SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yeraltı Suyu

Porsuk Haber Ajansı - Yeraltı Suyu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeraltı Suyu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesinden Hayati Uyarı! Haber

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesinden Hayati Uyarı!

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şubesi, son dönemde kamuoyunda yer alan deprem riski ve zemin değerlendirmelerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Yönetim Kurulu Başkanı Oytun Gökten tarafından yapılan açıklamada; il veya ilçe ölçeğinde yapılan "zemini sağlam" ya da "zemini elverişsiz" şeklindeki genel söylemlerin bilimsel bir karşılığının bulunmadığı vurgulandı. "Aynı Cadde Üzerindeki İki Parselin Zemin Davranışı Bile Farklıdır" Açıklamada, deprem riskinin; zemin, yapı ve deprem tehlikesinin bir arada değerlendirilmesini gerektiren çok disiplinli bir mühendislik konusu olduğu belirtildi. Yürürlükteki deprem yönetmeliklerinin her yapı için parsel bazında zemin ve temel etüdünü zorunlu kıldığı hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi: "Aynı mahallede, aynı cadde üzerinde hatta yan yana bulunan iki parsel dahi farklı jeolojik özelliklere, yeraltı suyu koşullarına ve deprem davranışına sahip olabilmektedir. Zemin davranışının bu kadar kısa mesafelerde değişebildiği bilimsel olarak ortaya konulmuşken, il veya ilçe ölçeğinde yapılacak genellemelerin mühendislik açısından sağlıklı bir dayanağı bulunmamaktadır." Eskişehir İçin Yerel Zemin ve Alüvyon Uyarısı Türkiye'nin son 100 yılda 7 ve üzeri büyüklükte 14 büyük deprem yaşadığına dikkat çekilen açıklamada; İzmit, Düzce, Van, Elazığ ve Kahramanmaraş depremlerindeki can ve mal kayıplarının büyük bölümünün genç alüvyon çökeller üzerine kurulu vadi tabanlarında meydana geldiği ifade edildi. Eskişehir'in de alüvyon zemin yapısı, yeraltı suyu seviyesi ve geniş vadi yapısı nedeniyle yerel zemin davranışlarının titizlikle incelenmesi gereken kentlerden biri olduğu hatırlatıldı. Bu durumun bir korku unsuru değil, doğru şehir planlaması için bilimsel bir zorunluluk olduğunun altı çizildi. Güvenli Yapı İçin Dört Temel Unsur İMO Eskişehir Şubesi, yapı güvenliğinin yalnızca zemin türü ya da yalnızca bina kalitesi üzerinden tek taraflı değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Dayanıklı ve güvenli bir yapının ancak şu dört unsurun birleşimiyle mümkün olacağı belirtildi: Doğru Parsel Bazlı Zemin Etüdü Doğru Mühendislik Tasarımı Doğru Malzeme Kullanımı Doğru Saha Uygulaması ve Denetim "Yanlış Güven Duygusu veya Gereksiz Endişe Yaratılmamalı" TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, uzmanlık alanı dışındaki kişilerin yapacağı genel açıklamaların toplumda yanlış bir güven duygusu ya da gereksiz bir panik havası oluşturabileceği uyarısında bulundu. Deprem gibi hayati konularda jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendisliği disiplinleri ile akademisyenlerin ve meslek odalarının ortak aklıyla hareket edilmesinin şart olduğu ifade edildi.

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki Haber

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarını eleştirdi. Çiftçinin maliyetler altında ezildiğini belirten Ölce, "Açıklanan rakamlar üreticiyi hüsrana uğrattı, üreticinin içi kan ağlıyor" dedi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, yaptığı yazılı açıklamada ton başına buğday için 16 bin 500 lira, arpa için ise 12 bin 750 lira olarak belirlenen fiyatların, artan girdi maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı. Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalmıştır. Ton başına 16 bin 500 lira buğday, 12 bin 750 lira arpa fiyatı açıklanmıştır. Desteklerle birlikte rakamların yükseldiği ifade edilse de üreticinin içi kan ağlıyor. Çiftçi bu sene 85-86 liraya kadar çıkan mazotla üretim yaptı. Gübre fiyatları geçen senenin çok çok üstünde. Tohum, ilaç, işçilik maliyetleri ortada dayanılmaz boyutlara ulaştı. Buna rağmen çiftçiye verilen fiyat, alın terinin karşılığı değil. Açıklanan 16 lira 50 kuruşluk fiyat, üreticiyi koruyan değil, üreticiyi hüsrana sürükleyen bir fiyattır. Buğdayın kilogram fiyatı en az 23-24 lira seviyesinde olmalıydı. Herkes biliyor. Çiftçi para kazanamıyor. Kazanan gübre bayisi, kazanan akaryakıt şirketleri, kazanan aracılar ve tüccarlar. Kaybeden ise toprağa emek veren çiftçi. Türkiye'nin dört bir yanında ekilmeyen tarlalar artmakta. İnsanlar maliyetleri karşılayamadıkları için üretimden çekilmekte. Bu tablo sadece çiftçinin değil, ülkenin gıda güvenliğinin de tehlikeye girdiğini göstermekte. Mustafa Kemal Atatürk, "Üreten köylü milletin efendisidir" demişti. Ülkemizde tarımda faaliyet gösteren insan sayısı her geçen yıl azalıyor. Tarımda çalışanların yaş ortalaması 60 yaşına ulamış durumda. Bu durum gençlerin tarıma ilgi göstermediğini gösteriyor. Gençler de 'tarımda para yok' deyip konuyu kapatıyorlar. Dönelim konumuza. Bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle üreticiler umutlanmıştı. Ancak açıklanan fiyatlar o umudu tuzla buz etti. Çiftçi ürününe değil, borcuna çalışır hale getirildi. Borcu olmayan çiftçi yok. Dünyanın gelişmiş ülkeleri üreticisini desteklerken, Türkiye'de üretici kaderine terk edilmekte. Anahtar Parti olarak bu duruma çok tepkiliyiz. Acilen tarımsal üretimi artıracak projeler hayata geçirilmelidir. Bir diğer önemli sorun ise yeraltı suyu uygulamaları. Edindiğimiz bilgilere göre Eskişehir'de kuyulara su saati zorunluluğu getirildi. Ancak üreticilerden alınan ücretlere rağmen kartların halen teslim edilmediği ifade edilmektedir. Mahsul su beklemekte. Önümüzdeki günlerde sorun çözülmezse ürünler kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Biz kaçak ve kontrolsüz su kullanımına karşıyız. Ancak üreticiyi mağdur eden, tarımı sekteye uğratan uygulamalara da karşıyız. Çiftçinin üretim yapabilmesi her zaman ön planda tutulmalıdır. Bugün ülkemizde siyasetin gündeminde mutlak butlan tartışmaları var. Anadolu'da ise çiftçinin gördüğü fiyatlar mutlak noksandır. Çiftçi siyaset değil, adil fiyat istiyor. Çiftçi ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istemekte. Anahtar Parti olarak üreticimizin yanında olmaya, bu adaletsizliğin karşısında durmaya devam edeceğiz. Çünkü çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.