SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üniversite

Porsuk Haber Ajansı - Üniversite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üniversite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Yapay Zekâda Öncü Şehir Oluyor Haber

Eskişehir Yapay Zekâda Öncü Şehir Oluyor

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Anadolu Üniversitesi bünyesinde Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasına ilişkin yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlanmasını değerlendirdi. Dönmez, hedeflerinin Eskişehir’i yapay zekâ teknolojilerinde Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri hâline getirmek olduğunu vurguladı. ​Resmî Gazete'de Yayımlandı: Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Merkezine Kavuştu ​Eskişehir’in teknoloji ve bilim ekosistemini güçlendirecek olan Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi resmiyet kazandı. Süreci başından bu yana yakından takip ettiklerini belirten Fatih Dönmez, merkezin kuruluşunun şehir ve üniversite için somut bir kazanıma dönüştüğünü ifade etti. ​Dönmez, merkez sürecindeki kararlı duruşu ve vizyoner yaklaşımı nedeniyle Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e teşekkür ederek, üniversitenin akademik birikimiyle yapay zekâ alanında çığır açan çalışmalara imza atacağına inandığını belirtti. ​"Yapay Zekânın Yalnızca Takip Edildiği Değil, Üretildiği Bir Şehir Olacağız" ​Fatih Dönmez, Eskişehir’in teknoloji vizyonuna ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ​"Anadolu Üniversitemiz bünyesinde Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Eskişehir’i yapay zekânın yalnızca takip edildiği değil, aynı zamanda üretildiği, geliştirildiği ve geleceğe yön veren çalışmaların gerçekleştirildiği öncü şehirlerden biri hâline getirmeyi hedefliyoruz. Üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz, kamu kurumlarımız ve teknoloji ekosistemimizle iş birliği içerisinde bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." ​Teknoloji Ekosisteminde Güç Birliği ​Merkezin kurulmasında emeği geçen tüm akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür eden Dönmez, yeni araştırma merkezinin Eskişehir’e, Anadolu Üniversitesine ve Türkiye’nin teknoloji hamlesine hayırlı olmasını diledi. ​Yapay zekâ odaklı projelerin, Eskişehir'deki üniversiteler ve sanayi kuruluşları arasında yeni iş birliği kapıları aralaması bekleniyor.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

Büyükşehir'den Üniversiteli Gençlere Eğitim Desteği Haber

Büyükşehir'den Üniversiteli Gençlere Eğitim Desteği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, üniversite eğitimine devam eden gençlerin eğitim süreçlerine katkı sunmak amacıyla eğitim desteği başvurularını başlatıyor. Eskişehir’de ikamet eden ailelerin lisans düzeyinde eğitim gören çocuklarına yönelik destek için başvurular 1-11 Ekim 2026 tarihleri arasında online olarak alınacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitim hayatlarını destekleyen çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Eskişehir’de ikamet eden ailelerin üniversitelerde lisans düzeyinde eğitim alan çocuklarına yönelik “Eğitim Desteği” programı bu yılda devam ediyor. Gençlerin eğitim süreçlerinde ailelerinin yükünü hafifletmeyi ve fırsat eşitliğine katkı sunmayı amaçlayan destek için başvurular 1-11 Ekim 2026 tarihleri arasında online olarak gerçekleştirilecek. Başvurular, basvuru.eskisehir.bel.tr/egitimdestek/ adresi üzerinden yapılabilecek. EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ Eğitim desteğinden yararlanacak öğrencilerin belirlenmesinde; ailenin sosyoekonomik koşulları, hanedeki kişi sayısı, hanede öğrenim gören öğrenci sayısı, özel durumlar ve başarı kriterleri göz önünde bulundurulacak. Öte yandan kırsal ilçelerde yaşayan öğrenciler için destek kapsamı genişletilecek. Kırsal ilçelerde ikamet eden öğrenciler, lisans eğitiminin yanı sıra önlisans eğitimi için de başvuruda bulunabilecek. “GENÇLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, gençlerin eğitim hayatlarında desteklenmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Eğitim, toplumumuzun geleceği için en önemli yatırım. Gençlerimizin yanında olmak, onları desteklemek bizim önceliğimiz.” ifadelerini kullandı.

Genç Hekim Adayları Beyaz Önlüklerini Giydi Haber

Genç Hekim Adayları Beyaz Önlüklerini Giydi

ESOGÜ Tıp Fakültesi’ne bu yıl kayıt yaptıran öğrenciler, düzenlenen geleneksel “Beyaz Önlük Giyme Töreni” ile hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bu yıl kayıt yaptıran öğrenciler, Üniversite Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen geleneksel “Beyaz Önlük Giyme Töreni” ile hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı. Törene Üniversite Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan, Prof. Dr. Mustafa Önder, Tıp Fakültesi yönetimi, öğretim üyeleri, emekli öğretim üyeleri ve genç hekim adaylarının aileleri de katıldı. Törende konuşan Tıp Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir öncelikle velilere teşekkür ederek, yıllardır emek verdikleri yavrularının artık hekim adayı olarak Tıp Fakültesi’ne, güzide ve kutsal hekimlik mesleğine adım attığını söyledi. Prof. Dr. Özdemir onların artık kendilerine emanet olduğunu ve 50 yılı geçen maziye sahip ve akredite Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, tecrübeli ve dinamik öğretim üyesi kadrosundan en iyi tıp eğitimini alacaklarını ifade etti. Genç hekim adaylarına seslenerek Türkiye’nin en iyi öğrencileri arasında yer alıp Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandıklarını ve bu yolun sonunda dünyanın en güzel mesleklerinden birisine sahip olacaklarını hatırlatan Prof. Dr. Özdemir, ülkemizin onlara emanet olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı mirası en iyi şekilde devir alıp yaşatarak ilerleteceklerinden şüphelerinin olmadığını dile getirdi. Hekimliğin birçok özelliği içinde barındıran bir meslek olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, “Hekimlik; kimi zaman hastanızla üzülmektir, kimi zaman çocuğunuzu bırakıp gittiğinizde yaşadığınız burukluktur, kimi zaman şifa verdiğiniz hastanın duasıyla yaşadığınız mutluluktur, en üzüntülü zamanınızda hastaya sıcak bir dokunuş ve gülümsemedir.” dedi. Genç hekim adaylarından; kendini geliştiren, yabancı dil bilen, iletişimi kuvvetli, empati yeteneği olan, akıl ve bilim sahibi, zaman yönetimini becerebilen, ahlaklı, ahde vefalı hekimler olmalarını ve ülke sevgisini kalplerinin derinliklerinde hep hissetmelerini istedi. Halen görevde olan ve emekliye ayrılmış Tıp Fakültesi öğretim üyelerine de teşekkür eden Prof. Dr. Özdemir, hekim yetiştirmenin çok önemli bir hizmet ve meziyet olduğunu belirterek, usta-çırak ilişkisinin her zaman yaşandığı hekimlik mesleğinde rol model olarak hekim adaylarına verdikleri iyi eğitim için kendilerine şükranlarını sundu. Prof. Dr. Özdemir, genç hekim adaylarından İleride hangi branşta görev yaparlarsa yapsınlar bir gün hekim olarak insanların hayatını kurtarmak için her türlü müdahaleyi yapmalarının gerekebileceği bilinciyle çalışıp kendilerini geliştirmelerini istedi. Gençlere beyaz önlüğün saflığı, temizliği, sorumluluğu, özveriyi, kutsallığı, fedakarlığı temsil ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Özdemir, törene katılan tüm misafirlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy konuşmasında beyaz önlüklerini giyecek olan hekim adaylarına hitap ederek, “Uzun ve yorucu bir hazırlık sürecinin sonunda her biriniz Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda yüksek puanlar aldınız ve tercihleriniz sonucunda da ülkemizin en iyi hekimlerini, en donanımlı şekilde yetiştiren Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim görmeye hak kazandınız. Bu üstün başarılarınızdan dolayı hepinizi kutluyorum. ”dedi. Beyaz önlüklerini giyerek hekimlik mesleğine ilk adımlarını attıklarını söyleyen Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, fakültede 6 yılı disiplinli bir şekilde çok çalışarak ve belki çok yorularak geçireceklerini fakat buradan mezun olduklarında ülkeleri, aileleri ve insanlık için faydalı olacak çok onurlu bir mesleğin birer neferi olacaklarını belirtti. Üniversitenin Tıp Fakültesi’ndeki değerli öğretim üyelerinin engin tecrübeleriyle, hekim adaylarına çağdaş tıbbı, eksiksiz ve kolaylıkla uygulamalarını sağlayacak, mesleki bilgi ve yetenekleri kazandıracak ve onları en iyi şekilde yetiştireceklerini söyledi. Tıp Fakültesi öğretim üyelerine de bu vesile ile emekleri ve özverili çalışmaları için şükranlarını sundu. Hekim adaylarının ailelerine de seslenen Prof. Dr. Gümüşsoy, Tıp Fakültesine başarılı, pırıl pırıl evlatlar yetiştirdikleri için aileleri kutladı ve evlatlarının artık kendilerine emanet olduğunu, onların en yüksek kalitede eğitim görmeleri, hekimlik mesleğine en iyi şartlarda yetiştirilmeleri için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini kaydetti. Hekim adaylarının bugün giymeye hak kazandıkları beyaz önlüğün hekimliğe ilk adımın olduğu kadar doğruluğun, şifanın, aydınlığın, bilimsel kimliğin ve etik değerlere bağlılığın da simgesi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gümüşsoy, beyaz önlüklerini giydikleri andan itibaren bu şerefli mesleğin birer adayı olacaklarını ve beyaz önlüklerine en ufak bir leke sürdürmemek için ellerinden gelen gayreti ve çalışkanlığı göstereceklerine inancının tam olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, tüm genç hekim adaylarına başarılı ve huzurlu bir eğitim hayatı dileyerek konuşmasını tamamladı. Açılış konuşmasının ardından hekim adaylarına beyaz önlükleri gruplar halinde giydirildi. Tören sonrasında topluca hatıra fotoğrafı çektirildi.

YRP İl Başkanı Faruk Güler: “Öğrencilerin Barınma ve Kira Sorunu Çözülmelidir” Haber

YRP İl Başkanı Faruk Güler: “Öğrencilerin Barınma ve Kira Sorunu Çözülmelidir”

Yeniden Refah Partisi Eskişehir İl Başkanı Faruk Güler, üniversite tercih ve yerleştirme süreciyle birlikte yeniden gündeme gelen öğrenci barınması ve yüksek kira bedelleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir’in önemli bir öğrenci şehri olduğunu belirten Güler, öğrencilerin eğitim hayatına başlamadan barınma endişesiyle karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. YURT KAPASİTESİ ARTIRILMALIDIR Eskişehir’e eğitim için gelecek öğrencilerin güvenli ve ekonomik barınma imkânlarına ulaşması gerektiğini ifade eden Güler, mevcut yurt kapasitesinin ihtiyaçları karşılayacak şekilde geliştirilmesini istedi. Güler, “Gençlerimiz üniversite kazanmanın sevincini yaşayamadan yurt ve ev arayışına başlıyor. Aileler ise yüksek kira, depozito ve taşınma giderleri nedeniyle büyük bir ekonomik yükle karşılaşıyor. Öğrencilerimizin barınma sorunu eğitim hayatlarını olumsuz etkilemeden çözülmelidir” dedi. YÜKSEK KİRALAR AİLELERİ ZORLUYOR Konut kiralarındaki artışın öğrencileri birden fazla kişiyle küçük evlerde yaşamaya yönelttiğini belirten Güler, dar gelirli ailelerin çocuklarını başka bir şehirde okutmakta zorlandığını ifade etti. Güler, “Barınma artık öğrencilerimizin en büyük gideri hâline gelmiştir. Birçok aile kira, ulaşım, beslenme ve eğitim masraflarını aynı anda karşılayamamaktadır. Öğrencilerin çaresizliği fırsata dönüştürülmemeli, fahiş kira ve depozito taleplerine karşı gerekli denetimler yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. BELEDİYELER SORUMLULUK ALMALIDIR Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin öğrencilere yönelik uygun fiyatlı barınma projeleri geliştirmesi gerektiğini belirten Güler, kullanılmayan kamu binalarının ve belediyelere ait uygun taşınmazların öğrenci yurduna dönüştürülmesinin değerlendirilmesini istedi. Üniversiteler, belediyeler ve ilgili kamu kurumları arasında ortak bir çalışma yürütülmesi gerektiğini söyleyen Güler, öğrencilere güvenilir barınma rehberliği sunacak bir danışma merkezinin kurulmasının da faydalı olacağını belirtti. ÖĞRENCİLER GÜVENLİ KONUTLARA ULAŞMALIDIR Kiralanan evlerin deprem güvenliği, ısınma şartları ve temel yaşam koşulları bakımından uygun olması gerektiğini vurgulayan Güler, öğrencilerin sağlıksız ve güvensiz yapılarda yaşamaya mecbur bırakılmaması çağrısında bulundu. Güler açıklamasını, “Eskişehir’in öğrenci şehri olarak anılması tek başına yeterli değildir. Gençlerimize güvenli barınma, uygun fiyatlı ulaşım ve erişilebilir beslenme imkânı sunmalıyız. Öğrencilerimizi ekonomik bir kazanç kapısı olarak değil, şehrimizin geleceği olarak görmeliyiz” sözleriyle tamamladı.

Başkan Ünlüce'den Gençlere: "Eskişehir’imize Hoş Geldiniz" Haber

Başkan Ünlüce'den Gençlere: "Eskişehir’imize Hoş Geldiniz"

YKS tercih sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Eskişehir’de üniversite heyecanı başladı. Türkiye’nin 7 yıldır üst üste en öğrenci dostu şehri seçilen Eskişehir, kente yeni gelen üniversite öğrencilerini karşılamaya hazırlanıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, gençlere “Türkiye’nin öğrenci başkenti güzel Eskişehir’imize hoş geldin. Gençsin, güzelsin, iyi ki Eskişehir’desin” sözleriyle seslendi. Üniversite tercih sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte binlerce genç için yeni bir dönem başlarken, Türkiye’nin öğrenci kenti Eskişehir de yeni üniversitelilerini karşılıyor. Öğrencilerin tercihleriyle şekillenen kent yaşamı, sosyal ve kültürel olanaklarının yanı sıra gençlere yönelik belediye hizmetleriyle de üniversite hayatına önemli katkılar sunuyor. ÜniAR Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri Araştırması (ÖDÜŞ) 2026 sonuçlarına göre Eskişehir, 65 bin üniversite öğrencisinin değerlendirmeleri sonucunda 90,1 puanla A+ derecesi aldı ve Türkiye birinciliğini bu yıl da korudu. Böylece Eskişehir, 7 yıl boyunca aralıksız Türkiye’nin en öğrenci dostu şehri seçilerek zirvedeki yerini sürdürdü. GENÇLER İÇİN HER ALANDA DESTEK Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, öğrencilerin kentteki yaşamlarını kolaylaştırmak ve üniversite hayatlarını daha erişilebilir hale getirmek amacıyla farklı alanlarda hizmet sunuyor. Bademlik Kız Öğrenci Misafirhanesi güvenli ve uygun koşullarda barınma imkânı sağlarken, Kent Lokantaları da öğrencilerin bütçelerine katkı sunuyor. Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM), Osmangazi Meşelik Gençlik Merkezi, Haller Gençlik Merkezi ve Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi ise gençlerin eğitim, sosyal yaşam ve kişisel gelişimlerine yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Sosyal Kütüphane gençlere ders çalışma imkânı sunarken, Eskişehir Halk Okulu ücretsiz eğitim ve gelişim olanakları sağlıyor. 26 Altı 26 Genç Yaratıcılar Programı ile de gençlerin yaratıcı fikirleri destekleniyor. ÖĞRENCİLERİN KENTTEKİ YAŞAMINI KOLAYLAŞTIRIYOR Abonman Kart uygulaması ve gece saatlerinde devam eden toplu taşıma seferleri öğrencilerin kent içindeki ulaşımını kolaylaştırırken; kampüslerde gerçekleştirilen tanıtım çalışmaları, sıcak çorba ikramları, atölyeler, söyleşiler, tiyatro gösterimleri, festivaller ve kültür-sanat etkinlikleri de gençlerin sosyal yaşamına katkı sağlıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, gençlerin kentin enerjisi ve umudu olduğunu belirterek, Eskişehir’in genç dostu kimliğini güçlendiren çalışmaların “Genç Dostu Kent İyi Yönetişim Teşvik Ödülü” ile de taçlandırıldığını ifade etti. Ünlüce, Eskişehir’e yeni gelen üniversite öğrencilerine yönelik mesajında, “Sevgili genç arkadaşım; bu şehrin, güzel ülkemizin enerjisi de umudu da sensin. Hayallerini özgürce büyütmen için her zaman yanındayız. Türkiye’nin öğrenci başkenti güzel Eskişehir’imize hoş geldin. Gençsin, güzelsin, iyi ki Eskişehir’desin.” ifadelerini kullandı.

Eskişehir'de ''İklim Adası'' Heyecanı Haber

Eskişehir'de ''İklim Adası'' Heyecanı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim değişikliği uyum ve azaltım çalışmalarının kente yeni bir vizyon kazandıracağı İklim Adası projesindeki çalışmaları yerinde incelemek üzere Kentpark'ı ziyaret etti. Yapımı hızla devam eden proje; sürdürülebilir yaşamı destekleyen yapısı ve ortak üretim kültürünü teşvik eden yaklaşımıyla Eskişehir'in geleceğine yön verecek önemli merkezlerden biri olmaya hazırlanıyor. "ADA", DAHA İYİ BİR GELECEĞİN SİMGESİ Kentpark'ta yükselen İklim Adası, yalnızca fiziksel bir yapı olmanın ötesinde; iklim değişikliğiyle mücadelede kamu, üniversite, özel sektör ve vatandaşları aynı çatı altında buluşturacak yenilikçi bir yaşam ve üretim merkezi olarak tasarlandı. Geniş katılımla sürdürülen proje kapsamında yürütülen yenileme ve düzenleme çalışmaları aralıksız devam ediyor. Projede görev alan uzmanlar, "ADA" kavramının taşıdığı anlamı ve projenin vizyonunu paylaştı. Hizmet Tasarımcısı Elitnisa Şölenay, İklim Adası'nın yalnızca bir mekân değil, geleceğe yönelik ortak bir arayışın ürünü olduğunu belirterek, "Ada; artı değer arayışı demektir. 'Nasıl daha iyi bir gelecek yaratırız?' sorusunu birlikte sorduğumuz bir alan oluşturuyoruz. Kamu, özel sektör, üniversite ve vatandaş iş birliğiyle iklim krizine yönelik çözümler geliştirecek, toplumun ihtiyaçlarına yönelik yeni hizmetler tasarlayacağız." dedi. Eğitim ve Çocuk Gelişimi Uzmanı Hilal Kılıç ise sürdürülebilirliğin yaşamın her alanını kapsayan bir dönüşüm olduğuna dikkat çekerek, "Sürdürülebilirlik yalnızca çevreyi korumak değildir; insanların yaşam alışkanlıklarını olumlu yönde değiştirmesiyle başlar. İklim Adası da birlikte üretebileceğimize ve hayatı birlikte güzelleştirebileceğimize inandığımız bir merkez olacak." ifadelerini kullandı. "ORTAK EMEĞİN VE DAYANIŞMANIN ESERİ" Çalışmaları yerinde inceleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm paydaşlara teşekkür ederek şu değerlendirmede bulundu: "Eskişehir'in geleceği adına bizi heyecanlandıran, çok özel bir proje olan İklim Adası'nda devam eden çalışmalarımızı inceledik. Bu vizyona inanarak projemize emek ve gönül veren değerli bağışçımız başta olmak üzere, tüm çalışma arkadaşlarıma ve kıymetli paydaşlarımıza teşekkür etmeyi bir borç biliyorum." FİKİR, ÜRETİM VE DAYANIŞMANIN YENİ MERKEZİ Tamamlandığında Eskişehir'e önemli bir sosyal inovasyon merkezi kazandıracak olan İklim Adası; iklim değişikliği uyum ve azaltım çalışmaları, sürdürülebilir yaşam ve toplumsal dayanışma alanlarında örnek uygulamalara ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 500 metrekare kapalı ve 2 bin metrekare açık alanda hizmet verecek merkez, herkes için erişilebilir mekân tasarımıyla dikkat çekecek. İklim Adası bünyesinde kafeterya, ortak ve bireysel çalışma alanları, amfi konferans alanı, sessiz toplantı odaları, tamir ve yapım atölyesi, içerik üreticileri için podcast ve çekim odası ile yapının tamamına yayılan kitaplık alanları yer alacak.

ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi Haber

ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Diş Hekimliği Fakültesi 2026 yılı mezunlarını ESOGÜ Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen törenle verdi. Törene ESOGÜ Yönetimi ve öğretim üyelerinin yanı sıra mezun aileleri de katıldı. Törende mezun öğrenciler adına konuşan dönem birincisi Diş Hekimi İrem Öykü İlgör, fakülte kapısından ilk kez içeri girerken hissettikleri heyecanın, yerini mezun olmanın ve diplomalarını ellerine almanın gururuna bıraktığını kaydetti. Emek ve destekleri için ailesine ve genç diş hekimleri olarak yetişmelerine emek veren tüm hocalarına teşekkür eden İrem Öykü İlgör, mezunlar olarak önlerinde bilgiyle, emekle ve sabırla yürüyecekleri uzun bir meslek hayatının bulunduğunu belirtti ve meslektaşlarına başarılar diledi. ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Batu Can Yaman, fakültelerinin kuruluşundan bu yana gösterdiği gelişme ivmesi, güçlü akademik kadrosu, çağdaş teknolojik altyapısı ve nitelikli eğitim anlayışı sayesinde ülkemizin saygın diş hekimliği fakültelerini arasında önemli bir konuma yükseldiğini belirterek, YKS Öğrenci tercihlerinde ve DUS sınavlarında elde ettiği başarıların bunun en güzel göstergesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Batu Can Yaman, bilimsel çalışmalarıyla ülkemize ve dünyaya katkı sağlayan, kendini sürekli geliştiren, bilgi ve tecrübelerini öğrencilerine büyük bir özveriyle aktaran ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri ile birlikte, fakültelerinin kuruluşunun 17. ve ilk öğrencilerinin gelişinin 14. Yılında, 10. dönem mezunlarını uğurlamanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Mezun ailelerine de seslenen Prof. Dr. Yaman, yapmış oldukları fedakarlıklar ve verdikleri emeklerle bugün bu mutlu ve gurur verici tabloyu aslında onların oluşturduğunu belirtti ve artık birer diş hekimi olan çocuklarıyla ne kadar gururlanıp övünseler az olduğunu söyledi. Konuşmasının son bölümünde yeni mezun genç diş hekimlerine seslenen Prof. Dr. Batu Can Yaman şunları söyledi: “Bugün beş yıllık yoğun ve zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorsunuz. Sizleri yürekten kutluyorum. Ancak bugün aslında bir son değil, meslek hayatınızın başlangıcıdır. Diş Hekimliği sürekli gelişen, kendini yenilemeyi zorunlu kılan bir bilim dalıdır. Mesleğiniz boyunca yeni teknolojileri takip etmeli, bilimsel gelişmeleri yakından izlemeli ve kendinizi sürekli geliştirmelisiniz. Otuz iki yılı bitiren bir hekim ve akademisyen olarak şunu söyleyebilirim ki bu yol zaman zaman yorucu olacak, bazen sabrınızı zorlayacaktır. Ancak karşılığında sizleri daha donanımlı, daha başarılı ve daha saygın bir hekim haline getirecektir. Bu nedenle hiçbir zaman öğrenmekten ve çalışmaktan vazgeçmeyin. İyi bir hekim olmanın yolu yalnızca iyi eğitim almaktan geçmez. Aynı zamanda iyi bir insan olmak, vicdan sahibi olmak, etik değerlere bağlı kalmak ve insan sevmek gerekir. Bizlerin sizlerden beklentisi; aklı hür, vicdanı güçlü, etik değerlere bağlı, hastasına ailesi gibi yaklaşan, ülkesini seven, mesleğini onurla temsil eden hekimler olmanızdır. Ve asla unutmayın ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi her zaman sizin temel yuvanızdır ve hayatınız boyunca ihtiyaç duyduğunuz her an açık kapınız olacaktır. Sevgili diş hekimi meslektaşlarım, bu duygu ve düşüncelerle mezuniyetinizi şahsım, tüm öğretim üyelerimiz ve fakülte çalışanlarımız adına yürekten kutluyor meslek hayatınız boyunca sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.” ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise konuşmasında şunları söyledi: “Bugün ESOGÜ’de aldıkları zorlu eğitimin ardından Türkiye’nin dört bir yanında mesleklerini icra etmeye hazır olan genç diş hekimlerimizin mezuniyet heyecanını paylaşmak üzere bir araya geldik. Burada mezunlarımızın yaşadığı heyecanı ve gururu görmek bizlerin geleceğe olan inancını güçlendirmektedir. Eğitimdeki yarım asırlık tecrübesiyle ESOGÜ; bir yandan sahip olduğu fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu, enstitü ve bilimsel araştırma merkezlerinde eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütürken, diğer yandan bünyesinde yer alan Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile bölgesel sağlık hizmeti vermektedir. Üniversitemiz kampüsünde binlerce vatandaşımız eğitim-öğretim dışında sağlık ve sosyal alanlarda hizmet almaktadır. Bu kapasite ESOGÜ ailesi olarak bizleri gururlandırmaktadır. Diş hekimliği, çağın gereklerine ve teknolojik gelişmelere göre kendini yenilemeyi, güncel ve dinamik bir bilgi birikimine sahip olmayı zorunlu kılan bir meslektir. Sizlerin bu hassasiyetle meslek hayatınız boyunca bilim ve teknolojinin rehberliğinde kendinizi yenileyerek, mesleğinizi en iyi şekilde icra edeceğinize inanıyoruz. Sizler üniversitemizde almış olduğunuz eğitim- öğretime güveniniz. Çünkü üniversite olarak sizlerin; düşünen, sorgulayan, araştıran ve kendini geliştiren mezunlar olmanız için emek harcadık. Bu vesileyle siz genç diş hekimlerimizin iyi yetişmelerine özveriyle katkıda bulunan tüm üniversitemiz öğretim üyelerine ve öğretim elemanlarına teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgili mezunlarımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk istiklal ve Cumhuriyetimizi sizlere emanet etmiştir. Bugün, bizlerin de sizden en büyük beklentisi bu emanete sahip çıkarken, vatanına ve milletine gönülden bağlı; diline, tarihine, kültürüne ve manevi değerlerine sahip çıkan, vizyon sahibi bireyler olarak toplumdaki yerlerinizi almanızdır. Kıymetli anne ve babalar, en kıymetli varlıklarınız olan evlatlarınızı büyük bir özveriyle yetiştirip bizlere emanet ettiniz. Bugün fedakarlıklarınıza layık olmak için ellerinden geleni yapan ve karşılığını almayı hak eden genç mezunlarımızla bizler de en az sizin kadar gurur duyuyoruz. Mezunlarımız bundan sonraki mesleki ve sosyal yaşamlarında da siz anne ve babaların ve bizlerin verdiği değerleri koruyup; çevreleriyle uyumlu, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan ilişkiler kuracak ve başarılı olacaklardır. Buna inancımız tamdır. Sevgili gençler, hayatta hedeflerinize ulaşmak yolunda kendinize güvenin ve önünüze çıkan engeller sizi asla umutsuzluğa düşürmesin. İlerleyen dönemlerde karşılaşacağınız zorlukları aşarken, aldığınız eğitimin ışığı her zaman yolunuzu aydınlatsın. Sizlerle gurur duyuyor, hepinize sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu bir hayat diliyorum. Yolunuz bahtınız açık olsun.” Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak dönem birincisi Diş Hekimi İrem Öykü İlgör’e mezuniyet belgesini verdi. Sonrasında dönem birincisi Diş Hekimi İrem Öykü İlgör mezuniyet kütüğüne dönem plaketini çaktı. Daha sonra sırasıyla okullarını dereceyle bitiren mezunlara ve tüm mezunlara mezuniyet belgeleri verildi. Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Canan Akay tarafından mezunlara Diş Hekimliği Andının okutulmasının ardından, keplerin topluca havaya atılmasıyla tören sona erdi.

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak: "15 Temmuz Ruhunu Gelecek Nesillere Aktarmalıyız" Haber

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak: "15 Temmuz Ruhunu Gelecek Nesillere Aktarmalıyız"

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle anlamlı bir anma mesajı yayımladı. Rektör Çolak mesajında, 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişimine karşı Türk milletinin ortaya koyduğu şanlı direnişi vurgularken, üniversite ve eğitim camiasına düşen sorumlulukların altını çizdi. "Emperyalizmin Kirli Amaçlarına Türk Milleti Dur Dedi" Hain darbe girişiminin hedef aldığı noktaları ve yapılan alçakça saldırıları hatırlatan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’cü hainler, emperyalizmin kirli amaçları doğrultusunda milli iradeyi yok sayarak demokrasimizi yıkmak için darbe girişiminde bulunmuşlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni; vatanına, milletine ve devletine bağlı asker ve polislerimize ait karargâhları alçakça bombalayan hainler, darbeye karşı koyan sivil vatandaşlarımızı da şehit etmişlerdir." "Cumhurbaşkanımızın Liderliğinde Şanlı Bir Direniş Sergilendi" Karanlık planların milletin azmiyle boşa çıkarıldığını ifade eden Çolak, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin sarsılmaz olduğunu belirtti: "Ülkemizi karanlığa sürükleyerek yıllarca geriye götürebilecek bu hain girişim, demokrasisine ve özgürlüğüne yürekten bağlı milletimizin kararlılığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sergilenen şanlı direnişle durdurulmuş ve Türk milletinin böyle hain emel ve hedeltelere asla geçit vermeyeceği tüm dünyaya gösterilmiştir. 15 Temmuz’da iradesini demokrasiden yana koyan aziz milletimiz, birliğimize kastetmeyi planlayan karanlık odaklara, bundan sonra da karşılarında tam bir birliktelik şuuruyla kenetlenmiş olarak bulunacağının mesajını açıkça vermiştir." "Gençlerimize Bayrak ve Vatan Sevgisini Aşılamalıyız" Bugünün nesillerine düşen en büyük görevin bu tarihi hafızayı diri tutmak olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kamil Çolak, mesajını şu anlamlı sözlerle tamamladı: "Today bizlere düşen ise 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananları ve bunların arkasındakileri çok iyi bilmek, asla unutmamak ve gelecek nesillere de tüm yönleriyle aktararak gençlerimize bayrak, vatan ve millet sevgisini aşılamaktır. Bu duygu ve düşüncelerle milletimizin zafer günü olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, hain kalkışmaya karşı koyarken yaralanan gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor; bayrağımız, vatanımız ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.