SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapı Envanteri

Porsuk Haber Ajansı - Yapı Envanteri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapı Envanteri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İMO Eskişehir Şube Başkanı Gökten: "Kaçak Katların Bedeli Mühendislere Ödetilemez!" Haber

İMO Eskişehir Şube Başkanı Gökten: "Kaçak Katların Bedeli Mühendislere Ödetilemez!"

İstanbul Maltepe’de 7 katlı bir binanın kendiliğinden çökmesi sonucu yaşanan facianın ardından İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şubesi’nden dikkat çekici bir açıklama geldi. İMO Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, faturanın ilk projeyi çizen 70 yaşındaki meslektaşlarına kesilmesine tepki göstererek, "Asıl sorumluları gizleyip hedef şaşırtan bu durum, binalarda periyodik kontrolün şart olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır" dedi. ​İstanbul Maltepe'de zemin artı iki kat ruhsatlı binaya sonradan 4 kaçak katın çıkılması ve binanın çökmesiyle 5 kişinin hayatını kaybetmesi, 10 kişinin yaralanması tüm Türkiye'yi derinden sarstı. Yaşanan bu büyük felaketin ardından İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, olayın bir kaza değil yıllardır biriken ihmallerin sonucu olduğu vurgulandı. ​"Eskişehir İçin Ciddi Bir Uyarıdır" ​Hiçbir deprem veya sarsıntı olmaksızın binaların kendiliğinden çökmesinin karşı karşıya olunan tehlikenin boyutlarını açıkça gösterdiğini belirten Gökten, bu trajedinin Eskişehir açısından da hayati bir uyarı niteliği taşıdığına dikkat çekti. Şube tarafından büyük bir özveriyle hazırlanan Eskişehir Yapı Envanteri Çalışması'nın ivedilikle dikkate alınması gerektiğini belirten Gökten; riskli ve öncelikli binalar için ilgili yerel ve merkezi kurumların vakit kaybetmeden harekete geçmesi çağrısında bulundu. ​"Faturanın 70 Yaşındaki Meslektaşımıza Kesilmesi Kabul Edilemez" ​Kamuoyuna yansıyan bilgileri hatırlatan İMO Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, binanın ruhsatına sonradan 4 kaçak kat ilave edildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: ​"Projesine uygun kullanılmayan, hiçbir mühendislik hizmeti almadan büyütülen ve yıllarca denetlenmeyen bir yapıda; faturanın ilk projeyi çizen 70 yaşındaki meslektaşımıza kesilmesi kabul edilemez bir adaletsizliktir. Asıl sorumluları gizleyip hedef şaşırtan bu durum, İnşaat Mühendisleri Odası olarak yıllardır haykırdığımız gerçeği bir kez daha kanıtlamaktadır: Binalarda periyodik kontrol şarttır!" Araçların düzenli fenni muayeneye sokulduğunu ancak iskan sonrası kaderine terk edilen, kolonları kesilen veya kaçak kat çıkılan binaların denetlenmemesinin felakete davetiye çıkardığını dile getiren Gökten, imar aflarının tehlikesine de vurgu yaptı. ​"Depremle Savaşırken, İmarla Barışılmaz" ​Mühendislik bilimi ışığında defalarca uyarıda bulunduklarını yineleyen Gökten, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: ​"İmar aflarıyla mühendislik dışı yapıları meşrulaştırarak, kaçak katlara göz yumarak afetlere hazırlanamayız. Depremle savaşırken, imarla barışılmaz! Bilimin ve mühendisliğin sesine kulak vermezsek, yarın enkaz altında sadece binalarımız değil, koca bir kentin geleceği kalacaktır. Mevzuat ve mühendislik kuralları tavizsiz şekilde uygulanmalı, denetlenmeli ve kaçak yapılaşmaya göz yumanlara cezası eksiksiz verilmelidir."

Afet Koordinasyon ve Lojistik Merkezi İle Sofra 26 Yemek Fabrikası Açıldı Haber

Afet Koordinasyon ve Lojistik Merkezi İle Sofra 26 Yemek Fabrikası Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 Eskişehir Yılı kapsamında kente kazandırılan Afet Koordinasyon ve Lojistik Merkezi ile Sofra 26 Yemek Fabrikası, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yaklaşık 200 milyon TL proje bedeline sahip merkez; afet anında koordinasyon, lojistik ve gıda ihtiyacına hızlı yanıt verecek, günlük yaşamda ise binlerce kişiye yemek hizmeti sunacak. Başkan Ayşe Ünlüce, "İnşallah bir afet yaşanmaz. Ancak böyle bir durumla karşı karşıya kalırsak, buradan şehrimizde afetten zarar gören herkesin faydalanabileceği tüm hizmetler sunulacaktır." dedi. Büyükşehir Belediyesi, kentin afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirecek önemli bir yatırımı daha hizmete sundu. Halk Ekmek Fabrikasının yanında, 100. Yıl Yerleşkesi içerisinde yapımı tamamlanan Afet Koordinasyon ve Lojistik Merkezi ile Sofra 26 Yemek Fabrikası, düzenlenen törenle açıldı. Açılış törenine Eskişehir Vali Yardımcısı Ersin Emiroğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, AFAD İl Müdürü Aslan Mehmet Coşkun, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, meclis üyeleri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. "AFETLERE KARŞI BİR AN ÖNCE YÜZLEŞMEMİZ GEREKİYOR" Açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 6 Şubat depremlerinin ardından afetlere hazırlık konusunda önemli dersler çıkarılması gerektiğini belirterek Eskişehir'in de afet risklerine karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Eskişehir'de en son 1956 yılında deprem yaşandığını hatırlatan Başkan Ünlüce; İnşaat Mühendisleri Odası ve üç belediyenin iş birliğiyle gerçekleştirilen yapı envanteri çalışmalarında kentte yaklaşık 10 bin binanın riskli olduğunun belirlendiğini, bunların yaklaşık 5 bininin acil olarak dönüşmesi gerektiğini söyledi. Afet hazırlığının yalnızca depremle sınırlı olmadığını ifade eden Ünlüce, iklim kriziyle birlikte sel ve orman yangınları gibi farklı afetlerle de karşı karşıya kalındığına dikkat çekti. Ünlüce, Afet Koordinasyon ve Lojistik Merkezi'nin afet anında önemli bir görev üstleneceğini belirterek, "Hem sivil toplum kuruluşlarının hem de üç belediyenin lojistik merkezlerini burada bir araya getiriyoruz. Afet anında AFAD İl Müdürlüğümüzün koordinasyonunda gerekli sevkiyatlar buradan gerçekleştirilecek." dedi. AFET ANINDA 6 SAATTE 15 BİN KİŞİYE YEMEK Afetlerde sıcak yemek ve ekmeğe erişimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Ünlüce, Afet Koordinasyon Merkezi içerisinde yer alan Sofra 26'nın da bu ihtiyaca yanıt vereceğini söyledi. Sofra 26'nın olası bir afet durumunda 6 saat içerisinde 15 bin kişilik yemek üretme kapasitesine ulaşabileceğini belirten Ünlüce, Halk Ekmek Fabrikasının da afet süresince ekmek üretimi ve dağıtımında görev alacağını ifade etti. Sofra 26'nın yalnızca afet zamanlarında kullanılmayacağının altını çizen Ünlüce, merkezin günlük yaşamda da belediyenin yemek hizmetlerinin önemli bir bölümünü karşılayacağını belirtti. Ünlüce, "Günlük yaklaşık 3 bin 500 kişilik yemeği burada hazırlayarak şehrimizin hizmetine sunacağız. Hem belediye emekçilerimizin hem de şehrimizin çeşitli mahallelerinde yaşayan dar gelirli vatandaşlarımızın sıcak yemeğe erişimini buradan sağlayacağız." diye konuştu. Başkan Ünlüce; merkezin afet durumunda Eskişehir Valiliğinin himayesinde ve AFAD İl Müdürlüğünün koordinasyonunda hizmet vereceğini belirterek, "İnşallah bir afet yaşanmaz. Ancak böyle bir durumla karşı karşıya kalırsak, buradan şehrimizde afetten zarar gören herkesin faydalanabileceği tüm hizmetler sunulacaktır." ifadelerini kullandı. "DAYANIŞMANIN VE ŞEHİR DİRENCİNİN SİMGESİ OLACAK" CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise merkezin Başkan Ayşe Ünlüce'nin önemli vaatlerinden biri olduğunu belirterek yatırımın hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Afetlerin yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını belirten Çakırözer, yangın ve sel gibi afetlerin de kentleri tehdit ettiğini söyledi. Çakırözer, Afet Koordinasyon Merkezi'nin dayanışmanın ve şehir direncinin simgesi olmasını temenni etti. Sofra 26'nın da sosyal ve ekonomik açıdan önemli bir dayanışma noktası olacağını ifade eden Çakırözer, tesislerin Eskişehir'e ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. "UMARIM KULLANMAK ZORUNDA KALMAYIZ" TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten de afet öncesi hazırlık ve afet sonrası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Gökten, açılan merkezin önemli bir ihtiyaca yanıt vereceğini ifade ederek, "Umarım bu merkezi kullanmak zorunda kalmayız ama gerçekler ortada." dedi. 5 BİN 540 METREKARE KAPALI ALAN, 4 BİN 200 METREKARE DEPOLAMA ALANI Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yapımı tamamlanan merkez, 5 bin 540 metrekare kapalı alana sahip. Merkez bünyesinde 4 bin 200 metrekare geniş depolama alanı ile bin 340 metrekare idari bina ve teknik alan bulunuyor. Çelik konstrüksiyona sahip yapı, afet durumlarında hızlı ve etkin şekilde yardım ve kaynak sağlamak amacıyla tasarlandı. Afetlere karşı dayanıklılığı artırmak amacıyla yapıda 120 dakikaya kadar yangına dayanıklı boya kullanılırken merkezde arama-kurtarma ekipmanları, acil yardım malzemeleri ve afet sonrası yaşam alanlarının kurulmasında kullanılacak malzemelerin depolanabileceği alanlar bulunuyor. Merkezde ayrıca gıda tedariki için iki soğuk hava deposu yer alıyor. İdari bölümde ise koordinasyon, planlama ve haberleşme süreçlerinin yürütülebilmesi amacıyla ofisler, toplantı salonu, haberleşme odası, yemekhane ve eğitim salonu bulunuyor. SOFRA 26 GÜNLÜK 3 BİN 500 KİŞİLİK YEMEK ÜRETECEK Merkez içerisinde yer alan Sofra 26 Yemek Fabrikası, Büyükşehir Belediyesinin yemek üretim hizmetlerini tek çatı altında topluyor. Günlük 3 bin 500 ile 5 bin kişilik, 4 kap yemek üretme kapasitesine sahip olan Sofra 26, olası bir afet durumunda ise ortak üretim alanına dönüşerek 6 saat içerisinde 15 bin kişilik yemek üretme kapasitesine ulaşabilecek. Sofra 26'da üretilen yemekler; belediye çalışanlarının yanı sıra kent lokantaları ve hayata geçirilmesi planlanan mahalle mutfaklarının ihtiyaçlarının karşılanmasında da kullanılacak. Afet anında hızlı ve etkin hareket edilmesini sağlayacak merkez sayesinde, Büyükşehir Belediyesinin uzman ekipleri ve lojistik altyapısıyla afet bölgelerine hızlı şekilde ulaşılması, gerekli ihtiyaçların karşılanması ve can ile mal kayıplarının en aza indirilmesi hedefleniyor. YAKLAŞIK 200 MİLYON TL'LİK YATIRIM Afet Koordinasyon Merkezi ve beraberindeki yatırımların proje toplam bedeli yaklaşık 200 milyon TL olarak açıklandı. Konuşmaların ardından tesislerin açılışı gerçekleştirilirken Başkan Ayşe Ünlüce ve beraberindeki protokol üyeleri, Afet Koordinasyon ve Lojistik Merkezi ile Sofra 26 Yemek Fabrikasını gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Güvenli Kentlerin Temeli Bilim, Mühendislik ve Kamusal Denetimdir Haber

Güvenli Kentlerin Temeli Bilim, Mühendislik ve Kamusal Denetimdir

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde açıklama yapan TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar, deprem riskine karşı bütüncül ve bilimsel önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, "Yapı stokumuzu bilmeden deprem riskini yönetemeyiz" dedi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümü vesilesiyle kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar tarafından İMO Eskişehir Şubesinde yapılan açıklamada; Van’dan Elazığ’a, İzmir’den Kahramanmaraş ve Hatay’a kadar yaşanan büyük felaketlerin ardından aynı acıların tekrarlanmaması için bilim, mühendislik, doğru planlama ve etkin kamusal denetim çağrısı yinelendi. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz bu büyük felaket, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Aradan geçen yıllarda Van’dan Elazığ’a, İzmir’den Kahramanmaraş ve Hatay’a kadar yaşadığımız depremler, aynı acıların tekrarlandığını gösterdi. Depremleri engelleyemeyiz; ancak depremlerin afete ve büyük can kayıplarına dönüşmesini önleyebiliriz. Bunun yolu bilimden, mühendislikten, doğru planlamadan ve etkin kamusal denetimden geçmektedir. YAPI STOKUMUZU BİLMEDEN DEPREM RİSKİ Nİ YÖNETEMEYİZ Deprem riskini gerçekten yönetebilmek için öncelikle hangi yapıların riskli olduğunu bilmek zorundayız. Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, riskli yapıların belirlenmesi ve risk düzeylerine göre güçlendirilmesi ya da yenilenmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Kentsel dönüşüm ise yalnızca bina yenilemek ya da ekonomik değeri yüksek bölgelerde parsel bazında dönüşüm gerçekleştirmek olarak ele alınamaz. Kentsel dönüşüm; risk odaklı, kamu yararını esas alan, kent ve bölge ölçeğinde planlanan bütüncül bir süreç olmak zorundadır. YALNIZCA BİNAYI DEĞİL, ZEMİNİ VE KENTİ BİRLİKTE ELE ALMAK ZORUNDAYIZ Depreme dayanıklı kentlerin oluşturulmasında zeminin doğru tanınması temel koşullardan biridir. Bir yapının güvenliği yalnızca taşıyıcı sisteminin niteliğine bağlı değildir. Yapının üzerine inşa edildiği zeminin özellikleri, doğru temel sisteminin seçilmesi, güncel deprem yönetmeliklerine uygun projelendirme, nitelikli malzeme ve işçilik ile etkin yapı denetimi birbirinden ayrı düşünülemez. Yer seçimlerinde aktif faylar, taşkın alanları, heyelan bölgeleri ve sıvılaşma riski bulunan alanlar dikkate alınmalı; kentleşme ve planlama kararları bilimsel veriler doğrultusunda alınmalıdır. Afetlere dayanıklı kentler; jeoloji mühendisliğinden jeofizik mühendisliğine, inşaat mühendisliğinden mimarlığa, şehir planlamadan diğer mühendislik ve teknik disiplinlere kadar çok sayıda meslek alanının ortak ve koordineli çalışmasıyla mümkündür. ESKİŞEHİR İÇİN DEPREM RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ Kentimiz, Eskişehir Fay Zonu’nun deformasyon alanı içerisinde yer almakta; güneyde Eskişehir ve Dodurga fayları, kuzeyde ise havzanın oluşumunu denetleyen fay sistemleriyle çevrelenmektedir. Bunun yanında Eskişehir Havzası’nın geniş kesimlerinde bulunan genç, gevşek ve suya doygun alüvyal zeminler, deprem dalgalarının büyütülmesine ve sarsıntının daha şiddetli hissedilmesine neden olabilmektedir. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Eskişehir’de de ağır sonuçları olmuş; kentimizde bir apartmanın yıkılması sonucu 32 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Bu acı deneyim bize bir kez daha göstermektedir ki Eskişehir’in deprem güvenliği yalnızca yapı ölçeğinde değil; zemin, yapı, altyapı, ulaşım, kent planlaması ve afet yönetimiyle birlikte bütüncül biçimde ele alınmalıdır. YENİ BİNALARIN GELECEĞİN RİSKLİ YAPILARI OLMASINA İZİN VEREMEYİZ Mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesi kadar bugün ürettiğimiz yapıların gelecekte riskli yapılara dönüşmesini engellemek de kamusal bir sorumluluktur. Güvenli yapı üretimi; doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, nitelikli malzeme ve uygulamadan şantiye şefliğine ve yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bütünlüklü bir mühendislik sürecidir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik doğrudan can güvenliğini tehdit etmektedir. Bu nedenle yapı denetimi yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülemez. Yapı denetimi, doğrudan yaşam hakkıyla ve kamu yararıyla ilişkili bir kamu hizmetidir. 27 YIL SONRA ARTIK DAHA FAZLA BEKLEYEMEYİZ 17 Ağustos 1999’dan bugüne geçen 27 yıl, ülkemizin deprem gerçeğini anlaması ve gerekli önlemleri alması için fazlasıyla uzun bir süredir. Bilim insanları uyardı. Mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları uyardı. Meslek odaları ve üniversiteler yıllardır raporlar hazırladı, çözüm önerilerini kamuoyuyla ve yöneticilerle paylaştı. Buna rağmen yaşanan her büyük depremden sonra aynı sorunları yeniden konuşuyoruz. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu olarak bir kez daha ifade ediyoruz: Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri oluşturulmalıdır. Riskli yapılar bilimsel yöntemlerle belirlenmeli; güçlendirme ve dönüşüm süreçleri risk düzeyine göre önceliklendirilmelidir. Kentsel dönüşüm rant odaklı ve parsel bazlı uygulamalardan çıkarılmalı; kamu yararını esas alan, risk odaklı ve kent ölçeğinde bir planlama anlayışıyla yürütülmelidir. Eskişehir’in zemin özellikleri ve aktif fay sistemleri dikkate alınarak yapılaşma ve kentleşme kararları bilimsel verilere dayandırılmalıdır. Parsel bazlı zemin etütleri eksiksiz uygulanmalı, gerekli durumlarda bilimsel esaslara uygun zemin iyileştirme yöntemleri kullanılmalıdır. Yapıların kullanım sürecindeki güvenliğini takip edecek periyodik yapı kontrol sistemi oluşturulmalıdır. Proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik ve mimarlık hizmetleri eksiksiz uygulanmalıdır. Yapı denetimi bağımsız, etkin ve kamusal yararı esas alan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Afet politikalarının oluşturulmasında TMMOB’ye bağlı meslek odalarının bilgi ve birikiminden yararlanılmalı; karar süreçleri bilim insanları, meslek odaları, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarının katılımıyla yürütülmelidir. Deprem sonrası müdahaleye dayalı anlayış yerine, afet gerçekleşmeden önce riskleri azaltmayı esas alan bütüncül bir afet yönetimi politikası hayata geçirilmelidir. Deprem değil; bilimi, mühendisliği ve kamusal denetimi dışlayan anlayış öldürür. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ve ülkemizde yaşanan tüm depremlerde kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Onları anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmaması için bilimin ve mühendisliğin gösterdiği yolda, daha fazla vakit kaybetmeden harekete geçmektir. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.