SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yaşam Kalitesi

Porsuk Haber Ajansı - Yaşam Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı’nda Engelsiz Ve Yaş Dostu Bir Kent İçin Çalışmalar Sürüyor Haber

Odunpazarı’nda Engelsiz Ve Yaş Dostu Bir Kent İçin Çalışmalar Sürüyor

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen çalışmalar, özel gereksinimli bireylerden yaşlılara, çocuklardan ailelere kadar geniş bir kesimin yaşamına dokunuyor. Bir kentin yaşam kalitesi yalnızca yolları, parkları, binaları ya da meydanlarıyla ölçülmüyor. Çocukların kendilerini güvende hissettiği, özel gereksinimli bireylerin sosyal yaşamın içinde yer alabildiği, yaşlıların yalnızlaşmadan hayatın içinde kalabildiği bir kent de yaşam kalitesi yüksek bir kent olarak öne çıkıyor. Odunpazarı Belediyesi, Belediye Başkanı Kazım Kurt’un sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, engelli ve yaşlı bireylerin kent yaşamına eşit ve aktif biçimde katılabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nden engelsiz kreşe, Koca Çınar Yaşam Merkezlerinden yaşlı bakım ve Alzheimer merkezlerine uzanan hizmetler, yalnızca bakım ihtiyacına değil; sosyalleşme, üretme, öğrenme, güvenli yaşam ve ailelerin desteklenmesi gibi farklı ihtiyaçlara da yanıt veriyor. “ÇOCUĞUM EVE MUTLU GELİYOR” Odunpazarı Belediyesi’nin Yenikent Mahallesi’ndeki Seramik Park içerisinde hizmet veren Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi, özel gereksinimli çocuklar ve bireyler için yalnızca eğitim verilen bir merkez olmanın ötesinde, bir yaşam alanı niteliği taşıyor. Merkezde özel gereksinimli bireylerin sosyalleşmesi, iletişim kurması, fiziksel gelişimlerinin desteklenmesi, bireysel becerilerinin ve özgüvenlerinin geliştirilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştiriliyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde düzenlenen el becerisi atölyelerinde bilişsel ve zihinsel gelişimin desteklenmesinin yanı sıra paylaşma ve dayanışmanın artırılması hedefleniyor. Merkezin aileler açısından taşıdığı anlam ise çocukların merkezden mutlu ayrılmasıyla daha da belirginleşiyor. Özel gereksinimli çocukların aileleri için çocuklarının güvenli bir ortamda bulunması kadar arkadaşlarıyla vakit geçirebilmesi, üretmesi, eğlenmesi ve sosyal hayatın içinde yer alması da büyük önem taşıyor. Merkezde düzenlenen Engelsiz Yaz Okulu da bu anlayışın önemli örneklerinden biri oldu. 7- 12, 13-17 ve 17 yaş üstü gruplara yönelik gerçekleştirilen yaz okulunda çocuklar; seramik, resim, yaratıcı drama, spor, müzik ve ritim atölyelerine katıldı. Geziler ve çeşitli etkinliklerle desteklenen programda çocuklar hem yeni beceriler kazandı hem de arkadaşlarıyla birlikte keyifli zaman geçirdi. Ancak Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nin çalışmaları çocuklarla sınırlı kalmadı. AİLELERE DE NEFES ALANI AÇILIYOR Özel gereksinimli bireylerin aileleri, özellikle de anneleri için sosyal hayata katılabilmek ve kendilerine zaman ayırabilmek de en az çocuklarının eğitim süreçleri kadar önem taşıyor. Bu ihtiyaçtan hareketle Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nde özel gereksinimli bireylerin annelerine yönelik çalışmalar da gerçekleştiriliyor. Sanat, spor, mutfak, yaratıcılık ve psikososyal gelişim alanlarında düzenlenen atölyeler, anneleri hem üretim hem de sosyal paylaşım süreçlerinde bir araya getiriyor. Programlarda annelerin yeni beceriler edinmelerinin yanı sıra duygu ve düşüncelerini paylaşabilecekleri, sosyal bağlarını güçlendirebilecekleri ortamlar oluşturuluyor. Psikolojik danışman eşliğinde gerçekleştirilen psikososyal çalışmalarla da annelerin psikolojik iyi oluşlarının desteklenmesi, günlük yaşam içerisinde kendilerine ait alanlar oluşturabilmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Böylece sosyal belediyecilik, yalnızca özel gereksinimli bireye verilen bir hizmet olmaktan çıkıyor; bakım sürecinin önemli bir parçası olan aileyi de kapsıyor. ENGELSİZ YAŞAM DAHA ÇOCUKLUKTA BAŞLIYOR Odunpazarı Belediyesi’nin özel gereksinimli çocuklara yönelik hizmetlerinden biri de Ahmet Ara Engelsiz Gündüz Bakımevi ve Kreşi. Eskişehir’de belediyeler tarafından hayata geçirilen ilk engelli kreşi olan merkezde, 3-6 yaş arasındaki Down sendromlu, otizmli ve zihinsel engelli çocuklara eğitim ve öğretim hizmeti veriliyor. Çocuklar 3 saatlik grup eğitimlerinden yararlanırken, sosyal becerilerinin gelişmesine yönelik çeşitli etkinliklere de katılıyor. Sanat etkinliklerinden masa çalışmalarına, bahçede gerçekleştirilen üretimlerden beceri çalışmalarına kadar farklı uygulamalarla çocukların gelişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor. Dönem içerisindeki eğitimlerin yanı sıra özel gereksinimli çocukların yaz dönemini de eğitici ve keyifli geçirebilmeleri amacıyla Engelsiz Yaz Okulu düzenleniyor. YAŞ ALMAK, HAYATTAN KOPMAK ANLAMINA GELMİYOR Odunpazarı Belediyesi’nin sosyal hizmet anlayışının bir diğer önemli ayağını ise yaşlı bireylere yönelik çalışmalar oluşturuyor. Odunpazarı Belediyesi, 60 yaş ve üzeri bireylerin sosyal yaşamın içerisinde aktif biçimde yer almaları, sosyalleşmeleri ve yaşam kalitelerinin artırılması amacıyla iki ayrı Koca Çınar Yaşam Merkezi ile hizmet veriyor. Emek Mahallesi’nde, Zümrüt Parkı içerisinde bulunan Koca Çınar Yaşam Merkezi ile Gültepe Mahallesi Üniversite Evleri’nde bulunan Koca Çınar Yaşam Merkezi, yaşlı bireylerin günlerini sosyal, kültürel ve fiziksel etkinliklerle değerlendirebilecekleri yaşam alanları olarak faaliyet gösteriyor. Koca Çınar Yaşam Merkezlerinde bireylerin günlük vital ölçümleri yapılırken; el becerileri ve el sanatları, resim, tiyatro, hafıza oyunları ve kütüphane gibi kültürel faaliyetler gerçekleştiriliyor. Psikolojik destek ile sağlıklı yaşlanmaya yönelik aktivite ve eğitim çalışmaları da merkezlerin hizmetleri arasında yer alıyor. Merkezde kıdemli vatandaşların üretmeleri, sosyalleşmeleri ve keyifli zaman geçirmeleri amacıyla çeşitli aktiviteler düzenleniyor. Böylece Koca Çınar Yaşam Merkezleri, yaşlı bireyler için yalnızca günün geçirildiği merkezler değil; arkadaşlıkların kurulduğu, üretimin ve paylaşımın sürdüğü, yaş almanın sosyal hayattan kopmak anlamına gelmediği yaşam alanları olarak öne çıkıyor. BAKIM İHTİYACINA 7 GÜN 24 SAAT YANIT Odunpazarı Belediyesi’nin yaşlı bireylere yönelik hizmetleri, gündüzlü sosyal yaşam merkezleriyle sınırlı değil. Vadişehir Mahallesi’nde hizmet veren Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi, 55 yaş ve üzerindeki kıdemli vatandaşlara 7 gün 24 saat yatılı bakım hizmeti sunuyor. 6 bin metrekarelik alanda hizmet veren merkez, 135 yatak kapasitesi ve 56 odasıyla yaşlı bireylerin güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri amacıyla tasarlandı. Merkezde hemşire, acil tıp teknisyeni, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının yanı sıra yaşlı bakım personeli ve mutfak personeli görev yapıyor. Sağlık birimi tarafından yaşlı bireylerin düzenli sağlık kontrolleri ve takibi gerçekleştirilirken, sosyal ve kültürel etkinliklerle de yaşamın yalnızca bakım boyutundan ibaret olmaması sağlanıyor. Başkan Kazım Kurt’un da farklı dönemlerde merkezi ziyaret ederek burada yaşayan kıdemli vatandaşlarla bir araya gelmesi, belediyenin yaşlı hizmetlerine verdiği önemin görünür örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. ALZHEİMER HASTALARI VE AİLELERİ YALNIZ BIRAKILMIYOR Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkabilen en önemli sorunlardan biri olan Alzheimer konusunda da Odunpazarı’nda kapsamlı bir hizmet modeli oluşturuldu. Dr. Nurten-Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi, 108 kişilik kapasitesiyle Alzheimer hastalarının yanı sıra ailelerinin de bakım sürecinde desteklenmesini amaçlıyor. 4 bin 136,50 metrekarelik alan üzerine kurulan üç katlı merkezde, hastaların sosyal, fiziksel ve bilişsel ihtiyaçlarına yönelik etkinlik alanları ile güvenli ve konforlu konaklama birimleri bulunuyor. Merkezin önemli özelliklerinden biri de ağır bakım gereksinimi bulunan hastalara yönelik palyatif servisinin bulunması. Etkinlik alanlarında ise hastaların sosyal yaşama katılımlarının artırılması, fiziksel hareketliliklerinin desteklenmesi ve bilişsel becerilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Üstelik Vadişehir Mahallesi’nde Alzheimer Merkezi’nin, Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi ve Ahmet Ara Engelsiz Gündüz Bakımevi ve Kreşi ile aynı bölgede bulunması, farklı yaş ve ihtiyaç gruplarına yönelik hizmetlerin bir arada sunulmasına olanak sağlıyor. ENGELSİZ KENT, YALNIZCA BİNALARDAN OLUŞMUYOR Odunpazarı Belediyesi’nin engelli ve yaşlı bireylere yönelik yaklaşımı, merkez ve bakım hizmetlerinin de ötesine uzanıyor. Engelsiz parklar, erişilebilirlik çalışmaları, yönlendirme ve bilgilendirme tabelaları ile belediye personeline yönelik işaret dili eğitimleri, kent yaşamının farklı noktalarında erişilebilirliği artırmaya yönelik çalışmalar arasında yer alıyor. Çünkü engelsiz bir kent; yalnızca özel olarak tasarlanmış bir merkezin kapısından içeri girebilmek değil, sokağa çıktığında parka ulaşabilmek, yönlendirmeleri anlayabilmek, belediyede iletişim kurabilmek ve kentin sunduğu sosyal yaşamın tamamından yararlanabilmek anlamına geliyor. SOSYAL BELEDİYECİLİK HAYATIN HER YAŞINA DOKUNUYOR Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen bu çalışmaların ortak noktası, engelli ve yaşlı bireyleri yalnızca “hizmet alan” kişiler olarak görmemesi. Bir çocuk için bu; arkadaşlarıyla oyun oynayabilmek, seramik yapabilmek, sahneye çıkabilmek ve eve mutlu dönebilmek anlamına geliyor. Bir anne için; çocuğunun güvende olduğunu bilirken kendisine de zaman ayırabilmek… 60 yaşını geçmiş bir yurttaş için; evinden çıkıp arkadaşlarıyla sohbet edebilmek, üretmek, öğrenmek ve sosyal yaşamın içerisinde kalabilmek… Alzheimer hastası ve ailesi için ise güvenli bir bakım ortamına ve profesyonel desteğe ulaşabilmek… Kazım Kurt’un sosyal belediyecilik anlayışı, bu farklı ihtiyaçları aynı hizmet anlayışı içerisinde buluşturuyor. Odunpazarı Belediyesi, çocukluktan yaşlılığa uzanan yaşamın farklı dönemlerinde, özel gereksinimli bireyleri, yaşlıları ve ailelerini kentin sosyal hayatının dışında bırakmayan bir hizmet anlayışını sürdürüyor. Çünkü engelsiz ve yaş dostu bir kent, yalnızca belirli gruplar için değil; herkes için daha yaşanabilir bir kent anlamına geliyor.

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor'' Haber

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor''

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikalarına, özelleştirme kararlarına ve ekonomik verilere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Son yayımlanan kararname ile 13 otoyol ve 2 köprünün özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösteren Demir, kamu varlıklarının ve milli değerlerin korunması amacıyla Türkiye genelinde imza kampanyası başlattıklarını duyurdu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin daha önce otoyol ve köprü özelleştirmelerine ilişkin iddiaları yalanladığını hatırlatan Hasan Demir, gelinen noktada bu kamu varlıklarının 30 yıllığına devredilmesinin önünün açıldığını vurguladı.İl Başkanı Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin bir haberle ilgili müdahalesi olmuştu. O dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili bir fizibilite çalışması yaptırılmış ve bu çalışma siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna yansımıştı. Ancak ilgili birim, çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek söz konusu haberlerin önüne geçmeye çalışmıştı. Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda. Şuradaki tabloyu göstermek istiyorum. Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz. Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor. Biz bu tabloyu 2007'den bu yana Türk milleti olarak yaşıyoruz. Hatırlarsınız, kamu iktisadi teşekküllerinin peyderpey özelleştirilmeye başlandığı dönemde de itirazlarımızı toplumla paylaşmıştık. O zaman da şunu söylemiştik: Kamu iktisadi teşekkülleri, bu ülkenin kuruluşundan itibaren atalarımızın büyük fedakârlıklarla meydana getirdiği kuruluşlardır. Bunlar yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir. Aynı zamanda piyasayı düzenleyen, piyasada ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı denge sağlayabilecek fabrikalar ve üretim tesisleridir. Maalesef bunları çok düşük rakamlarla elden çıkardık. Bugün bunun sonuçlarını enflasyon verileriyle açık bir şekilde yaşadığımızı düşünüyoruz. Bugün "Elde avuçta ne kaldı?" diye baktığımızda birkaç kuruluşumuz, topraklarımız, kamuya ait arsalarımız, arazilerimiz, otoyollarımız ve köprülerimiz kaldığını görüyoruz. Şimdi bunların da aynı tablo içerisinde karşımıza çıktığını görüyoruz. Ülke, Züğürt Ağa filminde olduğu gibi parça parça peşkeş çekiliyor arkadaşlar. Biz bu sürecin önüne geçmek ve Türk toplumuna ait olan her unsuru yeniden Türk toplumuna kazandırmak zorundayız. Geleceğimizi doğru şekillendirmek ve Türk toplumunun yaşam kalitesini yükseltmek istiyorsak bunu yapmakla mükellefiz. Şimdi sizinle bir tablo daha paylaşacağım. Bu tabloda an itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bulunuyor ancak mesele yalnızca Mehmet Şimşek meselesi değildir. Burada Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesinden bugüne kadar yaşanan bazı ekonomik gelişmeler gösteriliyor. Döviz kurlarının, akaryakıt fiyatlarının ve asgari ücretin yaklaşık üç yıllık süreçte geldiği nokta bu tabloda yer alıyor. Tabloda da görüyorsunuz. Mehmet Şimşek göreve geldiğinde dolar 20 lira 96 kuruş seviyesindeymiş. Şu anda 48 lira 49 kuruş. Yani üç yıl içerisinde döviz kurunda yüzde 131'lik bir artışla karşı karşıyayız. Akaryakıt fiyatlarına baktığımızda motorinde yüzde 358, benzinde ise yüzde 262'lik bir artış olduğunu görüyoruz. Aynı dönemde asgari ücretteki artış ise yüzde 230 seviyesinde. Peki bütün bunlar yaşanırken Türk toplumunun çalıştığından ve kazandığından ne kadar vergi çıktı? Bunu da aynı tabloda görüyoruz. Üç yıllık süre içerisinde Türk toplumunun cebinden 29,34 trilyon lira vergi toplandı. Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden devletin hazinesine ve bütçesine aktarıldı. Buna karşılık yaşadığımız ekonomik değişim de biraz önce gösterdiğim tabloda açıkça görülüyor. Bugün esnaf kan ağlıyor. İşçi kan ağlıyor. Emekli kan ağlıyor. Herkes mevcut ekonomik durumdan muzdarip. Cezalar almış başını gidiyor. Üç yıldır Mehmet Şimşek yönetimindeki maliye politikaları kapsamında esnaf üzerinde ciddi bir baskı olduğunu düşünüyoruz. Kuruşun dahi kaçmaması anlayışıyla hesaplar bloke ediliyor ve esnafın çalışma imkânları sınırlandırılıyor. Zaman zaman birtakım kolaylıklar getiriliyor ve bunlar "af" olarak kamuoyuna sunuluyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada esnafımızın, çalışanımızın, emeklimizin ve hemen hemen bütün sektörlerde faaliyet gösteren vatandaşlarımızın büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Biz ilk günden beri bunu söylüyoruz. 2001 ekonomik krizinin ardından, 2002 yılında yaşanan hükümet değişikliğinden bugüne geçen 24 yıllık süreçte mevcut iktidarın Türk toplumunu üretimden giderek uzaklaştırdığını düşünüyoruz. Türkiye'nin üretimden uzaklaştırılması, ülkemizi dışarıya daha bağımlı hale getiriyor. Toplumun yaşam kalitesi her geçen gün biraz daha aşağıya çekiliyor. İnsanlar artık zorunlu ihtiyaçları dışında harcama yapmamak için hayatlarını yeniden şekillendirmek zorunda kalıyor. Buradan bir kez daha hükümetimize ve devletimize sesleniyoruz: Bu toplumun yaşadığı ekonomik yaraları, insanları sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz. Bugün ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade ediyoruz. Ortaya çıkan tablo, giderek sosyal yardımlara bağımlı hale getirilen bir toplum yapısını beraberinde getiriyor. Biz Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceğiz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Eskişehir'de de yaklaşık iki ay önce yine özelleştirme kapsamında bazı sağlık kuruluşlarına ait araziler gündeme gelmişti. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından bu özelleştirme kararları iptal edildi. Amiyane tabirle vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar. Biz aynı sonucu biraz önce paylaştığım tabloda yer alan kamu varlıkları konusunda da görmek istiyoruz. Çünkü bu tabloda ülkenin geleceği açısından doğru bir sonuç görmüyoruz. Bizim açımızdan bu tablo, bu ülkenin ve milletin kazanımlarının birilerinin cebine aktarılması anlamına geliyor. Buna müsaade etmemek adına Zafer Partisi İl Başkanlığı olarak tüm Türk milletini sağduyuya ve harekete davet ediyoruz. Bu kapsamda Zafer Partisi olarak imza kampanyamızı başlattık. Kamu iktisadi teşekkülleri başta olmak üzere köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalması amacıyla bir çalışma yürüteceğiz. Topladığımız imzaları başta valilerimize, ardından devletimizin ilgili makamlarına sunacağız. Türk toplumu hiçbir şart altında fakirliği ve yoksulluğu hak etmiyor. Ancak 24 yıldır yaşananların sonucunda, tabiri caizse, emdiğimiz süt burnumuzdan geliyor. Artık yeter. Toplumun da yaşananları gördüğünü düşünüyoruz. Önümüze konulacak ilk sandıkta bunun sonucunun açık bir şekilde görüleceğine inanıyoruz. Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz. Kurulacak ilk millî hükümette Zafer Partisi, liyakat ve adalet anlayışıyla ülkenin yeniden tesis edilmesi için üzerine düşeni yapacak ve Cumhuriyetin yeniden Türk milletinin iradesiyle yönetilmesi için mücadele edecektir."

Eskişehir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, Danışanların Hayata Yeniden Katılımını Destekliyor Haber

Eskişehir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, Danışanların Hayata Yeniden Katılımını Destekliyor

Eskişehir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRM), ağır ve kronik ruhsal hastalıklarla yaşayan bireylerin yalnızca tedavi süreçlerine değil; sosyal yaşamdan iş hayatına kadar hayatın her alanına yeniden kazandırılması için aralıksız çalışıyor. Merkezde psikiyatri, psikoloji ve sosyal hizmet alanlarındaki profesyonel desteğin yanı sıra çok yönlü eğitimler, atölyeler ve sosyal faaliyetlerle danışanların yaşam kalitesi zirveye taşınıyor. ​Merkezde görev yapan Uz. Dr. Ceyda Deniz Semiz, temel amaçlarının şizofreni, bipolar duygulanım bozukluğu ve şizoaffektif bozukluk gibi kronik ruhsal rahatsızlıklarla yaşayan bireylere kapsamlı bir kalkan sunmak olduğunu belirtti. İyileşmenin sadece tıbbi belirtilerin azalmasından ibaret olmadığını vurgulayan Semiz; kişinin işlevselliğini artırmasının, toplumda yeniden yer edinmesinin ve kendi değerini yeniden hissetmesinin bu sürecin en kritik parçaları olduğunu ifade etti. ​"Amacımız Bireylerin Yeniden Hayata Katılımını Sağlamak" ​Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2011 yılından bu yana hizmet veren Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri, yürütülen rehabilitasyon çalışmalarıyla danışanların eski becerilerini geri kazanmasını sağlıyor. ​Uygulanan bu modelin hastaneye yatış sayı ve sürelerinde yaklaşık yüzde 70'e varan azalma sağladığını belirten Uz. Dr. Ceyda Deniz Semiz, bunun hem danışanlar hem de aileleri için devasa bir kazanım olduğunun altını çizdi. ​Merkezde danışanlara sunulan başlıca imkânlar arasında şunlar yer alıyor: ​Uzman Sağlık Desteği: Ücretsiz psikiyatri uzmanı görüşmeleri ve bireysel takip. ​Sosyal ve Sanatsal Atölyeler: El sanatları, resim, spor, drama ve Fransızca dersleri. ​Kariyer ve Eğitim: EKPSS hazırlık kursları. ​Öz Bakım ve Sağlık: Haftalık kuaför hizmeti ve ayda iki kez diyetisyen eşliğinde metabolik sağlık danışmanlığı. ​Günlük İhtiyaçlar: Danışanlara sunulan ücretsiz öğle yemeği imkânı. ​Ev Ziyaretleri ve Üretim Odaklı Atölyeler ile Yalnız Değiller ​Merkez ekibi, ailelerin onayıyla periyodik ev ziyaretleri gerçekleştirerek danışanların ev ortamındaki durumlarını yakından takip ediyor. Güne "Günaydın" toplantılarıyla başlayan merkezde, iletişim ve yaşam becerilerini geliştiren grup çalışmalarına yer veriliyor. ​Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde düzenlenen kursların yanı sıra, merkezin bahçesinde kurulan sera ve meyve ağaçları sayesinde danışanların üretim sürecine aktif katılımı sağlanıyor. Doğa ile bağ kuran bireyler; piknik, gezi ve doğum günü kutlamaları gibi etkinliklerle sosyal hayata güvenle adapte oluyor. ​Psikolojik Destek ve Sosyal Haklara Erişim Rehberliği ​Merkezde görev yapan Psikolog Şehriban Bağdat, stres yönetimi, öfke kontrolü, iletişim becerileri ve problem çözme konularında bireysel ve grup terapileri uygulayarak danışanların günlük yaşam zorluklarıyla baş etmelerini kolaylaştırdıklarını belirtti. ​Sosyal Hizmet Uzmanı Fadime Kınık ise danışanların engelli kimlik kartı, engelli aylığı, istihdam olanakları ve malulen emeklilik gibi sosyal haklara erişim süreçlerinde aktif rol oynadıklarını ifade etti. ​Eskişehir TRM'ye Nasıl Başvurulur? ​Merkezden destek almak isteyenler için başvuru kanalları oldukça esnek: ​Aile hekimleri, ​Hastanelerin psikiyatri poliklinikleri, ​Sosyal bakım kurumlarının yönlendirmeleriyle başvuru yapılabileceği gibi, bireyler ve aileleri doğrudan başvurma imkânına da sahip. ​Uz. Dr. Ceyda Deniz Semiz, ruhsal rahatsızlıkların bireyi tek başına tanımlayamayacağını vurgulayarak şu anlamlı mesajı paylaştı: ​"Yardım istemek bir teslimiyet değil, kişinin kendisine sahip çıkmasıdır. Bizler yardım için buradayız, sizleri bekliyoruz."

"Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi" İçin Düğmeye Basıldı! Haber

"Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi" İçin Düğmeye Basıldı!

Eskişehir’de özel gereksinimli bireyler ve aileleri için dönüm noktası olacak bir projenin ilk adımları atıldı. Odunpazarı Kaymakamlığı ile Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilmesi planlanan "Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi" Projesi, Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a sunuldu. Proje, özellikle yetişkin otizmli bireylerin toplumsal hayata kazandırılmasında model bir rol oynayacak. Projenin Detayları Vali Erdinç Yılmaz’a Sunuldu Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ve Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürü Murat Sertsöz tarafından gerçekleştirilen kapsamlı sunumda, projenin teknik ve sosyal detayları masaya yatırıldı. Valilik makamındaki sunuma İl Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Şube Müdürü Dr. Nurullah Seyidoğlu ve Odunpazarı İlçe Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt da katılarak süreç hakkında Vali Yılmaz’a bilgi verdi. Otizmli Bireyler İçin "Toplumsal Yaşam Laboratuvarı" Kuruluyor Pilot uygulama olarak Eskişehir'de hayata geçirilmesi planlanan Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi, sıradan bir bakım merkezi olmanın çok ötesine geçiyor. Kompleks yapıda şu alanların yer alması planlanıyor: Mesleki Eğitim Atölyeleri: Otizmli bireylerin kendi ilgi ve yeteneklerine uygun iş kollarında eğitim alması sağlanacak. Hareket ve Spor Eğitimi: Bireylerin fiziksel gelişimleri ve koordinasyonları desteklenecek. Müzik ve Sanat Terapi Alanları: Sanatın iyileştirici gücü kullanılarak rehabilitasyon süreçleri hızlandırılacak. Toplumsal Yaşam Laboratuvarı: Bireyler, günlük yaşam becerilerini kimseye ihtiyaç duymadan, bağımsız bir şekilde bu laboratuvarda deneyimleyerek geliştirecek. Aileler Unutulmadı: Aile Destek ve Eğitim Merkezi (ADEM) geliyor Proje sadece özel bireyleri değil, onların en büyük destekçisi olan aileleri de kapsıyor. Merkez bünyesinde kurulacak olan ADEM (Aile Destek ve Eğitim Merkezi) sayesinde: Ailelere yönelik psikososyal destekler sunulacak. Uzmanlar eşliğinde danışmanlık ve rehberlik hizmeti verilecek. Özel eğitim süreçlerine dair aile içi eğitim faaliyetleri yürütülerek hem bireylerin hem de ailelerinin yaşam kalitesi maksimum seviyeye çıkarılacak. Vali Yılmaz: "Engelli Bireylerin Yaşamına Değer Katacak" Yetişkin otizmli bireylerin üretime katılan, sosyal yaşamda aktif rol alan ve bağımsız yaşayabilen bireyler olarak topluma kazandırılmasını hedefleyen projeye Vali Yılmaz'dan tam destek geldi. Sunum sonrası açıklamalarda bulunan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, projenin sosyal kapsayıcılığı güçlendireceğini belirterek: "Engelli bireylerimizin ve ailelerinin yaşamına doğrudan değer katacak, onları sosyal ve ekonomik hayatın içine çekecek bu çalışma son derece önemli. Emeği geçen, projeye katkı sunan tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi.

Sarıcakaya'da "Köyümüzde Şenlik Var" Rüzgarı Haber

Sarıcakaya'da "Köyümüzde Şenlik Var" Rüzgarı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen ve her yıl çocukların yaz neşesine neşe katan “Köyümüzde Şenlik Var” etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. Çifteler ilçesinden sonra şenliğin ikinci durağı Sarıcakaya ilçesi oldu. Sarıcakaya ESMEK Hizmet Binası’nın arkasında gerçekleştirilen şenliğe, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katılarak çocukların coşkusuna ve mutluluğuna ortak oldu. “ÇOCUKLARIN YÜZÜNDEKİ TEBESSÜM EN BÜYÜK UMUDUMUZ” Rengarenk aktivitelerin, oyunların ve atölyelerin yer aldığı şenlik alanında çocuklarla tek tek ilgilenen ve onlarla birlikte etkinliklere katılan Başkan Ayşe Ünlüce, geleceğin teminatı olan miniklerin yüzünü güldürdü. Şenlik alanındaki ziyaretinin ardından ESMEK binasındaki kursiyer kadınları da unutmayan Başkan Ünlüce, kursiyerlerle sohbet etti. Şenlikte gerçekleştirdiği konuşmada fırsat eşitliğine vurgu yapan Başkan Ayşe Ünlüce, şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın neşesi ve mutluluğuna ortak olduk. Çocukların yüzündeki tebessüm, geleceğe dair en büyük umudumuz. Bu şehrin tüm çocuklarının sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetlere eşit şekilde ulaşabilmesi için çalışmaya devam ediyoruz. Bu güzel şenliğin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyor, çocuklarımızın neşesinin hiç eksilmediği güzel yarınlar diliyorum.” ​Ayrıca şenlik alanında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek A.Ş. tarafından üretilen simit, Belkent A.Ş. tarafından ise dondurma, patlamış mısır katılımcılara ücretsiz olarak dağıtıldı. 500 YILLIK MİRAS DEĞERLENDİRİLDİ Sarıcakaya’daki yoğun ve coşkulu programın ardından Eskişehir’e dönüş yolunda İğdir Mahallesi’nde kısa bir mola veren Başkan Ünlüce, Mahalle Muhtarı Mehmet Sadık Kaya ile bir araya gelerek bölgede yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Sakarya Vadisi’nin bereketli ve tarihi topraklarında yer alan İğdir'in üretim gücüne ve binlerce yıllık geçmişine dikkat çeken Başkan Ünlüce, mahallede bulunan yaklaşık 500 yıllık anıt zeytin ağacını bu kadim toprakların en değerli mirası olarak nitelendirdi. Başkan Ünlüce, İğdir’i üretim, yaşam kalitesi, turizm potansiyeli ve kırsal kalkınma hamleleriyle örnek bir mahalle haline getirmek için muhtar ve mahalle sakinleriyle iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. MAYISLAR MAHALLESİ’NDE KISA BİR MOLA Başkan Ünlüce, daha sonra Mayıslar Mahallesi’ne konuk oldu. Köy kahvesinde mahalle sakinleriyle bir araya gelen Başkan Ünlüce, hemşehrileriyle çay eşliğinde vatandaşların taleplerini ve önerilerini dinledi. ŞENLİK COŞKUSU DİĞER İLÇELERDE DEVAM EDECEK Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tüm çocukları ve ailelerini yazın tadını hep birlikte çıkarmaya davet etti. "Köyümüzde Şenlik Var" programının önümüzdeki günlerdeki takvimi ise şöyle: Günyüzü – 19 Haziran, Mahmudiye – 22 Haziran, Mihalıççık – 23 Haziran, Beylikova – 24 Haziran ve Han – 29 Haziran.

Tepebaşı’nda Parkların Yüzde 60’ında Bakım İşleri Tamamlandı Haber

Tepebaşı’nda Parkların Yüzde 60’ında Bakım İşleri Tamamlandı

Tepebaşı Belediyesi, yağışların sona ermesi ve hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ilçe genelindeki park ve yeşil alanlarda bakım çalışmalarını hızlandırdı. Parkların yaklaşık yüzde 60’ında çim biçme işlemleri tamamlanırken, Başkan Ahmet Ataç çalışmaların mevcut yeşil alanlarımıza zarar vermeden, teknik gereklilikler ve iş güvenliği gözetilerek sürdürüldüğünü belirtti. Tepebaşı Belediyesi, yağışların sona ermesi ve hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ilçe genelindeki park ve yeşil alanlarda çim biçme ve peyzaj çalışmalarını yoğunlaştırdı. Ekiplerin hızlı ve planlı çalışmasıyla Tepebaşı’ndaki parkların yaklaşık yüzde 60’ında çim biçme işlemleri tamamlandı. Tepebaşı Belediyesi ekipleri, ilçe genelindeki park, yeşil alan ve ortak kullanım alanlarında bakım çalışmalarını sürdürüyor. Son günlerde etkili olan yağışların ardından hava koşullarının uygun hale gelmesiyle birlikte çim biçme, yabani ot temizliği ve peyzaj düzenleme çalışmaları hız kazandı. Çalışmalar Parkların Yüzde 60’ında tamamlandı Çalışmalar hakkında değerlendirmede bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, yeşil alan bakımının doğa koşullarının uygunluğu ile ilgili olduğuna dikkat çekerek, “Ekiplerimiz, yağışların dinmesi ve zeminin uygun hale gelmesiyle birlikte çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Şu ana kadar parklarımızın yaklaşık yüzde 60’ında çim biçme işlemleri tamamlandı. Kalan alanlarda da program dâhilinde çalışmalarımız sürecek” dedi. “Yağışlı Havada Ve Islak Zeminde Çim Biçmek Doğru Değil” Yağışlı havalarda ve ıslak zeminde çim biçmenin doğru bir uygulama olmadığını vurgulayan Başkan Ataç, “Islak zeminde yapılan biçme işlemi çim dokusuna zarar verir. Aynı zamanda çalışanlarımız ve ekipmanlarımız açısından da iş güvenliği riski oluşturur. Bu nedenle çalışmalarımızı yeşil alanlarımıza zarar vermeden, emeği ve iş güvenliğini gözeterek, en uygun hava ve zemin koşullarında yürütüyoruz. Burada mesele ihmal değil; teknik gerekliliklere ve iklim koşullarına uygun hareket etme sorumluluğudur” ifadelerini kullandı. Kişi Başına 12,41 Metrekare Yeşil Alan Tepebaşı’nın yeşil alan varlığı bakımından güçlü bir ilçe olduğunu belirten Başkan Ataç, şunları söyledi: “Tepebaşı’nda kişi başına düşen yeşil alan miktarı 12,41 metrekareye ulaştı. İlçemiz genelinde 600’ün üzerinde parkımız bulunuyor. Toplam yeşil alan büyüklüğümüz ise 2 milyon 471 bin 514 metrekareye ulaştı. Bu tablo, Tepebaşı’nın yalnızca yapılaşan değil; nefes alan, çocuklara, gençlere, yaşlılara ve tüm canlılara yaşam alanı sunan bir kent anlayışıyla büyüdüğünü gösteriyor. Bugün ulaştığımız bu seviye, yıllardır sürdürdüğümüz planlı, halkçı, insan odaklı ve çevreci belediyecilik anlayışının bir sonucudur. Tepebaşı’nı daha yeşil, daha yaşanabilir ve yaşam kalitesi yüksek bir kent parçası haline getirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Parklarımızı, yeşil alanlarımızı ve ortak yaşam alanlarımızı koruyarak, kentimizin yaşam kalitesini artıran hizmetleri titizlikle sürdüreceğiz.” Çalışmalar Program Dâhilinde Sürecek Tepebaşı Belediyesi ekiplerinin, ilçe genelindeki çim biçme ve peyzaj çalışmalarını hava ve zemin koşullarına bağlı olarak program dâhilinde sürdüreceği bildirildi.

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor Haber

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmaya yönelik yol haritası ele alındı. Çalıştayda, halkın iklim değişikliği algısını ortaya koyan anket sonuçları değerlendirilirken, İklim Eylem Merkezi kapsamında yurttaşların sesini karar alma süreçlerine daha güçlü yansıtacak yeni yerel yönetişim modelleri tartışıldı. Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmak ve sivil katılımı güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürüyor. “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi” kapsamında gerçekleştirilen “Halka Yönelik Farkındalık Anketi Sonuçlarının Değerlendirilmesi Çalıştayı”, Eskişehir Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı Büyük Salonu’nda yapıldı. Yerel yönetimin farklı birimleri, basın temsilcileri, sivil toplum kuruluşları (STK), meslek odaları ve üniversitelerin yoğun katılım gösterdiği çalıştay, yerel iklim yönetişimini güçlendirmek adına çok sesli bir platform sundu. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen ve 2025 yılında tamamlanan Sivil Katılım Projesi kapsamında Eskişehir’de kurulan İklim Eylem Merkezi için kapsamlı bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayda, merkezin etkin şekilde faaliyet göstermesi amacıyla halkın görüş, öneri ve taleplerinin kentteki iklim kararlarında nasıl daha güçlü yansıtılabileceği üzerine modeller değerlendirildi. Oturumlarda ayrıca katılımcı yönetişim yöntemleri, basın ve yurttaşla kurulabilecek iş birliği kanalları ile merkezin yürüteceği örnek programlar detaylı şekilde ele alındı. Çalıştayın açılışında projenin ve iş birliğinin önemine değinen İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, belediyenin vizyonunu şu sözlerle aktardı: “Bizler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca çevresel bir konu olarak değil; aynı zamanda sosyal adalet, halk sağlığı, kent planlaması ve yaşam kalitesi meselesi olarak görüyoruz. İklim krizi gerçeğini görmezden gelmiyor, geleceğimizi korumak için kararlı adımlar atıyoruz. Bu nedenle proje kapsamında hazırlanan 1x1 kilometre çözünürlüklü risk haritaları, 2030 projeksiyonları, uyum ve azaltım stratejileri ile bilimsel veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir’i iklim dostu bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız.” TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise konuşmasında, iklim krizine karşı dirençli kentler oluştururken teknik, bilimsel ve veriye dayalı strateji geliştirmenin gerekliliğine dikkat çekerek ilerleyen aşamalarda halkın sürece aktif katılımının önemini vurguladı: “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Ataç, “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Kentte planlanan 4. grup madencilik faaliyetlerinin ise Eskişehir’in ekolojik sorunlarını derinleştireceğini ifade eden Ataç, orman ve su varlıkları ile tarımsal üretimin bu süreçten olumsuz etkileneceğini söyledi. Aynı zamanda iklim krizinin etkileri değerlendirilirken, bu tehditlerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Toplumsal bir ortak akıl arayışı olarak kurgulanan buluşmada geliştirilen öneriler, Eskişehir'in iklim kriziyle mücadelesinde yeni bir yol haritası sunuyor. Çalıştay çıktılarının, İklim Eylem Merkezi faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sunması ve Eskişehir’in iklim değişikliğiyle mücadelesini çok daha kapsayıcı hale getirmesi amaçlanıyor.

"Eskişehir Sempozyumu" Başladı! Haber

"Eskişehir Sempozyumu" Başladı!

Eskişehir’in tarihi, sanayisi ve kültürel mirası bilimsel bir mercekle ele alınıyor. Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın katılımıyla açılışı yapılan Eskişehir Sempozyumu, şehrin 10 büyük paydaşını bir araya getirdi. ​Eskişehir Valiliği öncülüğünde; belediye, üniversiteler ve meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen "Eskişehir Sempozyumu", Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde düzenlenen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Şehrin köklü geçmişinden stratejik geleceğine kadar pek çok konunun ele alınacağı sempozyum, Eskişehir’in "ortak akıl" ile yönetilme iradesini gözler önüne seriyor. ​10 Kurumdan Dev İş Birliği ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın himayelerinde gerçekleşen sempozyum; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ, ESTÜ, ETO, ESO, ETB, Esnaf Odaları Birliği ve OSB Başkanlığı gibi şehrin lokomotifi olan 10 paydaşın ortaklığıyla hayata geçirildi. ​Açılış konuşmasında bu birlikteliğin önemine dikkat çeken Vali Yılmaz, "Bu sempozyum sadece akademik bir etkinlik değil, Eskişehir’in geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etme iradesidir" dedi. ​Tarihten Havacılığa: Eskişehir’in Yol Haritası ​Sempozyum kapsamında 42 ana tema altında Eskişehir’in potansiyeli değerlendirilecek. Vali Yılmaz, konuşmasında şehrin öne çıkan değerlerini şu başlıklarla vurguladı: ​Manevi Miras: Yunus Emre, Nasrettin Hoca ve Seyit Battal Gazi’nin şehre kattığı değerler. ​Tarihi Dokular: Karacahisar Kalesi, Frigya Bölgesi ve Sivrihisar Ulu Camii. ​Sanayi ve Teknoloji: Havacılık endüstrisi ve nadir toprak elementleri alanındaki stratejik çalışmalar. ​Sosyal Kimlik: Güvenli şehir kimliği ve yüksek yaşam kalitesi. ​Geleceğe Bilimsel Işık ​Eskişehir’in sanayi ve üretimdeki öncü rolünün, bilimsel verilerle desteklenerek daha ileriye taşınması hedefleniyor. Sempozyum süresince sunulacak bildiriler, şehrin gelecekteki kalkınma planları için bir "yol haritası" niteliği taşıyacak. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara ve bir önceki dönem Valisi Hüseyin Aksoy’a teşekkür ederek, sempozyumun şehir için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Etkinlik, açılış töreninin ardından düzenlenen panel ve oturumlarla hız kesmeden devam ediyor.

Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı ESO Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi Haber

Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı ESO Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi

Eskişehir’in geleceğine yön verecek ortak akıl buluşmalarından biri olan Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz başkanlığında, Eskişehir Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katıldı. Toplantıda, Eskişehir’in ekonomik ve sosyal kalkınmasına ivme kazandıracak stratejik başlıklar ele alındı. Platform kapsamında; Eskişehir Serbest Bölgesi’nin kurulması, Kuzey Çevre Yolu projesi, Eskişehir OSB’nin Gemlik ve Körfez limanlarına demiryolu bağlantısı, kooperatif modeliyle lojistik merkez ve depo alanlarının oluşturulması ile THY ve hızlı tren seferlerinin artırılması konuları değerlendirildi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, şehirlerin gelişiminde birlik ruhunun belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Eskişehir, güçlü kurumları ve üretken insan kaynağıyla çok özel bir şehir. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve iş dünyamız aynı masa etrafında buluştuğunda çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur. Bu platform, Eskişehir’in yarınlarına duyulan ortak sorumluluğun göstergesidir.” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise, “Şehrimizin kalkınması yalnızca belediyelerin ya da tek bir kurumun sorumluluğu değildir. Eskişehir için herkesin elini taşın altına koyduğu bir anlayışla hareket ediyoruz. Ortak akıl ve dayanışma kültürüyle kentimizi daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Eskişehir’imizi Yukarı Taşımak için İş Birliği Şart Toplantıya ev sahipliği yapan Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş da platformun önemine vurgu yaparak, “Eskişehir üretimin, bilimin ve girişimciliğin şehridir. Bu potansiyeli daha yukarı taşımak için iş birliği şart. Aynı hedefe odaklanan kurumlarımızla birlikte hareket etmek, yatırımcıya güven verir, şehre güç katar. Bu platform Eskişehir adına çok kıymetli bir adımdır.” dedi. Toplantı sonunda, Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, yaşam kalitesi ve stratejik konumuyla Türkiye’nin örnek kalkınma şehirlerinden biri olması adına iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.