SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yıkım

Porsuk Haber Ajansı - Yıkım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıkım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!" Haber

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!"

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıldönümünün hemen ardından Yeni Parti Eskişehir Milletvekili ve PM Üyesi İbrahim Arslan, Eskişehir’de yıllardır sonuçlandırılmayan iki önemli kentsel dönüşüm dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Gündoğdu Mahallesi’nin 2013’te, Küçük Sanayi Bölgesi’nin ise 2017’de “riskli alan” ilan edildiğini hatırlatan Arslan, aradan geçen 13 ve 9 yılı aşkın süreye rağmen dönüşümün tamamlanmamasına tepki gösterdi. Her iki konuyu 2023’ten bu yana soru önergeleriyle TBMM gündeminde tutan Arslan, son olarak Gündoğdu ve Küçük Sanayi’yi birbirinden ayırarak iki yeni yazılı soru önergesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sordu. Arslan, “17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Ardından 6 Şubat’ta on binlerce canımızı yitirdiğimiz büyük bir yıkım daha yaşadık. Hâlâ ‘riskli alan’ ilan edilmiş yerlerde yıllardır gereğini yapmıyorsak, bu büyük acılardan hangi dersi çıkardığımızı sorgulamak zorundayız.” dedi. 13 YIL VE 9 YILI AŞKIN BEKLEYİŞ Gündoğdu Mahallesi’nde 774 binayı ve yaklaşık 4 bin 500 yurttaşı kapsayan 27 hektarlık alan, 26 Temmuz 2013’te yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile “riskli alan” ilan edildi. Gündoğdu, Emek, Yenidoğan ve Erenköy mahalleleri sınırlarındaki yaklaşık 66 hektarlık Küçük Sanayi Bölgesi de 11 Mart 2017’de Bakanlar Kurulu Kararı ile aynı statüye alındı. Arslan, konuyu ilk kez 19 Ekim 2023’te TBMM gündemine taşıdı. İlk önergesinin süresinde cevaplanmaması üzerine 2024’te sorularını yeniledi; sonuç alınamayınca 25 Aralık 2024’te bir kez daha Bakanlığa başvurdu. BAKANLIK: “RİSK BERTARAF EDİLMEDEN SÜREÇ SONLANDIRILAMAZ” Bakanlığın 29 Ocak ve 17 Nisan 2025 tarihlerinde verdiği cevaplarda mevzuat hükümleri anlatıldı ancak dönüşümün ne zaman başlayacağı ve tamamlanacağına ilişkin somut bir takvim ortaya konulmadı. Bakanlık buna karşılık, “alandaki risk durumu bertaraf edilmeden riskli alan sürecinin sonlandırılmasının mümkün olmadığını” bildirdi. Arslan, Bakanlığın bu cevabına dikkat çekerek: “Bakanlık riskin bertaraf edilmediğini söylüyor. Öyleyse Gündoğdu neden 13 yıldır, Küçük Sanayi neden 9 yılı aşkın süredir bekliyor? Risk devam ediyorsa yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini yıllardır belirsizlik içinde bırakmanın sorumluluğunu kim taşıyor?” diye sordu. ÖNCE “BAKANLIĞIN UHDESİNDE” DENİLDİ, ŞİMDİ BELEDİYE İŞARET EDİLİYOR Bakanlığın son cevabından yalnızca 11 gün sonra, 28 Nisan 2025’te AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için “Bakanlığın uhdesinde olan yerlerin çalışmasını yapıyoruz. Yakın zamanda orayla ilgili projeleri açıklayacağız” açıklamasını yaptı. Aradan yaklaşık 16 ay geçti. Son olarak 10 Ağustos 2026’da Küçük Sanayi esnafını ziyaret eden AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ise bu kez Odunpazarı Belediyesi’ni eleştirerek yerel yönetime “mazeret üretmeden hizmet üretme” çağrısında bulundu. Arslan, iktidar kanadından gelen açıklamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti: “Bir yıl önce iktidar milletvekili ‘Bakanlığın uhdesinde, projeleri yakında açıklayacağız’ diyor; bugün iktidarın il başkanı belediyeyi işaret ediyor. Sorumluluğu birbirine atmanın kimseye faydası yok. Eskişehir polemik değil, çözüm bekliyor. Proje nerede? Kaynak nerede? Uygulama nerede? Takvim nerede?” İKİ YENİ ÖNERGE: “ARTIK SOMUT TAKVİMİ AÇIKLAYIN” Aradan geçen yıllara, Bakanlığın cevaplarına ve yapılan açıklamalara rağmen sonuç alınamaması üzerine Arslan, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için iki ayrı yeni soru önergesi verdi. Bakan Kurum’a; bugüne kadar hangi somut çalışmaların yapıldığı, dönüşüm için ne kadar kaynak ayrıldığı, TOKİ veya ilgili idarelere yetki devri yapılıp yapılmadığı, risk analizlerinin güncellenip güncellenmediği ve yurttaşların can ve mal güvenliği için hangi tedbirlerin alındığı soruldu. Arslan, Bakanlıktan her iki bölge için de uygulama, finansman ve tamamlanma takvimini açıklamasını istedi. Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “17 Ağustos’u anmak yetmez; gereğini yapmak zorundayız. Depremden ders çıkarmak, tespit edilen riskleri yıllarca bekletmemektir. Gündoğdu 13 yıldır, Küçük Sanayi 9 yılı aşkın süredir bekliyor. Artık yeni söz değil; proje, kaynak ve takvim istiyoruz. İnsan hayatı siyasi polemiklerle, vaatlerle ve bürokratik gerekçelerle ertelenemez. Bakanlık sorumluluğunu yerine getirmeli, yıllardır bekleyen dönüşüm artık başlamalıdır. Bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

İMO Eskişehir’den Sert Uyarı: "Depremde Ne Yapacağız?" Haber

İMO Eskişehir’den Sert Uyarı: "Depremde Ne Yapacağız?"

Eskişehir Arifiye Mahallesi’nde kentsel dönüşüm kapsamında yapılan "kontrollü" yıkımda komşu binaların zarar görmesi ve trafiğin kilitlenmesi üzerine İMO’dan sert açıklama geldi. Şube Başkanı Oytun Gökten, "Tek bir binada bu tablo yaşanıyorsa, deprem anında ne yapacağız?" diye sordu. ​Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi’nde gerçekleştirilen bina yıkımı sırasında yaşanan aksaklıklar, Eskişehir’in yapı stoğu ve afet yönetimi planlarını yeniden tartışmaya açtı. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, yaşanan mağduriyetlerin ardından yaptığı basın açıklamasında, olayın sadece yerel bir kaza değil, "hayati bir hatırlatma" olduğunu vurguladı. ​"Kontrollü Yıkım Mağduriyete Dönüştü" ​Yıkım sırasında komşu binaların duvarlarının yıkılması ve ana arterlerin saatlerce trafiğe kapanmasına tepki gösteren Gökten, "Kontrollü olduğu iddia edilen bir işlemde bile sosyal hayat ve ulaşım bu denli felç oluyorsa, olası bir depremde yaşanacak senaryoyu düşünmek bile istemiyoruz" dedi. ​İMO’dan Kritik Uyarı: 1999 Öncesi Yapılara Dikkat! ​Açıklamada, kentsel dönüşüm stratejisinin sadece binaları yenilemek değil, afet anında şehrin damarları olan ulaşım yollarını açık tutmak olduğu belirtildi. İMO Eskişehir Şubesi, şu kritik çözüm önerilerini sıraladı: ​Öncelikli Dönüşüm: Ana ulaşım hatları üzerindeki özellikle 1999 öncesi yapılar, ulaşım güvenliği için öncelikli olarak dönüştürülmelidir.​Alternatif Güzergâhlar: Şehir trafiğini destekleyecek esnek ve afet senaryolarına uygun alternatif yol planlamaları hayata geçirilmelidir.​Mühendislik Yaklaşımı: Yıkım işlemleri, bitişik nizam yapılarda komşu binaların temel tipi, döşeme kotu ve taşıyıcı sistem analizleri yapılmadan başlatılmamalıdır.​"Yıkım Sadece Bir Yapıyı Ortadan Kaldırmak Değildir" ​Yıkım faaliyetlerinin teknik bir süreç olduğunun altını çizen Oytun Gökten, mühendislik yaklaşımının önemine değindi: ​"Yıkım işlemi; çevre yapıların statik güvenliğini ve kamusal alan emniyetini koruyacak bir planla yürütülmelidir. Sorumlu kurumların koordinasyonu ve teknik incelemeler sonucunda belirlenen yöntemler uygulanmalıdır." ​"Can Güvenliğinin Takipçisiyiz" ​Mağdur olan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten İMO Eskişehir Şube Başkanı, halkın can güvenliğini korumak adına teknik doğruları söylemeye devam edeceklerini vurguladı.

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi? Haber

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki okul, pansiyon ve öğretmenevi binalarının deprem güvenliğiyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi. “Bu risk ne zamandır biliniyor?” Arslan, verdiği önergelerde şu soruların açık ve net biçimde yanıtlanmasını istedi: Eskişehir’de hangi okul ve kurum binaları için deprem performans analizi yapıldı? Bu analizler hangi tarihlerde hazırlandı? Riskli olduğu değerlendirilen binalar hangileri? Riskli olduğu iddia edilen yapılarda hizmet neden sürdürüldü? “Eğer risk tespiti yapılmışsa, bu durum ne zamandır biliniyordu?” diye soran Arslan, sürecin zaman çizelgesinin açıklanmasını istedi. “Neden eğitim-öğretim başlamadan önlem alınmadı?” Arslan, güçlendirme, tahliye ve yıkım süreçlerinin neden eğitim-öğretim dönemleri başlamadan tamamlanmadığını da sorguladı. “Planlama neden zamanında yapılmadı? Neden son dakika kararlarıyla öğrenciler ve veliler belirsizlik içinde bırakıldı?” “Can güvenliği konusunda ihmale izin verilemez” Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve kamu çalışanlarımızın can güvenliği konusunda en küçük bir ihmal dahi kabul edilemez. Risk varsa gereği derhal yapılmalıydı. Gecikmenin sorumluluğu açıklığa kavuşturulmalıdır.” “İki Bakanlık da açıklama yapmak zorundadır” Konunun hem Milli Eğitim Bakanlığı’nı hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Arslan, şu çağrıyı yaptı: “Bu süreç tüm yönleriyle ortaya konulmalıdır. Risk tespit tarihi ile alınan kararlar arasındaki süre kamuoyuna açıklanmalıdır.” Arslan, Eskişehir’deki tüm eğitim yapılarının güvenliği sağlanana kadar süreci Meclis zemininde takip edeceklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.