SON DAKİKA
Hava Durumu

#Valilik Meydanı

Porsuk Haber Ajansı - Valilik Meydanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Valilik Meydanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı Haber

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, 24-31 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan "Adalet ve Demokrasi Haftası" programını duyurdu. Hafta boyunca Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy başta olmak üzere demokrasi şehitleri çeşitli etkinliklerle anılacak. ​Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinde hayatını kaybeden isimlerin anısına düzenlenen "Adalet ve Demokrasi Haftası", bu yıl da Eskişehir’de kapsamlı bir programla gerçekleştiriliyor. ADD Eskişehir Şubesi tarafından hazırlanan program; anma törenleri, tiyatro gösterimi ve panelleri bir araya getiriyor. ​Program Akışı ve Etkinlik Takvimi ​Hafta, 24 Ocak 1993’te katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun anma töreni ile başlayacak. Etkinlik takvimi şu şekilde açıklandı: ​24 Ocak | 13.00: Uğur Mumcu Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​ 25 Ocak | 20.00: "Açık Denizde" Tiyatro Oyunu – Yer: Genco Erkal Sahnesi (Sanat Sokağı)​ 28 Ocak | 19.00: Devrim Şehitleri Anma Programı (Dinleti ve Panel) – Yer: Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon ​31 Ocak | 12.00: Muammer Aksoy Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​"Unutmadık, Unutturmayacağız" ​ADD Eskişehir Şubesi yaptığı açıklama ile tüm Eskişehir halkını bu anlamlı etkinliklere davet ederek; adaletin, demokrasinin ve laikliğin savunucusu olan isimlerin mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Hafta boyunca sürecek etkinliklerle, toplumsal hafızanın canlı tutulması ve demokrasi bilincinin pekiştirilmesi hedefleniyor.

Zafer Partisi'nden Bayrağa Saygı Yürüyüşü Haber

Zafer Partisi'nden Bayrağa Saygı Yürüyüşü

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında İl Başkanı Hasan Demir ülke gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zafer Partisi Eskişehir İl Binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan İl Başkanı Demir şu ifadelere yer verdi; ​"Kıymetli basın mensupları, değerli Eskişehir kamuoyu; Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı olarak tertiplediğimiz basın açıklamamıza hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle birkaç konuyu başlıklar halinde bahsetmek ve arkasından günümüzün konusuna değinmek istiyorum. ​Ekonomik Durum ve Orta Sınıf ​Evet, 2017 referandumu ve 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası parlamenter sistemin kaldırılarak iki dudak arasında yönetilmeye başlanan Türkiye, maalesef ki yanlış ekonomi politikaları neticesinde üretimden uzaklaşmış, ithalat-ihracat dengesi ortadan kalkmış, tarımda ve hayvancılıkta dahi dışa bağımlı bir ülke haline getirilmiştir. ​Gerek pandemi gerekse 6 Şubat depremleri üst üste gelince ülke ekonomik olarak çöküş aşamasına sürüklenmiştir. Tabii bu durumlardan en fazla etkilenen orta sınıf olmuş ve tabiri caizse günümüze gelindiğinde orta sınıf ortadan kalkmıştır. Çalışan, emekli, esnaf, memur neredeyse herkes yoksulluk sınırı altında; büyük kısmımız da açlık sınırı altında hayat sürmeye mahkum edilmiştir. ​2026 Maaş Zamları ​Her ne kadar 'halkımı enflasyona ezdirmeyeceğim' söylemi fiili olarak Cumhurbaşkanı'nın söylemi olsa da yapılan maaş zamları bize göstermektedir ki Türk toplumu ekseriyetle enflasyonun altında kalmış, enflasyon Türk toplumunun üzerinden silindir gibi geçmiştir. 2026 maaş artışlarında; ​Asgari ücret 28.075 TL,​Memur emeklisine %18.60,​SGK ve Bağ-Kur emeklisine %12.19 zam verilmiş;​En düşük emekli maaşı da 20.000 TL olarak sabitlenmiştir. ​2025 yılında en düşük emekli maaşı alan sayımız 4 milyonken, maalesef 2026 itibarıyla bu sayı 5 milyona yükselmiştir. Yani uzun zamandır Türk milleti ekonomik düzeyde en aşağıda biriktirilmekte ve yaşam standartları her gün aşağı çekilmektedir. ​Eğitim ve "Gelişim Raporu" Eleştirisi ​Başka bir konumuz; adı milli, kendi gayri-milli olan Eğitim Bakanı'nın ilkokullarda Atatürk, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe'nin kaldırıldığı ve adına 'Gelişim Raporu' dendiği bir icatla karşımıza çıktı tekrar. Burada görüyorsunuz; yukarıda Milli Eğitim Bakanlığı'nın geçmişte verdiği karne (ilkokullara verilen karne), aşağıda da mevcut Eğitim Bakanlığı'nın ilkokullarda uygun gördüğü 'Gelişim Raporu' adı altındaki bir safsata. Burada şunu görüyoruz: Eğitim millileşmekten hızla uzaklaşmakta ve maalesef milli değerlerimiz örselenmektedir. Bizler Atatürk çizgisinde Türk milliyetçileri, Zafer Partililer; milli iktidarın tesis edildiği ilk gün ilk işimiz Eğitim Bakanlığı'nı millileştirmek olacaktır. ​Asayiş Sorunları ​Son dönemlerde artan asayiş sorunları, çete hadiseleri ve çete yapılanmalarına kurban giden genç kardeşlerimizin yaşadıkları, öldürülme hadiseleri ve üzerine yetmiyormuş gibi ailelerine yapılan tehditler, hakaretler... Buradan da büyük Türk milletini uyanık olmaya davet ediyoruz ve devletimizi bir an önce bu operasyonları genişletip faillerin en yüksek cezalarla cezalandırılmasını talep ediyoruz. ​Mardin Nusaybin'deki Bayrak Hadisesi ​Gelelim günümüzün konusuna: Dün Mardin Nusaybin'de yaşanan arsızlığa, namussuzluğa... Evet, Türk bayrağı bizim için her şeyden üstün, her şeyden önemlidir. Biz Türk milleti olarak binlerce yıldır sancağına, bayrağına yegane sahip çıkan milletiz. Bu manada sözlerime Arif Nihat Asya'nın, bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın şiiriyle başlamak istiyorum: ​"Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım..." ​Evet, şanlı bayrağımızı öncelikle bizim adetimizdir; öperek alnıma götürüyorum ve bayrağımıza yapılan hakaret Türk milletine yapılmış hakarettir, bunun bilinmesini istiyorum. ​Bu hakaretler silsilesi ne zaman başladı ve ne zaman sonlanacak? Evet, 1996 yılı Ankara'da HADEP kongresinde ilk yaşadık biz bu bayrak hadisesini. Bölücü unsurların temsil edildiği HADEP kongresinde Türk bayrağımız maalesef yerlere atılmıştı. Daha sonra 2014 yılında 'birinci ihanet süreci'nde yaşadık; Diyarbakır Lice'de askeri üsten bayrağımız indirildi. Ve son olarak da dün Mardin Nusaybin'de yaşadık; 'ikinci ihanet süreci'nde. ​Ekim 2024 tarihinde başlayan ikinci ihanet süreci bünyesinde birçok ihaneti barındırmış ve maalesef gelinen noktada şımartılarak cesaretlendirilmiş bölücü unsurlar, dün o cesaretle şanlı Türk bayrağımızı gönderden indirme cesaretini sergilemiştir. Hem birinci hem de ikinci ihanet sürecinde üzerine basa basa haykırdığımız 'Terörle müzakere olmaz, mücadele olur' haykırışlarımız boşuna değildi. Evet, terörle müzakere olmaz, terörle mücadele olur. Bu denklemde Türk milleti olarak bayrağımızı, şehidimizi, gazimizi sonuna kadar savunacak ve bölücü unsurların karşısında dimdik olduğumuzu her ortamda haykıracağız. ​Davet: Bayrağa Saygı Yürüyüşü ​Bu minvalde arkadaşlar; Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatansever Eskişehir halkımızı 25 Ocak Pazar günü saat 14.00'te Ulus Anıtı'ndan başlayacak ve Vilayet'te (Valilik Meydanı'nda) son bulacak 'Bayrağa Saygı Yürüyüşü'müze davet ediyoruz. Evet, bizim ortak değerimiz, yegane birlikteliğimizin en büyük temsilcisi şanlı bayrağımızı alın ve 25 Ocak Pazar günü saat 14.00'te Ulus Meydanı'nda birlikte haykıralım. Bayrağın inmeyeceğini tüm unsurlara birlikte haykıralım. ​Ve sözlerime 1996'da HADEP kongresi sonrası bayrak hadisesinden sonra Aşık Sefai'nin yazdığı şiirle son vermek istiyorum: ​ "Bayraksızlar, bayraksızlar, Yere düşse bayrak sızlar, Nerden bilsin kıymetini, Soysuz, sopsuz bayraksızlar..." ​Teşekkür ederim."

Bugün Milletin Ortaya Koyduğu Eşsiz Dirilişin Günüdür Haber

Bugün Milletin Ortaya Koyduğu Eşsiz Dirilişin Günüdür

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” Valilik Meydanı’nda düzenlenen programla büyük bir coşkuyla kutlandı. 15 Temmuz Belgeselinin yayınlanmasıyla başlayan program, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Halk oyunları gösterisi, şiirler okunması, mehteran ve ney dinletisiyle devam etti. Valilik Meydanı’nda düzenlenen programa Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Muharip Hava Kuvveti ve Garnizon Komutanı Hava Orgeneral İsmail Güneykaya, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir, protokol üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları ile vatandaşlar katıldı. Gerçekleştirilen program saygı duruşu, İstiklal Marşının okunması ve Ku'ran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP İl Başkanı İsmail Candemir, BBP İl Başkanı Taha Baksan, AK Parti MKYK Üyesi Mürsel Çavdar ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan tarafından birer konuşma yapıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “15 Temmuz Sancak Koşusu”nda taşınan Sancağın Vali Hüseyin Aksoy'a teslim edilmesinin ardından bir konuşma yapan Vali Aksoy, şu ifadeleri kullandı; "Bugün, mili irademize saldıran şer güçlere karşı, aziz milletimizin kahramanlık destanı yazdığı günün 9. yıl dönümüdür. Bugün, ihanetle karşılaşan milletin ortaya koyduğu eşsiz dirilişin günüdür. Bugün, sömürgeci güçlere karşı dimdik durarak bağımsızlık iradesini tüm dünyaya haykıran milletin onur ve şeref günüdür. Bugün, bir yandan milletimizin kazandığı zaferin sevincini yaşarken diğer yandan bu ülke için 15 Temmuz’da can veren şehitlerimizin hüznünü tekrar yaşıyoruz, Bugün, dünyada eşine rastlanmaz bir direnişe şahit olmanın onur ve gururunu hep birlikte yaşıyoruz. 15 Temmuz’daki bu kutlu mücadelede, vatan, millet, bayrak uğruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, göğsünü hainlere siper ederken yaralanan kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Saygıdeğer Eskişehirliler, Büyük Türk Milleti, yaklaşık bin yıldır Anadolu topraklarında verdiği ölüm kalım mücadelesinde bu tarihi dönüm noktalarından her zaman başarıyla çıkmış bir millettir. Bu millet, vatanına ve iradesine saldıranları asla bağışlamayacaktır. Şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesinde Türk Milleti ilelebet birlik ve beraberlik içerisinde yaşamaya devam edecektir. Demokrasi ve milli irade kahramanlarının fedakârlıkları sayesinde Türkiye Yüzyılı daha güçlü bir şekilde inşa edilecektir. Ülkemizin hızlı yükselişini, gelişip büyümesini, bölgemizdeki fark edilen gücü ve etkinliğini, toplumsal birlik ve bütünlüğümüzü hazmedemeyen, karanlık güçlerin ve dış mihrakların kirli oyun, teşebbüs ve düzenleri hiçbir zaman bitmeyecektir. Ülkemizin birlik ve beraberliğini, bütünlüğünü bozmaya çalışanlar ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, milletimiz ve devletimiz hedeflerinden asla taviz vermeyecektir. Ülkemizin üzerine oynanan kirli oyunlara ve projelere karşı her zaman uyanık ve dikkatli olmalıyız. Milletimizin gelecek nesillerce 15 Temmuz şanlı direnişimizin yıl dönümünde, darbe girişimini bastıran ve kurucu liderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bizlere miras bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza etmemizde başkomutanlık görevini üstlenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a teşekkür ediyor, 15 Temmuz gecesi şehit olan başta Ömer HALİSDEMİR olmak üzere 252 şehidimizi ve ülke savunmasında bu zamana kadar hayatlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. FETÖ terör örgütü tarafından yapılmak istenen darbe teşebbüsü gecesi İstanbul Ümraniye'de şehit düşen Eskişehirli Fatih Dalgıç başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Eskişehir’de yaşayan, Marmaris baskınında Cumhurbaşkanımızı koruma görevinde iken gazi olan Burak Güzel ve Uğur Göküz’e, diğer bir gazimiz Özcan Çetinkaya kardeşimizle birlikte tüm gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum. Birlik ve beraberliğimizin sonsuza kadar daim olması ve ülkemizin bu tür ihanetlerle bir daha karşılaşmaması diliyorum. Milli irademize sahip çıkan değerli Eskişehirlilere sevgi ve saygılarımı sunuyorum."dedi. Program Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının yayınlanması, ilahi dinletisi, çeşitli konserler ve son olarak Sela ve Fetih Suresinin okunmasıyla sona erdi.

Menemen Ne İlktir Ne de Son! Haber

Menemen Ne İlktir Ne de Son!

ADD Eskişehir Şubesi tarafından Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile Bekçi Şevki ve Hasan'ın Menemen'de katledilişlerinin 84.yıldönümü dolayısıyla bir anma töreni düzenlendi. Valilik Meydanı’nda düzenlenen tören saygı duruşu, İstiklal Marşı'nın okunması ve Atatürk anıtına çelenk sunumu ile başladı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar anma töreninde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "İşgalle, siyasetsiz ve devletsiz bırakmakla, ordusuzluğa, yokluğa, yoksulluğa mahkûm etmekle, sayısız tuzakla, yıllar süren savaşla, Anadolu’nun birçok yerinde çıkarttıkları onlarca isyanla kurulmasına engel olamadıkları Cumhuriyet’i, bu kez kök salmadan yıkmak için harekete geçen Batı Emperyalizmi ve kadim uşağı şeriatçı yobaz “Karşı Devrim” güçleri, özellikle 3 Mart 1924 tarihinden itibaren peş peşe yürürlüğe sokulan Aydınlanma Devrimleri ve topyekûn kalkınma hamleleri ile yüzyıllardır tepe tepe kullandıkları olanakları ve imtiyazları kaybetmekte olduklarını gördükçe hain eylemlerini hızlandırdılar. 7 -28 Eylül 1924 tarihleri arasındaki Nasturi İsyanı, 17 Kasım 1924’de kurulan devrim karşıtı ve hilafet yanlısı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası girişimi, hemen ardından 13 Şubat 1925’de İngiltere’nin desteğiyle çıkarılan ve 31 Mayıs’ta bastırılan Şeyh Sait İsyanı ile başlatılan bu eylemler, Şemdinli, Pervari, Koçuşağı, Hakkari, Sason, Mutki, Ağrı, Tendürek, Savur, Pülümür gibi 20’ye yakın ayaklanma ile sürdürüldü. 1930 yılının 23 Aralık günü ise Türkiye inanılmaz bir dinci-gerici isyan haberiyle sarsıldı. İstanbul’da yaşayan Nakşibendi şeyhi Esat diye bir hainin kışkırttığı, Derviş Mehmet adlı bir soysuzun önderlik ettiği Atatürk, Cumhuriyet ve Devrim düşmanı gericiler, her zamanki “Din elden gidiyor” safsatası ve üzerinde ne yazdığını bile bilmedikleri yeşil paçavralarla Menemen’de toplandılar. Şeriat ilan ettiklerini haykıran ve bazı Menemenlilerin katılımı ile sayıları da, cüretleri de artan hainler, kendilerini eylemlerine son vermeleri için uyaran Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile Bekçi Şevki ve Hasan Beyleri alçakça katlettiler. Gözü dönmüş güruh vahşeti o boyuta vardırdı ki, Asteğmen Kubilay’ın bağ bıçağı ile kesilen başı bir sırığın ucunda Menemen sokaklarında dolaştırıldı. Daha birkaç yıl önce Yunan işgalinden kurtarılmış Menemen halkından bazı aymazların da desteklediği bu aşağılık isyanı ve vahşi katliamı haber aldığında inanılmaz acı duyduğu, tarifsiz öfkelendiği, çok sert tepki verdiği, hatta “Menemen’i yakın!” dediği söylenir Atatürk’ün. Büyük Önder, Orduya gönderdiği taziye mesajında da, “Büyük ordunun kahraman, genç zabiti ve mefkureci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Bey, temiz kanı ile Cumhuriyetin hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.” diyerek Türk Gençliği’nin Cumhuriyeti ve devrimleri ilelebet koruyacağına olan inancını dile getirmiştir. Benzerleri gibi bu ayaklanma da Kemalist Devrim kadrolarının kararlı ve güçlü iradesi ile ezilmiş, hainler, Kubilay’ın başını kestikleri yerde hak ettikleri sonla buluşturulmuştur. Türk Ulusu; Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama, gerileme ve yıkılış dönemlerinde de, Milli Mücadele sırasında da, Saltanat ve Hilafet kaldırıldığında da, Cumhuriyetin ilanı ve niteliklerini belirleyen devrimler sürecinde de, çok partili dönemde ve nihayet günümüzde de -15 Temmuz 2016- bu “Karşı Devrim” kalkışmalarıyla hep karşılaştı. Tamamının Batı Emperyalizmi patronajlı olduklarını ve yerli işbirlikçilerce sahnelediklerini bildiğimiz gibi, hedeflerine ulaşamadıklarını ve asla ulaşamayacakların da biliyoruz. Emperyalizmin 100 yıllık ham hayalidir; Laik, Demokratik ve Sosyal bir Hukuk Devleti olarak muasır medeniyet seviyesini aşma hedefine yönelmiş Atatürk Cumhuriyeti’ni, Kemalist ideolojisinden, Antiemperyalist Üniter Ulus Devlet özünden, Ulusal bütünlüğünden ve Dil Birliği’nden yoksun bırakarak güdümünde bir Din Devletine dönüştürmek. Bu nedenle on yıllardır yaşadığımız ve halen yaşamakta olduğumuz, emperyalizm ve işbirlikçilerinin hayallerini gerçekleştirmek için gerici Derviş Mehmetler yetiştirme gayreti ile Laik Cumhuriyetin Atatürk’ün akıl ve bilim yolunda yürümeyi sürdürmek için Devrimci Kubilaylar yetiştirme iradesinin mücadelesidir ve kuşkusuz Laik Cumhuriyet kazanacaktır. Atatürkçü Düşünce Derneği; varlık nedeni gereği, 355 Şubesi, 39 Temsilciliği, 71 bin üyesi ve gönüldaşı milyonlarca yurttaşıyla Öğretmen Asteğmen Kubilay’ın temiz kanıyla çizdiği yoldan milim sapmayacak, O’nu ve Türk Devrimi’ni unutanlara da, unutturmak isteyenlere de meydanın boş olmadığını gösterecek, Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne mutlaka ulaşacaktır. Ulusça yüreklerimizde yaşattığımız “Büyük ordunun kahraman, genç zabiti ve mefkureci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubilay Bey” ile Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki Beyleri minnetle yad ediyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.