SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yaşam Kalitesi

Porsuk Haber Ajansı - Yaşam Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor Haber

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmaya yönelik yol haritası ele alındı. Çalıştayda, halkın iklim değişikliği algısını ortaya koyan anket sonuçları değerlendirilirken, İklim Eylem Merkezi kapsamında yurttaşların sesini karar alma süreçlerine daha güçlü yansıtacak yeni yerel yönetişim modelleri tartışıldı. Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmak ve sivil katılımı güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürüyor. “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi” kapsamında gerçekleştirilen “Halka Yönelik Farkındalık Anketi Sonuçlarının Değerlendirilmesi Çalıştayı”, Eskişehir Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı Büyük Salonu’nda yapıldı. Yerel yönetimin farklı birimleri, basın temsilcileri, sivil toplum kuruluşları (STK), meslek odaları ve üniversitelerin yoğun katılım gösterdiği çalıştay, yerel iklim yönetişimini güçlendirmek adına çok sesli bir platform sundu. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen ve 2025 yılında tamamlanan Sivil Katılım Projesi kapsamında Eskişehir’de kurulan İklim Eylem Merkezi için kapsamlı bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayda, merkezin etkin şekilde faaliyet göstermesi amacıyla halkın görüş, öneri ve taleplerinin kentteki iklim kararlarında nasıl daha güçlü yansıtılabileceği üzerine modeller değerlendirildi. Oturumlarda ayrıca katılımcı yönetişim yöntemleri, basın ve yurttaşla kurulabilecek iş birliği kanalları ile merkezin yürüteceği örnek programlar detaylı şekilde ele alındı. Çalıştayın açılışında projenin ve iş birliğinin önemine değinen İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, belediyenin vizyonunu şu sözlerle aktardı: “Bizler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca çevresel bir konu olarak değil; aynı zamanda sosyal adalet, halk sağlığı, kent planlaması ve yaşam kalitesi meselesi olarak görüyoruz. İklim krizi gerçeğini görmezden gelmiyor, geleceğimizi korumak için kararlı adımlar atıyoruz. Bu nedenle proje kapsamında hazırlanan 1x1 kilometre çözünürlüklü risk haritaları, 2030 projeksiyonları, uyum ve azaltım stratejileri ile bilimsel veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir’i iklim dostu bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız.” TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise konuşmasında, iklim krizine karşı dirençli kentler oluştururken teknik, bilimsel ve veriye dayalı strateji geliştirmenin gerekliliğine dikkat çekerek ilerleyen aşamalarda halkın sürece aktif katılımının önemini vurguladı: “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Ataç, “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Kentte planlanan 4. grup madencilik faaliyetlerinin ise Eskişehir’in ekolojik sorunlarını derinleştireceğini ifade eden Ataç, orman ve su varlıkları ile tarımsal üretimin bu süreçten olumsuz etkileneceğini söyledi. Aynı zamanda iklim krizinin etkileri değerlendirilirken, bu tehditlerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Toplumsal bir ortak akıl arayışı olarak kurgulanan buluşmada geliştirilen öneriler, Eskişehir'in iklim kriziyle mücadelesinde yeni bir yol haritası sunuyor. Çalıştay çıktılarının, İklim Eylem Merkezi faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sunması ve Eskişehir’in iklim değişikliğiyle mücadelesini çok daha kapsayıcı hale getirmesi amaçlanıyor.

"Eskişehir Sempozyumu" Başladı! Haber

"Eskişehir Sempozyumu" Başladı!

Eskişehir’in tarihi, sanayisi ve kültürel mirası bilimsel bir mercekle ele alınıyor. Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın katılımıyla açılışı yapılan Eskişehir Sempozyumu, şehrin 10 büyük paydaşını bir araya getirdi. ​Eskişehir Valiliği öncülüğünde; belediye, üniversiteler ve meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen "Eskişehir Sempozyumu", Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde düzenlenen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Şehrin köklü geçmişinden stratejik geleceğine kadar pek çok konunun ele alınacağı sempozyum, Eskişehir’in "ortak akıl" ile yönetilme iradesini gözler önüne seriyor. ​10 Kurumdan Dev İş Birliği ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın himayelerinde gerçekleşen sempozyum; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ, ESTÜ, ETO, ESO, ETB, Esnaf Odaları Birliği ve OSB Başkanlığı gibi şehrin lokomotifi olan 10 paydaşın ortaklığıyla hayata geçirildi. ​Açılış konuşmasında bu birlikteliğin önemine dikkat çeken Vali Yılmaz, "Bu sempozyum sadece akademik bir etkinlik değil, Eskişehir’in geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etme iradesidir" dedi. ​Tarihten Havacılığa: Eskişehir’in Yol Haritası ​Sempozyum kapsamında 42 ana tema altında Eskişehir’in potansiyeli değerlendirilecek. Vali Yılmaz, konuşmasında şehrin öne çıkan değerlerini şu başlıklarla vurguladı: ​Manevi Miras: Yunus Emre, Nasrettin Hoca ve Seyit Battal Gazi’nin şehre kattığı değerler. ​Tarihi Dokular: Karacahisar Kalesi, Frigya Bölgesi ve Sivrihisar Ulu Camii. ​Sanayi ve Teknoloji: Havacılık endüstrisi ve nadir toprak elementleri alanındaki stratejik çalışmalar. ​Sosyal Kimlik: Güvenli şehir kimliği ve yüksek yaşam kalitesi. ​Geleceğe Bilimsel Işık ​Eskişehir’in sanayi ve üretimdeki öncü rolünün, bilimsel verilerle desteklenerek daha ileriye taşınması hedefleniyor. Sempozyum süresince sunulacak bildiriler, şehrin gelecekteki kalkınma planları için bir "yol haritası" niteliği taşıyacak. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara ve bir önceki dönem Valisi Hüseyin Aksoy’a teşekkür ederek, sempozyumun şehir için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Etkinlik, açılış töreninin ardından düzenlenen panel ve oturumlarla hız kesmeden devam ediyor.

Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı ESO Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi Haber

Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı ESO Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi

Eskişehir’in geleceğine yön verecek ortak akıl buluşmalarından biri olan Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz başkanlığında, Eskişehir Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katıldı. Toplantıda, Eskişehir’in ekonomik ve sosyal kalkınmasına ivme kazandıracak stratejik başlıklar ele alındı. Platform kapsamında; Eskişehir Serbest Bölgesi’nin kurulması, Kuzey Çevre Yolu projesi, Eskişehir OSB’nin Gemlik ve Körfez limanlarına demiryolu bağlantısı, kooperatif modeliyle lojistik merkez ve depo alanlarının oluşturulması ile THY ve hızlı tren seferlerinin artırılması konuları değerlendirildi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, şehirlerin gelişiminde birlik ruhunun belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Eskişehir, güçlü kurumları ve üretken insan kaynağıyla çok özel bir şehir. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve iş dünyamız aynı masa etrafında buluştuğunda çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur. Bu platform, Eskişehir’in yarınlarına duyulan ortak sorumluluğun göstergesidir.” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise, “Şehrimizin kalkınması yalnızca belediyelerin ya da tek bir kurumun sorumluluğu değildir. Eskişehir için herkesin elini taşın altına koyduğu bir anlayışla hareket ediyoruz. Ortak akıl ve dayanışma kültürüyle kentimizi daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Eskişehir’imizi Yukarı Taşımak için İş Birliği Şart Toplantıya ev sahipliği yapan Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş da platformun önemine vurgu yaparak, “Eskişehir üretimin, bilimin ve girişimciliğin şehridir. Bu potansiyeli daha yukarı taşımak için iş birliği şart. Aynı hedefe odaklanan kurumlarımızla birlikte hareket etmek, yatırımcıya güven verir, şehre güç katar. Bu platform Eskişehir adına çok kıymetli bir adımdır.” dedi. Toplantı sonunda, Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, yaşam kalitesi ve stratejik konumuyla Türkiye’nin örnek kalkınma şehirlerinden biri olması adına iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi Haber

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında kentin ekonomik geleceğine yön verecek önemli bir organizasyona imza attı. Nasıl Bir Ekonomi (NBE) gazetesi iş birliğiyle düzenlenen “Ekonomi 26 Paneli”, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Haller Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde; üretim, sanayi, ticaret ve yatırım vizyonu gibi Eskişehir’in bugününü ve yarınını şekillendirecek kritik başlıklar ele alındı. Etkinlik, iş dünyası ile yerel yönetimi aynı platformda buluşturarak dikkat çekti. Panelin açılış konuşmalarını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş yaptı. Programın moderatörlüğünü ise NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar üstlendi. Panele konuşmacı olarak; Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler ve NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ katıldı. Açılışta konuşan Başkan Ünlüce, “2026 Eskişehir Yılı”nın yalnızca kültür ve sanat projeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, ekonomik katkının da öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti. Ünlüce, bu doğrultuda Eskişehir Ticaret Odası başta olmak üzere çeşitli kurumlarla iş birliği içinde düzenlenen “26 indirim günleri” ile şehir ekonomisine canlılık kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti. Ünlüce, “Bu kadar kıymetli konuklarla bir araya gelerek hem Eskişehir’i hem ülkemizi hem de küresel ekonomiyi konuşma fırsatı bulduk. Bu, şehrimiz için çok özel bir gün.” dedi. Daha sonra konuşan NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş, “Biz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımızın bu konudaki düşüncelerinden ilham alarak böyle bir çalışma gerçekleştirmek istedik. Elbette şehirdeki önemli kurumlar, özellikle sanayi odası gibi yapılar tarafından çeşitli paneller düzenleniyor; ancak bu etkinlikler çoğunlukla kendi üyelerine yönelik oluyor. Biz ise bu bakış açısını şehrin geneline yaymayı amaçladık. Eskişehir’de yaşayan insanların şehre nasıl baktığını, ne düşündüğünü ve nasıl bir gelecek hayal ettiğini doğrudan kendilerinden dinlemek istedik. Kısacası, Eskişehir’de Eskişehirlilerle bir araya gelmeyi hedefledik. Bu düşünceyle böyle bir panel düzenledik. Katılım gösterdiğiniz ve bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde konuşan ETO Başkanı Metin Güler, iş dünyasının üç temel sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek enflasyon, yüksek finansman maliyetleri ve çalışma barışındaki bozulmaya dikkat çekti. Güler, 2026’nın ilk çeyreğinde enflasyonun yüzde 10’un üzerine çıktığını hatırlatarak, yılsonu hedeflerinin gerçekçi görünmediğini ifade etti. Kredi faizlerinin yüzde 48-49 seviyelerine ulaştığını vurgulayan Güler, bu durumun işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Artan maliyetler nedeniyle hem işverenin hem de çalışanların memnuniyetsiz olduğunu dile getiren Güler, “Bir yandan bizler birim başına maliyetlerimizi hesapladığımız zaman maalesef o çalışanımızın mutlu olduğu rakamlara ulaşamıyoruz. Bir yandan da çalışanlarımızın aldığı maaşlarla mutlu olma şansı maalesef şu an itibarıyla oluşmuyor. Bu şu demek, aslında mutsuz bir tablo çıktı ortaya. Mutsuz insandan ne kadar verim alabilirsiniz psikolojik olarak? Asıl hikâye burada bu. Şimdi ben zaman zaman düşünüyorum, acaba çalışanlarımız adına asgari ücrette tekrar bir revize olabilir mi? Ama artık bunu şu anda iş insanlarının üzerine yükleyerek de bunu yönetme şansınız kalmadı çünkü bizler de şu anda duvara toslatmış durumdayız. Bu anlamda maliyet açısından söylüyorum, rekabet gücümüzü kaybettik.” dedi. Panelistlerden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş da Eskişehir’in köklü sanayi geçmişine dikkat çekerek kentin tarihsel olarak üretim ve teknolojiyle geliştiğini vurguladı. Kesikbaş, 1970’li yıllarda hazırlanan sanayici bildirgesindeki sorunların büyük bölümünün bugün de geçerliliğini koruduğunu belirterek özellikle enflasyon, tarım politikaları, finansmana erişim ve planlama eksikliklerinin hâlâ çözülemediğini ifade etti. Sanayicilerin son yıllarda üretimde önemli çaba gösterdiğini ancak artan maliyetler ve sektörel dengesizlikler nedeniyle zorlandığını dile getiren Kesikbaş, plansız yatırımların ve kaynak israfının da ekonomik verimliliği düşürdüğünü söyledi. Konuşmasında genç nüfusun şehirde tutulmasının önemine de değinen Kesikbaş, “Artık teknoloji ve bilgi çağındayız. İşte burada o ikiz dönüşüm dediğimiz dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, bununla birlikte verimlilik, toplumsal dönüşüm, zihniyet dönüşümü, zihniyet açısından farklı bir bakış açısıyla yeni üretim teknikleri geliştirmek, bizim şehrimizin çocuklarına gerçekten iş bulabiliyor olmak, hatta üniversiteye eğitime gelmiş çocuklarımızı şehrimizde tutabiliyor olmak için hem yaratıcı endüstriler kısmında hem üretim kısmında hem teknolojik fabrikalar kısmında hem de yazılım kısmında gerçekten planlı yeni çalışmalar, yeni vizyon projeleri ortaya koymamız gerekiyor.” diye konuştu. EOSB Başkanı Nadir Küpeli, yaptığı konuşmada üretimin Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Üretmeden büyümenin ve güçlenmenin mümkün olmadığını ifade eden Küpeli, mevcut ekonomik koşullarda üretimi önceleyen bir yaklaşımın zorunluluk haline geldiğini belirtti. Kaynakların sınırlı, maliyetlerin yüksek ve teknolojik dönüşümün hızla devam ettiğine dikkat çeken Küpeli, bu süreçte üreticinin desteklenmesinin kritik olduğunu dile getirdi. Üretimin yalnızca gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını, asıl hedefin verimli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli üretim olması gerektiğini kaydeden Küpeli, birçok sektörde teorik kapasite ile fiili üretim arasında ciddi farklar bulunduğunu söyledi. Makinaların tam kapasite çalışabilecek durumda olmasına rağmen ekonomik şartlar nedeniyle üretimin çoğu zaman yüzde 70–80 seviyelerinde kaldığını belirten Küpeli, bunun maliyetleri artırarak rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Mevcut ekonomik ortamda yeni yatırımların ve teknolojik yenilenmenin zorlaştığını da dile getiren Küpeli, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılara ve artan risklere dikkat çekti. Bu nedenle üreticinin doğru teşvikler ve uzun vadeli politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Küpeli, konuşmasının sonunda üretimin kalkınmanın temel unsuru olduğunu belirterek, “Üretim yoksa kalkınma olmaz. Üretici güçlenmezse ekonomi ayakta kalamaz. Kapasite kullanılmazsa potansiyel gerçeğe dönüşemez.” ifadelerini kullandı. NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da, kentin üretim gücünün yanı sıra yaşam kalitesi ve dinamizmiyle de öne çıktığını belirtti. Eskişehir’in her yönüyle dikkat çeken bir şehir olduğunu ifade eden Güldağ, kente yalnızca üretim açısından bakılmaması gerektiğini vurgulayarak, aynı zamanda yaşayan, dinamik ve güçlü bir kent profili çizdiğini söyledi. Güldağ, üretim ile yaşam kalitesinin bir arada bulunmasının Eskişehir’i özel kıldığını dile getirdi. Kentin sahip olduğu altyapının önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Güldağ, bundan sonraki sürecin izlenecek politikalar ve küresel gelişmelerin doğru analiz edilmesine bağlı olduğunu ifade etti. Güldağ, küresel ölçekte yaşanan belirsizlikler ve rekabet ortamında dengeli ve akılcı adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir’in güçlü potansiyeline işaret eden Güldağ, “Doğru politikalarla bu kentin, Türkiye’nin yeni gelişim rotasında öncü şehirlerden biri olabileceğine inanıyorum. Bugün dünyada çok hızlı bir değişim ve ciddi bir belirsizlik ortamı yaşanıyor. Ancak tam da bu süreçte, Eskişehir’in öne çıkabilecek kentlerden biri olduğunu düşünüyorum. Bunun için de şehrin uluslararası bağlantılarını her alanda güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Eğer bu yönde doğru adımları atabilirsek, Eskişehir’in geleceğinin çok daha parlak olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce, Kesikbaş, Küpeli, Güler ve Güldağ’a değerli katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

ESOGÜ'de Pulmoner Rehabilitasyon Haftası Etkinliği Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de Pulmoner Rehabilitasyon Haftası Etkinliği Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde Pulmoner Rehabilitasyon Haftası etkinliği düzenlendi. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Anadolu Şube Başkanı Doç. Dr. Şenay Yılmaz’ın öncülüğünde, hastane poliklinikler girişinde düzenlenen etkinliğe Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ile Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. M. Sinan Erginel de katıldı. Doç Dr. Şenay Yılmaz pulmoner rehabilitasyon ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Kronik solunum hastalıkları sıklıkla nefes darlığı, yetersiz hava yolu temizliği, hava akımının kısıtlanması, solunum kasları ve diğer kaslarda fonksiyon bozukluğu, egzersiz toleransı ve aktivite düzeyinde azalma gibi problemlere yol açmaktadır. Bu hastalıklarda hastalığın tıbbi tedavisi uygun bir şekilde yapılsa dahi nefes darlığı ve diğer solunum bulguları şiddetlenebilmekte, egzersiz kapasitesinin azalmasıyla birlikte yaşam kalitesi düşmektedir. Pulmoner rehabilitasyon, söz konusu hastaların tıbbi tedavilerini desteklemek, fonksiyonel ve psikososyal durumlarını iyileştirmek için alanında uzman olan kişilerden oluşan bir ekip tarafından her bireyin ihtiyacına göre hazırlanan ve yürütülen kapsamlı bir müdahale programıdır. Pulmoner rehabilitasyon hizmetleri uzman hekim, fizyoterapist, solunum terapisti, diyetisyen, psikolog, hemşire ve iş-uğraşı terapistinin yer aldığı bir ekip ile yürütülür. Pulmoner rehabilitasyon üniteleri; göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastanelerinde bulunmaktadır. Programın, egzersiz eğitimi başta olmak üzere beslenme eğitimi, özyönetim eğitimi, sağlık davranış değişikliği gibi çeşitli bileşenleri bulunmaktadır. Program KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) başta olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları, nöromusküler hastalıklar, akciğer nakli öncesi ve sonrası, akciğer kanseri, akciğer tansiyonu, obezite ilişkili tüm akciğer hastalıklarında başarı ile uygulanmaktadır. Her yaş grubunun ihtiyacına göre hastanede yatırılarak, ayaktan takip ile ya da ev ortamında uygulanabilen bu programlar, çoğu zaman yüksek maliyetli cihazlara gerek duyulmadan yürütülebilmesi sayesinde geniş kitlelere ulaştırılabilmektedir. Uzaktan sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle, uygun hastaların bulundukları yerden katılabildiği tele-pulmoner rehabilitasyon programları da mümkün hale gelmiş, erişimi ve sürekliliği artırma potansiyeliyle önemli bir seçenek olarak öne çıkmıştır.”

Gıda Meselesi Sadece Rakam Meselesi Değildir! Haber

Gıda Meselesi Sadece Rakam Meselesi Değildir!

Gelecek Partisi Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Durmazlar, ülkenin ekonomik durumu ve açıklanan gıda enflasyonu rakamları ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Hüseyin Durmazlar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Gıda enflasyonu son beş yılda dünya genelinde %4 azalmasına rağmen ülkemizde 638 artarken arttı. Halkımızdaki yoksulluk ve gelir adaletsizliği öyle bir noktaya geldi ki; biz ekonomik verileri artık sayfalarda veya raporlarda değil, evdeki tencerede okunuyoruz. Grafiklerde değil, kasada ölçülüyor. Basın bültenlerinde değil, boş buzdolabında konuşuluyor. Bir tarafta her ay açıklanan rakamlar var. Diğer tarafta ise her gün yaşanan gerçekler var. Ve bu ikisi uzun süredir birbirine değmiyor. Bugün insanlara “enflasyon düşüyor” deniyor. Ama insanlar markete girdiğinde hâlâ “Neyi almaktan vazgeçeceğim?” soruyla dolaşıyor. Bu soru bir ekonomi sorusu değil. Bu soru bir yaşam kalitesi sorusudur. Geçinememek artık belli bir grubun sorunu değil. Asgari ücretli geçinemiyor. Emekli geçinemiyor. Yeni mezun geçinemiyor. Orta gelir dediğimiz kesim, “orta”yı çoktan kaybetti. İnsanlar artık: Ay sonunu değil, ayın ortasını hesaplıyor Gelecek planı değil, bugün nasıl idare ederim diye düşünüyor Ev almayı değil, kirayı nasıl öderim diye konuşuyor Çocuk yapmayı değil, acaba evlenebilecek miyiz diye kendilerine soruyorlar Bu tablo “geçici sıkıntı” değildir. Bu, kalıcı bir yoksullaşma düzenidir. Gıda fiyatları daha sert yükseliyor Kiralar maaşları soluyor. Artan faturalar sabit geliri eritiyor. Bu noktada mesele şu: Bir ülkede yılbaşında veya altı aylık sürelerde ücret artışı varsa ama refah artmıyorsa, orada yönetilen şey ekonomi değil, algıdır. Gıda meselesi ise sadece rakam meselesi değildir. Gıda meselesi ülkemizde kültürdür. Bu ülkede sofra kurmak bir değerdir. Misafir ağırlamak bir onurdur. Paylaşmak bir gelenektir. Ama bugün insanlar: Misafir çağırmadan önce bütçe hesaplıyor Sofrayı küçültmek zorunda kalıyor Sofra kurarken “Ayıp olmasın” ile “yetmiyor” arasında sıkışıyor. Bu sadece fakirleşme değildir. Bu, toplumsal hafızanın aşınmasıdır. Gelecek Partisi Eskişehir İl başkanlığı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığına ve TDK’ya çağrımız var. Biraz sonra sıralayacağımız cümleler; bu ekonomi yönetimi ve izlenen politikalar nedeniyle kaybolmaya yüz tutan cümlelerdir. Bu cümleler için bakanlık tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras – Ekonomik Nedenlerle Kullanımdan Kalkanlar” listesi oluşturularak korunsun. “Bugün seni krallar gibi ağırlayayım” “Bir dediğini iki etmeyeyim” “Bugün hesabı bana bırak” “Bugün misafirimsin” Liste oluşturulduktan sonra TDK bu ifadelerin altına şu notu düşsün: “Bu sözler geçmişte toplumsal refahın yüksek olduğu dönemlerde kullanılmıştır.”

Eskişehir’in Elektrik Sorunları TBMM’de Ele Alındı Haber

Eskişehir’in Elektrik Sorunları TBMM’de Ele Alındı

Eskişehir başta olmak üzere bölge illerinde yaşanan elektrik kesintileri ve altyapı sorunlarına ilişkin, TBMM’de Ayşen Gürcan’ın da katıldığı kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, Afyonkarahisar Milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven ve Hasan Arslan ile Bilecik Milletvekili Halil Eldemir katıldı. Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ adına ise Genel Müdür Fuat Celepci, Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Yalçın, Grup Müdürü Ahmet Ayaz ve İşletme Müdürü Aytaç Türker toplantıda yer aldı. Görüşmede, sahadan gelen talepler doğrultusunda özellikle Eskişehir’de yaşanan elektrik kesintileri ve altyapı kaynaklı sorunlar ele alındı. Eskişehir’e ilişkin öncelikli ihtiyaçlar ve çözüm beklentileri Ayşen Gürcan tarafından muhataplara iletildi. Hizmet kalitesinin artırılması, altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik çözüm başlıkları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantıyla ilgili bir açıklama yapan Milletvekili Gürcan; ''Bölge milletvekillerimizle birlikte, bölgemizde yaşanan elektrik kesintileri ve altyapı sorunlarına ilişkin sahadan gelen talepleri değerlendirmek üzere OEDAŞ (Zorlu Enerji) Genel Müdürü Sayın Fuat Celepci ve beraberindeki heyetle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdik. Hemşehrilerimizin günlük yaşamını doğrudan etkileyen bu süreçlerin daha sağlıklı işlemesi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve altyapı yatırımlarının hızlandırılması amacıyla mevcut durum ve çözüm başlıklarını detaylı şekilde ele aldık. Bölgesel enerji yatırımları ve hizmet süreçlerine dair önceliklerimizi net bir şekilde ilettik.Sorumluluk alanlarımız çerçevesinde üzerimize düşen her konunun yakın takipçisi olacağımızı, vatandaşlarımızın huzuru ve yaşam kalitesi için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğimizi özellikle ifade etmek isterim.'' dedi. Toplantıda, ilgili kurumların sorumluluk alanları çerçevesinde gerekli adımların atılacağı ve sürecin yakından takip edileceği vurgulanırken, vatandaşların huzuru ve yaşam kalitesini önceleyen bir anlayışla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.