SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yaşam Boyu Öğrenme

Porsuk Haber Ajansı - Yaşam Boyu Öğrenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Boyu Öğrenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç: "Sizlerin Desteğiyle Tepebaşı'nı Birlikte Geliştirdik" Haber

Başkan Ataç: "Sizlerin Desteğiyle Tepebaşı'nı Birlikte Geliştirdik"

Tepebaşı Belediyesi Belde Evlerinde eğitim alan kadınlar, yıl boyunca büyük emekle hazırladıkları el işi ürünlerini düzenlenen sergilerle vatandaşların beğenisine sundu. Muttalıp, Zincirlikuyu, Aşağısöğütönü ve Yukarısöğütönü Belde Evlerinde eğitim gören toplam 202 kursiyerin hazırladığı eserler yoğun ilgi görürken, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da sergileri ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi. Tepebaşı Belediyesi, kadınların sosyal yaşamın içinde daha güçlü yer almasını sağlamak, üretime katılımlarını desteklemek ve yaşam boyu öğrenme anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla sürdürdüğü belde evleri çalışmalarıyla binlerce kadının hayatına dokunmaya devam ediyor. Yıl boyunca farklı branşlarda eğitim alan kursiyerler, ortaya koydukları birbirinden özel ürünlerle emeklerini sergiler aracılığıyla taçlandırdı. Muttalıp, Zincirlikuyu, Aşağısöğütönü ve Yukarısöğütönü Belde Evlerinde eğitim gören 202 kursiyerin hazırladığı sergilerde; kadife işlemeciliği, örgü, giyim, takı tasarımı, dekoratif el sanatları, kırk yama, kağıt rölyef, ev mefruşatı, makrome ve tutkal hamuru şekillendirme branşlarında hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Her biri sabır, emek ve yaratıcılıkla hazırlanan ürünler, kursiyerlerin yıl boyunca edindikleri bilgi ve becerilerin somut bir yansıması oldu. Sergileri ziyaret eden Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, stantları tek tek gezerek kursiyerlerden ürünler hakkında bilgi aldı, kadınlarla sohbet etti ve ortaya çıkan çalışmaları tek tek inceleyerek emeklerinden dolayı kendilerini kutladı. “Ben her zaman sizlerle birlikte olacağım, sizleri desteklemeyi sürdüreceğim” Başkan Ataç, belde evlerinin yalnızca kurs verilen merkezler olmadığını, aynı zamanda kadınların dayanışma kurduğu, sosyalleştiği ve kendilerini geliştirdiği önemli yaşam alanları haline geldiğini belirterek şunları söyledi: "Bu binalarda gerçekten çok güzel günler yaşıyoruz. Kadınlarımız belde evlerini çok sevdi ve sunulan fırsatları en iyi şekilde değerlendiriyor. Burada el sanatlarını öğrenmenin yanında birlikte olmayı, paylaşmayı ve dayanışmayı da yaşıyorlar. En önemlisi ise adeta rehabilitasyon niteliğinde bir süreç geçiriyor, ardından da böylesine güzel eserleri ortaya çıkarıyorlar. Ben her zaman sizlerle birlikte olacağım, sizleri desteklemeyi sürdüreceğim. Hepinizin yüzünün güldüğünü görmek bana büyük mutluluk veriyor. Hep daha güzel işler yapmak istiyoruz. 1999 yılında Tepebaşı'nın haliyle bugünü kıyasladığımızda ortaya çıkan değişim hepimizin ortak başarısıdır. Sizlerin desteğiyle Tepebaşı'nı birlikte geliştirdik. Belde Evlerimiz de 24 yıldır büyüyerek yoluna devam ediyor." Kadın kursiyerler ise belde evlerinin yaşamlarında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, burada hem yeni beceriler kazandıklarını hem de güçlü dostluklar kurduklarını dile getirdi. Eğitmenlerin özverili çalışmalarına teşekkür eden kursiyerler, "Burada olmaktan çok mutluyuz. Eğitmenlerimiz çok kıymetli. Bizlere kattıkları için kendilerine ve Tepebaşı Belediyesine teşekkür ediyoruz." dedi. Tepebaşı Belediyesi Belde Evleri, meslek ve hobi eğitimlerinin yanı sıra kadınların üretime katıldığı, sosyalleştiği ve dayanışma kültürünü güçlendirdiği örnek merkezler olmayı sürdürürken, yılsonu sergileri de kadın emeğinin görünür kılındığı, üretimin ve paylaşmanın en güzel örneklerinden biri olarak büyük beğeni topladı.

ESMEK'in "Yansımalar" Sergisi Kırsal İlçelerde Haber

ESMEK'in "Yansımalar" Sergisi Kırsal İlçelerde

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezi (ESMEK) tarafından kuruluşunun 25'inci yılı dolayısıyla hazırlanan "Yansımalar" Sergisi, "2026 Eskişehir Yılı" temasıyla kent merkezindeki yoğun ilginin ardından kırsal ilçelerde de sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin yaşam boyu öğrenme anlayışı doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren ESMEK'in geleneksel dönem sonu sergisi, kursiyerlerin el emeği ve göz nuru eserlerini vatandaşlarla buluştururken, ilçelerde de büyük beğeni topluyor. Kırsal ilçe sergilerinin ilk durağı Çifteler oldu. Ardından Sivrihisar'da açılan sergi yoğun ilgi gördü. Sergiye Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci ve Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı katıldı. Açılışlarda konuşan Başkan Vekili Nihat Çuhadar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin selamlarını ileterek kadınların üretime kattığı emeğin ve el sanatlarının büyük bir değer taşıdığını vurguladı. Çuhadar, ESMEK'in hem meslek edindirme hem de kültürel üretime katkı sunan önemli bir eğitim merkezi olduğunu ifade etti. Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, “Yansımalar Yıl Sonu Sergisi bugün ilçemize renk kattı. Bizler de bu çok özel, büyük emek içeren çalışmaları yerinde görme fırsatına eriştik. Bizlere, ilçemize bu imkânı sunan başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci de, “İlçemizde açılan birçok farklı kursun yanı sıra, kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan kilim dokuma, sarkma işleme ve cebe işleme gibi ilçemizin tarihî değerlerini yaşatan kurslarda eğitim alan kursiyerlerimizin ortaya koyduğu birbirinden kıymetli eserler hepimizi gururlandırıyor. Bu değerli çalışmalara verdikleri destekten dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce'ye ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Yansımalar Sergisi daha sonra Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerinde sanatseverlerle buluştu. Yoğun ilgi gören sergilerin açılışını Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili İnci Şentuna gerçekleştirdi. Şentuna da yaptığı konuşmada Başkan Ayşe Ünlüce'nin selamlarını ileterek Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin kadınların sosyal yaşamda ve üretimde daha güçlü yer almasına büyük önem verdiğini belirtti. ESMEK'in kadınların yeteneklerini geliştirmelerine, üretime katılmalarına ve el emeğini ekonomik değere dönüştürmelerine önemli katkılar sunduğunu ifade eden Şentuna, sergide emeği geçen tüm kursiyerleri ve eğitmenleri kutladı. Tamamı "2026 Eskişehir Yılı" temasıyla hazırlanan özgün eserlerden oluşan "Yansımalar" Sergisi, kırsal ilçe yolculuğunu 2 Temmuz Çarşamba günü saat 13.00'te Beylikova Belediye Binası'nda açılacak son sergiyle tamamlayacak.

Anadolu Üniversitesi'nden Yükseköğretimde Yeni Dönem Haber

Anadolu Üniversitesi'nden Yükseköğretimde Yeni Dönem

Anadolu Üniversitesi, yükseköğretimde beceri odaklı ve esnek öğrenme anlayışını güçlendirecek Mikro Yeterlilik Programlarını hayata geçiriyor. Öğrencilerin iş dünyasında ihtiyaç duyulan güncel yetkinlikleri kazanmasını amaçlayan sistem, kısa süreli eğitimlerle edinilen bilgi ve becerilerin dijital rozetler ve doğrulanabilir belgelerle kayıt altına alınmasını sağlıyor. Mikro Yeterlilik Programları sayesinde öğrenciler yalnızca diploma sahibi olmakla kalmayacak, aynı zamanda sahip oldukları somut becerileri de belgeleyebilecek. Ölçme ve değerlendirme süreçlerinden başarıyla geçen öğrenciler, kazandıkları yeterlilikleri güvenli dijital cüzdan altyapısı üzerinden saklayabilecek ve başta LinkedIn olmak üzere profesyonel platformlarda paylaşabilecek. Öğrenci kendi öğrenme rotasını oluşturabilecek Yeni sistem, öğrencileri yalnızca müfredatı takip eden pasif bireyler olmaktan çıkararak kariyer hedefleri doğrultusunda kendi öğrenme yolculuklarını şekillendirmelerine olanak tanıyor. Anadolu Üniversitesi öğrencileri veri güvenliği, yapay zekâ etiği veya telif hakları, dijital içerik üretimi, sosyal medya analitiği ve veri okuryazarlığı gibi konularda mikro yeterlilikler kazanabilecek. Bu sayede yükseköğretimde tek tip öğrenci profili anlayışının yerini, öğrencilerin ilgi alanları ve kariyer hedeflerine göre oluşturdukları kişisel yetkinlik portföyleri alacak. Diplomayı tamamlayan beceri portföyü İş dünyasında adayların yalnızca mezun oldukları bölüme değil, sahip oldukları somut becerilere de önem veriliyor. Anadolu Üniversitesinin geliştirdiği sistemle öğrenciler ana programlarının yanında veri okuryazarlığı, yapay zekâ destekli akademik yazım, siber güvenlik farkındalığı ve ruh sağlığı okuryazarlığı gibi alanlarda eğitim alarak yetkinliklerini belgeleyebilecek. Kazanılan mikro yeterlilikler QR kod ile doğrulanabilen dijital rozetler aracılığıyla paylaşılabilecek ve öğrencilerin becerilerini görünür hâle getirecek. 24 AKTS’ye kadar muafiyet ve erken mezuniyet imkânı Mikro Yeterlilik Programlarının dikkat çeken özelliklerinden biri de akademik kazanımların ders yüküne yansıtılabilmesi. Yükseköğretim Kurulu düzenlemeleri ve üniversite senatosu tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda, tanınan kurumlardan alınan ve AKTS karşılığı belirlenen mikro yeterlilikler seçmeli ders yükümlülüklerinin yerine sayılabilecek. Öğrenciler bu kapsamda 24 AKTS’ye kadar seçmeli derslerini mikro yeterliliklerle karşılayabilecek, ders yüklerini azaltabilecek ve uygun koşulları sağlamaları hâlinde mezuniyet süreçlerini öne çekebilecek. Üniversite bünyesinde oluşturulan Mikro Yeterlilik İnceleme Komisyonu ise başvuruları değerlendirerek uygun bulunan öğrenme kazanımlarının öğrenci bilgi sistemine ve transkriptlere işlenmesini sağlayacak. Yaşam boyu öğrenme kültürüne katkı Mikro Yeterlilik Programları yalnızca öğrenciler için değil, mezunlar ve çalışanlar için de sürekli öğrenme fırsatı sunuyor. Böylece yükseköğretimde diploma odaklı ve uzun süreli eğitim anlayışından; beceri odaklı, modüler, doğrulanabilir ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen yeni bir modele geçiş hedefleniyor. Anadolu Üniversitesi, öğrencilerini kariyer hedefleri doğrultusunda yetkinliklerini geliştirmeye ve Mikro Yeterlilik Programlarının sunduğu fırsatlardan yararlanmaya davet ediyor. Mikro Yeterlilik Programlarına dair ayrıntılı bilgi almak ve başvurmak için my.anadolu.edu.tr adresi ziyaret edilebilir. Kaynak: AnaHaber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı Haber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı

Anadolu Üniversitesi tarafından yükseköğretimde esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen Mikro Yeterlilikler ekosisteminin tanıtımına yönelik lansman programı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen ve "Eğitimine Sen Yön Ver Mikro Yeterlilikler" projesinin tanıtımının gerçekleştirildiği programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “Bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının başlangıcında yükseköğretimde yaşanan dönüşüme dikkat çekerek bilgiye erişim ve öğrenme biçimlerinin köklü şekilde değiştiğini vurguladı. Rektör Adıgüzel iş dünyasının da bu dönüşüme paralel olarak hızla değiştiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün yükseköğretimin geleceği açısından son derece önemli bir adımın heyecanını birlikte yaşıyoruz artık bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor. Klasik yöntemlerin dışında, sınıf içinde ve dışında yeni öğrenme modelleri hızla hayatımıza giriyor. Meslekler dönüşüyor iş dünyasının beklentileri her geçen gün çeşitleniyor. Bu yeni dönemde gençlerimizin yalnızca diplomaya değil, bireysel becerilerini görünür kılan yeni kazanımlara da ihtiyacı var. Bugün lansmanını yaptığımız mikro yeterlilikler tam da bu ihtiyaca güçlü ve yenilikçi bir cevap veriyor.” “Mikro yeterlilikler öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor” Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının devamında geleneksel diploma yapısının artık tek başına yeterli olmadığını belirterek, iş dünyasında beceri ve uzmanlaşmanın öne çıktığını ifade etti. Mikro yeterliliklerin bu boşluğu dolduracağını vurgulayan Prof. Dr. Adıgüzel şu ifadeleri kullandı: “Geleneksel sistemde yetkinlik büyük ölçüde diploma ile temsil ediliyordu ancak bugün artık iş görüşmelerinde sadece ‘hangi bölümden mezunsunuz’ sorusu yeterli olmuyor. Aynı diplomaya sahip binlerce aday arasından sizi farklılaştıracak olan şey hangi alanlarda derinleştiğiniz ve hangi becerileri kazandığınızdır. Mikro yeterlilikler tam da bu noktada devreye giriyor ve öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor. Diplomalar bize hangi bölümden mezun olduğumuzu gösterebilir ancak neye hâkim olduğumuzu ve hangi yetkinliklere sahip olduğumuzu her zaman tam olarak ortaya koymaz.” “Öğrencilerimiz kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak” Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinde hayata geçirilecek mikro yeterlilik ekosistemi, dijital dönüşüm ve Açıköğretim Fakültesi üzerinden yaşam boyu öğrenme yaklaşımına da değindi. Yeni sistemle birlikte öğrencilerin kısa süreli ve ölçülebilir öğrenme deneyimleriyle kendi yetkinlik portföylerini oluşturacağını belirten Adıgüzel, şunları kaydetti: “Anadolu Üniversitesinde hayata geçireceğimiz mikro yeterlilik modeliyle kısa süreli, hedef odaklı ve ölçülebilir öğrenme deneyimlerini mümkün kılıyoruz. Öğrencilerimiz artık kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak. Yapay zekâ ile ilişkilendirilmiş dersler ve sektör odaklı içeriklerle öğrencilerimizi iş dünyasına daha eğitim sürecindeyken hazırlıyoruz. Bu sistemle birlikte transkriptler sadece ders ve notların yer aldığı belgeler olmaktan çıkacak, somut becerileri de gösteren bir yapıya dönüşecek. Dijital rozetler ve dijital cüzdanlar sayesinde kazanılan yetkinlikler uluslararası düzeyde doğrulanabilir hale gelecek. Bu çalışma Türk yükseköğretimi açısından önemli bir dönüşümün başlangıcıdır ve YÖK desteğiyle yürüttüğümüz mikro yeterlilik projesi ilerleyen süreçte sistemin daha geniş ölçekte uygulanmasına zemin hazırlayacaktır.” Uzmanlar Mikro Yeterlilik sisteminin işleyişini anlattı Rektör Adıgüzel’in açılış konuşmasının ardından Mikro Yeterlilikler ekosistemine ilişkin sunumlar, Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ve Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven tarafından gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, uzaktan eğitim sürecini başarıyla tamamlayan öğrencilerin dijital rozet alabileceğini, daha sonraki süreçlerde transkriptte AKTS kredisi karşılıklarını alabilmesi ve diploma ekinde gösterilebilmesi için ise gözetimli yüz yüze sınavların gerçekleştirileceğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ise sınavların Anadolu Üniversitesinin Açıköğretim Fakültesi altyapısı sayesinde Türkiye genelindeki sınav merkezlerinde yapılmasının planlandığını belirtti. Mikro yeterliliklerin iş dünyasındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Aydemir, dijital rozetlerin bireylerin sahip oldukları bilgi ve becerileri görünür kıldığını vurgularken Doç Dr. Altınpulluk Avrupa’da yaygınlaşan bu uygulamaların Türkiye’de de giderek önem kazandığını ifade etti. Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven ise programın ilk aşamada Anadolu Üniversitesi ön lisans ve lisans öğrencilerine yönelik olarak hazırlandığını belirtirken ilerleyen dönemlerde kapsamının genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi. Çöpgeven, ayrıca öğrencilerin sistem üzerinden eğitimlere başlayabileceklerini ve dersleri başarıyla tamamlayanların doğrulanabilir dijital rozet elde edebileceklerini kaydetti. Soru-cevap bölümünde mikro yeterliliklerin yükseköğretimde daha esnek ve bireyselleştirilmiş öğrenme modellerinin gelişimine katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Programda devamında Mikro Yeterlilikler ekosistemine katkı sunan akademisyenlere de teşekkür belgeleri verildi. Belgeler, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı tarafından takdim edildi. Mikro Yeterliliklerle öğrencilere yeni kariyer fırsatları Anadolu Üniversitesi, öğrencilerin iş dünyasında ihtiyaç duyduğu becerileri kazanmasını desteklemek amacıyla Mikro Yeterlilik Programları’nı hayata geçiriyor. Belirli alanlarda kısa süreli eğitimler sunan program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri dijital rozetlerle belgeliyor ve bu kazanımların AKTS karşılığıyla transkriptlere işlenmesine imkân tanıyor. Öğrenciler kariyer hedefleri doğrultusunda kendi öğrenme rotalarını oluşturabilirken “Veri Okuryazarlığı”, “Yapay Zekâ Destekli Akademik Yazım”, “Siber Güvenlik Farkındalığı” ve “Ruh Sağlığı Okuryazarlığı” gibi alanlarda mikro yeterlilikler elde edebiliyor. Sistem sayesinde öğrenciler, uygun koşullarda seçmeli ders yükümlülüklerinin bir kısmını karşılayarak 24 AKTS’ye kadar muafiyet kazanabiliyor ve erken mezuniyet fırsatından yararlanabiliyor. Güvenli dijital cüzdan altyapısıyla desteklenen program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri doğrulanabilir dijital rozetler aracılığıyla profesyonel ağlarda paylaşabilmelerine olanak sağlıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından geliştirilen sistem, yükseköğretimde beceri odaklı, esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen yeni bir eğitim modelinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

"Yansımalar" Sergisi, "2026 Eskişehir Yılı" Temasıyla Açıldı Haber

"Yansımalar" Sergisi, "2026 Eskişehir Yılı" Temasıyla Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin yaşam boyu öğrenme markası olan ESMEK kuruluşunun 25.yılında düzenlediği geleneksel “Yansımalar” Sergisi, “2026 Eskişehir Yılı” temasıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen sergi, birbirinden değerli eserleri sanatseverlerle buluşturdu. Açılış törenine Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili İnci Şentuna, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, çok sayıda kursiyer, eğitmen ve sanatsever katıldı. Serginin açılışında konuşan Başkan Vekili İnci Şentuna, ESMEK’in çeyrek asırlık başarı yolculuğuna dikkat çekerek, “2026 Eskişehir Yılı temalı ESMEK dönem sonu el sanatları karma sergisinin açılışına hoş geldiniz. Emeğin, üretimin, sanatın ve Eskişehir ruhunun buluşmasına tanıklık edeceğimiz bu sergide gelenek haline gelen Eskişehir’in yansımalarını göreceğiz.” dedi. Şentuna, Eskişehir’in zengin kültürel mirasını ve yaratıcı insan gücünü geleceğe taşıma hedefiyle 2026 Eskişehir Yılı çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Bir heyecanımız daha var; 2001 yılında kurulan ESMEK bugün 25 yaşında. Çeyrek asırlık bu yolculukta 842 farklı branşta 300 binin üzerinde hemşehrimize ulaştık. Bugün 10’u kırsal bölgelerde olmak üzere toplam 17 merkezimizde hizmet vermeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Hayat boyu öğrenmenin önemine vurgu yapan Şentuna, ESMEK çatısı altında çocuklardan gençlere, kadınlardan kıdemli vatandaşlara kadar her yaştan bireyin önemli başarılara imza attığını belirterek, kursiyerlerin yeni meslekler edindiğini, kendi işlerini kurduğunu ve sosyal hayata daha aktif katıldığını söyledi. Bu yılki sergide kursiyerlerin büyük emek ve özveriyle hazırladığı 51 farklı branşa ait bin 400’ün üzerinde eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. El sanatlarından geleneksel üretim tekniklerine, modern tasarımlardan özgün çalışmalara kadar geniş bir yelpazede hazırlanan eserler, ESMEK’in eğitimde ve sanatta ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Meslek Edindirme Eğitim Şube Müdürü Yıldıray Öncül ise konuşmasında, kuruluşunun 25. yılında dev bir marka haline gelen ESMEK’in “Yansımalar” sergisinin bu yıl özel bir anlam taşıdığını belirtti. Öncül, “Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’nin 2026 Eskişehir Yılı çağrısından ilham alarak sergimizin temasını ‘2026 Eskişehir Yılı’ olarak belirledik. Çalışmalarımızda 2026 Eskişehir Yılı logosunda yer alan simgeler ve renklerden esinlendik. Şehrimize ve kurumumuza duyduğumuz aidiyet duygusunu eserlerimize yansıtmaya çalıştık.” dedi. Sanatın, üretimin ve dayanışmanın buluştuğu “Yansımalar” Sergisi, Eskişehirlilere hem ESMEK kursiyerlerinin yeteneklerini yakından görme hem de şehrin kültürel zenginliğini keşfetme fırsatı sunuyor. ESMEK’in 25 yıllık birikimini ve kursiyerlerin emeğini yansıtan sergi, 15 Haziran’a kadar Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Bilimin Kalbi Sazova'da Atacak Haber

Bilimin Kalbi Sazova'da Atacak

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde hazırlanan Bilimfest Eskişehir, bu yıl ilk kez açılan en prestijli Bilim Festivali kategorisinde TÜBİTAK’tan onay alarak tarihi bir başarıya imza attı. TÜBİTAK desteğiyle gerçekleşecek dev organizasyon, 15-16-17 Ekim 2026 tarihlerinde Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı’nda kapılarını açacak. Eskişehir, bilim ve teknoloji kültürünü topluma yayma vizyonunda dev bir adım daha attı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ve Turizm Dairesi Başkanlığı Tematik Merkezler Şube Müdürlüğü ekibi tarafından hazırlanan TÜBİTAK-4007, 11. Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında en üst lig olan Bilim Festivali statüsünü kazanarak, şehrin eğitimdeki öncü rolünü taçlandırdı. Geçtiğimiz yıl 35 bini aşkın katılımcıyla rekor kıran bilim yolculuğu, bu sene TÜBİTAK’ın desteğiyle çok daha güçlü bir marka haline geliyor. Eskişehir Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi öncülüğünde hazırlanan organizasyonun yürütme ekibinin yüzde 57,1’i alanında uzman akademisyenlerden oluşuyor. Bilimsel niteliği en üst düzeyde olan festival, bilginin en saf halini doğrudan halkla buluşturmayı hedefliyor. Bu tarihi başarı, sadece bir proje kazanımı olmanın ötesinde Eskişehir'in birleştirici gücünü de bir kez daha gözler önüne serdi. Dev organizasyon Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ), İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve AFAD gibi kamu kurumlarını bir araya getirdi. Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerinin yanı sıra Eskişehir Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü (EOSB), Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Ticaret Odası (ETO), ATAP, ETTOM ve ESTÜ-TTO gibi sanayi ve teknoloji devleri de bu ekosisteme dâhil oldu. Projenin toplumsal gücü ise TEMA, TEGV, LÖSEV, AKUT, Kızılay ve Yeşilay gibi köklü sivil toplum kuruluşlarının tek bir amaç için kenetlenmesiyle zirveye ulaştı. 2’den 92’ye yaşam boyu öğrenme mottosuyla hazırlanan festival, öğrenmenin sınırlarını ortadan kaldırarak kuşağından bağımsız her vatandaşı bu keşfe ortak olmaya çağırıyor. Niceliksel gücünü akademik disiplinle harmanlayan Bilimfest Eskişehir bünyesinde tam 73 farklı etkileşimli atölye kurgulandı. Ufuk açıcı söyleşilerden göz kamaştıran bilim gösterilerine, güneş gözlemlerinden merak uyandıran istasyonlara kadar bilimin her halini şehre taşıyacak olan organizasyon, 51 bin 70 kişilik, iddialı bir katılımcı hedefiyle topyekûn bir bilim hareketi başlatıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, geleceği bilimle şekillendirmek ve bu gurur tablosuna ortak olmak isteyen tüm vatandaşları 3 gün sürecek bu büyük coşkuya davet ediyor.

Büyükşehir'in Altı Projesi Ankara’da Örnek Gösterildi Haber

Büyükşehir'in Altı Projesi Ankara’da Örnek Gösterildi

Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen BELFOR Belediyecilik Forumu’nda, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi dikkat çeken bir başarıya imza attı. Türkiye genelinde yüzlerce projenin değerlendirildiği forumda, belediyenin 6 farklı uygulaması “örnek proje” olarak seçilerek sunum hakkı kazandı. Ankara’daki TBB Hizmet Binasında gerçekleşen forumda; bakım hizmetlerinden çevre politikalarına, gençlik çalışmalarından katılımcı yönetime kadar geniş bir yelpazede geliştirilen projeler ele alındı. Toplamda 203 projenin sunulduğu etkinlikte, 21 ayrı oturumda Türkiye’nin dört bir yanından belediyeler deneyimlerini paylaştı. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetim anlayışındaki yenilikçi yaklaşımını ortaya koyan 6 projeyle öne çıktı. Kentte hayata geçirilen uygulamalar, yalnızca teoride değil, doğrudan vatandaşın yaşamına dokunan yönleriyle dikkat çekti. Belediyecilik Forumu; belediyeler arasında deneyim paylaşımını artırmayı, iyi uygulama örneklerinin doğrudan paylaşılmasını sağlamayı ve yeni iş birliği imkânlarının geliştirilmesini hedefliyor. KATILIMCI BÜTÇE UYGULAMASI – “Bİ’FİKİRLE ESKİŞEHİR” Kent sakinlerinin karar alma süreçlerine doğrudan katılımını sağlayan model, demokratik belediyeciliğin güçlü bir örneği olarak paylaşıldı. Sunum, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı Yatırım Planlama Şube Müdürü Özlem Koyuncu tarafından gerçekleştirildi. PORSUK HAVZASI KORUMA PLANI ESKİ tarafından hazırlanan Porsuk Baraj Gölü ve Porsuk Çayı havzalarını korumaya yönelik çalışma, sürdürülebilir su yönetimi açısından önemli bir model olarak anlatıldı. Sunumu İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer yaptı. ARABA BAKIM VE EVDE TAMİR KURSLARI Özellikle kadınların teknik beceriler kazanmasını hedefleyen kurslar, toplumsal eşitlik ve güçlenme adına dikkat çeken projeler arasında yer aldı. Proje, EBB Eşitlik biriminden Ceyda Söğüt tarafından aktarıldı. YAŞAM BOYU ÖĞRENME FAALİYETLERİ Meslek Edindirme ve Eğitim Şube Müdürlüğü çatısı altında yürütülen 4 farklı program Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından iyi uygulama modelleri olarak kabul edildi. ESMEK yaygın eğitim kursları, ESMEK Yaz Okulları, ESMEK Aktif Yaşlanma Atölyesi ve Sosyal Kütüphane çalışmaları sosyal belediyecilik anlayışıyla; eğitim, sanat, kültür, gençlik ve sosyal hizmetleri bir araya getiren, kapsayıcı, yenilikçi, bireylerin yaşam boyu gelişimini destekleyen ve sosyal gelişimine katkı sağlayan önemli bir yapı olarak sunuldu. ESMEK biriminden Azime Akkaya yaptığı sunum ile çalışmaları tanıttı. ZELİHA TABANCA GENÇLİK DANIŞMA MERKEZİ Gençlere yönelik rehberlik ve destek hizmetleri sunan merkez, sosyal politika alanında örnek bir uygulama olarak forumda yer aldı. Sunumu EBB Eşitlik biriminden Dalca Üreyen gerçekleştirdi. 60+ AKTİF YAŞLANMA MODELİ 60 yaş üstü bireylerin sosyal hayattan kopmaması için geliştirilen kamusal mekân temelli model, “aktif yaşlanma” yaklaşımıyla dikkat çekti. Çalışma ESMEK biriminden Azime Akkaya tarafından anlatıldı. Eskişehir’in forumda sunduğu projeler, farklı alanlarda toplumsal fayda üretmesiyle öne çıktı.

Günde 50 Lirayı Tartışıyoruz, Bu da Bizim Ayıbımız Olsun Haber

Günde 50 Lirayı Tartışıyoruz, Bu da Bizim Ayıbımız Olsun

En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin maddeleri dün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandı. Kanun teklifinin birinci maddesi üzerine konuşma yapan CHP’li Özlale sözlerine “Burada aslında 18.500 lira olacak olan en düşük emekli aylığını sadece bin 500 lira artırmayı yani aslında günde 50 liradan bile daha az artırmayı tartışıyoruz, bu da bizim ayıbımız olsun” diyerek başladı. Özlale, emeklilere, emekçilere, çalışanlara hak ettikleri bir dünyayı sağlamak için tek yolun istihdam sayısını artırmak olduğunu dile getirerek, “Yoksulluğu azaltmak yerine yönetmeye odaklanmış bir iktidar anlayışınız var. Hiç sanmıyorum çünkü bütçede istihdamı artırmaya, korumaya, mesleki eğitime, yaşam boyu öğrenmeye verdiğiniz pay yıllar içerisinde düşüyor” dedi. “MİLLİ GELİRDEN EMEKLİLERE AYRILAN PAY YILLARDIR DEĞİŞMİYOR” Emeklilik sistemindeki krizin temelinde, millî gelirden emeklilere ayrılan payın yıllardır sabit tutulması olduğunu belirten Özlale, emekli sayısının iki katına çıkmasına rağmen bu payın yüzde 6’da kilitlendiğini ifade etti. Özlale, son beş yıldır her yıl en düşük emekli maaşları için Meclis’in toplanmasının tesadüf olmadığını dile getirerek , sorunun bireysel değil yapısal olduğunu söyledi: “Son beş yıldan beri biz emekli maaşları, en düşük emekli maaşıyla ilgili bir düzenleme yapıyoruz. Eğer son beş yılda her sene biz bu amaçla toplanıyorsak demek ki bir yerde bir problem var. Şimdi, nerede bir problem olabilir? Bir, sistemin kendisinde bir problem var. Sistemin kendisinin ne problemi var? Millî gelirden son on yılda emekli aylıklarına aktarılan para hep yüzde 6 kalmış, on yıl boyunca yüzde 6 ama emekli sayımız 2 katına çıkmış. Dolayısıyla, "Ben emeklilere millî gelirden yüzde 6 pay veririm, emekli sayısı ne olursa olsun onlar kendi aralarında bunu bölüşürler" diye ir iktidar anlayışı var.” “TÜİK eliyle yaratılan adaletsizliği başka bir adaletsizlikle örtüyorsunuz.” “TÜİK’in yarattığı haksızlığı, hukuksuzluğu başka bir adaletsizlikle örtmeye çalışıyoruz” Konuşmasında TÜİK verilerini de eleştiren Özlale, 2019’dan bu yana enflasyonun bilinçli şekilde düşük gösterildiğine dikkat çekti. Bu durum yalnızca en düşük emekli aylığı alanları değil, tüm emeklileri ve çalışanları sistematik biçimde yoksullaştırdığını kaydeden Özlale, “2019 yılından beri bile isteye enflasyonu olduğundan çok daha aşağıda gösterdiği zaman, buradan sadece en düşük emekli maaşı alan, aylığı alan emeklilerimiz değil bütün çalışanlarımız, bütün emeklilerimiz mağdur oluyor ve bizler de en mağdur olan, en düşük emekli maaşı alanların haklarını biraz daha iyileştirmek için burada toplanıyoruz. TÜİK'in ortaya çıkardığı bir haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizliği biz burada başka bir adaletsizlikle örtmeye çalışıyoruz. 20 bin lira en düşük emekli maaşı olduğu zaman çok fazla çalışmış, yıllarca çalışmış, yüksekten prim ödemiş emeklilerimizin aylıkları ile en düşük emekli aylığı birbirine yakınsıyor. Bu da emeklilikte bir adaletsizliği beraberinde getiriyor. Burada bir sistemde problem var ve bu sistem sadece en düşük emekli maaşı alanların değil” diye konuştu. “Emeklilerin yarısı bu ülkenin kurumlarına güvenmiyor” Konuşmasında TÜİK ve Metropoll verlerine de yer veren Özlale, emeklilerin yüzde 72’sinin ay sonunu getiremediğini, yüzde 70’inin kendini tükenmiş hissettiğini ve yüzde 50’sinin de ne kurumlara ne de topluma güvenmediğini dile getirdi. Bu tablonun sadece ekonomik değil, toplumsal bir kopuş yarattığını vurgulayan Özlale, “yarattığımız bu adaletsizlik üzerine kurulmuş emeklilik sistemi insanlara, kurumlara, ülkeye bir sırt çevirmeyi, bir güvensizliği beraberinde getiriyor” dedi. “Kaynak yok diyorsunuz, asıl kaynak insan” İktidarın kendilerine yönelik eleştirilere sıkça “Kaynak Nerede?” diye cevap verdiğini de belirten Özlale çözüm önerilerini şöyle sundu: “Her seferinde aynı şeyi soruyorsunuz: "Kaynağımız nerede?" Kaynağımız var, Türkiye'nin en önemli kaynağı insandır; doğru bir eğitim sistemiyle, doğru bir mesleki eğitimle yaşam boyu öğrenmeye daha fazla kaynak sağlarsanız o zaman Türkiye'deki emeklilik sisteminin yapısal problemlerini düşünürsünüz. Türkiye'de çalışan sayısının nüfusa oranını dünya ortalamasına getirmek istiyorsak bizim 1,1 milyon erkeğe, 4,9 milyon kadına yeni istihdam yaratmamız lazım; bizim 6 milyon yeni çalışanına ihtiyacımız var ki bu emeklilik sistemi sürdürülebilir bir hâle gelsin, 6 milyon. Bakıyoruz bütçeye, böyle bir pay ayrılmış mı? Yaşam boyu öğrenme, bütçedeki payı düşmüş; mesleki eğitim, bütçedeki payı düşmüş; istihdamı koruma ve yaratma, bütçedeki payı düşmüş. Bu kafayla seneye de buraya geleceğiz ve seneye de en düşük emekli maaşlarına sadaka verir gibi, fitre verir gibi bir artış yapacağız. Bu, emeklilik sisteminde bir adaletsizliğe yol açacak ama daha önemli bir şey var, bizim emeklilerimize, emekçilerimize, çalışanlarımıza hak ettikleri bir dünyayı sağlamak için yapmamız gereken şey, istihdam sayısını, çalışan sayısını artırmak; bak, 6 milyondan bahsediyorum, 6 milyon yeni çalışanla -bunun 4,9 milyonu kadın- bizler sosyal güvenlik sistemini yeniden kurabiliriz. İşte, size kaynak. Bu kaynağın farkında mısınız? Hiç sanmıyorum. Yoksulluğu azaltmak yerine yönetmeye odaklanmış bir iktidar anlayışınız var. Hiç sanmıyorum çünkü bütçede istihdamı artırmaya, korumaya, mesleki eğitime, yaşam boyu öğrenmeye verdiğiniz pay yıllar içerisinde düşüyor.” Özlale’nin konuşması söyle: “Burada aslında 18.500 lira olacak olan en düşük emekli aylığını sadece 1.500 lira artırmayı yani aslında günde 50 liradan bile daha az artırmayı tartışıyoruz, bu da bizim ayıbımız olsun. Şimdi, son beş yıldan beri biz emekli maaşları, en düşük emekli maaşıyla ilgili bir düzenleme yapıyoruz. Eğer son beş yılda her sene biz bu amaçla toplanıyorsak demek ki bir yerde bir problem var. Şimdi, nerede bir problem olabilir? Bir, sistemin kendisinde bir problem var. Sistemin kendisinin ne problemi var? Şu: Millî gelirden son on yılda emekli aylıklarına aktarılan para hep yüzde 6 kalmış, on yıl boyunca yüzde 6 ama emekli sayımız 2 katına çıkmış. Dolayısıyla, şöyle bir iktidar anlayışı var: "Ben emeklilere millî gelirden yüzde 6 pay veririm, emekli sayısı ne olursa olsun onlar kendi aralarında bunu bölüşürler." Şimdi, sistem böyle olduğu zaman son beş senedir en düşük emekli maaşları için toplanıyoruz ve burada bir artış oluyor. Ama aslında bunun en temel sorumlusu TÜİK. Neden TÜİK derseniz, 2019 yılından beri bile isteye enflasyonu olduğundan çok daha aşağıda gösterdiği zaman, buradan sadece en düşük emekli maaşı alan, aylığı alan emeklilerimiz değil bütün çalışanlarımız, bütün emeklilerimiz mağdur oluyor ve bizler de en mağdur olan, en düşük emekli maaşı alanların haklarını biraz daha iyileştirmek için burada toplanıyoruz. Ama şöyle bir şey var: TÜİK'in ortaya çıkardığı bir haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizliği biz burada başka bir adaletsizlikle örtmeye çalışıyoruz. O da şu: 20 bin lira en düşük emekli maaşı olduğu zaman çok fazla çalışmış, yıllarca çalışmış, yüksekten prim ödemiş emeklilerimizin aylıkları ile en düşük emekli aylığı birbirine yakınsıyor. Bu da emeklilikte bir adaletsizliği beraberinde getiriyor. Şimdi, burada bir sistemde problem var ve bu sistem sadece en düşük emekli maaşı alanların değil. Hep burada hesap yapıyoruz; altın hesabı, simit hesabı, dolar hesabı. Bunların hepsini bırakalım, Türkiye'deki emeklilik sistemini bir bütün olarak iki tane büyük endeksle karşılaştıralım. Mercer Endeksi'ne göre 44 tane ülke arasında Türkiye'nin emeklilik sisteminin daha iyi olduğu tek ülke var: Hindistan. Natixis emeklilik sistemine göre Türkiye'nin daha iyi olduğu iki tane ülke var: Hindistan ve Kolombiya. Yani altın hesabını yapmayalım, simit hesabını yapmayalım, dolar hesabını yapmayalım; uluslararası kıyaslamalara baktığımız zaman Hindistan ve Kolombiya'nın bir tık üstündeyiz. O yüzden buradaki problem sadece en düşük emekli maaşı problemi değildir, emeklilerin problemidir. Bakın size birkaç tane TÜİK ve Metropoll verisi okumak istiyorum, bunlardan bir tanesi TÜİK. TÜİK'in anketine göre emeklilerin yüzde 72'si ayın sonunu getirmekte zorlandığını söylüyor, yüzde 72. Metropoll'ün anketine göre emeklilerin yüzde 70'i kendini tükenmiş hissediyor, bir tükenmişlik yaşıyor. Aynı ankette -bu da çok düşündürücü- emeklilerin yüzde 50'si yani emekli vatandaşlarımızın yarısı ne bu ülkenin kurumlarına güveniyor ne bu ülkenin insanlarına güveniyor. Dolayısıyla, yarattığımız bu adaletsizlik üzerine kurulmuş emeklilik sistemi insanlara, kurumlara, ülkeye bir sırt çevirmeyi, bir güvensizliği beraberinde getiriyor. Burada yapılması gereken şey ne? Her seferinde Plan ve Bütçe Komisyonunda da aynı şeyi soruyorsunuz: "Kaynağımız nerede?" Kaynağımız var, Türkiye'nin en önemli kaynağı insandır; doğru bir eğitim sistemiyle, doğru bir mesleki eğitimle yaşam boyu öğrenmeye daha fazla kaynak sağlarsanız o zaman Türkiye'deki emeklilik sisteminin yapısal problemlerini düşünürsünüz. Bakın, buradan da size bir örnek vereyim, ondan sonrasında da geçenlerde sizin oylarınızla kabul edilen bütçenin Türkiye'nin ihtiyaçlarına ne kadar uzak olduğunu söyleyeyim: Türkiye'de çalışan sayısının nüfusa oranını dünya ortalamasına getirmek istiyorsak bizim 1,1 milyon erkeğe, 4,9 milyon kadına yeni istihdam yaratmamız lazım; bizim 6 milyon yeni çalışanına ihtiyacımız var ki bu emeklilik sistemi sürdürülebilir bir hâle gelsin, 6 milyon. E, o zaman bakıyoruz bütçeye, böyle bir pay ayrılmış mı? Yaşam boyu öğrenme, bütçedeki payı düşmüş; mesleki eğitim, bütçedeki payı düşmüş; istihdamı koruma ve yaratma, bütçedeki payı düşmüş. Yani şöyle bir şey yapıyoruz: Bu kafayla seneye de buraya geleceğiz ve seneye de en düşük emekli maaşlarına sadaka verir gibi, fitre verir gibi bir artış yapacağız. Bu, emeklilik sisteminde bir adaletsizliğe yol açacak ama daha önemli bir şey var, bizim emeklilerimize, emekçilerimize, çalışanlarımıza hak ettikleri bir dünyayı sağlamak için yapmamız gereken şey, istihdam sayısını, çalışan sayısını artırmak; bak, 6 milyondan bahsediyorum, 6 milyon yeni çalışanla -bunun 4,9 milyonu kadın- bizler sosyal güvenlik sistemini yeniden kurabiliriz. İşte, size kaynak. Bu kaynağın farkında mısınız? Hiç sanmıyorum. Yoksulluğu azaltmak yerine yönetmeye odaklanmış bir iktidar anlayışınız var. Hiç sanmıyorum çünkü bütçede istihdamı artırmaya, korumaya, mesleki eğitime, yaşam boyu öğrenmeye verdiğiniz pay yıllar içerisinde düşüyor diyorum.“

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.