SON DAKİKA
Hava Durumu

#Vahap Seçer

Porsuk Haber Ajansı - Vahap Seçer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vahap Seçer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi Haber

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Vahap Seçer ile TBB Encümen üyeleri, Avrupa Şehirler Birliği (Eurocities) ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri ile bir araya geldi. Görüşmede, uluslararası iş birliği ve dayanışma vurgusu yapılırken TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının tutukluluk süreçlerine ilişkin görüş ve değerlendirmeler yapıldı. Eurocities ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Birlik Encümen üyelerini ziyaret etti. Konuk heyette, B40 Ağı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ve Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya yer aldı. Ziyarette, TBB Başkan Vekili Vahap Seçer’in yanı sıra, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi hazır bulundu. Seçer: “Türkiye köklü geçmişi ile güçlü bir ülke” TBB Başkanvekili Vahap Seçer konuşmasında, konuk heyetle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, ziyaretin önemli bir boyutunun Türkiye’de demokrasiye ilişkin değerlendirmeler olduğunu hatırlattı. Tutuklu bulunan belediye başkanları, bürokratlar, siyasetçiler ve ülke sorunlarına katkı sunabilecek aydınların cezaevinde olmasının düşündürücü olduğunu belirten Seçer, Avrupa demokrasilerinin tarihsel süreç bakımından daha deneyimli olabileceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin ise görece daha genç bir demokrasi tecrübesine sahip olduğunu belirtti. Seçer, Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu, köklü geçmişi ve güçlü devlet geleneğiyle büyük ve mükemmel bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) giriş sürecinin uzun ve zaman zaman yıpratıcı bir hal aldığını ifade eden Seçer, “Avrupa’nın bazı talepleri olsa da biz, tek taraflı düşünmüyoruz. Her iki tarafın da bakış açısı incelenmeli. Bize karşı AB’nin samimiyetsiz olduğuna dair düşüncelerimiz de var. Biz elbette AB sürecini bir ‘medeniyet projesi’ olarak gördük ama bugün geldiğimiz noktada süreç, çeyrek asırdan fazladır ülkeyi yöneten siyasi iktidar ile AB görüşlerinin örtüşmemesi ya da verimli bir çalışma sürecinin yaşanmamasından dolayı kesintiye uğradı. Umut ediyorum yaralar tekrar sarılır, iyileşir, tahribatlar ortadan kalkar ve böylece süreci de başlatabiliriz.” dedi. Seçer ayrıca, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi ve sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi temennisinde bulundu. Seçer: “Başkanlarımız tutuksuz yargılansın istiyoruz” Tutuklu belediye başkanları konusunda da Başkan Seçer şu ifadeleri kullandı: “Belediye başkanlarımızın yargılanmasına karşı değiliz; ancak evrensel hukuk ilkeleri gereği tutuksuz yargılama esastır. Milyonlarca yurttaşın oyuyla seçilmiş başta Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve diğer belediye başkanlarımız tutuklandı. İstanbul, Antalya ve Adana gibi büyükşehirlerin belediye başkanları yalnızca birer siyasi figür değil, aynı zamanda halkın iradesinin temsilcileridir. Bu nedenle yürütülen süreçlerin hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde, adalet ve hakkaniyet duygusunu güçlendirecek şekilde yürütülmesi hepimiz için büyük önem taşımaktadır. Hem ülkeler düzeyinde hem de kurumsal düzeyde bu demokratik hukuk mücadelesine destek olmanızı bekliyoruz. Dayanışmanın, özellikle böylesi dönemlerde, büyük bir anlamı ve değeri vardır.” Türkiye’de daha güçlü bir hukuk devleti ve demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlerlik kazandığı bir yaşam talebinin olduğunu anlatan Seçer, insanların inancı, etnik kökeni ya da düşünceleri nedeniyle farklı kategorilerde değerlendirilmediği bir düzenin herkesin ortak arzusu olduğunu ifade etti. Seçer: “Eurocities ile ilişkileri güçlendireceğiz” Yerel yönetimlerin yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde benzer küresel sorunlarla karşı karşıya olduğuna da dikkati çeken Seçer, TBB ile Eurocities arasında yeni başlayan ilişkileri geliştirerek sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti. İklim değişikliği, atık yönetimi, kuraklık ve doğal afetler gibi meselelerin tüm insanlığı etkilediğini belirten Seçer, bu sorunların çözümü için şehirler arasında güçlü ağların kurulması, deneyim paylaşımının artırılması ve daha etkin iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Seçer, önümüzdeki dönemde şehirlerin yararına olacak kıymetli çalışmalara birlikte imza atma temennisini de dile getirdi. Solberg: “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz” Başkan Seçer’den sonra söz alan Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Türkiye ile Avrupa şehirleri arasındaki ortak değerlere ve demokrasi vurgusuna dikkat çekti. İstanbul’da ve Ankara’da temaslarda bulunduklarını ifade eden Solberg, “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz. Sayın Ekrem İmamoğlu için buradayız.” dedi. Tomašević: “Tutuklamalar endişe verici” B40 Balkan Şehirleri Ağı Başkanı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin endişeler taşıdıklarını ifade etti. Bazı belediye başkanlarının tutuklanmasına ilişkin konuşan Tomašević, yerel liderlerin karşı karşıya kaldığı durumların genel anlamda demokrasi açısından bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Sobczak: “Amacımız daha iyi hizmet sunulmasını sağlamak” Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Eurocities ağı olarak amaçlarının belediye başkanlarını güçlendirmek ve mevcut kaynakları harekete geçirerek vatandaşlara daha iyi hizmet sunulmasına katkı sağlamak olduğunu dile getirdi. Avrupa genelinde belediye başkanlarının bazı ülkelerde yetki ve kaynak bakımından sınırlandırılabildiğine işaret eden Sobczak, yerel yöneticilerin çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalabildiğini anımsattı. Sobczak, tüm bu koşullara rağmen çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Ghinelli: “Dayanışmamızı göstermek istiyoruz” Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli de tüm farklılıklara rağmen demokrasi için bir araya geldiklerini dile getirdi. Dayanışma göstermek istediklerini belirten Ghinelli, TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutukluluğuna dikkati çekerek, bu tür dönemlerde gönüllü bir tepki ortaya koymak amacıyla burada bulunduklarını ifade etti. Romero: “İmamoğlu için buradayız” Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ise tutuklu olan TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nu desteklemekten büyük bir onur duyduğunu ifade etti. Antonaya: “Yerel idarelerde bulunan kişilerin haklarının korunması önemli” Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya ise başkanların tutuklanmasının ailelerini ve çocuklarını da etkilediğini ve yerel idarelerde görev yapan kişilerin haklarının korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Belediye başkanları Türkiye’de hukukun üstünlüğüne dikkati çekti TBB heyetinde yer alan belediye başkanları değerlendirmelerinde; Türkiye’de yerel demokrasinin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumların korunması konularına dikkati çekti. Heyet, son dönemlerde yaşanan uygulamaların halkın demokrasiye katılımını zedelediğini anlattı. Belediye başkanları, yerelde demokrasiyi güçlendirecek somut adımların ve iş birliklerinin daha güçlü ve net biçimde ortaya konmasının önemine değinirken, Türkiye’de özellikle muhalif belediye başkanlarının uzun tutukluluk süreçleriyle karşı karşıya kalmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Tutuklu yargılamanın hukuki karşılığının bulunmadığı ve adalet sağlanamadığında, ülkedeki diğer sorunların da çözülemeyeceğini ifade eden Başkanlar, dünyada da bir dönüşüm süreci yaşandığını hatırlattı. Savaşların artışı, teknolojik kırılmalar ve iklim krizinin yoğunlaşmasının ortak politikalar geliştirme ihtiyacını doğurduğunu belirten bazı belediye başkanları, sorunların çözümünde yerel ve uluslararası dayanışmanın önemine işaret etti. Başkanlar, özellikle muhalefet belediye başkanlarının haksız tutuklanmaları ve siyasi baskılara maruz kaldığını dile getirirken, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının tutuklu olmasının, milyonlarca vatandaşın iradesinin fiilen engellenmesi anlamına geldiğini kaydetti. Temel insan haklarına bağlı ortak değerlerin hem Türkiye hem de Avrupa’da eşit biçimde uygulanmasının ve ortak çabayla desteklenmesinin önemine dikkati çeken belediye başkanları, yerel demokrasiyi güçlendirmek ve tutuksuz yargılanma ilkelerinin uygulanmasını sağlamak için gerekli adımların atılmaya devam edileceğini vurguladı.

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor Haber

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte bir hafta boyunca deprem bölgesinde saha çalışmaları yürüttü. Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Adıyaman ve Malatya’yı kapsayan programda, depremin üzerinden geçen zamana rağmen çözülmeyen sorunlar yerinde incelendi. Ziyaret edilen her ilde benzer bir tabloyla karşılaşıldı. Konteyner kentlerde süren belirsizlik, altyapı eksiklikleri, kalıcı konutların gecikmesi ve sosyal destek ihtiyacı, yurttaşların en sık dile getirdiği başlıklar arasında yer aldı. Kış, sahadaki gözlemlerinin depremin yalnızca doğal bir afet değil, aynı zamanda bir yönetim sorunu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. “Deprem Bir Günlük Değil, Hayatlık Bir Mesele” CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir hafta boyunca sahada yaptığı değerlendirmelerde de vurguladığı gibi, deprem bölgesinde sorunlar hâlâ tüm ağırlığıyla sürüyor. Kış, ziyaretler sırasında yapılan görüşmelerde yurttaşların en temel talebinin “unutulmamak” olduğunu belirterek, depremin yıl dönümleriyle sınırlı bir mesele olarak ele alınamayacağını söyledi. Kış, “Takvimler değişti ama konteynerlerdeki yaşam değişmedi. Deprem bitmedi, etkileri hâlâ sürüyor” değerlendirmesinde bulundu. Mersin’den Deprem Bölgesine Kesintisiz Dayanışma Depremin ilk anından itibaren Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin’in CHP’li ilçe belediyeleri, deprem bölgelerinde aktif görev üstlenen yerel yönetimler arasında yer aldı. Arama kurtarma çalışmalarından sıcak yemek dağıtımına, geçici barınma alanlarının oluşturulmasından konteyner kentlerin kurulmasına kadar birçok alanda Mersin’in tüm imkânları depremzedeler için seferber edildi. Başta Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olmak üzere, Mersin’in ilçe belediye başkanları da deprem bölgelerinde altyapı çalışmaları, içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri, temizlik ve sosyal destek faaliyetleriyle sahada olmayı sürdürdü. Kurulan konteyner kentler, yürütülen teknik destekler ve sürdürülen sosyal hizmetlerle Mersinli belediyeler, merkezi yönetimin boş bıraktığı alanlarda sorumluluk aldı. Gülcan Kış, bu tabloya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Deprem bölgesinde bugün hâlâ enkazın kaldırılması gerekiyorsa, bunu yapanlar CHP’li belediyelerdir. İktidarın yapmadığını, yerel yönetimler yaptı. İlk günden itibaren vardık, aylar geçmesine rağmen hâlâ buradayız. Bu bir siyasi tercih değil; kamucu bir sorumluluk anlayışıdır. Sahada gördüklerimiz bize şunu açıkça gösteriyor: İyi ki Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var. Çünkü iktidarın yapmadıklarını, onlar el birliğiyle şehir şehir hayata geçiriyor.” “Boşluğu Dayanışma Doldurdu” Kış, deprem bölgesine yapılan ziyaretlerin yalnızca bir anma programı olmadığını, sahadaki gerçeklerin kayıt altına alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kalıcı konutların gecikmesi, altyapı sorunlarının devam etmesi ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, ziyaret edilen tüm kentlerde ortak bir sorun olarak öne çıktı. CHP’li belediyelerin bu boşluğu dayanışmayla doldurduğunu belirten Kış, “Bu bölgelerde hayat, yerel yönetimlerin omuz vermesiyle ayakta kalıyor. Deprem bölgesini unutturmayacağız” dedi. “CHP Sahada Olmaya Devam Edecek” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, bir haftalık saha programının ardından yaptığı değerlendirmede, CHP’li belediyeler, parti örgütü ve Genel Başkanlık düzeyinde deprem bölgesinde olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu büyük yıkımın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin’de Buluştu Haber

Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin’de Buluştu

“Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması”, “Halk İçin Hep Beraber” sloganıyla büyükşehir belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleşti. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleşti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin de katılım sağladığı toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu da katıldı. Buluşma, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. ÇALIŞMALAR ELE ALINDI Toplantıda belediyelerin 2025 yılı hizmetleri değerlendirilirken; 2026 yılına yönelik çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, yoksullukla mücadele, global ve ulusal siyasetin ülkeye etkisi, belediyelere kayyım atanması, devam eden operasyonlar ve kuraklıkla mücadele de toplantı gündeminde yer aldı. AÇILIŞ KONUŞMASINI VAHAP SEÇER YAPTI Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kentin ülke içindeki konumuna değindi. Seçer yaptığı açılış konuşmasında CHP’li belediyelerin 2019’dan bu yana yerelde önemli başarılar elde ettiği ve buluşmanın birlik ve hizmet vurgusuyla devam ettiğini söyledi. “KENTLERİMİZİ BİRLİKTE GELECEĞE TAŞIYORUZ” Toplantıda açıklamalarda bulunan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in ev sahipliğinde 2025 yılındaki çalışmalarımızı değerlendirdik, 2026 yılı için görüş alışverişinde bulunduk. Şeffaflığı ilke, halkçılığı pusula edinen yönetim anlayışımızla; kentlerimizi birlikte üreten, birlikte paylaşan ve birlikte güçlenen bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz.” dedi. “TOPLANTI SONUÇ BİLDİRGESİ BASIN AÇIKLAMASI” Buluşmanın ardından “Toplantı Sonuç Bildirgesi Basın Açıklaması” yapıldı. Açıklamayı, ev sahibi olarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer okudu. CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının kamuoyuna yaptığı “Toplantı Sonuç Bildirgesi Basın Açıklaması” şu şekilde: “Büyükşehir Belediye Başkanları olarak 2019 yılında başlattığımız ve geleneksel hale getirdiğimiz toplantılarımızı, bu hizmet döneminde de sürdürmek amacıyla barışın, kardeşliğin ve huzurun kenti Mersin’de, aramızda olması gerekirken ne yazık ki tutsak durumda olan arkadaşlarımızın ve elim bir kaza sonucu aramızdan ayrılan Ferdi Zeyrek Başkanımızın eksikliğinin burukluğuyla bir araya geldik. Bu buluşmaları, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde ve belirli periyotlarla; her toplantı farklı bir Büyükşehir Belediyemizin ev sahipliğinde gerçekleşecek şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Toplantımızda; yoksullukla mücadele kapsamında hayata geçirdiğimiz sosyal politikaları, adaletli hizmet anlayışı doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmaları, çevreye duyarlı, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadeleyi esas alan, modern ve çağdaş kentler yaratma hedefiyle uyguladığımız projeleri kapsamlı biçimde değerlendirdik. Bunun yanı sıra, Türkiye’de her geçen gün daha fazla hissedilen adaletsizlikler, ağırlaşan ekonomik kriz ve hukuksuz uygulamaların ortaya çıkardığı tabloyu; küresel ve ulusal siyasetin ülkemize ve şehirlerimize etkileriyle birlikte ele aldık. Bugün aramızda olmaları gerekirken, siyasal yargı süreçleriyle belediyelerinden, kentlerinden ve özgürlüklerinden mahrum bırakılan; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek olmak üzere seçilmiş belediye başkanlarına yönelik hukuksuz uygulamalar ve yargı baskısı artarak devam etmektedir. Türkiye nüfusunun 3’te 1’inin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Görevden almalar ve kayyum uygulamalarıyla somutlaşan bu müdahalelerin, yalnızca yerel yönetimleri değil, doğrudan halkın iradesini hedef aldığı açıktır. Masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılanma hakkını ihlal eden bu anlayışın bir an önce sona ermesini, arkadaşlarımızın tutuksuz bir şekilde yargılanmasını acil olarak talep ediyoruz. Bizler, 13 büyükşehir belediye başkanı olarak; demokrasiye, hukukun evrensel ilkelerine ve adalet anlayışına aykırı bu süreci yakından izlemeye, hukuksuzluklara karşı ortak ve kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğiz. Bu mücadeleyi yalnızca tutuklu belediye başkanlarımız ve partimiz adına değil, halkın iradesini ve ortak geleceğimizi savunmak için, umudu ve dayanışmayı güçlendirerek tüm yurttaşlarımızla birlikte sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha ilan ediyoruz. Görev süremizin ikinci yılını tamamlarken, bir yandan adaletsizliklerle bir yandan da derinleşen ekonomik krizin ağır sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Bu tablo, her geçen gün yurttaşlarımızı ve belediyelerimizi daha yakıcı bir biçimde etkilemektedir. Yerelde başarılı hizmetler üreten belediyelere dönük idari baskılarla da bu tablo bilinçli olarak ağırlaştırılmaktadır. Merkezi hükümet tarafından yatırım ve proje onaylarından tahsislere, izin süreçlerinden vergi ve SGK yapılandırmaları ve kredilere kadar pek çok alanda yerel yönetimler arasında birkaç istisna dışında açık bir çifte standart uygulanmaktadır. Bununla eş zamanlı olarak, belediyelerin yetki ve mali hareket alanını daraltmayı hedefleyen yasal düzenleme hazırlıkları ve kanun teklifleri gündeme getirilmekte; yerel yönetimlerin kaynak kullanma ve hizmet üretme kapasitesi sınırlandırılmak istenmektedir. İktidar tarafından sürdürülen bu yaklaşım, yerel yönetimleri işlevsizleştirmeyi amaçlamakta; sosyal desteklerden altyapı yatırımlarına, kent hizmetlerinden kalkınma projelerine kadar birçok alanda yurttaşların aldığı kamusal hizmetleri doğrudan olumsuz etkilemektedir. Bu çifte standart, yalnızca belediyelerin yatırım ve proje süreçlerinde değil, aynı zamanda hükümetin kentlere yönelik yatırımlarında da uygulanmaktadır. Son dönemde küresel iklim değişikliğiyle birlikte ciddi boyutlara ulaşan kuraklığın kentlerde ortaya çıkardığı sorunlar, bu ayrımcılığı görünür kılmıştır. Hükümete bağlı Devlet Su İşleri’nin birçok şehirde gerekli baraj, isale hattı ve buna bağlı önemli yatırımları yıllarca yapmaması halkın zaman zaman su sorunu yaşamasının temel sebebiyken; buna rağmen iktidar eliyle ‘CHP’li belediyeler işini yapmıyor’ algısı yürütülmektedir. Kentlere hizmet etme noktasında merkezi yönetimin polemiklerden uzak durarak, halkımızı mağdur etmemek için siyaset üstü bir yaklaşımla davranması gerekmektedir. Bizler belediye başkanları olarak; adil, şeffaf, hesap verebilir, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir yönetim anlayışıyla hizmetlerimize devam ederken, halka hizmet etme yükümlülüğü bulunan tüm kurumların da aynı sorumlulukla hareket etmesini beklediğimizi kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz. Belediyelerimiz, tüm baskılara karşın sosyal belediyecilikten geri adım atmayacak; yurttaşların yoksulluğa mahkûm edilmesine karşı durarak kentlerimizi güçlendiren yatırım ve hizmetleri kararlılıkla sürdürecek, toplumcu belediyecilik anlayışıyla; emeklinin, emekçinin, işsizin, esnafın, kadının, gencin, çocuğun, engellinin, tüm yurttaşların yanında olmaya devam edecektir. Dünyanın içinden geçtiği çok katmanlı krizler, küresel belirsizlikler, Orta Doğu ve yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar ülkemizi de doğrudan etkilemektedir. Bu savaş, çatışma ve belirsizliklerin ortasında dış müdahalelere izin vermeden ülkemizdeki iç barışın güçlenmesine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizde demokratik işleyişin zayıflaması, hukuk devleti ilkesinin aşınması ve kutuplaştırıcı politikaların derinleşmesi toplumsal barışı ve birlikte yaşamı tehdit etmektedir. Bu hassasiyetle iktidarı daha adil ve demokratik davranmaya davet ederken, kentlerinde birbirinden farklı kesimlerin bir arada yaşadığı yöneticiler olarak bizler de yerel yönetimlerin barışın tesisindeki sorumluluğunu bilerek hareket etmeye devam edeceğimizi vurguluyoruz. Bir bütün olarak ülkemizde karşı karşıya kaldığımız bu tablo karşısında yerel yönetimler olarak bizler; eşitliği esas alan, kapsayıcı ve dayanışmacı bir anlayışla hareket ediyoruz. Parti programımız çerçevesinde; yerinden yönetim, katılımcılık ve yerel demokrasi ilkeleri doğrultusunda; yurttaşlık bilincini güçlendiren, adaleti esas alan ve üretimle güçlenen kentler kurmak için çalışıyoruz. CHP’li belediyeler olarak hayata geçirdiğimiz çalışmalar, birikim ve deneyimlerimiz partimizin yerelden genele uzanan iktidar perspektifinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye nüfusunun ve ekonomisinin büyük çoğunluğunu yöneten CHP’li Belediye Başkanları olarak kentlerimizde hiç kimseyi ayrıştırmadan, inancına, kimliğine, siyasi görüşüne ya da yaşam tarzına bakmadan, eşit hizmet götürerek halkımızın yüksek desteği ve memnuniyetini almış bulunmaktayız. Kentlerimizde başlattığımız bu dönüşümü tüm ülkeye yayarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde ilk seçimlerde partimizi iktidara getireceğimize inanıyoruz. Bu anlayış ve sorumluluk bilinciyle; dayanışma ve ortak akıl temelinde yolumuza kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyor, saygılarımızı arz ediyoruz.”

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı

‘Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması’, ‘Halk İçin Hep Beraber’ sloganıyla büyükşehir belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda belediyelerin 2025 yılı hizmetleri değerlendirilirken; 2026 yılına yönelik çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, yoksullukla mücadele, global ve ulusal siyasetin ülkeye etkisi, belediyelere kayyım atanması, devam eden operasyonlar ve kuraklıkla mücadele de toplantı gündeminde yer aldı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleşti. Başkan Seçer’in açılış konuşmaları ile başlayan buluşmaya; CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce katılım sağladı. Buluşma, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce toplantıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Gökan Zeybek ve Büyükşehir Belediye Başkanlarımızla Torosların eteklerinde, portakal kokulu Mersin’deyiz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in ev sahipliğinde 2025 yılındaki çalışmalarımızı değerlendirdik, 2026 yılı için görüş alışverişinde bulunduk. Şeffaflığı ilke, halkçılığı pusula edinen yönetim anlayışımızla; kentlerimizi birlikte üreten, birlikte paylaşan ve birlikte güçlenen bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. Başkan Seçer: “Nüfusun yüzde 60’ını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” Başkan Seçer, açılışta gerçekleştirdiği konuşmasında; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek olmak üzere, tutuklu tüm belediye başkanlarına ve siyasilere selamlarını gönderirken; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı andı. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Seçer, kentin ülke içindeki konumuna değindi. Mersin’in stratejik konumu ve tarihsel sürecini değerlendiren Seçer, kentin Türkiye’de ekonominin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin dinamik yapısından söz ederek göçlerle büyüdüğünü belirten Seçer, Mersin’in liman kenti olmasının tarihsel süreçteki önemine değindi. Gerçekleştirilen toplantının geçmiş dönemde de faydalarını gördüklerini dile getiren Seçer, “Bugün burada olma nedenimiz; bir yandan kendi görev ve sorumluluk alanlarımız içerisindeki sorunlarımızı konuşmak, tartışmak ve deneyim paylaşımı yapmak; bir yandan da Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın yaşadığı siyasal çalkantılar içerisindeki durumunu konuşmak. Çünkü her birimizin şehrinin kendine münhasır özelliklerinden dolayı hem iç siyasi gelişmelerden hem dış siyasi gelişmelerden etkilendiğini biliyoruz. Mersin ve komşumuz Adana bu konuda son derece hassas kentler. Orta Doğu’daki ve Kafkaslar’daki her gelişme buraya yansıyabiliyor. Çünkü bizim bölgelerimiz ulusal güvenlik açısından da son derece stratejik lokasyondalar” diyerek kentlerde yaşanan süreçleri bir arada tartışacaklarını belirtti. 2019 yılında yerel seçimlerde ortaya konulan başarıyı hatırlatan Seçer, Ankara ve İstanbul’un ardından Mersin, Adana, Antalya gibi kritik öneme sahip kentlerin de CHP’li belediye başkanları tarafından kazanılarak başarıyla yönetildiğini vurguladı. Tüm bu başarıyla birlikte 2024 yılında birçok yeni belediyenin de kazanıldığını ifade eden Seçer, “Her geçen yıl CHP’li belediye başkanlarının yönettiği nüfus oranını artırdık. Aynı zamanda ekonomik hacim olarak Türkiye’nin en önemli ekonomik döngüsünün olduğu şehirleri yönetmeye başladık. Bu siyaset açısından çok önemli ve değerlidir. Bugün nüfusun yüzde 60’ından fazlasını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” sözlerini kaydetti. “Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız” Belediye başkanlarının yürüttükleri hizmet ve siyaset ile ülke siyasetine de yön verdiğinin altını çizen Seçer, “Bugün Cumhurbaşkanlığı son derece önemli bir makamsa hatta atanan bakanlar önemli bir makam işgal ediyorlarsa ve alanlarında hizmet etmeye çalışıyorlarsa, belediye başkanları da en az onlar kadar önemli siyasi aktörlerdir. Biz Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız. Bunun planlamasını yapma zorunluluğumuz var. Bizim görevimiz sadece bir kentin yerele ait olan hizmetlerini yerine getirmek değil; Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktürden çıkışını, vatandaşın umutlarının diri kalmasını sağlamaktır. Bunu yapabileceğimiz bir çalışma ortamı önümüzde var” diye konuştu. “Ülkenin en temel 2 sorunu: ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ ” Ülkenin en temel 2 sorununun ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ olduğunu vurgulayan Seçer, vatandaşların da bu adaletsizliğin farkında olduğunu belirterek, “Belediye başkanlarımızın tartışmalı yargı kararlarıyla tutuklu olduğunu, masumiyet karinesinin yok sayıldığını, herhangi bir yargı kararı yokken suçlu muamelesi gördüklerini herkes biliyor. Elbette ki bu süre içerisinde biz belediye başkanları olarak cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın yanında olacak, onların yokluğunu aratmayacağız” sözlerini kaydetti. “CHP iktidarın kilidini açacaksa; anahtar belediyelerdir” İktidara giden yolun belediyelerin başarısından geçtiğini ifade ederek tüm baskıların bunun bilincinde olunmasından kaynaklandığını belirten Seçer, “CHP iktidarın kilidini açacaksa; bunun anahtarı belediyelerdir. Bunu iktidar da iyi biliyor. Bu nedenle bizi baskı altına almak, hizmet yapamaz hale getirmek, halk karşısında itibarsızlaştırmak gibi bir politika izlediklerini biliyoruz. Bu sorunun tespiti hepimiz tarafından yapılıyor ama bizim asıl konuşmamız gereken bu işlerin altından nasıl kalkacağımızdır. Tamamen siyasi saiklerle yaratılan sorunlarla uğraşıyoruz, bizim bunu siyasetle çözmemiz lazım. Siyasetle çözmenin en temel ve gerçekçi yolu; iktidar olmak” dedi. İktidara yürümenin bir zorunluluk olduğunu söyleyen Seçer, bu yolda umudun CHP’li belediyeler olduğunu sözlerine ekledi. “İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız” Belediye başkanları olarak tüm bu sorumluluk ile başarılı olma ve Türkiye’nin geleceğini kurma yolunda en önemli siyasi figürler olduklarını hatırlatan Seçer, CHP tarihinin mücadelelerle geçtiğini hatırlattı. Parti olarak Cumhuriyet’in iradesini ortaya koyduklarını ifade eden Seçer, “Konumumuzun, durumumuzun, zorlukların farkındayız ama gücümüzün de farkındayız. Hep beraber bunu başaracağımızdan en ufak bir endişem yok. Halkta karşılığı olan, halka giden, halkın derdini dinleyen, halkla hemhal olan ve geleceğe umut olan bizleriz. İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız. Türkiye’nin üzerindeki bu kara bulutları da hep beraber dağıtacağız” sözlerine yer verdi. Zeybek: “Vahap Başkanımız; günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alıyor” CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşmasına; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı anarak başladı. Zeybek, Başkan Seçer’in Vekilliği öncülüğünde hizmet eden TBB’yi; belediyeler arasında ayrım yapmadan kamucu bir anlayışla kaynakları etkin ve verimli kullanarak vizyon projelere önderlik etmesi dolayısıyla tebrik etti. Birliğin; kişilere değil, halk iradesine dayalı olarak yönetildiğini kaydeden Zeybek, Mersin’deki belediyecilik anlayışının insanların hafızasına yerleştiğini sözlerine ekleyerek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi yalnızca bir hizmet belediyeciliği örneği değil; sosyal adaletin, kapsayıcılığın ve krizlere karşı direncin kurumsallaştığı bir yerel yönetim modelidir. Vahap Başkanımız toplumsal kutuplaşmanın yerine ortak yaşamı; rantın yerine kamu yararını, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alan bir anlayışla ve kararlılıkla başarılı bir belediye süreci yönetmektedir. Sayın Seçer; sosyal destekten tarıma, emeklilerden gençlere kadar her kesimi yöneten bir yerel yönetim pratiğiyle bugün ülkemizde CHP tarafından yönetilmeyen pek çok belediyeye örnek teşkil etmektedir” dedi. “Yargı, siyasetin aparatı haline geldi” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ve diploma davasına değinen Zeybek, bu durumun yargının siyasallaşması ve siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesinin tipik bir örneği olduğunu ifade etti. Zeybek, “Bu bir hukuk davası değil, bu bir korkunun davasıdır. Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun milletin kendisine uygun gördüğü Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme davasıdır. 31 yıllık bir diplomanın iptal edilmesi, yargının siyasetin aparatı haline geldiğini apaçık bir göstergesidir” diye belirtti. “Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” Zeybek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in millet iradesine sahip çıktığını ve sandık milletin önüne gelene kadar meydanlarda, sokaklarda, alanlarda ve her yerde olmaya devam edeceklerini kaydetti. Esenyurt’u, Şişli’yi, Ovacık’ı, Van’ı, Mardin’i, Batman’ı, pek çok il ve ilçeyi kayyımın yönettiğini belirten Zeybek, belediyeleri halk iradesiyle seçilmişlerin yerine devlet eliyle atanmışların yönetmesini doğru bulmadıklarını sözlerine ekledi. Millet iradesinin yok sayılmasını kabul etmediklerinin altını çizen Zeybek, “Bugün Türkiye’de 28 milyon 819 bin 534 kişinin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Bu, 103 yıllık Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet’in en önemli kurumlarından olan yerel yönetimler açısından bakıldığı zaman geriye gidişin en tipik örneklerinden biridir. Bugün Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” dedi. Zeybek, CHP’li belediye başkanlarının başarılı performansının ‘CHP belediyeciliğini’ gösterdiğini belirterek, “232 olan belediye sayımızı bir anda 412’ye çıkarıyor olmamızın altındaki temel nokta da millete vermiş olduğumuz sözlerin tutulmasıydı” ifadelerine yer verdi. Zeybek, CHP’nin yerel seçimlerdeki oy oranının yüzde 38’den 48’e, belediyelerin memnuniyet oranının ise yüzde 60’lardan başlayarak yüzde 82’lere kadar çıktığını belirterek, “Bu oranlar bizi fazlasıyla memnun ederken; iktidar kanadını da ciddi biçimiyle endişeye sevk etti. Memnuniyet oranın artması CHP’nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı ki ‘Silkeleyin’, ‘Mali anlamda belediyeleri kıskaca alın’ dediler” dedi. “Biz; halkçı belediyecilik anlayışıyla hizmet ediyoruz” CHP’li belediyelerin, yaşanılan tüm engellemelere rağmen halka dokunan hizmetleri hayata geçirdiğinden söz eden Zeybek, kadınından çocuğuna, gencinden yaşlısına, emeklisinden işçisine kadar her kesimden yurttaşın hayatını kolaylaştıracak belediye hizmetlerini hayata geçirdiklerini anlattı. Zeybek, CHP’li belediyeler olarak farklı bir belediyecilik anlayışı içerisinde yurttaşlara hizmet verdiklerini belirterek, iktidarı en çok rahatsız eden çalışmaların da belediyelerin yapmış olduğu sosyal destekler olduğunu dile getirdi. Zeybek, “Bir belediye başkanı; şehrinde yaşayan, ekonomik anlamda açlık sınırının altında bir gelir elde eden ve evine ekmek götüremeyen, evinde sıcak çorba kaynatamayan yurttaşın varlığını bilecek de buna nasıl sessiz kalacak? Bizden bunu nasıl beklersiniz? Bizim halkçı belediyecilik anlayışımızın temelinde; ‘Nerede bir ihtiyaç sahibi varsa bizim belediyelerimiz ve başkanlarımız onların yanında’ anlayışı var” dedi. “Umut Mersin’dedir, Türkiye’dedir” Başkan Seçer’e ve buluşmanın düzenlemesine katkı sunan herkese teşekkürlerini ileten Zeybek, “Seçimlerin hangi tarihte yapılacağı belli değil ama biz 155 bin sandık görevlimizle CHP olarak hazırız ve alandayız. 87 haftadır Türkiye’nin tüm anketlerde açık ara 1. partisiyiz ve ülkeyi yönetme iddiamızı yerel yönetimlerden aldığımız güçle Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde sürdürme kararlılığındayız. O nedenle umut buradadır, Mersin’dedir, Türkiye’dedir, Silivri, Antalya, Buca ve Çorlu zindanlarındadır. Biz bu umudu yeşerteceğiz, güçlendireceğiz ve büyüteceğiz. Eninde sonunda haklılar ve halktan yana olanlar kazanacak. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” diye belirtti. Toplantı açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti. Büyükşehir belediye başkanları belediyelerindeki çalışmalar, projeler ve deneyimler ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulundular.

TBB’den Belediyelere 59 Yeni Araç Teslimi Haber

TBB’den Belediyelere 59 Yeni Araç Teslimi

TBB Encümen Toplantısı’nın ardından gerçekleştirilen tören ile belediyelere toplam 59 yeni araç teslim edildi. Bu araçlar arasında; 15 ekskavatör, 14 çöp kamyonu, 11 kazıcı yükleyici, 7 damperli kamyon, 6 yol süpürme aracı, 2 cenaze aracı, 1 greyder, 1 itfaiye aracı, 1 otobüs ve 1 arazöz yer aldı. Anahtarları teslim edilen 59 yeni araçla birlikte belediyelere TBB tarafından Haziran 2024 tarihinden bugüne kadar toplam 523 araç hibe desteği sağlanmış oldu. Teslimi yapılan araçlar sayesinde, belediyelerin hizmet kapasitesini artırarak vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunmalarına katkı sağlamak hedefleniyor. TBB Başkan Vekili Seçer, Başkan Durbay’ı andı Başkan Seçer konuşmasına; geçtiğimiz günlerde kolon kanseri ile mücadele ederken hayatını kaybeden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı anarak başladı. Başkan Seçer, “Çok gençti ve hayatta daha görecek günleri vardı. Önünde bir istikbal vardı. Çok çalışkan ve iyi ilişkileri olan, hayatı hep topluma faydalı olmakla dolu genç bir insandı. Hastalıkla mücadele etti, çok çabaladı ama başaramadı. Kendisini; dostları ve sevenleri ile Pazartesi günü Manisa’da ebediyete uğurladık. Tüm ölmüşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun, ışıklar içerisinde uyusun” dedi. “Bölgemizdeki her olumlu ya da olumsuz gelişme ülkemizi etkiliyor” Hem ekonomik sıkıntılar hem de Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal gerginlikten söz ederek, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin de Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğine vurgu yapan Seçer, “Özellikle; Güney, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu Bölgesi’nde görev yapan değerli başkanlarımın yakın olduğu o lokasyonda ve coğrafyada çok önemli gelişmeler oluyor. Doğal olarak da bölgemizdeki her olumlu ya da olumsuz gelişme ülkemizi etkiliyor” diye belirtti. “Türkiye’de geleceğe umutla bakacak bir toplum yaratacaksak bunu yerelden başlatacağız” Türkiye’nin etkilendiği noktada en önemli görevin belediye başkanlarına düştüğünün altını çizen Seçer, “Çünkü vatandaşa en yakın görev alanı, milli iradenin yansımasının en keskin, net ve sarih olduğu yer belediye başkanlığı makamıdır. Doğal olarak Türkiye’de sorun alanlarımıza ilişkin çalışmalar yapacaksak, bunu ilk önce yerelden başlatmamız lazım. Türkiye’de demokrasiyi kurum ve kurallarıyla yerine oturtacaksak, huzur ve kardeşlik ortamı, geleceğe umutla bakacak bir toplum yaratacaksak bunu yine yerelden başlatacağız” ifadelerine yer verdi. “Bu ekonomik dar boğaz içerisinde, belediyelere katkı sunmak istiyoruz” Belediye başkanlarının görevinin sadece yol veya kanalizasyon yapmak, sosyal politikalar uygulamak olmadığını kaydeden Seçer, vatandaşın her sorunuyla ilgilenmenin önemine dikkat çekti. Seçer, “Siyasi görüşü ve etnik yapısı ne olursa olsun, şerefiyle, onuruyla, Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan her yurttaşımız bizim başımızın tacıdır” dedi. TBB olarak da bu bakış açısı ve bu görev anlayışı ile hizmet vermeye çalıştıklarını ifade eden Seçer, “Bu ekonomik dar boğaz içerisinde belediyelerimizin hizmetlerinde onların yanında olup, katkı sunmak istiyoruz. Belediyelerimize araç-gereç desteği verelim, projelerine nakdi katkı yapalım ve daha kaliteli ve efektif hizmetler yapsınlar istiyoruz” dedi. “TBB’yi daha da iyi hale getirmek istiyoruz” TBB olarak çok değerli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Seçer, Birliği çok daha iyi bir hale getirmek istediklerinin altını çizdi. 2024 yılı Haziran Ayı itibari ile TBB’nin gücünün net bir şekilde ortaya çıktığını vurgulayan Seçer, “2024 yılı öncesi yönetimler bunu bir eleştiri olarak da alabilir; ben ikinci dönem belediye başkanlığı yapıyorum, TBB’nin ne olduğunu 2024’ten sonra gördüm. TBB’nin gücünü, isterse neler yapabileceğini, sadece araç-gereç veya para anlamında değil, belediyelerimize nitelikli kadrolar yetiştirme, yurtdışından fonlar edinme, uygun projeler çalışma, yani liyakati, belediye yönetimini, çağdaş bir yönetim anlayışını öğretme açısından muazzam ve derya deniz bir birlik olduğunu gördüm” dedi. “Tüm üyelerimize parti ve bölge ayrımı gözetmeksizin adil bir şekilde katkı sunuyoruz” 2024’ten bu yana TBB üyelerinden kayda değer bir şikâyet almadıklarını söyleyen Seçer, “Herkes durumundan memnun. Tüm üyelerimize parti ve bölge ayrımı gözetmeksizin adil bir şekilde katkı sunuyoruz. TBB’ye üye belediyelerimiz bundan eminler. Bu da bizi rahatlatıyor. Aynı anlayışla çalışmalara devam edeceğiz” dedi. Sadece yurt içinde değil uluslararası platformlarda da önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Seçer, hem Türkiye’deki uygulamaları aktarmak hem de yurt dışındaki iyi uygulamaları Türkiye’ye getirmek için birliklerle iş birliği içerisinde hareket ettiklerini söyledi. Seçer, TBB’nin insan kaynağını da güçlendirdiklerini sözlerine ekleyerek, liyakat esaslı personel kadrosu oluşturduklarını ifade etti. TBB olarak 2026 yılında çalışmaların daha da hız kazanacağını sözlerine ekleyen Seçer, “Yeni dönem uluslararası hibe ve fon kaynaklarının büyüklüğü yaklaşık olarak 120 milyon Euro’nun üzerine çıktı. Bu finansın ne kadarını Türkiye’de belediyelerimize faydalandırabiliriz diye çalışmalar içerisindeyiz. Güçlü proje ve finansman ekibimiz tamamen bu konulara odaklanmış durumda. 2026 yılında birliğimizin çalışmaları daha da hız kazanacak” ifadelerine yer verdi. “Bugün de yarın da deprem bölgesinin yanında olacağız” Yeni dönemde de öncelikli olarak deprem bölgesinde yer alan belediyelerin yanında olacaklarını aktaran Seçer, “Daha önce de olduğu gibi bu desteklerimizde her zaman önceliğimiz deprem bölgesi olacak. Deprem bölgesinde belediyelerimiz çok büyük sorunlarla boğuşuyorlar. Dün olduğu gibi bugün de yarın da onların yanında olmaya devam edeceğiz. Bu hizmetleri yaparken de haktan ve adaletten asla şaşmayacağız. Ayrım yapmadan yanınızda olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Haziran 2024 tarihinden bu yana 464 araç hibe desteği yaptıklarının bilgisini paylaşan Seçer, törenle birlikte yapılan desteklerin rakamsal verilerini de paylaşarak; “Bugün verdiğimiz 59 araçla birlikte bu sayı 523’e çıktı. Bu araç hibelerinin yaklaşık yüzde 30’unu depremden etkilenen belediyelerimize ayırmıştık. Yine 30 bin adet çöp konteyneri dağıtımı yaptık. Bu dağıtımın da yaklaşık yüzde 33’ünü yine deprem bölgesindeki belediyelerimize gerçekleştirdik” dedi. “Belediye başkanları toplumsal gelişmelere kayıtsız kalamazlar” Başta İmamoğlu ve Karalar olmak üzere Silivri’de tutuklu bulunan belediye başkanlarını ziyaret ettiğini belirterek onların selamlarını ileten Seçer, birçok başkan, meclis üyesi ve siyasetçinin cezaevlerinde farklı gerekçelerle tutuklu bulunduğunu söyledi. TBB’nin tarafsız bir kurum olsa da ülkede yaşananlara kayıtsız kalınamayacağını vurgulayan Seçer, “Değerlendirmelerimizi tamamen Türkiye gerçekleriyle ve demokratik hukuk devleti olma, barış, kardeşlik, dünyada saygın bir ülke olma gibi saiklerle yapmamız lazım. Belediye başkanları çok önemli siyasi figürlerdir, toplumsal gelişmelere de kayıtsız kalamazlar. Millet iradesinin tecelli bulduğu en önemli makamların başında belediye başkanları gelir” dedi. Herkesin bir suç isnadı karşısında yargılanabileceğini ancak bunun çağdaş hukuk normları çerçevesinde yapılması gerektiğini ifade eden Seçer, Türkiye’nin demokratik hukuk devleti olma iddiasını sürdürmesinin uygulamalarla sağlanabileceğinin altını çizdi. “Başkanlar 17 metrekarelik hücrede değil şehirlerinde hizmette olmalı” Belediye başkanlarının 17 metrekarelik hücrelerde değil şehirlerinde vatandaşlara hizmette olması gerektiğini dile getiren Seçer, hukuk sistemin doğru şekilde işletilmesi gerektiğini belirtti. Yargılama sürecinin sisteminden söz eden Seçer, “Davalar elbette devam edebilir, hukuk devleti iddiasını ve delillerini ortaya koyar. Savunma makamı da kendisini savunur. Suçlu görülürse yasalar açıktır. Ancak şunu üzülerek ifade etmek isterim; 2016’dan bu yana Türkiye’de bazı şeyler değişti. Belediye başkanları mahkeme kararı olmadan görevden alınamazdı ama FETÖ operasyonları gerekçe gösterilerek artık İçişleri Bakanlığı’nın bir kararıyla, millet iradesiyle seçilmiş bir belediye başkanı görevden alınabiliyor. Bu hukuk devleti anlayışına sığacak bir durum değil” sözlerini kaydetti. Belediye başkanlarının bu şekilde tutuklandığını kaydeden Seçer, uygulamaların sona ermesini temenni ettiğini dile getirdi. “Her birimizin güvencesi bağımsız mahkemelerdir” Belediye başkanlarının antidemokratik uygulamalarla mücadele etmeye çalışmasının şehirlerin huzur ve düzenini olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Seçer, “Sayın Cumhurbaşkanı da en sade vatandaş da kanunlar karşısında eşittir. Biz mücadelemizi sandıkta, asaletle ve centilmence yapmalıyız. İktidar olduğumuz zaman gücü gücü yetene değil. Eğer devletin yargı ve kolluk gücü gibi güçlerini rakibimizi bertaraf etmek için antidemokratik uygulamalarla kullanırsak Türkiye’nin geleceğinden söz edemeyiz. Türkiye’nin geleceği bize umut vermez. Türkiye’nin geleceği karanlık demektir. Demokrasinin ve hukuk devletinin olmadığı yerde; ‘Git derdini Marko Paşa’ya anlat!’ derler. Her birimizin güvencesi bağımsız mahkemelerdir. Bizim oturduğumuz rahatsız koltuğun altındaki çivi, rant çivisidir. Doğal olarak bize yaftalamalar yapılabilir, suçlar isnat edilebilir, iftiralar atılabilir. Bizim güvencemiz kimdir? Bizi bağımsız mahkemeler savunacak” diye konuştu. “TBB’nin kapısı herkese ardına kadar açık” Hiçbir etnik köken, inanç, mezhep ve siyasi görüş gözetmeksizin bir arada olmanın ve ifade özgülüğünün önemini sözlerine ekleyen Seçer, “Aldığınız alet ve ekipmanlar güzel hizmetler yapmaya vesile olsun. Hep beraber çok daha güzel hizmetler yapacağız. TBB olarak sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz ve kapımız sizlere ardına kadar açık olacak” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Konuşmaların ardından araçların teslimi gerçekleştirildi. Temsili anahtar teslimi töreninde Şehzadeler Belediye Başkanı Durbay’a teslim edilecek olan araç anahtarı Seçer tarafından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’e takdim edildi.

Türkiye’de Çeyrek Asırdır Başarısız Tarım Politikaları Uygulanıyor Haber

Türkiye’de Çeyrek Asırdır Başarısız Tarım Politikaları Uygulanıyor

Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Mersin Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Mersin Ticaret Borsası ve Trend Fuar Organizasyon iş birliğiyle bu yıl 2’ncisi düzenlenen Mersin Tarım Fuarı’na katıldı. Fuar alanında kurulan stantları gezerek sergilenen ürünler hakkında bilgi alan Başkan Seçer, üreticiler ve firma yetkilileriyle sohbet etti. Seçer, fuara katılan yurttaşların da yoğun ilgisiyle karşılandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi de fuarda yerini alarak, kurduğu stantta Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak yürüttüğü çalışmaları ve üreticilere sunduğu destekleri fuara katılan yurttaşlara aktardı. Başkan Seçer: “Mersin’de pazar değeri çok yüksek ürünler yetiştiriliyor” Başkan Seçer, fuarın Mersin ve birçok şehirden 120 firma ile dolu dolu olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tarımsal faaliyetler açısından değerli ürünlerin ve firmaların üreticilerle buluşmasının yararlarına değinen Seçer, “Tarım bölgesi olarak Mersin ve çevresi; coğrafya, toprak miktarı ve mikroklima özellikleriyle pazar değeri çok yüksek birçok ürünün yetiştirildiği bir bölge. Bu açıdan çok isabetli bir yerde fuar sergilenmiş oluyor. Umut ediyorum her yıl daha da iyi noktalara gelsin. Farklı şehirlerden gelen fuar katılımcıları ile yaptığım sohbetlerde, ‘Mersin her geçen gün güzelleşiyor, bizi çekiyor, çok cazip bir şehir haline geldi’ sözlerini duymak kente hizmet eden belediye olarak bizleri son derece mutlu ediyor” sözlerini kaydetti. “Tarımın olmadığı yerde sosyal sorunlar artar” Türkiye’de tarımın ekonomik ve sosyal alandaki öneminin tartışılamaz noktada olduğunu ifade eden Seçer, tarımda yaşanan sorunların topluma farklı boyutlarda yansıyacağının altını çizdi. Tarımın sosyal yönüne dikkatle bakılması gerektiğini belirten Seçer, “Türkiye’nin çalışan nüfusunun yüzde 25’i tarımda istihdam ediliyor. Bu şu demektir; tarımın olmadığı yerde işsizlik oranı, şehirlerin nüfusu, sosyal sorunlar artar ve şehirlerde asayiş bozulur” diye konuştu. Tarımı gıda kaynakları açısından ele alarak çiftçilerin durumuna değinen Seçer, üreticilere yönelik politikaların devlet politikası olması gerektiğini vurguladı. “Türkiye’de çeyrek asırdır başarısız tarım politikaları uygulanıyor” Devletin tarımı sürdürülebilir ve gerçekçi yollarla desteklemesi gerektiğini belirten Seçer, son 24 yılda tarımda yaşanan küçülmeye dikkat çekti. Tarımda yaşanan sert küçülmenin sebeplerinde iktidar politikalarını işaret eden Seçer, “Türkiye gibi 86 milyon nüfusu olan, topraklarının beşte biri tarım toprakları olan bir ülkede bu işin çok ciddi yapılması lazım. Çeyrek asırdır devam eden iktidar döneminde tarımda büyük sorunlar var. 2025’in üçüncü çeyreğinde tarımda küçülme ve daralma var. 2001’den bu yana tarımdaki en büyük daralma yaşandı” dedi. Tarımda yaşanan daralma ve nüfusun artışının; ürün arzını doğrudan etkilediğini dile getiren Seçer, “Nüfusun artmasıyla talepler her geçen gün büyüyor. Toplumların refah düzeyi artıyor ve bu durum ihtiyaçların daha da çeşitlenmesi, artması demek. Türkiye’de çeyrek asırdır başarısız tarım politikaları uygulanıyor. İktidarın şapkasını önüne alıp düşünmesi ve Türkiye’de tarımın revize edilmesi lazım. Tarım her zaman dünyada da Türkiye’de de önemli bir sektör olmaya devam edecek. Canlı yaşamı devam ettiği, dünya var olduğu sürece, savaşta da barışta da tarımın önemi yadsınamaz” ifadelerini kullandı. Meral Seçer: “Mersin, tarımıyla kendini ispat etmiş bir şehir” Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer; Mersin Tarım Fuarı’nın, bir tarım kenti olan Mersin’e yakışır bir fuar olduğunu belirterek, bu yıl fuarın katılımcı sayısındaki artışına dikkat çekti. Mersin Tarım Fuarı’na il dışından gelen firmaların da Mersin’de düzenlenen fuarda yer almalarının memnuniyet verici olduğunu söyleyen Seçer, “Mersin bir tarım kenti ve çok sayıda küçük aile çiftçileri var. Bu tür fuarlar, aile çiftçilerinin daha sağlıklı ve daha kolay nasıl üretim yapabileceği konusunda destek alabilecekleri firmaları da görmeleri açısından çok değerli. Ayrıca, tarım fuarları çiftçilerin ve firmaların birbirleri ile arasındaki iş birliklerini artıracak çok önemli alanlar. Dilerim, tarım fuarımız daha uzun yıllar büyüyerek devam eder, çünkü Mersin tarımıyla kendini ispat etmiş bir şehir” diye konuştu. Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Mersinli Üreticilere Süt Soğutma Tankı ve Mobil Güneş Paneli Haber

Mersinli Üreticilere Süt Soğutma Tankı ve Mobil Güneş Paneli

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Gülnar Eski Otogarda düzenlenen ‘Süt Soğutma Tankı Dağıtım Töreni’ne katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi tarafından gerçekleştirilen program kapsamında; Gülnar, Silifke, Erdemli, Aydıncık ve Mut’ta toplam 100 üreticiye süt soğutma tankı; ayrıca Gülnar’da 21 yetiştiriciye mobil güneş paneli desteği verildi. Mersin’de kırsal kesimler, Büyükşehir’le güçleniyor Büyükşehir, üreticiyi güçlendiren projeleriyle Mersin’in kırsal kalkınmasına önemli katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda yüzde 50 hibeli Süt Soğutma Tankı Desteği Projesi ile Aydıncık, Erdemli, Silifke, Mut ve Gülnar ilçelerinde üreticilere 300 litrelik tanklar teslim edildi. Mobil Güneş Paneli Desteği Projesi kapsamında ise Gülnarlı yetiştiricilere yüzde 50 hibe ile güneş panelleri teslim edildi. Destekler sayesinde kırsaldan kente göçün önüne geçilirken, üreticiler doğduğu yerde üretmeye devam ediyor. Başkan Seçer: “Millet ve Türkiye aşkıyla çalışmaya devam edeceğiz” Gülnarlı hemşerilerini selamlayarak konuşmasına başlayan Başkan Seçer, Mersin merkezdeki yazdan kalma sıcak havanın aksine Gülnar’a kışın geldiğini belirterek, bol yağışlı bir mevsim geçirmeyi ve kuraklıktan kurtulmayı temenni etti. ‘Süt Soğutma Tankı Dağıtım Töreni’ kapsamında yapacakları desteklerden bahseden Seçer, göreve geldikleri günden bu yana tarıma verilecek destekleri çok önemsediklerini vurguladı. Seçer, yıl içinde çok kez ilçelere giderek bu destekleri gerçekleştirdiklerinin altını çizdi ve yaptıkları desteklerin en iyisi olması için gece-gündüz çalıştıklarını söyleyerek, “Yapmış gibi görünmek için değil, gerçekten yapıyoruz. Bize oy versinler, seçim öncesi 3-5 destek yapalım, halkımızı kandıralım diye yapmıyoruz. Bana göre size güvenen halkınızı kandırmak Allah katında en büyük günahtır. Bu insanlar size destek veriyor; milletvekili, belediye başkanı, meclis üyesi yapıyor. Diyor ki; ‘Bana hizmet edecek, çalmayacak, çaldırmayacak, tüyü bitmemiş yetimin hakkını israf etmeyecek. Vizyon ortaya koyacak, benim gelişmemi sağlayacak, çocuklarımızın geleceğini inşa edecek, bizi dünyada saygın ülke haline getirecek, azimle çalışacak’. Bizi onun için seçiyorlar. Bu düşünceyle, vicdanımızla, Allah, kanun ve yargı korkusuyla, millet ve Türkiye aşkıyla çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” sözlerine yer verdi. Seçer, üretenin yanında olduklarını vurguladı Büyükşehir olarak tarımsal desteklerde bulunurken, parti ayrımı gözetmeksizin üretim yapan yurttaşları öncelediklerini ve buna göre desteler sunduklarını aktaran Seçer, “Hiç kimse sizin vergilerinizden ve size aktardığımız bu desteklerden avanta alma hakkına sahip değil. Üretecek ve desteğini alacak” dedi. Büyükşehir olarak, verdikleri tarımsal desteklerle üretime ve ekonomiye katkı yapma gayreti içerisinde olduklarının da altını çizen Seçer, yurttaşların ve özellikle de üreticilerin ekonomik kriz dar boğazından geçtiklerini ve ülkede bir buhran yaşandığını vurgulayarak herkesin ekonomik sıkıntı yaşadığını söyledi. Seçer’den asgari ücret eleştirisi: “İnsanlar 28 bin lirayla nasıl çocuklarının rızkını götürecek? Akıl, izan işi mi?” Asgari ücret görüşmelerine de değinen Seçer, görüşmelerde bahsedilen 28 bin lira ile geçinmenin mümkün olmadığını kaydederek, eleştiride bulundu. Seçer, “Hala; ‘Asgari ücret 28 bin mi olsun, 29 bin lira mı olsun?’ diye konuşuluyor. İnsanlar nasıl 28 bin lirayla, asgari ücretle çocuklarının rızkını götürecek, gıdasını sağlayacak, yakacağını, giysisini alacak, ev kirasını ödeyecek, okul masraflarını karşılayacak? Bu akıl, izan işi mi? Bu mümkün mü?” ifadelerini kullandı. İktidarın; ‘Ekonomiyi düzelteceğiz!’ söylemlerinin altında en çok da çiftçinin ve üreticinin ezildiğini kaydeden Seçer, “Çok kazananın, Karun gibi zengin olanın zaten derdi, sorunu yok ama vurun abalıya, çalışana, çiftçiye ve üretene... Ne anladık bu durumdan? Bu ülkeyi zaten bu insanlar ayakta tutuyor. Bu insanlara bu kadar ezayı layık görmek hangi fikrin ve anlayışın ürünüdür anlamak mümkün değil” dedi. “Bu ülke dünyanın en saygın ülkesi. Ülkemizle, milletimizle ve atalarımızla gurur duyuyoruz” Kaynak bakımından çok zengin bir ülke olduğumuza değinen Seçer, ülkenin kaynaklarını çar-çur etmeden koruyacaklarının altını çizdi. Ülkenin en büyük sorununun israf ve yolsuzluklar olduğunu belirten Seçer, tarihi, kültürel ve yer altı zenginlikleriyle Türkiye’nin dünyada çok saygın bir ülke olduğunu söyledi. Anadolu topraklarında birçok medeniyetin var olduğunu söyleyen Seçer, “Medeniyet buradan dünyaya yürümüş gitmiş, dünya buradan faydalanmış. Biz böyle bir topraklarda yaşıyoruz ve böyle ataların mirasçılarıyız, torunlarıyız. Ülkemizle ve atalarımızla ne kadar övünsek azdır. Ülkemizle, milletimizle ve atalarımızla gurur duyuyoruz” diye belirtti. “Bizi çalışmak ve üretmek kurtarır” Üreticilerin desteklerden yararlanması gerektiğini vurgulayan Seçer, kooperatife ya da birliğe kayıt olmaları gerektiğinin de altını çizdi. Büyükşehir’in desteklerinin durmadan devam edeceğini ifade eden Seçer, hayvancılık, balıkçılık, arıcılık, fide-fidan yetiştiriciliği gibi üretimin her alanında destek sunmak için çalıştıklarının altını çizdi. Seçer, “Bizi çalışmak ve üretmek kurtarır. Zenginliğimiz ne kadar artarsa huzurumuz ve barışımız o kadar artar. Daha kaliteli eğitim, daha güzel şehirler, yollar ve okullar olur, kültür, sanat ve ilim olur. Atatürk’ün gösterdiği yolda yürümek olur, Mustafa Kemal olur” ifadelerine yer verdi. “Gece gündüz çalışarak Mersin’i ileriye taşıyacağız” Milliyetçilik ve vatanseverliğin yapılan hizmetler ile yaşatılabileceğini vurgulayan Seçer, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Vatanını en çok seven vazifesini en iyi yapandır’ sözünü hatırlattı. Ayrıca belediyenin en önemli hizmetlerinden birisi olan temiz suyu da yurttaşa ulaştırmak için çalıştıklarını vurgulayan Seçer, Ilısu içme suyunun devreye alındığını hatırlatarak emeği geçenlere teşekkür etti. Seçer, “Biz işleri çok hızlı yapalım istiyoruz. Diyoruz ki; ‘Zaman hızlı geçiyor, Türkiye’nin ve Mersin’in daha hızlı gelişmesi lazım’. Gece gündüz çalışacağız. Bizim vazifemiz bu ve bunları devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı. “MESKİ tarihin en büyük yatırımlarını yapıyor” Gülnar’da kanalizasyon ve atık su arıtma için çalışmaların devam ettiğini dile getiren Seçer, MESKİ projeleri hakkında bilgi verdi. MESKİ’nin tarihin en büyük yatırımlarının eşiğinde olduğunu vurgulayan Seçer, “MESKİ, yaklaşık olarak 18 milyar lira civarında bir yatırım içerisinde bulunuyor. Bunun yarısını MESKİ kendi öz kaynaklarıyla ve krediyle yaparken; diğer yarısını da Devlet Su İşleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni borçlandırarak yapıyor” diyerek, Gülnar, Anamur, Aydıncık ve Çamlıyayla’da alt yapı projelerine hız verdiklerini dile getirdi. “Bizi eğitim, eğitimli toplum ve bilimle yürümek kurtaracak” Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal politika çalışmalarına devam ettiklerini belirten Seçer, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlarda sosyal politikaların en başta değerlendirilmesi gereken politikalar olduğunu ifade etti. Bu noktada da en önemli desteğin eğitim alanında olduğunu söyleyen Seçer, “Buradaki kurs merkezimiz Mersin’in en başarılı kurs merkezlerinden biri. Her sınavda mutlaka Gülnar’dan dereceye giren çıkıyor. Gülnar’ı samimiyetle kutluyorum. Bizi eğitim ve eğitimli toplum kurtaracak. Hurafelerle, safsatalarla değil; bilimle yürümek bizi kurtaracak” diyerek, çocuklar uygun şartlarda eğitime devam etsin diye Büyükşehir’in hizmetlerini sürdüreceğini söyledi. Gülnar’da yürütülen yol çalışmalarından olumlu geri dönüşler aldıklarını sözlerine ekleyen Seçer, Büyükşehir’e ait olmayan yollarda da yurttaşın rahatı için çalışmalar yaptıklarını kaydetti. “Gelecek seçimlerde Gülnar’da iddiamızı ortaya koyacağız” Başkan Seçer, siyasette rekabetin yerinin seçim sandığı olduğunu, bu rekabetin centilmenlik ve asaletle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Gülnar Belediyesi’nin farklı bir partiden yönetiliyor olmasının hizmet anlayışını etkilemediğini belirten Seçer, ilçe belediyesinin siyasi kimliğine bakmaksızın Gülnar’a hizmet eden bir anlayışla iş birliği içinde olduklarını ifade etti. Seçer, seçimleri kazanma arzusunun doğal olduğunu, ancak bunun belediyeler arasında kavga ya da engelleme anlamına gelmemesi gerektiğini dile getirerek, “Elbette ki Gülnar’ın CHP’li belediye başkanıyla yönetilmesini isterdik. Daha kaliteli hizmet olsun diye demokrasi yarışı var. Biz gelecek seçimlerde Gülnar’da iddiamızı ortaya koyacağız. Seçimi kazanmak için yarışacağız” dedi. Seçer, Mersin’in her köşesinin mutluluk, barış ve kardeşlik kenti olduğunu sözlerine ekleyerek, “Biz hangi renkten olursak olalım farklılıklarımızı görmeden bir arada olursak bu ülkede kavga, huzursuzluk olmaz, daha güçlü oluruz. Birliğin, beraberliğin yarattığı sinerji ve güç bu ülkeyi kalkındırır” ifadelerine yer verdi. Seçer, Gülnar’da kadınlar, çocuklar ve yaş almış yurttaşlar öncelikli olmak üzere bir ‘Sosyal Yaşam Merkezi’ yapmak istediklerini ancak merkezde uygun arazi bulunamaması nedeniyle zorluk yaşadıklarını söyledi. Şartlı hibeyle bağışlanan bir arazinin amacı değiştirilemediği için projeyi hayata geçiremediklerini ifade eden Seçer, arazi sorunu çözüldüğünde merkezin hemen yapılacağını vurguladı. Bu konuda Gülnarlılardan destek isteyen Seçer, bu merkezin tamamen ilçe halkına hizmet edeceğini söyledi ve konuşmasını birlik, dayanışma, emeğe saygı ve sevginin kalıcılığına dikkat çekerek sonlandırdı. Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa, Mersin Süt Üreticileri Birliği Başkanı Kuzey Acarbaş, Gülnar Ziraat Odası Başkanı Hacer Emiş Işık, Süt Soğutma Tankı Desteği Projesi’nden faydalanan üretici Şerife Konyalıoğlu ve Güneş Panel Desteği Projesi’nden faydalanan yetiştirici Şerif Çimen de birer konuşma yaparak; üreticinin her anında yanında olduğu için Başkan Seçer’e ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na teşekkürlerini ilettiler. Program, toplu fotoğraf çekimi ve temsili dağıtım ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.