SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Porsuk Haber Ajansı - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yarım Milyar Dolarlık 3 Yeni Yatırım Geliyor Haber

Yarım Milyar Dolarlık 3 Yeni Yatırım Geliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Eskişehir’de toplam değeri 500 milyon dolar olan 3 yeni yatırımın müjdesini verdi ve sadece tek tesiste 300 yeni istihdam sağlanacağını açıkladı. Bakan Bayraktar, Kırka’da lityum karbonat pilot tesisinin devrede olduğunu belirterek, “Pilot tesislerden sonra endüstriyel tesis üretimine geçiyoruz; İnşallah lityum karbonatta tesislerimizin temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz. Penta 6 tesisimizin de bu sene içerisinde temellerini atacağız, onun çalışmalarına başlamış durumdayız. Bir başka önemli konumuz, Beylikova'daki nadir toprak elementlerimiz. Onda da bu sene için endüstriyel tesisi kurmayla alakalı çok önemli bir aşamaya geldik. Bu üç tesisimizin temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz.” dedi. Bakan Bayraktar, Eti Maden’i büyütmeye ve ekonomiye katkı yapmaya devam ettiklerini de kaydetti. Bakan Bayraktar, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü vesilesiyle Eskişehir’de bulunan Eti Maden Kırka Bor İşletme Müdürlüğünü ziyaret etti. Burada çalışan işçilerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, ayrıca sahada incelemeler de gerçekleştirdi. Bakan Bayraktar'a ziyaretinde Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer ve diğer ilgililer eşlik etti. Bakan Bayraktar, Kırka’da basın mensuplarına açıklamalarda da bulundu. Eti Maden Medarıiftiharımız Eti Maden’in Türkiye'nin medarıiftiharı olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, “Zira Türkiye’nin maden ihracatının yaklaşık yüzde 20’sini yapıyor. Yılda yaklaşık 1.3-1.4 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştiriyoruz. 8 bine yakın çalışanıyla, Türkiye'nin muhtelif şehirlerindeki tesisleriyle hakikaten dünya çapında. Dünyadaki bor rezervlerinin çok önemli bir kısmına ve dünya bor pazarında da yüzde 65'lik bir pazar payına sahip.” dedi. Kırka’da Yıllık 1,4 Milyon Tonluk Üretim Bakan Bayraktar, yaklaşık 2 bin 600 çalışanın bulunduğu Kırka Tesisi’nin de yıllık 1,4 milyon tonluk üretim gerçekleştirdiğini anlattı. 3 Yeni Yatırım Üç yeni yatırımın müjdesini veren Bakan Bayraktar, şunları söyledi: “Şu anda içinde bulunduğumuz tesis, aslında bizim lityum karbonat pilot tesisimiz. Malumunuz, pilot tesislerden sonra endüstriyel tesis üretimine geçiyoruz; İnşallah lityum karbonatta tesislerimizin temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz. Penta 6 tesisimizin de bu sene içerisinde temellerini atacağız, onun çalışmalarına başlamış durumdayız. Bir başka önemli konumuz, Beylikova'daki nadir toprak elementlerimiz. Onda da bu sene için endüstriyel tesisi kurmayla alakalı çok önemli bir aşamaya geldik. Bu üç tesisimizin temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz.” dedi. 300 Yeni İstihdam 2026 yılının Eti Maden ile Eskişehir’de ‘yatırım yılı’ haline geleceğini ifade eden Bakan Bayraktar, önümüzdeki yıllarda da bu yatırımların istihdama dönüşeceğini belirtti. Bakan Bayraktar, “Sadece Penta 6'da yaklaşık 300 yeni çalışma arkadaşımıza kavuşacağız.” açıklamasını yaptı. Toplam 500 Milyon Dolarlık Yatırım Bakan Bayraktar, söz konusu üç yatırımın 500 milyon dolarlık bir endüstriyel tesis yatırımı olduğunu da söyledi. Bakan Bayraktar, “Hem Eti Maden'i ve buradaki faaliyetleri büyütmeye devam ediyoruz hem de ülkemizin ihracatına, ekonomisine katkı yapmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, bütün işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü de kutladı.

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Ya Onurlu Bir Yaşam, Ya Bu Kara Düzen!" Haber

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Ya Onurlu Bir Yaşam, Ya Bu Kara Düzen!"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Yazılı bir açıklama yapan İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı; "1 Mayıs İşçi Bayramında; emeğin, alın terinin ve dayanışmanın sesi olmak için alanlarda olacağız. 1 Mayıs, yalnızca bir bayram değil; emeği değersizleştiren, işçiyi güvencesizliğe mahkûm eden, gençleri umutsuzluğa sürükleyen bu düzene karşı yükselen ortak bir mücadelenin günüdür. Türkiye’de milyonlarca emekçi; düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve güvencesizlikle karşı karşıyadır. Bu tablo kabul edilemez. Son günlerde hakları için kararlılıkla ayağa kalkan Doruk Maden işçilerinin elde ettiği kazanımlar, emeğin ancak örgütlü olduğunda gerçek gücüne ulaştığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Bu direniş, dayanışmanın ve birlikte mücadelenin neleri değiştirebileceğinin en somut kanıtıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; emeğin sömürülmediği, herkesin insanca yaşayabildiği, adil bölüşümün sağlandığı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sendikal hakların güçlendirildiği, taşeron ve güvencesiz çalışmanın sona erdiği, gençlerin ve kadınların eşit koşullarda üretime katıldığı bir düzen mümkündür. Bizler biliyoruz ki; bu ülke emeğiyle ayakta duranların omuzlarında yükselmektedir. Emeğin olmadığı yerde ne üretim ne de gerçek kalkınma mümkündür. Bu nedenle çağrımızdır: Emeğin, adaletin ve dayanışmanın Türkiye’sini hep birlikte kuracağız! Tüm emekçilerimizin 1 Mayıs İşçi Bayramını kutluyor; daha eşit, daha özgür ve daha adil bir ülke için mücadele eden herkesi selamlıyorum! Yaşasın 1 Mayıs!"

Vali Erdinç Yılmaz'ın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı Haber

Vali Erdinç Yılmaz'ın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli Hemşehrilerim, Değerli İşçi Kardeşlerim; Bugün, alın terinin, emeğin ve helal kazancın en yüce değer olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü hep birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Eskişehir, Cumhuriyetimizin sanayileşme hamlesinin öncü şehirlerinden biri olarak bugün Türkiye’nin üretim üssü konumundadır. Bu büyük başarının arkasındaki asıl kahramanlar; fabrikalarda, atölyelerde ve üretim bantlarında gece gündüz demeden çalışan, ellerinin nasırıyla memleketin geleceğini inşa eden işçi kardeşlerimizdir. Eskişehir sanayisinin her çarkında, her bir parçanın montajında ve her bir inovasyonun temelinde işçilerimizin dökülen alın teri bulunmaktadır. Göklerdeki gücümüzden evlerdeki konforumuza kadar sizin emeğiniz bulunuyor. Sizlerin emeği, Eskişehir’in huzurunun, kalkınmasının ve toplumsal refahının da en güçlü teminatıdır. Valilik olarak işçilerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği standartlarının en üst seviyeye taşınması ve emekçilerimizin haklarının korunması noktasındaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu anlamlı gün vesilesiyle; Eskişehir’imizi üreten, büyüten ve dünyayla rekabet eder hale getiren tüm işçi ve emekçi kardeşlerimin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Emeğin, birliğin ve dayanışmanın bereketiyle dolu, kazasız ve huzurlu bir çalışma hayatı diliyorum." dedi.

Yargı Mensuplarından Eskişehir OSB'ye Ziyaret Haber

Yargı Mensuplarından Eskişehir OSB'ye Ziyaret

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak ve Başsavcı Vekilleri, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ni (EOSB) ziyaret ederek bölgenin çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gerçekleşen ziyarette; Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’nin ev sahipliğinde, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Yavuz Ayva, Mustafa Gönenli, Erol Öz ile Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi hazır bulundu. Ziyaret ilişkin konuşan Başkan Küpeli, Eskişehir OSB’nin kuruluşundan bugüne gelişim süreci, mevcut altyapısı ve sanayicilere sunduğu imkânlar hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Küpeli, 916 katılımcı firma, 53 bini aşan çalışan ve 34 milyon metrekarelik alanıyla faaliyet gösteren Eskişehir OSB’nin, sadece Eskişehir’in değil, Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri haline olduğunu belirtti. Bölgenin güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve stratejik konumuyla yatırımcılar açısından cazip bir merkez olduğuna dikkat çekti. Başkan Küpeli ayrıca, Eskişehir OSB’de yürütülen yeni yatırım alanları, genişleme çalışmaları, çevreci üretim anlayışı ve sanayicilere sunulan hizmetler hakkında da bilgi verdi. Bölgenin sürdürülebilir üretim, dijital dönüşüm ve mesleki eğitim konularında önemli projelere imza attığını ifade eden Küpeli, sanayinin gelişimi ile istihdamın artması arasında güçlü bir bağ bulunduğunu vurguladı. Ziyarette söz alan yargı mensupları ise, sanayi ve üretimin ülke kalkınmasındaki kritik rolüne dikkat çekerek, güçlü bir ekonomik yapının temelinde güven veren bir hukuk sisteminin bulunduğunu ifade etti. Hukukun üstünlüğü, adaletin hızlı ve etkin bir şekilde işlemesi ile yatırım ortamının güvenilirliğinin önemine değinilen görüşmede, sanayicilerin karşılaştığı hukuki süreçler ve çözüm yolları üzerine de değerlendirmelerde bulunuldu. Karşılıklı görüş alışverişi şeklinde geçen ziyarette, kamu kurumları ile sanayi kuruluşları arasındaki iş birliğinin artırılmasının önemine vurgu yapıldı. Başkan Küpeli, nazik ziyaretlerinden dolayı Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak ve beraberindeki heyete teşekkür ederek, Eskişehir OSB olarak her zaman iş birliğine açık olduklarını ifade etti.

Eğitimli Ve Üretken Nesiller İçin Kararlılıkla Çalışıyoruz Haber

Eğitimli Ve Üretken Nesiller İçin Kararlılıkla Çalışıyoruz

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 106'ıncı kuruluş yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli mesajında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günün, milli egemenliğin en güçlü ifadesi olduğunu belirterek, geleceğin teminatı olan çocukların en iyi şekilde yetiştirilmesinin ülkenin yarınları açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda millet iradesinin, bağımsızlık kararlılığının ve aydınlık yarınlara olan inancın simgesi olduğunu ifade eden Küpeli, bu mirasın gelecek nesillere en doğru şekilde aktarılması gerektiğini dile getirdi. Başkan Küpeli açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “23 Nisan, milletimizin kendi kaderini tayin etme iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmiş olması ise, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza duyulan güvenin en açık göstergesidir. Bizler de Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi olarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin çağın gerekliliklerine uygun, donanımlı, üretken ve özgüven sahibi bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Sanayi ile eğitimi buluşturan projelerimiz, mesleki eğitimi güçlendirmeye yönelik çalışmalarımız ve gençlerimizi üretim süreçleriyle erken yaşta tanıştıran uygulamalarımızla, ülkemizin yarınlarını inşa edecek nesillerin yetişmesine katkı sunuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki güçlü bir sanayi, güçlü bir ekonomi ve güçlü bir Türkiye; ancak iyi eğitim almış, yenilikçi düşünebilen, sorumluluk sahibi bireylerle mümkündür. Bu anlayışla, çocuklarımızın hayallerini gerçekleştirebilecekleri, bilimle, teknolojiyle ve üretimle iç içe büyüyebilecekleri bir gelecek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Geleceğin mühendisleri, teknisyenleri, girişimcileri ve yöneticileri olacak evlatlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle son zamanlarda çocuklarımızın da karıştığı silahlı eylemleri lanetliyor ve kınıyorum. Çocukların yine yaştaşı olan çocuklara karşı yaptığı hiçbir eylem türü kabul edilemez ve acilen tedbir alınması gerektiğini göstermektedir. Giderek artan akran zorbalığının önüne mutlaka geçmemiz gerekiyor. Geleceğimiz ve yarınlarımız olan evlatlarımızı yeni çağa daha iyi hazırlamalı, onları her türlü kötülükten korumak için ülkece elbirliği içinde çalışmamız gerektiğini özellikle belirtmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan yapan tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; milletimizin ve tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyorum.”

Saadet Partisi'nden Akaryakıt Çıkışı: "Vergi Yükü Hafifletilmeden Sektör Nefes Alamaz" Haber

Saadet Partisi'nden Akaryakıt Çıkışı: "Vergi Yükü Hafifletilmeden Sektör Nefes Alamaz"

Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, karayolu taşımacılığı sektörünün içinde bulunduğu derin krize dikkat çekerek, akaryakıt üzerindeki ağır vergi yükünün kaldırılması çağrısında bulundu. Ünal, sektördeki maliyet artışlarının sadece taşımacıları değil, tüm ekonomiyi ve tüketiciyi vurduğunu vurguladı. ​"Taşımacılık Ekonominin Bel Kemiğidir" ​Şevket Ünal, karayolu taşımacılığının üretim ve tedarik zincirindeki hayati rolüne değinerek, sektörün milyonlarca kişiye istihdam sağladığını belirtti. Ancak artan maliyetlerin sektörü durma noktasına getirdiğini ifade eden Ünal, şunları söyledi: ​"Bugün sektör; artan maliyetler, düzensiz piyasa yapısı ve ağır çalışma koşulları nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıyadır. En büyük maliyet kalemi olan akaryakıt fiyatları, taşımacıların kârlılığını bitirmiştir. Bakım, sigorta ve otoyol ücretleri de eklendiğinde esnafın ayakta kalması imkânsız hale gelmiştir." ​K Belgesi ve Haksız Rekabet Sorunu ​Sektöre girişte herhangi bir yeterlilik şartı aranmamasının kalite kaybına yol açtığını belirten Ünal, K belgesi sistemindeki çarpıklıklara dikkat çekti. Bir belge ile sınırsız sayıda aracın çalıştırılabilmesinin küçük esnafı büyük firmalar karşısında korumasız bıraktığını ve haksız rekabeti körüklediğini ifade etti. ​"Şoförlerin Koşulları Avrupa Standartlarının Çok Gerisinde" ​Sektörün sadece ekonomik değil, insani sorunlarla da boğuştuğunu dile getiren Ünal, şoförlerin çalışma ve dinlenme koşullarının yetersizliğini şu sözlerle eleştirdi: ​Otoyol ve sanayi alanlarında temel ihtiyaçlar karşılanamıyor. ​Kötü çalışma koşulları hem çalışan sağlığını hem de trafik güvenliğini tehdit ediyor. ​Sektörden yüksek hizmet kalitesi beklenirken, sunulan imkanlar çağın gerisinde kalıyor. ​Saadet Partisi’nden 5 Maddelik Çözüm Önerisi ​Sorunların çözümü için acil eylem planı çağrısında bulunan Şevket Ünal, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: ​Akaryakıtta Vergi İndirimi: Akaryakıt üzerindeki vergi yükü derhal azaltılmalıdır. ​Adil K Belgesi: K belgesi sistemi yeniden düzenlenerek haksız rekabet önlenmelidir. ​Kooperatifleşme: Küçük esnafı korumak için kooperatifler güçlendirilmelidir. ​Tek Merkezli Yönetim: Çok başlı mevzuat yapısı sadeleştirilmeli, yönetim tek elde toplanmalıdır. ​İnsani Koşullar: Şoförlerin dinlenme ve yaşam alanları iyileştirilmelidir. ​Ünal, açıklamasını "Karayolu taşımacılığı sektörü ayakta kalmadan üretim ve ticaretin sürdürülebilmesi mümkün değildir" sözleriyle tamamlayarak, kamuoyunu bu haklı talebe destek vermeye davet etti.

Üreten Kesim Desteklenirse Türkiye Kazanır Haber

Üreten Kesim Desteklenirse Türkiye Kazanır

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş açıklanan ihracat rakamları ile ilgili değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Kesikbaş yaptığı açıklamada; “Türkiye’nin 2026 yılı ilk çeyrek dış ticaret verileri hepimize önemli mesajlar vermektedir. Ocak-Mart döneminde ihracatımız yüzde 3,1 azalarak 63 milyar 279 milyon dolar olurken, ithalatımız yüzde 4,7 artışla 91 milyar 957 milyon dolara yükselmiştir. Ortaya çıkan dış ticaret açığı, dikkatle yönetilmesi gereken bir tabloyu göstermektedir.” dedi. ESO Başkanı Kesikbaş değerlendirmesini şöyle sürdürdü; “Buna karşılık Eskişehir’imiz, yılın ilk üç ayında yüzde 0,5 artışla 969 milyon dolarlık ihracata ulaşmış ve üretim iradesinden vazgeçmediğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu başarı, alın teriyle çalışan sanayicimizin, mühendisimizin, işçimizin ve girişimcimizin ortak emeğidir. Şehrimizle gurur duyuyoruz. Bu tabloda dış ticaret açığını dikkatli okumamız gerekiyor. Döviz ihtiyacının artması, finansman yükünün ağırlaşması, kur baskısının yükselmesi ve geleceğe dair belirsizliklerin çoğalması anlamına gelir. Türkiye’nin güçlü yarınlara ulaşması için tüketerek değil, üreterek büyümesi gerekmektedir. İmalat Sektörü Kendi Enflasyonunu Yenmiştir Bugün imalat sektörü verimlilik artışı, tasarruf anlayışı ve maliyet disipliniyle kendi enflasyonunu yüzde 18 seviyelerine kadar çekmiştir. Bu tablo, sanayicimizin direncini ve üretim kabiliyetini göstermektedir. Ancak hizmetler ve gıda tarafındaki yüksek artışların yükü; faizler, kredi maliyetleri ve finansmana erişim zorlukları üzerinden yine üreticinin omuzlarına binmektedir. Coğrafyamızda yaşanan savaşlar bir kez daha göstermiştir ki güçlü olmak isteyen ülkeler önce üretmek zorundadır. Sanayisi zayıf olan bir ülkenin ekonomik direnci de stratejik bağımsızlığı da zayıf kalır. Güçlü sanayi, güçlü ülke demektir. Bu şartlar altında sanayicimizin nefes almaya ihtiyacı vardır. İhracatçımız uygun maliyetli finansmana ulaşabilmeli, Eximbank ve merkez bankası reeskont kredi destekleri artırılmalı, üretici firmalara yönelik destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Çünkü üreticiye verilen her destek ülkeye yatırım, istihdam ve ihracat olarak geri dönecektir. Türkiye’nin geleceği tüketimde değil, üretimdedir." dedi.

“Köy Enstitülerinden Günümüze Kooperatifçilik” Paneline Büyük İlgi Haber

“Köy Enstitülerinden Günümüze Kooperatifçilik” Paneline Büyük İlgi

Odunpazarı Belediyesi ile Eğitimciler Derneği (EĞİT-DER) iş birliğinde düzenlenen “Köy Enstitülerinden Günümüze Kooperatifçilik” paneli, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleşti. Panelde Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki kalkınma politikaları, tarım-sanayi dengesi ve kooperatifçilik anlayışı çok yönlü biçimde ele alındı. Panelde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili aynı zamanda da Ziraat Mühendisi olan Doç. Dr. Gökhan Günaydın, Eskişehir Şeker Fabrikası’nın nasıl kurulduğunu anlattı. Programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nihat Çuhadar, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ile çok sayıda partili ve Eskişehirli katıldı. Panelde konuşmacı olarak Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili aynı zamanda da Ziraat Mühendisi olan Doç. Dr. Gökhan Günaydın, Eski Köy-Koop Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Yıldız ve eğitimci Emin Dağlı yer aldı. KÖY ENSTİTÜLERİNDE ÜRETİMLE İÇ İÇE EĞİTİM MODELİ Panelin ilk konuşmacısı Eğitimci Emin Dağlı oldu. “Köy Enstitülerinde Eğitim Anlayışı ve Kooratif Anlayışı” ile ilgili konuşan Dağlı, Cumhuriyet devrimlerinin en önemlisinin Köy Enstitülerinin kurulması olduğunu belirtti. Türkiye’de yapılan devrimin dünyada eşi, benzeri az olan devrim olduğunu söyleyen Dağlı, köy enstitülerinin eğitiminin bugün ile kıyaslandığı arada çok fark olduğunu kaydetti. Köy Enstitülerinde iş içinde eğitimde yapıldığını vurgulayan Dağlı, “Her enstitünün bir arazisi vardı. İnsanlar, tarımın içindeydi. Çocuklar da o tarımın içinde okudular, öğrendiler; aynı zamanda da çalıştılar. Örneğin hala bizim programlarımıza olmayan Karadeniz’de balıkçılık dersi vardı. Akdeniz’de narenciye ürünleri yetiştirme dersi vardı. Kars’ta hayvancılık dersi vardı. Derslerin hepsi de uygulamalı yapılıyordu” dedi. ÜRETİMDEN TÜKETİME KOOPERATİF ZİNCİRİ ÖNERİSİ Panelin ikinci konuşmacısı olan Erdoğan Yıldız ise “Günümüz Kooperatifçiliği ve Yerel Yönetimler” konusunu masaya yatırdı. Ömrünün 25 yılını kooperatifçilik hareketine verdiğini belirten Yıldız, kırsal kalkınmanın ve gıda güvenliğinin, gıda fiyatlarının enflasyona etkisinin mutlaka kooperatifçilik eliyle mümkün olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu. Kooperatifçiliğin Türkiye’deki tarihini anlatan Yıldız, 80 ihtilalinden sonra Türkiye’de çok fazla kooperatif kurulduğunu kaydetti. Yıldız, o dönemde Avrupa’daki en yüksek kooperatif sayısının Türkiye’de olduğunu vurguladı. Kooperatiflerin nicelik olarak çok olduğunu ancak nitelik olarak hiç olmadığına dikkat çeken Yıldız, “Türkiye’de başarılı kooperatifçiliği saysak bir elin 5 parmağını geçmez” dedi. Yıldız, konuşmasında neden böyle sorusuna da cevap aradı. Tüketim kooperatiflerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldız, “Köy kalkındırma kooperatifleri köyde üretim yapacak, tarım kredi kooperatifleri bu kooperatiflere finansman sağlayacak, tüketim kooperatifleri de köylerde kooperatiflerin ürettiği ürünleri pazarlayacak. Üretimden tüketime giden yolun kestirmesi, bu. Ne finansman, ne üretim ne de tüketim sorunu kalıyor” dedi. “CUMHURİYET, YOKLUK İÇİNDE RASYONEL BİR KALKINMA AKLI KURDU” Panelin en dikkat çeken ismi Gökhan Günaydın oldu. Konuşmasında “Kooperatifçilik Adına Ne Yapılmalı” sorusunun cevabını arayan Günaydın, konuşmasına Cumhuriyet’in kuruluş koşullarını hatırlatarak başladı. Türkiye’nin 1923’te son derece sınırlı bir sanayi altyapısıyla yola çıktığını vurgulayan Günaydın, “Cumhuriyet ilan edildiğinde nüfus yaklaşık 13 milyondu ve bunun yüzde 85’i köylerde yaşıyordu. Sanayi altyapısı neredeyse yoktu. Üstelik Osmanlı borcunun üçte ikisi genç Cumhuriyet’in omuzlarına yüklenmişti. 1929’a kadar gümrük politikalarında bile bağımsız değildiniz. Buna rağmen kurucu kadro rasyonel bir akılla hareket etti” diye konuştu. Lozan Antlaşması’nın önemine değinen Günaydın, bu sürecin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlık mücadelesi olduğunu ifade etti. “TEK YOL VARDI: TARIMI AYAĞA KALDIRMAK” Cumhuriyet’in ilk politikalarının merkezine köylüyü ve üretimi koyduğunu belirten Günaydın, Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini hatırlattı: “Atatürk ‘Köylü milletin efendisidir’ derken, köyünde oturanı değil, üreteni işaret ediyordu. Anadolu köylüsü yıllarca savaşlarda yıpranmıştı. O nedenle üretimin yeniden canlandırılması gerekiyordu. Köy Kanunu çıkarıldı, toprakların satışı sınırlandı, muhtarlık kurumsallaştırıldı.” “ÜÇ BEYAZLA BAŞLAYAN SANAYİLEŞME HAMLESİ” Cumhuriyet’in erken dönem sanayileşme modelini “üç beyaz” üzerinden anlatan Günaydın, konuşmasını şu sözlere sürdürdü: “Buğday, şeker ve pamuk… Türkiye’nin dört bir yanında un fabrikaları kuruldu. Şeker fabrikalarıyla pancar üretimi organize edildi. Dokuma tesisleriyle pamuk işlenmeye başlandı. ‘Her fabrika bir kaledir’ anlayışıyla hareket edildi.” ATATÜRK VE ESKİŞEHİR ŞEKER FABRİKASI ANEKDOTU Günaydın, konuşmasının en çarpıcı bölümünü Mustafa Kemal Atatürk ile Eskişehir Şeker Fabrikası’nın kuruluşuna ilişkin bir anıyı paylaşması oldu. Günaydın: bu anekdotu şu sözlerle anlattı: “Atatürk’e soruyorlar: ‘Eskişehir’de şeker fabrikasını nereye yapalım?’ Treni durduruyor, Eskişehir’de iniyor ve fabrikanın yerini bizzat gösteriyor. ‘Kente yakın olsun ki insanlar her gün Cumhuriyet’in kurduğu bu fabrikayı görsün ve gurur duysun’ diyor.” Bu anlatım, salonda uzun süre alkış aldı. “1929 KRİZİYLE BİRLİKTE YÖN AĞIR SANAYİYE DÖNDÜ” Dünya ekonomisindeki kırılma noktalarına da değinen Günaydın, 1929 Büyük Buhranı sonrası Türkiye’nin strateji değiştirdiğini belirtti: “Tarım ürünleri satıp sanayi ürünü ithal eden bir model sürdürülemez hale geldi. Cumhuriyet aklı krizi fırsata çevirdi. Ağır sanayi yatırımları başladı. Maden Tetkik Arama ve Etibank gibi kurumlar bu dönemin ürünüdür.” “SAVAŞ YILLARINDA ÜLKE KORUNDU” İkinci Dünya Savaşı dönemine de değinen Günaydın, Türkiye’nin zorlu ama stratejik bir süreçten geçtiğini ifade etti. “Evet, 1 milyona yakın insan silahaltına alındı, depolar dolduruldu. Ama Avrupa’da yaşanan yıkımın hiçbiri bu topraklarda yaşanmadı. Bu, o dönemin yönetim aklının sonucudur” diyen Günaydın, konuşmasının bu noktasında İsmet İnönü’yü de andı. Cumhuriyet kadrolarının birlikte yürüttüğü mücadeleye vurgu yapan Günaydın, güncel ekonomik politikalara eleştiriler yöneltti. Özellikle TEKEL’in özelleştirilmesi üzerinden örnek veren Günaydın, “Bir zamanlar Tokat’ta, Samsun’da, Adana’da fabrikalar vardı. Yerli tütün üretiliyordu. Bugün o üretimden eser yok. İşçi işini kaybetti, köylü üretimden koptu” dedi. Madencilik politikalarına ilişkin de çarpıcı bir iddia ortaya koyan Günaydın, Türkiye’de çıkarılan altının büyük kısmının yabancı şirketler tarafından alındığına dikkat çekti.

Eskişehir’de Yağlık Ayçiçeği Seferberliği: Odunpazarı ve Tepebaşı Çiftçisine Büyük Destek! Haber

Eskişehir’de Yağlık Ayçiçeği Seferberliği: Odunpazarı ve Tepebaşı Çiftçisine Büyük Destek!

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, TAKEP projesi kapsamında Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki 92 üreticiye %62 hibe destekli yağlık ayçiçeği tohumu dağıttı. Hedef: Eskişehir’i ayçiçeği üretiminde zirveye taşımak. ​Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" (TAKEP) meyvelerini vermeye devam ediyor. Eskişehir’de tarımsal potansiyeli maksimize etmek amacıyla başlatılan “Eskişehir'de Yağlık Ayçiçeği Ekimi Yaygınlaşıyor Projesi" kapsamında çiftçilere dev tohum desteği sağlandı. ​92 Üreticiye %62 Hibe Desteği ​Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinde gerçekleştirilen törenle, bölgede üretim yapan 92 çiftçiye toplam 1690 kg yağlık ayçiçeği tohumu teslim edildi. Bakanlık destekli projenin en dikkat çeken noktası ise tohum maliyetinin %62’sinin hibe olarak karşılanması oldu. Bu destekle birlikte boş bırakılan veya nadasa ayrılan arazilerin üretime kazandırılması hedefleniyor. ​İl Müdürü Yüksel Çil: "Hedefimiz Üretimde Öncü Olmak" ​Tohum teslim töreninde açıklamalarda bulunan Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, projenin kapsamına dair önemli bilgiler paylaştı. Çil, yaptığı konuşmada şunları söyledi: ​"Yaklaşık 5 yıldır uygulanan TAKEP çerçevesinde hazırladığımız bu projeden toplamda 9 ilçemizdeki 210 üreticimiz faydalanıyor. Temel amacımız, Eskişehir’i yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye’nin önde gelen illeri arasına sokmaktır. Dağıtılan bu tohumların çiftçilerimize hayırlı ve bereketli kazançlar getirmesini diliyorum." ​TAKEP Projesi Nedir? ​Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP), özellikle stratejik ürünlerde arz güvenliğini sağlamak, nadas alanlarını daraltmak ve işlemeli tarıma uygun olmayan arazileri bitkisel üretime kazandırmak amacıyla uygulanıyor. Eskişehir’deki bu son adım, hem yerel ekonomiye hem de Türkiye’nin yağlık tohum ihtiyacına büyük katkı sunacak. ​Eskişehir Tarımında Yeni Dönem ​Odunpazarı ve Tepebaşı’ndaki teslimatlarla hız kazanan proje, Eskişehir genelinde ayçiçeği ekim alanlarını genişleterek sanayiye hammadde akışını güçlendirecek. Proje kapsamında dağıtılan yüksek verimli tohumlar, bölge iklimine uyumuyla da dikkat çekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.