SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yök

Porsuk Haber Ajansı - Yök haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yök haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi'ne “Spor Dostu Kampüs” Ödülü Haber

Anadolu Üniversitesi'ne “Spor Dostu Kampüs” Ödülü

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversitelerde sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak, fiziksel aktiviteyi teşvik etmek ve öğrencilerin yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen Spor Dostu Kampüs Programı kapsamında Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü, “Spor Dostu Kampüs” unvanına layık görüldü. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Vali Şinasi Kuş Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen sertifika törenine YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel başta olmak üzere çok sayıda üniversite yöneticisi katıldı. Programda konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim kurumlarını yalnızca akademik başarıyla sınırlı görmediklerini belirterek üniversitelerin öğrencilerin zihinsel, fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen yaşam alanları olması gerektiğini vurguladı. Spor Dostu Kampüs Programı ile öğrencilerin ve üniversite personelinin sporla daha fazla iç içe olduğu sağlıklı yaşam alışkanlıklarının güçlendiği kampüslerin oluşturulmasının hedeflendiğini ifade eden Prof. Dr. Özvar, sporun disiplin, özgüven, ekip çalışması ve liderlik gibi becerilerin gelişimine de önemli katkılar sunduğunu belirtti. Türkiye genelinde 73 üniversitenin toplam 81 kampüsü ile başvuruda bulunduğu program kapsamında, üniversitelerin spor kültürünü yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Değerlendirme sürecinde 46 akademisyen panelist olarak görev alırken, başvurular arasından 56 üniversitenin 60 kampüsü ön değerlendirmeye alınmaya hak kazandı. Yapılan incelemeler sonucunda ise yalnızca 30 üniversitenin 31 kampüsü “Spor Dostu Kampüs” ünvanını almaya layık görüldü. Anadolu Üniversitesi Yunusemre Kampüsü, gösterdiği üstün performansla Türkiye genelinde ilk 10 kampüs arasında yer alarak “Spor Dostu Kampüs” ödülünün sahibi oldu. Bu önemli başarıyla Anadolu Üniversitesi, söz konusu ünvanı kazanan kampüsler arasında yer alırken, üniversite tarihinde de bir ilke imza atmış oldu. Törende Anadolu Üniversitesi adına “Spor Dostu Kampüs” sertifikasını teslim alan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Yunus Emre Kampüsü’nün bu unvana layık görülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, öğrencilerin ve çalışanların fiziksel, sosyal ve ruhsal gelişimlerini destekleyen uygulamaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Program, “Spor Dostu Kampüs” unvanı almaya hak kazanan üniversitelerin rektörlerine sertifikalarının takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı Haber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı

Anadolu Üniversitesi tarafından yükseköğretimde esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen Mikro Yeterlilikler ekosisteminin tanıtımına yönelik lansman programı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen ve "Eğitimine Sen Yön Ver Mikro Yeterlilikler" projesinin tanıtımının gerçekleştirildiği programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “Bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının başlangıcında yükseköğretimde yaşanan dönüşüme dikkat çekerek bilgiye erişim ve öğrenme biçimlerinin köklü şekilde değiştiğini vurguladı. Rektör Adıgüzel iş dünyasının da bu dönüşüme paralel olarak hızla değiştiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün yükseköğretimin geleceği açısından son derece önemli bir adımın heyecanını birlikte yaşıyoruz artık bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor. Klasik yöntemlerin dışında, sınıf içinde ve dışında yeni öğrenme modelleri hızla hayatımıza giriyor. Meslekler dönüşüyor iş dünyasının beklentileri her geçen gün çeşitleniyor. Bu yeni dönemde gençlerimizin yalnızca diplomaya değil, bireysel becerilerini görünür kılan yeni kazanımlara da ihtiyacı var. Bugün lansmanını yaptığımız mikro yeterlilikler tam da bu ihtiyaca güçlü ve yenilikçi bir cevap veriyor.” “Mikro yeterlilikler öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor” Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının devamında geleneksel diploma yapısının artık tek başına yeterli olmadığını belirterek, iş dünyasında beceri ve uzmanlaşmanın öne çıktığını ifade etti. Mikro yeterliliklerin bu boşluğu dolduracağını vurgulayan Prof. Dr. Adıgüzel şu ifadeleri kullandı: “Geleneksel sistemde yetkinlik büyük ölçüde diploma ile temsil ediliyordu ancak bugün artık iş görüşmelerinde sadece ‘hangi bölümden mezunsunuz’ sorusu yeterli olmuyor. Aynı diplomaya sahip binlerce aday arasından sizi farklılaştıracak olan şey hangi alanlarda derinleştiğiniz ve hangi becerileri kazandığınızdır. Mikro yeterlilikler tam da bu noktada devreye giriyor ve öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor. Diplomalar bize hangi bölümden mezun olduğumuzu gösterebilir ancak neye hâkim olduğumuzu ve hangi yetkinliklere sahip olduğumuzu her zaman tam olarak ortaya koymaz.” “Öğrencilerimiz kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak” Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinde hayata geçirilecek mikro yeterlilik ekosistemi, dijital dönüşüm ve Açıköğretim Fakültesi üzerinden yaşam boyu öğrenme yaklaşımına da değindi. Yeni sistemle birlikte öğrencilerin kısa süreli ve ölçülebilir öğrenme deneyimleriyle kendi yetkinlik portföylerini oluşturacağını belirten Adıgüzel, şunları kaydetti: “Anadolu Üniversitesinde hayata geçireceğimiz mikro yeterlilik modeliyle kısa süreli, hedef odaklı ve ölçülebilir öğrenme deneyimlerini mümkün kılıyoruz. Öğrencilerimiz artık kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak. Yapay zekâ ile ilişkilendirilmiş dersler ve sektör odaklı içeriklerle öğrencilerimizi iş dünyasına daha eğitim sürecindeyken hazırlıyoruz. Bu sistemle birlikte transkriptler sadece ders ve notların yer aldığı belgeler olmaktan çıkacak, somut becerileri de gösteren bir yapıya dönüşecek. Dijital rozetler ve dijital cüzdanlar sayesinde kazanılan yetkinlikler uluslararası düzeyde doğrulanabilir hale gelecek. Bu çalışma Türk yükseköğretimi açısından önemli bir dönüşümün başlangıcıdır ve YÖK desteğiyle yürüttüğümüz mikro yeterlilik projesi ilerleyen süreçte sistemin daha geniş ölçekte uygulanmasına zemin hazırlayacaktır.” Uzmanlar Mikro Yeterlilik sisteminin işleyişini anlattı Rektör Adıgüzel’in açılış konuşmasının ardından Mikro Yeterlilikler ekosistemine ilişkin sunumlar, Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ve Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven tarafından gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, uzaktan eğitim sürecini başarıyla tamamlayan öğrencilerin dijital rozet alabileceğini, daha sonraki süreçlerde transkriptte AKTS kredisi karşılıklarını alabilmesi ve diploma ekinde gösterilebilmesi için ise gözetimli yüz yüze sınavların gerçekleştirileceğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ise sınavların Anadolu Üniversitesinin Açıköğretim Fakültesi altyapısı sayesinde Türkiye genelindeki sınav merkezlerinde yapılmasının planlandığını belirtti. Mikro yeterliliklerin iş dünyasındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Aydemir, dijital rozetlerin bireylerin sahip oldukları bilgi ve becerileri görünür kıldığını vurgularken Doç Dr. Altınpulluk Avrupa’da yaygınlaşan bu uygulamaların Türkiye’de de giderek önem kazandığını ifade etti. Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven ise programın ilk aşamada Anadolu Üniversitesi ön lisans ve lisans öğrencilerine yönelik olarak hazırlandığını belirtirken ilerleyen dönemlerde kapsamının genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi. Çöpgeven, ayrıca öğrencilerin sistem üzerinden eğitimlere başlayabileceklerini ve dersleri başarıyla tamamlayanların doğrulanabilir dijital rozet elde edebileceklerini kaydetti. Soru-cevap bölümünde mikro yeterliliklerin yükseköğretimde daha esnek ve bireyselleştirilmiş öğrenme modellerinin gelişimine katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Programda devamında Mikro Yeterlilikler ekosistemine katkı sunan akademisyenlere de teşekkür belgeleri verildi. Belgeler, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı tarafından takdim edildi. Mikro Yeterliliklerle öğrencilere yeni kariyer fırsatları Anadolu Üniversitesi, öğrencilerin iş dünyasında ihtiyaç duyduğu becerileri kazanmasını desteklemek amacıyla Mikro Yeterlilik Programları’nı hayata geçiriyor. Belirli alanlarda kısa süreli eğitimler sunan program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri dijital rozetlerle belgeliyor ve bu kazanımların AKTS karşılığıyla transkriptlere işlenmesine imkân tanıyor. Öğrenciler kariyer hedefleri doğrultusunda kendi öğrenme rotalarını oluşturabilirken “Veri Okuryazarlığı”, “Yapay Zekâ Destekli Akademik Yazım”, “Siber Güvenlik Farkındalığı” ve “Ruh Sağlığı Okuryazarlığı” gibi alanlarda mikro yeterlilikler elde edebiliyor. Sistem sayesinde öğrenciler, uygun koşullarda seçmeli ders yükümlülüklerinin bir kısmını karşılayarak 24 AKTS’ye kadar muafiyet kazanabiliyor ve erken mezuniyet fırsatından yararlanabiliyor. Güvenli dijital cüzdan altyapısıyla desteklenen program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri doğrulanabilir dijital rozetler aracılığıyla profesyonel ağlarda paylaşabilmelerine olanak sağlıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından geliştirilen sistem, yükseköğretimde beceri odaklı, esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen yeni bir eğitim modelinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu Haber

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu

Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve kentteki üç üniversitenin iş birliğiyle Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde başlayan Eskişehir Sempozyumu, şehrin tarihsel ve ekonomik yönlerini bilimsel bir perspektifle ele alıyor. Sempozyumun ilk gününde İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğünde düzenlenen panelde konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in bir "üniversite şehri" olarak kazandığı kimliğin küresel bir vizyona dönüştüğünü vurguladı. ESOGÜ: Saygın Bir Araştırma Üniversitesi Yolunda Rektör Çolak, ESOGÜ’nün güncel akademik programları ve güçlü araştırma kültürüyle uluslararası düzeyde tercih edilen bir kurum haline geldiğini belirtti. Üniversitenin sadece eğitimle değil, Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ile Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle de şehre değer kattığını ifade etti. Uluslararasılaşma ve "Study in Eskişehir" Projesi Yükseköğretimde uluslararasılaşmayı stratejik bir unsur olarak gördüklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversitenin küresel iş birliği ağlarını genişlettiklerini söyledi. İş Birliği Anlaşmaları: ESOGÜ, 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile "İyi Niyet Anlaşması" imzaladı. Hareketlilik Programları: Erasmus+ projelerinin yanı sıra "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu Uluslararası Kredi Hareketliliği programları aktif olarak yürütülüyor. Study in Eskişehir: Proje ile Eskişehir’in güvenli ve öğrenci dostu kimliği canlandırılarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı oluşturulması hedefleniyor. Dijital Teknoloji ve Geleceğin Fabrikaları ESOGÜ, çağın teknolojilerini sadece takip eden değil, bizzat geliştiren bir aktör olarak öne çıkıyor. Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi (DİH): ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı, 2021 yılında Türkiye’nin Avrupa DİH ağına kabul edilen ilk üniversite birimi oldu. Sağlıkta Dijital Teknolojiler: YÖK tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında ESOGÜ’ye "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" misyonu verildi. Proje Başarısı: 2020-2026 yılları arasında yürütülen 105 proje uluslararası destek almaya hak kazandı. Sürdürülebilir Yeşil Kampüs ve Green Metric Başarısı Üniversite bünyesinde kurulan Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü, iki yıldır Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşıyor. Dünya Sıralaması: ESOGÜ, Green Metric dünya sıralamasında 640. sıraya kadar yükseldi. Öncü Rol: Eğitim kalitesi, yeşil alan yoğunluğu ve karbon ayak izi yönetimi ile ESOGÜ, Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri konumunda. Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition ve Shell Eco Marathon gibi uluslararası platformlarda başarı elde eden öğrencileriyle gurur duyduklarını belirterek, personelin ve öğrencilerin uluslararası faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Üniversitelerdeki İkinci Öğretim Programları Kapatıldı Haber

Üniversitelerdeki İkinci Öğretim Programları Kapatıldı

259. Üniversitelerarası Kurul Toplantısı Yükseköğretim Kurulunda gerçekleştirildi. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar toplantının açılışında yaptığı konuşmada, erişilebilir ve kapsayıcı bir yükseköğretim sistemi anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, “Ülkemizin tüm kesimleri için nitelikli yükseköğretime adil erişim sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz.” dedi. Devletin yükseköğretime yaptığı büyük yatırımlar ve Yükseköğretim Kurulunun çalışmaları neticesinde üniversitelerde bu yıl 1 milyonu aşan bir kontenjan oluşturulduğunu ifade eden Özvar, “Kapasitemiz hızla artarken, ülkemizde yükseköğretime erişim talebi de güçlü bir şekilde devam etmektedir. Bu yoğun ve güçlü talebe doğru politikalarla yanıt vermek, önceliklerimizden birisidir.” diye konuştu. Hedef TYÇ Logosuna sahip üniversite sayısını artırmak- Özvar, bu yıl ilk kez Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) Logosu’nun Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alacağını hatırlatarak şu an 109 üniversitenin 898 programının TYÇ Logosunu kullanma hakkına sahip olduğunu söyledi. Özvar, “Bu Logoya sahip olunması yükseköğretim mezunlarına uluslararası bazı avantajlar getirmekte, mezunların diplomalarının yurt dışında daha hızlı tanınmasını ve istihdam imkanlarının artmasını mümkün kılmaktadır. Ayrıca, TYÇ Logosu yükseköğretim staj yeterliliklerinin ve yurt dışındaki öğrenim kazanımlarının karşılıklı olarak tanınmasında ve yatay ve dikey öğrenci hareketliliğinde kolaylık sağlamaktadır.” dedi. Özvar, TYÇ Logosuna sahip yükseköğretim kurumlarının sayısını artırmak istediklerini belirtti. “İstihdamla bağı azalan programların kontenjanlarını azaltıyoruz” Özvar, Yükseköğretim Kurulu olarak, gelecek dönem için belirledikleri vizyonun önemli başlıklarından birini de istihdama duyarlılığın oluşturduğunu belirterek, “İstihdamla bağı azalan programların kontenjanlarını kademeli olarak azaltıyoruz” dedi. Yükseköğretim Yürütme Kurulunca alınan karar doğrultusunda, gelecek akademik yıldan itibaren Çocuk Gelişimi, Felsefe, Sosyoloji, Tarih ve Türk Dili Edebiyatı açık öğretim programlarına “ikinci üniversite” kapsamında sadece 35 yaş üstündeki öğrencilerin kayıt yaptırabileceğini anlatan Özvar, “Başta öğretmenlik mesleği olmak üzere ülkemizin istihdam dengesini yakından gözeterek bu kararları alıyoruz. Nitekim, farklı ön lisans ve lisans programlarında öğrenim gören öğrencimizin öğretmenliğe geçiş fırsatı yakalamak adına 35 yaş sınırı getirdiğimiz programlara ‘ikinci üniversite’ kapsamında yoğun bir şekilde yöneldikleri görülmektedir. Aldığımız karar bu durumu kontrol altına almayı ve sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlamaktadır.” ifadelerini kullandı. “İstihdama duyarlı ve geleceğin mesleklerine uygun programlara dönüşüm temin edilecek” Beşerî sermaye dahil olmak üzere ülkenin kaynaklarının etkin kullanımı konusunda çok hassas davrandıklarına işaret eden Özvar, şöyle devam etti: “Bir taraftan istihdam odaklı yeni programlarla üniversitelerimize ilave kontenjanlar verilirken diğer taraftan da mimarlık, eczacılık, psikoloji, beslenme-diyetetik ve temel bilimlere özgü bazı programlardaki eğitim-öğretim kalitesini yükseltmek amacıyla piyasa beklentilerinin üzerinde mezuniyete yol açan kontenjanlarda ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda yeni düzenlemeler yapılmış ve öğretim elemanları sayısı, derslik ve benzeri kapasite dikkate alınarak düşürülme yoluna gidilmiştir. Bu dönem üniversitelerimizdeki program kalitesini artırmaya yönelik belki de en önemli çalışmamız devlet üniversitelerimizdeki ikinci öğretim programlarının kapatılması olmuştur. Vakıf üniversitelerinde, devlette olduğu gibi, ikinci öğretim programları yerine istihdama duyarlı ve geleceğin mesleklerine uygun programlara dönüştürülmesi temin edilecektir. Önümüzdeki dönemden itibaren tüm devlet üniversitelerindeki ikinci öğretim programlarına kontenjan tanımlanmadı. Programlar dönüştürülürken devlet ve vakıf üniversitelerindeki toplam kontenjan korundu. Kapatılan programların kontenjanları açılan istihdam odaklı yeni programlara tanınarak bir milyonu aşkın kontenjanın tamamı muhafaza edildi. Sonuç olarak geçen yıla göre toplam kontenjan sayısında herhangi bir düşüş olmadı. Vakıf üniversitelerimizin de gelecek yıla yönelik planlamalarını buna göre yapmalarını bekliyoruz.” Devlet üniversitelerine gösterdikleri kolaylıkları vakıf üniversitelerine de göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Özvar, “Adalet programında yaptığımız benzer uygulamaları burada da yapacağız. Bu bakımdan herhangi bir kayıp olmayacağını özellikle belirtmek isterim.” şeklinde konuştu. “Uluslararası öğrenci hareketliliğine yönelik mevzuat çalışması yapıyoruz” Özvar konuşmasında 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planıyla eşgüdümlü olarak önümüzdeki döneme ilişkin Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesinin hazırlık çalışmalarına başladıklarını duyurdu. Bu alanda başta ilgili bakanlıklar olmak üzere kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarından bütün paydaşlarla istişare sürecini başlattıklarını ifade eden Özvar, şöyle devam etti: “İstişare toplantılarından ilkini, geçtiğimiz hafta 24 farklı kurumdan 50 katılımcı ile gerçekleştirdik. Uluslararası öğrenci hareketliliğine yönelik güçlü bir mevzuat çalışması yapıyoruz. Bu çalışmanın bir kısmı kanunlarla bir kısmı yönetmeliklerle oluşturulacak. Bu düzenlemelerin ana esası üniversitelerimizin üretkenliklerini arttırmanın yanısıra, uluslararası öğrencilerin hak ve hukukunu korumak ve üniversitelerimizin küresel bir oyuncu olarak daha güçlü olmalarını sağlamaktır.” Türkçe Öğretimi Merkezlerine akreditasyon şartı- Türkiye’nin uluslararasılaşma stratejisindeki başarısının, uluslararası öğrencilere Türkçenin dünya kalite standartlarında öğretilmesine bağlı olduğuna dikkat çeken Özvar, “TÖMER ve DİLMER gibi Türkçe öğretim merkezlerindeki Türkçe eğitim kalitesinin arttırılması amacıyla yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Yakın bir zamanda üniversitelerimizdeki Türkçe Öğretim Merkezlerine akreditasyon şartı getiriyoruz.” dedi. Özvar, bundan sonra üniversitelerin uluslararası öğrenci kontenjanları değerlendirilirken bu merkezlerin akreditasyon durumlarının da göz önünde bulundurulacağını vurguladı. Özvar, İngilizce öğretimi konusunda yabancı diller yüksekokullarına yönelik de akreditasyon çalışmalarının genişletileceğini belirterek, “Yabancı dil öğretiminde bütün programlara uluslararası standartlar getirilecek. TÖMER ve Yabancı Dil akreditasyonları ile program sayıları ve kontenjanları arasında denge sağlanacaktır. Dünyada İngilizce öğretimiyle alakalı bütün derecelendirmelerin tamamının bütün yükseköğretim kurumlarımızda geçerli olması yönünde çalışıyoruz. Yakın zamanda bu İngilizce diliyle verilen programların bu amaçla tekrardan gözden geçirileceğini bilmenizi isterim.” dedi. “Türk Yükseköğretim Vizyonuna dair bölgesel toplantılar düzenleyeceğiz” Özvar, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden başlamak üzere Yükseköğretim Kurulu tarafından “2030’a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonuna Dair Üniversitelerle Bölgesel Toplantılar” planlanacağını belirtti. 2024-2025 eğitim-öğretim yılında her hafta başka bir bölgede olmak üzere bölgesel toplantılar gerçekleştireceklerini, bu toplantılarda üniversite bilgi yönetim sistemi, üniversitenin ulusal ve uluslararası görünürlüğü, girişimci ve yenilikçi üniversite başlıklarında çalışmalarını paylaşacaklarını açıkladı. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın açılış konuşmasının ardından, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu sunumlarını yaptı. 259. Üniversitelerarası Kurul Toplantısı, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar ve Üniversitelerarası Kurul Başkanı Prof. Dr. Veysel Eren katılımcı rektörlerin görüş ve değerlendirmelerini aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.