SON DAKİKA
Hava Durumu

#Vatandaş

Porsuk Haber Ajansı - Vatandaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vatandaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Vatandaşın Borç Yükü Artıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Vatandaşın Borç Yükü Artıyor"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşın Ramazan Bayramı’nda borçla yaşadığını söyledi. Gürer, “Bayramlar dayanışmanın, paylaşmanın ve huzurun olduğu günlerdir, bugün milyonlarca yurttaşımız için bayram; icra korkusu, borç stresi ve geçim derdi konuşulduğu günler oldu. Vatandaş bayrama sevinçle değil, borç yüküyle giriyor: 6,3 trilyon liralık borç omuzlarda, kredi kartı harcamalarının üçte biri gıdaya gidiyor, milyonlarca insan icra tehdidi altında alışveriş yapmak zorunda kalıyor; bayram sofraları artık borçla kuruluyor,” dedi. 6,3 TRİLYON LİRALIK BORÇ YÜKÜ VATANDAŞIN OMZUNDA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 13 Mart haftası itibarıyla vatandaşın bankalara ve finans sistemine olan toplam borcunun 6 trilyon 365 milyar 285 milyon TL’ye ulaştığını vurgulayarak, “Vatandaşın sadece tüketici kredileri ve kredi kartı borcu 5 trilyon 992 milyar 694 milyon liraya dayanmış durumda. Bunun 271 milyar 593 milyon lirası artık takipte. Yani milyonlarca insan borcunu ödeyemediği için icra kıskacında. Üstelik 101 milyar liralık borç da varlık yönetim şirketlerine devredilmiş. Bu tablo, ekonomik krizin vatandaşın mutfağına, sofrasına ve bayramına nasıl yansıdığının en açık göstergesidir,” diye konuştu. HER 2 KİŞİDEN 1’İ BORÇLU Türkiye’de bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda 1,9 milyon artarak 43,8 milyona çıktığını hatırlatan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Neredeyse her iki kişiden biri bankalara borçlu hale gelmiş durumda. Ortalama kredi bakiyesi 138 bin liraya ulaşmış. Bu, artık borcun bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. VATANDAŞIN KREDİ KARTI HARCAMALARIN ÜÇTE BİRİ SOFRAYA GİDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşın kredi kartı harcamalarının giderek temel ihtiyaçlara sıkıştığını açıkça görüyoruz. Veriler, toplumun tüketim alışkanlıklarının değil, zorunluluklarının değiştiğini ortaya koyuyor,” dedi. Gürer, “Bayram öncesi kredi kartı üzerinden yapılan market, gıda ve yemek harcamalarının toplamı 184 milyon 132 bin TL’ye ulaşıyor. Buna karşılık toplam kredi kartı harcaması ise 587 milyon 278 bin TL seviyesinde. Bu tabloya baktığımızda, vatandaşın kredi kartıyla yaptığı harcamaların yaklaşık %31,3’ünün doğrudan gıdaya gittiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu oran sıradan bir tüketim tercihini değil, ekonomik sıkışmışlığı anlatıyor. İnsanlar artık kredi kartını; eğitim, kültür ya da sosyal yaşam için değil, mutfağını döndürebilmek için kullanmak zorunda kalıyor,” dedi “BAYRAM ALIŞVERİŞİ KREDİYLE YAPILIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece Ocak ayında yüz binlerce kişinin ilk kez kredi ve kredi kartı kullanmak zorunda kaldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “244 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı açmış, 181 bin kişi ilk kez kredi kartı kullanmış. 103 bin kişi tüketici kredisine başvurmuş. İnsanlar artık bayram alışverişini bile borçla yapıyor. Eskiden bayram öncesi çarşıda bereket olurdu, şimdi ise kredi limitine göre alışveriş yapılıyor.” “İCRA DOSYALARI BAYRAM SOFRASININ YERİNİ ALDI” 2026 yılı Ocak ayında yalnızca kredi kartı borcundan dolayı 182 bin 797 kişinin, bireysel kredi borcundan dolayı ise 135 bin 663 kişinin yasal takibe düştüğünü belirten Ömer Fethi Gürer, “Bir ayda yüz binlerce insan icralık hale geliyor. Bayramda çocuklarına harçlık veremeyen, mutfağına et koyamayan, torununa şeker alamayan bir toplum gerçeği ile karşı karşıyayız. İcra dosyaları bayram sofralarının yerini aldı.” Gürer, “19.03.2026 itibariyle, 2026 yılında 2 milyon 239 bin 799 yeni icra dosyası gelirken toplam icra dosyası sayısı 24 milyon 466 bin 58’e ulaşmıştır,” dedi. “BORÇLAR İKİYE KATLANDI, UMUTLAR YARIYA DÜŞTÜ” Risk Merkezi verilerine de değinen Ömer Fethi Gürer, tasfiye olunacak alacakların bir yılda yüzde 111 artarak 311,7 milyar liraya çıktığını belirterek, “Bu ne demek biliyor musunuz? Borç ödenemiyor, sistem alarm veriyor. 4 milyon 256 bin 494 vatandaşımızın borcu ödenememiş ve hâlâ devam ediyor. Bu insanlar bankaların kara listesinde, hayatları kısıtlanmış durumda. Kredi çekemiyor, nefes alamıyor,” şeklinde konuştu. “BAYRAM SEVİNCİ YERİNİ GEÇİM DERDİNE BIRAKTI” Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün gelinen noktada bayram sevinci yerini geçim derdine bırakmıştır. İktidarın yanlış ekonomi politikaları, vatandaşı borçla yaşamaya mahkûm etmiştir. Bizim çağrımız nettir: Vatandaşın borç yükü hafifletilmeli, faizler düşürülmeli, üretim artırılmalı, vergi adaleti sağlanmalı, israf önlenmeli, icra süreçleri yeniden düzenlenmeli ve gelir adaleti sağlanmalıdır.”

17 Bin Kilometre Öteden Et İthalatı! Haber

17 Bin Kilometre Öteden Et İthalatı!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık ve et ithalatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, iktidarın yıllardır sürdürdüğü ithalat politikalarının ne üreticiyi ne de tüketiciyi rahatlattığını vurguladı. Gürer, Türkiye’nin koyun etini 17 bin kilometre uzaklıktaki Yeni Zelanda ve Avustralya’dan ithal etmesini eleştirerek, “Okyanus ötesinden et getiriliyor ama vatandaş hâlâ ete ulaşamıyor” dedi. Gürer, sürecin başlangıcına dikkat çekerek, “AKP iktidarları döneminde, 2010 yılında hayvan ve et ithalatı başladı. O günden bugüne 11 milyon hayvan ithal edildi, yaklaşık 12 milyar dolar döviz yurt dışına gitti. Buna rağmen sorun çözülmedi,” dedi. Her değişen bakanın ithalatın biteceğini söylediğini hatırlatan Gürer, “2025 yılında bakan, hayvan varlığımızın arttığını açıkladı. Ama buna rağmen ithalat devam ediyor,” ifadelerini kullandı. “İTHALAT ARTIYOR, ÇELİŞKİ BÜYÜYOR” Rakamlarla durumu ortaya koyan Gürer, “2025 yılında 739 bin hayvan ithal edildi. 2026 yılı için 500 bin hayvan ithalatı planlandı. Yılbaşından bu yana da 85 bin 561 hayvan ithalatı gerçekleşti,” dedi. Et ithalatının da hız kesmediğini belirten Gürer, “2025 yılında 695 ton koyun eti ithal edildi, karşılığında 9 milyon 392 bin dolar ödendi. Büyükbaşta ise 65 bin 707 ton et ithalatına 537 milyon 356 bin dolar verildi,” diye konuştu. 2026 yılında da ithalatın sürdüğünü vurgulayan Gürer, “Yılın ilk aylarında 37 ton koyun eti ithal edildi, 557 bin 274 dolar ödendi. Büyükbaşta ise 3 bin 117 ton ithalat için yaklaşık 29 milyon 942 bin dolar yurt dışına gitti,” dedi. “17 BİN KİLOMETREDEN ET GETİRİYORUZ” İthalatın kaynağına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan koyun eti ithal ediyoruz. 17 bin kilometre öteden, aktarmalı uçuşla bir kişi yaklaşık 30 saatlik yolculukla bu ülkelere gidebiliyor. Bu gidişle Mars’ta yaşam bulunsa oradan da ithalat yapılacak.” İktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalata yöneldiğini söyleyen Gürer, “Kendi üreticimizi, besicimizi desteklemek yerine ithalata sarılıyorlar. Bir yandan ‘koyun eti tüketin’ diyorlar, diğer yandan okyanus ötesinden koyun eti getiriyorlar. Bu ne yaman çelişkidir?” dedi. “UCUZA ALINIYOR, PAHALIYA SATILIYOR” İthal etin fiyat politikalarını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mezbahanede kesim fiyatı 600 lira civarında ama rafta fiyat 1000 liranın altına düşmüyor,” dedi. “İthalat piyasayı dengelemek için yapılır ama burada tam tersi oluyor,” diyen Gürer, “Yurt dışından ucuza alınan ürünler Türkiye’de pahalıya satılıyor,” ifadelerini kullandı. “BESİCİ AYAKTA KALAMIYOR” Üreticinin içinde bulunduğu durumu da anlatan Gürer, “Besicinin yem fiyatı, ahır gideri, veteriner ve aşı maliyetleri sürekli artıyor. Bu şartlarda hayvancılık sürdürülemez hale geliyor,” dedi. “17 bin kilometre öteden et taşınması sorun görülmüyor ama yerli üreticinin yaşadığı sorunlar görmezden geliniyor,” diyen Gürer, mevcut politikanın sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “ÇÖZÜM YERLİ ÜRETİMDE” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mutlaka yem sübvanse edilmeli. Ahır giderleri düşürülmeli. Hayvancılık ithalata değil, yerli üretime dayalı olarak geliştirilmelidir. Hayvan varlığı arttı denilen bir ülkede neden Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan et ithal edilir? Bunun cevabı verilmelidir,” dedi. “SURİYE’DEN KOYUN ALIYORSANIZ, OKYANUS AŞMANIN ANLAMI NE?” İthalat politikalarındaki çelişkiye dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Suriye’den 400 koyun ithal edilmiş. Madem çevre ülkelerden hayvan alınabiliyor, o zaman neden 17 bin kilometre öteden ithalat yapılıyor?” diye sordu. “Çevre ülkeleri aştınız, yetmedi okyanusu geçtiniz. Bunun mantığı nedir?” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞ ET ALAMIYOR” Son olarak tüketicinin durumuna dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Yapılan ithalata rağmen vatandaş ete erişemiyor. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli et almakta zorlanıyor,” dedi. “Besici kazanamıyor, üretici kazanamıyor ama aradaki aracılar kazanıyor,” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “İthalat yapıyorsunuz, bari bunun vatandaşa faydası olsun. Ama yok. Fiyatlar rafta artıyor, birçok vatandaşın evine artık et girmiyor.”

CHP’li Arslan: "Mesele Sadece Ceza Değil, Hukuk ve Güven Meselesidir" Haber

CHP’li Arslan: "Mesele Sadece Ceza Değil, Hukuk ve Güven Meselesidir"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, araçlara sonradan takılan multimedya sistemlerine ilişkin yaşanan tartışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, İçişleri, Sanayi ve Teknoloji ile Ticaret bakanlarına üç ayrı soru önergesi vererek düzenlemenin yarattığı hukuki ve ekonomik belirsizliğin açıklığa kavuşturulmasını istedi. 27 Şubat 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemenin ardından bazı illerde yapılan denetimler ve kesilen cezalar kamuoyunda büyük tepki yaratmıştı. İçişleri Bakanlığı ise yaptığı son açıklamada, düzenlemenin trafikte seyreden tüm araçlar bakımından “tutarlı, açık, hakkaniyetli ve yeknesak biçimde uygulanabilmesi” için yeni bir yönetmelik hazırlanacağını ve bu süreçte yaptırımların durdurulduğunu duyurdu. Arslan, bu durumun düzenlemenin uygulamasında ciddi bir sorun bulunduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. “Yasa yürürlüğe giriyor, sonra uygulama durduruluyor” Arslan, henüz yürürlüğe girmesinin üzerinden çok kısa süre geçmiş bir düzenlemenin uygulanmasının durdurulmasının, yasama ve uygulama süreçlerindeki sorunları gözler önüne serdiğini söyledi. “Yasa yürürlüğe giriyor, denetimler yapılıyor, cezalar kesiliyor. Ardından Bakanlık yaptırımları durdurduğunu ve kesilen cezaların iptal edileceğini açıklıyor. Bu tablo, düzenlemenin uygulama esaslarının yeterince hazırlanmadan yürürlüğe konulduğunu açıkça göstermektedir.” “Mesele yalnızca kesilen cezalar değildir” Arslan, tartışmanın yalnızca kesilen idari para cezalarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. “Cezadan kaçınmak için araçlarındaki multimedya sistemlerini söktüren, değiştiren ya da bu nedenle masraf yapmak zorunda kalan çok sayıda vatandaş var. İnsanlar neyin yasak, neyin serbest olduğunu bilmeden karar vermek zorunda bırakıldı. Bu durum yalnızca bir trafik uygulaması değil, aynı zamanda vatandaşın hukuk güvenliği meselesidir.” “Binlerce esnaf ve sektör de belirsizlik içinde” . Arslan, konunun otomotiv yan sanayisini ve oto aksesuar sektörünü de doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi: “Türkiye genelinde araç içi multimedya sistemlerinin satışı, montajı ve servis hizmeti alanında faaliyet gösteren binlerce küçük işletme ve esnaf bulunmaktadır. Bu belirsizlik yalnızca araç sahiplerini değil, bu sektörde çalışan binlerce insanı da doğrudan etkilemektedir.” “Kurallar açık, eşit ve öngörülebilir olmalıdır” Arslan, verdiği soru önergeleriyle şu konuların açıklığa kavuşturulmasını istediğini belirtti: • Türkiye genelinde kaç araç hakkında ceza kesildiği • Kesilen cezaların iptal sürecinin nasıl yürütüleceği • Vatandaşların uğradığı maddi kayıpların nasıl değerlendirileceği • Hazırlanacak yeni yönetmeliğin hangi kriterlere dayanacağı • Otomotiv ve oto aksesuar sektörünün sürece nasıl dahil edileceği Arslan, yapılacak düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve uygulama birliği çerçevesinde açık ve öngörülebilir olması gerektiğini vurguladı. “Bu mesele milyonlarca araç sahibini ve binlerce esnafı ilgilendiriyor. Kurallar açık, net ve herkes için eşit olmalıdır. Keyfiliğe ve belirsizliğe yer olmamalıdır.”

Vali Erdinç Yılmaz'dan Başkan Ataç’a Ziyaret Haber

Vali Erdinç Yılmaz'dan Başkan Ataç’a Ziyaret

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, son yayımlanan kararname ile Eskişehir Valiliği görevine atanan Dr. Erdinç Yılmaz’ı makamında konuk etti. Ziyarette Eskişehir’in sosyal, kültürel ve kentsel gelişimine yönelik konular ele alınırken, kamu kurumları ile yerel yönetimler arasındaki uyumlu iş birliğinin kent yaşamına olumlu katkılar sunduğu vurgulandı. Başkan Ataç, Tepebaşı Belediyesi’nin hayata geçirdiği çalışmalar hakkında da Vali Yılmaz’a bilgi verdi. Ziyarette konuşan Başkan Ataç, Vali Yılmaz’ın kaymakamlıktan vali yardımcılığına Eskişehir’de görev yaptığı süre içerisinde oluşan dostluklarına değinerek “Aramızda yılların dostluğu var. O dostluklar hiç unutulmuyor. Yaptığınız göreve ara verdiğinizde veya görev yerinde bir değişiklik olup tekrar geldiğinizde vatandaşın da yaklaşımı farklı oluyor. Eğer görev sürecinizde iyi görev yaptıysanız vatandaş gelir hemen bir hatır sorar. Ama olumsuzsa görmemezlikten gelir. Önceki yıllarda olduğu gibi Eskişehir Valilik görevinizde de güzel işlere imza atılacağından kuşkumuz yok. Yeni görevinizde tekrar sizlere başarılar diliyorum” dedi. “Birlikte güzel çalışmalar yaptık” Misafirperverliklerinden dolayı Başkan Ataç’a teşekkür eden Vali Yılmaz, “Burada bizim çok güzel anılarımız var. Beraber çalıştığımız dönemde de güzel çalışmalar yaptık. Bu güzel işlerin kaldığını görmek de ayrıca mutluluk verici. Önemli olan görev yaptığımız süreçte hoş bir seda bırakmak. Geri gelmekten mutluyuz. Sizleri ziyaret etmekten de mutluyum. Anadolu insanı gerçekten iyi bir gözlemci. Hak edene hak ettiğini verir. Çalışanı, iz bırakanı bırakmazlar” ifadelerini kullandı. Vali Erdinç ziyaretinde, ayrıca Tepebaşı Belediyesi başkan yardımcıları da yer aldı. Ziyaret, çektirilen hatıra fotoğrafları ile son buldu.

İftar Programlarının Sonuncusu Mihalıççık'ta Gerçekleştirildi Haber

İftar Programlarının Sonuncusu Mihalıççık'ta Gerçekleştirildi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca kırsal ilçelerde düzenlenen iftar programlarının sonuncusu, Mihalıççık ilçesinde gerçekleştirildi. Ramazan ayının ilk gününden itibaren ilçelerde kurulan iftar sofraları binlerce vatandaşı aynı masa etrafında buluştururken, Ramazan’ın birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu kentin dört bir yanında hissedildi. Seyitgazi, İnönü, Beylikova, Çifteler, Mahmudiye, Sivrihisar, Günyüzü, Alpu, Sarıcakaya, Mihalgazi, Han ve Mihalıççık ilçelerinde kurulan iftar sofralarına yoğun katılım sağlandı. Programın son buluşması ise Mihalıççık Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Meydanda kurulan uzun iftar sofraları, çok sayıda vatandaşın katılımıyla Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma atmosferini yansıtan sıcak görüntülere sahne oldu. Mihalıççık’taki iftara Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İftar programında konuşan Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum, “Bizleri bu anlamlı iftar sofrasında bir araya getirerek birlik ve dayanışma duygularımızı pekiştiren Ayşe Ünlüce ve kıymetli ekibine içtenlikle teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. İlçelerde düzenlenen iftar programlarında vatandaşlarla bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Başkan Ünlüce konuşmasında, “Mübarek Ramazan ayının 19’uncu akşamında sevginin, hoşgörünün ve kardeşliğin sesi olan Yunus Emre’nin diyarı Mihalıççık’tayız. Yunus’un ‘Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü’ sözünün ruhunu taşıyan bu sofrada bizlerle oturan tüm Mihalıççıklı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. 12 kırsal ilçemizde Ramazan’ın bereketini aynı sofrada bizlerle paylaşan binlerce Eskişehirliye ve bu sofraların kurulması için emek veren tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sevgiyle, emekle, özenle, hep birlikte nice Ramazanlara.” ifadelerini kullandı.

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Borçları Şaha Kalktı'' Haber

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Borçları Şaha Kalktı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de dış ticaret verileri, bankacılık sistemi borçları ve icra dosyalarına ilişkin güncel ekonomik verileri değerlendirerek ekonomide borç yükünün hızla büyüdüğünü söyledi. Gürer, ihracat ve ithalat dengesinden vatandaşın kredi borçlarına, KOBİ’lerin finansman sorunundan tarım sektöründeki borç artışına kadar birçok alanda ekonomik baskının giderek ağırlaştığını belirtti. Gürer, “Rakamlar açıkça gösteriyor ki ekonomide üretim yerine borçlanma, gelir artışı yerine faiz yükü büyüyor. Vatandaş, esnaf, çiftçi ve küçük işletmeler aynı anda ağır bir finansal baskı altında” dedi. DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜYOR Şubat ayına ilişkin dış ticaret verilerini değerlendiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ihracattaki sınırlı artışa rağmen ithalatın daha hızlı büyüdüğüne dikkat çekerek, “Türkiye’nin ihracatı şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artarak 21,1 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 6,1 artarak 30,3 milyar dolara yükseldi. Bu gelişme sonucunda dış ticaret açığı yüzde 14,9 oranında artarak 9,2 milyar dolara çıktı,” dedi. Gürer, ihracatın ithalatı karşılama oranındaki düşüşe de dikkat çekerek şunları söyledi: “İhracatın ithalatı karşılama oranı bir yılda yüzde 73,2’den yüzde 70,2’ye geriledi. Bu tablo, Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesini artırmak yerine dışa bağımlı bir yapıya sürüklendiğini gösteriyor.” Yılın ilk iki aylık döneminde ise ihracat yüzde 1,2 azalarak 41,3 milyar dolara gerilerken ithalat yüzde 3,1 artarak 59 milyar dolara çıktığını, böylece iki aylık dış ticaret açığı yüzde 14,9 artarak 17,6 milyar dolara yükseldiğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Dış ticaretteki açık büyürken üretim maliyetleri artıyor, sanayici ve üretici zorlanıyor. Bu durum ekonomide kırılganlığı artırıyor” dedi. BATIK KREDİLERDE HIZLI ARTIŞ Bankacılık sistemindeki batık kredi miktarına da dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, ekonomideki riskin bankacılık verilerine de yansıdığını belirtti. “2025 yılında yüzde 101 oranında artan batık kredilerin bu yılın ilk iki ayında da yüzde 11,4 oranında büyüdüğünü ifade eden Gürer, 20–27 Şubat haftasında sınırlı bir gerileme yaşandığını ancak toplam büyüklüğün hâlâ çok yüksek olduğunu söyledi. Gürer, “Bu dönemde batık krediler 646,2 milyar liradan 644,1 milyar liraya geriledi. Batık kredilerdeki bu büyüme ekonomik sistemde ciddi bir risk oluşturuyor. Borçlar ödenemiyor, krediler takip sürecine düşüyor” diye konuştu. KOBİ’LERİN BANKA BORCU 6,5 TRİLYONA YÜKSELDİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman yükünün hızla arttığını belirterek, “KOBİ’lerin bankalara olan borcunun 6 trilyon 548 milyar liraya ulaştı. Ocak ayında KOBİ borçlarının 129,2 milyar lira arttı. KOBİ’lerin vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan kredileri ise bir ayda 13,7 milyar lira artarak 214,2 milyar liraya çıktı,” ifadelerini kullandı. Bankalarda KOBİ’lere ait 4 milyon 983 bin kredi hesabı bulunduğunu belirten Gürer, bunların 304 bininin takipte olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “KOBİ’ler üretim yapıyor, istihdam sağlıyor. Ancak yüksek maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle ciddi bir borç baskısı altındalar.” TARIM SEKTÖRÜNÜN BORCU 1,3 TRİLYONA DAYANDI Tarım sektörünün de ciddi bir borç yükü altında olduğunu ifade eden Gürer, çiftçilerin bankalara olan kredi borcunun 1 trilyon 297 milyar liraya ulaştığını belirterek, “Ocak ayında tarım borçlarının 30,5 milyar lira daha arttı, bu kredilerin büyük bölümünün kamu bankaları tarafından kullandırıldı”dedi. Tarım sektörüne verilen kredilerin: 1 trilyon lirası kamu bankalarından,265 milyar lirası özel bankalardan oluşuyor. Çiftçilerin ödeyemediği ve bankalar tarafından takibe alınan borçların da arttığını belirten Gürer, bu borçların 17,6 milyar liraya çıktığını söyledi. Gürer, “Çiftçi üretim yapabilmek için borçlanıyor. Ancak artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle bu borçları ödemekte zorlanıyor” dedi. VATANDAŞIN FİNANSAL BORCU 6,3 TRİLYON LİRAYA ÇIKTI Vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının da hızla arttığını ifade eden Gürer, bu borcun 6 trilyon 235 milyar liraya ulaştığını söyledi. 20–27 Şubat haftasında borçların 65,1 milyar lira arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, şu bilgileri paylaştı: Bireysel kredi borçları 3 trilyon 187 milyar liraKredi kartı borçları 3 trilyon 48 milyar lira Yılın ilk iki ayında vatandaşın borcu toplam 375,8 milyar lira arttı. Bu artışın: 148 milyar lirası bireysel kredilerden227 milyar lirası kredi kartlarından kaynaklandı. Gürer, vatandaşların ayrıca varlık yönetim şirketlerine 101 milyar lira borcu bulunduğunu belirterek bu borçlarla birlikte toplam finansal borcun 6 trilyon 336 milyar liraya ulaştığını ifade etti. BATIK BİREYSEL BORÇ 373 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Bankalar ve finans kuruluşlarının tahsil edemediği bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının da hızla arttığını söyleyen Gürer, takipteki bireysel borçların 271,8 milyar liraya çıktığını belirtti. Bankaların varlık yönetim şirketlerine sattığı batık krediler de dikkate alındığında sistemdeki toplam batık bireysel borcun 373 milyar liraya ulaştığını ifade etti. VATANDAŞ BİR AYDA 118 MİLYAR LİRA FAİZ ÖDEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşların kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle bankalara ödediği faiz miktarının da hızla arttığını belirterek, “yalnızca 2026 yılının ilk ayında bankalara ödenen faiz tutarının 118 milyar liraya ulaştı. Bu tutarın; 71,3 milyar lirası bireysel kredi faizlerinden, 46,6 milyar lirası kredi kartı faizlerinden oluştu,” şeklinde konuştu. Gürer, bu faiz ödemelerinin geçen yıla göre ciddi biçimde arttığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bireysel kredi faizleri yüzde 35,2, kredi kartı faizleri ise yüzde 28,1 arttı. Bu tablo vatandaşın gelirinin önemli bir bölümünü faize ödediğini gösteriyor.” İCRA DOSYALARI 24,3 MİLYONA ÇIKTI Ekonomideki borç baskısının icra verilerine de yansıdığını belirten Gürer, icra dairelerindeki dosya sayısının hızla arttığını söyledi. Gürer, “1 Ocak – 6 Mart 2026 tarihleri arasında icra dairelerine 1 milyon 903 bin yeni dosya geldi. Aynı dönemde 1 milyon 534 bin dosya sonuçlandırıldı veya işlemden kaldırıldı. Ancak sistemdeki toplam dosya sayısı büyümeye devam etti. 6 Mart 2026 itibarıyla icra dairelerinde 24 milyon 364 bin derdest dosya bulunuyor” diye konuştu. Son bir yılda icra dosyası sayısının 1 milyon 700 bin arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, şunları söyledi: “İcra dosyalarındaki artış ekonomik krizin toplum üzerindeki en somut göstergelerinden biridir.” “EKONOMİDE BORÇ SARMALI BÜYÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tüm bu verilerin Türkiye ekonomisinde ciddi bir borç sarmalının oluştuğunu gösterdiğini ifade ederek, “Dış ticaret açığı büyüyor, KOBİ’lerin borcu artıyor, çiftçi borçlanarak üretim yapmaya çalışıyor, vatandaş kredi kartıyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelirler artmazken borçlar büyüyor. Emekli, asgari ücretli de maaş artışı iki aylık enflasyon artışı ile eridi. Uygulanan ekonomik program zengini daha zengin fakiri daha fakir yapıyor,” dedi.

Şirintepe'de Sokak İftarında 5 Bin Kişi Buluştu Haber

Şirintepe'de Sokak İftarında 5 Bin Kişi Buluştu

Tepebaşı Belediyesi’nin Ramazan ayı dolayısıyla Şirintepe Mahallesi’nde düzenlediği geleneksel sokak iftarında, 5 bin vatandaş bir araya gelerek kardeşlik sofrasına oturdu. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Şirintepe Mahallesi’nde gerçekleştirilen iftar programında mahalle sakinleri ile bir araya geldi. Örme Sokak’ta kurulan kardeşlik sofrası yaklaşık 5 bin kişiyi buluşturdu. Düzenlenen sokak iftarında birçok vatandaş paylaşmanın ve bir arada oruç açmanın mutluluğunu yaşadı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da iftar programına katılan vatandaşlar ile selamlaşarak sohbet etti. İftar sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Ataç, “Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve aynı sofrada buluşmanın en güzel zamanlarından biridir. Tepebaşı Belediyesi olarak 10 yıldır düzenlediğimiz sokak iftarlarıyla 850 bin vatandaşımızı aynı sofrada buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Bizim için önemli olan komşuluğu, dayanışmayı ve birlikte olma duygusunu güçlendirmek. Şirintepe’de hemşehrilerimizle aynı sofrada orucumuzu açmak bizim için büyük bir mutluluk.” Dedi. “İnsanlar artık ‘açız’ diyor” Başkan Ataç, ülkedeki ekonomik sıkıntılara da dikkat çekerek, “Yoksulluğu çok iyi biliyoruz. Her gün televizyonda emeklilerin, asgari ücretlilerin serzenişleri var. İnsanlar artık ‘geçinemiyoruz’ demiyorlar da ‘açız’ diyorlar. Dünyada kendine yeten 7 ülkeden biriydik ama maalesef bugün gıda yönüyle baktığımızda Türkiye çökmüş durumda. İnsanların ne kadar mağdur olduğunu, açlık sınırının altında oldukları çok net görülüyor. Biz de Tepebaşı’nda dayanışmayı büyütmeye ve vatandaşlarımızla bir arada olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. İftar programına CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ile yönetimi ve meclis üyeleri de katıldı.

Toplu Ulaşıma Yapılacak Zam Güncellenmeli, Ertelenmelidir! Haber

Toplu Ulaşıma Yapılacak Zam Güncellenmeli, Ertelenmelidir!

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından toplu ulaşıma yapılması gündemde olan zamlarla ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını yapan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce şu ifadeleri kullandı; “Eskişehir’de toplu ulaşım ücretlerine zam geleceğini öğrenmiş bulunuyoruz. Edindiğimiz bilgilere göre tramvay, otobüs, minibüs ve dolmuş ücretleri 30 liradan 40 liraya çıkarılacaktır. Bu artışın kamuoyuna yansımasının ardından birkaç gündür çok sayıda vatandaşımız bizlere ulaşarak bu duruma tepki göstermemiz yönünde talepte bulunmuştur. Halkın sesini gündeme taşımak Anahtar Parti’nin var olma sebeplerinden biridir. Bizler siyaset yapmayı sadece seçim dönemlerinde değil, vatandaşın günlük hayatına dokunan her konuda sorumluluk almak olarak görüyoruz. Eskişehir halkı “zam olmasın” demiyor. Ancak 10 liralık artışın, mevcut ekonomik şartlar altında çok yüksek olduğunu ifade ediyor. Biz de bu sesi duyuyor ve paylaşıyoruz. Öte yandan 12 litre Kalabak suyunun 40 liradan 50 liraya yükseltilmesini eleştirmiyoruz. Çünkü piyasanın açık ara en uygun fiyatlı suyunun Kalabak suyu olduğu ortadadır. Bu noktada yapılan artışa saygımız sonsuzdur. Ancak toplu ulaşım, su gibi temel bir ihtiyaç olmanın ötesinde, her gün işe gidenin, okula giden öğrencinin, emeklinin ve dar gelirlinin doğrudan bütçesini etkileyen hayati bir hizmettir. Toplu ulaşım ücretlerine yapılması planlanan zammın daha makul bir seviyede güncellenmesini talep ediyoruz. Ücret 40 lira değil, en fazla 35 lira olmalıdır. Aynı şekilde öğrenciler için 350 liradan satışa sunulan aylık abonman kart ücretinin 450 liraya çıkarılacağını ve 1 Haziran’da 500 lira olmasının planlandığını öğrendik. Bu artış da öğrencilerimiz açısından ağır bir yüktür. Öğrenci abonman ücreti 400 lira olarak belirlenmeli, Haziran ayında düşünülen ikinci zam ise en erken Eylül ayına ertelenmelidir. Bugün toplu ulaşım için insanlar ciddi paralar harcamaktadır. Ülkemizde asgari ücretin durumu ortadadır. Büyükşehir Belediyesinin her ay toplu ulaşımı sübvanse ettiğini biliyoruz ve bu gerçeği göz ardı etmeden bu çağrıyı yapıyoruz. Ancak Eskişehir halkı bu zam düşüncesini desteklememektedir. Anahtar Parti olarak Eskişehir’de toplu ulaşımda daha adil, sürdürülebilir ve vatandaş odaklı bir fiyatlandırma modeline yönelik projemiz bulunmaktadır. Yerel seçimler öncesinde bu projemizi kamuoyuyla paylaşacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.