SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yıkım

Porsuk Haber Ajansı - Yıkım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıkım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İMO Eskişehir’den Sert Uyarı: "Depremde Ne Yapacağız?" Haber

İMO Eskişehir’den Sert Uyarı: "Depremde Ne Yapacağız?"

Eskişehir Arifiye Mahallesi’nde kentsel dönüşüm kapsamında yapılan "kontrollü" yıkımda komşu binaların zarar görmesi ve trafiğin kilitlenmesi üzerine İMO’dan sert açıklama geldi. Şube Başkanı Oytun Gökten, "Tek bir binada bu tablo yaşanıyorsa, deprem anında ne yapacağız?" diye sordu. ​Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi’nde gerçekleştirilen bina yıkımı sırasında yaşanan aksaklıklar, Eskişehir’in yapı stoğu ve afet yönetimi planlarını yeniden tartışmaya açtı. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, yaşanan mağduriyetlerin ardından yaptığı basın açıklamasında, olayın sadece yerel bir kaza değil, "hayati bir hatırlatma" olduğunu vurguladı. ​"Kontrollü Yıkım Mağduriyete Dönüştü" ​Yıkım sırasında komşu binaların duvarlarının yıkılması ve ana arterlerin saatlerce trafiğe kapanmasına tepki gösteren Gökten, "Kontrollü olduğu iddia edilen bir işlemde bile sosyal hayat ve ulaşım bu denli felç oluyorsa, olası bir depremde yaşanacak senaryoyu düşünmek bile istemiyoruz" dedi. ​İMO’dan Kritik Uyarı: 1999 Öncesi Yapılara Dikkat! ​Açıklamada, kentsel dönüşüm stratejisinin sadece binaları yenilemek değil, afet anında şehrin damarları olan ulaşım yollarını açık tutmak olduğu belirtildi. İMO Eskişehir Şubesi, şu kritik çözüm önerilerini sıraladı: ​Öncelikli Dönüşüm: Ana ulaşım hatları üzerindeki özellikle 1999 öncesi yapılar, ulaşım güvenliği için öncelikli olarak dönüştürülmelidir.​Alternatif Güzergâhlar: Şehir trafiğini destekleyecek esnek ve afet senaryolarına uygun alternatif yol planlamaları hayata geçirilmelidir.​Mühendislik Yaklaşımı: Yıkım işlemleri, bitişik nizam yapılarda komşu binaların temel tipi, döşeme kotu ve taşıyıcı sistem analizleri yapılmadan başlatılmamalıdır.​"Yıkım Sadece Bir Yapıyı Ortadan Kaldırmak Değildir" ​Yıkım faaliyetlerinin teknik bir süreç olduğunun altını çizen Oytun Gökten, mühendislik yaklaşımının önemine değindi: ​"Yıkım işlemi; çevre yapıların statik güvenliğini ve kamusal alan emniyetini koruyacak bir planla yürütülmelidir. Sorumlu kurumların koordinasyonu ve teknik incelemeler sonucunda belirlenen yöntemler uygulanmalıdır." ​"Can Güvenliğinin Takipçisiyiz" ​Mağdur olan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten İMO Eskişehir Şube Başkanı, halkın can güvenliğini korumak adına teknik doğruları söylemeye devam edeceklerini vurguladı.

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi? Haber

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki okul, pansiyon ve öğretmenevi binalarının deprem güvenliğiyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi. “Bu risk ne zamandır biliniyor?” Arslan, verdiği önergelerde şu soruların açık ve net biçimde yanıtlanmasını istedi: Eskişehir’de hangi okul ve kurum binaları için deprem performans analizi yapıldı? Bu analizler hangi tarihlerde hazırlandı? Riskli olduğu değerlendirilen binalar hangileri? Riskli olduğu iddia edilen yapılarda hizmet neden sürdürüldü? “Eğer risk tespiti yapılmışsa, bu durum ne zamandır biliniyordu?” diye soran Arslan, sürecin zaman çizelgesinin açıklanmasını istedi. “Neden eğitim-öğretim başlamadan önlem alınmadı?” Arslan, güçlendirme, tahliye ve yıkım süreçlerinin neden eğitim-öğretim dönemleri başlamadan tamamlanmadığını da sorguladı. “Planlama neden zamanında yapılmadı? Neden son dakika kararlarıyla öğrenciler ve veliler belirsizlik içinde bırakıldı?” “Can güvenliği konusunda ihmale izin verilemez” Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve kamu çalışanlarımızın can güvenliği konusunda en küçük bir ihmal dahi kabul edilemez. Risk varsa gereği derhal yapılmalıydı. Gecikmenin sorumluluğu açıklığa kavuşturulmalıdır.” “İki Bakanlık da açıklama yapmak zorundadır” Konunun hem Milli Eğitim Bakanlığı’nı hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Arslan, şu çağrıyı yaptı: “Bu süreç tüm yönleriyle ortaya konulmalıdır. Risk tespit tarihi ile alınan kararlar arasındaki süre kamuoyuna açıklanmalıdır.” Arslan, Eskişehir’deki tüm eğitim yapılarının güvenliği sağlanana kadar süreci Meclis zemininde takip edeceklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.