SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Porsuk Haber Ajansı - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vali Yılmaz: ''Ahilik Bir Medeniyet Tasavvurudur'' Haber

Vali Yılmaz: ''Ahilik Bir Medeniyet Tasavvurudur''

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz 14 - 20 Eylül arasında kutlanan Ahilik Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; ''Ahilik; emeği ibadet bilen, alın terini helal kazançla taçlandıran, ticareti ahlakla, üretimi kaliteyle, kardeşliği ise dayanışmayla bütünleştiren köklü bir medeniyet mirasıdır. Bu aziz gelenek; esnaf ve sanatkârlarımızın yalnızca mesleklerinde mahir olmalarını değil, dürüstlükten ayrılmayan, kul hakkını gözeten, paylaşmayı bilen ve topluma karşı sorumluluk taşıyan örnek şahsiyetler olmalarını da esas almıştır. Anadolu’nun ilim, irfan, kültür ve ticaret merkezlerinden biri olan Eskişehirimiz, tarih boyunca Ahilik ruhunun yeşerdiği, güçlendiği ve yaşatıldığı müstesna şehirlerimizden biri olmuştur. Eskişehir; çalışkanlığı, üretkenliği ve dayanışma kültürüyle öne çıkan esnaf ve sanatkârlarımızın dürüstlük, güven, paylaşma ve meslek ahlakı etrafında oluşturduğu güçlü geleneğin izlerini bugün de taşımaktadır. İslam dünyasının büyük âlim ve mutasavvıflarından Şeyh Şahabettin Sühreverdî’nin ilim, irfan ve ahlak merkezli düşünce dünyası, Anadolu’da Ahilik anlayışının fikrî ve manevi temellerinin oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Ahilik; bu yönüyle sadece ticari hayatı düzenleyen bir teşkilat değil, insanı merkeze alan; emeği yücelten, adaleti gözeten, paylaşmayı çoğaltan ve toplumsal huzuru güçlendiren bir medeniyet tasavvurudur. Bugün bizlere düşen; Ahiliğin dürüstlük, adalet, çalışkanlık, kaliteli üretim, helal kazanç ve kul hakkına riayet ilkelerini çağımızın imkânlarıyla buluşturmak; bu büyük mirası gençlerimize ve gelecek nesillerimize güçlü biçimde aktarmaktır. Çünkü güçlü ekonomi; güvenilir esnafla, kaliteli üretimle, ahlaklı ticaretle ve emeğe duyulan saygıyla yükselir. Bu duygu ve düşüncelerle; başta kıymetli Eskişehirli esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere, ülkemizin kalkınmasına alın teriyle katkı sunan, üretimiyle değer oluşturan, emeğiyle hayatımıza bereket katan tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftası’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Ahilik kültürünü yaşatan, iş yerlerinde güveni, sokaklarımızda dayanışmayı ve ülkemizde üretim heyecanını büyüten tüm emektarlarımıza teşekkür ediyorum. Birliğimizin, beraberliğimizin ve kardeşliğimizin daim olmasını; Ahilik Haftası’nın Eskişehirimiz, esnafımız ve aziz milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.''

MÜSİAD Eskişehir’den İş Dünyası ve Siyaseti Buluşturan Program Haber

MÜSİAD Eskişehir’den İş Dünyası ve Siyaseti Buluşturan Program

MÜSİAD Eskişehir Şubesi, iş dünyası ile siyasi parti temsilcilerini bir araya getiren kahvaltı programı'na ev sahipliği yaptı. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın konuk olduğu toplantıda, şehrin ekonomik potansiyeli ve yatırım fırsatları ele alındı. ​MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı Oğuz Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda MÜSİAD üyesi katıldı. Programda üretim, yatırım, istihdam ve ticaret başta olmak üzere iş dünyasının gündemindeki kritik başlıklar değerlendirildi. ​Gürhan Albayrak: "MÜSİAD'ın İstişare Zeminini Önemsiyorum" ​Aynı zamanda MÜSİAD üyesi olan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, derneğin iş dünyasında oluşturduğu dayanışma kültürünün altını çizdi. Albayrak, üreten, yatırım yapan ve istihdam sağlayan iş dünyasının Türkiye’nin büyüme hedeflerinde stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kabiliyetiyle büyük bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Albayrak, MÜSİAD’ın farklı kesimleri aynı masa etrafında buluşturarak ortak meseleler üzerinde fikir alışverişine imkân tanımasının değerli olduğunu ifade etti. ​Oğuz Özdemir: "Ortak Akılla Eskişehir İçin Çalışmaya Devam Edeceğiz" ​MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı Oğuz Özdemir ise İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın iş dünyasının içinden gelen ve dernek üyesi bir isim olmasının avantajına dikkat çekti. ​"Sayın Başkanımızın sektörlerimizin meselelerine ve beklentilerine yakından vakıf olması bizim için çok kıymetli. MÜSİAD Eskişehir olarak iş dünyasının taleplerini ilgili mercilere aktarmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve şehrimizin ekonomik geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz." ​Karşılıklı görüş alışverişi ve ortak proje fikirlerinin konuşulduğu program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz'den EOSB'ye Ziyaret Haber

Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz'den EOSB'ye Ziyaret

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Bölge Müdürlüğü’ne iade-i ziyarette bulundu. Ziyarette Eskişehir OSB’nin çalışmaları, devam eden projeleri ve sanayi bölgesinin gelişimine yönelik yürütülen faaliyetler hakkında bilgi verildi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Eskişehir OSB Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Gerçekleştirilen iade-i ziyarette, Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Başkan Vekili Metin Saraç, Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi tarafından karşılanan Başsavcı Deniz ile karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarette Başkan Nadir Küpeli, Başsavcı Ferhat Deniz’e Eskişehir OSB’nin genel yapısı, mevcut sanayi kapasitesi, bölgede faaliyet gösteren firmalar ve istihdam yapısının yanı sıra devam eden ve hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Başkan Küpeli, Eskişehir OSB’nin yalnızca üretim yapılan bir sanayi alanı olmadığını, aynı zamanda eğitim, sosyal yaşam, çevre, enerji ve altyapı yatırımlarıyla bütüncül bir sanayi ekosistemi oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Bölgede gerçekleştirilen yatırımlar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında da Başsavcı Deniz’e bilgi verildi. Ziyaretin ardından Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Özel Eskişehir OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni de ziyaret etti. Okulun eğitim faaliyetleri, bölge sanayisinin ihtiyaçlarına yönelik mesleki eğitim çalışmaları ve öğrencilere sunulan imkânlar hakkında yetkililerden bilgi alan Başsavcı Deniz, okulun bölge sanayisine nitelikli insan kaynağı kazandırma noktasındaki çalışmalarını yerinde inceledi.

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor'' Haber

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor''

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikalarına, özelleştirme kararlarına ve ekonomik verilere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Son yayımlanan kararname ile 13 otoyol ve 2 köprünün özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösteren Demir, kamu varlıklarının ve milli değerlerin korunması amacıyla Türkiye genelinde imza kampanyası başlattıklarını duyurdu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin daha önce otoyol ve köprü özelleştirmelerine ilişkin iddiaları yalanladığını hatırlatan Hasan Demir, gelinen noktada bu kamu varlıklarının 30 yıllığına devredilmesinin önünün açıldığını vurguladı.İl Başkanı Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin bir haberle ilgili müdahalesi olmuştu. O dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili bir fizibilite çalışması yaptırılmış ve bu çalışma siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna yansımıştı. Ancak ilgili birim, çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek söz konusu haberlerin önüne geçmeye çalışmıştı. Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda. Şuradaki tabloyu göstermek istiyorum. Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz. Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor. Biz bu tabloyu 2007'den bu yana Türk milleti olarak yaşıyoruz. Hatırlarsınız, kamu iktisadi teşekküllerinin peyderpey özelleştirilmeye başlandığı dönemde de itirazlarımızı toplumla paylaşmıştık. O zaman da şunu söylemiştik: Kamu iktisadi teşekkülleri, bu ülkenin kuruluşundan itibaren atalarımızın büyük fedakârlıklarla meydana getirdiği kuruluşlardır. Bunlar yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir. Aynı zamanda piyasayı düzenleyen, piyasada ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı denge sağlayabilecek fabrikalar ve üretim tesisleridir. Maalesef bunları çok düşük rakamlarla elden çıkardık. Bugün bunun sonuçlarını enflasyon verileriyle açık bir şekilde yaşadığımızı düşünüyoruz. Bugün "Elde avuçta ne kaldı?" diye baktığımızda birkaç kuruluşumuz, topraklarımız, kamuya ait arsalarımız, arazilerimiz, otoyollarımız ve köprülerimiz kaldığını görüyoruz. Şimdi bunların da aynı tablo içerisinde karşımıza çıktığını görüyoruz. Ülke, Züğürt Ağa filminde olduğu gibi parça parça peşkeş çekiliyor arkadaşlar. Biz bu sürecin önüne geçmek ve Türk toplumuna ait olan her unsuru yeniden Türk toplumuna kazandırmak zorundayız. Geleceğimizi doğru şekillendirmek ve Türk toplumunun yaşam kalitesini yükseltmek istiyorsak bunu yapmakla mükellefiz. Şimdi sizinle bir tablo daha paylaşacağım. Bu tabloda an itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bulunuyor ancak mesele yalnızca Mehmet Şimşek meselesi değildir. Burada Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesinden bugüne kadar yaşanan bazı ekonomik gelişmeler gösteriliyor. Döviz kurlarının, akaryakıt fiyatlarının ve asgari ücretin yaklaşık üç yıllık süreçte geldiği nokta bu tabloda yer alıyor. Tabloda da görüyorsunuz. Mehmet Şimşek göreve geldiğinde dolar 20 lira 96 kuruş seviyesindeymiş. Şu anda 48 lira 49 kuruş. Yani üç yıl içerisinde döviz kurunda yüzde 131'lik bir artışla karşı karşıyayız. Akaryakıt fiyatlarına baktığımızda motorinde yüzde 358, benzinde ise yüzde 262'lik bir artış olduğunu görüyoruz. Aynı dönemde asgari ücretteki artış ise yüzde 230 seviyesinde. Peki bütün bunlar yaşanırken Türk toplumunun çalıştığından ve kazandığından ne kadar vergi çıktı? Bunu da aynı tabloda görüyoruz. Üç yıllık süre içerisinde Türk toplumunun cebinden 29,34 trilyon lira vergi toplandı. Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden devletin hazinesine ve bütçesine aktarıldı. Buna karşılık yaşadığımız ekonomik değişim de biraz önce gösterdiğim tabloda açıkça görülüyor. Bugün esnaf kan ağlıyor. İşçi kan ağlıyor. Emekli kan ağlıyor. Herkes mevcut ekonomik durumdan muzdarip. Cezalar almış başını gidiyor. Üç yıldır Mehmet Şimşek yönetimindeki maliye politikaları kapsamında esnaf üzerinde ciddi bir baskı olduğunu düşünüyoruz. Kuruşun dahi kaçmaması anlayışıyla hesaplar bloke ediliyor ve esnafın çalışma imkânları sınırlandırılıyor. Zaman zaman birtakım kolaylıklar getiriliyor ve bunlar "af" olarak kamuoyuna sunuluyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada esnafımızın, çalışanımızın, emeklimizin ve hemen hemen bütün sektörlerde faaliyet gösteren vatandaşlarımızın büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Biz ilk günden beri bunu söylüyoruz. 2001 ekonomik krizinin ardından, 2002 yılında yaşanan hükümet değişikliğinden bugüne geçen 24 yıllık süreçte mevcut iktidarın Türk toplumunu üretimden giderek uzaklaştırdığını düşünüyoruz. Türkiye'nin üretimden uzaklaştırılması, ülkemizi dışarıya daha bağımlı hale getiriyor. Toplumun yaşam kalitesi her geçen gün biraz daha aşağıya çekiliyor. İnsanlar artık zorunlu ihtiyaçları dışında harcama yapmamak için hayatlarını yeniden şekillendirmek zorunda kalıyor. Buradan bir kez daha hükümetimize ve devletimize sesleniyoruz: Bu toplumun yaşadığı ekonomik yaraları, insanları sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz. Bugün ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade ediyoruz. Ortaya çıkan tablo, giderek sosyal yardımlara bağımlı hale getirilen bir toplum yapısını beraberinde getiriyor. Biz Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceğiz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Eskişehir'de de yaklaşık iki ay önce yine özelleştirme kapsamında bazı sağlık kuruluşlarına ait araziler gündeme gelmişti. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından bu özelleştirme kararları iptal edildi. Amiyane tabirle vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar. Biz aynı sonucu biraz önce paylaştığım tabloda yer alan kamu varlıkları konusunda da görmek istiyoruz. Çünkü bu tabloda ülkenin geleceği açısından doğru bir sonuç görmüyoruz. Bizim açımızdan bu tablo, bu ülkenin ve milletin kazanımlarının birilerinin cebine aktarılması anlamına geliyor. Buna müsaade etmemek adına Zafer Partisi İl Başkanlığı olarak tüm Türk milletini sağduyuya ve harekete davet ediyoruz. Bu kapsamda Zafer Partisi olarak imza kampanyamızı başlattık. Kamu iktisadi teşekkülleri başta olmak üzere köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalması amacıyla bir çalışma yürüteceğiz. Topladığımız imzaları başta valilerimize, ardından devletimizin ilgili makamlarına sunacağız. Türk toplumu hiçbir şart altında fakirliği ve yoksulluğu hak etmiyor. Ancak 24 yıldır yaşananların sonucunda, tabiri caizse, emdiğimiz süt burnumuzdan geliyor. Artık yeter. Toplumun da yaşananları gördüğünü düşünüyoruz. Önümüze konulacak ilk sandıkta bunun sonucunun açık bir şekilde görüleceğine inanıyoruz. Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz. Kurulacak ilk millî hükümette Zafer Partisi, liyakat ve adalet anlayışıyla ülkenin yeniden tesis edilmesi için üzerine düşeni yapacak ve Cumhuriyetin yeniden Türk milletinin iradesiyle yönetilmesi için mücadele edecektir."

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur'' Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur''

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın Türkiye ekonomisine öngörülebilirlik kazandırması bakımından önemli olduğunu belirten Kesikbaş; kalıcı dezenflasyon, sürdürülebilir büyüme, istihdam artışı ve cari açığın azaltılmasına yönelik hedefleri desteklediklerini ifade etti. Kesikbaş açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İmalat sanayisi güçlü olduğunda Türkiye’nin ekonomik direnci ve dünyadaki sözünün ağırlığı da artar. Bu nedenle dış kaynaklı haksız rekabete karşı üreticimizin korunmasını, ticaret politikası araçlarının zamanında ve etkili biçimde kullanılmasını, sanayinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılmasını son derece önemsiyoruz. Reel sektörle istişarenin dönemsel temasların ötesine taşınarak kurumsal ve sürekli bir yapıya kavuşturulması da alınan kararların sahadaki karşılığını güçlendirecektir. OVP’de bu başlıklara yer verilmesini, üretim ekonomisinin geleceği açısından kıymetli buluyor ve uygulama sonuçlarını yakından takip ediyoruz.” “OVP’NİN UYGULAMA SÜREÇLERİNİN MERKEZİNDE SANAYİ VE ÜRETİM YER ALMALI” Açıklamasında imalatın öneminin altını çizen Kesikbaş, “Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için OVP’nin merkezine sanayi ve üretim güçlü biçimde yerleştirilmelidir. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu sürecin ekonomik ve toplumsal maliyeti üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır. Enflasyonla mücadele edilirken sanayimizin yatırım kabiliyeti, sermaye yapısı ve uluslararası rekabet gücü korunmalıdır. Sanayicilerimizin önünü görebileceği, kuralları belirgin ve güven veren bir ekonomik iklime ihtiyacımız var. Üreten, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara uzun vadeli, uygun maliyetli ve erişilebilir finansman sağlanmalıdır. İhracatçılar ve yatırımcılar seçici teşviklerle desteklenmeli; KOBİ’lerin işletme sermayesine erişimi kolaylaştırılmalıdır. Teknolojik, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak araçlar da sanayi politikasının temel unsurları hâline getirilmelidir. OVP’nin başarısı, hedeflerin disiplinli ve üretimi gözeten bir kamu maliyesiyle desteklenmesine bağlıdır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleriyle uyumlu biçimde denetlenmesi, maliyet etkilerinin yakından izlenmesi ve kamu politikalarında kararlılığın korunması, programa duyulan güveni güçlendirecektir.” “ESKİŞEHİR SANAYİSİ (2027 – 2029) OVP’DEN NE BEKLİYOR?” 1. Kural Temelli ve Öngörülebilir Ekonomi 2. Üretimi Koruyan ve Destekleyen Dezenflasyon Politikası 3. Uzun Vadeli ve Uygun Maliyetli Sanayi Dönüşüm Finansmanı 4. İhracatçıya Rekabetçi Kur ve Seçici Teşvik 5. Verimli ve Düşük Karbonlu Üretim 6. Bilgiyi Teknolojiye, Yeteneği Üretime Dönüştüren Sanayi Ekosistemi 7. Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Odaklı Sanayi Dönüşümü 8. Erişilebilir Sanayi Alanları ve Stratejik Üretim Bölgeleri 9. Demiryolu, Liman ve Lojistik Altyapı Seferberliği 10. Takvimlendirilmiş, Ölçülebilir ve Sahada Etkin OVP Uygulaması

Başkan Albayrak’tan 2 Eylül Mesajı Haber

Başkan Albayrak’tan 2 Eylül Mesajı

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, 2 Eylül Eskişehir'in Düşman İşgalinden Kurtuluşu’nun 104. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Albayrak, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Tarihi boyunca esareti hiçbir zaman kabul etmemiş, bağımsızlık ateşini daima yüreğinde taşımış aziz milletimizin yazdığı en büyük destanlardan biri de bundan tam 104 yıl önce Eskişehir'imizde vücut bulmuştur. 2 Eylül 1922, yalnızca kadim şehrimizin düşman işgalinden kurtulduğu gün değil; aynı zamanda Anadolu'nun direniş ruhunun, birlik ve beraberliğimizin ne kadar sarsılmaz olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği şanlı bir tarihtir. Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının önderliğinde, kahraman ecdadımızın kanlarıyla suladığı bu vatan toprağı, bizlere bırakılmış en kutsal emanettir. Bugün Eskişehir'in sokaklarında özgürce nefes alabiliyor, geleceğe güvenle bakabiliyorsak, bunu 104 yıl önce bağımsızlığımız uğruna canlarını hiçe sayan kahramanlarımıza borçluyuz. Bizler de bu büyük mirasın varisleri olarak, Eskişehir'imizi her alanda çok daha ileriye taşımak, hemşehrilerimizin refahını artırmak ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda şehrimizle birlikte omuz omuza yürümek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Geçmişte cephede verilen destansı mücadelenin ruhu, bugün Eskişehir'imizin yerli ve milli savunma sanayiimizdeki öncü rolüyle yaşamaya devam etmektedir. İHA'larımız, SİHA'larımız, milli muharip uçağımız KAAN ve nice gurur projemizin gökyüzüyle buluşmasında şehrimizin sunduğu eşsiz mühendislik ve üretim katkısı, Eskişehir'in ülkemizin tam bağımsızlık hedefine olan sarsılmaz inancının en somut göstergesidir. Dün vatan savunmasında gösterilen o eşsiz irade, bugün şehrimize ve ülkemize yüksek teknolojiyle ve üretimle hizmet etme yolundaki en büyük motivasyonumuzdur. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Tüm hemşehrilerimin 2 Eylül Eskişehir'imizin Düşman İşgalinden Kurtuluşu'nun 104. yıl dönümünü yürekten kutluyorum."

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan 2 Eylül Mesajı Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan 2 Eylül Mesajı

Millî Mücadele’nin dönüm noktalarından biri olan Eskişehir’in kurtuluş günü, kent genelinde gururla kutlanıyor. 2 Eylül 1922’de Seyitgazi hattından başlayıp şehre uzanan harekatla kazanılan hürriyetin yıl dönümü nedeniyle bir mesaj paylaşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, kentin tarihsel mirasına ve gelecekteki stratejik rolüne dikkat çekti. Mustafa Kemal Atatürk’ün en sık ziyaret ettiği kentlerin başında Eskişehir’in geldiğini hatırlatan Vali Dr. Erdinç Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; ''İlklerin şehri aziz Eskişehir'imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü büyük bir gurur, onur ve coşkuyla kutluyoruz. 2 Eylül 1922, esareti asla kabul etmeyen, ölümü göze alarak hürriyetini haykıran bir milletin yeniden doğuşunun, tarihe altın harflerle yazılan bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin en şanlı zaferlerinden biridir. Büyük Taarruz'un top sesleriyle başlayan bu kutlu yürüyüş, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından Seyitgazi'den şehrimize uzanarak Eskişehir'i ebediyen hür kılmıştır. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, yurt gezileri boyunca en çok ziyaret ettiği şehirlerin başında gelen Eskişehir'imiz, bu vesileyle Cumhuriyet'in kurucusuyla kurduğu o eşsiz ve sarsılmaz bağın da her daim onurunu taşımaktadır. Küllerinden yeniden doğmayı bilen Eskişehir'imiz, kalkınmanın ve üretimin öncüsü vizyonuyla Cumhuriyet tarihimizin en büyük sanayi, üretim ve medeniyet hamlelerine imza atmıştır. Ülkemizin mühendislik gururu ilk yerli buharlı lokomotif Karakurt'tan, yüksek teknoloji ürünü ilk yerli elektrikli lokomotif E5000'e uzanan bu kutlu yolculuk, bugün göklere de taşınmaktadır. Şehrimizde faaliyet gösteren TUSAŞ Motor Sanayii (TEI), Türkiye'nin ilk millî turbofan uçak motoru TF6000'i geliştirerek Eskişehir'i raylı sistemlerin ardından havacılık ve motor teknolojilerinde de bağımsızlığımızın öncü şehri hâline getirmiştir. Millî muharip uçağımız KAAN'ın motorundan helikopterlerimizin güç ünitelerine, İHA ve SİHA'larımızın yerli ve millî motorlarına kadar savunma sanayiimizin en kritik teknolojilerini üreten TEI, Eskişehir'i yerli ve milli teknolojinin merkezi haline getirmiştir. Bugün bizlere düşen en büyük ve en kutsal görev; atalarımızın kanıyla, canıyla ve alın teriyle suladığı bu aziz vatanı gözümüz gibi korumak, üretken ruhumuzdan zerre kadar ödün vermeden ülkemizi Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha ileriye taşımaktır. Bağrında barındırdığı zengin nadir toprak element rezervleriyle de dünyanın dikkatini üzerine çeken Eskişehir'imiz, yarının teknolojisini, yarının savunma sanayiini ve yarının bağımsız Türkiye'sini inşa edecek stratejik hazinelere sahip bir şehir olarak, geleceğe umutla bakmaktadır. Bilimde, sanayide ve teknolojide öncü olan Eskişehir'imiz, geçmişinden aldığı ilhamla yarınlara daha kararlı ve daha güçlü yürümektedir. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin banisi Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, Eskişehir'imizin Düşman İşgalinden Kurtuluşu'nun 104. yıl dönümünü tüm kalbimle kutluyorum. Eskişehirli hemşerilerimi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.''

ESBALGÖÇ'den Kızılinler Projesine Destek Haber

ESBALGÖÇ'den Kızılinler Projesine Destek

Eskişehir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ESBALGÖÇ) Başkanı Habibe Aydın, ERİAD Başkanı Rüştü Şentuna’nın Kızılinler Termal Projesi’ne ilişkin yaptığı açıklamaya tam destek vererek projenin şehre büyük katma değer sağlayacağını belirtti. ​Eskişehir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ESBALGÖÇ) Başkanı Habibe Aydın, Balkan ve Rumeli camiası adına yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak Eskişehir Rumeli Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (ERİAD) öncülük ettiği Kızılinler Termal Projesi'ne destek çağrısında bulundu. ​"Balkan Türkleri Şehrin Ekonomisine Değer Katıyor" ​Açıklamasında Balkan Türklerinin Eskişehir nüfusunun çoğunluğunu oluşturduğuna dikkat çeken Habibe Aydın, şu ifadelere yer verdi: ​"Balkan Türkleri, şehrimize göçlerinden sonra şehir tarihinde birçok alanda kalıcı sanayi yatırımları yapan, şehre hem üretim hem istihdam alanlarıyla değer katan, çalışkanlıklarıyla bilinen insanlardır. Bünyesinde Balkan ve Rumeli kökenli, Eskişehir sanayisine imzalarını atan pek çok sanayi kuruluşu barındıran ERİAD, Balkan camiasının gözbebeğidir." ​"Kızılinler Projesi Önemli Bir Ekonomik Fırsattır" ​Kuruluşlarından bu yana dernek üyesi olan ERİAD Başkanı Rüştü Şentuna’nın Kızılinler Termal Projesi ile ilgili yaptığı açıklamaları yakından takip ettiklerini vurgulayan Aydın, projenin Eskişehir için taşıdığı öneme işaret etti: ​"Balkan Türklerinin yaratıcı çalışkanlıklarıyla ellerini taşın altına sokarak ve sorumluluk alarak Eskişehirimize katkı sunacak Kızılinler Termal Projesi'nin yalnızca bir yatırım değil, Eskişehir'e birçok alanda katkı ve katma değer sağlayacak önemli bir ekonomik fırsat olduğuna inanıyoruz." ​"Camia Olarak ERİAD’ın Yanındayız" ​Eskişehir'de 1987 yılından bu yana temsilcisi oldukları Rumeli ve Balkan camiası adına ERİAD'a olan inançlarını yineleyen ESBALGÖÇ Başkanı Habibe Aydın, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: ​"Eskişehir'e imzasını atan Balkan kökenli kıymetli kuruluşları ve iş insanlarıyla gurur duyduğumuz ERİAD’ın ve yılmadan, sözlerinin arkasında durarak adeta kendilerini ortaya koydukları Kızılinler Termal Projesi'nin camia olarak yanındayız. Sürecin bir an önce ERİAD ve şehrimiz adına hayırla sonuçlanacağına dair inancımızı ve umudumuzu muhafaza ediyoruz."

Küpeli: “Büyük Zafer’in Mirasını Üretim Ve Güçlü Bir Türkiye Hedefiyle Geleceğe Taşıyoruz” Haber

Küpeli: “Büyük Zafer’in Mirasını Üretim Ve Güçlü Bir Türkiye Hedefiyle Geleceğe Taşıyoruz”

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımlayan Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, Büyük Zafer’in mirasını üretim ve güçlü bir Türkiye hedefiyle geleceğe taşıdıklarını vurguladı. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Küpeli mesajında şu ifadelere yer verdi: “30 Ağustos Zaferi, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük yolundaki sarsılmaz iradesinin, birlik ve beraberliğinin en güçlü simgelerinden biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan Büyük Zafer, milletimizin hiçbir koşulda bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. 30 Ağustos’un üzerinden 104 yıl geçmesine rağmen, bu büyük zaferin taşıdığı anlam ve sorumluluk bugün de bizlere ışık tutmaktadır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ülkemizi daha güçlü, daha üretken ve daha rekabetçi bir geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Bizler sanayiciler olarak, Büyük Zafer’in bizlere kazandırdığı bağımsızlık ruhunu; üretim, istihdam, teknoloji, ihracat ve yenilikçilik alanlarında ortaya koyduğumuz çalışmalarla geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Güçlü bir Türkiye’nin ancak güçlü bir üretim altyapısıyla mümkün olduğuna inanıyor, ülkemizin sanayi ve teknoloji kapasitesini daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Eskişehir sanayisi olarak da şehrimizin üretim gücünü artırmak, gençlerimize daha fazla istihdam ve nitelikli iş imkânı oluşturmak, yüksek katma değerli üretimi ve ihracatı geliştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hedefimiz; Cumhuriyetimizin kazanımlarını koruyarak, ülkemizi geleceğin dünyasında söz sahibi, güçlü ve rekabetçi bir sanayi ülkesi haline getirmektir. Bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve esenlik diliyor; milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Aynı gurur ve coşkuyla, Eskişehir’imizin 2 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de kutluyor; şehrimizin bağımsızlığı için mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Eskişehir’imizin Kurtuluş Günü’nün birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı daha da güçlendirmesini diliyor, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve esenlik temenni ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.