SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yunus Emre

Porsuk Haber Ajansı - Yunus Emre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yunus Emre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir'in Neşesi Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği Oldu Haber

Eskişehir'in Neşesi Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği Oldu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, dört gün boyunca edebiyatın, şiirin ve müziğin farklı renklerini Eskişehirlilerle buluşturdu. “Neşe” temasıyla düzenlenen şenlik, dördüncü ve son gününde gerçekleştirilen birbirinden özel söyleşi ve dinletilerin ardından sona erdi. Şenliğin son gününde konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, neşenin zorluklar karşısında bir direnme gücü olduğunu vurgularken, “Eskişehir başlı başına bir neşe.” dedi. ŞİİRDEN ŞARKIYA NEŞE Eskişehir’in edebiyat ve kültür hayatına yeni bir soluk kazandıran şenliğin son gün programları, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirildi. Gün boyunca edebiyatseverler; şiir, müzik ve roman dünyasının önemli isimleriyle bir araya gelme fırsatı buldu. Programın ilk etkinliğinde “Şiirden Şarkıya Neşe” başlıklı dinletide Gülçin Elif Yücel ve Ertan Bilgi sahne aldı. Şiir ile müziğin buluştuğu etkinlikte, dizeler ezgilerle hayat bulurken katılımcılara keyifli ve duygu dolu anlar yaşatıldı. ROMAN NEŞESİ Şenliğin bir diğer etkinliğinde ise edebiyat dünyasının sevilen yazarları Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy, “Roman Neşesi” başlıklı söyleşide edebiyatseverlerle buluştu. Romanın dünyası, yazarlık deneyimleri ve edebiyat üzerine gerçekleştirilen samimi diyaloglar, katılımcılardan büyük ilgi gördü. ESKİŞEHİR NEŞESİ’NDE BAŞKANLAR BULUŞTU Şenliğin son gününün en özel buluşmalarından biri ise “Eskişehir Neşesi” başlıklı söyleşi oldu. Şenlik Yöneticisi ve şair Haydar Ergülen’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi. Programa Başkan Ünlüce ile birlikte Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ve Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan katıldı. Eskişehir’in ilçeleri, kent kültürü, yerel yönetim deneyimleri ve kentin geleceğine ilişkin değerlendirmelerin paylaşıldığı buluşmada, başkanlar Eskişehir’in farklı ilçelerinin kendine özgü hikâyelerini ve kent yaşamına kattığı değerleri anlattı. Haydar Ergülen’in renkli ve samimi moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi, izleyicilere Eskişehir’i farklı yönleriyle konuşma ve dinleme fırsatı sundu. Şenliğin “Neşe” temalı buluşmasında konuşan şair Haydar Ergülen, Eskişehir’in kendisine her zaman heyecan verdiğini belirterek kentin sakin, barışçıl ve huzurlu yapısına dikkat çekti. Eskişehir’in farklılıkları, özgürlüğü, kültürel birikimi ve birlikte yaşama kültürüyle özel bir şehir olduğunu ifade eden Ergülen, çocukluğundan bugüne kentin neşesini taşıyan Hıdırellez, Porsuk, Adalar, aşure, yazlık sinemalar ve mahalle kültüründen örnekler verdi. Ergülen, Eskişehir’in neşesinin Yunus Emre ve Nasreddin Hoca gibi kentin simge isimlerinin mirasıyla da güçlendiğini söyledi. “YÜZÜMÜZ HEP GÜLSÜN” Daha sonra konuşan Başkan Ünlüce de, konuşmasında ilk olarak kadınlara vurgu yaptı. Kadın neşesinin kendine özgü bir hikâyesi olduğunu ifade eden Ünlüce, Anadolu’da kadınların yokluklardan, kayıplardan ve zorluklardan neşe yaratmayı bildiğini vurguladı. Ünlüce, “Kıt kanaat bir sofradan bayram sofrası çıkarabildiler. Gündüz çok yorucu geçen bir günün ardından akşam rengârenk oyalar işlemeyi bildiler. Büyük sıkıntıların yaşandığı dönemlerde dahi düğünlere rengârenk şalvarlarını giyerek gitmeyi bildiler.” dedi. Eskişehir’in köylerinde gerçekleştirilen şalvar gecelerinin de bu kültürün önemli bir yansıması olduğunu belirten Ünlüce, kadınların bir araya gelerek rengârenk şalvarlarını giyip birlikte eğlenmelerinin yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda zorluklara karşı bir direnme biçimi olduğunu söyledi. Belediyeciliği kadınlara daha çok yakıştırdığını dile getiren Ünlüce, belediyelerin yalnızca yol, asfalt, kanalizasyon ve park gibi fiziki hizmetler üretmediğini, asıl önemli olanın kentte yaşayan insanların hayatına dokunmak olduğunu vurguladı. Ünlüce, “Günün sonunda önemli olan, bu şehirde yaşayanların yüzünü güldürebiliyor muyuz, yüzlerinde bir gülümseme yaratabiliyor muyuz? Eğer buna ‘evet’ diyebiliyorsak başarılı belediyeciyiz.” ifadelerini kullandı. Başarılı belediyeciliğin temelinde sevgi, şefkat ve kapsayıcılığın bulunduğunu belirten Ünlüce, kadınların bu değerleri kent hizmetlerine yansıtmasının önemli olduğunu söyledi. Porsuk Festivali ve Yunus Emre Edebiyat Şenliği gibi kültür-sanat etkinliklerinin de kent yaşamında insanlara nefes alabilecekleri, gülümseyebilecekleri anlar sunduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda Eskişehir’in kendisinde yarattığı neşeden söz eden Başkan Ünlüce, kentin simgelerinin yanı sıra kişisel anıların da insanda güzel duygular uyandırdığını belirtti. Ünlüce, “Küllüoba ekmeğini görünce gülümsüyoruz, Kalabak’ı görünce gülümsüyoruz, Eskişehirspor’u duyunca, Porsuk’u görünce, Kızılyer’deki tuğlalı evleri görünce gülümsüyoruz. Eskişehir Garı’nı görünce gülümsüyoruz. Doğduğum sokaktan geçiyorsam, mezun olduğum lisenin önünden geçiyorsam neşeleniyorum. Yani Eskişehir başlı başına neşe.” dedi. “ESKİŞEHİRLİLİK RUHU VAR” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da Eskişehir’in farklı kültürlerin bir arada yaşadığı özel bir kent olduğunu belirterek, “Eskişehir deyince tren, uçak, Eskişehirspor akla geliyor. Eskişehir’de farklı kültürlerden gelen insanların bir Eskişehirlilik ruhu oluşturabilmiş olması, kentin en önemli neşe kaynaklarından biri.” dedi. Kurt, ekonomik ve sosyal zorluklara rağmen Eskişehir halkının direnmeye ve neşesini korumaya devam ettiğini söyledi. KIRSAL İLÇE BAŞKANLARI DA KATILDI Söyleşiye temsili Nasreddin Hoca Ömer Özgeneci ile birlikte gelen Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Sivrihisar’ın kadim Anadolu kültürüne, misafirperverliğine ve neşesine vurgu yaptı. Zamanın ve hayatın değişmesine rağmen Sivrihisarlılık ruhunun değişmediğini belirten Dökmeci, gelenekleri devam ettirmeye çalıştıklarını söyledi. Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Eskişehir’in Yunus Emre, Nasreddin Hoca ve Seyit Battal Gazi gibi önemli kültürel değerlere sahip olduğunu belirterek, belediyeciliğin yalnızca yol ve yapı yapmak olmadığını vurguladı. Konakcı, insanların kendilerini değerli hissetmesinin neşenin temel kaynaklarından biri olduğunu ifade ederek, gelenekleri yaşatmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için düzenlenen festivallerin önemine dikkat çekti. Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ise Eskişehirli olmanın kendileri için başlı başına bir neşe kaynağı olduğunu söyledi. Eskişehir’in kültür, sanat ve sosyal yaşam açısından sunduğu imkânların kenti farklılaştırdığını belirten Tepe, belediyeciliğin toplumun mutluluğunu ve sosyal yaşamını güçlendirmeyi de kapsadığını ifade etti. Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Yılmaz Büyükerşen ile başlayan ve Ayşe Ünlüce ile devam eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin ilçelere yönelik çalışmalarına dikkat çekti. Alpu’da gerçekleştirilen altyapı ve üstyapı yatırımlarının kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirten Güller, Ayşe Ünlüce’nin desteğiyle ilçede yeni projeleri hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum da Yunus Emre adına uluslararası bir etkinliğin düzenlenmesinden dolayı Başkan Ayşe Ünlüce’ye teşekkür etti. Eskişehir’in kendine özgü kültürel değerlerinin kente önemli bir güç kattığını belirten Çorum, belediyelerin insanlara neşe ve umut katacak çalışmalar yapmasının önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ise Eskişehir’in farklı kültürlerin, inançların ve kimliklerin bir arada yaşadığı güçlü bir toplumsal yapıya sahip olduğunu belirterek, geçmişten gelen komşuluk, dayanışma ve düğün geleneklerinin yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Gündoğan, kırsal ilçelerde düzenlenen buluşmaların bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Şenlik, dört gün boyunca çok sayıda yazar, şair, sanatçı ve edebiyatseveri bir araya getirdi. İlk kez düzenlenen ve yoğun ilgi gören Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, şiirden romana, müzikten söyleşilere uzanan zengin programıyla “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri arasında önemli bir kültür buluşması olarak tamamlandı.

Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği'ne Yıldız Yağmuru Haber

Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği'ne Yıldız Yağmuru

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, üçüncü gününde de edebiyatın, şiirin, müziğin ve sanatın farklı disiplinlerini Eskişehirlilerle buluşturmaya devam etti. Sevilen oyuncu Cengiz Bozkurt, ünlü sanatçılar Can Bonomo ve Tuna Kiremitçi’nin katıldığı etkinlikler büyük beğeni topladı. Şehrin kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getiren şenlik, üçüncü gününde de birbirinden renkli etkinliklerle dolu programıyla katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Gün boyunca gerçekleştirilen söyleşiler, atölyeler, sunumlar, şiir dinletileri ve müzik buluşmaları, Eskişehir’in dört bir yanında edebiyat ve sanatın enerjisini hissettirdi. EDEBİYATIN NEŞESİ HALLER GENÇLİK MERKEZİ’NDE Şenliğin üçüncü gün programı, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirilen “Deneme Neşesi” ile başladı. Yazar Ali Lidar, moderatör Ezgi Akyıldız eşliğinde edebiyat yolculuğunu, deneme türünü ve yazarlık serüvenini katılımcılarla paylaştı. Çocuklar da şenliğin neşesine ortak oldu. “Çocuk Neşesi” başlığı altında Çiğdem Sezer ile Şen Çiftlik Orkestrası çocuklarla buluşurken, gerçekleştirilen Yaratıcı Okuma Atölyesi ile minik katılımcılar edebiyatın renkli dünyasında keyifli bir yolculuğa çıktı. Atölye, Sanat Sokağı Sanatçı Atölyesi’nde gerçekleştirildi. PEDALLAR EDEBİYAT İÇİN ÇEVRİLDİ Şenliğin dikkat çeken etkinliklerinden biri de “Bisiklet Neşesi” oldu. EBB Velespit Parkı’nda başlayan bisiklet turuna katılanlar, Eskişehir sokaklarında pedal çevirerek Haller Gençlik Merkezi’ne ulaştı. Edebiyat ve kentin yaşam kültürünü bir araya getiren bisiklet turu, şenliğin Eskişehir’in kendine özgü ruhuyla bütünleşen etkinliklerinden biri olarak renkli görüntülere sahne oldu. “CENGİZ CENGİZ NEŞESİ” BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI Günün devamında Aydan Çelik, Frigya Salonu’nda gerçekleştirdiği sunumla katılımcılarla buluştu. Ardından “Cengiz Genciz Neşesi” başlığında sevilen oyuncu Cengiz Bozkurt Eskişehirlilerle bir araya geldi. Bozkurt’un keyifli sohbeti ve sanat yaşamına dair paylaşımları, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Şiirin güçlü sesi ise “Şiir Neşesi” ile şenlikte yankılandı. Şenliğin birbirinden değerli konuk şairlerinin katılımıyla gerçekleştirilen şiir buluşmasında, Yunus Emre’nin hoşgörü ve insan sevgisiyle yoğrulan şiir dünyasının izleri farklı sesler ve dizelerle yaşatıldı. Atina Ablitar Romanya, Zeliha İbrahim Bulgaristan, Altay Suroy Kosova, Sylvain Cavaillès Fransa, Lulzim Haziri K. Makedonya, Mario Tiago Paixao Portekiz, Zeynep Hüseyin K. Makedonya, Rahmi Emeç, Emel İrtem, Nilüfer Altunkaya, Gürcan Banger, Ali Lidar, Nihat Özdal, Çiğdem Sezer, Can Bonomo, Haydar Ergülen, Hasan Erkek, Kadriye Cesur, Erol Tufan, Tuğrul Keskin, Efnan Ezenel, Gülşah Demirci, Tuna Kiremitçi birbirinden özel şiirleri okudu. CAN BONOMO’DAN EDEBİYAT VE MÜZİK DOLU SÖYLEŞİ Şenliğin üçüncü gününün ilgi gören buluşmalarından biri de “Can Neşesi” oldu. Sanatçı Can Bonomo, gerçekleştirdiği söyleşide edebiyat, müzik ve sanat yaşamına ilişkin deneyimlerini Eskişehirlilerle paylaştı. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi büyük beğeni topladı. TUNA KİREMİTÇİ’DEN MUHTEŞEM PERFORMANS Günün finalinde ise sahne Tuna Kiremitçi’nin oldu. “Müzik Neşesi – Şarkılar ve Sohbet” programıyla dinleyicilerle buluşan Kiremitçi ve keman sanatçısı Müge Alpay şarkıları ve samimi sohbetiyle şenliğin üçüncü gününe müzik dolu bir kapanış yaptı. Katılımcılar Kiremitçi’nin sevilen şarkılarını eşlik ederek unutulmaz bir akşam yaşadı. Edebiyatın şiirle, müzikle, bisikletle, çocukların hayal dünyasıyla ve kentin sanat yaşamıyla buluştuğu Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, üçüncü gününde de Eskişehir’in kültür-sanat atmosferini zenginleştirmeyi sürdürdü.

Genco Erkal Sahnesi’nde Edebiyat Ve Neşe Buluştu Haber

Genco Erkal Sahnesi’nde Edebiyat Ve Neşe Buluştu

2026 Eskişehir Yılı kapsamında düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, ikinci gününde de edebiyatın, şiirin ve sanatın usta isimlerini Eskişehir’de buluşturdu. Gün boyunca Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat Sokağı Genco Erkal Sahnesi’nde gerçekleştirilen birbirinden özel söyleşi, okuma ve performanslarla şenlik, kentte edebiyat dolu bir gün yaşattı. Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği’nin ikinci gününde, farklı kuşaklardan şair, yazar ve sanatçılar Eskişehirlilerle bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerde “neşe” teması farklı sanat disiplinleri aracılığıyla ele alındı. GENCO ERKAL SAHNESİ’NDE EDEBİYAT VE SANAT BULUŞMALARI Şenliğin ikinci gün programı, Gençlik Neşesi başlığı altında gerçekleştirilen etkinliklerle başladı. Devrim Horlu, Vuslat Çamkerten ve Özgür Çırak’ın katılımıyla düzenlenen programda gençlik, edebiyat ve neşe üzerine söyleşiler gerçekleştirildi. Gün boyunca devam eden etkinliklerde Cumhuriyet Neşesi kapsamında Okuma Tiyatrosu ve Hasan Erkek’in katılımıyla edebiyat ile sahne sanatlarının buluştuğu özel bir program da sanatseverlerle buluştu. Şenliğin dikkat çeken etkinliklerinden biri ise Nihat Özdal’ın “Odysseia’da ‘Neşe’nin Kokusu” başlıklı olfaktif sergisi oldu. “Dönüş - Olfaktif Sergi”, 12 Ekim tarihine kadar Sanat Sokağı Sergi Salonu’nda ziyaretçilerini ağırlayacak. “KOKU, HAFIZAYA GİDEN EN GÜÇLÜ YOLLARDAN BİRİ” Serginin açılışında konuşan sanatçı ve şair Nihat Özdal, çalışmasının çıkış noktasının Yunus Emre’nin kokuyu ve sevgiyi buluşturan dizeleri olduğunu belirtti. Özdal, Yunus Emre’nin “Senin kokundan daha güzel bir gül hiçbir bahçede bitmez.” dizesinden hareketle başladığı konuşmasında, günümüz dünyasının büyük ölçüde görüntüler üzerinden şekillendiğine dikkat çekti. Görüntünün mesafe yarattığını, kokunun ise bu mesafeyi ortadan kaldırdığını ifade eden Özdal, kokunun sınırları aşan ve hafızayı harekete geçiren özelliğine vurgu yaptı. Serginin Homeros’un Odysseia destanından beslendiğini aktaran Özdal, edebiyat eserlerinin çoğunlukla görsel ve işitsel biçimlerde yeniden yorumlandığını, ancak bir edebiyat metninin koku duyusu üzerinden deneyimlenmesine yönelik çalışmaların oldukça sınırlı olduğunu söyledi. Koku ile hafıza arasındaki bağın kendi sanat pratiğinde önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Özdal, doğduğu Halfeti’nin sular altında kalmasının ardından yaşadığı dönüşümün de çalışmalarına yön verdiğini belirtti. Çocukluğunun geçtiği eve dalış yaparak ulaşmaya çalıştığını ifade eden Özdal, daha sonra bir bergamot ağacının kokusunun kendisini geçmişine, evine ve çocukluğuna dalıştan çok daha güçlü biçimde götürdüğünü fark ettiğini söyledi. Bu deneyimin ardından şehir kokuları üzerine çalışmalar yapmaya başladığını anlatan Özdal, Tokyo’dan Havana’ya dünyanın farklı noktalarında olfaktif sergiler gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu bambaşka bir sergi, bu şehre özel.” dedi. Özdal, serginin Eskişehir’de sanatseverlerle buluşmasına katkı sunanlara teşekkür ederken, sergiyi görmeye değil “koklamaya” gelen ziyaretçilere de ayrıca teşekkür etti. “BAMBAŞKA BİR DENEYİM YAŞAYACAĞIZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de serginin açılışında yaptığı konuşmada, ziyaretçilerin bu kez sanat eserlerini farklı bir duyuyla deneyimleyeceğini söyledi. Başkan Ünlüce, “Bugün çok farklı bir sergi ile buradayız. Değerli Nihat Özdal’ın ‘Neşenin Kokusu’ isimli sergisiyle çok farklı bir deneyim yaşayacağız.” ifadelerini kullandı. Sergilerde bugüne kadar ağırlıklı olarak görme ve işitme duyularının öne çıktığını belirten Ünlüce, bu sergiyle birlikte kokunun da sanat deneyiminin bir parçası haline geldiğini ifade etti. Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği’nin ikinci gününde de şairlerin, yazarların ve sanatçıların birbirinden değerli çalışmalarını Eskişehirlilerle buluşturmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Başkan Ünlüce, festival direktörü Haydar Ergülen’e de teşekkür etti. Ünlüce, Homeros’un Odysseia destanından ilham alan serginin ziyaretçilere farklı bir deneyim sunduğunu belirterek, Eskişehir’in yeniliklere ve sanatsal ilklere ev sahipliği yapan bir kent olduğuna dikkat çekti. TİYATRODAN DÜNYA ŞİİRİNE UZANAN DOPDOLU PROGRAM Şenliğin ikinci gününde edebiyatın yanı sıra tiyatro ve performans sanatları da önemli bir yer tuttu. Tiyatro Neşesi başlığı altında Etos Performans sanatseverlerle buluşurken, günün programında “Şiirin Suç Ortakları: Neşe” başlıklı özel etkinlik de gerçekleştirildi. İkinci günün son programı ise farklı ülkelerden sanatçı ve edebiyatçıları bir araya getiren Dünya Neşesi oldu. Programda Tuna Kiremitçi, Zeynep Hüseyin, Sylvain Cavailles, Mario Tiago Paixao, Zeliha İbrahim, Atina Abiltar ve Lulzim Haziri yer aldı. Etkinliklerin moderatörlüğünü ise Kadriye Cesur ve Erol Tufan üstlendi. Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, şiirden tiyatroya, edebiyattan performans sanatlarına uzanan zengin programıyla ikinci gününü de geride bıraktı. Şenlik, bugün ve yarın da birbirinden değerli sanatçı ve edebiyatçıları Eskişehirlilerle buluşturmaya devam edecek.

Eskişehir’de 2026-2027 Kültür Ve Sanat Sezonu Açıldı Haber

Eskişehir’de 2026-2027 Kültür Ve Sanat Sezonu Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası’nın 2026-2027 Kültür ve Sanat Sezonu Tanıtım Lansmanı, Haller Gençlik Merkezi Haldun Dormen Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin katılımıyla düzenlenen lansmanda, yeni sezonda izleyicileri bekleyen tiyatro oyunları, konserler, festivaller, özel projeler ve sanat etkinlikleri tanıtıldı. Başkan Ünlüce, Eskişehir’in kültür ve sanat alanındaki güçlü kimliğini geleceğe taşımaya devam edeceklerini ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası, yeni kültür ve sanat sezonuna dopdolu bir programla hazırlanıyor. 2026-2027 Kültür ve Sanat Sezonu Tanıtım Lansmanı’nda, Eskişehir’in kültür-sanat yaşamına yön veren iki önemli sanat kurumunun yeni sezon programı kamuoyuyla paylaşıldı. Haller Gençlik Merkezi Haldun Dormen Sahnesi’nde düzenlenen lansmana Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hakkı Kuş, Senfoni Orkestrası Konzertmeister Yardımcısı Suat Canan Dalgaç, sanatçılar ve basın mensupları katıldı. “ESKİŞEHİR’DE SANATIN SESİ HER GEÇEN YIL DAHA DA GÜÇLENİYOR” Lansmanda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası’nın 25 yılı aşkın süredir Eskişehir’in kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunduğunu belirtti. Eskişehir’de tiyatro ve senfoni konserlerine gösterilen yoğun ilginin kentin kültür-sanat alanındaki güçlü kimliğinin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Ünlüce, biletlerin dijital satışa açılmasının ardından kısa sürede tükenmesinin de bu ilgiyi ortaya koyduğunu ifade etti. Ünlüce, Şehir Tiyatroları’nın 2001 yılından bu yana 162 farklı oyun, 6 bin 255 temsil ve 1 milyon 730 bin seyirciye ulaştığını belirterek, Senfoni Orkestrası’nın da her hafta düzenli konserlerle Eskişehirlilerle buluşmasının önemli bir başarı olduğunu vurguladı. SANAT NESİLLERİ BULUŞTURUYOR Sanatın nesiller arasındaki bağı güçlendirdiğine dikkat çeken Başkan Ünlüce, yıllar önce çocuklarının ellerinden tutarak tiyatro ve senfoni konserlerine gelen Eskişehirlilerin bugün kendi çocuklarıyla aynı salonları doldurduğunu söyledi. Ünlüce, Gençlik Tiyatrosu ve Gençlik Sahnesi başta olmak üzere çocuk ve gençleri kültür- sanatın içinde tutan çalışmaları sürdüreceklerini belirterek, Eskişehir’in kültür ve sanat alanındaki güçlü kimliğini geleceğe taşımaya devam edeceklerini ifade etti. Başkan Ünlüce ayrıca, 2026 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali ile devam eden Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliğinin de kentin kültür-sanat hayatına önemli katkılar sunduğunu belirtti. ŞEHİR TİYATROLARI YENİ OYUNLARLA SEZONA HAZIR Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hakkı Kuş, yeni sezonun tiyatro repertuvarını ve projelerini anlattı. Şehir Tiyatroları’nın son iki sezondur oyun seçimlerinde “hak, hukuk ve adalet” temasını öne çıkardığını belirten Kuş, sanatın toplumun sesi olma sorumluluğuyla hareket ettiklerini ifade etti. Yeni sezonun dikkat çeken yapımları arasında “Verimsizler”, “Karanlıktan Bahsetmek Yok”, “Şarkılarımız Rüzgara” ve çocuk oyunu “Zeytin Gölgesi” yer alıyor. Ayrıca seyirciyi doğrudan oyunun parçası haline getirecek forum tiyatro projesi de yeni sezonun yenilikleri arasında bulunuyor. Şehir Tiyatroları’nın repertuvarında önceki sezonlardan “Anka”, “Macbeth” ve “Ayak Bacak Fabrikası” gibi oyunlar da yer almaya devam edecek. SAHNELERİN İSİMLERİ USTALARI YAŞATIYOR Şehir Tiyatroları’nın sahne sayısının artmasıyla birlikte yeni oyunların daha fazla seyirciyle buluşacağını belirten Hakkı Kuş, sahnelere Türk tiyatrosunun usta isimlerinin adlarının verilmesinin de önemine değindi. Sultandere Sahnesi’nin Müjdat Gezen Sahnesi, Haller Gençlik Merkezi’ndeki sahnenin ise Haldun Dormen Sahnesi olarak isimlendirildiğini belirten Kuş, daha önce hizmete giren Genco Erkal Sahnesi ile birlikte bu isimlerin Eskişehir’in tiyatro yaşamında yaşatılacağını ifade etti. GENÇLİK VE ÇOCUKLARA YÖNELİK PROJELER SÜRÜYOR 11 yıldır çalışmalarını sürdüren Gençlik Sahnesi’nin yalnızca yeni tiyatro sanatçıları yetiştiren bir yapı olmadığını belirten Kuş, burada tiyatro eğitimi alan gençlerin farklı mesleklerde de edindikleri sanat birikimini topluma aktardıklarını söyledi. Yeni sezonda Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, drama eğitimleri, “Köyümüzde Şenlik Var” projesi ve Liselerarası Tiyatro Festivali de devam edecek. Şehir Tiyatroları’nın ulusal ve uluslararası alandaki başarılarına da değinen Kuş, “Ben de Uçabilirim” adlı çocuk oyunuyla Subotica Tiyatro Festivali’nde alınan ödülün kendileri için önemli bir motivasyon olduğunu belirtti. SENFONİ ORKESTRASI’NDAN BEETHOVEN VE RAVEL ODAKLI SEZON Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası Konzertmeister Yardımcısı Suat Canan Dalgaç ise yeni sezonun programına ilişkin bilgiler verdi. 2026 Yılı etkinlikleri kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilen 1. Uluslararası Gürer Aykal Orkestra Şefliği Yarışmasının Eskişehir ve Senfoni Orkestrası açısından önemli bir kazanım olduğunu belirten Dalgaç, yarışmada derece alan üç şefin yeni sezonda Eskişehir Senfoni Orkestrası ile konser vereceğini açıkladı. Yeni sezonda konserlerin yeniden cuma akşamları saat 20.00’de gerçekleştirileceğini belirten Dalgaç, sezonun ana temalarından birinin ise Beethoven olacağını söyledi. Dalgaç, “Bizim için bu sezonun esas teması, Beethoven'ı 200. ölüm yıl dönümünde anmak. 2026-2027 sezonu boyunca tüm dünyada olduğu üzere bu anma uygulamaları devam edecek. Bizim uygulamamızda sezon içerisinde Beethoven'ın dört senfonisini seslendireceğiz. Onun dışında dört konçertosunu yine seslendireceğiz. Gelecek sezona bağlantılı olarak da 2027 sonuna kadar diğer senfonilerini seslendirip Beethoven maratonunu tamamlamak gibi bir niyetimiz var.” ifadelerini kullandı. Sezon boyunca Beethoven’ın dört senfonisi ve dört konçertosunun seslendirileceğini belirten Dalgaç, 2027 yılı sonuna kadar diğer eserlerin de programa alınmasıyla Beethoven maratonunun tamamlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Program kapsamında Ravel’i anma konserleri de gerçekleştirilecek. DÜNYANIN FARKLI COĞRAFYALARINDAN ESERLER ESKİŞEHİR’DE 25 Eylül’de başlayan 2026-2027 Senfoni Orkestrası sezonu, 11 Haziran’da sona erecek. Yeni sezonda Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda şef ve solist Eskişehirli sanatseverlerle buluşacak. Programda Dünya Müzikleri, Küba ve Latin Amerika müzikleri, film müzikleri, Yılbaşı Özel ve Sevgililer Günü konserleri gibi tematik etkinlikler de yer alacak. Ayrıca Devlet Opera ve Balesi ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında yaklaşık 7-8 konser düzenlenecek. Sezon boyunca yaklaşık 9 yabancı ve 7 yerli şef Eskişehir Senfoni Orkestrası’nın konuğu olacak. Gürer Aykal, Rengim Gökmen, Murat Cem Orhan, Orhun Orhon, Rüstem Rahmedov, Kıvanç Tepe ve Eray İnal gibi Türk şeflerin yanı sıra James Ross, Terje Mikkelsen, Lorenzo Castriota Skanderbeg ve Vasily Petrenko gibi uluslararası isimler de Eskişehir’de sanatseverlerle buluşacak. “ESKİŞEHİR KÜLTÜR VE SANATIN BAŞKENTİ OLMA İDDİASINI SÜRDÜRECEK” Lansmanın sonunda Başkan Ayşe Ünlüce, yeni sezonun Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası açısından başarılı geçmesini dileyerek, yıllardır emek veren tüm sanatçı ve çalışanlara teşekkür etti. Ünlüce, Eskişehir’in kültür ve sanat alanındaki birikimini yeni projeler ve etkinliklerle daha da ileriye taşıyacaklarını belirterek, “Eskişehir her zaman kültür ve sanatın başkenti olma iddiasını devam ettirecek.” mesajını verdi.

Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği Muhteşem Bir Açılışla Başladı Haber

Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği Muhteşem Bir Açılışla Başladı

2026 Eskişehir Yılı kapsamında düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, edebiyat dünyasının önemli isimlerini Eskişehir’de buluşturdu. Şenliğin açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Zor günlerden geçtiğimiz bu dönemde hayatımızı sanatla iyileştirelim istedik.” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, Sanat ve Kültür Sarayı’nda (Opera) gerçekleştirilen muhteşem bir açılış programıyla başladı. Dört gün boyunca edebiyat, şiir, müzik ve sanatın farklı disiplinlerini Eskişehirlilerle buluşturacak şenlik, kentte kültür ve sanat dolu bir yolculuğun kapılarını araladı. Şenliğin açılışında ilk konuşmayı Şenlik Yöneticisi ve şair Haydar Ergülen yaptı. Konuşmasına “Bizim Yunus olduğuna hiç kuşku yok.” sözleriyle başlayan Ergülen, Yunus Emre’nin insan sevgisi, birlik, hoşgörü ve iyilik üzerine kurulu dünyasına dikkat çekti. Yunus Emre’nin “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için.” sözünü hatırlatan Ergülen, ariflerin, bilgelerin ve şairlerin insanlık adına ortak bir söz söylediğini belirtti. Yunus Emre’nin “Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni.” dizelerine de atıfta bulunan Ergülen, Bizim Yunus’un din, dil, renk, mezhep ve ırk ayrımı gözetmeden bütün insanlığa aynı gözle bakmayı öğütlediğini ifade etti. Ergülen, Yunus Emre’nin şiirlerinde hayatın ve varlığın sevincinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni.” dizeleriyle insan, hayvan ve tabiat arasındaki bütünlüğe; “Biz kimseye kin tutmayız, kamu âlem birdir bize.” dizeleriyle de iyiliğe ve birliğe vurgu yaptı. Ergülen konuşmasını, “Eskişehir neşesine hoş geldiniz, neşeyle.” sözleriyle tamamladı. “2026 ESKİŞEHİR YILI’NDA PEK ÇOK İLKE İMZA ATMAK İSTEDİK” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise şenliğin açılışında yaptığı konuşmada, 2026 yılının Eskişehir’in plaka numarası olması nedeniyle “2026 Eskişehir Yılı” ilan edildiğini hatırlatarak, yıl boyunca pek çok yeni etkinliği kentle buluşturmak istediklerini söyledi. Yunus Emre’nin Anadolu’nun yetiştirdiği en önemli bilgelerden biri olduğunu belirten Başkan Ünlüce, Yunus Emre’nin “Gönüller yapmaya geldim.” sözünün insan yaşamının anlamına dair çok güçlü bir mesaj taşıdığını ifade etti. Ünlüce, “O nedenle bu büyük düşünürün adına Eskişehir’de güzel ve iyi bir başlangıç yaparak 2026 yılında bir edebiyat şenliği düzenlemek istedik.” dedi. Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan yazar ve şairleri Eskişehir’de ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Başkan Ünlüce, şehirde şiirin, edebiyatın ve sanatın konuşulacağını belirtti. “HAYATIMIZI SANATLA İYİLEŞTİRELİM İSTEDİK” Dünyada ve Türkiye’de zor günlerden geçildiğine dikkat çeken Başkan Ünlüce, sanatın insan ruhuna iyi gelen ve iyileştiren güçlü bir alan olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Dört gün boyunca bu karamsar havanın, ne yazık ki hepimizin tasvip etmediği pek çok olayın yaşandığı günlerde biraz hayatımızı sanatla iyileştirelim istedik.” Eskişehir’in kültür ve sanatın bütün hücrelerinde yaşadığı farklı bir şehir olduğunu ifade eden Ünlüce, şenliğe katılan sanatçıların kentin güzelliğine ve değerine değer katacağını söyledi. KENT EDEBİYAT ÖDÜLÜ LATİFE TEKİN’E Şenliğin açılış programının en özel anlarından biri ise 2026 Kent Edebiyat Ödülü takdimi oldu. Edebiyat dünyasında kendine özgü dili ve eserleriyle önemli bir yere sahip olan usta yazar Latife Tekin, Kent Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ödülünü Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin elinden alan Latife Tekin, ödül nedeniyle duyduğu heyecanı dile getirerek Başkan Ünlüce’ye ve jüri üyelerine teşekkür etti. Tekin, “Eskişehir kentinden ödül almak çok heyecan verici gerçekten de…” dedi ve esprili bir şekilde, “Ben artık Eskişehirli oldum.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce de Latife Tekin’in ödül için ismi gündeme geldiğinde jüri üyelerinin herhangi bir tereddüt yaşamadan ve oybirliğiyle karar verdiğini belirterek, “Siz bunu fazlasıyla hak ettiniz. Ama gerçekten bu ödülle sizi biraz Eskişehirli kabul ediyoruz artık. Daha sık geleceğinize söz verirseniz çok mutlu oluruz.” dedi. GENÇ KALEMLERİN HEYECANI ŞENLİĞE RENK KATTI Şenlik kapsamında düzenlenen Gençlik ve Lise Edebiyat Ödülleri ile genç yazar ve şairler de ödüllendirildi. “Neşe” temasıyla düzenlenen yarışmada şiir, öykü ve deneme kategorilerinde dereceye giren gençlerin ödülleri, jüri üyeleri tarafından takdim edildi. Genç kalemlerin eserleriyle edebiyatın geleceğine ışık tuttuğu törende, gençlerin yazma ve üretme cesareti alkışlarla desteklendi. Şenliğin programında genç edebiyatçılar için düzenlenen ödül törenlerinin yanı sıra söyleşiler ve farklı edebiyat etkinlikleri de yer aldı. ESKİŞEHİRLİLER EDEBİYATLA BULUŞACAK Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, kentin farklı noktalarında edebiyatseverleri ağırlayacak. Edebiyatın usta isimleriyle genç kalemleri bir araya getiren etkinliklerde şiir, müzik, tiyatro, söyleşi ve kitaplar Eskişehirlilerle buluşacak. Açılış gecesi, edebiyatın ardından müziğin evrensel diliyle devam etti. Muammer Ketencoğlu ve Balkan Orkestrası, farklı coğrafyaların seslerini ve ritimlerini Eskişehir’de buluşturarak şenliğin ilk gününe neşe ve müzik kattı. 2026 Eskişehir Yılı, kentin kültür ve sanat hayatına yeni buluşmalar kazandırmaya devam ederken, Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği de Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü, birlik ve insanlık mesajını edebiyatın evrensel diliyle geleceğe taşımayı hedefliyor.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği İçin Geri Sayım Başladı Haber

Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği İçin Geri Sayım Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında 1-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, edebiyat, sanat ve müzik dünyasının önemli isimlerini Eskişehir’de buluşturmaya hazırlanıyor. Şenlik, “Neşe” teması etrafında şekillenen programıyla kentin kültür ve sanat hayatına renk katacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında kültür ve sanat dolu bir organizasyona daha imza atıyor. Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, 1-4 Ekim tarihleri arasında edebiyatseverleri, sanat tutkunlarını ve müzikseverleri bir araya getirecek. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin açılış konuşmasıyla başlayacak olan şenlik, Türkiye’den ve farklı ülkelerden yazar, şair, müzisyen ve sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilecek. Dört gün boyunca söyleşilerden şiir dinletilerine, tiyatro gösterilerinden sergilere, atölyelerden müzik buluşmalarına uzanan zengin bir program Eskişehirlilerle buluşacak. ŞENLİĞİN İLK GÜNÜNDE EDEBİYAT VE MÜZİK BİRARAYA GELECEK Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, 1 Ekim Perşembe günü saat 18.00’de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Opera’da gerçekleştirilecek açılış programıyla başlayacak. Başkan Ünlüce’nin açılış konuşmasının ardından “Neşe” temalı Gençlik Ödül Töreni’nde gençlik ve lise ödülleri sahiplerini bulacak. Ardından Kent Edebiyat Ödülü’ne değer görülen şenliğin onur konuğu, usta yazar Latife Tekin’e ödülü takdim edilecek. Ödül törenlerinin ardından Latife Tekin, Haydar Ergülen’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek söyleşide edebiyatseverlerle bir araya gelecek. Günün finalinde ise Muammer Ketencoğlu ve Balkan Orkestrası, müzikseverlere keyifli bir akşam yaşatacak. İKİNCİ GÜNDE EDEBİYATIN FARKLI RENKLERİ ESKİŞEHİR’DE OLACAK Şenliğin 2 Ekim Cuma gününde gençlere yönelik etkinliklerden okuma tiyatrosuna, sergiden şiir ve tiyatro buluşmalarına uzanan kapsamlı bir program gerçekleştirilecek. Gençlik Neşesi kapsamında Sanat Sokağı Genco Erkal Sahnesi’nde Devrim Horlu, Vuslat Çamkerten ve Özgür Çırak gençlerle buluşacak. Cumhuriyet Neşesi başlığı altında düzenlenecek okuma tiyatrosu, katılımcılara farklı bir sanat deneyimi sunacak. Şair ve sanatçı Nihat Özdal’ın “Odysseia’da Neşe’nin Kokusu” başlıklı etkinliği kapsamında “Dönüş Olafaktif Sergi” sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sanat Sokağı Sergi Salonu’nda açılacak sergi, 12 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek. Etos Performans’ın “Şiirin Suç Ortakları” gösterisiyle devam edecek programın ardından, farklı ülkelerden sanatçıların katılımıyla Dünya Neşesi buluşması gerçekleştirilecek. Etkinlikte Türkiye’nin yanı sıra Romanya, Bulgaristan, Kosova, Kuzey Makedonya, Arnavutluk ve Fransa’dan katılımcılar yer alacak. ÜÇÜNCÜ GÜNDE ŞİİR, EDEBİYAT, BİSİKLET VE MÜZİK NEŞESİ 3 Ekim Cumartesi günü, şenliğin en renkli programlarından biri Eskişehirlilerle buluşacak. Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda günün ilk etkinliklerinde yazar Ali Lidar, edebiyatseverlerle bir araya gelirken çocuklar, Çiğdem Sezer’in “Şen Çiftlik Orkestrası” kitabı üzerinden gerçekleştirilecek yaratıcı okuma atölyesinde keyifli bir yolculuğa çıkacak. Bisiklet tutkunları ise Aydan Çelik eşliğinde düzenlenecek bisiklet turunda buluşacak. EBB Velespit Parkı’ndan başlayarak Haller Gençlik Merkezi’nde sona erecek turun ardından Aydan Çelik, bisiklet kültürü üzerine bir sunum gerçekleştirecek. Program, oyuncu Cengiz Bozkurt’un katılacağı söyleşiyle devam edecek. Ardından Türkiye’den ve farklı ülkelerden şairlerin katılımıyla düzenlenecek Şiir Neşesi etkinliğinde şiirin evrensel dili Eskişehir’de yankılanacak. Günün devamında sanatçı Can Bonomo, söyleşisiyle edebiyat ve müzikseverlerle buluşacak. Akşam programında ise Tuna Kiremitçi, “Şarkılar ve Sohbet” etkinliğiyle katılımcılara müzik dolu bir akşam yaşatacak. ŞENLİĞİN FİNALİNDE EDEBİYAT VE ESKİŞEHİR KONUŞULACAK 4 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek etkinliklerle Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği sona erecek. Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda günün ilk programında Gülçin Elif Yücel’in anlatıcılığında ve Ertan Bilgi’nin seslendirmesiyle şiir ve müziği buluşturan özel bir dinleti gerçekleştirilecek. Edebiyat buluşmaları, yazarlar Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un katılımıyla düzenlenecek “Roman Neşesi: Edebiyat Üzerine Diyaloglar” etkinliğiyle devam edecek. Şenliğin final programında ise Eskişehir’in yerel yönetimleri bir araya gelecek. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile birlikte Odunpazarı, Sivrihisar, Çifteler, Seyitgazi, Alpu, Mihalıççık, Mahmudiye ve Beylikova belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilecek “Eskişehir Neşesi” buluşmasında, kentin kültürel zenginliği ve ortak değerleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirilecek. Programın moderatörlüğünü Haydar Ergülen üstlenecek. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü ve insanı merkeze alan anlayışından ilhamla düzenlediği Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği ile herkesi edebiyatın, sanatın ve neşenin buluştuğu bu özel kültür şölenine davet ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.