SON DAKİKA
Hava Durumu

#Usta Çırak

Porsuk Haber Ajansı - Usta Çırak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Usta Çırak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Arnik: "Sorunu Masada Değil, Sahada Çözeceğiz" Haber

Başkan Arnik: "Sorunu Masada Değil, Sahada Çözeceğiz"

Eskişehir’de esnafın nitelikli personel ihtiyacına çözüm üretmek, iş arayan vatandaşları istihdama kazandırmak ve devletin sunduğu istihdam imkânlarını doğrudan işletmelerle buluşturmak amacıyla önemli bir çalışma hayata geçirildi. İŞKUR Eskişehir İl Müdürü Fatih Acar, Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik ve Oda yönetimini ziyaret etti. Görüşmede klasik bir kurum ziyareti anlayışının ötesine geçilerek doğrudan esnaf, saha, mesleki eğitim ve istihdam odaklı çalışma modeli ele alındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR’un işverenlere ve iş arayan vatandaşlara sunduğu imkânların sektörün gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturulması konusunda güçlü bir irade ortaya konuldu. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “SORUNU MASADA DEĞİL, SAHADA ÇÖZECEĞİZ” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, görüşmenin sıradan bir nezaket ziyaretinin çok ötesinde olduğunu belirterek, İŞKUR’un sahaya dönük yaklaşımının esnaf ve sanatkâr açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Başkan Murat Arnik: “Esnafımızın en önemli sorunlarından biri nitelikli personel ihtiyacı. Bir tarafta ‘eleman bulamıyorum’ diyen esnafımız, diğer tarafta ‘iş bulamıyorum’ diyen vatandaşımız var. Bu iki tarafı doğru noktada buluşturacak en güçlü kurumsal yapılardan biri İŞ-KUR’dur. İŞKUR İl Müdürümüz Sayın Fatih Acar’ın ve Yönetim ekibinin Odamıza gerçekleştirdiği ziyaret, devletimizin esnaf ve sanatkâra verdiği önemin sahadaki güçlü bir göstergesidir.” İŞKUR SAHAYA İNDİ: Görüşmenin en önemli başlıklarından birini İŞKUR hizmetlerinin doğrudan esnaf ve sanatkâra ulaştırılması oluşturdu. Eskişehir İŞKUR İl Müdürlüğünün iş ve meslek danışmanları ile uzmanlarının sektör temsilcileriyle doğrudan temas kurması; işletmelerin personel ihtiyaçlarının, istihdam taleplerinin ve yararlanabilecekleri mevcut desteklerin sahadan alınması çalışma modelinin temelini oluşturdu. Bu kapsamda yiyecek-içecek sektörüne yönelik güçlü saha çalışmalarında Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası ile İŞKUR arasındaki kurumsal iş birliği ön plana çıktı. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “DEVLETİMİZİN İMKÂNLARIYLA ESNAFIMIZIN İHTİYACINI BULUŞTURUYORUZ” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR’un istihdam konusunda sunduğu imkânların küçük esnaf açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Başkan Arnik: “Devletimizin esnafımız, işverenimiz, çalışanımız ve iş arayan vatandaşımız için önemli imkânları bulunuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın ve İŞKUR’umuzun istihdamın artırılması, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve işverenin desteklenmesine yönelik güçlü bir kurumsal yapısı var. Bizim görevimiz devletimizin imkânlarıyla esnafımızın ihtiyacını aynı noktada buluşturmaktır. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak esnafımız ile devletimizin kurumları arasında güçlü bir köprü görevi görüyoruz.” dedi. İŞKUR’UN İSTİHDAM İMKÂNLARI SAHADA Görüşmede işverenlerin personel ihtiyacının karşılanması, iş arayan vatandaşların çalışma hayatına kazandırılması, mesleki eğitim ve mevcut İŞKUR programlarının işletmelere etkin biçimde ulaştırılması kapsamlı şekilde değerlendirildi. İŞKUR İl Müdürü Fatih Acar’ın esnafın kendisine gelmesini bekleyen değil, esnafın bulunduğu yere giderek ihtiyacını dinleyen saha odaklı yaklaşımı Oda yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının istihdam politikalarının ve İŞKUR’un kurumsal imkânlarının sahadaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturulmasının hem işveren hem de iş arayan vatandaş açısından önemli kazanımlar sağlayacağı vurgulandı. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “5 BİNE YAKIN İŞLETME, 65 BİNE YAKIN ÇALIŞAN; BU SEKTÖR ESKİŞEHİR’İN İSTİHDAM GÜÇLERİNDEN BİRİ” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yiyecek-içecek sektörünün Eskişehir ekonomisindeki büyüklüğüne ve oluşturduğu istihdam gücüne dikkat çekti. Eskişehir’de 5 bine yakın yiyecek-içecek işletmesi, 65 bine yakın sektör çalışanı ve binlerce tedarikçi firmadan oluşan büyük bir ekonomik ekosistem bulunduğunu belirten Başkan Murat Arnik, sektörün hizmet ekonomisinin ve istihdamın önemli aktörlerinden biri olduğunu ifade etti. Başkan Arnik: “Yiyecek-içecek sektörü yalnızca lokanta, restoran veya kasaptan ibaret değildir. İşletmelerimizin arkasında üreticisinden tedarikçisine, nakliyecisinden gıda firmasına, ambalajından temizliğine kadar çok geniş bir ekonomik zincir bulunuyor. 5 bine yakın işletme, 65 bine yakın çalışan ve binlerce tedarikçi firmadan oluşan büyük bir ekonomik güçten söz ediyoruz. Bu nedenle sektörümüzde istihdama yönelik atılan her adım yalnızca bir işletmenin personel sorununa çözüm değildir; çalışanımıza, ailelerimize, tedarikçilerimize ve Eskişehir ekonomisine doğrudan katkıdır.” ESNAFIN PERSONEL İHTİYACI DOĞRUDAN SAHADAN ALINACAK Çalışmanın merkezinde esnafın gerçek personel ihtiyacı bulunuyor. Aşçı, aşçı yardımcısı, kasap, döner ustası, kebap ustası, pide-lahmacun ustası, garson, komi, servis ve yardımcı personel gibi alanlarda işletmelerin ihtiyaçlarının doğrudan sahadan belirlenmesi esas alınıyor. Böylece işverenin ihtiyaç duyduğu nitelikte çalışana ulaşması, iş arayan vatandaşın ise gerçek personel ihtiyacı bulunan işletmelere yönlendirilmesiyle eğitim ve istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi amaçlanıyor. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “KAPIMIZ İŞ ARAYAN HERKESE AÇIK; ESKİŞEHİR’DE KİMSE İŞSİZ KALMASIN” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Odanın sektörle kurduğu güçlü iletişim ağı sayesinde iş arayan vatandaşlarla personel ihtiyacı bulunan işletmeler arasında gönüllü bir istihdam köprüsü oluşturduğunu belirtti. Başkan Murat Arnik: “Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak şehrimizdeki yiyecek-içecek işletmelerine ilişkin geniş bir iletişim ağına ve sektör verisine sahibiz. Sektörümüzü, işletmelerimizi ve sahadaki personel ihtiyaçlarını yakından takip ediyoruz. Buradan hizmet sektöründe çalışmak isteyen bütün vatandaşlarımıza açık bir çağrıda bulunuyorum: Kapımız herkese açık. Eskişehir’de kimse işsiz kalmasın. İş arayan vatandaşlarımız Odamıza da başvurabilir. Personel ihtiyacı bulunan işletmelerimizle vatandaşlarımızı hiçbir karşılık beklemeden, tamamen gönüllülük ve sosyal sorumluluk anlayışıyla buluşturuyoruz. Bir vatandaşımızın iş sahibi olmasına, bir işletmemizin çalışan bulmasına vesile olabiliyorsak bundan mutluluk duyarız. İstihdama bir kişiyle dahi katkı sağlayabiliyorsak bunu şehrimize karşı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak iş arayan vatandaşımızla işverenimiz arasında güçlü bir istihdam köprüsüyüz.” dedi. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “KURS İÇİN KURS DEĞİL, İŞ İÇİN EĞİTİM” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, mesleki eğitimin doğrudan istihdamla bağlantılı olması gerektiğine dikkat çekti: “Bizim sektörümüzün ihtiyacı çok net: Kurs için kurs değil, iş için eğitim; eğitim sonunda da istihdam. Önce hangi meslekte kaç personele ihtiyaç olduğunu sahadan tespit etmek, ardından devletimizin ve İŞKUR’umuzun imkânlarını bu ihtiyaca yönlendirmek son derece kıymetlidir. İşletmenin ihtiyacıyla vatandaşımızın emeğini doğru noktada buluşturduğumuzda esnafımız kazanır, vatandaşımız kazanır, Eskişehir kazanır.” İŞKUR’UN İSTİHDAM DESTEKLERİ ESNAF VE SANATKÂRLA BULUŞUYOR İŞKUR’un İşbaşı Eğitim Programları, Mesleki Eğitim Kursları, Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı, iş ve meslek danışmanlığı, personel yönlendirme hizmetleri ile kadın ve genç istihdamına yönelik güncel program ve teşvikleri, hizmet sektöründeki işletmelerin nitelikli iş gücüne ulaşması açısından önemli imkânlar sunuyor. Oda ile İŞKUR arasındaki kurumsal iletişim sayesinde esnaf ve sanatkârın kendisine uygun programları doğrudan uzmanlarından öğrenmesi ve güncel desteklere ilişkin doğru bilgiye zamanında ulaşması önem taşıyor. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “ESNAFIMIZ DESTEĞİ SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA ÖĞRENMEMELİ” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, küçük esnafın yoğun çalışma temposu içerisinde bütün destek ve programları takip etmesinin kolay olmadığına dikkat çekti: “Esnafımız sabah iş yerini açıyor, üretim yapıyor, çalışanıyla ilgileniyor, müşterisine hizmet ediyor. Bütün kamu desteklerini ve programlarını günlük olarak takip etmesini beklemek doğru olmaz. Esnafımız bir desteği süresi geçtikten sonra öğrenmemeli. İŞKUR’un uzmanlığı ile Odamızın sahadaki iletişim gücünü bir araya getirerek devletimizin sunduğu imkânların doğru zamanda doğru esnafımıza ulaşmasını önemsiyoruz.” ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “HER İŞLETME BİR MESLEK OKULU, HER USTA BİR ÖĞRETMENDİR” Görüşmede sektörün geleneksel usta-çırak kültürünün mesleki eğitim ve istihdam politikalarıyla buluşturulmasının önemi de ele alındı. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik: “Lokantamızın mutfağı, kasabımızın tezgâhı, ustamızın yanı bu mesleklerin gerçek okuludur. Her işletme bir meslek okulu, her usta bir öğretmendir. Devletimizin eğitim ve istihdam imkânlarıyla esnafımızın yıllara dayanan mesleki tecrübesi birleştiğinde yeni ustalar yetişir. Mesleği olan insanın istihdam imkânı güçlenir, nitelikli çalışanı olan işletme de güçlenir.” GENÇLERE VE KADINLARA YENİ İSTİHDAM KAPISI Çalışmanın önemli başlıklarından birini gençlerin ve kadınların çalışma hayatına daha güçlü katılımı oluşturuyor. İş arayan gençlerin yiyecek-içecek sektöründe meslek sahibi olması, kadınların üretimden mutfağa, servisten işletme süreçlerine kadar farklı alanlarda istihdama katılması ve mesleki beceri kazanmak isteyen vatandaşların İŞKUR’un uygun programlarıyla buluşturulması iş birliğinin sosyal boyutunu oluşturuyor. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK’TEN FATİH ACAR’A: “ESKİŞEHİR ADINA ÖNEMLİ BİR KAZANIM” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Eskişehir İŞKUR İl Müdürü Fatih Acar’ın esnaf ve istihdam konusundaki yaklaşımına ayrıca teşekkür etti. Başkan Murat Arnik: “Sayın İl Müdürümüz Fatih Acar’ın esnaf ve sanatkârımıza karşı samimi, çözüm odaklı ve sahayı esas alan yaklaşımını son derece kıymetli buluyoruz. Esnafın kapısına gelen, onu doğrudan dinleyen ve devletimizin imkânlarını sahaya taşıyan bir kamu yönetimi anlayışı görüyoruz. Sayın Fatih Acar’ın istihdam konusundaki gayreti, özverisi ve kurumlar arası iş birliğine verdiği önem Eskişehir adına önemli bir kazanımdır. İŞKUR’un Odamıza ve esnafımıza verdiği güçlü destek için Sayın İl Müdürümüz Fatih Acar’a ve tüm İŞKUR çalışanlarına esnaf ve sanatkârımız adına teşekkür ediyorum.” KAMU, ODA, İŞVEREN VE VATANDAŞ AYNI HEDEFTE BULUŞUYOR Eskişehir’de istihdamın güçlendirilmesinde kamu kurumları, meslek kuruluşları, işverenler ve iş arayan vatandaşlar arasındaki güçlü koordinasyonun önemi vurgulandı. İŞKUR’un kurumsal imkânları, Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası’nın sahadaki iletişim gücü, esnafın istihdam kapasitesi ve vatandaşın emeğinin aynı noktada buluşması; oluşturulan iş birliğinin temelini oluşturuyor. ESKİŞEHİR LOKANTACILAR VE KASAPLAR ESNAF ODASI BAŞKANI MURAT ARNİK: “GÜÇLÜ DEVLET, GÜÇLÜ ESNAF, GÜÇLÜ İSTİHDAM” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, iş birliğinin Eskişehir açısından taşıdığı önemi şu sözlerle özetledi: “Esnafımız üretiyor, istihdam sağlıyor, vergisini ödüyor ve şehrimizin ekonomisine istihdama katkı sağlıyor. Devletimiz de kurumları ve imkânlarıyla üretenin, çalışanın ve istihdam sağlayanın yanında duruyor. Eskişehir İŞKUR İl Müdürlüğümüzün sahaya inmesi ve Sayın Fatih Acar’ın ortaya koyduğu çözüm odaklı yaklaşım bunun güzel örneklerinden biridir. Eskişehir esnaf teşkilatı Başkanı olarak görevini layıkıyla yapan tüm kurum müdürlerine teşekkür ediyorum dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak biz de esnafımız ile devletimiz arasında güçlü bir köprüyüz. Güçlü devlet, güçlü esnaf demektir. Güçlü esnaf, güçlü istihdam demektir. Güçlü istihdam ise güçlü Türkiye demektir. Devletimizin imkânlarını esnafımızın alın teriyle, iş arayan vatandaşımızın emeğini sektörümüzün ihtiyacıyla buluşturan bu güçlü iş birliği Eskişehir’in üretimine, istihdamına ve ekonomisine değer katacaktır.” dedi.

Baksan Mesleki Eğitim Merkezi Yeni Binasına Kavuştu Haber

Baksan Mesleki Eğitim Merkezi Yeni Binasına Kavuştu

Eskişehir Valiliği himayelerinde, Tepebaşı ilçesinde kamu kaynaklarıyla yeniden inşa edilen Baksan Mesleki Eğitim Merkezi, düzenlenen törenle resmen hizmete açıldı. 1.891 öğrenciye kapılarını açan modern tesis, Eskişehir sanayisinin nitelikli iş gücü ihtiyacına cevap verecek. ​Eskişehir sanayi ve üretiminin kalbi olan Baksan bölgesinde gerçekleştirilen açılış törenine; Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, protokol üyeleri, eğitimciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. ​"Baksan, Emeğin ve Alın Terinin Atan Kalbidir" ​Törende konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, mesleki eğitimin stratejik önemine değinerek şunları söyledi: "Eskişehir, savunma sanayiinden havacılığa kadar eşsiz bir teknoloji ekosistemine sahip. Baksan bölgesi de bu üretim zincirinin, emeğin ve alın terinin atan kalbidir. Mesleki eğitim, sadece meslek kazandırmakla kalmayıp ülkemizin kalkınmasına yön veren en önemli unsurdur." ​"84 Farklı Dal, 84 Farklı Gelecek" ​Prof. Dr. Ayşen Gürcan ise mesleki eğitimin toplumun omurgası olduğunu vurgulayarak, "Artık bilen değil; yapan, üreten ve eser ortaya koyan insanlar kalkınmayı sağlayacak. Merkezimizdeki 22 farklı meslek alanı ve 84 dal, sıradan bir istatistik değil; 84 farklı gelecek demektir," ifadelerini kullandı. ​Çağdaş Eğitim ve Modern Altyapı ​Açılışta detaylı bilgiler veren İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, merkezin tarihçesine ve modern imkânlarına değindi. 2022 yılında yıkım kararı alınan binanın, "Yık-Yap Projesi" kapsamında hızla yeniden inşa edildiğini belirten Aydın; yeni binanın 16 derslik, 6 atölye, yemekhane ve konferans salonu ile donatıldığını açıkladı. ​Merkezle İlgili Öne Çıkan Detaylar: ​Öğrenci Kapasitesi: 1.891 öğrenci. ​Eğitim Modeli: Haftada 1 gün teorik, 4 gün işletmelerde pratik eğitim. ​Avantajlar: Maaş ve sigorta desteğiyle erken yaşta iş tecrübesi, ahilik kültürü ile usta-çırak ilişkisi. ​Sektörel Katkı: Nitelikli iş gücü yetiştirilerek işsizliğin azaltılması hedefleniyor. ​Halk oyunları gösterisi ve İl Müftüsü Muharrem Gül tarafından yapılan duanın ardından açılış kurdelesi kesildi. Tören sonrası protokol üyeleri, modern atölyeleri inceleyerek eğitim faaliyetleri hakkında Merkez Müdürü Cihan Taktekin’den bilgi aldı.

Özbağ Dokumalarının Yüzyıllık Serüveni Haber

Özbağ Dokumalarının Yüzyıllık Serüveni

Kırşehir’in Özbağ yöresinden çıkan ve Türk kültürüne önemli izler bırakan Özbağ kirkitli halı, minder ve yastık dokumacılığı; her ilmeğinde bir kadının emeğini, sabrını ve iç dünyasını taşıyan, zamana direnen kadim bir anlatı olarak biliniyor. Bu dokumalar yalnızca iplik ve yünden ibaret değil; geçmişten bugüne aktarılan bir hafızanın, sessizce konuşan bir kültürün izlerini barındırıyor. Bu eşsiz miras, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Özbağ Halısı Dokuma Zanaatçısı” unvanı verilen tarih öğretmeni Meral Gülçiçek’in özverili çalışmalarıyla gelecek kuşaklara aktarılmaya devam ediyor. Bozkırdan tezgâha uzanan kadim kültür Türk el sanatları geleneğinde dokumacılık, yalnızca estetik bir uğraş olarak görülmüyor; kökleri Orta Asya bozkırlarına uzanan binlerce yıllık bir yaşam biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Hayvancılıkla şekillenen göçebe yaşamda yün ve derinin hayati bir değere sahip olması, bu zanaatın bir zorunluluktan doğarak zamanla kültürel bir kimliğe dönüşmesini sağlıyor. Koyun yününden elde edilen dokumaların Türk kimliğindeki yeri, hayvan derisinin doğal bir uzantısı olarak kadim zanaatın başlangıcı kabul ediliyor. Bu nedenle Gülçiçek için dokuma, Türk kültürüyle eş değer bir anlam taşıyor. Kırşehir’in Özbağ yöresinde dokuma sanatı, kuşaktan kuşağa aktarılan köklü bir gelenek olarak varlığını sürdürüyor. Bu sanat, yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda yöre halkı için önemli bir geçim kaynağı olma özelliği taşıyor. Özbağ’da dokunan halılar, zaman içinde bölgenin kültürel belleğini şekillendiriyor ve yerel yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline geliyor. Kırşehir halıları, geçmişten bugüne hem saray çevresinin hem de Anadolu insanının ihtiyaçlarına karşılık veriyor. İnce işçiliği ve özgün desenleriyle dikkat çeken bu halılar, bir dönem padişah saraylarında düzenlenen yarışmalarda ödüller kazanıyor; krallara hediye ediliyor ve görkemli salonları süslüyor. Zamanla saraylardan halkın yaşam alanlarına doğru yayılan Kırşehir halıları, orta tabaka ve köylülerin de evlerine giriyor. Böylece bu dokumalar, yalnızca bir zenginlik ve ihtişam göstergesi olmaktan çıkarak toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren ortak bir kültür unsuruna dönüşüyor. Dokumalardaki renk skalası ve motifler, Orta Asya’dan itibaren dünyayı anlamlandıran değerleri taşıyor Özbağ halıları; renkleri, desenleri ve kullanım amaçlarıyla diğer yöresel dokumalardan ayrılıyor. Bu özgünlüğün temelinde, Kırşehir’in bir ahilik merkezi olması ve dünyanın ilk kadın teşkilatı Bacıyân-ı Rûm’un kurucusu Fatma Bacı’nın bıraktığı derin izler yatıyor. Anadolu dokuma kültürünün öncüsü kabul edilen Fatma Bacı, bu zanaatı kadınlara öğreterek güçlü bir toplumsal hafızanın oluşmasını sağlıyor. “Pîr Ahî Evran-ı Velî Hazretleri’nin eşi Fatma Bacı, bu zanaatı Anadolu’da başlatan ve kadınlara öğreten ilk kişi olduğu için Özbağ, Anadolu’yu etkileyen kadim bir kültür haline geliyor. Bu dokumalardaki renk skalası ve motifler, Orta Asya’dan itibaren dünyayı anlamlandıran değerleri taşıyor. Anadolu’yu simgeleyen, bolluk ve bereketi ifade eden en meşhur motiflerden biri olan “eli belinde”, Özbağ dokumacılığının da temel motiflerinden birini oluşturuyor. İlmeklerde saklı sessiz çığlıklar Dokumacılıkta motifler yalnızca birer desen değil; kadınların sessiz çığlıklarını ve iç dünyalarını yansıtan güçlü semboller olarak tezgâhtaki yerini alıyor. Anadolu kültüründe dokuma sanatının sembolik dili incelendiğinde, bolluk ve bereketin yanı sıra hüzün, ölüm ve ayrılık gibi duyguların da ipliklere büyük bir titizlikle aktarıldığı görülüyor. Kadınların yaşadığı her duygunun ilmeklere nasıl işlendiğini anlatan Meral Gülçiçek, bu derin sembolizmi şu çarpıcı örnekle dile getiriyor: “Türk kadını yaşadığı her duyguyu ilmek ilmek halısına dokur. Gülün rengi normalde siyah olmaz ama hüzünlü bir kadın, halısına siyah gül dokuyarak içindeki acıyı yansıtır. Bu duygusal aktarım yalnızca renklerle değil, dokuma eyleminin ritmiyle de somutlaşır. Dokuma sırasında kullanılan ‘kirkit’ aletinin sesi, kadının o anki ruh hâlinin bir ritmine dönüşür. Kadınlar için Anadolu’da dokuma, yalnızca bir üretim değil; kendilerini ifade etmenin ve ‘ben buradayım’ demenin bir yoludur. Kültürel bir hafıza olan dokumanın dili ustaları tarafından bilinir. Örneğin ustam olan annem, halının renginden ve motifinden dokumacı kadının neler yaşadığını, hangi ruh hâliyle dokuma yaptığını bugün bile yorumlayabilir.” Gelenekten sanayiye dönüşüm Özbağ dokumacılığı, 1940’lı yıllardan itibaren ev içi bir gelenek olmaktan çıkarak sanayileşmenin etkisiyle ticari bir boyuta evriliyor. Modernleşme süreciyle birlikte iplik ve boyama teknikleri sanayileşiyor; zanaat, zamanla kültürel bir üretim alanından ticari bir meta haline geliyor. Anadolu’nun köklü ahilik geleneğinin temel taşı olan usta-çırak ilişkisi, Özbağ dokumacılığının yaşatılmasında en kritik unsuru oluşturuyor. Bu zanaatın bir okulu olmadığını ve ancak usta eliyle öğrenilebileceğini vurgulayan Meral Gülçiçek, yeni nesli tezgâh başına davet ediyor. Özbağ dokumacılığı, yalnızca bir el sanatı değil; korunması gereken bir kültür hafızası olarak biliniyor. İlmek ilmek örülen bu miras, geçmişin sesini bugüne taşırken geleceğe de sessiz ama güçlü bir çağrı yapıyor. Tezgâh başında başlayan bu yolculuk, kadının emeğiyle, sabrıyla ve hafızasıyla varlığını sürdürüyor. Özbağ’ın dokuma mirası yaşadıkça, Anadolu’nun sesi de ipliklerin arasından yankılanmaya devam edecek. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.