SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yaşam Mücadelesi

Porsuk Haber Ajansı - Yaşam Mücadelesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Mücadelesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi Haber

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, AKP’nin emeklileri harçlık veremedikleri torunlarına bile mahcup hale getirdiğine dikkat çekti. Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli iktidar tarafından bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Birde dalga geçer gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” dedi. Milyonlarca emeklinin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğüne dikkat çeken CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 4 bin liralık emekli ikramiyesinin erken yatacak olmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘müjde’ olarak duyurulmasına da tepki gösterdi. Açlık sınırı altında yaşayan emeklilere, bayram ikramiyesi olarak verilecek 4 bin liralının emeklinin hiçbir ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini ifade eden Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “BAYRAMDA MİSAFİRLERE İKRAMLIK ALABİLMEK ARTIK EMEKLİNİN HAYALLERİNİ SÜSLÜYOR” İktidarın ekonomik krizin yükünü emeklilerin omuzlarına bıraktığını belirten Başevirgen, “Milyonlarca emekli açlık sınırının altındaki maaşlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Buna rağmen iktidar bayram ikramiyesinde bile artış yapmıyor. AKP’nin emekliyi gözden çıkardığı artık saklanamaz bir gerçek. Emeklinin yaşadığı hayat pahalılığını görmezden geldikleri yetmezmiş gibi birde dalga geçer gibi 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyorlar” dedi. Başevirgen, 4 bin liralık ikramiyenin marketlerde, pazarda hiçbir karşılığının kalmadığını vurgulayarak, “Bugün sıradan bir market alışverişi bile binlerce lirayı bulmuş durumda. Bu ikramiyeyle emeklinin bayram alışverişi yapması mümkün değil. Bayramda misafirlere ikramlık alabilmek ise artık emeklinin hayallerini süslüyor” dedi. “EMEKLİLERİMİZ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” Emeklilerin artık bayram harçlığı veremedikleri torunlarına bile mahcup hale geldiğini dile getiren Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” ifadelerini kullandı.

Emekli Yediği Ayazın Acısını Unutmaz! Haber

Emekli Yediği Ayazın Acısını Unutmaz!

Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, emeklilere verilecek olan bayram ikramiyeleri ile yaşanan tartışmalara istinaden bir basın açıklaması yaptı. TÜED Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yıl 2018. Emekli maaş kayıpları yaşıyor. Artık bu kayıplar oldukça hissedilir bir hâl alıyor. Buna bir çözüm bulmak gerekir. Ne yapalım? Ne yapalım? Buldum, emekliye bu kayıplarını unutturacak ilave para verelim. Adı da ikramiye olsun. Peki, ne kadar olsun? Kayıpları kadar olsun. Yani iki dinî bayramda 1000’er lira olsun. Tamam, formül bulundu. Emekliye bayram öncesi 1000’er lira ikramiye verilecek. Bu andan sonra her şey değişti. ‘İyi, güzel de bu ikramiyeler bütçeye yük getirmeye başladı.’ ‘16 milyon emekli de çok fazla.’ ‘Emekli bu rakamla sürdürülebilir değil.’ ‘Emekliyi iyi besliyoruz.’ ‘Emekli uzun yaşıyor.’ ‘Emekliye düzenli maaş ödüyoruz, daha ne olsun.’ ‘Çevresel durumumuzdan dolayı bu dönem ikramiyelere zam yapamıyoruz.’ Yarın ‘ikramiyeleri veremiyoruz, hatta maaşları da veremiyoruz’ derlerse sürpriz olur mu? Hükûmet emekliden intikam alıyor. İşkence yapıyor. Yavaş yavaş öldürüyor. Kendi ekonomik ve siyasi hatalarının bedelini emeklilere, çalışanına, memuruna ödetiyor. Emekli, yediği ayazın acısını unutmaz. Emekliler her geçen gün daha zor koşullarda yaşam mücadelesi vermektedir. Gerekli adımlar atılmazsa daha ağır tablolar ortaya çıkacaktır. Toplumun tüm kesimlerinin emeklilere sahip çıkması gerekir. Asıl çözüm, kalıcı yasal düzenlemeler yapılmasındadır. Mevcut sistem, emeklileri belirsizlik ve çaresizlik içinde bırakmaktadır. Emeklilerin maaşları ve alacakları keyfî uygulamalara bağlı olmamalıdır. Geçmişte uygulanan sistemler daha adildi. Eskiden emekli maaşları daha güçlü yasal güvencelere sahipti. En düşük emekli aylığı belirli standartların altına düşmezdi. Bu düzenlemeler kaldırıldı ve sistem zayıflatıldı; bu sisteme artık Sosyal Güvenlik Sistemi demek anlamsız. Emekli maaşlarının yeniden kanuni güvence altına alınması gereklidir."

Dakikada 21 Yeni İcra Dosyası! Haber

Dakikada 21 Yeni İcra Dosyası!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşın bankalara olan toplam borcunun 6 trilyon 315 milyar lirayı aştığını, sadece bir buçuk ayda borçların 242 milyar lira arttığını açıkladı. Gürer, 2025’te vatandaşın ödediği faizin 1,2 trilyon liraya ulaştığını, 4,2 milyon kişinin takibe düştüğünü ve icra dosyalarının 24,3 milyona çıktığını belirterek “Vatandaş borçla ayakta duruyor, bankalar kâr rekoru kırıyor” dedi. “VATANDAŞIN BORCU BİR BUÇUK AYDA 242 MİLYAR 818 MİLYON TL ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de milyonlarca insan emeğiyle değil, borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Rakamlar ortada ve tablo her geçen gün daha ağırlaşıyor. 2026 yılının 13 Şubat haftası itibarıyla vatandaşın bankalara olan kredi ve kredi kartı borcu 5 trilyon 948 milyar 456 milyon TL’ye ulaştı. Buna 265 milyar 852 milyon TL takipteki kredi ve kredi kartı borcu ile 101 milyar TL varlık yönetim şirketlerine devredilmiş borç eklendiğinde, toplam borç 6 trilyon 315 milyar 308 milyon TL’ye çıkmış durumda. Oysa daha 2 Ocak 2026 haftasında toplam borç 6 trilyon 72 milyar 490 milyon TL idi. Yani sadece yaklaşık bir buçuk ayda vatandaşın borcu 242 milyar 818 milyon TL arttı. Bu artış, yüzde 4’e yaklaşan bir yükseliş demektir. Yılın daha ilk haftalarında ortaya çıkan bu tablo, borç sarmalının hız kesmediğini açıkça göstermektedir,” dedi. “VATANDAŞ FAİZE ÇALIŞIYOR” 2025 yılı sonunda vatandaşın bireysel krediler için ödediği faizin 719 milyar 879 milyon TL, kredi kartları için ödediği faizin ise 502 milyar 343 milyon TL olduğunu, toplam faiz ödemesinin 1 trilyon 222 milyar 222 milyon TL’ye ulaştığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir yıl önce, 2024 sonunda bu tutar 856 milyar 614 milyon TL idi. Yani vatandaşın bankalara ödediği faiz sadece bir yılda yüzde 42 oranında arttı. Bakın, 1 trilyon 222 milyar liralık faiz; birçok bakanlığın toplam bütçesini aşan bir tutardır. Vatandaşın cebinden çıkan para bu,” diye konuştu Gürer, “Aynı dönemde bankaların 2025 yılı sonundaki kârı 940 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleşti. Vatandaş borç batağında, faiz yükü altında ezilirken; bankalar neredeyse 1 trilyon liraya yaklaşan kâr açıklıyor,” dedi. “43,6 MİLYON KİŞİ KREDİ KULLANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bireysel kredi kullanan kişi sayısı 2025 yılında yaklaşık 1,8 milyon artarak 43,6 milyon kişiye ulaştı. Türkiye’nin yetişkin nüfusunun çok büyük bir bölümü kredi kullanır hâle gelmiş durumda. Ortalama kredi bakiyesi ise 136 bin TL,” şeklinde konuştu. Gürer, “Bu ne demek? Her kredi kullanan vatandaşın sırtında ortalama 136 bin liralık borç var demektir. Asgari ücretle geçinmeye çalışan bir yurttaş için bu rakam, yıllık gelirinin önemli bir kısmına denk gelmektedir. 2025 yılında 2 milyon 114 bin 107 kişi bireysel kredi ya da kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe alındı. 2024 yılı sonunda bu sayı 1 milyon 859 bin 843 kişiydi. Yani bir yılda takibe düşen kişi sayısında yaklaşık 254 bin kişilik artış yaşandı,” dedi. Gürer ayrıca, güncel olarak takipte olan vatandaş sayısı 4 milyon 207 bin 174 kişiye çıktığını ve bu rakamın birçok ilin nüfusundan daha fazla insanın borcunu ödeyemediği anlamına geldiğini ifade etti. “İCRA DOSYALARI BÜYÜYOR” 21 Şubat 2026 tarihi itibarıyla, yılın daha ikinci ayı dolmadan icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 1 milyon 539 bin 602 olduğunu ve derdest, yani hâlen işlemde olan toplam dosya sayısının ise 24 milyon 295 bin 54’e yükseldiğini belirten Gürer, “Geçen yıl aynı tarihte, 21 Şubat 2025’te derdest dosya sayısı 22 milyon 557 bin 957 idi. Yani bir yılda yaklaşık 1 milyon 737 bin dosya artışı yaşandı. Bu artış, yaklaşık yüzde 7,7’lik bir yükselişe işaret ediyor. Bu dosyaların her biri bir aile demektir, bir esnaf demektir, bir işçi demektir,” diye konuştu. Gürer, “21 Şubat 2026 itibarıyla icra daireleri tarafından 982 araç satışa çıkarıldı. Aynı tarihte sulh hukuk ve icra daireleri tarafından 1094 daire satışa çıkarıldı. Bu sadece bir günün ya da bir haftanın değil, ekonomik tablonun somut yansımasıdır. İnsanlar arabasını, evini kaybetme noktasına gelmiş durumda” diyerek yaşan sürece tepki gösterdi. Gürer ayrıca her dakika 21 icra dosyası geldiğini de belirterek durumun artık bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir ekonomik krize dönüştüğünü, milyonlarca ailenin icra tehdidi altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. “BU TABLO YÖNETENLERİ DÜŞÜNDÜRMELİDİR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de ekonomik sorunlar sadece enflasyon rakamlarından ibaret değildir. Bu sorunlar, vatandaşın bankalara olan 6,3 trilyon liralık borcunda, 1,2 trilyon liralık faiz ödemesinde, 4,2 milyon kişinin takibe düşmesinde ve 24 milyonu aşan icra dosyasında somutlaşmıştır. Vatandaş borçla yaşamaya mahkûm edilmemelidir. Gelir artmadan, üretim güçlenmeden, adil bir bölüşüm sağlanmadan bu tablo değişmez. Bankaların kâr rekorları kırdığı; vatandaşın ise faiz ve icra kıskacında ezildiği bu düzeni değiştireceğiz. İnsanca, hakça bir düzen kuracağız,” dedi.

Emekliler Hak Etmediği Bir Hayatı Yaşıyor Haber

Emekliler Hak Etmediği Bir Hayatı Yaşıyor

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, düzenlemenin emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğu çözmekten uzak olduğunu söyledi. Türkiye’de emeklilerin ekonomik koşullar nedeniyle her geçen gün daha ağır bir yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Dilbaz, artan hayat pahalılığı, barınma krizi, kira fiyatları ve gıda maliyetleri karşısında açıklanan rakamın gerçeklikle bağdaşmadığını ifade etti. “BU RAKAM GEÇİM SAĞLAMAZ” En düşük emekli maaşının 20 bin lira olarak belirlenmesinin emekliler arasında ciddi bir öfke yarattığını belirten Dilbaz, “Bu ülkede yıllarca prim ödemiş, uzun süre çalışmış, alın teriyle ülkenin kalkınmasına katkı sunmuş insanlar var. Buna rağmen emekliler, hak ettikleri bir yaşamdan çok uzak bir tabloya mahkûm ediliyor” dedi. “SORUN SADECE RAKAM DEĞİL, ADALETSİZLİK” Emekliler arasındaki gelir eşitsizliğine dikkat çeken Dilbaz, sorunun yalnızca maaşın düşük olması olmadığını vurgulayarak, “Neden hâlâ ‘en düşük emekli maaşı’ diye bir kavram konuşuluyor? İnsanların ödediği primlerin karşılığı neden tam olarak verilmiyor? Bu adaletsizlik daha ne kadar sürecek?” diye sordu. “EMEKLİLER HAK ETMEDİĞİ BİR YAŞAMI YAŞIYOR” Mevcut ekonomik düzenin emeklileri hak etmedikleri bir hayata zorladığını ifade eden Dilbaz, “20 bin lira, bugünkü şartlarda bir geçim ücreti değildir. Emekliler temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyor. Bu öfkeyi dindirmek, bu yarayı kapatmak kolay değil” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.