişi mi yapsın? Emekliye yokluğu, yoksulluğu reva görenlere yazıklar olsun!”

Tarlada Eziyet Var, Mutfakta Yangın Büyüyor! Haber

Tarlada Eziyet Var, Mutfakta Yangın Büyüyor!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yeni açıklanan tarım verileri üzerinden iktidarın ekonomi ve tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak 2026 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) ile Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerinin, hem üreticinin hem tüketicinin ağır bir baskı altında olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. “İktidar enflasyonun düştüğünü anlatıyor ancak TÜİK’in kendi verileri üretimde yangın olduğunu gösteriyor” diyen Gürer, tarımdaki maliyet artışlarının doğrudan sofraya zam olarak yansıdığına dikkat çekti. ÜRETİCİ ENFLASYONU SON 7 AYIN ZİRVESİNDE TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 8,46 artarak son yedi ayın en yüksek seviyesine çıktığını anımsatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici enflasyonu bir ayda yüzde 8’den fazla artıyorsa, bu durum birkaç ay sonra market raflarında yeni zam dalgası anlamına gelir” dedi. Meyvede yıllık artışın yüzde 109’u geçtiğini, sebzede ise sadece bir ayda yüzde 30,43’lük artış yaşandığını belirten Gürer, şu değerlendirmede bulundu: “Bir yılda iki katından fazla artan meyve fiyatı, dar gelirlinin sofrasından eksilen öğündür. Sebzede bir ayda gelen yüzde 30’luk zam, mutfaktaki yangının ne kadar büyüdüğünü gösteriyor. Düşük asgari ücretle, düşük emekli maaşıyla pazar arabasının neden boş kaldığı bu rakamlarda gizli.” TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ EZİYOR Tarım-GFE verilerine de dikkat çeken Gürer, Aralık 2025 itibarıyla endeksin yıllık yüzde 33,15 arttığını hatırlattı. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yıllık artış yüzde 34,48 olurken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerde bu oran yüzde 25,56 olarak gerçekleşti. Alt kalemlerdeki artışlara işaret eden Gürer, “Veteriner harcamaları yüzde 72,78 artmış. Gübre ve toprak geliştiricilerde artış yüzde 44,95. Tohum ve dikim materyali yüzde 38,98, hayvan yemi yüzde 34,37 yükselmiş. Bu tablo, çiftçinin üretime başlarken nasıl bir maliyet duvarıyla karşılaştığını gösteriyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşmeden üretim maliyetinin gerilemesi mümkün değildir” diye konuştu. “TARLADA MALİYET ARTIYOR, SOFRADA FİYAT KATLANIYOR” Üretim aşamasındaki yüzde 8’lik maliyet artışının, nakliye, komisyon ve perakende kâr marjlarıyla birlikte katlanarak tüketiciye ulaştığını belirten Gürer, “Tarlada yüzde 8 artan maliyet, market rafında çok daha yüksek oranlara çıkıyor. Bu zincirde üretici de tüketici de kaybediyor” ifadelerini kullandı. Meyve de yıllık artış yüzde 109’u bulunca geçen yıl 200 liraya dolan mütevazı bir meyve sepetinin bugün 400 liraya çıktığını belirten Gürer, “Bu, en temel gıda ürünlerinde yüzde 100 artış demektir. ‘Enflasyon düştü’ denilen bir ortamda halkın sofrası küçülüyor” dedi. “EMEKLİNİN İKRAMİYESİ DAHA YATMADAN ERİYOR” Sebze grubunda bir ayda yaşanan yüzde 30’luk artışın emeklinin alım gücünü daha da zayıflattığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayram ikramiyesi daha hesaba yatmadan pazarda eriyor. Emekli torununa harçlık vermeyi değil, indirimli ürün kovalamayı düşünür hale geldi” diye konuştu. Bayram ikramiyesinin en az asgari ücret düzeyine çıkarılması gerektiğini ifade eden Gürer, aksi halde ikramiyenin sembolik bir ödeme olmaktan öteye geçmeyeceğini belirtti. “SORUN SEYREDİLEREK ÇÖZÜLMEZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın döviz kurunu baskılamak için gösterdiği çabayı tarımsal girdi maliyetlerini düşürmek ve üreticiyi desteklemek için göstermediğini belirterek, “Yem, gübre, ilaç, tohum, mazot, su ve elektrik giderleri kontrol altına alınmadan gıda fiyatlarını düşürmek mümkün değildir. İktidar fahiş fiyatı engelleyen değil, seyreden konumdadır. Oysa destekler tohum toprağa düşmeden başlamalı, üretici korunmalıdır,” diye konuştu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, “Üretici ayakta kalmazsa tüketici uygun fiyata gıdaya erişemez. Tarımda planlama, girdi desteği ve etkin piyasa denetimi sağlanmadıkça hem tarladaki eziyet hem mutfaktaki yangın büyümeye devam edecektir” dedi.

Toplu Ulaşıma Yapılacak Zam Güncellenmeli, Ertelenmelidir! Haber

Toplu Ulaşıma Yapılacak Zam Güncellenmeli, Ertelenmelidir!

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından toplu ulaşıma yapılması gündemde olan zamlarla ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını yapan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce şu ifadeleri kullandı; “Eskişehir’de toplu ulaşım ücretlerine zam geleceğini öğrenmiş bulunuyoruz. Edindiğimiz bilgilere göre tramvay, otobüs, minibüs ve dolmuş ücretleri 30 liradan 40 liraya çıkarılacaktır. Bu artışın kamuoyuna yansımasının ardından birkaç gündür çok sayıda vatandaşımız bizlere ulaşarak bu duruma tepki göstermemiz yönünde talepte bulunmuştur. Halkın sesini gündeme taşımak Anahtar Parti’nin var olma sebeplerinden biridir. Bizler siyaset yapmayı sadece seçim dönemlerinde değil, vatandaşın günlük hayatına dokunan her konuda sorumluluk almak olarak görüyoruz. Eskişehir halkı “zam olmasın” demiyor. Ancak 10 liralık artışın, mevcut ekonomik şartlar altında çok yüksek olduğunu ifade ediyor. Biz de bu sesi duyuyor ve paylaşıyoruz. Öte yandan 12 litre Kalabak suyunun 40 liradan 50 liraya yükseltilmesini eleştirmiyoruz. Çünkü piyasanın açık ara en uygun fiyatlı suyunun Kalabak suyu olduğu ortadadır. Bu noktada yapılan artışa saygımız sonsuzdur. Ancak toplu ulaşım, su gibi temel bir ihtiyaç olmanın ötesinde, her gün işe gidenin, okula giden öğrencinin, emeklinin ve dar gelirlinin doğrudan bütçesini etkileyen hayati bir hizmettir. Toplu ulaşım ücretlerine yapılması planlanan zammın daha makul bir seviyede güncellenmesini talep ediyoruz. Ücret 40 lira değil, en fazla 35 lira olmalıdır. Aynı şekilde öğrenciler için 350 liradan satışa sunulan aylık abonman kart ücretinin 450 liraya çıkarılacağını ve 1 Haziran’da 500 lira olmasının planlandığını öğrendik. Bu artış da öğrencilerimiz açısından ağır bir yüktür. Öğrenci abonman ücreti 400 lira olarak belirlenmeli, Haziran ayında düşünülen ikinci zam ise en erken Eylül ayına ertelenmelidir. Bugün toplu ulaşım için insanlar ciddi paralar harcamaktadır. Ülkemizde asgari ücretin durumu ortadadır. Büyükşehir Belediyesinin her ay toplu ulaşımı sübvanse ettiğini biliyoruz ve bu gerçeği göz ardı etmeden bu çağrıyı yapıyoruz. Ancak Eskişehir halkı bu zam düşüncesini desteklememektedir. Anahtar Parti olarak Eskişehir’de toplu ulaşımda daha adil, sürdürülebilir ve vatandaş odaklı bir fiyatlandırma modeline yönelik projemiz bulunmaktadır. Yerel seçimler öncesinde bu projemizi kamuoyuyla paylaşacağız."

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı'' Haber

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, asgari ücretin açıklandığı hafta kırmızı et fiyatlarında değişim yaşandığını ve enflasyonu son ay düşürmek adına ertelenen fiyat artışlarının gerçekleştiğini söyledi. Gürer, yem fiyatlarındaki artış nedeniyle besicinin zarar noktasına erdiğini, artan girdi maliyetleriyle hayvancılık yapanların sıkıntılarının katlandığını belirtti. Buna rağmen fiyat artışlarının enflasyonu düşük göstermek adına son iki ay baskılandığını, yıl bitmeden fiyat artışlarının yeniden ortaya çıktığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşürülmeden, yem fiyatlarındaki artış önlenmeden raftaki fiyatlar durmaz. Hayvancılık yapan ‘zarardayız’ diyor, vatandaş ise ‘cepteki gelirle et alacak hâlimiz kalmadı’ diyor. Süreci yönetmesi gereken iktidar seyrediyor. Yeme yüzde 50 sübvansiyon verilmeli ki maliyet düşsün. 50 kilogram süt yemi 900 lira olmuş, besici zor durumda. Emekli ve asgari ücretli ise açlık sınırı altında kalan gelirle et için bütçe ayıramıyor. Gramla alırsa şükür ediyor. Fiyat arttıkça ete bakıp geçiyor,” diye konuştu. Gürer, “İktidar ithalatla fiyatları düşüreceğini sanıyor ama veriler tam tersini söylüyor. 1,3 milyar dolardan fazla parayı yabancı besiciye yedirdiler. Bizim vatandaşımız ise hâlâ pahalı et yiyor ve görünen o ki daha da pahalıya yemek zorunda kalacak,” dedi. ASGARİ ÜCRET BELİRLENDİ, ET FİYATLARI DA ARTMAYA BAŞLADI 24 Aralık 2025 tarihinde belirlenen yeni asgari ücret, açlık sınırının altında açıklandı. Sanki asgari ücreti bekler gibi, ertesi gün kesimhane, kasap ve marketlerde et fiyatlarında artış başladı. Enflasyon verileri için baskılanan fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Ömer Fethi Gürer, • 11 Aralık’ta 528 TL olan dana bıçak yağsız etin kilogram fiyatının, • 25 Aralık’ta, yani asgari ücretin açıklandığı günün ertesi günü, 569 TL’ye çıktığını söyledi. Gürer, sadece 14 günde dana etindeki artışa dikkat çekerek, “Asgari ücretlinin cebine henüz tek kuruş girmeden, sofrasındaki etin kilosu 41 lira birden arttı. Kuzu etinde de benzer bir hareketlilik var. 18 Aralık’ta 528 TL olan fiyat, bir haftada 536 TL’ye yükseldi,” dedi. İTHALAT LOBİLERİ KAZANIYOR, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KAYBEDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ilk 10 ayına ait dış ticaret verilerine göre şu bilgileri paylaştı: 2025 Yılı (İlk 10 Ay): Canlı sığır: 585.855 baş – 927.064.286 dolarKırmızı et (kemikli/kemiksiz): 52.811 ton – 410.637.908 dolar Toplamda 1.337.702.194 dolar ödendi. “1,3 MİLYAR DOLARI YABANCI ÇİFTÇİYE VERDİLER!” Gürer, “2025’in ilk 10 ayında toplamda 1,33 milyar dolar, güncel kurla yaklaşık 56 milyar TL’den fazla para canlı hayvan ve et ithalatı için yurt dışına gönderildi. Bu kaynak yerli üreticiye destek olarak verilse, yem fiyatları sübvanse edilseydi bugün et fiyatlarını konuşuyor olmazdık. İktidar ithalat politikasında ısrar ettikçe, hayvancılıktaki sorunlar devam ediyor,” diye konuştu. “YERLİ HAYVANCILIK BİTİRİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalatın sadece fiyatları düşürmemekle kalmadığını, yerli besiciyi de üretimden kopardığını belirterek şunları söyledi: “52 bin tonun üzerinde et ithal etmişiz, yarım milyondan fazla canlı hayvan getirmişiz ama hâlâ raflarda sorun var. Bu tablo gösteriyor ki ithalat çözüm değil, aksine bir bağımlılık yaratıyor. İthalat lobileri bayram ederken, ülkemiz besicisi ahırını boşaltıyor. Karkas etin maliyeti artarken, yem fiyatları kontrol altına alınmadan et fiyatlarının düşmesi zor.” GÜRER’İN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Siyasi iktidara çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, şu önerileri sıraladı: “Besicinin en büyük gideri olan yem fiyatları sübvanse edilmeli. İthal değil, yerli yem üretimi sağlanmalı. On iki ay kapalı beslenmek zorunda kalan hayvanlar için mera hayvancılığının yolu açılmalı. Yerli ırklar için daha fazla destek verilmeli. Ahır giderlerini düşürecek önlemler artırılmalı. Küçük aile tipi işletmeler korunmalı. Bir litre süt, en az bir buçuk kilo yem alabilir hâle getirilmelidir. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyat taban fiyat olmalıdır. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleriyle mücadele güçlendirilmelidir. Hayvancılığın temeli olan meralar ranta değil, ıslah edilerek kaliteli yem alanları olarak açılmalıdır. Marka ürünler üretilerek katma değerli ürünlerle yurt dışına ihracat yapılmalıdır. Yerli aşı geliştirilmeli, veteriner hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Hayvan bakımı zordur, meşakkatlidir. Hayvancılık yapanın zarar etmemesi, vatandaşın uygun fiyatla ürüne ulaşması doğru tarım politikalarıyla mümkündür. Et fiyatlarındaki artış maliyettendir. Asıl sorun, bu ete ulaşamayanlara hak ettikleri ücretin verilmemesidir.”

Toplu Ulaşım Zamları Yeniden Değerlendirilmelidir Haber

Toplu Ulaşım Zamları Yeniden Değerlendirilmelidir

Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkanı Süleyman Bakal düzenlediği basın toplantısında toplu ulaşım zamlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin Eylül 2025 ayı meclis toplantısında yapılan toplu ulaşım zamlarını eleştiren Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal, "rastgele ve kanunlara aykırı olarak yapılan toplu ulaşım zamları geri çekilip, yeniden değerlendirilmelidir." dedi. TÜKDES ​Genel Başkanı Süleyman Bakal konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "​EBB Eylül 2025 ayı meclis toplantısında, toplu ulaşım ve okul servisi ücretlerine yönelik zam kararları alındı. Otobüs, tramvay ve minibüs ücretleri 25 TL'den 30 TL'ye çıkarılmıştır. ​ESTRAM tarifesi: tam bilet 30 TL, indirimli (öğrenci) bilet 15 TL, aktarma 2 TL, QR bilet 42 TL, kredi kartı ile biniş 32 TL, sanal kart 30 TL ve aylık öğrenci abonman 350 TL. Bu zam, önceki 12,50 TL olan öğrenci ücretinin 15 TL'ye yükseltilmesiyle birlikte, aylık abonman ücretinin de 300 TL'den 350 TL'ye çıkarılmasını içeriyor. Minibüs ve dolmuş hatlarında da benzer artışlar yapılarak tam ücret 30 TL olarak belirlenmiştir. ​Rastgele zam... Zamlar: 1- Demir tekerlekli (tramvay) lastik tekerlekli (otobüs, dolmuş). 2- Dizel (otobüs), elektrikli araç (tramvay) ayrımı yapılmadan, 3- İndi bindi mesafesi, iniş-katı olmaksızın oranda, rastgele yapılmıştır. ​Halbuki demir tekerlekli, lastik tekerlekli, dizel, elektrikli araçlar ayrımına ve indi-bindi mesafesine göre gerçek maliyetler çıkarılsa zam oranları farklı olacaktır. ​Kanunlara ve mevzuata aykırı... ​Estram tam bilet 30 TL olmasına rağmen kredi kartı ile biniş 32 TL olarak düzenlenmiştir.​Kart komisyonu olmak; 5464 Sayılı Banka Ve Kredi Kartları Kanunu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve yürürlükteki mevzuata aykırıdır. Şikayet halinde cezai yaptırımları vardır. EBB Online ESKART Bakiye yükleme işlemlerinden ve kredi kartlarıyla binişte aldığı hizmet bedellerine/kart komisyonlarına derhal son vermelidir. ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin Eylül 2025 ayı meclis toplantısında toplu ulaşıma yapılan zamlar rastgele, kanunlara ve mevzuata aykırı olarak belirlenmiştir. Toplu ulaşım zamları; geri çekilip, yeniden değerlendirilmelidir."

Belediye Çalışanlarının Emekleri Bizim Baş Tacımız Haber

Belediye Çalışanlarının Emekleri Bizim Baş Tacımız

Tepebaşı Belediyesi ile Belediye İş Sendikası arasında düzenlenen toplu iş sözleşmesi imza altına alındı. Protokol ile kadrolu işçilerin maaşlarına ortalama yüzde 30 oranında artış yapıldı. Başkan Ataç: “Belediye çalışanlarının emekleri bizim baş tacımız.” dedi. Tepebaşı Belediyesi ile Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (Türk-İş) bağlı Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Belediye-İş) Eskişehir Şubesi arasında düzenlenen toplu iş sözleşmesi, imza altına alındı. Tepebaşı Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen imza törenin Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Belediye-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Azak, belediye bürokratları, sendika yöneticileri ve işçi temsilcileri katıldı. Başkan Ataç: Doğru bildiğimizden kimse bizi alıkoyamaz Törende bir konuşma yapan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sözleşmenin hayırlı olmasını temenni ederken, “Belediye İş Sendikası ile Tepebaşı Belediye Başkanlığımızın toplu iş sözleşmesi neticesinde bugün bu protokolü imzalıyoruz. Bildiğiniz gibi hepimiz bu ülkenin toprakları üzerinde yaşıyoruz. Ekonomik koşulları, enflasyonu, hükümetle sendikalar arasında yapılan sözleşmeleri takip ediyoruz. Biliyorsunuz işçi arkadaşlarımızın sözleşmelerinin imzasında sendikaları cesaret edip o masalara oturamadılar. Ama imzaları atıldı, hükümet bildiği, önerdiği rakamları uyguladı. Ardından memurlarla ilgili oldu, anlaşma sağlanamadı. Hakem heyetine gitti. Yine hükümetin dediği şekilde toplu sözleşmeler imzalandı. Tabi bugün biz kendi aramızdaki sözleşmeyi imzalayacağız. Belediye çalışanlarının emekleri bizim baş tacımız. Ama her şeye rağmen, belediyeler de bütçesel anlamda ülkenin şartlarında nasıl yönetilmesi gerekiyorsa öyle yönetiliyor. Yıllardır bu belediyede çalışmalarımızı karşılıklı olarak paylaşıyoruz. Ben her zaman söylüyorum; ben de belediye çalışanıyım. Ben de bu sözleşmelerin en iyi olsun isterim. Biz bu sözleşmeleri imzaladıktan birkaç ay sonra iş farklı noktalara geliyor. O gün yapılan değer enflasyondan dolayı korunamıyor. Sizler yıllardır bizim kadrolu işçilerimizsiniz. Emekli olanlardan sonra 24 arkadaşımız kaldı. Biz bu arkadaşlarımıza yüzde 30 bir artış ön gördük. Bugün Türkiye’de bu rakamlar konuşulmuyor. Yüzde 5’ler konuşuluyor. Bizim de en düşük maaşımız 63 bin liraya yükseldi. Bu da yeterli değil tabi ama olanın iyisi. Bir sıkıntınız olduğunda gelmenizi isterim. Kapımız her zaman açık. Hiç kimseden sakladığımız bir şey yok. Her zaman olduğu gibi her şey şeffaf. Böyle belediyeciliği devam ettireceğiz. Doğru bildiğimizden kimse bizi alıkoyamaz. Onun için sizlerin emeğine saygı duyuyorum. Bu çalışmalarımız en iyi şekliyle gitsin. Eskişehir’de hep doğrular yapıldı. Eskişehir farklı bir şehir. İyi ki bu şehirde yaşıyoruz. O açıdan Türkiye’ye göre avantajlarımız var. Hepinize hayırlı olsun. Sendikamızla hiçbir sıkıntı olmadan bugünlere geldik. Kendilerine de teşekkür ediyorum.” dedi. “Başkanımıza teşekkür ediyorum” Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Azak ise, “Bu bir toplu iş sözleşmesi imza töreni değil. Alın terinin ve emeğin eşit bir şekilde paylaşılmasının bir imza törenidir. Ülkemizde gelinen noktada hem ekonomik hem siyasal koşullarda büyük sıkıntılar içerisindeyiz. Bu sıkıntılar içerisinde de toplu iş sözleşmelerini yapmak kolay olmuyor. Bu süreçlerde başkanlarımız, başkan yardımcılarımızla karşılıklı istişarelerle en iyinin olması noktasında bir yere geliyoruz. Masada müzakere ile tamamlıyoruz. Masadaki maaşlar evet hepimize yetmiyor. Ama 10 bin liraya yakın vergi kesiliyor. Bu da hükümetin vergi adaletsizliğinde kaynaklanan bir durumdur. Türkiye’de demokrasiyi hukuku, adaleti sağlayamadığımız sürece bu durumları hep yaşayacağız. Çarşıdaki, pazardaki gerçek enflasyon ile açıklanan enflasyon arasında yarı yarıya fark var. Biz de burada Başkanımız sayesinde ilk 6 aydaki 16,64’lük enflasyonun üzerine yüzde 14 civarında bir refah payı oluştu. Yeterli değil tabi ama sürdürülebilirlik noktasında en iyisi nasıl olur diye düşünerek yaptık. Ben bu konuda Ahmet Ataç Başkanıma, başkan yardımcılarına ve arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Konuşmaların ardından Başkan Ataç ve Azak, protokol metnini imzaladı. İmzalanan protokol ile 1’inci 6 ayda yüzde 22, 2’nci 6 ayda TÜFE + yüzde 3, 3’üncü 6 ayda TÜFE + yüzde 3, 4’üncü 6 ayda ise TÜFE + yüzde 4 oranında artış yapıldı. Yapılan sözleşme ile en düşük kadrolu işçi ücreti 63 bin TL oldu.

Gelirde Adalet, Ücrette Denge İstiyoruz! Haber

Gelirde Adalet, Ücrette Denge İstiyoruz!

Memur-Sen Eskişehir İl Temsilciliği tarafından başlayan 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, Kamu İşvereni’nin sunduğu teklife tepki göstermek amacıyla bir basın açıklaması yapıldı. Memur-Sen'e bağlı sendikaların başkan ve üyelerinin katılımıyla düzenlenen basın toplantısı Yediler Parkında gerçekleştirildi. Basın toplantısında konuşan Memur-Sen Eskişehir İl temsilcisi İbrahim Akar şu ifadelere yer verdi; ''Kıymetli Basın Mensupları, Değerli Kamu Görevlileri, Memur-Sen Eskişehir İl Temsilciliği olarak, Hepinizi saygıyla selamlıyoruz. 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, Kamu İşvereni’nin sunduğu teklife karşı; ortak tepkimizi göstermek, Genel Merkezimizin Eylem Planı doğrultusunda sorumluluğumuzu yerine getirmek ve sesimizi İşveren’e duyurmak için bugün buradayız. Kamu işvereni dün açıkladığı teklifte 2026 için %10 + %6, 2027 için %4 + %4 zam önerisinde bulundu. Öncelikle; İşveren Heyeti’nin bu teklifini yok saydığımızı ve gerçekçi bulmadığımızı belirtiyoruz; görüyoruz ki İşveren, tutmayan enflasyon hedeflerini baz alarak Kamu görevlisine bu teklifi layık görmüştür. İşverenin teklifinde; refah payı ve taban aylığa zam yoktur. Gelirde adaleti sağlayacak oran yoktur. Emekli ve emekçiyi gözeten bakış yoktur. Kamu işvereninin bu teklifi; memurun yaşadığı zorlukların görmezden gelindiğini gösteriyor. Teklif, kamu görevlilerinde hayal kırıklığı oluşturmuştur. Kira artış oranının %41 olduğu bir zeminde, düşük belirlenmiş enflasyon hedefi kadar zam teklif edilmesi kabul edilebilir değildir. Bu teklif yetersiz ve geçersizdir. Yıllarca dirsek çürütmüş, gecesini gündüzüne katmış, daha kaliteli kamu hizmeti için kariyer yapmış memurlarımızın; niteliğini ve emeğini değersizleştiren bir teklif olarak görüyoruz. Kamu çalışanları arasında oluşan huzursuzluğu, ücretlerde oluşan adaletsizliği bu teklif gidermez. Sayın Cumhurbaşkanımızın, kamu çalışanları arasında ücretlerin dengelenmesi hassasiyetinin dikkate alınmadığı açıkça görülmektedir. Geçmiş kayıplarımız, yüksek enflasyon, Market/Pazar fiyatları, gelecek kaygılarımız, işverenin teklifine yansımamıştır. Görüyoruz ki,Kamu İşvereni 7. Dönem Toplu Sözleşmedeki hatasını tekrar ediyor. Altını çizerek ifade ediyoruz ki, memurların ve emeklilerin Kaybedecek 2 yılı daha yok. Biz tutmayan hedeflerin, adaletsiz Hakem Kurulu’nun, Maliyenin sıkılaşma politikalarının sonucunda kaybeden taraf olmak istemiyoruz! Kıymetli Basın Mensupları, Değerli arkadaşlar, Memur-Sen olarak; 2026 yılının birinci altı ayında; · %10 Refah Payı · 10.000 TL Taban Aylığa Zam · %25 oransal zam İkinci altı ayında; · %20 oransal zam 2027 yılının birinci altı ayında; · 7.500 TL Taban Aylığa Zam · %20 oransal zam ve İkinci altı ayında · %15 oranında artış Teklif ettik, refah payı istedik; çünkü geçmiş dönem kayıplarımızın giderilmesi gerekiyor. Taban aylığa zam istedik; çünkü görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki dengenin yeniden kurulması gerekiyor. Oransal zam istedik, çünkü kamu görevlilerininyüksek enflasyon altında ezilmemesi gerekiyor. Enflasyon oranında zammın, zam olmadığını İşverenin kabul etmesi gerekiyor. Bu hususlara ilave olarak, İlave 1 derece verilmesini, Aileyi koruyacak tekliflerimizin kabul edilmesini, 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge verilmesini istiyoruz. Akademisyenlerin, şube müdürlerinin, şef ve amirlerin mali ve özlük haklarının düzeltilmesini, Mühendis ve Teknik personelin mali haklarının iyileştirilmesini, Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılarak uygun hizmet sınıfına geçirilmesini istiyoruz. Bayram ikramiyesi verilmesini, Kira desteği sözünün yerine getirilmesini, Gelir vergisinin %15’e sabitlenmesini istiyoruz. Seyyanen ödemenin emekliliğe yansıtılmasını, Bütün gelirlerimizin emekliliğe esas sayılmasını, 4688 sayılı Kanun’un revize edilmesini istiyoruz. Türkiye büyürken alım gücümüz de büyüsün, Milli gelir artarken memurun refah düzeyi de artsın istiyoruz. Toplu Sözleşme Masası adaleti tesis edecek, dengeyi kuracak, eşitliği sağlayacak güce sahiptir. 8. Dönem Toplu Sözleşme uzlaşma ile tamamlanmalı, Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine, Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır şekilde imzalanmalıdır. Toplu sözleşme masasının 1 haftadan az süresi var. Bunun için İşveren Heyeti zaman kaybetmeden; Çalışma barışını sağlayacak, Müzakereye uygun, Adil teklifi masaya sunmalıdır. Aksi takdirde, Memur-Sen Başkanlar Kurulumuzun almış olduğu kararlar neticesinde, “Memur-Emekli Nöbette Eylem Çadırı Kurulması”, iş bırakma, Yürüyüş ve Ankara Mitingi Eylemlerimizle tepkimiz devam edecektir. Son sözümüz şudur; Adil ve acil teklif bekliyoruz. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.