SON DAKİKA
Hava Durumu

#Utku Çakırözer

Porsuk Haber Ajansı - Utku Çakırözer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Utku Çakırözer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: "10 Canımız Gitti, Bir Memura Dahi Soruşturma İzni Vermediler!" Haber

Çakırözer: "10 Canımız Gitti, Bir Memura Dahi Soruşturma İzni Vermediler!"

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025 yılında Türkiye’nin farklı şehirlerinde meydana gelen orman yangınları ve bu yangınlara bağlı can kayıplarıyla ilgili yürütülen idari inceleme kapsamında skandal bir karara imza attı. Bakanlık Cumhuriyet tarihinin en fazla can kaybı ile sonuçlanan orman yangınlardan biri olarak kayıtlara geçen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü 10 kişinin yaşamını yitirdiği Eskişehir’in de aralarında olduğu Bursa, İzmir, Zonguldak ve Sakarya’daki orman yangınlarında ihmali olduğu ileri sürülen orman bölge müdürlüklerinin merkez ve taşra teşkilatında görev yapan 36 personel hakkında soruşturma izni vermedi. Eskişehir’deki yangında yaşamını yitiren orman işçisi Tolunay Kocaman’ın ailesi, ölümle sonuçlanan orman yangınında kamu görevlilerinin ağır ihmali bulunduğunu, buna rağmen etkili ve bağımsız soruşturma yapılmadığını vurgulayarak soruşturma izni verilmemesi kararının kaldırılması için itirazda bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kararını kamuoyuna duyuran CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’deki yangınla ilgili daha önce de Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararını hatırlatarak, “Sadece Eskişehir’deki yangınlarda 10 kişi yaşamını yitirdi. Çok sayıda insan yaralandı. Bizler etkili, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma ile yangınlarda ihmali olanların, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını beklerken; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın döneminde görevde olan yönetici ve personellerle ilgili soruşturma izni vermemesi hem mağdurların vicdanını hem de kamuoyunu derinden yaralamıştır. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi şart. Yoksa benzer acıların, yeni katliamların yaşanması kaçınılmaz” dedi. 5 İLDEKİ 36 PERSONELE SORUŞTURMA İZNİ YOK 2025 yılında Eskişehir, Bursa, İzmir, Zonguldak ve Sakarya’da yıl boyu meydana gelen yangınlara müdahale ve yönetim sürecinde görev almış kamu personelleri hakkında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın soruşturma izni vermediği ortaya çıktı. Temmuz 2025’te Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde meydana gelen ve 5 orman işçisi ile 5 Akut gönüllüsü 10 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınında ihmali olanlara ilişkin Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verilmiş, karar kamuoyu tepkisi ve yapılan itiraz üzerine kaldırılmıştı. Bu kez de Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yangında ihmali olduğu ileri sürülen aralarında orman bölge müdürleri ve diğer yöneticilerin de olduğu 36 kamu görevlisinin hiçbiri hakkında soruşturma izni verilmediği ortaya çıktı. Bakanlığa bağlı Orman Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz yıl Eskişehir, Bursa, İzmir, Zonguldak ve Sakarya orman bölge müdürlükleri görev sahasında meydana gelen orman yangınları ve bu yangınlara bağlı olarak yaşanan vefat ve yaralanmalarla ilgili olarak söz konusu olaylara müdahale ve yönetim sürecinde doğrudan görev almış ve sorumluluğu bulunan merkez ve taşradaki 36 personelin hiçbiri hakkında soruşturma izni vermedi. ŞOK KARARA AİLEDEN İTİRAZ Eskişehir’deki yangında yaşamını yitiren orman işçisi Tolunay Kocaman’ın ailesi ise, evlatlarının yeterli eğitimi ve ekipmanı olmadan yangın söndürme faaliyetine verilmesinde ilgili kamu görevlilerinin ağır ihmali bulunduğunu, buna rağmen etkili ve bağımsız soruşturma yapılmadığını vurgulayarak soruşturma izni verilmemesi kararının kaldırılması için itirazda bulundu. Kocaman’ın olaydan yaklaşık bir ay önce göreve başladığı, iki hafta sonra evlendiği ve balayına gittiği, döner dönmez de yangına müdahale için gittiği hatırlatılırken, Kocaman’ın bu büyüklükte bir yangına müdahale edecek deneyime sahip olmadığı vurgulandı. ‘ELBİSE VERDİK’ SAVUNMASINI 2 RAPOR ÇÜRÜTTÜ Dosyaya giren belgelerde yangın anında Tolunay Kocaman’ın üzerinde yangına dayanıklı ekipmanı olmadığı da ortaya çıktı. Ailesi ve arkadaşlarının ‘Ekipman verilmedi’ iddiasıyla ilgili inceleme sonucuna ilişkin belgelerde idare, “yangına dayalı elbiselerin personele iş yoğunluğu ve yangınların çıkması nedeniyle imza alınmadan dağıtıldığı ve 5 çanta halinde yanan arasözün dolabında tutulduğu ve yangında zarar gördüğü” savunmasını yaptı. Ancak Afyon Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yangından hemen sonra hazırladığı olay yeri inceleme tutanağı ile Afyon İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü olay yeri inceleme raporlarının her ikisinde de “arasözlerin tamamen yandığı” tespiti yapılırken, yangından kısmen etkilendiği iddia edilen 5 çanta yanmaz kıyafet ve koruyucu ekipman ile ilgili hiçbir değerlendirme ve tespitin bulunmaması dikkat çekti. Orman Bakanlığı, bu iki raporu da görmezden gelirken, Kocaman’ın ailesi itiraz dilekçesinde ‘idarenin savunmasının gerçeğe aykırı olduğunu’ ileri sürdü. OTOPSİ RAPORUNDAN ÇIKAN SONUÇ: ‘KIYAFETİ YOKTU’ Yine dosyaya giren belgeler arasında yer alan Ölü Muayene Tutanağı ile Adli Tıp Kurumu Otopsi Raporundaki tespitler de Tolunay Kocaman’ın yanmaz kıyafet verilmeden yangına müdahaleye gönderildiğini net biçimde ortaya koydu. BAKANLIK TÜM İHMALLERE KALKAN OLDU Bakanlığın soruşturma izni vermeme kararının hem hukuki hem de maddi dayanağının bulunmadığı belirtilen itiraz dilekçesinde, “olayın aydınlatılması için gerekli olan 790 sayfalık ön inceleme raporunun tüm eklerinin taraflara tebliğ edilmediği, bu durumun savunma hakkını kısıtladığı” belirtildi. İtiraz dilekçesinde yangına müdahale sürecine ilişkin şu ihmallere dikkat çekildi: “Yangına yeterli sayıda personel ve ekipman olmadan müdahale edilmesi, hava araçlarının etkin kullanılıp kullanılmadığının belirsiz olması, müdahaleye ilişkin kayıtların ve uçuş verilerinin talep edilmesine rağmen incelenmemesi, yangın sırasında olay yerinde bulunan bazı çalışanların ifadelerinin alınmaması, olaydan kurtulan kişilerin tamamının dinlenmemesi.” AİLELER İTİRAZLARIN KARARA BAĞLANMASINI BEKLİYOR Bakanlığın incelemesinde sadece 10 can kaybıyla sonuçlanan Eskişehir Seyitgazi’deki yangınla ilgili değil, geçen yıl Bursa, Zonguldak, İzmir ve Sakarya’da yaşanan tüm yangınlarla ilgili de hiçbir Orman Bölge Müdürlüğü çalışanı hakkında soruşturma izni verilmemesi dikkat çekti. Aileler, soruşturma izni verilmemesi kararına karşı yaptıkları itirazların Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından incelenerek karara bağlanmasını bekliyor. “BU KARAR KALKMALI, ETKİLİ ve BAĞIMSIZ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ” Kararı kamuoyuna duyuran CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, sürecin ihmallerle dolu olduğunu belirterek, “Yangına yetersiz personel ve ekipmanla müdahale edildiği, deneyimsiz personelin sahaya gönderildiği, koruyucu ekipmanların verilmediği, acil tahliye ve müdahale planlarının yetersiz olduğu, tanıkların tamamen dinlenmediği gibi ortada ciddi iddialar var. Bizler etkili, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma ile gerçeklerin ve yangınlarda ihmali olanların ortaya çıkarılmasını beklerken; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın döneminde görevde olan yönetici ve personellerle ilgili soruşturma izni vermemesi hem mağdurların vicdanını hem de kamuoyunu derinden yaralamıştır. Bu insanlar kaderinden ölmedi. Eskişehir’de yangında yaşamını yitiren orman emekçilerimizin, AKUT görevlilerinin aileleri perişan. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi şart. Yoksa yeni katliamların yaşanması kaçınılmaz. İnsanlar ihmallerin ortaya çıkarılmasını ve aynı acıların bir daha yaşanmamasını istiyor! Soruşturma izni verilmemesi kararı derhal kaldırılmalı, yangında sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmeli” çağrısını yaptı.

Çakırözer: "Maden İşçileri Sadece Hakkını İstiyor!" Haber

Çakırözer: "Maden İşçileri Sadece Hakkını İstiyor!"

Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevinin 7’nci gününü geride bıraktı. Kurtuluş Parkı’nda işçilerin direnişine destek veren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “3 gün sonra 1 Mayıs! Bu işçiler buradayken nasıl kutlayacağız 1 Mayıs’ı! 1 Mayıs’tan önce bu mağduriyetlerin bitmesi ve işçilerin tüm haklarının, alacaklarının ödenmesi lazım. Bu işçiler 7 gündür bu meydanda! Sadece haklarını istiyor! Maden emekçileri buradan halaylarla, coşkuyla ayrılana kadar onların haklı direnişinin yanındayız” dedi. “1 MAYIS ÖNCESİNDE BU İŞÇİLERİN HAKKINI VERİN” Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e ait Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevini sürdürüyor. Maden işçileriyle birlikte Ankara’ya yürüyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, grevin 7’nci gününde de Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili, Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanı Ümit Özlale ile Kurtuluş Parkı’nda işçilerin direnişe destek verdi. Haklarını alana kadar işçilerin mücadelesine destek olacaklarını belirten Çakırözer, şirket TMSF’den devredilirken kefil olan iktidar yetkililerine de bir kez daha çağrıda bulundu. Çakırözer, Kurtuluş Parkı’ndaki direniş alanında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu iktidar bu şirketin kefili. Bu iktidara çağrıda bulunuyorum. Bu sorumluluk holding kadar sizindir. Devrederken nasıl sorumlu oldunuz, şimdi borçlarını ödemezken de bu holdinge kefil olacak borçları ödeteceksiniz. Bu işçiler buradan halaylarla, coşkuyla ayrılana kadar yanlarındayız! Buradan çağrıda bulunuyoruz; 3 gün sonra 1 Mayıs! Bu işçiler buradayken nasıl kutlayacağız 1 Mayıs’ı! 1 Mayıs’tan önce bu mağduriyetlerin bitmesi ve işçilerin tüm haklarının, alacaklarının ödenmesi lazım. Biz 1 Mayıs’ı Türkiye’de hak edildiği gibi kutlamak istiyoruz! Sadece burada değil, Türkiye’nin her yerinde Doruk Madencilik emekçilerinin haklı taleplerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Maden işçilerinin haklı direnişinin sonuna kadar yanındayız.”

Çakırözer: "Eskişehir'in Sağlık Alanlarını Kimlere Peşkeş Çekiyorsunuz?" Haber

Çakırözer: "Eskişehir'in Sağlık Alanlarını Kimlere Peşkeş Çekiyorsunuz?"

CHP Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi arazisi yerinin ardından eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası’nın bulunduğu alanlar için verilen özelleştirme kararlarına tepki gösterdi. Çakırözer, “Eskişehir’in kamu kurumlarını yıllardır birer birer alıp götüren AKP iktidarı şimdi de şehrin sağlık alanlarına, hastanelerine göz dikmiş! Şehrimizde kamuya ait sağlık alanlarının peş peşe özelleştirme kapsamına alınması asla kabul edemez! Eskişehir’in hastaneleri, sağlık hakkı kimlere peşkeş çekilecek? Sağlık hizmeti rant alanı değil, bir kamu hakkıdır! Bu özelleştirme kararlarından derhal vazgeçilmelidir. Şehrin merkezindeki bu alanlar rant projelerine değil, sağlık hizmetine kazandırılacak şekilde planlanmalıdır” dedi. “HASTANE ALANLARINI KİME PEŞKEŞ ÇEKECEKSİNİZ” Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasının ardından önceki gün Resmi Gazete’de yayınlanan kararla eski Hava Hastanesi ve karşısındaki İl Sağlık Müdürlüğü’nün bulunduğu (Yunus Emre Devlet Hastanesi ek hizmet binası) alanların da özelleştirme kapsamına alınması tepkilere neden oldu. Sağlık alanları için art arda gelen özelleştirme kararlarına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Eski Devlet Hastanesi arazisinin ardından şimdi de eski Hava Hastanesi olarak bildiğimiz alanın özelleştirme programına alınması Eskişehir’in sağlık altyapısının planlı şekilde yok edilmesidir. Bu iktidar Eskişehirlilerin talebini, ihtiyacını değil rantın, peşkeşin yanındadır” dedi. “RANTIN DEĞİL, ESKİŞEHİRLİLERİN SAĞLIK HAKKININ YANINDA OLUN!” Eskişehir’de özelleştirme kararı verilen alanların merkezde yıllarca sağlık alanı olarak Eskişehirlilere hizmet verdiğini ve yine sağlık olanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Çakırözer, şunları söyledi: “Eskişehir’de art arda gelen özelleştirme kararlar AKP iktidarının Eskişehirlilerin ihtiyaçlarını, taleplerini, kamu yararını değil; rantı önceleyen bir anlayışının sonucudur! Eskişehir’de hizmet veren mevcut Şehir Hastanesi’nin durumu da ortadadır. Ulaşım problemleri, şehirdeki yüksek hasta yoğunluğu, randevu bulmakta yaşanan zorluklar ve sağlık çalışanlarının üzerindeki ağır iş yükü vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimini her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. Böyle bir ortamda merkezi ve erişilebilir konumdaki hastane alanlarının devre dışı bırakılması değil, aksine güçlendirilmesi gerekir. Eskişehir halkının sağlık hizmetlerine olan talebi açıktır. Daha fazla erişilebilir, nitelikli ve kamusal sağlık hizmeti her vatandaşımızın temel talebidir. Ancak özelleştirme kararları bu talebi karşılamak yerine, mevcut imkanları daraltmakta ve ranta açmaktadır. Bu özelleştirme kararını alanlara açıkça soruyoruz, şehrin merkezinde kamuya ait bu değerli sağlık alanlarını kimlere peşkeş çekeceksiniz? Eskişehir’deki sağlık alanlarını özelleştirme kapsamına alan bu kararlardan derhal vazgeçilmelidir. Kamuya ait bu alanlar rant projelerine değil, yeniden sağlık hizmetine kazandırılacak şekilde planlanmalıdır.”

Başkan Ünlüce: "Eskişehir'de Umut ve Birlik Büyüyecek" Haber

Başkan Ünlüce: "Eskişehir'de Umut ve Birlik Büyüyecek"

Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 70. Başkanlar Konseyi toplantısı kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gazeteciler Eskişehir’de bir araya geldi. Toplantı, hem mesleki dayanışmanın güçlendiği hem de kentin gelecek vizyonunun paylaşıldığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. “2026 Eskişehir Yılı” vizyonunun, kentte birlik ve heyecanı artırmayı hedeflediğini belirten Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, projelerin vatandaşların katılımıyla belirlendiğini ve 70’ten fazla projenin hayata geçirileceğini açıkladı. Haller Gençlik Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca başta olmak üzere çok sayıda basın temsilcisi katıldı. Konseyde, yerel ve ulusal basının karşı karşıya olduğu sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Gazeteciler, sahadan edindikleri deneyimleri paylaşarak çözüm önerilerini dile getirdi. İlk olarak söz alan Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca, “Bugün burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, uzun yıllara dayanan meslek hayatımda edindiğim deneyimlerin önemli olduğuna inanıyorum. Önemli olan kaç yıl görev yaptığımız değil, bu görevleri ne kadar doğru ve başarılı şekilde yerine getirdiğimizdir. Zor dönemlerden geçtiğimiz bu süreçte, meslektaşlarımızın dayanışması her zamankinden daha kıymetli. Bu vesileyle başta Türkiye Gazeteciler Federasyonu olmak üzere tüm cemiyet başkanlarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Tüm zorluklara rağmen 70. Başkanlar Konseyi’ni Eskişehir’de gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyuyoruz. Katılımınız için her birinize ayrıca teşekkür ediyorum. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılını bir kez daha kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum.” dedi. Anadolu basınının zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Milletvekili Utku Çakırözer de şu ifadeleri kullandı: “Böylesine anlamlı bir günde aranızda olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Ben kendimi her zaman önce gazeteci, sonra siyasetçi olarak tanımlıyorum. Bu nedenle sizlerle birlikte olmak benim için ayrı bir değer taşıyor. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, Anadolu’nun dört bir yanından gelerek bizleri onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Gazetecilik, maddi karşılığı sınırlı olsa da manevi tatmini en yüksek mesleklerden biridir. Topluma katkı sunmak, yanlışları ortaya koymak ve kamu adına söz söylemek bizler için büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir gururdur. Ancak bugün mesleğimiz zor bir dönemden geçiyor. Özellikle Anadolu basınının ayakta kalması her zamankinden daha önemli. Çünkü sizler, halkın sesi, gözü ve kulağısınız. Bu nedenle basının özgür, güçlü ve sürdürülebilir olması için hep birlikte dayanışma içinde olmalıyız. Gazetecilerin özgürce görev yapabildiği bir Türkiye için hep birlikte çalışacağımıza inanıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizlerin sesi olmaya devam edeceğiz.” Daha sonra ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” vizyonu katılımcılarla paylaşıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent için hazırlanan projeleri aktarırken, Eskişehir’in kültür, sanat ve turizm alanlarında daha da güçleneceğini vurguladı. 2026 Eskişehir Yılı hakkında paylaşımlarda bulunan Başkan Ayşe Ünlüce de, “Sizleri Eskişehir’de, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılında ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Hoş geldiniz. Federasyonun 70. toplantısını gerçekleştiriyor olması, mesleki dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu birlikteliği sürdüren tüm başkanlarımızı kutluyorum. Bugün gazetecilik de dahil olmak üzere birçok meslek zor bir süreçten geçiyor. Ancak böylesi dönemlerde önemli olan, mesleklerimizin her zaman halktan yana durabilmesidir. Uzun yıllardır belediyeciliğin içindeyim. Değerli Yılmaz Büyükerşen ile birlikte yürüttüğümüz çalışmaların ardından, Eskişehir’in ilk kadın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyorum. Belediyecilik, sadece altyapı değil; insana dokunmak, kent aidiyetini güçlendirmektir. Bu anlayışla ‘2026 Eskişehir Yılı’ vizyonunu başlattık. Plakamız olan 26’dan ilham alarak, bu özel yılı bir fırsata dönüştürmek istedik. Amacımız; kentte umut, birlik ve heyecanı büyütmek. Projelerimizi katılımcı bir anlayışla belirledik. ‘Bir Fikir de Sen Ver Eskişehir’ çağrısıyla vatandaşlarımızdan öneriler aldık ve öncelikli projeleri yine halkımız seçti. Bu doğrultuda 2026 yılında hayata geçirilecek 70’ten fazla proje planladık. Sizlerin de katkılarıyla bu heyecanın Türkiye’ye yayılacağına inanıyorum. Eskişehir’de bulunduğunuz süre boyunca şehrimizin güzelliklerini keşfetmenizi diliyorum. Katılımınız için teşekkür ediyor, verimli toplantılar diliyorum.” Konuşmaların ardından Türkiye Gazeteciler Federasyonu kurucu başkanlarından ve Aksaray Temsilcisi Abdülkadir Ay, Başkan Ünlüce’ye teşekkür ederek bayrak takdim etti.

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek" Haber

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek"

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve sosyal ağ sağlayıcılarına ‘e-Devlet ’ zorunluluğu getiren kanun teklifi muhalefetin ‘fişleme ve sansür’ tepkilerine rağmen Meclis’ten geçti. TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “İfade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız! Biz bu filmi daha önce de gördük. 2022'de gördük. ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız! Sansür yasasından 83 gazeteci 114 kez yargılanmış. Son 10 yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış! AKP sansürde dünya rekoru kırmışken şimdi bu yasayla her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “BİR BÜYÜK DİJİTAL TECRİT VE FİŞLEME” Sosyal medya platformlarına e-Devlet’le giriş dayatması da getiren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi dün Meclis’ten geçti. Teklif ile 5651 sayılı kanunda değişikliğe gidilirken, düzenlemenin 86 milyona büyük dijital tecrit ve fişleme getirdiğini söyleyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Açıkça görüyoruz ki ifade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız” dedi. “AKP’NİN DÜNYA REKORU: SON 10 YILDA 1,5 ALAN ADI ENGELLENMİŞ” AKP’nin Meclis’e getirdiği düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği erişim engeli yetkisinin genişletildiğini ve yeni sansürlerin önünün açıldığını belirten Çakırözer, son 10 yılda erişim engeli getirilen haber ve içeriklere dikkat çekti. Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de zaten gerçekler karartılmış durumda. Aralarında Cumhurbaşkanı, ailesi, bakanları, vekilleri, valileri, kaymakamları, bürokratlarının da olduğu çok sayıda iktidar mensubu rahatsız diye her yıl on binlerce haber ve içerik erişime engelleniyor. Bakıyorsunuz, hepsi görevi kötüye kullanma, yolsuzluk, rüşvet, istismar gibi kamunun bilmesinde yarar olan haberler. İfade Özgürlüğü Derneği hesaplamış; son on yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış durumda. Bu bir dünya rekorudur!” “KARARTMALAR OTOMATİK HALE GELECEK” Sansürlenen, erişim engeli getirilen haberlerin içeriklerine de dikkat çeken Çakırözer, “Liyakatsiz atamalar, tarikat yurdunda intihara sürüklenen gençler, akademik ünvan sahtekarlıkları, kadın cinayetleri, istismarlar, deprem sonrası sorumluluklar, kamu görevlilerinin organize suç bağlantıları gibi vahim haberler; 19 Mart darbe sürecindeki kumpaslarınızı, hukuksuzluklarınızı açığa çıkaran haberler… Hepsi sansürleniyor, arşivden kaldırılıyor. Öyle ki bu sansürleri duyuran haberlere dahi erişim yasağı var. Şimdi, bu yasayla engellemeler, karartmalar otomatik hale geliyor, daha da yaygınlaşıyor” dedi. “BİZ BU FİLMİ 2022’DE DE GÖRDÜK” 2022 yılında ‘dezenformasyonu önleme’ gerekçesiyle Meclis’ten geçen ve Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesi görüşmelerinde verilen sözleri gündeme getiren Çakırözer, “Biz bu filmi daha önce de gördük. Ne zaman gördük? 2022'de gördük; ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız, TCK 217/A maddesi. ‘Gazeteciyle, habercilikle hiç ilgisi yok’ dediniz. ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmayacak’ dediniz ama üç yılda gördük, ülkeyi tam bir sansür ablukasını aldınız” açıklamasını yaptı. “MAĞDUR OLMAYACAK DEDİĞİNİZ GAZETECİLER 114 KEZ SUÇLANDI” Çakırözer yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne sansür yasasından 83 gazeteciye 114 kez suçlama yöneltildiğini açıklarken, “Gazeteciler Evrim Kepenek, Yüsra Batuhan, Sinan Aygül, Furkan Karabay, Tolga Şardan, Merdan Yanardağ, Timur Soykan, Barış Pehlivan, İsmail Arı, Alican Uludağ; hepsi bu yasanın mağduru. Gazeteci Ali Sefa Korkut bıkmadan takibini yapmış, 83 gazeteciye 114 kez bu suçlama yöneltilmiş; gözaltılar, tutukluluklar hep bu yüzden” diye konuştu. “KEYFİ YETKİYLE SANSÜRÜ GENİŞLETİYORSUNUZ” Çakırözer “Dezenformasyonla mücadele deyip üç yıldır nasıl gazetecileri hedef aldıysanız bugün de biliyoruz ki amacınız belli. Hukuki denetimden uzak, ucu açık ve keyfî yetkilerle hak ve özgürlüklerimizi daraltmak, vatandaşı fişlemek, sosyal medyayı karartmak istiyorsunuz; her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “AB YOLU VE YATIRIMLAR İÇİN DEMOKRASİ ŞART” Ortadoğu’da ve dünyada yaşanmakta olan gelişmelerin Türkiye’nin önüne frsatlar sunduğunu belirten Çakırözer, fırsatlardan yararlanmanın yolunun demokratikleşmeden geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Bir yanda Avrupa Birliği yeniden genişlemeyi konuşuyor, bir yanda Körfez'deki yatırımcılar güvenli adres arıyor. Başta savunma, güvenlik, enerji, lojistik bağlantıları olmak üzere pek çok alanda Avrupa'yla stratejik iş birlikleri geliştirilebilir, bölgemizde öncü rol oynanabilir ama bu fırsatlardan yararlanmanın yolu demokrasiden, herkese adalet ve hukuk güvencesi sağlamaktan, özgürlüklerden geçer. Bu kadar basit, bu kadar kolay aslında. Ama siz baskıda, sansürde, otoriter düzende inat ettikçe kaybeden ülkemiz, kaybeden 86 milyon, hepimiz oluyor. Biz ise kararlıyız, ilk sandıkta AKP’nin bu kara düzenini milletimizle birlikte değiştireceğiz; sansürü bitirecek, özgürlükleri getireceğiz”

CHP’li Çakırözer: “Seçim Zamanı İşçilere Söz Verenler Şimdi Nerede?” Haber

CHP’li Çakırözer: “Seçim Zamanı İşçilere Söz Verenler Şimdi Nerede?”

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücret ve tazminatları için Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde Ankara’ya yürüyüş başlattı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, yürüyüşün 5’inci gününde Ayaş’ta işçileri ziyaret ederek, dayanışma gösterdi. Çakırözer, “Seçim zamanı dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Bakanı geldi işçilere sözler verdi! Yıllar geçti emekçiler aylardır maaşını alamıyor, tazminat hakları ödenmedi. Çalışan işçilere rızaları dışında ücretsiz izin dayatıldı! Sendikal mücadeleye öncülük ettikleri için işçiler işten çıkarıldı! Hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlatan maden emekçilerimize selam olsun! Madenciler haklarını alana kadar dayanışmayla yanlarındayız!” dedi. İşçiler, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!” sloganlarıyla haklarını almak için direnişi sürdüreceklerini vurguladı. ESKİŞEHİR’DEN ANKARA’YA YÜRÜYORLAR Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde Yıldızlar SSS Holdinge bağlı Doruk Madencilikte çalışan yaklaşık 150 işçi, sendikaları Bağımsız Maden-İş ile eylemlerine devam ediyor. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Doruk Madencilik işçilerinin haklarını almak için Ankara’ya başlattıkları yürüyüşe destek verdi. Direnişin beşinci gününde Ayaş’ta işçilerin yürüyüşüne destek veren CHP’li Çakırözer, “Eskişehir Mihalıççık’tan Beypazarı’na, Beypazarı’ndan Ayaş’a, oradan başkent Ankara’ya yürüyen maden işçilerimize bizden selam olsun. Bağımsız Maden-İş Sendikası başkanı, yöneticileri, üyeleri, arkadaşlarımız haklarını aramak için kilometrelerce, günlerdir yürüyorlar. Bugün dayanışma için onlarla yürüyoruz. Bu mesele, yılan hikayesine dönen bir mesele ama özünde işçinin hakkını gasp etme meselesi. Çok haklı bir şekilde bu sendika, yüzlerce işçinin yıllardır gasp edilen hakkını aramak için yollara düştü” dedi. “SÖZ VERENLER ŞİMDİ NEREDE?” 2023 yılındaki seçim döneminde dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın santrale gelip sözler verdiğini hatırlatan Çakırözer, şunları söyledi: “Bu şirket TMSF’deydi. Şimdiki şirkete devredilirken ‘Merak etmeyin, işçilerin hiçbir hakkı kalmayacak’ denildi. ‘Mağdur edilmeyeceksiniz’ denildi. Bunlar kayıtlarda var. Ama aradan geçen sürede işçiler mağdur olmaya devam ettiler. Ödenmeyen maaşlar, alınmayan tazminatlar, haksız işten çıkarılan işçiler! Şimdi haklarını almak için kilometrelerce yürüyorlar. Biz de yanlarındayız. Ankara’ya geldiklerinde de yanlarında olacağız. Ama asıl onlara söz veren, ‘Merak etmeyin hakkınız yenmeyecek, mağdur olmayacaksınız’ diyenler bakalım ne yapacaklar? Yani bu şirket TMSF’den devredilirken tanıdıklara, bu işçinin hakkını hukukunu yok sayanlar bakalım şimdi ne yapacak?” “İŞÇİLER HAKLARINI ALANA DEK YANLARINDAYIZ” “Biz sonuna kadar arkadaşlarımızın yanındayız. İşçimizin alın terinin karşılığı olan, gasp edilen haklarının bir an önce onlara iadesi için, sendikal haklarını da özgür bir şekilde sonuna kadar kullanabilmeleri için yanlarında olmaya devam edeceğiz. Herkesi Bağımsız Maden İş Sendikasının tarihi yürüyüşüne destek vermeye, Doruk Madencilik emekçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz.” “BURAYI SADECE 150 İŞÇİ SANMAYIN” Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, “5 gündür yollardayız. Bu yürüyüş bizim ekmek kavgamız, dayanışma kavgamız. 140 işçi kanunsuzca ücretsiz izinde. 5 aydır bu işçiler maaşını alamamış. 7 arkadaşımız usulsüzce işten atıldı. Bu işçi emekli olmuş, geriye dönük özlük haklarını alamamış. Bu işçiler nereye gitsin, ne yapsın? Bu kavga büyük kavga, bu kavga Türkiye’nin geleceği için. Burayı sadece 150 işçi sanmayın. Bu kavga 150 bin madencinin, bu Türkiye’deki işçi sınıfının mücadelesi. Sözler verildi tutulmadı. Biz bu işçilerin kıdem, ihbar, geriye dönük özlük haklarını almadan geriye dönmeyeceğiz” dedi. “TMSF’Yİ, BAKANLIKLARI, TBMM’Yİ SORUMLU OLARAK GÖRÜYORUZ” “Biz TMSF, KİAŞ, Enerji Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı ile TBMM’yi sorumlu olarak görüyoruz” diyen Bağımsız Maden İş Sendikası örgütlenme uzmanı Başaran Aksu da “O sorumluluğun altını çizmek için adım adım yürüyerek Ankara’ya varmayı düşünüyoruz. Memleketin dört bir yanındaki işçiler, emekçiler, çiftçiler açısından durum bu aslında. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Emekçiler hakkını alana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” çağrısını yaptı. “AYLARDIR MAAŞ YOK, NASIL GEÇİNİYORUZ DİYE KİMSE SORMADI” Şirket TMSF’den devredilirken kendilerine sözler verildiğini söyleyen, maden işçisi Kamil Tanrıseven, “15 yıldır Doruk Madencilik’te çalışıyorum. İçeride üç aylık maaşım var. 3 aydır kimse bu insanlar nasıl geçiniyor, bu ev nasıl dönüyor diye kimse sormadık. Herkes söz verdi gitti. Söz verenleri buraya bekliyoruz” dedi. “SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ” 2012’den bu yana madende çalışan Murat Keskin, “5 gündür direnişteyiz. 6 aylık maaşım içeride. Herkesin farklı farklı mağduriyeti var. Kimisi çocuğunun okul masrafını ödeyemiyor, kimisi kirasını veremiyor. Bize verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Tazminatlarımız, içerideki maaşlarımız, sendikal haklarımız… Biz sadaka istemiyoruz, biz sadece çalıştığımızın, hak ettiğimizin karşılığını istiyoruz” diye konuştu.

CHP’li Çakırözer’den Öğretmenlerin Yaşam Nöbetine Destek Haber

CHP’li Çakırözer’den Öğretmenlerin Yaşam Nöbetine Destek

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırıların ardından eğitim emekçileri, öğretmenler Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaşam nöbeti başlattı. Okullarda artan şiddet olayları engellensin diye başkentte toplanan öğretmen ve sendikaların eylemine CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de destek verdi. Eğitim-İş, Eğitim-Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen’in Eskişehir şubelerinden Ankara’ya giden öğretmenlerle bir araya gelen Çakırözer, “Eğitim yuvalarımızda eğitim emekçilerimizin, öğrencilerin güvenliğini istemek öğretmenlerimizin en temel hakkı. Eskişehir’den ve ülkemizin dört bir yanından haklı taleplerini haykırmak, yaşam hakkını savunmak için başkente gelen öğretmenlerimizi maalesef barikatlarla engellediler. Öğretmenler, veliler bugün değilse ne zaman konuşacak? Nerede anlatacak derdini? Ankara’da haklı taleplerini haykırmak için yaşam nöbetinde olan eğitim emekçilerimizin yanındayız!” dedi. ÖĞRETMENLER YAŞAM HAKKI İÇİN ANKARA’DA Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art arda meydana gelen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırıları tüm ülkeyi yasa boğdu. Yaşanan saldırıların ardından öğretmenler grev kararı alarak iş bırakırken, saldırıları protesto etmek için ‘yaşam hakkı ve okullarda güvenlik’ talebiyle Ankara’da toplandı. Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubeleri de Ankara’daki eyleme destek verirken, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de eğitimcileri, öğretmenleri yalnız bırakmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne yürümek isteyen öğretmenler önce polis barikatıyla engellendi. Öğretmenler oturma eylemi başlatırken, 8 saatlik oturma eyleminin ardından barikat aşıldı ve öğretmenler yaptıkları basın açıklaması ile taleplerini sıraladı. “OKULLARIMIZ ÖLÜM YUVASI OLMASIN” Eğitim emekçilerinin eylemine destek veren Çakırözer, şunları söyledi, “Bugün eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler tedirgin. Herkesin ortak talebi; güvenli okullar. Okullarımızın güvenliğini, yaşam hakkını istemek öğretmenlerimizin en temel hakkıdır. Eğitim emekçilerimiz ‘Bilim, irfan yuvası olan okullarımız artık ölüm yuvası olmasın’ diyorlar. Okullardaki şiddete karşı ‘Artık yeter’ diyen eğitim emekçilerimizin yanındayız. Eğitim emekçilerimizin ve öğrencilerimizin can güvenliğinin sağlanması, okulların şiddetten arındırılması ve caydırıcı, kalıcı düzenlemelerin yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.