SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üreme Sağlığı

Porsuk Haber Ajansı - Üreme Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üreme Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dayanışmanın Dönüştürücü Gücüne İnanıyoruz! Haber

Dayanışmanın Dönüştürücü Gücüne İnanıyoruz!

Eskişehir Barosu, TMMOB Eskişehir İKK Kadın Çalışma Grubu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Kent Konseyi, Odunpazarı Belediyesi, Odunpazarı Kent Konseyi, Tepebaşı Belediyesi, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi, Eskişehir Bilecik Tabip Odası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ortak bir basın açıklaması yaptı. Yerel Yönetimler, Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Odaları adına açıklamayı yapan TMMOB Eskişehir İKK Kadın Çalışma Grubu Başkanı Duygu Karaca şu ifadeleri kullandı; “Bugün burada 8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir araya geldik. 8 Mart 1857 yılında ABD’de dokuma işçisi kadınların insanlık dışı çalışma koşullarına karşı başlattıkları direnişten bu yana kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam mücadelesinin simgesidir. Aradan geçen 169 yıla rağmen kadınların hak, eşitlik ve adalet mücadelesi hâlâ sürmektedir. Bizler biliyoruz ki kadınlar ancak mücadele ve dayanışmayla eşit ve özgür bir yaşam kurabilir. Bu nedenle bugün yalnızca bir anma değil aynı zamanda Türkiye’de ve dünyada kadın haklarının mevcut durumuna dikkat çekme ve haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi ilan etme günüdür. Türkiye’de kadınlar hâlâ en temel hakları için mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Kadına yönelik erkek şiddeti ise en yakıcı sorun olmaya devam etmektedir. En temel hakkımız olan yaşam hakkımızın koruma ve güvence altına alınması, şiddetin önlenmesi, izlenmesi ve caydırıcı bir şekilde cezalandırılması konusunda kamu otoritelerini harekete geçirmekte hala sorunlar yaşanmaktadır. Kadın cinayetlerinde, faillerin “iyi hal” ve “haksız tahrik” indirimleriyle adeta ödüllendirildiği yargılamalara tanıklık etmekteyiz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olumsuz neticelerini hayatın her alanında olduğu gibi adalet mekanizması içerisinde de görmekteyiz. 2025 yılında 457 kadın, 2026 yılının ilk iki ayında 62 kadın öldürüldü. 6284 Sayılı Kanun’un etkin uygulanmaması, koruma ve önleme mekanizmalarının zayıflatılması, şiddet faillerini cesaretlendirmektedir. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körükleyen, kadını aileden bağımsız bir birey olarak görmeyen zihniyetin bir sonucudur. Kadınların en çok ev içinde, en yakınları tarafından öldürüldüğü gerçeği karşısında “aile”yi merkeze alan ama kadını birey olarak güçlendirmeyen politikalar çözüm değildir. Türkiye’nin 2021 yılında çekildiği İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddetle mücadelede bütüncül ve bağlayıcı bir çerçeve sunmaktaydı. 2026 yılında hâlâ bu sözleşmenin yokluğu hissedilmekte kadınların yaşam hakkını güvence altına alan uluslararası standartlardan uzaklaşmanın sonuçları ağırlaşmaktadır. Bizler İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz etkin ve etkili şekilde uygulanmasını talep ediyoruz. Laiklik ve hukuk devleti ilkeleri zayıflatıldığında bunun ilk ve en ağır bedelini kadınlar ödemektedir. Kadınların yıllarca mücadele ederek kazandıkları medeni haklarına, nafaka hakkına, boşanma hakkına ve kazanılmış yasal güvencelerine yönelik her girişim kadınların yaşam güvencesine yönelik bir tehdit oluşturmaktadır. Tüm bunların yanında derinleşen ekonomik krizle birlikte kadınlar evde ücretsiz, piyasada ise ucuz emek gücü olarak görülmektedir. Eşit işe eşit ücret hakkı fiilen sağlanmamakta, kadın emeği güvencesiz, düşük ücretli ve kayıt dışı alanlarda yoğunlaşmaktadır. Ev içi bakım emeği ise görünmez kılınmakta çocuk, yaşlı ve hasta bakımı büyük ölçüde kadınların omuzlarına yüklenmektedir. Sosyal devletin bakım yükünü hafifletecek politikaları hayata geçirmemesi, kadınların eğitim ve istihdam olanaklarına erişimini doğrudan sınırlamaktadır. 2026 yılında dünya genelinde de tablo çelişkilerle doludur. Bir yandan pek çok ülkede kadınlar siyasal temsilde daha görünür hale gelmiş, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları yaygınlaşmıştır. Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içinde yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği hedefi küresel ölçekte kabul görmüştür. Ancak diğer yandan savaşlar, göç krizleri, ekonomik eşitsizlikler ve iklim krizinin de kadınları olumsuz biçimde etkilediği kaçınılmaz bir gerçektir. Gazze ve İran başta olmak üzere savaş ve çatışmaların en ağır bedelini yine kadınlar ve çocuklar ödemekte, çatışma bölgelerinde hem şiddetin hem de yoksulluğun en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Pek çok ülkede kadınların bedenleri ve yaşam tarzları üzerindeki denetim artmakta kürtaj hakkı ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim sınırlandırılmaktadır. Dünya genelinde kadınlar ücretsiz bakım işlerine erkeklerden kat kat fazla zaman ayırmaya devam etmektedir. Kadın yoksulluğu derinleşmekte ekonomik krizler kadın emeğini daha da güvencesiz hale getirmektedir. Tüm bu tablo göstermektedir ki toplumsal cinsiyet eşitliği kendiliğinden sağlanmamaktadır. Haklar mücadeleyle kazanılmakta ve ancak mücadeleyle korunmaktadır. Kadın cinayetlerinin, şiddetin ve eşitsizliğin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve erkek egemen sistem bulunmaktadır. Bu eşitsiz güç ilişkileri ortadan kalkmadıkça gerçek bir eşitlikten söz etmek mümkün değildir. Biz kadınlar, evde, işte, sokakta, okulda, siyasette eşitlik istiyoruz. Şiddetsiz ve savaşsız bir dünya istiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Bakım yükünün kamusal politikalarla paylaşılmasını istiyoruz. Hukukun kadınlar için de eşit ve etkin uygulanmasını istiyoruz. Kadınların birey olarak güçlendiği, karar mekanizmalarında eşit temsil edildiği, laik ve demokratik bir düzende özgürce yaşadığı bir Türkiye ve bir dünya mümkündür. Biz gücümüzün farkındayız. Dayanışmanın dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Bugün 8 Mart 2026’da bir kez daha ilan ediyoruz Hayatımıza, haklarımıza, laik ve özgür yarınlarımıza sahip çıkıyoruz. Yaşasın 8 Mart. Yaşasın kadın dayanışması."

Kadın Sağlığı Seminer Programı Tamamlandı Haber

Kadın Sağlığı Seminer Programı Tamamlandı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı iş birliğinde düzenlenen Kadın Sağlığı Seminer Programı, 2026 yılının ilk döneminde dört farklı merkezde toplam 128 kadına ulaştı. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAP Vakfı) iş birliğiyle hayata geçirilen Kadın Sağlığı Seminer Programı başarıyla tamamlandı. Kadınların koruyucu sağlık yaklaşımı konusunda bilinçlenmesini hedefleyen program kapsamında, temel üreme sağlığı konuları interaktif bir ortamda ele alındı. Katılımcılar, doğru bildikleri yanlışları gözden geçirme, deneyim paylaşımında bulunma ve sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanma konusunda bilgi edinme fırsatı buldu. Seminerlerde; “Bedenimizi Tanıyalım”, “Temizlik ve Beslenme”, “Güvenli Annelik”, “Gebeliği Önleyici Yöntemler”, “Çocuklar ve Ergenler” ile “Kadın Sağlığı Sorunları” başlıkları altında kapsamlı eğitimler verildi. Program ile kadınların doğru sağlık bilgilerine erişimi artırılırken, koruyucu sağlık davranışlarının yaygınlaştırılması, riskli alışkanlıkların azaltılması ve aile içi sağlık bilincinin güçlendirilmesi amaçlandı. Eğitimler, ESMEK bünyesindeki farklı merkezlerde gerçekleştirildi. Beylikova Eğitim Merkezi’nde 37 kadın, Çifteler Eğitim Merkezi’nde 31 kadın, Opera Eğitim Merkezi’nde 41 kadın ve Mahmudiye Eğitim Merkezi’nde 19 kadın programa katıldı. Toplam 128 kadının yararlandığı seminer programı, kadınların hem bireysel hem de toplumsal yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sunarken, Eskişehir’de koruyucu sağlık bilincinin yaygınlaşmasına önemli destek sağladı.

Kadın Sağlığı Seminerleri Yoğun İlgi Gördü Haber

Kadın Sağlığı Seminerleri Yoğun İlgi Gördü

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAP Vakfı) iş birliğinde hayata geçirilen Kadın Sağlığı Seminer Programı, kadınların koruyucu sağlık yaklaşımı konusunda bilinçlenmesini hedefleyerek ESMEK Emek Eğitim Merkezi kursiyerlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kadın Sağlığı Seminer Programına katılan kadınlara sertifikaları düzenlenen törenle verildi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili İnci Şentuna ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Selim Öztop kadınlara sertifikalarını vererek, bu tarz eğitimlerin her zaman devam edeceğini söyledi. Seminerler kapsamında kadınlar; temel üreme sağlığı konularında doğru bilgilere erişme, yanlış bilinen doğruları yeniden değerlendirme ve interaktif bir ortamda deneyim paylaşımında bulunma fırsatı yakaladı. Grup çalışması şeklinde yürütülen eğitimler, katılımcıların aktif katılımını destekleyerek öğrenme sürecini güçlendirdi. Programda yer alan “Bedenimizi Tanıyalım”, “Temizlik ve Beslenme”, “Güvenli Annelik”, “Gebeliği Önleyici Yöntemler”, “Çocuklar ve Ergenler” ile “Kadın Sağlığı Sorunları” başlıklı modüller aracılığıyla kadınların koruyucu sağlık davranışlarını benimsemeleri ve sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmaları amaçlandı. Kadınların günlük yaşamda karşılaştıkları sağlık risklerine karşı bilinçlenmelerini, sağlıklı davranışlar geliştirmelerini ve aile ile toplum içindeki konumlarının güçlendirilmesini hedefleyen seminerler; aynı zamanda ailelerin sağlık bilincinin artmasına ve yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.