SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üniversiteler

Porsuk Haber Ajansı - Üniversiteler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üniversiteler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İl Başkanı Ölce: "Eskişehir Havacılık Alanında Öncü Şehirlerdendir" Haber

İl Başkanı Ölce: "Eskişehir Havacılık Alanında Öncü Şehirlerdendir"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Türk Hava Kurumu Eskişehir Şube Başkanı Gökhan Çalışkan'ı ziyaret etti. Ziyarette Türk Hava Kurumu'nun çalışmaları, Eskişehir'de planlanan faaliyetler ve havacılık alanında hayata geçirilmesi hedeflenen projeler ele alındı. Türk Hava Kurumu Eskişehir Şube Başkanı Gökhan Çalışkan ziyarette şu ifadeleri kullandı; "Türk Hava Kurumu, 1925 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulmuş, Türkiye'nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biridir. Kuruluşumuzun temel amacı, havacılık kültürünü toplumun her kesimine yaymak, gençlerimizi havacılıkla tanıştırmak ve ülkemizin havacılık alanındaki gelişimine katkı sağlamaktır. Aynı zamanda orman yangınlarıyla mücadele, insani yardım faaliyetleri ve çeşitli sosyal projelerle de milletimize hizmet etmektedir. Eskişehir, Türkiye'nin havacılık alanında en önemli şehirlerinden biridir. Havacılık sanayisi, askeri ve sivil havacılık altyapısı, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla bu alanda büyük bir potansiyele sahiptir. Türk Hava Kurumu Eskişehir Şubesi olarak biz de bu potansiyeli daha etkin değerlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Öncelikli hedefimiz, çocuklarımızı ve gençlerimizi havacılıkla buluşturmaktır. Model uçak eğitimleri, planör ve yamaç paraşütü tanıtımları, insansız hava araçlarıyla ilgili eğitim programları, okullarda düzenleyeceğimiz seminerler ve çeşitli etkinliklerle gençlerimizin gökyüzüne olan ilgisini artırmayı amaçlıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki havacılığa ilgi duyan her genç, gelecekte ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sağlayacak önemli bir birey olacaktır. Bunun yanında kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir'de havacılık temalı festivaller, sergiler, söyleşiler ve farkındalık etkinlikleri düzenleyerek Türk Hava Kurumu'nun çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz. Türk Hava Kurumu yalnızca bir havacılık kuruluşu değildir. Aynı zamanda milli değerlerimizi yaşatan, dayanışmayı güçlendiren ve genç nesillere umut veren önemli bir kurumdur. Tüm Eskişehirlileri faaliyetlerimize destek vermeye, gönüllümüz olmaya ve çocuklarımızın havacılık hayallerine birlikte katkı sunmaya davet ediyoruz. Birlikte hareket ettiğimiz sürece Eskişehir'in havacılık alanındaki gücünü daha da ileriye taşıyacağımıza yürekten inanıyorum." Daha sonra konuşan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce de şu ifadeleri kullandı; "Türk Hava Kurumu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan, milletimizin gurur duyduğu en köklü kuruluşlarımızdan biridir. Özellikle havacılık kültürünün yaygınlaştırılması, gençlerimizin havacılığa özendirilmesi ve toplumsal dayanışmaya sağladığı katkılar büyük önem taşımaktadır. Eskişehir, Türkiye'nin havacılık alanındaki öncü şehirlerinden biridir. Bu nedenle Türk Hava Kurumu'nun ilimizde yürüteceği her türlü eğitim, sosyal sorumluluk ve havacılık faaliyetinin şehrimize değer katacağına inanıyoruz. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak, kamu yararına hizmet eden her çalışmanın yanında olduğumuzu ifade ediyor, Sayın Gökhan Çalışkan ve yönetimine görevlerinde başarılar diliyor, Türk Hava Kurumu'nun Eskişehir'de önemli projelere imza atmasını temenni ediyoruz."

Kazım Kurt’tan Kent Konseyleri İçin Reform Çağrısı Haber

Kazım Kurt’tan Kent Konseyleri İçin Reform Çağrısı

Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen ''Kent Konseyleri ve Demokratik Belediyecilik Çalıştayı''nda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, kent konseylerinin yerel demokrasinin en önemli araçlarından biri olduğunu belirterek mali yapıdan temsil sistemine, bağımsızlıktan belediye meclislerinde temsile kadar birçok konuda reform önerileri sundu. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından düzenlenen ''Kent Konseyleri ve Demokratik Belediyecilik Çalıştayı'', Ankara’daki TBB hizmet binasında gerçekleştirildi. Çalıştayın ilk oturumunda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Kent konseyi deneyimleri, geride kalan yıllar, sorun alanları ve katılım modelleri” başlıklı sunumunda kent konseylerinin geçmişini, mevcut durumunu ve geleceğine ilişkin önerilerini paylaştı. Önceki yıllarda Eskişehir Kent Konseyi Başkanlığı görevini de yürüten Kurt, konuşmasının ardından gerçekleştirilen forum bölümünde katılımcıların sorularını yanıtladı ve önerileri dinledi. “KENT KONSEYLERİ BİR DEMOKRASİ MESELESİDİR” Konuşmasına kent konseylerinin yalnızca bir yönetmelik ya da kurumsal yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak başlayan Kurt, kentlerin gerçek sahiplerinin o kentte yaşayan insanlar olduğunu söyledi. Kent konseylerinin katılımcı demokrasi, yönetişim, ortak akıl ve birlikte karar alma anlayışının ürünü olduğunu belirten Kurt, “Kent konseyleri, vatandaşın sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman yönetime katılabilmesinin araçlarından biridir” dedi. “YAKLAŞIK 400 KENT KONSEYİ VAR, ANCAK NİTELİK SORUNU SÜRÜYOR” Türkiye’de yaklaşık 400 kent konseyi bulunduğunu ifade eden Kurt, son yıllarda sayısal artış yaşanmasına rağmen aynı gelişimin etki ve nitelik açısından gerçekleşmediğini savundu. Bazı kent konseylerinin başarılı çalışmalar yürüttüğünü, bazılarının ise pasifleştiğini belirten Kurt, katılımcı demokrasi kültürünün gelişmediği yerlerde kent konseylerinin yalnızca tabeladan ibaret yapılara dönüşebildiğini söyledi. Kurt, nüfusu 300 bine yaklaşan Büyükçekmece’de kent konseyi bulunmadığını, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde kent konseyi olmadığını, Afyonkarahisar ve Kütahya’nın ilçelerinde de kent konseyi kurulmadığını belirterek, kent konseylerinin yaygınlaşmasının büyük ölçüde yerel yönetimlerin yaklaşımına bağlı olduğunu ifade etti. YEREL DEMOKRASİ VE SİVİL TOPLUM VURGUSU Kent konseylerinin tek başına değerlendirilemeyeceğini dile getiren Kurt, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar ve üniversitelerin güç kaybetmesinin kent konseylerini de doğrudan etkilediğini söyledi. Son yıllarda yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmelerin yerel demokrasi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirten Kurt, kent konseylerinin güçlü bir demokratik ekosistemin parçası olduğunu ifade etti. “KENT KONSEYLERİNİN KADERİNİ BELEDİYE BAŞKANLARININ YAKLAŞIMI BELİRLİYOR” Konuşmasında belediye başkanlarının rolüne de değinen Kurt, kent konseylerinin başarısında belirleyici unsurlardan birinin belediye yönetimlerinin katılımcılık anlayışı olduğunu söyledi. Kent konseylerinin eleştiri ve önerileriyle yerel yönetimlere katkı sunduğunu belirten Kurt, katılımcı demokrasi kültürünün hem belediye başkanları hem de kent konseyi yöneticileri tarafından benimsenmesi gerektiğini ifade etti. ODUNPAZARI KENT KONSEYİ ÖRNEĞİ Odunpazarı Kent Konseyi’nin Türkiye’de öne çıkan örneklerden biri olduğunu belirten Kurt, bunun temel nedeninin katılımcılığı önceleyen kurumsal anlayış olduğunu söyledi. Mahalle meclisleri, gençlik meclisleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla kurulan ilişkilerin konseyin etkinliğini artırdığını ifade eden Kurt, Odunpazarı Kent Konseyi’nde mahalle ve gençlik meclislerinde uygulanan eş başkanlık modelinin kent konseyi başkanlıklarında da uygulanabilmesi için yönetmelik değişikliği yapılabileceğini dile getirdi. KENT KONSEYLERİ İÇİN 10 MADDELİK REFORM ÖNERİSİ Kurt, konuşmasının önemli bölümünü kent konseylerinin karşı karşıya bulunduğu sorunlar ve çözüm önerilerine ayırdı. Bu kapsamda; kent konseylerine yasal güvenceye sahip mali destek mekanizmaları oluşturulması, üniversiteler, meslek odaları ve uzmanlık kuruluşlarının temsil gücünün artırılması, genel kurul çağrılarının kent konseyi organlarınca yapılabilmesi, kent konseylerinin siyasi ve idari makamlar karşısında bağımsızlığının güçlendirilmesi, kent konseyi başkanlarının belediye meclislerinde doğal üye olarak yer alması, stratejik plan hazırlık süreçlerinde kent konseylerine zorunlu paydaş statüsü verilmesi, kent konseylerinin görünürlüğünün artırılması, TBB bünyesinde ulusal ölçekte bir ''Kent Konseyleri Ağı'' oluşturulması, Kent konseylerinin tüm belediyelerde yaygınlaştırılması, Siyasi partiler ile kent konseyleri arasında daha sistematik ilişkiler kurulması önerilerinde bulundu. “YENİ NESİL KENT KONSEYLERİ İNŞA ETMELİYİZ” Konuşmasının son bölümünde geleneksel katılım yöntemlerinin artık tek başına yeterli olmadığını belirten Kurt, dijital araçları kullanan, veri üreten, gençlere ve kadınlara ulaşan, çevrimiçi katılım mekanizmaları geliştiren yeni nesil kent konseylerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Kent konseylerinin günün koşullarına uygun biçimde dönüşmesi gerektiğini ifade eden Kurt, güçlü kent konseylerinin daha demokratik ve katılımcı şehirlerin inşasında önemli rol oynayacağını kaydetti. Çalıştay, oturumların ardından gerçekleştirilen forum ve değerlendirme bölümüyle devam etti. Kazım Kurt da forum sırasında katılımcıların sorularını yanıtlayarak kent konseylerinin geleceğine ilişkin görüş ve önerileri dinledi.

Başkan Ünlüce: ''2026 Yılı Bizler İçin Ayrı Bir Heyecan Taşıyor'' Haber

Başkan Ünlüce: ''2026 Yılı Bizler İçin Ayrı Bir Heyecan Taşıyor''

Eskişehir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, üniversiteler ve odaların iş birliğiyle düzenlenen “Eskişehir Sempozyumu”, Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Sempozyumda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Plaka kodumuz olan 26 sebebiyle 2026 yılı bizim için ayrı bir heyecan taşıyor, bu sempozyum geleceğe olan inancımızı pekiştiriyor.” dedi. ŞEHRİN TÜM DİNAMİKLERİ BU BULUŞMADA Kültürü, tarihi ve çok katmanlı yapısıyla Anadolu’nun özgün şehirlerinden biri olan Eskişehir, dev bir akademik buluşmaya ev sahipliği yapıyor. 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Eskişehir Sempozyumu, Eskişehir Ticaret Odası Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde başladı. Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Eskişehir Ticaret Odası (ETO), Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Ticaret Borsası (ETB), Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (EESOB) ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanlığı iş birliği ile düzenlenen etkinlik, şehrin tarihsel derinliğini ve kentsel gelişimini bilimsel bir platformda tartışmaya açıyor. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan sempozyumun açılış programı, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası’nın müzik dinletisiyle devam etti. Açılış törenine Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, ETO Başkanı Metin Güler, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, EOSB Başkanı Nadir Küpeli, EESOB Başkanı Ekrem Birsen, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve çok sayıda akademisyen, araştırmacı ile davetli katıldı. “2026 YILI BİZİM İÇİN AYRI BİR HEYECAN TAŞIYOR” Açılışta konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir'in tek bir sektöre bağımlı kalmadan sergilediği dengeli kalkınma modeline dikkat çekti. Başkan Ünlüce, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Eskişehir, tek bir yönüyle ele alınamayacak kadar zengin ve çok boyutlu bir karaktere sahiptir. Bir taraftan dinamik bir gençlik şehri olarak öne çıkarken, diğer taraftan nüfusunun dörtte birini oluşturan emeklileriyle dingin bir sığınaktır. Kültür ve sanatın merkezi olmasının yanı sıra; köklü sanayisi, tarihsel ahilik ve esnaf kültürü ile güçlü bir ticaret şehridir. Son yıllarda hızla gelişen turizm potansiyelinin yanında, bereketli ovalarında yükselen tarım ve hayvancılığıyla da dikkat çekmektedir. Eskişehir’in en büyük şansı, tek bir sektöre bağımlı kalmadan tüm alanlarda dengeli bir kalkınma modeli sergilemesidir. Plaka kodumuz olan 26 sebebiyle, 2026 yılı bizler için ayrı bir heyecan taşımaktadır. Bu anlamlı yılda düzenlenen sempozyum, Eskişehir’in köklü geçmişine bir saygı duruşu niteliğindedir ve geleceğine olan inancımızı pekiştirmektedir. Bu vesileyle sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen başta Valiliğimize, kıymetli üniversitelerimize, rektörlerimize ve değerli oda başkanlarımıza gönülden teşekkür ederim.” ARKEOLOJİDEN RAYLI SİSTEMLERE 42 FARKLI TEMA Disiplinlerarası yaklaşımların teşvik edildiği dört günlük sempozyum boyunca Eskişehir; arkeoloji, lojistik, deprem, tarım, gastronomi, havacılık, raylı sistemler, çevre ve madencilik gibi 42 farklı ana tema altında uzman isimler tarafından incelenecek. Akademik bildirilerin yanı sıra toplumsal etkileşime de büyük katkı sunması beklenen etkinlik, Eskişehir’in geleceğine ışık tutacak bir yol haritası niteliği taşıyor.

"Eskişehir Sempozyumu" Başladı! Haber

"Eskişehir Sempozyumu" Başladı!

Eskişehir’in tarihi, sanayisi ve kültürel mirası bilimsel bir mercekle ele alınıyor. Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın katılımıyla açılışı yapılan Eskişehir Sempozyumu, şehrin 10 büyük paydaşını bir araya getirdi. ​Eskişehir Valiliği öncülüğünde; belediye, üniversiteler ve meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen "Eskişehir Sempozyumu", Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde düzenlenen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Şehrin köklü geçmişinden stratejik geleceğine kadar pek çok konunun ele alınacağı sempozyum, Eskişehir’in "ortak akıl" ile yönetilme iradesini gözler önüne seriyor. ​10 Kurumdan Dev İş Birliği ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın himayelerinde gerçekleşen sempozyum; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ, ESTÜ, ETO, ESO, ETB, Esnaf Odaları Birliği ve OSB Başkanlığı gibi şehrin lokomotifi olan 10 paydaşın ortaklığıyla hayata geçirildi. ​Açılış konuşmasında bu birlikteliğin önemine dikkat çeken Vali Yılmaz, "Bu sempozyum sadece akademik bir etkinlik değil, Eskişehir’in geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etme iradesidir" dedi. ​Tarihten Havacılığa: Eskişehir’in Yol Haritası ​Sempozyum kapsamında 42 ana tema altında Eskişehir’in potansiyeli değerlendirilecek. Vali Yılmaz, konuşmasında şehrin öne çıkan değerlerini şu başlıklarla vurguladı: ​Manevi Miras: Yunus Emre, Nasrettin Hoca ve Seyit Battal Gazi’nin şehre kattığı değerler. ​Tarihi Dokular: Karacahisar Kalesi, Frigya Bölgesi ve Sivrihisar Ulu Camii. ​Sanayi ve Teknoloji: Havacılık endüstrisi ve nadir toprak elementleri alanındaki stratejik çalışmalar. ​Sosyal Kimlik: Güvenli şehir kimliği ve yüksek yaşam kalitesi. ​Geleceğe Bilimsel Işık ​Eskişehir’in sanayi ve üretimdeki öncü rolünün, bilimsel verilerle desteklenerek daha ileriye taşınması hedefleniyor. Sempozyum süresince sunulacak bildiriler, şehrin gelecekteki kalkınma planları için bir "yol haritası" niteliği taşıyacak. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara ve bir önceki dönem Valisi Hüseyin Aksoy’a teşekkür ederek, sempozyumun şehir için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Etkinlik, açılış töreninin ardından düzenlenen panel ve oturumlarla hız kesmeden devam ediyor.

İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı Gerçekleştirildi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği iklim politikası çalıştayında, kentin geleceği için enerji, ulaşım, su, atık yönetimi ve yeşil alanların, kültürel –doğal varlıkların korunması alanlarında ortak yol haritası oluşturuldu. Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı”, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Çalıştayda, Eskişehir’in iklim değişikliğine karşı mücadele ve uyum kapasitesini artırmaya yönelik önemli değerlendirmeler yapıldı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştaya; üniversiteler, kamu kurumları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ile belediye birimleri ve iklim çalışma grubu katılım sağladı. Çok paydaşlı yapı sayesinde kapsamlı ve uygulanabilir politika önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. İki gün süren çalıştay kapsamında beş ana başlıkta odak grup toplantıları düzenlendi. “Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi” oturumunda kentin enerji riskleri ve fırsatları ele alınırken, “Sürdürülebilir Ulaşım” başlığında düşük karbonlu ulaşım sistemleri, yaya önceliği, bisiklet ve mikro-mobilite çözümleri değerlendirildi. “Atıksız Kent ve Atık Yönetimi” oturumunda döngüsel ekonomi yaklaşımı ve atık yönetimi kapasitesi tartışılırken, “Su Güvenliği” başlığında iklim değişikliğine dayanıklı su yönetimi konuları gündeme geldi. “Yeşil Alanların, Kültürel ve Doğal Varlıkların Korunması” oturumunda ise doğa temelli çözümler ve kentsel yeşil altyapının rolü ön plana çıktı. Belediye birimleri ve kamu – özel iş birliği oluşumu olan İklim Çalışma Grubu ile üniversitelerden kamuya, sivil toplumdan özel sektöre kadar geniş bir katılımla tekil çözümler yerine ortak bir yön duygusu oluşturmaya odaklanılan çalıştaydan elde edilen sonuçların, Eskişehir’in iklim politikalarına yön vermesi ve kentin daha dirençli, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir geleceğe hazırlanmasına katkı sunması bekleniyor.

Üniversiteyi Açık Hava Hapishanesine Çevirdiniz! Haber

Üniversiteyi Açık Hava Hapishanesine Çevirdiniz!

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Boğaziçi Üniversitesi’nde devam eden baskı rejimini sert sözlerle eleştirdi. Bankoğlu, üniversitenin bir “operasyon sahasına” dönüştürüldüğünü belirterek “Sizin kurmak istediğiniz düzenin adı bellidir: Öğrencisiz üniversite, halksız demokrasi!” dedi. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki polis ablukasına ve öğrenci kulüplerinin zorla boşaltılmasına değinen Bankoğlu, akademik özgürlüğün yerini korku ikliminin aldığını ifade etti. REKTÖR DEĞİL, İŞGAL KOMUTANI Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi: Bugün bu kürsüden bir geleneğin, bir hafızanın ve Türkiye’nin dünya çapındaki üniversitesinin nasıl sistematik bir şekilde infaz edildiğini anlatacağım. Boğaziçi Üniversitesi uzun bir süredir bir operasyon sahası haline getirilmiştir. Ama en son yaşananlarla birlikte Boğaziçi açık hava hapishanesine dönüştürülmüş durumda. Bu öyle bir zihniyet ki üniversiteyi binadan, öğrenciyi ise itaat etmesi gereken tebaadan ibaret sanıyor. Kampüs kapısına kelepçe vuran, bahçeye TOMA yığan, onlarca yıllık kulüpleri bir gece yarısı operasyonuyla kapı dışarı eden, kendi öğrencisinden korkan, kendi hocasına sırtını dönen bu kayyum rejimi, o koltukta üniversiteyi temsil etmek için değil, Saray’ın biat projesini yürütmek için oturmaktadır. KAMPÜSTE OHAL İLANI Bugünlerde kapısında kelepçe, bahçesinde TOMA ve sivil polislerin kol gezdiği bir yerden bahsediyoruz. Neden? Çünkü üniversitenin tarihi kulüpleri kampüs dışına çıkarılsın, kulüp kültürü, tarihi, orada okuyan öğrencilerin kolektif hafızası silinsin isteniyor. Öğrenciler direnince resmen OHAL ilan ettiniz. Dünyanın hangi saygın üniversitesinde, rektör dediğiniz kişi kampüse polis ordusu eşliğinde, adeta bir işgal komutanı gibi girer? Hangi ülkede, öğrenci kendi okulunun bahçesinde kendi kulüp odasında işgalci muamelesi görür? Geçtiğimiz hafta Erdoğan, bir toprağı fetheder gibi üniversiteye girdi. Sırf Erdoğan gelecek diye öğrencileri almadınız, hocaları okula almadınız, uzaktan ders diye bir garabet çıkardınız, yurtları boşalttınız. KOLEKTİF HAFIZAYA SALDIRI Sizin kurmak istediğiniz düzenin adı bellidir: Öğrencisiz üniversite, halksız demokrasi… Ama burası Boğaziçi! Sizin süpermarket gibi açtığınız apartman üniversitelerinden biri değil. 50 yıllık, 60 yıllık kulüplerini, bir gecede kapılarına kilit vurarak, eşyalarını sokağa atarak yok edemezsiniz. O kulüp odalarından attığınız sadece masa sandalye değil; bu ülkenin çok sesli kültürüdür, dayanışma ruhudur, özgür düşüncesidir. MAKAM ODASINA DEMİR PARMAKLIK TAKTIRAN REKTÖR BİLİM YÖNETEMEZ Gençlerin üzerine biber gazı sıkarak, gözaltına alarak, onları yerlerde sürükleyerek, onlara terörist yaftası yapıştırarak bir yere varamazsınız. Bir rektör düşünün ki; öğrencisinden korktuğu için makam odasının camlarını demir parmaklıklarla çevirtmiş. Bilim yuvası mı yönetiyorsunuz yoksa hapishane mi? Saray ve onun Kayyum Rektörü iyi bilsin: Boğaziçi Üniversitesi bir bina yığını değildir. O üniversitenin kültürü, liyakatle ve özgürlükle örülmüştür. Siz oraya istediğiniz kadar sadık memur atayın; özgür gençler size asla boyun eğmeyecek. O KELEPÇELER ELBET SÖKÜLECEK Tarih, bu kürsülerden demokrasi mavalları okuyup, üniversiteleri açık cezaevine çevirenleri asla affetmeyecektir. Biz, o öğrencilerin yanındayız. Biz, o hocaların yanındayız. Biz, liyakatin ve özgür düşüncenin yanındayız. Üniversiteler, sizin atadığınız memurların değil; o kampüste sabahlayan, sorgulayan, üreten öğrencilerin ve hocaların evidir. Boğaziçi’ndeki o kelepçeler elbet bir gün sökülecek ama sizin bu baskıcı, tutarsız ve liyakatsiz yönetiminiz tarihin utanç sayfalarında kalacak. Buradan eğitimi aksatmadan barışçıl bir şekilde kayyum rejimine karşı direnen tüm akademisyenlere ve öğrencilere selam olsun.

2026 Eskişehir Yılı Dayanışma Ruhu İle İlerliyor Haber

2026 Eskişehir Yılı Dayanışma Ruhu İle İlerliyor

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 2026 Eskişehir Yılı vizyonu kapsamında belirlenen hedef ve projeleri, şehirde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile hemşehri derneklerinin temsilcileriyle bir araya gelerek paylaştı. ​Haller Gençlik Merkezi’nde düzenlenen buluşmaya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve hemşehri derneği temsilcisi ve belediye bürokratları katıldı. Programda, 2026 Eskişehir Yılı için hazırlanan 26 dakikalık tanıtım videosu katılımcılarla buluşturuldu. Video gösteriminin ardından konuşan Başkan Ayşe Ünlüce, 2026 yılının Eskişehir için taşıdığı özel anlama dikkat çekerek, bu süreci ortak akıl ve dayanışmayla bir fırsata dönüştürmeyi hedeflediklerini ifade etti. Başkan Ünlüce, “2026 yılının Eskişehir için taşıdığı anlamdan yola çıkarak, bu güzel tesadüfü bir fırsata dönüştürmeyi hedefledik. “26” sayısı, bizler için sadece bir rakam değil; aidiyeti, aile olma hissini ve ortak bir duyguyu temsil ediyor. Ülke olarak zor bir dönemden geçtiğimizin farkındayız. Ancak Eskişehir’in karamsarlığa yakışmadığını düşünüyoruz. Bu şehir; dayanışma kültürü, birleştirici yapısı, güçlü geçmişi ve geleceğe dair umuduyla her zaman öncü olmuştur. Biz de 2026 yılında Eskişehir’in bu ruhunu daha da görünür kılmak istedik. Bu doğrultuda; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve bireylerle birlikte ‘Bu şehir için ne yapabiliriz?’ sorusuyla bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu süreçte sizlerin de katkısını çok önemsiyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız ve derneklerimiz yürüttüğünüz çalışmalarla 2026 yılına değer katacak projeler, etkinlikler ve fikirler üretmenizi bekliyoruz. Atılan her adımın Eskişehir’e değer katacağına inanıyoruz.” dedi. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşmasıyla sona erdi.

Hiçbir Kadın Eğitimini Sürdürdüğü Ortamda Korkuyla yaşamak Zorunda Değildir Haber

Hiçbir Kadın Eğitimini Sürdürdüğü Ortamda Korkuyla yaşamak Zorunda Değildir

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yaşanan kadına yönelik şiddet olayının görüldüğü ilk duruşmaya katıldı. Eskişehir Adliye Sarayında görülen ilk duruşmaya CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Kahya, İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, İlçe Kadın Kolları Başkanları ile Kadın Kolları Yöneticileri katılarak destek verdi. Duruşmanın ardından bir açıklama yapan İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal şu ifadeleri kullandı; "Son dönemde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenim gören bir erkek öğrencinin, aynı üniversitede öğrenim gören bir kadına yönelik cinsel saldırı iddiası kamuoyuna yansımıştır. Bu iddiaların, failin sorumluluğu merkeze alınarak; tüm yönleriyle, şeffaf, etkin ve gecikmeksizin soruşturulması gerekmektedir. Bir üniversite kampüsünde; derslikler, koridorlar ve güvenli olması gereken alanlarda yaşandığı iddia edilen şiddet, yalnızca bireysel bir olay olarak değerlendirilemez. Bu tür vakalar, kadınların eğitim hayatları boyunca maruz bırakıldıkları güvencesizliği ve korunmasızlığı açıkça ortaya koymaktadır. Aradan geçen aylara rağmen yargı sürecinin ağır işlemesi, şiddete maruz kalan kadının mağduriyetini derinleştirmektedir. İlk duruşması bugün görülen bu süreçte, yargılamaların gecikmesi ve kadının sürekli olarak yeniden mağdur edilmesi, kadınlar açısından adalet duygusunu zedeleyen bir tablo yaratmaktadır. Kadınların açıkça “hayır” demelerine rağmen sınırlarının ihlal edildiği, ardından susturulmaya çalışıldığı bir düzeni kabul etmiyoruz. Hiçbir kadın; eğitimini sürdürdüğü bir ortamda korkuyla yaşamak, maruz kaldığı şiddetin ardından yalnız bırakılmak zorunda değildir. Adaletin geciktiği her durumda şiddet cesaret bulur. Koruma mekanizmalarının işletilmemesi, kadınları daha da savunmasız hâle getirir. Üniversiteler, yargı kurumları ve tüm kamusal yapılar; kadınların güvenliğini esas alan, sorumluluk alan bir tutumla hareket etmek zorundadır. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanımız, Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcımız ve ilçe kadın kolları başkanlarımız ile birlikte bu sürecin takipçisi olduğumuzu; kadınların yalnız olmadığını ve dayanışmanın gücüne inandığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı durduğumuzu, kadınların değil; şiddetin ve şiddeti uygulayanların sorgulandığı bir adalet anlayışını savunduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Kadınların güvenle yaşadığı, okuduğu ve var olduğu bir ülke mümkündür. Bu mümkünlük için mücadele etmeye devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.