SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yusuf Adıgüzel

Porsuk Haber Ajansı - Yusuf Adıgüzel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Adıgüzel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi Kültürel Mirası Dansla Yaşattı Haber

Anadolu Üniversitesi Kültürel Mirası Dansla Yaşattı

Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından kültürel mirası yaşatmak ve kuşaktan kuşağa aktarmak amacıyla hazırlanan “Anadolu: Bir Yol Hikâyesi” Halk Oyunları Gösterisi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Gösteriye Muharip Hava Kuvveti Komutanı Yardımcısı Hv. Korg. İsmail Üner, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Özel, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren, şehir protokolünün temsilcileri, merkezin kuruluşundan bu yana gelişimine katkı sağlayan eski yöneticiler ve davetliler katıldı. Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: “Bizi biz yapan, bu ortak ritimde buluşabilmektir” Gösterinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir'in ve Anadolu'nun zengin kültürel mozaiğine dikkat çekti. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Halk oyunları topluluğunda görev alan arkadaşlarımız, bugün için gerçekten büyük bir özveri ve emekle güzel bir gösteri hazırladılar. Bu gösteri aslında hem Türkiye'nin hem Anadolu'nun hem de Eskişehir'in bir özeti gibi olacak. Çünkü Rumeli'den, Balkanlardan, Kafkaslardan, Kırım'dan, Kazan'dan gelen yüz binlerce hatta milyonlarca insanın harman olduğu, mayalandığı ve kendine yeni bir kültür oluşturduğu bir toprak Eskişehir ve Anadolu. Bizi başkalarından ayıran ve bizi bütünleştiren, bizi biz yapan aslında bu ortak tınıda, ortak ezgide ve birazdan izleyeceğimiz halk danslarındaki ortak ritimde buluşabilmektir.” Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: “Her gelen arkadaşımız üzerine bir tuğla koyarak bu binayı yükseltiyor” Anadolu Üniversitesinin kültüre hizmet etmek adına büyük bir gayret sarf ettiğini belirten Prof. Dr. Adıgüzel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün binden fazla misafirimizle birlikte Anadolu Üniversitesinin sunduğu kültür sanat hizmetlerini şehirle kutlamış olacağız. Bu organizasyonu birlikte yaptığımız, bize salonu tahsis eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesine ve Kent Konseyine teşekkür ediyorum. Halk Bilimi Araştırma Merkezimizin Müdürü Prof. Dr. Oytun Eren ile merkezin bugünlere gelmesinde emeği geçen kıymetli yöneticilerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Çünkü bu işler her gelen arkadaşımızın üzerine bir tuğla daha koymasıyla yükseliyor ve karşımıza böyle güzel bir yapı çıkıyor.” Merkeze katkı sunan isimlere üstün hizmet plaketi Açılış konuşmalarının ardından, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezinin kuruluşundan günümüze gelişimine katkı sunan isimleri onurlandırmak amacıyla “Üstün Hizmet Plaketi” takdim töreni gerçekleştirildi. Törende merkezin ilk dansçılarından Kadir İstifçi’ye, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurucu Müdürü Doç. Dr. Turhan Baraz’a, 1996-1998 yılları arasında müdürlük görevini yürüten Öğr. Gör. Mehmet Tekin Koçkar’a, 1998-2007 yılları arasında müdürlük görevini yürüten Prof. Dr. Ali Yavuz Kılıç’a, 2007-2019 yılları arasında müdürlük görevini yürüten Prof. Dr. Deniz Taşcı’ya, merkezin temel kostüm sorumlusu ve tasarımcısı Hatice Özsoy’a ve merkezin ilk dansçılarından Necati Bayram’a üstün hizmet plaketi takdim edildi. 10 farklı yöreden oyunlar sergilendi Plaket takdiminin ardından sahneye çıkan 100'den fazla sanatçı; Adıyaman, Silifke, Van, Muğla, Trabzon, Seymen, Bitlis, Burdur, Bolu ve Üsküp yörelerine ait halk oyunlarını sergiledi. Anadolu'nun kültürel zenginliğini başarıyla sahneye taşıyan danslar, sanatseverlerden büyük alkış aldı. Gösterinin sonunda ise “Anadolu: Bir Yol Hikâyesi” Halk Oyunları Gösterisi’nin planlanması ve gerçekleştirilmesi sürecindeki katkıları dolayısıyla Halk Oyunları Eğitmeni Öğr. Gör. Ahmet Şamil Erkoçak ile Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Danışma Kurulu Üyesi Dr. Mustafa Uluyol’a teşekkür belgeleri verildi. Teşekkür belgeleri, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren tarafından takdim edildi. Etkinlik, sahnede gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Anadolu Üniversitesi'ne “Spor Dostu Kampüs” Ödülü Haber

Anadolu Üniversitesi'ne “Spor Dostu Kampüs” Ödülü

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversitelerde sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak, fiziksel aktiviteyi teşvik etmek ve öğrencilerin yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen Spor Dostu Kampüs Programı kapsamında Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü, “Spor Dostu Kampüs” unvanına layık görüldü. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Vali Şinasi Kuş Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen sertifika törenine YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel başta olmak üzere çok sayıda üniversite yöneticisi katıldı. Programda konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim kurumlarını yalnızca akademik başarıyla sınırlı görmediklerini belirterek üniversitelerin öğrencilerin zihinsel, fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen yaşam alanları olması gerektiğini vurguladı. Spor Dostu Kampüs Programı ile öğrencilerin ve üniversite personelinin sporla daha fazla iç içe olduğu sağlıklı yaşam alışkanlıklarının güçlendiği kampüslerin oluşturulmasının hedeflendiğini ifade eden Prof. Dr. Özvar, sporun disiplin, özgüven, ekip çalışması ve liderlik gibi becerilerin gelişimine de önemli katkılar sunduğunu belirtti. Türkiye genelinde 73 üniversitenin toplam 81 kampüsü ile başvuruda bulunduğu program kapsamında, üniversitelerin spor kültürünü yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Değerlendirme sürecinde 46 akademisyen panelist olarak görev alırken, başvurular arasından 56 üniversitenin 60 kampüsü ön değerlendirmeye alınmaya hak kazandı. Yapılan incelemeler sonucunda ise yalnızca 30 üniversitenin 31 kampüsü “Spor Dostu Kampüs” ünvanını almaya layık görüldü. Anadolu Üniversitesi Yunusemre Kampüsü, gösterdiği üstün performansla Türkiye genelinde ilk 10 kampüs arasında yer alarak “Spor Dostu Kampüs” ödülünün sahibi oldu. Bu önemli başarıyla Anadolu Üniversitesi, söz konusu ünvanı kazanan kampüsler arasında yer alırken, üniversite tarihinde de bir ilke imza atmış oldu. Törende Anadolu Üniversitesi adına “Spor Dostu Kampüs” sertifikasını teslim alan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Yunus Emre Kampüsü’nün bu unvana layık görülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, öğrencilerin ve çalışanların fiziksel, sosyal ve ruhsal gelişimlerini destekleyen uygulamaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Program, “Spor Dostu Kampüs” unvanı almaya hak kazanan üniversitelerin rektörlerine sertifikalarının takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı Haber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı

Anadolu Üniversitesi tarafından yükseköğretimde esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen Mikro Yeterlilikler ekosisteminin tanıtımına yönelik lansman programı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen ve "Eğitimine Sen Yön Ver Mikro Yeterlilikler" projesinin tanıtımının gerçekleştirildiği programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “Bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının başlangıcında yükseköğretimde yaşanan dönüşüme dikkat çekerek bilgiye erişim ve öğrenme biçimlerinin köklü şekilde değiştiğini vurguladı. Rektör Adıgüzel iş dünyasının da bu dönüşüme paralel olarak hızla değiştiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün yükseköğretimin geleceği açısından son derece önemli bir adımın heyecanını birlikte yaşıyoruz artık bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor. Klasik yöntemlerin dışında, sınıf içinde ve dışında yeni öğrenme modelleri hızla hayatımıza giriyor. Meslekler dönüşüyor iş dünyasının beklentileri her geçen gün çeşitleniyor. Bu yeni dönemde gençlerimizin yalnızca diplomaya değil, bireysel becerilerini görünür kılan yeni kazanımlara da ihtiyacı var. Bugün lansmanını yaptığımız mikro yeterlilikler tam da bu ihtiyaca güçlü ve yenilikçi bir cevap veriyor.” “Mikro yeterlilikler öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor” Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının devamında geleneksel diploma yapısının artık tek başına yeterli olmadığını belirterek, iş dünyasında beceri ve uzmanlaşmanın öne çıktığını ifade etti. Mikro yeterliliklerin bu boşluğu dolduracağını vurgulayan Prof. Dr. Adıgüzel şu ifadeleri kullandı: “Geleneksel sistemde yetkinlik büyük ölçüde diploma ile temsil ediliyordu ancak bugün artık iş görüşmelerinde sadece ‘hangi bölümden mezunsunuz’ sorusu yeterli olmuyor. Aynı diplomaya sahip binlerce aday arasından sizi farklılaştıracak olan şey hangi alanlarda derinleştiğiniz ve hangi becerileri kazandığınızdır. Mikro yeterlilikler tam da bu noktada devreye giriyor ve öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor. Diplomalar bize hangi bölümden mezun olduğumuzu gösterebilir ancak neye hâkim olduğumuzu ve hangi yetkinliklere sahip olduğumuzu her zaman tam olarak ortaya koymaz.” “Öğrencilerimiz kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak” Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinde hayata geçirilecek mikro yeterlilik ekosistemi, dijital dönüşüm ve Açıköğretim Fakültesi üzerinden yaşam boyu öğrenme yaklaşımına da değindi. Yeni sistemle birlikte öğrencilerin kısa süreli ve ölçülebilir öğrenme deneyimleriyle kendi yetkinlik portföylerini oluşturacağını belirten Adıgüzel, şunları kaydetti: “Anadolu Üniversitesinde hayata geçireceğimiz mikro yeterlilik modeliyle kısa süreli, hedef odaklı ve ölçülebilir öğrenme deneyimlerini mümkün kılıyoruz. Öğrencilerimiz artık kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak. Yapay zekâ ile ilişkilendirilmiş dersler ve sektör odaklı içeriklerle öğrencilerimizi iş dünyasına daha eğitim sürecindeyken hazırlıyoruz. Bu sistemle birlikte transkriptler sadece ders ve notların yer aldığı belgeler olmaktan çıkacak, somut becerileri de gösteren bir yapıya dönüşecek. Dijital rozetler ve dijital cüzdanlar sayesinde kazanılan yetkinlikler uluslararası düzeyde doğrulanabilir hale gelecek. Bu çalışma Türk yükseköğretimi açısından önemli bir dönüşümün başlangıcıdır ve YÖK desteğiyle yürüttüğümüz mikro yeterlilik projesi ilerleyen süreçte sistemin daha geniş ölçekte uygulanmasına zemin hazırlayacaktır.” Uzmanlar Mikro Yeterlilik sisteminin işleyişini anlattı Rektör Adıgüzel’in açılış konuşmasının ardından Mikro Yeterlilikler ekosistemine ilişkin sunumlar, Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ve Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven tarafından gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, uzaktan eğitim sürecini başarıyla tamamlayan öğrencilerin dijital rozet alabileceğini, daha sonraki süreçlerde transkriptte AKTS kredisi karşılıklarını alabilmesi ve diploma ekinde gösterilebilmesi için ise gözetimli yüz yüze sınavların gerçekleştirileceğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ise sınavların Anadolu Üniversitesinin Açıköğretim Fakültesi altyapısı sayesinde Türkiye genelindeki sınav merkezlerinde yapılmasının planlandığını belirtti. Mikro yeterliliklerin iş dünyasındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Aydemir, dijital rozetlerin bireylerin sahip oldukları bilgi ve becerileri görünür kıldığını vurgularken Doç Dr. Altınpulluk Avrupa’da yaygınlaşan bu uygulamaların Türkiye’de de giderek önem kazandığını ifade etti. Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven ise programın ilk aşamada Anadolu Üniversitesi ön lisans ve lisans öğrencilerine yönelik olarak hazırlandığını belirtirken ilerleyen dönemlerde kapsamının genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi. Çöpgeven, ayrıca öğrencilerin sistem üzerinden eğitimlere başlayabileceklerini ve dersleri başarıyla tamamlayanların doğrulanabilir dijital rozet elde edebileceklerini kaydetti. Soru-cevap bölümünde mikro yeterliliklerin yükseköğretimde daha esnek ve bireyselleştirilmiş öğrenme modellerinin gelişimine katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Programda devamında Mikro Yeterlilikler ekosistemine katkı sunan akademisyenlere de teşekkür belgeleri verildi. Belgeler, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı tarafından takdim edildi. Mikro Yeterliliklerle öğrencilere yeni kariyer fırsatları Anadolu Üniversitesi, öğrencilerin iş dünyasında ihtiyaç duyduğu becerileri kazanmasını desteklemek amacıyla Mikro Yeterlilik Programları’nı hayata geçiriyor. Belirli alanlarda kısa süreli eğitimler sunan program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri dijital rozetlerle belgeliyor ve bu kazanımların AKTS karşılığıyla transkriptlere işlenmesine imkân tanıyor. Öğrenciler kariyer hedefleri doğrultusunda kendi öğrenme rotalarını oluşturabilirken “Veri Okuryazarlığı”, “Yapay Zekâ Destekli Akademik Yazım”, “Siber Güvenlik Farkındalığı” ve “Ruh Sağlığı Okuryazarlığı” gibi alanlarda mikro yeterlilikler elde edebiliyor. Sistem sayesinde öğrenciler, uygun koşullarda seçmeli ders yükümlülüklerinin bir kısmını karşılayarak 24 AKTS’ye kadar muafiyet kazanabiliyor ve erken mezuniyet fırsatından yararlanabiliyor. Güvenli dijital cüzdan altyapısıyla desteklenen program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri doğrulanabilir dijital rozetler aracılığıyla profesyonel ağlarda paylaşabilmelerine olanak sağlıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından geliştirilen sistem, yükseköğretimde beceri odaklı, esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen yeni bir eğitim modelinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

2026 Anadolu Üniversitesi Spor Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

2026 Anadolu Üniversitesi Spor Ödülleri Sahiplerini Buldu

Anadolu Üniversitesi, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından düzenlenen ulusal ve uluslararası müsabakalarda elde edilen başarıların yanı sıra Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen 40. Geleneksel Spor Turnuvasında dereceye giren sporcuları düzenlenen Spor Ödülleri 2026 Töreni’nde bir araya getirdi. Törene Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Genel Sekreter Yardımcısı ve Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Abdurrahman Şafak, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Anadolu Üniversitesi sporcularının yıl boyunca ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği başarıların kutlandığı törende, sporun üniversite yaşamındaki önemi ve kurumsal spor kültürünün gelişimine yapılan katkılar vurgulandı. Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesi spor dostu bir kampüstür” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Spor Ödülleri 2026 Töreninde yaptığı konuşmada Anadolu Üniversitesinin spor alanındaki köklü geleneğine vurgu yaparak sporun üniversite kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirtti. Kırk yıldır başarıyla sürdürülen spor ödülleri geleneğinin önemine dikkat çeken Rektör Adıgüzel şunları söyledi: “Bugün burada Anadolu Üniversitesinin azmini, emeğini ve başarıya olan inancını yansıtan çok anlamlı bir törende bir aradayız. Düzenlediğimiz bu tören yalnızca bir yılın başarılarını kutlamak için gerçekleştirdiğimiz bir organizasyon değil, kırk yıldır sürdürülen köklü bir geleneğin parçasıdır. Anadolu Üniversitesi, öğrencilerine ve çalışanlarına spor yapma imkânlarını en geniş şekilde sunan, spor dostu bir kampüstür. Hem bireysel hem de takım sporlarında güçlü bir altyapıya sahibiz. Bu altyapının ve spor kültürünün sonucu olarak bugüne kadar binden fazla millî sporcu yetiştirmiş bir üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Kampüsümüzde yıl boyunca düzenlenen turnuvalarda mücadele eden, dostça rekabet eden ve sporun birleştirici gücünü yaşatan tüm öğrencilerimizi ve personelimizi gönülden kutluyorum.” “Spor, birlikte başarma kültürünü güçlendiriyor” Sporun yalnızca başarı elde etmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda dayanışma ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ifade eden Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi sporcularının ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği başarıların gurur verici olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Spor, insanları bir araya getiren, birlikte başarma kültürünü geliştiren ve kurum aidiyetini güçlendiren çok önemli bir değerdir. Üniversitemizin adını ulusal ve uluslararası arenalarda başarıyla temsil eden, bayrağımızı gururla dalgalandıran sporcularımız bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Sizler azminiz, disiplininiz ve kararlılığınızla yalnızca madalya kazanmıyor, aynı zamanda gençlere örnek oluyorsunuz. Bu başarıların arkasında sporcularımız kadar antrenörlerimizin, akademik ve idari personelimizin, organizasyonların görünmeyen kahramanlarının da büyük emeği bulunuyor. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün kupa ve madalya almaya hak kazanan sporcularımızı kutlarken, centilmence mücadele eden ve sahaya çıkarak emek veren tüm sporcularımızı da ayrıca tebrik ediyorum. Anadolu Üniversitesi olarak sporu ve sporcularımızı desteklemeyi sürdürecek, ülkemizi ve üniversitemizi başarıyla temsil edecek yeni şampiyonların yetişmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Prof. Dr. Adıgüzel’in konuşmasının ardından TÜSF tarafından düzenlenen şampiyonalarda derece elde eden takım ve bireysel sporcular ile Anadolu Üniversitesi 40. Geleneksel Spor Turnuvasında başarılı olan öğrenci ve personel takımlarına kupa, madalya ve başarı belgeleri takdim edildi. Törende ayrıca Avrupa Üniversiteler Şampiyonasında genel klasmanda Avrupa ikinciliği elde eden ve Avrupa Üniversite Sporları Birliği tarafından Polonya’da düzenlenen Oryantiring Şampiyonası’nda önemli bir başarıya imza atan Anadolu Üniversitesi sporcuları da alkışlarla onurlandırıldı. Spor Ödülleri 2026 Töreni, toplu fotoğraf çekimi ve sporcuların başarılarının kutlanmasının ardından sona erdi.

Anadolu Üniversitesi Türk Mutfağı Haftası’nda Kültürel Mirası Sofraya Taşıdı Haber

Anadolu Üniversitesi Türk Mutfağı Haftası’nda Kültürel Mirası Sofraya Taşıdı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında T.C. Eskişehir Valiliği iş birliğiyle düzenlenen “Bir Sofrada Miras” etkinliği gerçekleştirildi. Turizm Fakültesi Fuaye Alanında düzenlenen etkinlik akademisyenleri, sektör temsilcilerini, öğrencileri ve protokol üyelerini aynı sofrada buluşturdu. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Merve Özgür Göde ve Doç. Dr. İnci Oya Coşkun, bölüm başkanları, TÜRSAB Bölge Başkanı Özgür Ersoy, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, yönetim kurulu üyeleri, sektör temsilcileri ile çok sayıda öğrenci katıldı. Rektör Adıgüzel: “Yemek bir sanattır” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gastronominin kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek Anadolu Üniversitesinin gastronomi alanındaki güçlü eğitim vizyonunu vurguladı. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Üniversitesinde, Turizm Fakültesi Gastronomi Bölümündeki arkadaşlarımızla, hayatımızın tadı tuzu olan bu yemek olayını bir sanata dönüştürmüş durumdayız. Yemek de bir sanattır, tatlı da bir sanattır. Mutfak Sanatları Bölümümüz, Türkiye’deki belki onlarca gastronomi bölümünden bir tanesi ama en iyilerinden biri. Öğrencilerimiz daha mezun olmadan sektörde iş bulabilecek yetkinliğe sahip oluyor. Anadolu Üniversitesi kampüsü, öğrenci memnuniyetinin en yüksek olduğu kampüslerden biri. ‘Türkiye’nin en mutlu kampüsü’ ifadesi yalnızca bir slogan değil, gerçeğin ifadesidir.” Dekan Yılmaz: Akademi ve sektör iş birliği öğrencilerimize güç katıyor Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz ise konuşmasında fakültenin uygulama odaklı eğitim anlayışına ve sektörle kurduğu güçlü bağlara dikkat çekti. Yılmaz şunları söyledi: “Gerçekten her biri sektör için çok önemli birer değer olacak arkadaşlarımız burada yetişiyor. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi, sunduğu bu vizyonla sadece Eskişehir için değil, tüm Türkiye için bir gurur kaynağıdır. Sektörün ve akademinin bu şekilde iç içe geçmesi, öğrencilerimizin henüz mezun olmadan geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor. Yunus Emre Kampüsü’nün huzurlu atmosferinde bu çalışmaları yürütmek bizler için büyük bir mutluluk.” Açılış konuşmalarının ardından Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilen “Bir Sofrada Miras” etkinliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Turizm Rehberliği Bölümü öğrencilerinin uygulama ve proje çalışmalarını bir araya getirdi. Türk mutfağının kültürel mirasını farklı yönleriyle ele alan etkinliklerde öğrenciler hem akademik hem de uygulamalı çalışmalarını katılımcılarla buluşturdu. Öğrenciler hazırladıkları yemekleri sundu Etkinlik kapsamında Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri dersleri kapsamında hazırlanan özel sunumlar davetlilerin beğenisine sunuldu. Öğrenciler tarafından hazırlanan lezzetlerde Türk mutfağının geleneksel tatları modern gastronomi anlayışıyla yorumlanırken, tarihsel gelişim ve kültürel miras unsurları da ön plana çıkarıldı. Bitirme tezi poster sergisi merakla takip edildi Program çerçevesinde ayrıca Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan “Geçmişin Kapıları Turist Rehberleri ile Aralanıyor” başlıklı bitirme tezi poster sergisi de ziyaretçilerin beğenisine açıldı. Sergide öğrencilerin Türkiye’nin tarihi, kültürel ve turistik değerlerine yönelik hazırladığı akademik çalışmalar tanıtıldı. Kaynak; Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı-AnaHaber

Eskişehir Sempozyumunda Kültürel Miras Ezgilerle Yaşatıldı Haber

Eskişehir Sempozyumunda Kültürel Miras Ezgilerle Yaşatıldı

Eskişehir Valiliği himayelerinde; Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) ve şehrin ekonomi temelli paydaş kurumlarının iş birliğiyle düzenlenen “Eskişehir Sempozyumu” kapsamında Eskişehir Halk Danslar Topluğu Gösterisi ve Eskişehir Türküleri Konseri gerçekleştirildi. ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen gösteri ve konser programına Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve eşi Oya Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, ESOGÜ HAMER Müdürü Doç. Dr. Ömer Faruk Bayrakçı, ESOGÜ Çocuk ve Genç Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Banu Dikmen Ada, ESOGÜ TÖMER Müdürü Prof. Dr. Oktay Berber, ESTÜ TÖMER Müdürü Prof. Dr. Hülya Pilancı ile çok sayıda davetli katıldı. Halk Dansları Gösterisini Anadolu Üniversitesi hazırladı Anadolu Üniversitesi Halk Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Dansları Topluluğu, ESOGÜ Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Bozüyük Meslek Yüksekokulu ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen gecede, Anadolu Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Topluluk gösterisinde Eskişehir, Artvin ve Gaziantep yörelerine ait halk oyunları sergilendi. Halk oyunları gösterisinin ardından Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Dansları Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Ahmet Şamil Erkoçak’a, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. Gösteri sonrasında sahneye gelerek topluluğu tebrik eden Rektör Yusuf Adıgüzel, Öğr. Gör. Ahmet Şamil Erkoçak ve ekibinin başarısını şu sözlerle değerlendirdi: “Şamil hocam sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde Anadolu Üniversitesi’ni, Eskişehir’i ve ülkemizi çok güzel temsil ediyor. Yurt dışında da Anadolu folklorunu en iyi şekilde tanıtıyor.” Gösterinin kısa sürede hazırlanmasının büyük emek gerektirdiğine de dikkat çeken Rektörr Adıgüzel, “Bu kadar kısa sürede böyle bir gösteriyi hazırlamak ve sahnelemek gerçekten büyük bir maharet istiyor. Bugün de Eskişehir Sempozyumu kapsamında Anadolu folklorunu en güzel şekilde temsil ettiler.” ifadelerini kullandı. Konser programında Eskişehir yöresine ait eserlere yer verildi Program kapsamında daha sonra “Geleceğin Kültür Elçileriyle Eskişehir’den Anadolu’ya: Türkülerle Türkiye” adlı konser gerçekleştirildi. Şefliğini Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Dağlı’nın yaptığı konserin sunuculuğunu Mete Ayaz üstlendi. Konserde Türkiye’nin farklı yörelerine ait türküler seslendirilirken, farklı ülkelerden öğrenciler de sahne aldı. Programın ilk bölümünde Eskişehir yöresine ait “Tere Düştü Alamadım Fesimi”, “Kahveyi Kavururlar”, “Gayfeciler Gayfe de Pişirir”, “Yol Üstünde Dikili Taş”, “Öte Yakaya Geçelim”, “Halkalı Şeker” ve “Horozumu Satamadım” eserleri seslendirildi. Ayrıca Ordu yöresinden “Hekimoğlu” ve Rumeli yöresinden “Kıraliyle Arda Arası” türkülerine de yer verildi. Konserin ikinci bölümünde ise Antalya, Çanakkale, Bitlis, Antakya, Konya ve Orta Anadolu yörelerine ait eserler seslendirildi. Programda “Çekemedim Akça Kızın Yükünü”, “Odam Kireç Tutmuyor”, “Leblebi Koydum Tasa”, “Sıra Sıra Siniler”, “Bağa Vardım Nar İçin”, “Aman Aman Bağdatlı”, “Gülüm Var Ocak Ocak” ve “Asmalıdır Evimiz” türkülerine yer verildi. Etkinlik, Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney ile Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Dağlı’nın; Doç. Dr. Ömer Faruk Bayrakçı, Dr. Öğr. Üyesi Banu Dikmen Ada, Prof. Dr. Hülya Pilancı ve Mete Ayaz’a teşekkür belgelerini takdim etmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Anadolu Üniversitesi ve Rekabet Kurumu Arasında İş Birliği Haber

Anadolu Üniversitesi ve Rekabet Kurumu Arasında İş Birliği

Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Rekabet Kurumu iş birliğiyle düzenlenen “Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi” kapsamında Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’i ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Anadolu Üniversitesi ile Rekabet Kurumu arasında kurumsal iş birliği protokolü imzalandı. Anadolu Üniversitesi Rektörlük Senato Odasında gerçekleştirilen imza törenine Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle ile iki kurumun temsilcileri katıldı. Protokol Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle tarafından imza altına alındı. İmzalanan protokol kapsamında Anadolu Üniversitesi ile Rekabet Kurumu arasında akademik ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. İş birliği doğrultusunda rekabet hukuku alanında ortak eğitim programları, bilimsel araştırmalar, seminerler, konferanslar, çalıştaylar ve çeşitli akademik etkinliklerin düzenlenmesi planlanıyor. Protokol ile öğrencilerin ve akademisyenlerin rekabet hukuku alanındaki güncel gelişmeleri yakından takip etmesi, uygulama alanlarına yönelik bilgi ve deneyim kazanması amaçlanırken, kamu kurumları ile üniversiteler arasındaki bilgi paylaşımının artırılması da hedefleniyor. Ayrıca iki kurum arasında yürütülecek ortak çalışmalarla akademik birikimin uygulama alanına aktarılmasına katkı sağlanması öngörülüyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı - AnaHaber

Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi Gerçekleştirildi Haber

Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi Gerçekleştirildi

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Eskişehir’de rekabet hukuku alanında önemli isimlerin katılımıyla “Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi” gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Prof. Dr. İhsan Erkul Konferans Salonunda düzenlenen zirvenin açılışına Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Eskişehir Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün başta olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi. Küle: “Rekabet hukuku yüzlerce yıllık bir geleneğe dayanır” Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle zirvenin açılışında rekabet hukukunun tarihsel kökenlerine ve Türkiye’deki gelişimine değinerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Küle, rekabet hukukunun modern dönemle sınırlı olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Rekabet hukuku yüzlerce yıl öncesine dayanan bir gelenektir.” Küle ayrıca dijital platformlar, iş gücü piyasaları ve sanayi politikalarıyla ilgili yeni düzenlemelere değinerek Rekabet Kurumu’nun aktif rolünü anlattı ve kurumun yaklaşımını şöyle özetledi: “Biz cezalarla anılmak istemiyoruz. Bizim asıl görevimiz piyasayı düzenlemek ve dengeyi sağlamaktır.” Küle, ayrıca Tofaş–Stellantis birleşmesine ilişkin verilen taahhütlü izin sürecini örnek göstererek rekabet politikasının sanayi politikalarıyla birlikte düşünüldüğünü ifade etti. Rektör Adıgüzel: “Üniversitenin işlevi sadece dört duvar arasında eğitim vermek değil” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversitelerin piyasa ile daha güçlü bağ kurması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Adıgüzel konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Üniversitenin işlevi sadece dört duvar arasında eğitim vermek değil aynı zamanda topluma katkı sunmak ve öğrencileri piyasa koşullarına hazırlamaktır.” Prof. Dr. Adıgüzel ayrıca yapay zekâ sonrası ekonomik değişimlere dikkat çekerek akademinin hızlı uyum sağlaması gerektiğini söyledi. Konuşmasında Eskişehir’de düzenlenecek büyük bilimsel etkinliklere de değindi. Rektör Çolak: “Rekabet hukuku günümüzde yalnızca piyasa düzenini koruyan teknik bir hukuk dalı olmaktan çıktı” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise rekabet hukukunun disiplinler arası bir yapıya dönüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Rekabet hukuku günümüzde yalnızca piyasa düzenini koruyan teknik bir hukuk dalı olmaktan çıkmış dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve inovasyon ekseninde ekonomik hayatın dönüşümüne yön veren stratejik bir alan haline gelmeye başlamıştır. Rekabet Hukuku yalnızca ekonomik dengeleri değil, tüketici refahını, inovasyon kapasitesini ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemektedir.” Prof. Dr. Çolak, üniversitelerin bu süreçte bilgi üretmenin ötesine geçerek geleceğin ekonomik düzenini şekillendiren merkezler haline geldiğini ifade etti. Prof. Dr. Aygün: “Rekabet hukuku artık stratejik bir alan” Zirvenin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün, rekabet hukukunun tarihsel gelişimine değinerek şu ifadeleri kullandı: “Rekabet hukuku artık stratejik bir alan. Zekânın dönüştürücü etkisi, iklim ve çevre politikaları ve sürdürülebilirlik gibi yeni alanlar rekabet hukukuyla kesişmektedir.” Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Rekabet Kurumu iş birliğiyle düzenlenen Rekabet Hukuku Zirvesi akademi ve kamu temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve rekabet hukuku ele alındı. Konuşmacılar, rekabet hukukunun artık yalnızca piyasa düzeni değil, aynı zamanda ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurguladı. Konuşmaların ardından Rekabet Kurulu Başkanı Birol Köse’ye, Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’a Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından belge takdimi gerçekleştirildi. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Aromaterapi ve Ayurveda Ekseninde “Eczacılık Günü” Haber

Aromaterapi ve Ayurveda Ekseninde “Eczacılık Günü”

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günün kapsamında düzenlenen “Bütüncül Tıbbi Aromaterapiye Ayuverdik Yaklaşım” semineri Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Art De Huile Kurucusu Uzm. Ecz. Hülya Kayhan’ın konuşmacısı olduğu etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Özlem Atlı Eklioğlu, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Derya Osmaniye, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz ve Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “Eczacılık toplumu bilinçlendiren bir meslek” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasında yapılan işin sevilmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Seversek hem kendimize hem de bize danışanlara şifa oluruz. Çünkü önce her şey sevgiyle başlıyor. Mesleğimizi, işimizi sevmekle başlıyor her şey. Bundan sonra gerisi geliyor. Sevmeyerek işini yapanlara şahit oluyorsunuz çevrenizde ister o esnaf olsun ister akademisyen olsun. Mesleğini, dersini sevmeden, lanet okuyarak, her gün kızarak, söverek işe gelen bir akademisyen düşünün. Size ne ilham verebilir ne ders verebilir ne bilgi verebilir? Çünkü yüzünde bir sevgi ifadesi yok, yaptığı işi sevmiyor. Sevmediği bir malı satan esnaf ne kadar müşteri bulabilir. Rektör Adıgüzel konuşmasına şu şekilde devam etti: “Doğru bilgiye erişmek eczacılarımız için, etik sorumluluk, bilimsel yaklaşım çok hayatidir, bunun farkındayız. Bu noktada eczacılarımızın üstlendiği rol sadece sağlık hizmeti sunmakla sınırlı kalmıyor. Eczacılık aynı zamanda toplumu bilinçlendiren, yönlendiren, güven oluşturan çok sorumluluk isteyen bir meslek. Anadolu Üniversitesi de sadece bilgiyi üreten ve motamot öğrencilerimize yüklemeye çalışan bir kurum değil öyle de olmak istemiyoruz. Eğitimi topluma değer kazandıran bir anlayış olarak görüyoruz. Eczacılık eğitimini de bunun bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü bilimsel üretim eczacılıkta aldığınız eğitimle birlikte bir toplumsal faydaya dönüşüyor ve disiplinler arası iş birliklerini destekleyen gençleri geleceğe hazırlayan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor ve daha önemlisi üniversitemizin akademik ve toplumsal katkı misyonuna büyük bir katkı sunuyor.” Dekan Ilgın: “14 Mayıs bilimsel eczacılığın yıl dönümü” Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, 14 Mayıs Eczacılık Günü’nün yalnızca sembolik bir gün olmadığını vurgulayarak konuşmasına başladı. Prof. Dr. Ilgın, “14 Mayıs aslında eczacılık mesleği için sembolik bir gün değil; aslında bir dönüşüm, bilimsel eczacılığın yıl dönümü. 14 Mayıs 1839 yılında eczacılık, usta-çırak ilişkisinin ötesine geçerek bilimsel ve akademik mesleki bir kimlik kazanmıştır.” dedi. Eczacılığın günümüzde çok daha geniş bir alana yayıldığını belirten Prof. Dr. Ilgın, “Günümüzde eczacılık sadece ilacı hazırlayan, ilacı sunan alanla sınırlı kalmıyor; ilaç endüstrisinden hastane eczacılığına, akademiden bilimsel araştırma-geliştirme faaliyetlerine ve tamamlayıcı sağlık uygulamalarına kadar çok geniş bir çalışma alanı bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı ve fitoterapi, aromaterapi ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının gelişen alanlar arasında yer aldığını da ekledi. Eczacı Odası Başkanı Çelik: “Eczacılık sadece ilaç sunmak değildir; eczacılık bir duruştur” Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik ise “Son zamanlarda selamlamalarımda sevgi ve hoşgörü temasını kullanıyorum. Daha öncesinde saygıyla selamlardık ama bu kez sevgi ve hoşgörüyle selamlıyorum; çünkü son dönemlerde yaşadığımız toplumsal olaylar bize gösterdi ki çocuklarımızı ve gençlerimizi hoşgörüyle yetiştirmeye, geleceğimizi sevgiyle harmanlamaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.” dedi. Öğrencilere hitabında büyük bir umut taşıdığını ifade eden Ecz. Çelik, “Sizler; insanı merkeze alan, ötekileştirmeyen ve şifayı sadece kimyasal formüllerle ya da bitkisel droplarla değil, bir güler yüzde, bir tatlı sözde arayan bir ekolün temsilcilerisiniz. İçinizdeki bu sevgi ve hoşgörü iklimi sadece eczacılık mesleğini icra edeceğiniz yerlerin değil, toplumun da en büyük ilacı olacaktır. 187 yıl önce atılan o bilimsel temel bugün sizin ellerinizde yükselecek. Eczacılık sadece ilaç sunmak değildir; eczacılık bir duruştur, bir toplumun sağlık danışmanı olmaktır. Bilimin halkla buluştuğu en uç yerdir eczacılık.” dedi. Uzm. Ecz. Kayhan: “Kokular kişisel deneyimlere göre farklı etkiler oluşturur” “Bütüncül Tıbbi Aromaterapiye Ayurvedik Yaklaşım” seminerinde konuşan Uzman Eczacı Hülya Kayhan aromaterapinin temel yaklaşımını sevgi, koku ve duygu ilişkisi üzerinden anlattı. Uzm. Ecz. Kayhan, kokuların insan hafızasında güçlü bir yer tuttuğunu belirterek, “Kokuların bir koku hafızası var. Aromaterapi bu koku hafızasını iyilik, güzellik ve sevgi anlarıyla birleştiren bir terapi yaklaşımıdır.” dedi. Kokuların kişisel deneyimlere göre farklı etkiler oluşturduğunu vurgulayan Kayhan, bazı kokuların geçmiş yaşantılarla bağlantılı olarak olumlu ya da olumsuz duyguları tetikleyebileceğini ifade etti. Aromaterapi ile farmakognozi arasındaki farklara da değinen Uzm. Eczç Hülya Kayhan, aromaterapinin terapötik bir yaklaşım olduğunu belirterek, “Gül yağı çok kıymetli bir içerik olsa da herkes için aynı etkiyi göstermeyebilir. Çünkü kokular, kişinin hafızasında yaşadığı deneyimlerle birlikte anlam kazanır.” dedi. Konuşmasında bilimsel çalışmalarına da değinen Kayhan, aromaterapinin nörobiyolojik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, iyilik, yardım etme ve sevgi gibi duyguların beyinde mutluluk hormonlarını aktive ettiğini ifade etti. Bu durumun koku ile birlikte pekiştirilebildiğini belirten Kayhan, “İyilik anında salgılanan hormonlarla birlikte kokuların eşleştirilmesi, kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar.” dedi. Aromaterapinin sadece psikolojik değil aynı zamanda nörolojik bir etki alanı olduğunu vurgulayan Uzm. Ecz. Hülya Kayhan kokuların limbik sistem üzerinden doğrudan duyguları etkilediğini belirtti. Koku duyusunun diğer duyulardan farklı olarak doğrudan duygusal merkezlere ulaştığını ifade eden Kayhan, bu özelliğin aromaterapiyi diğer tamamlayıcı yöntemlerden ayırdığını söyledi. Kayhan aromaterapinin mesleki gelişim açısından önemli bir alan olduğunu belirterek “Koku duyusu üzerinden sağlanan bu etki kortizol dengesini düzenleyerek zihinsel rahatlama sağlar. Bu nedenle aromaterapi, eczacılık mesleği için çok kıymetli bir çalışma alanıdır.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. 14 Mayıs Eczacılık Günün kapsamında düzenlenen “Bütüncül Tıbbi Aromaterapiye Ayuverdik Yaklaşım” semineri soru cevap kısmının ardından teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.