SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ürün Deseni

Porsuk Haber Ajansı - Ürün Deseni haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Deseni haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çukobirlik’in Ayçiçeği Fiyatına Tepki: "35,5 Lira Üreticiyi Kurtarmaz! Haber

Çukobirlik’in Ayçiçeği Fiyatına Tepki: "35,5 Lira Üreticiyi Kurtarmaz!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Çukurova’da başlayan ayçiçeği hasadını ve Çukobirlik’in açıkladığı alım fiyatlarını değerlendirdi. Türkiye’nin ayçiçeğinde hâlâ yüzde 30 arz açığı bulunduğuna dikkat çeken Gürer, üreticinin maliyetlerinin altında ezilmesi durumunda üretimden vazgeçeceğini belirterek uyarılarda bulundu. Çukurova bölgesindeki kıraç arazilerde ayçiçeği hasadı devam ederken, Çukobirlik yüzde 44 randımanlı ayçiçeği için kilogram alım fiyatını 35,5 TL olarak açıkladı. Geçen yıl Eylül ayında aynı ürünün alım fiyatının 33 TL olduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, açıklanan rakamın artan girdi maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını vurguladı. "Üretim Artsa da Yüzde 30’luk Arz Açığı Devam Ediyor" TÜİK verilerine göre bu yıl ayçiçeği rekoltesinde geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 16’lık bir artış beklendiğini aktaran Gürer, buna rağmen yerli üretimin ihtiyacı karşılamaya yetmediğini kaydetti. Türkiye'nin ayçiçeği tohumu ve ayçiçek yağında dışa bağımlı kaldığına işaret eden Gürer, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Ülkemizde ayçiçeğinde yaklaşık yüzde 30'luk açık devam ediyor. Bu açığın kapatılabilmesi için üreticiye doğru, zamanında ve gerçekçi destekler verilmelidir. Ayçiçeği tohumu ve ayçiçek yağı ithalatının önüne geçmenin yolu, üreticiyi üretimde tutacak destekleri sağlamaktan geçmektedir." "Çiftçi Kazanamazsa Ürün Deseni Değişiyor, İthalat Kapısı Açılıyor" Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin kazanç sağlamasının şart olduğunu vurgulayan CHP'li Milletvekili, gıda güvencesinin ithalatla sağlanamayacağını ifade etti: "Sürekli üretim artışını sağlamak için üreticinin ürettiği üründen para kazanabilmesi gerekiyor. Çiftçi kazanamadığı zaman ürün desenini değiştiriyor. Her ürün desenindeki değişiklik ise yeni ithalat kapılarının açılmasına neden oluyor. Bu durum ülkemiz tarımına önemli ölçüde zarar veriyor." "Çözüm İthalatta Değil, Yerli Üreticide" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, maliyetleri karşılayacak ve sürdürülebilir üretimi teşvik edecek alım ile destekleme politikalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Gürer, “Türkiye'nin gıda güvencesini sağlamasının yolu, ithalatı artırmaktan değil, üreticiyi üretimde tutmaktan geçmektedir. Çiftçinin kazandığı, üretimin arttığı bir tarım politikası hem ithalatı azaltacak hem de ülkemizin tarımsal geleceğini güvence altına alacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda! Haber

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda!

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Eskişehir Şubesi, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, su kaynaklarının üzerindeki baskının kritik seviyeye ulaştığını vurguladı. Bilimsel veriler ışığında yapılan uyarıda, Eskişehir’in yeraltı su rezervlerinin yanlış kullanım ve iklim krizi nedeniyle büyük risk altında olduğu belirtildi. ​TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımlayarak su yönetiminde bilimsel temelli bir yaklaşımın aciliyetine dikkat çekti. Açıklamada, suyun ticari bir meta değil, temel bir yaşam hakkı olduğunun altı çizilirken; "Vahşi sulama", "kaçak kuyular" ve "plansız kentleşme" konularında sert uyarılarda bulunuldu. ​"Eskişehir'in Yeraltı Suları Risk Altında" ​Jeoloji mühendisliğinin yeraltı sularının korunmasındaki stratejik rolüne değinilen açıklamada, Eskişehir havzasındaki duruma dikkat çekildi. Şehrin önemli bir yeraltı suyu havzası üzerinde yer aldığı ancak bilinçsiz tüketimin bu mirası tükettiği ifade edildi: ​"Şehrimiz, yeraltı suyu açısından zengin bir havzada bulunmasına rağmen; tarımsal sulamadaki yanlış yöntemler ve kontrolsüz çekimler nedeniyle su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Yeraltı suları sanıldığı gibi sınırsız değildir." ​Bilimsel Planlama ve Denetim Çağrısı ​JMO Eskişehir Şubesi, su krizinin derinleşmemesi için 5 temel çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı: ​Hidrojeolojik Etüt Şart: Su yönetimi mutlaka bilimsel planlamaya dayanmalı. ​Kaçak Kuyulara Son: Denetimler sıkılaştırılmalı, kaçak kuyu açılması engellenmelidir. ​Modern Sulama: Tarımda 'vahşi sulama' terk edilerek modern tekniklere geçilmelidir. ​Ürün Deseni Planlaması: Şehrin tarımsal ürün seçimi, su rezervlerine göre yapılmalıdır. ​Bütüncül Politika: Kentleşme ve sanayi planlarında yeraltı su rezervleri ana kriter olmalıdır. ​"Su Bir Kamu Hakkıdır" ​Açıklamada iklim krizinin yağış rejimlerini değiştirdiği ve kuraklık riskini artırdığı hatırlatılırken, suyun yönetiminde kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı. "Su, ticari bir meta değil; herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken bir haktır" denilen metinde, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerektiği belirtildi. ​"Geleceğimizi Korumak İçin Ortak Akıl" ​Son olarak, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet eden JMO Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, "Suyun olmadığı bir dünyada yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.