SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üniversiteler

Porsuk Haber Ajansı - Üniversiteler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üniversiteler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üniversiteyi Açık Hava Hapishanesine Çevirdiniz! Haber

Üniversiteyi Açık Hava Hapishanesine Çevirdiniz!

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Boğaziçi Üniversitesi’nde devam eden baskı rejimini sert sözlerle eleştirdi. Bankoğlu, üniversitenin bir “operasyon sahasına” dönüştürüldüğünü belirterek “Sizin kurmak istediğiniz düzenin adı bellidir: Öğrencisiz üniversite, halksız demokrasi!” dedi. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki polis ablukasına ve öğrenci kulüplerinin zorla boşaltılmasına değinen Bankoğlu, akademik özgürlüğün yerini korku ikliminin aldığını ifade etti. REKTÖR DEĞİL, İŞGAL KOMUTANI Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi: Bugün bu kürsüden bir geleneğin, bir hafızanın ve Türkiye’nin dünya çapındaki üniversitesinin nasıl sistematik bir şekilde infaz edildiğini anlatacağım. Boğaziçi Üniversitesi uzun bir süredir bir operasyon sahası haline getirilmiştir. Ama en son yaşananlarla birlikte Boğaziçi açık hava hapishanesine dönüştürülmüş durumda. Bu öyle bir zihniyet ki üniversiteyi binadan, öğrenciyi ise itaat etmesi gereken tebaadan ibaret sanıyor. Kampüs kapısına kelepçe vuran, bahçeye TOMA yığan, onlarca yıllık kulüpleri bir gece yarısı operasyonuyla kapı dışarı eden, kendi öğrencisinden korkan, kendi hocasına sırtını dönen bu kayyum rejimi, o koltukta üniversiteyi temsil etmek için değil, Saray’ın biat projesini yürütmek için oturmaktadır. KAMPÜSTE OHAL İLANI Bugünlerde kapısında kelepçe, bahçesinde TOMA ve sivil polislerin kol gezdiği bir yerden bahsediyoruz. Neden? Çünkü üniversitenin tarihi kulüpleri kampüs dışına çıkarılsın, kulüp kültürü, tarihi, orada okuyan öğrencilerin kolektif hafızası silinsin isteniyor. Öğrenciler direnince resmen OHAL ilan ettiniz. Dünyanın hangi saygın üniversitesinde, rektör dediğiniz kişi kampüse polis ordusu eşliğinde, adeta bir işgal komutanı gibi girer? Hangi ülkede, öğrenci kendi okulunun bahçesinde kendi kulüp odasında işgalci muamelesi görür? Geçtiğimiz hafta Erdoğan, bir toprağı fetheder gibi üniversiteye girdi. Sırf Erdoğan gelecek diye öğrencileri almadınız, hocaları okula almadınız, uzaktan ders diye bir garabet çıkardınız, yurtları boşalttınız. KOLEKTİF HAFIZAYA SALDIRI Sizin kurmak istediğiniz düzenin adı bellidir: Öğrencisiz üniversite, halksız demokrasi… Ama burası Boğaziçi! Sizin süpermarket gibi açtığınız apartman üniversitelerinden biri değil. 50 yıllık, 60 yıllık kulüplerini, bir gecede kapılarına kilit vurarak, eşyalarını sokağa atarak yok edemezsiniz. O kulüp odalarından attığınız sadece masa sandalye değil; bu ülkenin çok sesli kültürüdür, dayanışma ruhudur, özgür düşüncesidir. MAKAM ODASINA DEMİR PARMAKLIK TAKTIRAN REKTÖR BİLİM YÖNETEMEZ Gençlerin üzerine biber gazı sıkarak, gözaltına alarak, onları yerlerde sürükleyerek, onlara terörist yaftası yapıştırarak bir yere varamazsınız. Bir rektör düşünün ki; öğrencisinden korktuğu için makam odasının camlarını demir parmaklıklarla çevirtmiş. Bilim yuvası mı yönetiyorsunuz yoksa hapishane mi? Saray ve onun Kayyum Rektörü iyi bilsin: Boğaziçi Üniversitesi bir bina yığını değildir. O üniversitenin kültürü, liyakatle ve özgürlükle örülmüştür. Siz oraya istediğiniz kadar sadık memur atayın; özgür gençler size asla boyun eğmeyecek. O KELEPÇELER ELBET SÖKÜLECEK Tarih, bu kürsülerden demokrasi mavalları okuyup, üniversiteleri açık cezaevine çevirenleri asla affetmeyecektir. Biz, o öğrencilerin yanındayız. Biz, o hocaların yanındayız. Biz, liyakatin ve özgür düşüncenin yanındayız. Üniversiteler, sizin atadığınız memurların değil; o kampüste sabahlayan, sorgulayan, üreten öğrencilerin ve hocaların evidir. Boğaziçi’ndeki o kelepçeler elbet bir gün sökülecek ama sizin bu baskıcı, tutarsız ve liyakatsiz yönetiminiz tarihin utanç sayfalarında kalacak. Buradan eğitimi aksatmadan barışçıl bir şekilde kayyum rejimine karşı direnen tüm akademisyenlere ve öğrencilere selam olsun.

2026 Eskişehir Yılı Dayanışma Ruhu İle İlerliyor Haber

2026 Eskişehir Yılı Dayanışma Ruhu İle İlerliyor

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 2026 Eskişehir Yılı vizyonu kapsamında belirlenen hedef ve projeleri, şehirde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile hemşehri derneklerinin temsilcileriyle bir araya gelerek paylaştı. ​Haller Gençlik Merkezi’nde düzenlenen buluşmaya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve hemşehri derneği temsilcisi ve belediye bürokratları katıldı. Programda, 2026 Eskişehir Yılı için hazırlanan 26 dakikalık tanıtım videosu katılımcılarla buluşturuldu. Video gösteriminin ardından konuşan Başkan Ayşe Ünlüce, 2026 yılının Eskişehir için taşıdığı özel anlama dikkat çekerek, bu süreci ortak akıl ve dayanışmayla bir fırsata dönüştürmeyi hedeflediklerini ifade etti. Başkan Ünlüce, “2026 yılının Eskişehir için taşıdığı anlamdan yola çıkarak, bu güzel tesadüfü bir fırsata dönüştürmeyi hedefledik. “26” sayısı, bizler için sadece bir rakam değil; aidiyeti, aile olma hissini ve ortak bir duyguyu temsil ediyor. Ülke olarak zor bir dönemden geçtiğimizin farkındayız. Ancak Eskişehir’in karamsarlığa yakışmadığını düşünüyoruz. Bu şehir; dayanışma kültürü, birleştirici yapısı, güçlü geçmişi ve geleceğe dair umuduyla her zaman öncü olmuştur. Biz de 2026 yılında Eskişehir’in bu ruhunu daha da görünür kılmak istedik. Bu doğrultuda; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve bireylerle birlikte ‘Bu şehir için ne yapabiliriz?’ sorusuyla bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu süreçte sizlerin de katkısını çok önemsiyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız ve derneklerimiz yürüttüğünüz çalışmalarla 2026 yılına değer katacak projeler, etkinlikler ve fikirler üretmenizi bekliyoruz. Atılan her adımın Eskişehir’e değer katacağına inanıyoruz.” dedi. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşmasıyla sona erdi.

Hiçbir Kadın Eğitimini Sürdürdüğü Ortamda Korkuyla yaşamak Zorunda Değildir Haber

Hiçbir Kadın Eğitimini Sürdürdüğü Ortamda Korkuyla yaşamak Zorunda Değildir

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yaşanan kadına yönelik şiddet olayının görüldüğü ilk duruşmaya katıldı. Eskişehir Adliye Sarayında görülen ilk duruşmaya CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Kahya, İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, İlçe Kadın Kolları Başkanları ile Kadın Kolları Yöneticileri katılarak destek verdi. Duruşmanın ardından bir açıklama yapan İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal şu ifadeleri kullandı; "Son dönemde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenim gören bir erkek öğrencinin, aynı üniversitede öğrenim gören bir kadına yönelik cinsel saldırı iddiası kamuoyuna yansımıştır. Bu iddiaların, failin sorumluluğu merkeze alınarak; tüm yönleriyle, şeffaf, etkin ve gecikmeksizin soruşturulması gerekmektedir. Bir üniversite kampüsünde; derslikler, koridorlar ve güvenli olması gereken alanlarda yaşandığı iddia edilen şiddet, yalnızca bireysel bir olay olarak değerlendirilemez. Bu tür vakalar, kadınların eğitim hayatları boyunca maruz bırakıldıkları güvencesizliği ve korunmasızlığı açıkça ortaya koymaktadır. Aradan geçen aylara rağmen yargı sürecinin ağır işlemesi, şiddete maruz kalan kadının mağduriyetini derinleştirmektedir. İlk duruşması bugün görülen bu süreçte, yargılamaların gecikmesi ve kadının sürekli olarak yeniden mağdur edilmesi, kadınlar açısından adalet duygusunu zedeleyen bir tablo yaratmaktadır. Kadınların açıkça “hayır” demelerine rağmen sınırlarının ihlal edildiği, ardından susturulmaya çalışıldığı bir düzeni kabul etmiyoruz. Hiçbir kadın; eğitimini sürdürdüğü bir ortamda korkuyla yaşamak, maruz kaldığı şiddetin ardından yalnız bırakılmak zorunda değildir. Adaletin geciktiği her durumda şiddet cesaret bulur. Koruma mekanizmalarının işletilmemesi, kadınları daha da savunmasız hâle getirir. Üniversiteler, yargı kurumları ve tüm kamusal yapılar; kadınların güvenliğini esas alan, sorumluluk alan bir tutumla hareket etmek zorundadır. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanımız, Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcımız ve ilçe kadın kolları başkanlarımız ile birlikte bu sürecin takipçisi olduğumuzu; kadınların yalnız olmadığını ve dayanışmanın gücüne inandığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı durduğumuzu, kadınların değil; şiddetin ve şiddeti uygulayanların sorgulandığı bir adalet anlayışını savunduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Kadınların güvenle yaşadığı, okuduğu ve var olduğu bir ülke mümkündür. Bu mümkünlük için mücadele etmeye devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.