SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yusuf Tekin

Porsuk Haber Ajansı - Yusuf Tekin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Tekin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Eskişehir Gençlik Kolları: "Çocuklar Okulda Bile Güvende Değil!" Haber

CHP Eskişehir Gençlik Kolları: "Çocuklar Okulda Bile Güvende Değil!"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüyüş düzenleyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir İl Gençlik Kolları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek çarpıcı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, milli egemenliğin vesayet altında olduğunu savunarak, "Çocuklar İçin 23 Maddelik Manifesto"yu kamuoyuyla paylaştı. ​"Milli Egemenlik Vesayet Altındadır" ​Açıklamasına 23 Nisan’ın tarihi önemine vurgu yaparak başlayan CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, güncel siyasi gelişmelere sert tepki gösterdi. Yüksel yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "23 Nisan 1920, egemenliğimizin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür! Milli iradenin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılındayız. Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık savaşını yönettiği Gazi Meclisimiz, Cumhuriyetimiz gibi sonsuza kadar yaşayacaktır. Bugün, sadece bir bayramı kutlamıyor; tam bağımsızlık inancımızı ve halkın kendi kaderini tayin etme iradesini selamlıyoruz. Ancak ne yazık ki, 23 Nisan 2026 Türkiye’sinde "Milli Egemenlik" kavramı, iktidarın eliyle ağır bir vesayet altına alınmış durumdadır. Seçilmiş İradeye Yapılan Müdahale, Halkın Kararına Saldırıdır Cumhurbaşkanı Adayımızın, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımızın, yol arkadaşlarımızın siyasi yargı operasyonlarıyla gözaltına alınmaları, hapsedilmeleri ve görevden uzaklaştırılmaları, seçmen iradesini ve Cumhuriyetimizin temel taşı olan "ulusal egemenlik" ilkesini hedef alan bir darbedir. Demokrasi, sadece sandık konulması değil; aynı zamanda sandıktan çıkan iradenin korunması ve bu iradeye saygı duyulması anlamına gelir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın tercihine saygı duyulmayan bu düzeni mutlaka değiştireceğiz. Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü, 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan ederken, yalnızca bir bayram vermedi; bu ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti. Ve o gün çocuklara şu sözü verdi: Güvende olacaksınız. Eşit olacaksınız. Özgür olacaksınız. Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece 1 yılda 1.538 çocuğumuzu dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik. 2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda! Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı. Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da yaşanan saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetti, 13 çocuğumuz yaralandı. 18 Nisan’da, Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz paratoner olmaması nedeniyle hayatını kaybetti; biri ağır yaralandı. Hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize ve tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerinin, yakınlarının ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Eylül 2023’ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM’lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti. Buna göre: Yusuf Tekin’in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını kaybetti. Okullarımızda çocuklar maalesef güvende değil. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis’te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur. Bu yaşananlar münferit olaylar değil. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvende yaşayacağı bir ülke hayaliyle karşılıyoruz. 23 Nisan’da 23 madde ile Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto’muzu açıklıyoruz: 1. Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzeri üçüncü taraflara devredilmeyecek; eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz. 2. Hiçbir okulumuza silah girmeyecek; okullarımıza kadrolu 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleri ile güçlendirilmiş güvenlik görevlisi atayacağız. 3. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak; okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız. 4. Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz. 5. Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek; yoksulluk, ihmal, şiddet ve suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden, okul-aile-toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı hayata geçireceğiz. 6. Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak; bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir önleyici programları tüm okullarda uygulayacağız. 7. Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek; şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet eylem planını hayata geçireceğiz. 8. Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini izleyen güçlü bir psikososyal destek sistemi kuracağız. Rehberlik Araştırma Merkezleri’ni ruh sağlığı meslek elemanları ile güçlendireceğiz. 9. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki saygınlığını yeniden tesis edecek; yetki ve sorumluluklarını güçlendirecek, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız. 10. Okul-aile birlikleri yalnızca para toplama aracı olmayacak; okul-aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz. 11. Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile iş birliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz. 12. Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacak; okullarımıza öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri göndereceğiz. 13. Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak; tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişimini sağlayacağız. 14. Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen, güvenli, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla “mutlu ve yaşayan okullar” haline getireceğiz. 15. Okul öncesi eğitimi bir ayrıcalık olmaktan çıkaracak, her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz. 16. Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak; tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak, etkin izleme ve takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız. 17. Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız. 18. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne izin vermeyecek; çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli eğitim almasını sağlayacağız. 19. Ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmayacak; çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız. 20. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak; tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacak, dijital okuryazarlığı güçlendireceğiz. 21. Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak; tüm okulları depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacak ve her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz. 22. Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız. 23. Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirecek; çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, kültür, sanat ve sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız. Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, kapsayıcı ve özgür bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önceliğimiz; çocuklarımızın iyi olması, sağlıklı büyümesi, kendini güvende hissetmesi, eşit olanaklara sahip olması, nitelikli bir eğitimle geleceğe hazırlanması ve mutlu olmasıdır. Bu anlayışla çocukların iyi olma halini, yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz. Başta Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve Cumhuriyet kahramanlarımızı şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Yaşasın Cumhuriyet!"

Eğitim Sen Eskişehir’den Okullardaki Şiddete Karşı "Yaşam Nöbeti" Haber

Eğitim Sen Eskişehir’den Okullardaki Şiddete Karşı "Yaşam Nöbeti"

Eskişehir’de Eğitim Sen üyeleri, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen ve can kayıplarıyla sonuçlanan saldırılara tepki göstermek amacıyla 24 saatlik "Yaşam Nöbeti" başlattı. Şube Başkanı Özkan Demirkol, şiddetin münferit değil sistematik olduğunu vurgulayarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. ​Yediler Parkı’nda 24 Saatlik Eylem ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitim emekçilerini ve öğrencileri hedef alan kanlı saldırıların ardından Eğitim Sen Eskişehir Şubesi harekete geçti. Yediler Parkı’nda Cuma günü saat 11.00’de başlayan eylem, Cumartesi saat 11.00’e kadar kesintisiz devam edecek. "Yaşam Nöbeti" adı verilen eylemde, okullardaki güvenlik zafiyeti ve eğitim politikaları protesto ediliyor. ​"Okullar Şiddetin Mekânı Haline Geldi" ​Eylemde basın açıklaması yapan Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, okulların artık güvenli alanlar olmaktan çıktığını ifade etti. Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki saldırıları hatırlatan Demirkol, şu ifadeleri kullandı: ​"Bir eğitim emekçisi ve çok sayıda öğrencimizi kaybettik. Acımız derin. Okullar, kapısından girerken güven duyulması gereken yerler olması gerekirken; bugün nefretin ve şiddetin mekânları haline gelmiştir. Gerekli tedbirler alınsaydı bu saldırılar engellenebilirdi." ​"Şiddet Münferit Değil, Sistematiktir" ​Son bir yıl içerisinde okullarda ağır sonuçları olan en az 5 vakanın yaşandığına dikkat çeken Demirkol, şiddetin toplumsal nedenlerine vurgu yaptı. Faillerin 14-16 yaş grubundaki çocuklardan oluşmasının sistemin bir sonucu olduğunu belirten Demirkol; yoksulluk, kutuplaştırıcı siyaset ve geleceksizliğin şiddeti körüklediğini savundu. ​Eleştirilerin Odağında MEB ve Yusuf Tekin Var ​Açıklamada, eğitim sistemindeki liyakatsizlik ve rehberlik hizmetlerinin zayıflatılması sert bir dille eleştirildi. Demirkol, yaşanan can kayıplarının sorumlusunun siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu belirterek şunları söyledi: ​Sorumluluk Vurgusu: "Ne iktidar sorumluluk üstleniyor ne de Bakan Yusuf Tekin özür diliyor." ​İstifa Çağrısı: "Eğitimciler ve öğrenciler can korkusu yaşıyorsa bunun sorumlusu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal istifa etmelidir." ​Mücadele Kararlılığı: "Şiddet son bulana, sorumlular hesap verene kadar alanları terk etmiyoruz." ​Eğitim Sen’den Toplumsal Dayanışma Çağrısı ​Eğitimin laik, bilimsel ve kamusal niteliğinin yok edildiğini savunan Eğitim Sen, tüm toplum kesimlerini güvenli ve özgür bir eğitim ortamı için mücadeleye davet etti. Saldırılarda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen sendika üyeleri, nöbet süresince şiddete karşı seslerini yükseltmeye devam edecek.

Okullarda Can Güvenliği Kalmadı, Milli Yas İlan Edilsin! Haber

Okullarda Can Güvenliği Kalmadı, Milli Yas İlan Edilsin!

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen silahlı saldırılar ve can kayıpları üzerine bir açıklama yaptı. Hükümeti ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı sert bir dille eleştiren Demir, "1 günlük milli yas" ve "okulların hafta sonuna kadar tatil edilmesi" çağrısında bulundu. ​"Bu Bir Psikolojik Buhran Değil, Sistemin İflasıdır" ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat’ta yaşanan, 36 vatandaşın yaralandığı ve can kayıplarının olduğu olayları "katliam" olarak nitelendiren Hasan Demir, bu şiddet sarmalının münferit bir olay olmadığını savundu. Demir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Karşı karşıya olduğumuz tablo; adaletsizliğin sıradanlaştığı, suçluların sokaklarda gezdiği tek adama dayalı Saray Rejimi’nin iflasıdır. Gelecek umudunu yitiren, uyuşturucu ve kumar batağına itilen gençler üzerinden okullara sıçrayan bu şiddet, göz göre göre gelmiştir." ​Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e İstifa Çağrısı ​Eğitim sistemindeki güvenlik zafiyetine dikkat çeken Demir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef aldı. Medyanın saldırganları değil, sorumluları haber yapması gerektiğini vurgulayan İl Başkanı Demir: "Okulların kapısından giren canların güvenliğini sağlayamayan Bakan derhal istifa etmelidir. Hak arayan öğretmen polis şiddetiyle bastırılırken, okullarda can güvenliği kalmamıştır. Saldırganların yöntemlerini ifşa ederek yeni trajedileri tetiklemeyin. ​İl Başkanı Hasan Demir, yaşanan toplumsal travmanın atlatılması ve şiddet dalgasının durdurulması için acil eylem planı açıkladı. Zafer Partisi'nin talepleri şunlar: Tüm yurtta 1 günlük milli yas ilan edilmelidir.​ Güvenlik tedbirlerinin gözden geçirilmesi için okullar hafta sonuna kadar tatil edilmelidir.​ Tüm okullarda profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. Gençleri hedef alan zehirli ekosistemle kökten mücadele edilmelidir.​ "Vatanımızı ve Ailemizi Birlikte Savunacağız" ​Açıklamasını Atatürk çizgisindeki milliyetçilik vurgusuyla bitiren Hasan Demir, Türk gençliğinin ve öğretmeninin sahipsiz olmadığını belirtti. Demir, "Bu çürümüş düzende ihmali olan tüm yetkililerden hesap sorulana dek sürecin takipçisi olacağız" dedi.

Asu Kaya: "Yandaş STK'lara Yer mi Açılıyor?" Haber

Asu Kaya: "Yandaş STK'lara Yer mi Açılıyor?"

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, halk eğitimi merkezlerinde yaşanan kota krizi ve protokol uygulamalarını Meclis gündemine taşıdı. Kadın Kolları Başkanı ve Milletvekili Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde; 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin ders saati kotalarını, açılan kurs sayılarını, protokol yapılan STK’ları, tahsis edilen ders saatlerini, denetim mekanizmalarını ve tespit edilen usulsüzlükleri tek tek sordu. Asu Kaya yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Halk eğitimi merkezleri kamusaldır. Hiçbir yapı, hiçbir çevre, hiçbir protokol vatandaşın önüne geçemez. Eğer yurttaş kurs bulamıyor, usta öğretici ders saati alamıyor ama belirli protokollerle kontenjanlar dağıtılıyorsa burada açıklanması gereken ciddi bir tablo vardır. Kamusal eğitimde ayrıcalık olmaz. Şeffaflık ve eşitlik esastır.” Kota yetersizliği nedeniyle ders saati alamayan ve sosyal güvenceden mahrum kalan usta öğreticilerin yaşadığı mağduriyetin büyüdüğünü belirten Kaya: “Kadınlar meslek edinmek için kurs bekliyor. Usta öğreticiler emeklerinin karşılığını almak için ders saati bekliyor. Kamusal kaynaklar adil dağıtılmak zorundadır. Halkın hakkını kimseye tahsis ettirmeyiz.” dedi. CHP’li Kaya, konunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve halk eğitimi merkezlerinin asli işlevine uygun, eşitlikçi ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması için mücadele edeceklerini vurguladı. MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN’İN YANITLAMASI İSTEMİYLE YÖNELTİLEN SORULAR: • 2025 yılı için Türkiye genelinde ve Osmaniye il özelinde halk eğitimi merkezlerine toplam kaç ders saati vizesi (kota) tahsis edilmiştir? • 2025 yılında Türkiye genelinde ve Osmaniye’de toplam kaç kurs açılmıştır? Açılan kursların toplam ders saati süresi kaçtır? • 2025 yılında Türkiye genelinde ve Osmaniye’de, protokoller kapsamında hangi STK’lara kurs açma yetkisi verilmiştir? Bu STK’lara tahsis edilen ders saati miktarı ne kadardır? • Protokol imzalanan STK’ların seçiminde hangi objektif ve ölçülebilir kriterler uygulanmaktadır? Bu STK’ların eğitmen kadrolarının yeterliliği ve eğitim içerikleri Bakanlığınız tarafından hangi sıklıkla ve nasıl denetlenmektedir? • Son iki yıl içerisinde protokol kapsamında kurs açan STK’lara yönelik yapılan denetimlerde kaç adet usulsüzlük tespit edilmiştir? Bu tespitler sonucunda iptal edilen veya askıya alınan protokol bulunmakta mıdır? • 2026 yılı için Türkiye genelinde ve Osmaniye il özelinde planlanan toplam ders saati vizesi (kota) ne kadardır? • Kota yetersizliği nedeniyle ders saati alamayan ve sosyal güvenceden mahrum kalan usta öğretici sayısı Türkiye genelinde ve Osmaniye özelinde kaçtır? 2026 yılı planlamasında bu mağduriyeti gidermeye yönelik bir düzenleme öngörülmekte midir?

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi? Haber

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki okul, pansiyon ve öğretmenevi binalarının deprem güvenliğiyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi. “Bu risk ne zamandır biliniyor?” Arslan, verdiği önergelerde şu soruların açık ve net biçimde yanıtlanmasını istedi: Eskişehir’de hangi okul ve kurum binaları için deprem performans analizi yapıldı? Bu analizler hangi tarihlerde hazırlandı? Riskli olduğu değerlendirilen binalar hangileri? Riskli olduğu iddia edilen yapılarda hizmet neden sürdürüldü? “Eğer risk tespiti yapılmışsa, bu durum ne zamandır biliniyordu?” diye soran Arslan, sürecin zaman çizelgesinin açıklanmasını istedi. “Neden eğitim-öğretim başlamadan önlem alınmadı?” Arslan, güçlendirme, tahliye ve yıkım süreçlerinin neden eğitim-öğretim dönemleri başlamadan tamamlanmadığını da sorguladı. “Planlama neden zamanında yapılmadı? Neden son dakika kararlarıyla öğrenciler ve veliler belirsizlik içinde bırakıldı?” “Can güvenliği konusunda ihmale izin verilemez” Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve kamu çalışanlarımızın can güvenliği konusunda en küçük bir ihmal dahi kabul edilemez. Risk varsa gereği derhal yapılmalıydı. Gecikmenin sorumluluğu açıklığa kavuşturulmalıdır.” “İki Bakanlık da açıklama yapmak zorundadır” Konunun hem Milli Eğitim Bakanlığı’nı hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Arslan, şu çağrıyı yaptı: “Bu süreç tüm yönleriyle ortaya konulmalıdır. Risk tespit tarihi ile alınan kararlar arasındaki süre kamuoyuna açıklanmalıdır.” Arslan, Eskişehir’deki tüm eğitim yapılarının güvenliği sağlanana kadar süreci Meclis zemininde takip edeceklerini ifade etti.

Prof. Dr. Gürcan "22 Okul 22 Kütüphane" Proje Açılışına Katıldı Haber

Prof. Dr. Gürcan "22 Okul 22 Kütüphane" Proje Açılışına Katıldı

TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, TOGEM-DER tarafından yürütülen “22 Okul 22 Kütüphane” Projesi kapsamında düzenlenen toplu açılış törenine katıldı. İstanbul Üsküdar’da bulunan Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa; Emine Erdoğan Hanımefendi, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve TOGEM-DER Başkanı Belma Sekmen ile çok sayıda davetli katıldı. Proje kapsamında 22 okulda kurulan modern ve donanımlı kütüphaneler öğrencilerin hizmetine sunuldu. Eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi, öğrencilerin nitelikli yayınlara erişiminin artırılması ve okuma kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen proje ile gençlerin akademik ve kişisel gelişimlerine katkı sunulması hedeflenmektedir. Açılış töreninde konuşan Emine Erdoğan, okul kütüphanelerinin öğrencilere sadece kitap okuma imkânı sunmadığını; aynı zamanda hayal gücünü besleyen, düşünce dünyasını genişleten ve merakı canlı tutan öğrenme merkezleri olduğunu ifade etti. Programda, öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasının, araştırma ve eleştirel düşünme becerilerinin güçlendirilmesinin ve dijital okuryazarlığın geliştirilmesinin, modern kütüphane ortamlarının sağladığı fırsatlarla daha etkin hale geleceğine dikkat çekildi. Açılışla birlikte 22 okul kütüphanesi resmen hizmete alınırken, projede emeği geçen kurum ve paydaşlara teşekkür edildi.

CHP’li İbrahim Arslan’dan Özel Eğitim Uyarısı Haber

CHP’li İbrahim Arslan’dan Özel Eğitim Uyarısı

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin yaşadığı yapısal krizi Meclis gündemine taşıdı. Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye iki ayrı yazılı soru önergesi verdi. CHP’li Arslan, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin yaklaşık 600 bin özel gereksinimli bireyin eğitime erişimini sağladığını ve bu hizmetin büyük ölçüde kamunun yerine getirilmesi gereken bir sorumluluğu fiilen üstlendiğini hatırlattı. Buna rağmen 2026 yılına girilmiş olmasına karşın, bu merkezlere ödenen destek tutarlarına ilişkin Resmî Gazete’de yayımlanmış herhangi bir yeni düzenleme bulunmadığına dikkat çekti. Arslan, asgari ücret, kira, enerji, ulaşım ve personel maliyetlerinde yaşanan yüksek artışlara karşın desteklerin güncellenmemesinin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerini kapanma noktasına sürüklediğini vurguladı. Eskişehir özelinde yapılan güncel mali analizlerin, orta ölçekli bir merkezin aylık 100 bin TL’nin üzerinde zarar ettiğini ortaya koyduğunu belirten Arslan, bu tablonun ülke genelinde de benzer şekilde yaşandığını ifade etti. “Bu mesele işletmelerin değil, çocukların meselesidir” Milli Eğitim Bakanlığı’na verdiği soru önergesinde Arslan, Bakanlığın güncel maliyet artışlarını dikkate alan bir etki analizi yapıp yapmadığını, kapanma riski altındaki merkez sayısını, ÇÖZGER raporlarında yaşanan gecikmeler nedeniyle destek eğitiminden yararlanamayan çocuk sayısını ve yüz tanıma sistemi uygulamasının ertelenme gerekçelerini sordu. Arslan, özel eğitim hizmetlerinin piyasa koşullarına bırakılabilecek bir alan olmadığını vurgulayarak, “Bu mesele kurumların ayakta kalması değil, engelli çocukların eğitim hakkının korunmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Maliye’ye: Tasarruf mu, daha pahalı bir kamu yükü mü? Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yönelttiği soru önergesinde ise Arslan, desteklerin güncellenmemesi hâlinde ortaya çıkacak kamu maliyetine dikkat çekti. CHP’li Arslan, özel eğitim merkezlerinin kapanması durumunda aynı hizmetin kamu eliyle verilmesinin devlete ne kadara mal olacağının hesaplanıp hesaplanmadığını sordu. Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir “tasarruf kalemi” olarak görülmesinin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını ifade eden Arslan, bu yaklaşımın kısa vadede bütçede küçük bir rahatlama yaratsa bile orta ve uzun vadede kamuya çok daha ağır bir yük getireceğini söyledi. CHP’nin yaklaşımı: Hak temelli ve kamusal sorumluluk CHP’li Arslan, partisinin bu konudaki yaklaşımının net olduğunu belirterek, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin hak temelli, planlı ve kamusal sorumluluk anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Arslan, engelli bireylerin eğitime erişiminin hiçbir koşulda kesintiye uğratılamayacağını ifade ederek, konunun Meclis’te ve kamuoyu önünde takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Bakan Tekin: ''Millî ve Yerli Bir Müfredat Sistemi Oluşturduk'' Haber

Bakan Tekin: ''Millî ve Yerli Bir Müfredat Sistemi Oluşturduk''

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Eskişehir'de düzenlenen Gaziler Günü Buluşması ile Seyyid Sultan Sücaaddin Veli Anma Etkinliği'ne katıldı. Gaziler Günü Buluşması'nda konuşan Bakan Tekin, Bakanlık olarak misyonlarının gazi ve şehitleri unutturmamak olduğunu belirterek, "Bize düşen; bize bu coğrafyayı vatan kılan, bu coğrafyanın bizim için vatan olması için canlarını feda eden şehitlerimizi hayırla yad etmek, çocuklarımızın onları asla unutmaması için programlarımızın içine koymak. Biz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile aslında bunu yaptık. Değerlerine, atalarına bağlı, onların bizlere bıraktığı yadigâra gözü gibi bakan bir kuşak yetiştirmek istiyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Tekin, şehitlere ve gazilere onların hatırasını yaşatacaklarına dair söz verdiğini vurgulayarak, "Millî Eğitim Bakanı olarak onların hatıralarını gelecek kuşakların, çocuklarımızın, torunlarımızın öğrenmesi için onların hatırasına saygı göstermesi için üstümüze her ne düşüyorsa yapmayı bir kez daha taahhüt ettiğimizi ifade etmek istiyorum." dedi. Buluşmada şehitler için dualara katılan Bakan Tekin, gaziler ve yakınlarıyla da bir araya geldi. "Millî ve yerli bir müfredat sistemi oluşturduk" Bakan Tekin, Seyyid Sultan Sücaaddin Veli Anma Etkinliği'nde ise Anadolu'nun her köşesinde birliği, beraberliği, kardeşliği, geleneği, kültürü muhafaza ve inşa eden kalenderlerin, pirlerin, dedelerin, manevi önderlerin var olduğunu belirtti. Bakan Tekin; bu değerler var olduğu için birlik, beraberlik ve kardeşliğin devam edebildiğini aktararak, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli var ya, o modelin içinde Anadolu'da birliği, beraberliği ve kardeşliği tesis etmek için ne yapmamız gerektiğini, bugün burada bulunan dedelerimiz, dostlarımız, arkadaşlarımızla beraber Anadolu irfanının eğitime etkilerini içerisine alan millî ve yerli bir müfredat sistemi oluşturduk." dedi. Etkinlik kapsamında Seyyid Sultan Sücaaddin Veli Türbesi'ni de ziyaret eden Bakan Tekin, dua etti, yetkililerden bilgi aldı.

Eskişehir Sanayi Odası’ndan Milli Eğitim Bakanı Dr. Yusuf Tekin’e Ziyaret Haber

Eskişehir Sanayi Odası’ndan Milli Eğitim Bakanı Dr. Yusuf Tekin’e Ziyaret

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Başkan Yardımcısı Fatih Düş, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez, Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Nebi Hatipoğlu ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile birlikte T.C. Milli Eğitim Bakanı Dr. Yusuf Tekin’i ziyaret etti. Ziyarette, Eylül 2024’te kurulan ve kısa sürede 1600 öğrenciye ulaşan Odunpazarı Mesleki Eğitim Merkezi’nin (MESEM) Eskişehir Sanayi Odası işbirliğiyle “Proje Okulu” statüsüne geçmesiyle ilgili istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Eskişehir sanayisinin nitelikli iş gücü ihtiyacına yanıt verecek bu yenilikçi modelin detayları ele alındı. Sektörle İç İçe, Uygulamalı Eğitim Modeli Projenin hayata geçmesi durumunda, MESEM kapsamındaki öğrenciler haftanın 4 günü sanayi işletmelerinde uygulamalı eğitim alacak, 1 günü ise okulda teorik derslerle desteklenecek. Bu sistemle öğrenciler daha lise döneminde meslekleriyle tanışacak, işletmelerde aidiyet geliştirecek ve mezuniyet sonrası istihdamda öncelik kazanacak. Bakanlık tarafından değerlendirme aşamasında olan MESEM Proje Okulu modelinin uygulamaya geçmesi durumunda, en önemli bileşenlerden birinin ESO AKADEMİ olacağını belirten Başkan Kesikbaş, “ESO AKADEMİ’nin sahip olduğu modern makine parkı, ekipmanları ve teknolojik altyapısı, Odunpazarı MESEM öğrencilerine açılarak eğitim süreçlerini zenginleştirebilecek. Böylece öğrenciler, gerçek üretim ortamlarına benzer koşullarda beceri kazanacak ve çağın gerektirdiği yetkinliklerle donatılabilecek” açıklamasında bulundu. Stratejik İş Birliği: Eğitimde Yeni Bir Dönem ESO ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanması planlanan protokol çerçevesinde öğretmenlere hizmet içi eğitimler verilecek, öğrencilere yemek, ulaşım gibi destekler sağlanacak. Eğitim programları, işletmelerden alınan geri bildirimlerle sürekli güncellenecek. Ayrıca başarılı öğrencilere ESO tarafından burs desteği verilecek. Uygulamaya geçmesi durumunda bu model, eğitim-istihdam-üretim zincirinde doğrudan bağ kurarak gençlere mesleki deneyim kazandırmayı, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmeyi ve yerel kalkınmaya katkı sağlamayı hedefliyor. Eskişehir Sanayi Odası, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü bu kapsamlı işbirliği ile Türkiye'ye örnek olacak bir mesleki eğitim modeli geliştirmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.