SON DAKİKA
Hava Durumu

#Vedat Işıkhan

Porsuk Haber Ajansı - Vedat Işıkhan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vedat Işıkhan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı" Haber

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, KOAH ve benzeri solunum yetmezliği hastalarının yaşamını doğrudan ilgilendiren oksijen cihazlarına erişimde yaşanan aylarca süren gecikmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. CHP'li Arslan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergeleriyle, kamuoyunun yanıt beklediği temel soruyu açıkça sordu: “Parası olmayan, borçlanamayan, kredi çekemeyen yurttaş ne yapacak?” “Bu cihazlar olmadan yaşamak mümkün değil” Oksijen cihazlarının bir tedavi aracı değil, yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu vurgulayan Arslan, kamuoyuna yansıyan yoğun şikâyetlerde bu cihazlar için aylarca süren bekleme süreleri verildiğini, bunun hastaları doğrudan hayati risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Arslan’ın TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde; hayati öneme sahip oksijen cihazları için azami bir bekleme süresi bulunup bulunmadığı, bu cihazlara zamanında erişemeyen hastalara ilişkin ölüm, acil başvuru ve hastane yatışı verilerinin tutulup tutulmadığı, ayrıca elektrik kesintilerine karşı yedek tüplü oksijen sistemlerinin neden yaygın ve erişilebilir hâle getirilmediği soruları yer aldı. “Kredi çekebilen hayatta kalıyor, ya çekemeyen?” CHP’li Arslan, SGK tarafından karşılanması gereken oksijen cihazlarının piyasa bedellerinin 20 bin TL’yi aştığını, bu tutarların emekli, asgari ücretli ve işsiz yurttaşlar açısından fiilen ulaşılamaz olduğunu vurguladı. “Bugün bazı yurttaşlar nefes alabilmek için borçlanmak zorunda kalıyor” diyen Arslan, meselenin esasen bundan ibaret olmadığını belirterek şu soruyu gündeme getirdi: “Kredi çekemeyen, borçlanacak kimsesi olmayan, cebinde beş kuruşu olmayan yurttaş ne yapacak? Devlet bu insanlara ‘nefessiz kal’ mı diyor?” “Bu bir tercih değil, devletin asli sorumluluğudur” Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin yurttaşların gelirine, borçlanma kapasitesine ya da piyasa koşullarına bırakılmasının sosyal devlet ilkesinin açık bir inkârı olduğunu ifade etti. Oksijen cihazlarına erişimde yaşanan bu tablonun artık idari bir aksaklık olarak görülemeyeceğini vurgulayan Arslan, bunun doğrudan yaşam hakkını ilgilendiren yapısal bir sorun hâline geldiğini belirtti. CHP’li Arslan, oksijen cihazlarına erişimde yaşanan sorunların tekil uygulamaların ötesinde, devletin sağlık ve sosyal güvenlik politikalarının geldiği noktayı açıkça gösterdiğini ifade etti. Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin bir tercih ya da ayrıcalık değil, devletin yurttaşına karşı vazgeçilemez bir yükümlülüğü olduğunu vurguladı.

Asgari Ücret Görüşmeleri Bir Tiyatroya Dönüştü! Haber

Asgari Ücret Görüşmeleri Bir Tiyatroya Dönüştü!

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan’ın Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yarın yapılacak ikinci toplantısına ilişkin “Rakam için çok erken, tarafların görüşlerini almamız gerekiyor” açıklamasına sert tepki gösterdi. Karasu, asgari ücret görüşmelerinin “bir tiyatroya” dönüştüğünü belirterek, milyonlarca emekçinin oyalandığını vurguladı ve “Bu masadan çözüm çıkmaz! Bu emeği oyalayan bir düzendir” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yarın yapılacak ikinci toplantısına ilişkin “Rakam için çok erken, tarafların görüşlerini almamız gerekiyor” açıklamasına sert tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Bakan Işıkhan’ın “henüz erken” ve “tarafları dinlemeliyiz” sözlerinin, geçim sıkıntısı içindeki emekçiler için bir umut çağrısı gibi sunulduğunu ancak gerçekte bekleyişi uzatmaktan başka bir anlam taşımadığını ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 9,5 milyon asgari ücretlinin, aileleriyle birlikte “modern kölelik koşullarında” yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Karasu, “Geçim derdi bu kadar yakıcıyken ‘acele yok’ söylemi, emekçinin sofrasının ve geleceğinin ötelenmesidir. Yine her zaman yaptıkları gibi, ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye hazırlanıyorlar” dedi. “MASADA İŞÇİ YOK” Karasu, Bakan Işıkhan’ın “tarafları dinleyeceğiz” sözlerine “Hangi taraflar Sayın Bakan? Masada ne işçi var, ne de temsilcisi Türk-İş. Daha önce söylediğim gibi kendinizin çalıp kendinizin söyleyeceği bir masadan söz ediyorsanız, orada emekçiler yoktur” ifadelerini kullandı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısının işçinin iradesini yansıtmaktan uzak olduğunu vurgulayan Karasu, yetkili konfederasyonun ve asgari ücretle geçinen milyonların sözünün belirleyici olmadığını kaydetti. Demokratik, katılımcı ve şeffaf bir komisyon yapısı kurulmadan; işçinin söz ve karar gücü güçlendirilmeden “asgari ücret tiyatrosunun” sona ermeyeceğini vurgulayan Karasu, CHP olarak emeğin sesinin masaya gerçek anlamda yansıdığı, alım gücünü ve refahı esas alan demokratik bir ücret düzeni için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Mevcut komisyonun hükümet ve işveren ekseninde işlediğine işaret eden Karasu, Bakan’a “Ne aceleniz var ki, zaten ülkeyi tencereleri boş milleti aç bırakan, sorumluluğu ise başkasına atan bir ‘ekonomist’ yönetiyor! Milyonlarca emekçi açlık sınırında, ama kimin umurunda?” diye sordu. “BU MASADAN ÇÖZÜM ÇIKMAZ” Bu durumun çalışma hayatında adalet duygusunu güçlendirmediğini, aksine yok ettiğini vurgulayan Karasu, “Bu masadan çözüm çıkmaz! Bu emeği oyalayan bir düzendir” dedi. Asgari ücretin Türkiye’de uzun süredir “genel ücret” haline geldiğine dikkatleri çeken Karasu, yalnızca en alt gelir grubunu ilgilendiren bir başlık olmaktan çıktığını ifade etti. Karasu, alım gücü hızla eriyen bir ücretin insan onuruna yaraşır yaşamı güvence altına almadığını vurguladı ve 30 bin lira sınırına yaklaşan açlık sınırına işaret ederek asgari ücretin en az 39 bin lira olması gerektiğini bir kez daha altını çizdi. “BU AYIP SİZİN” Ankara’da, TBMM’ye 10 dakika mesafede ev kirasını ödeyemediği ve geçinemediği için otogar köşelerine mahkum edilen emeklilerin durumuna da dikkat çeken Karasu, “Bu durum, ülkenin vicdan aynasıdır. Meclisin gölgesinde, kamunun bilgisi dahilinde yaşanan bu tablo, AKP iktidarının utancıdır. Biliyoruz ki bu haberden sonra, otogarı kendisine yaşam alanına dönüştüren emeklilerimize, evsizlerimize müdahale edeceksiniz! Emekliliği, asgari ücretliyi yoksullukla eşitleyen bu düzeni sona erdirmek; insanca yaşamı, barınma hakkını ve onurlu bir geleceği yeniden kurmak; CHP olarak bizim tarihsel sorumluluğumuzdur” dedi.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi İle Kıdem Tazminatına mı Göz Dikiliyor? Haber

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi İle Kıdem Tazminatına mı Göz Dikiliyor?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, hükümetin 2025 yılı bütçe gerekçesinde yer alan ve yılın son çeyreğinde yasal düzenleme yapılması öngörülen “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi verdi. Arslan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın yayımladığı 2025 Merkezi Yönetim Bütçe Gerekçesi’nde, “Otomatik Katılım Sistemi işveren katkısının da dahil edilmesiyle ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülecek; tamamlayıcı emeklilik sistemi kurulacaktır” ifadelerine dikkat çekerek, bunun zorunlu bir modele dönüşme ihtimaline karşı kamuoyunda ciddi endişeler doğurduğunu vurguladı. “Kamuoyu aydınlatılmalı” Arslan, hükümetin daha önce de gündeme getirdiği ancak sendikaların ve kamuoyunun yoğun tepkisiyle geri çekmek zorunda kaldığı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile kıdem tazminatının da tartışmalara dahil edilmesinin kaygı verici olduğunu belirtti. CHP’li Arslan, çalışanların hak ve güvencelerinin hangi ölçüde etkileneceğinin açıkça ortaya konulmasının zorunlu olduğunun altını çizdi. Arslan’ın Bakan Işıkhan’a yönelttiği kritik sorulardan bazıları şunlar: • 2025 bütçe gerekçesinde yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile kastedilen model nedir? • Otomatik Katılım Sistemi, işveren katkısıyla birlikte zorunlu ikinci basamak emeklilik sistemine mi dönüştürülecek? • Bu düzenlemenin teknik ve hukuki hazırlıkları hangi aşamadadır? • Çalışanların kıdem tazminatları bu sisteme aktarılacak mı? • Fonların kamu açıklarını finanse etmek amacıyla kullanılması yönünde bir risk söz konusu mudur? • BES ve OKS’de birikimi bulunan yurttaşların hakları nasıl korunacaktır? “Çalışanların hakları pazarlık konusu yapılamaz” CHP’li Arslan, çalışanların kıdem tazminatı haklarını ve sosyal güvencelerini doğrudan etkileyecek bu tür yapısal değişikliklerin, mutlaka işçi sendikaları, meslek örgütleri ve kamuoyuyla şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğini vurguladı. Arslan, “Emekçilerin alın teri olan kıdem tazminatına göz dikilmesine asla izin verilemez. Hükümetin bu girişimi, çalışanların geleceğini ipotek altına alabilecek, emekçilerin güvence ve hak kayıplarını beraberinde getirebilecektir” ifadelerini kullandı.

ETO Üyelerinin Talepleri Bakan Işıkhan'a İletildi Haber

ETO Üyelerinin Talepleri Bakan Işıkhan'a İletildi

ETO Başkanı Metin Güler ve Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara, Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın, İŞKUR, SGK ve MYK yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda üyelerin taleplerini dile getirdi. Eskişehir Ticaret Odası Başkanı ve TOBB Ticaret Odaları Konsey Başkan Yardımcısı Metin Güler ve ETO Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yer aldığı TOBB Ticaret Odaları Konsey Toplantısı’na katıldı. Ankara’da, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, İŞKUR, SGK ve MYK yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, ticaret odaları üyelerinin talepleri ve beklentileri dile getirildi. Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş dünyasıyla bir araya gelerek; iş hayatına yönelik ihtiyaçların ve önceliklerin tespit edilmesi ve sorunların çözümü için görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti. Toplantıda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise üyelerin yaşadıkları sıkıntıları ve çözüm önerilerini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İŞKUR, SGK ve MYK yöneticileriyle değerlendirme fırsatı bulduklarını ifade etti. Ticaret Konseyi üyeleri çözüm önerilerini paylaştı Toplantıda konuşan ETO Başkanı ve TOBB Ticaret Odaları Konsey Başkan Yardımcısı Metin Güler, yıllık mesai sürelerinin yeniden düzenlenmesi ve engelli çalışanların istihdam edilmesi noktasında İŞKUR ile işveren arasındaki iş birliğinin sürdürülebilir ve daha verimli hale getirilmesi gerektiğini de dile getirdi. Toplantıda ayrıca SGK’ya kredi kartıyla yapılan vergi ödemelerinde alınan komisyon bedelinin kaldırılması gerektiği, vergi dilimleri sebebiyle çalışanların mesai ücretlerinin kesintiye uğradığı vurgulandı. Toplantıda TOBB Ticaret Odaları Konseyi üyeleri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İŞKUR, SGK ve MYK yöneticilerine üyelerinin beklentilerini ve sorunlara dair çözüm önerilerini aktardı.

Hisarcıklıoğlu'ndan Çalışanların Ücret Artışı İçin Yeni Talep Haber

Hisarcıklıoğlu'ndan Çalışanların Ücret Artışı İçin Yeni Talep

"İş Dünyası İstişare Toplantısı", Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.​ TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, çalışanların alacakları net ücretlerin artırılabilmesi için gelir vergisi basamakları ve oranlarıyla prime esas ücret tavanının yeniden düzenlenmesi talebinde bulundu. Hisarcıklıoğlu, buradaki konuşmasında, gençlere ve kadınlara nitelik kazandırarak iş gücüne katılmalarını sağlayacak ve işletmelerin ihtiyaç duyacağı alanlarda yeterli mesleki beceriye sahip iş gücüne ulaşabilmelerine olanak verecek 2 protokol imzaladıklarını bildirdi. İş gücünün nitelik kazanması için gayret gösterdiklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu kapsamda Mesleki Yeterlilik Kurumunca (MYK) yetkilendirilen TOBB MEYBEM Mesleki Yeterlilik Belgelendirme Merkezinin 81 ilde sınav ve belgelendirme hizmetlerini sürdürdüğünü anlattı. M. Rifat Hisarcıklıoğlu, tehlikeli ve çok tehlikeli meslekler başta olmak üzere, 77 meslekte düzenledikleri sınavlar vasıtasıyla, 120 binden fazla çalışana mesleki yeterlilik belgesi verdiklerini söyledi. "İş gücü talepleri oda ve borsalarda toplanacak" Mesleklerin belgeli hale gelmesine önemli katkı sağlayan MYK belge teşvikinin tekrar yürürlüğe konulması gerektiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, aktif iş gücü programlarının kapasitesinin artırılması, koşullarının hafifletilmesi ve sürelerinin uzatılması gerektiğine dikkati çekti. Toplantıda imzalanan Nitelikli İş Gücü Yetiştirme Programı (NİYEP) protokolü ile aktif iş gücü programları kapsamında işletmelerin ihtiyaç duyduğu iş gücü taleplerinin oda ve borsalarda toplanacağını, ihtiyaçlara uygun eğitim programlarının hazırlanacağını bildiren Hisarcıklıoğlu, "Daha sonra programdan faydalanmak isteyen adaylar bir araya getirilerek teorik eğitimleri verilecek, devamında da işbaşı eğitim programları kapsamında işletmelerde uygulamalı eğitime tabi tutularak istihdamları sağlanacak." dedi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye'de kadın girişimci sayısının artırılması için 2007'de kurulan TOBB Kadın Girişimciler Kurulunun önemli çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, kurulun 2021'de "Sanayide Kadın Eli Projesi"ni başlattığını, projenin kısa zamanda 25 ile yayıldığını ve İŞKUR desteğiyle 21 binden fazla kadının iş gücü piyasasına kazandırıldığını aktardı. Türkiye'de istihdam piyasasının katı olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Avrupa Birliği (AB) standartlarına göre esnek mevzuata ihtiyaç olduğunu belirtti. Çalışanların ücretini artırmak için gelir vergisi basamakları yeniden düzenlenmeli Hisarcıklıoğlu, gelir vergisi basamaklarının daraltıldığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Orta gelirli bir çalışanın yılın ortasında en yüksek gelir vergisi olan yüzde 40'lık vergi dilimine girmesi adil de değil, mantıklı da değil. Benzer bir durum SGK prime esas tavan ücretinde yaşanıyor. Tavan ücret geçmişte asgari ücretin 5 katı olarak uygulanırken bugün 7,5 kat olarak uygulanıyor. Çalışanlarımızın alacakları net ücretleri artırabilmemiz için gelir vergisi basamakları ve oranları ile prime esas ücret tavanının yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Mevcut istihdamın korunması ve yeni iş alanlarının açılabilmesi için istihdam teşviklerini de çok önemli görüyoruz." Hisarcıklıoğlu, geçmişten beri uygulanan 5 puanlık prim teşvikinin istihdama doğrudan destek sağladığı gibi uygulanmasının da basit olduğunu dile getirdi.  "Emek yoğun sektörlerde ilave teşvikler sağlamalıyız" Son dönemde, özellikle emek yoğun sektörlerin, başta ham madde ve enerjide meydana gelen artışlar ile diğer maliyetlerden dolayı ihracatta rekabetçiliklerini kaybettiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Emek yoğun sektörlerde iş gücü kaybının önüne geçmek üzere ilave teşvikler sağlamalıyız. Siparişlerinin azalmasına bağlı olarak üretimleri ve satışları düşen firmalarımızın istihdamlarını koruyabilmek için kısa çalışma ödeneğinin tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi, fazla prosedüre tabi tutulmadan, devreye alınmasını bekliyoruz. Deprem bölgesinde bulunan işletmelerimizin sıkıntıları maalesef devam ediyor. Vergi ve sigorta prim borçlarının tıpkı 1999 depreminde olduğu gibi terkin edilmesi, depremden zarar gören firmalarımızın tekrar ayağa kalkmalarını da sağlayacaktır." Toplantıda, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile TOBB arasında "Nitelikli İş Gücü Yetiştirme Programı (NİYEP)" ile "Kadın İstihdamı İş Birliği" protokolleri imzalandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise konuşmasında, "Bugün hayata geçireceğimiz Aday Havuz Sistemi'miz ile artık işverenlerimiz İŞKUR'a kayıtlı iş arayanlara ulaşabilecek, onlara sistem üzerinden mesaj gönderebilecek ve davet edebilecekler. Böylece işverenlerimizin eleman ihtiyaçlarını en kısa zamanda gidermelerini sağlamış olacağız" ifadesini kullandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, protokollerin imzalanmasının ardından yaptığı konuşmada, işverenlerden gelen talepler üzerine başlattıkları bir çalışmayı nihayete erdirdiklerini bildirerek, "Bugün hayata geçireceğimiz Aday Havuz Sistemi'miz ile artık işverenlerimiz İŞKUR'a kayıtlı iş arayanlara ulaşabilecek, onlara sistem üzerinden mesaj gönderebilecek ve davet edebilecekler. Böylece işverenlerimizin eleman ihtiyaçlarını en kısa zamanda gidermelerini sağlamış olacağız." diye konuştu. Bu tarihten itibaren engelli hibe çağrılarına farklı bir temayla çıkmayı hedeflediklerini belirten Işıkhan, bu yılki ana hedeflerinin otizmli bireylerin işgücüne katılımını ve istihdamını artırmak olduğunu söyledi.  "İşverenler, aradığı nitelikli elemanı kendileri yetiştirecek" İmzalanan protokollerin böyle bir çabanın ürünü olduğuna işaret eden Işıkhan, şöyle devam etti: "Bugün imzaladığımız protokolle birlikte, İŞKUR ve TOBB'un güçlü işbirliğiyle işverenlerimizin talep ettiği yetkinliklere sahip bireylerin yetiştirilmesi noktasında önemli bir adım atıyoruz. NİYEP ile işverenlerimize çalışan sayısının yüzde 50'sine kadar kontenjan kullanmalarını sağlayacağız. 160 fiili güne kadar sürecek programlarla katılımcılar, teorik ve pratik bilgileri bir arada alacaklar ve program sonunda kazandıkları yetkinlikleri hemen uygulama fırsatı bulacaklar. Böylece işverenler, aradığı nitelikli elemanı kendileri yetiştirmiş olacak." Bakan Işıkhan, program kapsamında işverenlerin, katılımcıların en az yüzde 60'ını eğitim süresinin en az iki katı kadar süreyle istihdam edeceğini ifade ederek, böylece katılımcıların edindikleri becerileri doğrudan iş hayatına aktarabilmelerini ve işverenlerin nitelikli işgücü kazanmalarını temin edeceklerini kaydetti. Bakan Işıkhan, çalışma hayatının en büyük problemlerinden birisinin de kayıt dışı istihdam olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "İlgili paydaşlar ve kamu kurumlarıyla istişare etmek suretiyle, iş gücü piyasamızın ihtiyaçlarının karşılanması ve yabancıların kayıtlı çalışmalarının artırılması amacıyla çalışma izinlerine ilişkin reform çalışmalarımıza da başlamış bulunmaktayız. İlk olarak, çalışma izni değerlendirme kriterlerini gözden geçirdik. Bu süreçte Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğümüz, tüm kurumlarımızın görüşlerini de almış durumda. Çalışmalarımızı yürütürken hem sektörlerin iş gücü ihtiyacını dikkate aldık hem de yabancıların kayıt dışı çalışmalarını önleme yaklaşımı içerisinde bulunduk." Toplantı, Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.