SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yağlı Boya

Porsuk Haber Ajansı - Yağlı Boya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yağlı Boya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı'nda Halkçı Belediyecilik Kadınların Hayatına Dokunuyor Haber

Odunpazarı'nda Halkçı Belediyecilik Kadınların Hayatına Dokunuyor

Halk merkezlerinde başlayan dönüşüm, Hicri Sezen Meydanı'nda emeğe ve dayanışmaya dönüştü Bir belediye, sadece yol yapan, park düzenleyen ya da çöp toplayan bir kurum olabilir... Ya da insanların hayatına dokunan, yalnızlığı paylaşan, umudu büyüten bir dayanışma ağı kurabilir. Odunpazarı Belediyesi'nin 17 mahallede hizmet veren 18 Halk Merkezi tam da bu ikinci anlayışın en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yıl boyunca resimden örgüye, dikişten Doll Art'a kadar onlarca farklı kursta eğitim alan yüzlerce kadın, emeklerini Hicri Sezen Meydanı'nda kurulan El Emeği Satış Standında hem sergiledi hem de satışa sundu. Ancak meydandaki stantlarda satılan yalnızca el emeği ürünler değildi... Satışa çıkan; yeniden kazanılan özgüven, kurulan dostluklar, evlerin duvarları arasından çıkıp sosyal hayatın içine karışan kadınların hikâyeleri. Odunpazarı Belediyesi'nin halkçı belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Halk Merkezleri, kadınların meslek edinmelerinin ötesinde sosyal yaşamın aktif birer öznesi haline gelmelerini sağlıyor. Kursiyerlerin anlattıkları da bunun en güçlü kanıtı. "HALK MERKEZLERİ KADININ NEFES ALDIĞI YER" Orhan Oğuz Halk Merkezi'nde üç yıldır farklı kurslara katılan emekli Nurgün Ceviz, Halk Merkezi'nin hayatındaki yerini anlatırken sık sık "özgürlük" kelimesini kullanıyor. "Emekliyim. Üç senedir Orhan Oğuz Halk Merkezi'nin çeşitli kurslarına devam ediyorum. Çok mutluyum. Ortam çok güzel. Çalışanlar, öğretmenlerimiz çok iyi. Çok güzel arkadaşlıklar kurduk. Emekliliğimizdeki yoğunluğu bize aratmadı, hatta daha da güzel oldu." Ancak onun için en önemli kazanım üretmekten çok daha fazlası. "Halk Merkezleri kadının nefes aldığı yer. İşe yaradığını hissettiği, özgür olduğu yer. Kadınlar burada pasiflikten aktifliğe geçiyor. 50, 60 hatta 70 yaşında bile yeni şeyler öğreniyorsunuz. Kadınlara sesleniyorum; evde pasif olmayın. Bir kere adım attığınızda geri dönemeyeceksiniz." BOŞALAN EVİN SESSİZLİĞİNİ SANAT DOLDURDU Orhan Oğuz Halk Merkezi kursiyerlerinden Mahide Berber için ise Halk Merkezi, çocuklarının büyüyüp evden ayrılmasıyla oluşan boşluğu yeniden üretimle doldurmuş. "Hocalarımız çok yetenekli. Arkadaşlarımız, ortamımız çok iyi. Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt'a bize böyle bir imkân sağladığı için teşekkür ediyoruz." Bir zamanlar kara kalem dahi bilmediğini anlatan Berber, bugün yağlı boya tablolar yapıyor. "Kaç yaşından sonra resim yapmaya başladım. Kara kalemle başladım, şimdi yağlı boya tablolar yapıyorum. Doll Art öğrendim. Evde hiç yapmadığım dikiş işlerinden artık büyük keyif alıyorum. Manevi olarak doyduk. Her şeyi unutuyor, kendinize zaman ayırıyorsunuz." "KURS GÜNÜ BİZİM TERAPİ GÜNÜMÜZ" Selami Vardar Halk Merkezi kursiyeri Nebahat Tani, Halk Merkezi'nin kendisi için adeta bir yaşam desteğine dönüştüğünü söylüyor. Yaşlı annesine baktığını anlatan Tani, kurs günlerini heyecanla beklediğini ifade ediyor. "Selami Vardar Halk Merkezi açıldığından beri sürekli oradayım. Bizim için terapi bu. El işi yapmaktan, oyuncak örmekten büyük zevk alıyoruz. Kurs gününü iple çekiyorum. Çok güzel arkadaşlıklarımız var. Ev ortamı gibi. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Eve bile gitmek istemiyoruz." "ÇOCUKLARIMA ÜRETMEYİ GÖSTERİYORUM" Halk merkezlerinin en genç kursiyerlerinden biri olan Özge Kaplan ise yalnızca kendisi için değil çocuklarına örnek olmak amacıyla kurslara başladığını anlatıyor. İlk yılında örgü ve dikiş eğitimi alan Kaplan, öğrendiği en önemli şeyin üretmenin değeri olduğunu söylüyor. "Temelden her şeyi öğrendim. Üretmenin ne kadar güzel olduğunu gördüm. Bir ipin neler olabileceğini öğrendim. Sonra dikişe başladım. Çok daha fazla çevre edindim." Kurs ortamını "aile" olarak tanımlayan Kaplan, kuşaklar arası dayanışmanın da Halk Merkezlerinin en güçlü yönlerinden biri olduğunu belirtiyor. "Kursun en küçüğü benim. Herkes bana abla, anne gibi davranıyor. Yemek tarifinden aile yaşamına kadar her şeyi paylaşıyoruz. İşi bıraktım. İki çocuğum var. Çocuklarıma benim de ürettiğimi göstermem gerekiyor ki onlar da üretmenin ve öğrenmenin hiç bitmediğini görsün." HALKÇI BELEDİYECİLİK YALNIZCA HİZMET DEĞİL, YAŞAMIN İÇİNDE OLMAK Odunpazarı Belediyesi'nin Halk Merkezleri, klasik belediyecilik hizmetlerinin ötesinde sosyal belediyeciliğin güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. 17 mahallede hizmet veren 18 merkezde kadınlar yalnızca el sanatları öğrenmiyor; ekonomik üretime katılıyor, sosyalleşiyor, psikolojik olarak güçleniyor ve kent yaşamına daha aktif biçimde dahil oluyor. Bu dönüşümün son halkası ise Hicri Sezen Meydanı'nda açılan El Emeği Satış Standı oldu. Bir yıl boyunca sabırla hazırlanan ürünler ilk kez vatandaşlarla buluşurken, kadınlar da emeklerini ekonomik değere dönüştürme fırsatı yakaladı. Meydandaki her ürünün arkasında aslında ortak bir hikâye vardı: Evden çıkıp hayatın içine karışan, üretirken iyileşen ve dayanışmayla güçlenen kadınların hikâyesi... İşte halkçı belediyecilik de tam burada anlam kazanıyor; yalnızca hizmet sunmakta değil, insanların hayatına dokunup onları üretimin, paylaşmanın ve umudun bir parçası haline getirmekte.

Belde Evlerindeki El Emeği Sergileri Beğeni Topladı Haber

Belde Evlerindeki El Emeği Sergileri Beğeni Topladı

Tepebaşı Belediyesi Hedef Batıkent Belde Evi ve Hasan Ali Yücel Belde Evi’nde yıl boyunca eğitim alan kursiyerlerin el emeği ürünlerinden oluşan sergiler açıldı. Kadınların büyük emek ve sabırla hazırladığı eserler ziyaretçilerden tam not aldı. Kadın kursiyerlerin yoğun ilgi ve sevgisi ile karşılaşan Başkan Ataç, kursiyerler ile tek tek sohbet etti. İlk olarak Hasan Ali Yücel Belde Evi’nde açılışı gerçekleştirilen sergide giyim, örgü, kağıt takı ve sepet örücülüğü, dekoratif el sanatları, kırkyama, amigurimi ve kağıt rölyef kurslarına katılan 115 kursiyerin hazırladığı çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Birbirinden renkli ve özgün ürünlerin yer aldığı sergi, katılımcılar tarafından ilgiyle gezildi. Ardından Tepebaşı Belediyesi Hedef Batıkent Belde Evi’ndeki sergide ise 300 kursiyerin çini, giyim, ev mefruşatı, karakalem, yağlı boya, kağıt rölyef, oyuncak tasarımı, örgü, takı tasarım, amigurimi, dantel anglez, tutkal hamuru şekillendirme, kurslarında ürettiği ürünler sergilendi. Serginin açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da katılarak kursiyerlerle bir araya geldi. Sergileri gezerek ürünleri inceleyen Ataç, kurs eğitmenlerinden bilgiler alarak, kursiyerleri tek tek tebrik etti. Burada konuşan Başkan Ataç, belde evlerinin yıllardır önemli bir sosyal dayanışma merkezi olarak hizmet verdiğini belirterek, “Belde evlerimiz gerçekten adeta fabrika gibi çalışıyor. Kadınlarımız sahip çıkıyorlar, sonuçlarını hep birlikte görüyoruz. Birbirinden güzel ürünler ortaya çıkıyor. İlk belde evimizi 2001 yılında Fevzi Çakmak Mahallemizde açmıştık. Amacımız kadınlarımızın üretmelerini ve sosyalleşmelerini sağlamaktı. Bugün tüm belde evlerimiz dolup taşıyor. Burada sosyalleşme var, dayanışma var, adeta rehabilitasyon var. İnsanlar belde evlerinde öğrenirken ve üretirken gönüllerini de iyileştiriyor” dedi. Kursların aralıksız devam ettiğini ifade eden Ataç, el emeği ürünlerin ortaya çıkmasında büyük sabır ve özveri bulunduğunu belirterek, “Buradaki ürünler gerçekten sabır işi. Ben de anneannemden, büyüklerimden hatırlarım, bu işler için çok emek harcanırdı. Tüm kursiyerlerimizi kutluyorum, emeklerine sağlık. Hep birlikte yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu. Tepebaşı Belediyesi belde evlerinde verilen eğitimlerle kadınların hem yeni beceriler kazanması hem de sosyal yaşamın içinde daha aktif yer alması amaçlanıyor. Belde evlerinde düzenlenecek sergiler, belirlenen takvim çerçevesinde devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.