SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yüksek Teknoloji

Porsuk Haber Ajansı - Yüksek Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir İhracatta Rekora Koşuyor: Nisan Ayında %21,8 Artış! Haber

Eskişehir İhracatta Rekora Koşuyor: Nisan Ayında %21,8 Artış!

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, şehrin son açıklanan ihracat rakamlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomideki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen Eskişehir sanayisinin üretim gücünü koruduğunu belirten Kesikbaş, ihracat rakamlarındaki çift haneli büyümenin büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Eskişehir İhracatı 1,3 Milyar Doları Aşarak Güven Tazeledi Eskişehir sanayisinin sürdürülebilir büyüme iradesini somut rakamlarla ortaya koyduğunu ifade eden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, güncel ihracat verilerini şu sözlerle paylaştı: “Eskişehir’imizin ihracatta ortaya koyduğu güçlü performans bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. İhracatımızın Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 artarak 397 milyon dolara, Ocak-Nisan döneminde ise yüzde 5,9 artışla 1,37 milyar dolara yükselmesi Eskişehir sanayisinin gücünü net bir şekilde göstermektedir.” "Eskişehir Teknoloji ve İnovasyonun Merkezi Olacak" Küresel pazarlardaki hassas sürece rağmen Türk sanayicisinin üretmeye ve istihdam sağlamaya devam ettiğini belirten Kesikbaş, Eskişehir'in bu vizyonun en güçlü temsilcisi olduğunu söyledi. Coğrafi gelişmelerin stratejik sektörlerin önemini artırdığına dikkat çeken Kesikbaş, özellikle iki sektöre vurgu yaptı: Havacılık Sanayisi: Teknolojik bağımsızlığın temel taşı. Savunma Sanayisi: Milli güvenlik ve katma değerli üretimin merkezi. Eskişehir’in sahip olduğu köklü mühendislik altyapısı, bilgi birikimi ve üretim kültürü sayesinde Türkiye’nin teknoloji üssü olmaya devam edeceğini belirtti. Eskişehir Sanayisinin İhracat Performansı Eskişehir sanayisinin yılın ilk dört ayında yakaladığı ivme, şehrin üretim potansiyelini gözler önüne seriyor: Nisan Ayı İhracatı: Geçen yılın aynı ayına göre %21,8 artarak 397 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak - Nisan Dönemi İhracatı: Yılın ilk 4 ayında %5,9 artışla 1,37 milyar dolar seviyesine ulaştı. Hedef: Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim Geleceğin küresel rekabet ortamının bilgi, inovasyon ve nitelikli insan kaynağı ile şekilleneceğini ifade eden Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Bundan sonraki süreçte hedefimiz; yalnızca üretim hacmiyle büyüyen değil, yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek, nitelikli üretim anlayışıyla gelişen bir Eskişehir sanayisi oluşturmaktır. Bu topraklarda akıl ve alın teriyle çalışan, üreten, emek veren herkesin ortaya koyduğu çaba, Eskişehir’in geleceğine duyulan inancın en güçlü göstergesidir. Şehrimizin sanayisine güç veren tüm çalışanlarımıza, sanayicilerimize ve emekçilerimize gönülden teşekkür ediyorum.”

Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Eskişehir, Türk Havacılık Tarihinin Kalbidir" Haber

Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Eskişehir, Türk Havacılık Tarihinin Kalbidir"

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Hava Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eskişehir’in Türk havacılık tarihindeki stratejik önemine vurgu yapan Vali Yılmaz, gökyüzünün kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. ​Vali Yılmaz, Eskişehir'in dün olduğu gibi bugün de Türk Hava Kuvvetleri'nin en büyük destekçisi ve savunma sanayiinin merkezi olduğunu belirtti. ​"Sivrihisarlıların Fedakârlığı Bağımsızlık Sevdamızın Kanıtıdır" ​Eskişehir’in havacılık kültürünün köklü geçmişine değinen Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Milli Mücadele döneminde Eskişehirlilerin gösterdiği fedakârlığı şu sözlerle hatırlattı: ​"Eskişehir, Türk havacılık tarihinin kalbi, istikbalin göklerde olduğunun en somut nişanesidir. Şehrimizin her bir köşesinde, havacılık aşkıyla yoğrulmuş bir mazinin izleri vardır. Milli Mücadele’nin o zorlu günlerinde, kendi kısıtlı imkanlarını bir araya getirerek Türk ordusuna uçak alıp hediye eden Sivrihisarlı hemşehrilerimizin gösterdiği eşsiz fedakârlık, halkımızın bağımsızlık sevdasının en büyük kanıtıdır." ​Vali Yılmaz, bu asil ruhun günümüzde Eskişehir’i dünya çapında bir Havacılık ve Savunma Sanayii merkezi haline getiren en büyük motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. ​Sabiha Gökçen ve Şehit Cengiz Topel’in Mirası Eskişehir'de Yaşıyor ​Mesajında Türk havacılık tarihine damga vurmuş sembol isimleri anan Vali Yılmaz, Eskişehir’in bu kahramanların hayatındaki kritik rolüne dikkat çekti: ​İlk Kadın Savaş Pilotu Sabiha Gökçen: Eskişehir, Sabiha Gökçen’in askeri havacılık kariyerine başladığı ve gökyüzüne dair hayallerini profesyonel bir güçle birleştirdiği kutlu bir duraktır. ​İlk Hava Harp Şehidi Cengiz Topel: Kıbrıs semalarında vatan savunması yaparken şehadete yürüyen Cumhuriyet tarihimizin ilk hava harp şehidi Cengiz Topel’in ismi, Eskişehir sokaklarında ve yüreklerimizde sonsuza dek yaşayacaktır. ​"Göklerin Hakimi Türk Hava Kuvvetleri'nin En Büyük Destekçisiyiz" ​Eskişehir’in günümüzdeki yüksek teknoloji gücüne de değinen Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Bugün Eskişehir, havacılık endüstrisine kattığı değerle, yüksek teknoloji üretimiyle ve nitelikli personeliyle 'Göklerin Hakimi' olan Türk Hava Kuvvetleri'nin en büyük destekçisidir. Şehrimiz, şehitlerimizin bıraktığı mirasa sahip çıkarak gökyüzündeki istikbalimizi parlatmaya devam etmektedir" dedi. ​Vali Yılmaz, mesajını şu anlamlı sözlerle tamamladı: ​"Bu anlamlı günde; başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bekası için canını feda eden tüm Hava Şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Gökyüzümüz her daim hür ve güvenli kalsın."

Beylikova NTE ve Toryum Rezervi Masaya Yatırıldı Haber

Beylikova NTE ve Toryum Rezervi Masaya Yatırıldı

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilciliği tarafından düzenlenen panelde, Beylikova’da ki Nadir Toprak Elementleri ve bölgede bulunan dünyanın en büyük ikinci toryum sahasının potansiyeli ile Türkiye’nin yüksek teknolojisine yapacağı katkılar masaya yatırıldı. Türkiye’nin teknolojik ve enerji bağımsızlığı için kritik öneme sahip olan Nadir Toprak Elementleri (NTE) ve Toryum potansiyeli düzenlenen panelde ele alındı. Sektör temsilcileri, akademisyenler, mühendisler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen panelde; Beylikova sahasının sadece bir maden sahası değil, Türkiye’nin "milli teknoloji hamlesi" olduğu ifade edildi. Özdilek Kültür Merkezi’nde yapılan panelin açılış konuşmasını yapan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Merve Edizkan Cihan şu ifadeleri kullandı; "Bugün burada yalnızca bir maden sahasını konuşmak için değil; Türkiye’nin teknoloji, enerji, sanayi ve stratejik bağımsızlığı açısından son derece önemli bir konuyu değerlendirmek üzere bir araya geldik. Nadir toprak elementleri artık yalnızca madencilik sektörünün değil; savunma sanayiinden yenilenebilir enerjiye, elektrikli araç teknolojilerinden yüksek teknoloji üretimine kadar birçok alanın temel ham maddesi hâline gelmiştir. Dünyada yeni ekonomik ve teknolojik dengeler kurulurken bu kaynaklara sahip ülkelerin önemi her geçen gün daha çok artmaktadır. Eskişehir Beylikova sahası da bu anlamda ülkemizin en dikkat çekici stratejik kaynak alanlarından biridir. İçerdiği nadir toprak elementleri ve toryum potansiyeliyle yalnızca ekonomik değil; bilimsel, teknolojik ve jeopolitik açıdan da büyük bir değere sahiptir. Ancak hepimizin çok iyi bildiği gibi doğal kaynakların gerçek değeri; onları bilimsel yöntemlerle, doğru planlamayla, çevresel duyarlılıkla ve mühendislik aklıyla değerlendirebildiğimiz ölçüde ortaya çıkar. Bugün artık sadece madeni çıkarmanın yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Özellikle ülkemizin ekonomik koşullarını düşündüğümüzde sahip olduğumuz stratejik kaynakları ham madde olarak ihraç eden değil; işleyen, teknolojiye dönüştüren ve yüksek katma değerli son ürün hâline getirebilen bir anlayışa ihtiyacımız var. Çünkü gerçek kazanç, yalnızca yer altındaki cevheri çıkartmakla değil; o cevheri bilgiyle, teknolojiyle ve sanayiyle buluşturarak ülke ekonomisine yüksek katma değer olarak geri kazandırabilmekten oluşur. Nadir toprak elementleri gibi stratejik minerallerin geleceği; cevher zenginleştirmeden ileri teknoloji üretimine, araştırma geliştirmeden sanayi entegrasyonuna kadar bütüncül bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır. Eğer bizler bu kaynakları yalnızca ham madde olarak ihraç edersek asıl ekonomik değeri başka ülkeler yaratmış olacaktır. Oysa hedefimiz, bu kaynaklardan elde edilen teknolojiyi, üretimi ve nihai ürünü de ülkemizde geliştirebilmektir. Tam da bu nedenle bugün burada jeoloji ve maden mühendisliğinin birlikte ürettiği bilimsel bakış açısını konuşacağız. Çünkü madencilik yalnızca yer altındaki cevheri çıkarmak değil; kaynak yönetimi, teknoloji geliştirme, çevre koruma, sürdürülebilirlik ve kamu yararını birlikte değerlendirme sorumluluğudur. Jeoloji mühendisleri olarak bizler; ülkemizin doğal kaynaklarının bilim ve teknik rehberliğinde değerlendirilmesini, plansız ve kısa vadeli değil, gelecek nesilleri gözeten sürdürülebilir bir anlayışla yönetilmesini savunuyoruz. Beylikova sahası gibi stratejik alanların da ancak nitelikli mühendislik hizmetleri, bilimsel araştırmalar ve güçlü teknolojik altyapıyla ülkemize gerçek anlamda katkı sağlayabileceğine inanıyoruz." dedi. TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Temsilcisi Gamze Yaş yaptığı açılış konuşmasında; "Nadir Toprak Elementleri korozyona karşı dirençli ileri teknoloji malzeme üretiminde çok farklı sektörlerde kullanımları nedeniyle stratejik elementler olarak değerlendirilmektedir. Türkiye açısından baktığımızda ise bu konu daha çok büyük bir anlam taşımaktadır. Ülkemiz ve özellikle Eskişehir'in sahip olduğu jeolojik potansiyel ile önemli bir avantaja sahiptir. Ancak burada asıl mesele yalnızca rezerv bulmak değil, asıl mesele bu kaynakları bilimsel yöntemlerle araştırmak, çevresel sürdürülebilirliği gözeterek işlemek ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmektir. ​Bu nedenle bugün burada yalnızca bir maden grubunu değil, aslında geleceğin teknolojisini, enerji dönüşümünü, ülkelerin stratejik bağımsızlığını konuşmak için bir aradayız. Ayrıca bu mineralleri bilimsel irdeleyerek jeolojik oluşumu, yapısı, yataklanması gibi jeolojik konularla beraber madencilik açısından rezervi, üretim yöntemi, zenginleştirme prosesi gibi konuları kıymetli hocalarımız ile ele alacağız." dedi. Panelde konuşan projenin eski yürütücüsü Jeoloji Yüksek Mühendisi İsrafil Kayabalı, Beylikova sahasındaki 30,4 milyon tonluk kompleks cevher rezervinin detaylarını paylaştı. Kayabalı, "Hedefimiz hammadde satmak değil, yüksek teknoloji üreten ülke olmaktır" dedi. ​Eskişehir’in maden zenginliği ve Beylikova bölgesindeki Nadir Toprak Elementleri (NTE) rezervleri, düzenlenen teknik bir sunumla masaya yatırıldı. MTA bünyesinde projenin başkanlığını yürütmüş olan Jeoloji Yüksek Mühendisi İsrafil Kayabalı, sahadaki rezerv miktarından ekonomik değerine, çevresel etkilerden stratejik önemine kadar kritik açıklamalarda bulundu. ​30,4 Milyon Tonluk Dev Rezerv Kayabalı’nın paylaştığı verilere göre, Beylikova sahasında yapılan çalışmalar sonucunda toplam 30,4 milyon ton (görünür+muhtemel) kompleks cevher rezervi tespit edildi. Bu rezervin mineral içeriği; Florit: 11.381.760 ton (%37,44 tenör), ​Barit: 9.436.160 ton (%31,04 tenör), NTE (Basnazit+Monazit): 1.015.360 ton (%3,34 tenör), Yantaş (Gang) Mineralleri: 8.566.720 ton olarak belirtildi. ​​Yüksek Teknoloji İçin "Nadir" Fırsat ​Sunumda, Nadir Toprak Elementlerinin cep telefonlarından elektrikli otomobillere, savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda kullanıldığı vurgulandı. 1 ton orijinal cevherden elde edilen dağılımda; Seryum (16 kg), Lantan (12 kg), Neodmiyum (4 kg) ve Praseodmiyum gibi yüksek piyasa değerine sahip elementlerin bulunduğu ifade edildi. Özellikle Neodmiyum ve Praseodmiyumun kg fiyatının 100-110 dolar bandında olması, sahanın ekonomik potansiyelini gözler önüne seriyor. ​"Maden Çalışmaları Fay Hatlarını Tetiklemez" Son dönemde kamuoyunda oluşan endişelere yanıt veren Kayabalı, madencilik faaliyetlerinin depremle ilişkisi olmadığını belirterek şunları söyledi: "Uzmanlık alanım deprem mühendisliği olmasa da şunu net söyleyebilirim; maden çalışmaları fay hatlarını tetiklemez. Beylikova'daki maden, 25 milyon yıl önceki volkanizmaya bağlı oluşmuş, ölü bir fay üzerindedir. Aktif bir fay varsa o zaten kendi enerjisini boşaltır, maden işletmesiyle kırılmaz."dedi. ​Florit ve Barit İthalatına Çözüm Türkiye’nin yıllık 130 bin ton civarındaki florit ihtiyacının tamamını ithal ettiğine dikkat çeken Kayabalı, barit ihracatının ise ekonomiye 25-60 milyon dolar katkı sağladığını belirtti. Beylikova sahasının işletilmesiyle, florit ithalatı için harcanan milyonlarca doların yurt içinde kalması hedefleniyor. ​"Vahşi Madencilik Değil, Yüksek Teknoloji" ​İsrafil Kayabalı, yaptığı sunumda; "Madeni çıkarmak kolaydır; asıl olan onu işleyip uç ürün haline getirmektir. Hammadde satan değil, teknoloji üreten ülke olmalıyız. Florit ve barit konsantrelerinin radyoaktif kirliliği nedeniyle ticari ürün olarak değerlendirilmesi teknik bir hassasiyetle ele alınmalıdır. Basında yer alan "694 milyon ton" gibi rakamların resmi bir karşılığı yoktur; 30,4 milyon tonluk rezerv, bilimsel verilerle sabittir. Konu, günlük siyasete malzeme yapılmadan teknik gerekliliklere uygun olarak yönetilmelidir. ​Kayabalı, madenciliğin Türkiye ekonomisine katkısının şu an %2,5 seviyelerinde olduğunu ve Beylikova gibi stratejik sahaların bilimsel yöntemlerle ekonomiye kazandırılmasının bir zorunluluk olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muammer Kaya, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri (NTE) ve Toryum sahasının Türkiye'yi nükleer enerji liginde üst sıralara taşıyacağını belirtti. Kaya, "Dünyanın en büyük 2. toryum rezervine sahip ülkelerinden biri olarak bu treni kaçırmamalıyız" dedi. ​Panelde konuşan Prof. Dr. Muammer Kaya, Eskişehir Beylikova’daki cevherin sadece bir maden değil, Türkiye’nin "yeşil enerji" geleceği olduğunu vurguladı. Kaya, toryumun uranyuma göre daha güvenli, çevreci ve barışçıl bir nükleer yakıt olduğunu ifade etti. ​Dünyada Toryum Rezervi: Türkiye Stratejik Konumda Prof. Dr. Kaya’nın sunduğu verilere göre, Türkiye toryum kaynağı açısından dünyada 12. sırada yer alırken, rezerv miktarı bazında (IAEA ve World Nuclear Association verilerine göre) 374 bin ton ile dünyanın en önemli oyuncularından biri konumundadır. Beylikova sahası yaklaşık 380 bin ton görünür Toryum rezerviyle nükleer enerji için devasa bir potansiyel sunmaktadır. ​"Toryumlu Otomobiller ve Kombiler Gelecek" Toryumun sadece dev santrallerde değil, günlük yaşamda da devrim yaratabileceğini belirten Kaya, şu öngörülerde bulundu: "Gelecekte evlerimizde toryumlu kombiler veya toryumlu otomobiller görebiliriz. Toryum, uranyuma nazaran çok daha barışçıl bir enerji kaynağıdır. Bizim bu kaynağı zenginleştirip yakıt formuna dönüştürecek teknolojiyi (know-how) acilen geliştirmemiz gerekiyor." ​Siyanür Tartışmalarına Bilimsel Yanıt: "Aramada Değil, Üretimde Kullanılır" ​Kamuoyundaki yanlış algılara da değinen Prof. Dr. Kaya, siyanürün maden arama veya sondaj aşamasında kesinlikle kullanılmadığını hatırlattı: "Siyanür sadece üretim aşamasında, 'liç' dediğimiz işlemde kullanılır. Eğer bu işlem kapalı tanklarda veya doğru mühendislikle düz arazide 'yığın liçi' şeklinde yapılırsa çevreye zarar vermez. İliç'teki kaza, eğimli arazide yapılan yüksek yığından kaynaklanan bir mühendislik hatasıdır. Modern yöntemler ve doğru işletmecilikle madencilik, uçak yolculuğu kadar güvenlidir." ​Beylikova NTE Pilot ve Endüstriyel Tesis Tasarımı ​Beylikova'daki tesisleşme süreci ; 2020 yılında Eti Maden tarafından kurulmuş ve Nisan 2023'te sürekli üretim testlerine başlanmıştır. Kırma-öğütme, manyetik ayırma ve liç süreçleriyle %85 oranında NTE konsantresi elde etmek. Yılda 72.000 ton Barit ve 70.000 ton Florit üretimi planlanmaktadır. ​Enerji Bağımsızlığı İçin Milli Yakıt ​Türkiye'nin enerji ihtiyacının %74'ünü ithal ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Muammer Kaya, "Enerji üretim, üretim ise kalkınma demektir. Kendi 'kokar yakıtımız' olan toryumu ekonomiye kazandırmak, milli bir görevdir" diyerek sözlerini tamamladı. Panelin moderatörü Jeoloji Yüksek Mühendisi Hüseyin Sendir ise şu ifadeleri kullandı; "21. yüzyılın çok önemli konularından biri olan nadir toprak elementleri üzerine, Eskişehir özelinde özellikle yaklaşımda bulunacağız. Nadir toprak elementleri, savunma sanayisinden pil yapımına kadar birçok alanda teknolojik ürün olarak kullanılıyor. Artık özellikle toryumda yeşil enerji alanında çok büyük kullanım alanına sahip bir mineralimiz, elementimiz ve onun bileşimlerinden mineralimiz var ve kullanılıyor. Önemli olan madenlerimizi çıkarabilmek ama ortak yolu bulup hani doğayı da koruyup, halkla iç içe olup bir şekilde madenleri çıkarmak önemlidir. Çevreyi kirletmeden ama bu değerimiz bizim de, onları da işleyip uç ürün olarak elde edip satış noktasında rekabet etmemiz gerekiyor, bu kaçınılmaz bir şeydir. O yüzden değerlendirme yönünde çabalarımız sürüyor diye düşünüyorum." dedi.

Eskişehir’de İstihdam Buluşması: METİF 2026 Kapılarını Açtı! Haber

Eskişehir’de İstihdam Buluşması: METİF 2026 Kapılarını Açtı!

Mesleki eğitim ile iş dünyasını bir araya getiren METİF 2026: Mesleki ve Teknik Eğitim İstihdam Fuarı Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde açıldı. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, mesleki eğitim ile iş dünyasını bir araya getiren METİF 2026: Mesleki ve Teknik Eğitim İstihdam Fuarı’nın açılışını gerçekleştirdi. Genç istihdamını hedefleyen fuarda 60 işveren staj ve iş imkanı sunuyor. ​Mesleki Eğitim ve Sanayi İş Birliği METİF 2026’da Buluştu ​Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde 21-22 Nisan tarihlerinde kapılarını açan METİF 2026, kentin eğitim ve sanayi gücünü aynı çatı altında topladı. Kamu kurumları, sektör temsilcileri ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği fuarda, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi adına kritik adımlar atılıyor. ​Fuarda öne çıkan veriler: ​60 İşveren Standı: Doğrudan iş başvurusu ve staj imkânı. ​25 Meslek Lisesi: Teknik eğitim alanlarının tanıtımı ve kariyer rehberliği. ​Stratejik Alanlar: Havacılık, raylı sistemler ve savunma sanayii odaklı iş birlikleri. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Mesleki Eğitim Teknolojik Bağımsızlığın Anahtarıdır" ​Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir’in havacılık ve yüksek teknoloji alanındaki öncü rolüne dikkat çekti. Valimiz Yılmaz, mesleki eğitimin sadece bir okul süreci değil, Türkiye’nin kalkınma hamlesinde stratejik bir basamak olduğunu vurguladı. ​"Gençlerimizi üretime ve teknolojiye yönlendirmek, geleceğe yapılan en büyük yatırımdır. Mesleki becerilerini geliştiren gençlerimiz, güçlü Türkiye’nin inşasında kritik roller üstlenecektir." ​Gençler İçin Kariyer ve Staj Fırsatları ​METİF 2026, sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda aktif bir istihdam merkezi olarak kurgulandı. Öğrenciler ve iş arayan vatandaşlar, sektörün öncü firmalarıyla yüz yüze görüşme fırsatı yakalarken; meslek liseleri de bünyelerindeki yenilikçi projeleri katılımcılara tanıttı. ​Eskişehir’in Üretim Gücü ve Eğitim Kapasitesi Birleşiyor ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, açılış programının ardından stantları tek tek ziyaret ederek yürütülen projeler ve sektör iş birlikleri hakkında detaylı bilgi aldı. Fuarın, Eskişehir’in üretim potansiyelini artıracağını ifade eden Yılmaz, emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti.

Destici; "EOSB Türkiye'nin En Önemli Üretim Merkezlerinden Biri" Haber

Destici; "EOSB Türkiye'nin En Önemli Üretim Merkezlerinden Biri"

Eskişehir OSB’yi ziyaret eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Eskişehir OSB’nin güçlü üretim kapasitesi ve gelişmiş sanayi altyapısıyla Türkiye’nin önde gelen sanayi merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, yeniden Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (Eskişehir OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Nadir Küpeli’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Gerçekleşen ziyarette, Eskişehir sanayisinin mevcut durumu, üretim kapasitesi, ihracat hedefleri ve Organize Sanayi Bölgelerinin Türkiye ekonomisindeki stratejik rolü ele alındı. Başkan Küpeli, Eskişehir OSB’nin yeni dönemde de katma değerli üretim, yüksek teknoloji yatırımları ve istihdam artışı odaklı çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, sanayicilerin rekabet gücünü artırmaya yönelik projelere hız kesmeden devam edeceklerini ifade etti. BBP Genel Başkanı Destici ise Eskişehir’in üretim gücü ve sanayi altyapısıyla Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, Eskişehir OSB’nin şehrin ekonomik kalkınmasındaki öncü rolüne dikkat çekti. Özellikle katma değerli ve yüksek teknolojiye dayalı üretimin Türkiye’nin kalkınma hedefleri açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Destici, Eskişehir OSB’nin bu alandaki çalışmalarını takdirle takip ettiklerini söyledi. Destici, yeniden göreve seçilen Başkan Küpeli’yi tebrik ederek yeni dönemde başarılar diledi.

Eskişehir Yüksek Teknoloji İhracatında Türkiye Lideri Haber

Eskişehir Yüksek Teknoloji İhracatında Türkiye Lideri

Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir’in 2002-2024 yılları arasında yüksek teknoloji ürün ihracatının toplam il ihracatındaki payı bakımından %33,1 ile Türkiye’de birinci sırada yer aldığını açıkladı. Küpeli, özellikle havacılık ve savunma sanayi yatırımlarına öncelik verdiklerini belirterek, Eskişehir’in bu alandaki başarısını sürdüreceğini vurguladı. Eskişehir, yüksek teknoloji ihracatında Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olmaya devam ediyor. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, son 22 yılda kentin yüksek teknoloji ürün ihracatında büyük bir ivme yakaladığını belirterek, Eskişehir’in rekabetçi üretim altyapısını daha da güçlendirmeye kararlı olduklarını söyledi. Eskişehir’in ihracattaki başarısını rakamlarla açıklayan Küpeli, Eskişehir’in toplam ihracatının 11 kat arttığını, Türkiye genelinde ise bu artışın 6,6 kat olduğunu ifade etti. Aynı dönemde Eskişehir’in yüksek teknoloji ürün ihracatı 68 milyon dolardan 569 milyon dolara yükselirken, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının 2 milyar dolardan 8,6 milyar dolara çıktığını aktardı. Küpeli, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatındaki artışın %317, Eskişehir’in ise %737 olduğunu vurgulayarak, Eskişehir’in bu alandaki başarısının ülke ortalamasının iki katından fazla olduğunu belirtti. Başkan Nadir Küpeli açıklamasının devamında, “2002-2024 yılları arasında Eskişehir’in yüksek teknoloji ürün ihracatının toplam il ihracatımız içindeki payı ortalama yüzde 33,1 oldu. Bu oran ile Türkiye’de birinci sırada yer alıyoruz. 22 yıllık dönemde Türkiye’nin ortalama yıllık ihracatı içinde yüksek teknoloji ürünlerinin ihracat payı ise yüzde 3,9 olarak gerçekleşmiş durumda. Eskişehir, yıllık ihracat miktarına göre gerçekleştirdiği yüksek teknoloji ürün ihracatıyla ülkemizin göz bebeği şehirlerinin ilk sırasında yer alıyor” ifadelerinde bulundu. Havacılık ve savunma sanayinde büyüme devam ediyor Küpeli, Eskişehir’in havacılık ve savunma sanayiinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğini söyledi. Bu sektörde 100’e yakın firmanın faaliyet gösterdiğini belirten Küpeli, nitelikli iş gücü ve gelişmiş üretim yetenekleri sayesinde Eskişehir’in bu alanda daha da güçlendiğini ifade etti. Başkan Küpeli yürüttükleri projelerle bu üretim altyapısını desteklediklerini aktararak, “Kurduğumuz EOSB Meslek Lisemiz ile sanayimizin yetişmiş işgücü ihtiyacını en iyi şekilde karşılıyoruz. MEGEM ile mesleği olmayan gençlere 3 aylık ücretsiz yoğun eğitimler vererek onları sanayiye kazandırıyoruz. ESBEM aracılığıyla sanayi çalışanlarını 13 meslek dalında sınavlara tabi tutarak belgelendiriyor ve yetkinliklerini artırıyoruz. ATAP’ta yüzlerce yüksek teknolojili ürün, sistem ve yazılım geliştiren firmalara ev sahipliği yapıyoruz. Ayrıca, AB kaynaklarıyla hayata geçirdiğimiz ETİM sayesinde sanayimize inovasyon çözümleri sunarak firmaların rekabet ve teknoloji geliştirme kapasitelerine önemli katkılar sağlıyoruz. Şimdi BEBKA’nın mali katkılarıyla gerçekleştireceğimiz 2 projemizle MEGEM’in test alt yapısında çok önemli bir NDT Test merkezi kurarken, diğer projemizle de sanayimizde ihtiyaç duyulan 2 yeni meslek dalında daha MEGEM’de işsiz gençlere ücretsiz eğitim vermeye başlayacağız” dedi. Teknopark yatırımları hızlanıyor Başkan Küpeli, Eskişehir’in yüksek teknoloji alanındaki girişimcilik potansiyelini daha da ileri taşımak için kararlılıkla çalıştıklarını belirterek, “Eskişehir’in yüksek teknoloji alanında girişimcilik yeteneğini daha ileri taşımak ve bu alanda çalışan gençlere ve akademisyenlere yeni çalışma ve Ar-Ge alanları ortaya çıkarmak için yoğun bir şekilde çaba gösteriyoruz. Bu kapsamda Eskişehir Teknik Üniversitesi içerisinde ATAP’ın yeni hizmet tesislerini çok yakın zaman içinde hizmete açacağız. Bu yeni tesislerimiz sayesinde teknoparkta çalışma yapan ve bunun için yer bekleyen birçok yeni girişimci ve akademisyenimiz burada Ar-Ge çalışmalarına ve yeni ürün geliştirme çalışmaların başlayacaklar. Yeni merkezimiz Eskişehir’in yüksek teknolojili ürün üretme kapasitesini geliştirmek yönünden çok ciddi sağlayacak” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.