SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Porsuk Haber Ajansı - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Karabat Ekonomi Yönetimini Uyardı Haber

CHP'li Karabat Ekonomi Yönetimini Uyardı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada hükümetin ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Döviz kurunun baskılandığını belirten Karabat, bunun ekonomide ciddi bir kırılma riski yarattığını belirtti. “HÜKÜMET KRİZİ ERTELEMEYE ÇALIŞIYOR” Karabat, iktidarın halkın refahını artıracak bir kalkınma programı yerine döviz krizini geciktirmeye çalıştığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “AKP, halk için bir kalkınma programı uygulamak yerine döviz krizini engelleyecek ve hükümete kesintisiz finansman sağlayacak politikalar yürütüyor. İşsizlik, derin yoksulluk ve gelir adaletsizliği gibi temel sorunlar ise görmezden geliniyor.” “ZENGİN OLMADAN ZENGİN GİBİ TÜKETİYORUZ!” Türkiye ekonomisinde üretim temelli büyümenin zayıfladığını vurgulayan Karabat, sanayileşme yerine hizmet sektörü ağırlıklı bir anlayışa geçildiğini ifade etti. İthalata ve kısa vadeli sermaye girişlerine bağımlılığın arttığını da söyleyen Karabat: “Zengin olmadan zengin gibi tüketiyoruz. Bunun bedeli ağır olacak” dedi. PARA ARZI ARTIYOR, KUR BASKILANIYOR Karabat’ın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri para arzı ile döviz kuru arasındaki ilişki oldu. Ekonomideki para miktarını gösteren TRM2 verilerinin hızla arttığını belirten Karabat, buna rağmen döviz kurunun aynı hızla yükselmemesinin kur üzerindeki baskının sonucu olduğunu söyledi. “Para arzı genişlemeye devam ederken enflasyonla mücadelede neredeyse tek araç olarak kurun tutulması tercih ediliyor. Bu iki politika aynı anda yürütüldüğünde ekonomide ciddi çelişkiler ortaya çıkıyor.” “CARRY TRADE KAZANIYOR, HALK KAYBEDİYOR” Düşük kur politikasının yabancı yatırımcılar için cazip bir ortam yarattığını belirten Karabat, yüksek faiz ortamında gelen kısa vadeli sermayenin kazanç sağlayarak ülkeden çıktığını söyledi: “Kur düşük tutulacak sözü verilen yabancılar carry trade ile yüksek faizlerini alıp gidiyor. Soruyorum; bu işten kim kazançlı çıkıyor?” DEVALÜASYON RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ Karabat, geçmişte para arzı ile döviz kuru arasındaki makas belirli bir seviyeye ulaştığında devalüasyonların yaşandığını hatırlattı. Mevcut durumda bu farkın yüzde 40 civarında olduğunu belirten Karabat, farkın yüzde 50 seviyesine ulaşması halinde riskin ciddi biçimde artacağını söyledi. Bu hızla devam edilmesi halinde sonbahar aylarında kur şokunun en yüksek noktaya ulaşabileceğini belirten Karabat, ekonomi yönetimini uyardı. “YAPISAL REFORMLAR ŞART” Karabat’a göre enflasyonla kalıcı mücadele için sadece para politikası yeterli değil. Mali disiplin ve üretim odaklı yapısal reformların da devreye girmesi gerekiyor: “Para arzı kontrol altına alınmadan, bütçe disiplinini güçlendirmeden ve üretim verimliliğini artırmadan yalnızca kur üzerinden enflasyonla mücadele etmek sürdürülebilir bir çözüm değildir.” “ÖNCE HUKUK VE İÇ BARIŞ” Karabat, olası ekonomik şokların önüne geçebilmek için yalnızca ekonomik değil siyasi ve kurumsal alanlarda da güven ortamının sağlanması gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şöyle noktaladı: “Önce hukukun üstünlüğü ve iç barış sağlanmalı. Ardından ekonomide yapısal reformlarla Türkiye gelecek şoklara karşı hazırlanabilir.”

CHP'li Süllü: "Çiftçinin Tarımsal Desteklerini Acilen Ödeyin!" Haber

CHP'li Süllü: "Çiftçinin Tarımsal Desteklerini Acilen Ödeyin!"

CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde muhtarlar ve Ziraat Odası üyeleriyle yaptığı görüşmelerin ardından destek ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle tarımda yaşanan krize dikkat çekti. Süllü, görüştüğü bir çiftçinin yaşadığı çaresizliği dile getirerek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı açıkça istifaya davet ettiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, bölgede destek ödemelerinin gecikmesi, ürünlerin maliyetleri karşılayacak fiyata satılamaması ve artan girdi fiyatları nedeniyle üretimin sürdürülemez hale geldiğini belirtti. Sivrihisarlı bir çiftçinin sözlerini aktaran Süllü, “Tarım ve ormanla ilgili eğitimi ve birikimi olmayan bir anlayışla yönetilen Bakanlık, 2025 yılı desteklerini 2026’nın ilk çeyreğinde bile ödeyemiyor. Destekleri ödeme sözünü tutamayan bir Bakanın çiftçinin halinden anlaması mümkün değildir. Çiftçimiz ürünü para edip satamadığı için soğanını ya hayvanlarına yem veriyor ya da hiç toplamadan tarlasını sürüyor. Üretici önünü göremiyor. Görüştüğümüz çiftçi, yaşanan bu tablo karşısında Tarım ve Orman Bakanı’nı açıkça istifaya davet ediyor” dedi. “Çiftçinin parası çiftçiye verilmiyor” Destekleme ödemelerinin zamanında yapılmamasının üreticiyi daha da zor durumda bıraktığını vurgulayan Süllü, pek çok ilde çiftçilerin hâlâ ödemelerini beklediğini söyledi. “Destek ödemeleri bazı illerde hesaplara yatırılırken birçok ilde üretici hâlâ bekliyor. Soruyoruz: Bu para çiftçinin hakkı değil mi? Kimin parasını kime vermiyorsunuz? Çiftçi, yüksek mazot fiyatlarıyla traktörüne mazot koyamıyor, gübre alamıyor, elektrik faturasını ödeyemiyor. Alın teriyle üretim yapan çiftçi geciken ödemeler ve tutulmayan sözlerle baş başa bırakılıyor” ifadelerini kullandı. “Tarım belirsizlikle yönetilemez” Mazot, gübre ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan zamların üreticiyi ağır bir yük altına soktuğunu belirten Süllü, tarımın planlı ve öngörülebilir politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. “Çiftçi desteğini ne zaman alacağını bilmeli ki üretimini planlayabilsin. Ancak bugün destekler kısmi ve gecikmeli ödeniyor. Bu uygulamalarla çiftçinin tarımı ayakta tutmak mümkün değildir” dedi. 13 Mart’ta ödeneceği sözü verilmesine karşın şimdi de bayram sonrasına ertlenmiş. Bakanı İstifaya Çağırdılar Süllü, tarım politikalarındaki beceriksizlik ve bilgisizlik sorununa da dikkat çekerek, “Tarım ve ormanla ilgili eğitimi, deneyimi ve birikimi olmayan Bakan, çiftçinin derdine derman olamaz, ancak Eskişehir’de olduğu gibi, şarkı söyler gider.” Açıklamasını sert bir çağrıyla tamamlayan Süllü, “Çiftçi ‘Artık dayanacak, üretim yapacak gücümüz kalmadı’ diyorsa, Ata’mızın “Köylü milletin efendisidir” sözünü üreticimiz “Köylü milletin enayisi oldu!” diye değiştiriyorsa bunun sorumluluğunun üstlenilmesi ve çözüm üretilmesi gerekir. Sadece çiftçi üretemezse batmaz, milletçe aç kalırız!” ifadelerini kullandı.

CHP'li Gürer: "Bombalar Et, Süt ve Gıdayı da Vuruyor" Haber

CHP'li Gürer: "Bombalar Et, Süt ve Gıdayı da Vuruyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, hayvancılıkta dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek, özellikle yem hammaddelerinde yaşanan ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Hayvancılıkta sorunların her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Gürer, “Bölgemizde yaşanan savaş gübre ve yem fiyatlarını etkileyecektir. Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha ilk ayda ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha görüldü. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanacağı gibi, tüm gıda ürünlerinin maliyeti de artacağı için raf fiyatları da artacaktır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, özelleştirmelerle kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını, bunun da ithalata kapı açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihaleye çıkmasının da ithalatın devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi. 739 BİN SIĞIR İTHAL ETTİK AKP iktidarlarının yanlış hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti. Gürer, “Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal ettik. Bunun için de 1 milyar 19 milyon doları yurt dışına ödedik. 2026 yılının sadece ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır için 131 milyon doları yurt dışına gönderdik. Bu yıl 500 bin baş ithal hayvan hedefinin de ilk ay ithalatına bakıldığında aşılacağı görülüyor.” dedi. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini belirten Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi. YEM İTHALATI 5,7 MİLYAR DOLARI AŞTI Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusunda da Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta yem ithalatı da önemli rakamlara ulaştı. Yemi dışarıdan aldığımız sürece fiyat artışları da devam edecek. 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithal ettik. En çok dövizi ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepeğe harcadık.” diye konuştu. SOYADA YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLIYIZ Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın çok yüksek seviyelere ulaştığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında en çok ithal edilen yemlerden biri soya fasulyesi oldu. 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi için 1 milyar 773 milyon dolar ödedik. Soyada yüzde 95 oranında yurt dışına bağımlıyız. Dane mısırda ise 4 milyon 730 bin ton karşılığında 1 milyar 139 milyon dolar ödedik. Kepekte ise 1 milyon 997 bin ton karşılığında 416 milyon dolar ödeme yapıldı.” diye konuştu. 2026’NIN İLK AYINDA 475 MİLYON DOLARLIK YEM İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar gitti. İlk üç sırada yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer alıyor.” ifadelerini kullandı. ARPA ÜRETİMİ DÜŞTÜ, AÇIK BÜYÜDÜ Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekerek, “Tüketimde üst sıralarda yer alan bu ürünlerden arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona düştü ve böylece açık daha da arttı.” dedi. 800 BİN TONA YAKIN YEM HAMMADDESİ İTHALATI PLANLANIYOR Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de yem ithalatının boyutunu ortaya koyduğunu belirten TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi toplam 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için mart ayında ihale açıyor. 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale açılmıştı. Bu son ihalelerle birlikte kısa süre içinde planlanan toplam yem hammaddesi ithalatı 800 bin tonu aşıyor.” dedi. KABA YEMİN SADECE YÜZDE 31’İ ÜRETİLEBİLİYOR Gürer, Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirterek, “Ülkemizde hayvansal üretim için gerekli olan minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’i üretilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 70 oranında bir açığa işaret ediyor.” dedi. MERA ISLAHI VE YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ ARTIRILMALI Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Yem bitkileri talebinin karşılanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem taşıyor. Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” diye konuştu. YEM FİYATLARI ET VE SÜT FİYATLARINI DA ARTIRIYOR Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Eğer yemdeki bu süreç devam ederse özellikle ithal yemlerdeki fiyat artışı et ve süt ürünlerinin yanında beyaz ette de fiyatların artmasına yol açacak. Çünkü gerek kırmızı et gerekse beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle ülkemizde yem fiyatları sürekli dövize bağlı olarak artıyor ve her artış hayvancılıkta yeni maliyetler oluşturuyor.” şeklinde konuştu. SÜT YEMİ 900 LİRAYA ÇIKTI Yem fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan yansıdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde süt yemi de 50 kiloluk torbalarda 900 liraya kadar çıktı. Süt yeminin de önemli bir bölümü ithal girdilere dayanıyor. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatları da sürekli artıyor. Bu artışlar hayvancılıktaki maliyetleri katlayarak üretimi daha da zorlaştırıyor.” dedi. YEMDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu koşullar altında hayvancılığın sürdürülebilirliği ciddi risk altında. Özellikle hayvancılık yapan üretici aynı zamanda tarım yapmıyorsa bu faaliyetin sürdürülebilirliği giderek daha da zor hale geliyor. İthal yemlerdeki fiyat artışı hayvancılığın sürdürülebilirliğinin önünde önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle yem üretimini artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Yemde dışa bağımlılığın en aza indirilmesinin yolları aranmalı, meralar ıslah edilmeli ve hayvanların tükettiği yemlerde yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak hayvancılık yapan üreticilere destek verilmelidir.” dedi. GÜBREDE DE FİYAT ARTIŞI SÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede de savaşın olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gürer, çiftçilerin en çok kullandığı gübre türlerindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti: “Üre gübresinin tonu yılbaşında 26.000 TL idi, bugün bayi fiyatı 30.500 TL’yi geçti. DAP gübresinin tonu yılbaşında 32.000 TL iken savaş başladığında 35.000 TL’ye çıktı, bugün ise bayi fiyatı 37.500 TL’yi aştı. %21 Amonyum Sülfat gübresi mart ayına 14.500 TL/ton fiyatıyla başladı, 16.500 TL’ye çıktı. %26 CAN gübresi ise ay başında 15.600 TL/ton iken 10 gün içinde tonu 16.500 TL oldu. Savaş sürerse fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. Çiftçi bu koşullarda nasıl üretim yapacak? Bu fiyatlar raflara yansıyacak, vatandaş gıda ürünlerini nasıl alacak? Emekli ve asgari ücretli, geçen yıla göre daha düşük alım gücüyle nasıl yaşamını sürdürecek? Kendi kendine yeterli olmanın önemi bir kez daha görülmüştür.” dedi.

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Borçları Şaha Kalktı'' Haber

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Borçları Şaha Kalktı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de dış ticaret verileri, bankacılık sistemi borçları ve icra dosyalarına ilişkin güncel ekonomik verileri değerlendirerek ekonomide borç yükünün hızla büyüdüğünü söyledi. Gürer, ihracat ve ithalat dengesinden vatandaşın kredi borçlarına, KOBİ’lerin finansman sorunundan tarım sektöründeki borç artışına kadar birçok alanda ekonomik baskının giderek ağırlaştığını belirtti. Gürer, “Rakamlar açıkça gösteriyor ki ekonomide üretim yerine borçlanma, gelir artışı yerine faiz yükü büyüyor. Vatandaş, esnaf, çiftçi ve küçük işletmeler aynı anda ağır bir finansal baskı altında” dedi. DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜYOR Şubat ayına ilişkin dış ticaret verilerini değerlendiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ihracattaki sınırlı artışa rağmen ithalatın daha hızlı büyüdüğüne dikkat çekerek, “Türkiye’nin ihracatı şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artarak 21,1 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 6,1 artarak 30,3 milyar dolara yükseldi. Bu gelişme sonucunda dış ticaret açığı yüzde 14,9 oranında artarak 9,2 milyar dolara çıktı,” dedi. Gürer, ihracatın ithalatı karşılama oranındaki düşüşe de dikkat çekerek şunları söyledi: “İhracatın ithalatı karşılama oranı bir yılda yüzde 73,2’den yüzde 70,2’ye geriledi. Bu tablo, Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesini artırmak yerine dışa bağımlı bir yapıya sürüklendiğini gösteriyor.” Yılın ilk iki aylık döneminde ise ihracat yüzde 1,2 azalarak 41,3 milyar dolara gerilerken ithalat yüzde 3,1 artarak 59 milyar dolara çıktığını, böylece iki aylık dış ticaret açığı yüzde 14,9 artarak 17,6 milyar dolara yükseldiğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Dış ticaretteki açık büyürken üretim maliyetleri artıyor, sanayici ve üretici zorlanıyor. Bu durum ekonomide kırılganlığı artırıyor” dedi. BATIK KREDİLERDE HIZLI ARTIŞ Bankacılık sistemindeki batık kredi miktarına da dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, ekonomideki riskin bankacılık verilerine de yansıdığını belirtti. “2025 yılında yüzde 101 oranında artan batık kredilerin bu yılın ilk iki ayında da yüzde 11,4 oranında büyüdüğünü ifade eden Gürer, 20–27 Şubat haftasında sınırlı bir gerileme yaşandığını ancak toplam büyüklüğün hâlâ çok yüksek olduğunu söyledi. Gürer, “Bu dönemde batık krediler 646,2 milyar liradan 644,1 milyar liraya geriledi. Batık kredilerdeki bu büyüme ekonomik sistemde ciddi bir risk oluşturuyor. Borçlar ödenemiyor, krediler takip sürecine düşüyor” diye konuştu. KOBİ’LERİN BANKA BORCU 6,5 TRİLYONA YÜKSELDİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman yükünün hızla arttığını belirterek, “KOBİ’lerin bankalara olan borcunun 6 trilyon 548 milyar liraya ulaştı. Ocak ayında KOBİ borçlarının 129,2 milyar lira arttı. KOBİ’lerin vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan kredileri ise bir ayda 13,7 milyar lira artarak 214,2 milyar liraya çıktı,” ifadelerini kullandı. Bankalarda KOBİ’lere ait 4 milyon 983 bin kredi hesabı bulunduğunu belirten Gürer, bunların 304 bininin takipte olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “KOBİ’ler üretim yapıyor, istihdam sağlıyor. Ancak yüksek maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle ciddi bir borç baskısı altındalar.” TARIM SEKTÖRÜNÜN BORCU 1,3 TRİLYONA DAYANDI Tarım sektörünün de ciddi bir borç yükü altında olduğunu ifade eden Gürer, çiftçilerin bankalara olan kredi borcunun 1 trilyon 297 milyar liraya ulaştığını belirterek, “Ocak ayında tarım borçlarının 30,5 milyar lira daha arttı, bu kredilerin büyük bölümünün kamu bankaları tarafından kullandırıldı”dedi. Tarım sektörüne verilen kredilerin: 1 trilyon lirası kamu bankalarından,265 milyar lirası özel bankalardan oluşuyor. Çiftçilerin ödeyemediği ve bankalar tarafından takibe alınan borçların da arttığını belirten Gürer, bu borçların 17,6 milyar liraya çıktığını söyledi. Gürer, “Çiftçi üretim yapabilmek için borçlanıyor. Ancak artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle bu borçları ödemekte zorlanıyor” dedi. VATANDAŞIN FİNANSAL BORCU 6,3 TRİLYON LİRAYA ÇIKTI Vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının da hızla arttığını ifade eden Gürer, bu borcun 6 trilyon 235 milyar liraya ulaştığını söyledi. 20–27 Şubat haftasında borçların 65,1 milyar lira arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, şu bilgileri paylaştı: Bireysel kredi borçları 3 trilyon 187 milyar liraKredi kartı borçları 3 trilyon 48 milyar lira Yılın ilk iki ayında vatandaşın borcu toplam 375,8 milyar lira arttı. Bu artışın: 148 milyar lirası bireysel kredilerden227 milyar lirası kredi kartlarından kaynaklandı. Gürer, vatandaşların ayrıca varlık yönetim şirketlerine 101 milyar lira borcu bulunduğunu belirterek bu borçlarla birlikte toplam finansal borcun 6 trilyon 336 milyar liraya ulaştığını ifade etti. BATIK BİREYSEL BORÇ 373 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Bankalar ve finans kuruluşlarının tahsil edemediği bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının da hızla arttığını söyleyen Gürer, takipteki bireysel borçların 271,8 milyar liraya çıktığını belirtti. Bankaların varlık yönetim şirketlerine sattığı batık krediler de dikkate alındığında sistemdeki toplam batık bireysel borcun 373 milyar liraya ulaştığını ifade etti. VATANDAŞ BİR AYDA 118 MİLYAR LİRA FAİZ ÖDEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşların kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle bankalara ödediği faiz miktarının da hızla arttığını belirterek, “yalnızca 2026 yılının ilk ayında bankalara ödenen faiz tutarının 118 milyar liraya ulaştı. Bu tutarın; 71,3 milyar lirası bireysel kredi faizlerinden, 46,6 milyar lirası kredi kartı faizlerinden oluştu,” şeklinde konuştu. Gürer, bu faiz ödemelerinin geçen yıla göre ciddi biçimde arttığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bireysel kredi faizleri yüzde 35,2, kredi kartı faizleri ise yüzde 28,1 arttı. Bu tablo vatandaşın gelirinin önemli bir bölümünü faize ödediğini gösteriyor.” İCRA DOSYALARI 24,3 MİLYONA ÇIKTI Ekonomideki borç baskısının icra verilerine de yansıdığını belirten Gürer, icra dairelerindeki dosya sayısının hızla arttığını söyledi. Gürer, “1 Ocak – 6 Mart 2026 tarihleri arasında icra dairelerine 1 milyon 903 bin yeni dosya geldi. Aynı dönemde 1 milyon 534 bin dosya sonuçlandırıldı veya işlemden kaldırıldı. Ancak sistemdeki toplam dosya sayısı büyümeye devam etti. 6 Mart 2026 itibarıyla icra dairelerinde 24 milyon 364 bin derdest dosya bulunuyor” diye konuştu. Son bir yılda icra dosyası sayısının 1 milyon 700 bin arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, şunları söyledi: “İcra dosyalarındaki artış ekonomik krizin toplum üzerindeki en somut göstergelerinden biridir.” “EKONOMİDE BORÇ SARMALI BÜYÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tüm bu verilerin Türkiye ekonomisinde ciddi bir borç sarmalının oluştuğunu gösterdiğini ifade ederek, “Dış ticaret açığı büyüyor, KOBİ’lerin borcu artıyor, çiftçi borçlanarak üretim yapmaya çalışıyor, vatandaş kredi kartıyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelirler artmazken borçlar büyüyor. Emekli, asgari ücretli de maaş artışı iki aylık enflasyon artışı ile eridi. Uygulanan ekonomik program zengini daha zengin fakiri daha fakir yapıyor,” dedi.

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan Eskişehir OSB'ye Ziyaret Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'dan Eskişehir OSB'ye Ziyaret

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, bölgenin güçlü üretim yapısı, gelişmiş sanayi altyapısı ve sosyal donatı alanlarıyla Türkiye’de örnek organize sanayi bölgelerinden biri olduğunu ifade etti. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir OSB Yaşam Park’ta faaliyet gösteren EOSB Özel Frigya Çocukları Anaokulu ile Kavi Wellness Club’ı ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ile birlikte tesisleri gezen Vali Yılmaz, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ziyarette Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Yavuz Ayva, Erol Öz, Mustafa Gönenli, Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar, Hamit Alper Çelebi ve Bölge Müdürü Erhan Tatar da hazır bulundu. Ziyaretlerin ardından heyet, Eskişehir OSB Bölge Müdürlüğü’ne geçti. Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen görüşmede, Eskişehir OSB’nin mevcut yapısı, yürütülen çalışmalar ve devam eden projeler hakkında Vali Yılmaz’a kapsamlı bilgi verildi. Yılmaz: Bu tesisler sanayi bölgeleri için örnek nitelikte Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin üretim gücü, sanayi altyapısı ve sosyal donatı alanlarıyla Türkiye’de örnek organize sanayi bölgelerinden biri olduğunu ifade etti. Bölgede yürütülen çalışmaların sanayiye ve şehir ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirten Vali Yılmaz, yapılan yatırımların Eskişehir’in kalkınma sürecine değer kattığını vurguladı. Vali Yılmaz, “Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, güçlü üretim altyapısı ve sanayiye sunduğu imkânlarla şehrimizin ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlıyor. Burada yürütülen çalışmaların hem sanayicilerimize hem de Eskişehir’in kalkınmasına değer kattığını görmekten memnuniyet duydum. Bölgede yalnızca üretim ve yatırım odaklı bir yapı değil, aynı zamanda çalışanların ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik sosyal ve eğitim yatırımlarının da hayata geçirildiğini görmek son derece kıymetli. Eğitimden sosyal donatı alanlarına, spor ve yaşam alanlarından çocuklarımıza yönelik eğitim kurumlarına kadar oluşturulan bu bütüncül yapı, organize sanayi bölgelerinin yalnızca üretim yapılan alanlar değil, aynı zamanda güçlü birer yaşam ve gelişim merkezi olduğunun da güzel bir örneğini oluşturuyor. Eskişehir OSB’nin güçlü altyapısı ve vizyoner yönetim anlayışıyla önümüzdeki dönemde de hem şehrimizin hem de ülkemizin üretim gücüne önemli katkılar sunmaya devam edeceğine inanıyorum” dedi. Küpeli: Sanayimizi ve yaşam alanlarını birlikte geliştiriyoruz Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Küpeli, “Sayın Valimizin bölgemizi ziyaret etmesi bizler için büyük bir memnuniyet. Eskişehir OSB olarak sanayicilerimizin ihtiyaçlarına en hızlı ve en etkin şekilde cevap verebilmek amacıyla altyapı yatırımlarından mesleki eğitime, sosyal yaşam alanlarından teknoloji ve inovasyon odaklı projelere kadar pek çok alanda kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Sanayimizin sürdürülebilir büyümesi için güçlü bir üretim altyapısının yanı sıra nitelikli insan kaynağının yetişmesi ve çalışanlarımızın yaşam kalitesinin artırılması da büyük önem taşıyor. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Yaşam Park projesi içerisinde eğitim kurumları, spor ve sosyal tesisler gibi pek çok imkânı bir araya getirerek bölgemizi yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda çalışanlarımız ve aileleri için modern bir yaşam alanı haline getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak yatırımları hayata geçirmeye, bölgemizin üretim kapasitesini ve cazibesini daha da güçlendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Kadınlar Rap Atölyesinde Kendi Hikayelerini Müziğe Taşıdı Haber

Kadınlar Rap Atölyesinde Kendi Hikayelerini Müziğe Taşıdı

Odunpazarı Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “Kadınların Sözü Ritme Dönüşüyor” başlıklı rap atölyesi, kadınların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Odunpazarı Sanat Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte kadınlar, kalemlerinden çıkan sözleri müziğin ritmiyle buluşturdu. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katıldı. Odunpazarı Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen atölye, kadınların duygu, deneyim ve hikâyelerini yaratıcı bir üretim sürecine dönüştürdü. Etkinliğe katılan kadınlar, yazdıkları sözleri rap müziğin güçlü ve dinamik diliyle ifade etme fırsatı buldu. Atölyenin konuk sanatçısı, Türk rap müziğinin önemli isimlerinden Fuat Ergin oldu. Atölyede Rap ve hip hop müzik ile ilgili bilgiler veren Ergin, Rap ve Hip hop müzikte ritmin önemine dikkat çekti. Ergin’in rehberliğinde gerçekleşen çalışmada kadınlar, yazdıkları sözleri ritimle buluştururken ortaya çıkan güçlü ifadeler atölye boyunca büyük ilgi gördü. Katılımcıların kaleme aldığı sözler, müzikle birleşerek anlamlı bir üretime dönüştü. Odunpazarı Sanat Merkezi’nde gerçekleşen rap atölyesi, kadınların sözünü ritimle buluşturan üretken ve ilham verici bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı. Kadınların kaleminden çıkan sözler, müziğin gücüyle birleşerek dayanışmanın ve ifade özgürlüğünün güçlü bir örneğini ortaya koydu.

Milletvekili Fatih Dönmez Mahmudiye ve Çifteler'de Haber

Milletvekili Fatih Dönmez Mahmudiye ve Çifteler'de

AK Parti Eskişehir Milletvekili, Fatih Dönmez, Ramazan ayı dolayısıyla Mahmudiye ve Çifteler’de geniş kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Teşkilat buluşmalarından esnaf ve hane ziyaretlerine, üretim tesisinden iftar programına uzanan yoğun programda Ramazan’ın birlik, dayanışma ve üretim ruhu ön plana çıktı. Programın ilk durağı AK Parti Mahmudiye İlçe Başkanlığı oldu. AK Parti Mahmudiye ilçe Başkanı İbrahim Özkara ve Teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen Dönmez, Ramazan ayının toplumsal birlikteliği güçlendiren ve gönül köprülerini sağlamlaştıran yönüne dikkat çekti. Mahmudiye İlçe Başkanı İbrahim Özkara ile birlikte esnafını da ziyaret eden Dönmez, iş yerlerini tek tek gezerek esnafla sohbet etti, hayırlı ve bereketli kazançlar diledi. Yerel ticaretin şehir ekonomisinin bel kemiği olduğunu vurgulayan Dönmez, esnafın güçlü olmasının ilçe ekonomisine doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Ziyaretler kapsamında yeni seçilen Esnaf Odası Başkanı Mesut Kızıldağ’a hayırlı olsun dilekleri iletildi. İlçedeki ticari hayatın gelişimine katkı sağlayacak her çalışmanın yanında olunacağı belirtildi. Ramazan programı çerçevesinde ihtiyaç sahibi haneler de ziyaret edilerek vatandaşlarla birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan’ın manevi iklimi, yapılan gönül buluşmalarıyla pekiştirildi. Mahmudiye programında ayrıca Göktürk Büyükbaş Damızlık Hayvancılık İşletmesi ziyaret edildi. Devlet destekli olarak kurulan ve bölgedeki Çifteler, Mahmudiye, Han, Sivrihisar, Günyüzü ve Seyitgazi ilçeleri açısından ilk ve tek ARİ işletme niteliği taşıyan tesisin, hastalıktan ari üretim modeliyle bölge hayvancılığına önemli katkı sunduğu ifade edildi. Kaliteli ve verimli üretimin kırsal kalkınma için stratejik önem taşıdığı vurgulandı. Program, Çifteler’de Akparti İlçe Başkanı Yakup Önür'ün düzenlediği iftar buluşmasıyla devam etti. İftarın ardından İl Kadın Kolları Başkanı Feriha Ertorun ve Çifteler İlçe Başkanı Yakup Önür ile birlikte mahalle muhtarları ve vatandaşlarla bir araya gelen Dönmez, talep ve önerileri dinledi. Ramazan’ın huzur ve dayanışma ikliminde gerçekleşen buluşmaların, toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini belirtti.

Saadet Partililer Hala Aynı İdealleri Taşıyor Haber

Saadet Partililer Hala Aynı İdealleri Taşıyor

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Milli Görüş’ün ve Saadet Partisi'nin Kurucu lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın vefatının yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. İl Başkanı Fesih Bingöl yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi; "Bugün, 27 Şubat 2026… Tam 15 yıl önce, 27 Şubat 2011 sabahı, Türk siyasetinin “Hoca”sı, Milli Görüş’ün kurucu lideri, ağır sanayi hamlesinin mimarı, D-8’in fikir babası, mazlum coğrafyaların sesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hakka yürümüştü. Rahmetle , minnetle , dua ile anıyoruz. Kabri nur , ruhu şad , mekânı âli olsun. O, bir mühendis titizliğiyle, bir âlim ferasetiyle, bir dava adamı samimiyetiyle yaşadı. “İman varsa imkân da vardır” düsturunu hayatının her safhasına nakşetti. Yerli otomobilden yerli tanka, uçak motoruna, ağır sanayiden İslam ülkeleri birliğine kadar uzanan vizyonuyla, sadece Türkiye’nin değil, ümmetin ufkunu genişletmeye çalıştı. 28 Şubat’ın en ağır darbesine rağmen eğilmedi, bükülmedi; “Adalet, kalkınma, üretim, paylaşım ve fazilet” esaslarını bir ömür boyu savundu. Zulme karşı direnişin, sömürüye karşı başkaldırının, emperyalizme karşı birlik çağrısının sembolü oldu. Bugün onun yolunda yürüyen Saadet Partililer hâlâ aynı idealleri taşıyor: Bağımsız, güçlü, adil, müreffeh ve onurlu bir Türkiye… Mazlum milletlerin zulümden kurtuluşu… İslam âleminin yeniden dirilişi için ömrünün sonuna kadar mücadele eden Erbakan Hoca’mıza Allah’tan sonsuz rahmet, bizlere de onun yolunda sabır ve sebat diliyoruz. Rûh-u şâd olsun, mekânı cennet olsun. Âmin."

Başkan Ataç: ''Eskişehir Sanayisinin Gücünü Gösteriyor'' Haber

Başkan Ataç: ''Eskişehir Sanayisinin Gücünü Gösteriyor''

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, kentte üretim yapan sanayi kuruluşlarına yönelik ziyaretleri kapsamında Tanatar Kalıp Pres İşleri San. Ltd. Şti.’yi ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Serkan El ve firma çalışanlarıyla bir araya geldi. Başkan Ataç, firmanın almaya hak kazandığı iF Design Award dolayısıyla El’i ve ekibini tebrik etti. Ziyaret sırasında firma faaliyetleri, üretim süreçleri ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi alan Başkan Ataç’a, ödül süreciyle ilgili de detaylı bir sunum gerçekleştirildi. 70 yılı aşkın süredir tasarım alanında küresel ölçekte prestijli bir referans olarak kabul edilen ödül, iF International Forum Design GmbH tarafından veriliyor ve tasarım kalitesinde mükemmeliyeti simgeliyor. “Eskişehir Sanayisinin Gücünü Gösteriyor” Başkan Ataç, elde edilen başarının yalnızca firma için değil, Eskişehir sanayisi için de önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Eskişehir’de faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası alanda böylesine prestijli ödüllerle anılması bizleri son derece gururlandırıyor. Üretimde kaliteyi, tasarımda yeniliği esas alan bu başarı; kentimizin sanayi gücünü, vizyonunu ve nitelikli insan kaynağını bir kez daha ortaya koymuştur. Tanatar Kalıp Pres İşleri’nin elde ettiği bu önemli ödülün hem firmaya hem de Eskişehir sanayisine ilham vereceğine inanıyorum.” Başkan Ataç, başta Yönetim Kurulu Başkanı Serkan El olmak üzere emeği geçen tüm çalışanları tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Ziyaret programı kapsamında üretim alanlarını da inceleyen Ataç, çalışanlarla sohbet ederek çalışmalarında kolaylıklar diledi. Tepebaşı Belediyesi’nin, kent ekonomisine katkı sunan ve uluslararası başarı elde eden firmaların yanında olmaya devam edeceği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.