SON DAKİKA
Hava Durumu

#Unesco

Porsuk Haber Ajansı - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” Etkinliği Gerçekleştirildi Haber

“Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” Etkinliği Gerçekleştirildi

Türkiye’de 26 kentte düzenlenen ve Eskişehir’in ilk kez ev sahipliği yaptığı Kültür Yolu Festivali kapsamında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İmren Erşen Oya Müzesi’nde “Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” etkinliği gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olma özelliği taşıyan İmren Erşen Oya Müzesi’ndeki söyleşide somut olmayan kültürel mirasın önemli değerlerinden biri olan oya sanatı, tüm yönleriyle ele alındı. Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olan, tarihi atmosferi ve zengin koleksiyonuyla dikkat çeken İmren Erşen Oya Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra sanatseverler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Anadolu’nun en zarif el sanatlarından biri olan oya sanatının kültürel belleğimizdeki yeri, geçmişten günümüze taşıdığı anlamlar ve yaşatılma süreçlerinin konuşulduğu etkinlikte; kadınların duygu, düşünce ve umutlarını ilmik ilmik işlediği oyaların taşıdığı sembolik anlamlar da değerlendirildi. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında koruma altına alınan oya sanatının yalnızca bir süsleme değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim dili olduğuna dikkat çekildi. Söyleşinin moderatörlüğünü Geleneksel Sanatlar Derneği Genel Sekreteri Sona Tomaç üstlenirken, İmren Erşen Oya Müzesi Koleksiyonerlerinden İmren Erşen ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Uzmanı Ahmet Tan konuşmacı olarak yer aldı. Uzman isimler, oyanın el sanatlarından sözlü kültüre, toplumsal yaşamdan kültürel kimliğe kadar uzanan geniş etkisini katılımcılarla paylaştı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Anadolu’nun ince emeğini, sabrını ve kültürel hafızasını taşıyan oyaların geçmişten bugüne uzanan hikâyesini dinledik, bu değerli mirasın yaşatılmasının önemini bir kez daha gördük. İmren Erşen Oya Müze’mizin Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olması ise Eskişehir adına ayrı bir gurur kaynağı. Baştan İmren Erşen olmak üzere, kültürümüze emek veren herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören etkinlikte, geleneksel el sanatlarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine vurgu yapılırken, Eskişehir’in kültür ve sanat yaşamına katkı sunan çalışmaların devam edeceği ifade edildi.

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor Haber

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor

Müzeler Haftası, dünya genelinde kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanırken müzeler geçmiş ile bugün arasında köprü kuran önemli kültür kurumları olarak öne çıkıyor. Sanatın, tarihin ve bilimin somutlaştığı bu yapılar, toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sağlarken, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin gelişmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Anadolu Üniversitesi de bünyesinde yer alan dört müzesiyle bu kültürel misyona katkı sunmaya devam ediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi, Müzeler Haftası kapsamında sanatseverleri ve ziyaretçileri farklı disiplinlerde zengin bir kültürel yolculuğa davet ediyor. Cumhuriyet Tarihi Müzesi kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktarıyor Müzelerin geçmişle bugün arasında bağ kuran, bilimin, sanatın ve tarihin somutlaştığı mekânlar olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat müzelerin yalnızca sergi alanları değil aynı zamanda birer eğitim kurumu niteliği taşıdığını belirtiyor. Öğr. Gör. Dr. Aykanat, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Müzelerin, sergilenen eserler aracılığıyla geçmişin zihinde somutlaşmasını sağladığını dile getiren Öğr. Gör. Dr. Aykanat, bu yönüyle toplumsal hafızanın oluşumuna katkı sunduğuna dikkat çekerken Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin Türk tarihi ve Millî Mücadele’ye ışık tutan salonlarıyla Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktardığını ve müzenin Eskişehir’de yaşanan tarihsel dönüşümü de görünür kıldığını ifade ediyor. 1994 yılında açılan müzenin, üniversite müzeciliği açısından örnek teşkil eden yapılardan biri olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin yalnızca akademik çevrelerin değil, her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken önemli bir kültür merkezi olduğunu kaydediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi Türkiye’de ortaya konan sanat yansıtmayı amaçlıyor Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürü Prof. Dr. İsmail Özgür Soğancı ise Müzeler Haftası’nın UNESCO tarafından desteklenen uluslararası bir etkinlik olarak 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlandığını açıklamalarında hatırlatıyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin de 700’ü aşkın eserden oluşan daimî koleksiyonundan özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Soğancı, sergide Abidin Dino, Kayıhan Keskinok, Yusuf Ziya Aygen, Adnan Çoker ve Hüsamettin Koçan gibi Türk sanat tarihinde önemli yere sahip sanatçıların eserlerine yer verildiğini belirtirken seçkinin özellikle son kırk yılda Türkiye’de ortaya konan sanatsal üretimi kapsamlı bir şekilde yansıtmayı amaçladığını vurguluyor. Farklı dönem ve sanat anlayışlarını bir araya getiren serginin hem içerik hem de biçim açısından geniş bir sanat perspektifi sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Soğancı, kampüs ve çevre illerden tüm sanatseverleri müzenin tarihi binasında yer alan sergiyi ziyaret etmeye davet ediyor. Eğitim Karikatürleri Müzesi yaşayan müze anlayışıyla yenileniyor Eğitim Karikatürleri Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Tahir Kutluay Aksoy, müzenin 1900’lü yılların başında inşa edilen tarihi bir Odunpazarı evinde hizmet verdiğini ve 265 metrekarelik bir alanda faaliyet gösterdiğini belirtirken müzenin Türkiye’de bir ilk olan Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin bir parçası olarak akademik bir temel üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade ediyor. Müze içerisinde Türk karikatür sanatına adanmış özel bölümlerin, Eskişehirli karikatürcülere ayrılan alanların, portre odasının ve süreli sergi salonlarının bulunduğunu aktaran Öğr. Gör. Aksoy ziyaretçilere yalnızca bir sergi alanı değil aynı zamanda atölye çalışmaları ve zengin bir ihtisas kitaplığı da sunduklarını söylüyor. Müzenin “yaşayan müze” anlayışıyla sürekli yenilenen sergilere ev sahipliği yaptığını belirten Öğr. Gör.Aksoy, müzenin akademik araştırmalar için önemli bir kaynak merkezi olarak da işlev gördüğünü ifade ediyor. Orijinal karikatür, kitap, poster ve süreli yayın bağışlarıyla koleksiyonun sürekli genişlediğini dile getiren Aksoy, tüm sanatseverleri bu özel müzeyi keşfetmeye davet ediyor. Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi kaligrafi ve tipografiyi kültür alanına dönüştürüyor Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ise Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nün yaklaşık 40 yıllık birikimiyle Türkiye’de sanat hayatına yön veren önemli kurumlardan biri olduğunu ifade ediyor. Bölümün bu köklü kültürel mirasıyla uluslararası sanat ortamına katkı sunduğunu belirtiyor. Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, 2009 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’nin dünyanın önde gelen organizasyonları arasında yer aldığını ve çok sayıda yerli ve yabancı sanatçıyı Eskişehir’de buluşturduğunu aktarırken bu etkinliklerin kaligrafi ve tipografi alanında Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artırdığını vurguluyor. 2023 yılında açılan Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi’nin bu birikimin kalıcı bir kültür alanına dönüştürülmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, müzenin koleksiyon sergileriyle birlikte akademisyen ve sanatçıların eserlerine de ev sahipliği yaptığını ifade ediyor. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki müzeler, Müzeler Haftası kapsamında sanat, tarih ve kültür alanında sundukları etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Yunus Emre Kampüsü içerisinde; Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi ise Odunpazarı Bölgesinde yer alan konumlarıyla yıl boyunca ziyarete açık olarak kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.

Antep İşi Nakışı UNESCO Tarafından Tescillendi Haber

Antep İşi Nakışı UNESCO Tarafından Tescillendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen çalışmalar sonuç verdi. Antep İşi Nakışı, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne resmen kaydedildi. Teli çekilebilen özel kumaşlar üzerine model işlenerek, kenarı motiflerle süslenen ve özellikle gelin çeyizlerinin vazgeçilmez el emeği olan Antep İşi Nakışı’nın gelecek kuşaklara aktarılması ve uluslararası bilinirliğinin artırılması yönünde önemli bir adım atıldı. Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen 20’nci UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komite Toplantısı’nda alınan kararla, Antep İşi Nakışı listeye kabul edildi. TOPLANTIYA BAŞKAN ŞAHİN DE KATILDI Toplantıya katılan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Antep İşi Nakışı’nın listeye alınmasının ardından tebrikleri kabul etti. Hazırlanan dosyanın değerlendirme raporunda UNESCO, belgelerin detaylı, eksiksiz ve güçlü bir şekilde sunulduğunu vurgulayarak, yaşayan mirasın korunmasına yönelik çalışmalardan dolayı Türkiye’yi tebrik etti. TÜRKİYE’NİN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS UNSURU SAYISI 32’YE YÜKSELDİ Beyaz kumaş üzerine beyaz iplikle uygulanan, ipliklerin çekilip kesilmesiyle desenlerin oluşturulduğu Antep İşi Nakışı’nın listeye dahil olmasıyla birlikte Türkiye’nin UNESCO’daki somut olmayan kültürel miras unsuru sayısı 32’ye yükseldi. Böylece Türkiye, dünyada en fazla miras unsuruna sahip 2’nci ülke konumunu korudu. ŞAHİN: YERELDEN EVRENSELE, GELENEKTEN GELECEĞE BU ÖNEMLİ NAKIŞIMIZI KORUMA ALTINA ALINMASINDAN ZİYADESİYLE MEMNUNUZ Yeni Delhi’de ki toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in 12 bin yıllık tarihiyle bir medeniyet ve UNESCO şehri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Antep İşi kültürel mirasın korunmasında, bir genç kızın çeyizindeki en önemli parçadır. Geleneksel Antep İşi’nin bir nakış olarak ne kadar önemli olduğunu kendi hayatımda yaşamış bir kardeşiniz, başkanınız olarak bugün bu tescilden ziyadesiyle ne kadar mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınması, kız çocukların okutulması, aile ekonomisinin güçlendirilmesi konusunda yerelden evrensele, gelenekten geleceğe bu önemli nakışımızı koruma altına alınmasından ziyadesiyle memnunuz. ANTEP İŞİ NAKIŞI, ARTIK UNESCO’NUN TESCİLİ İLE KÜLTÜREL MİRAS OLARAK KORUNMUŞTUR, GELECEĞİ AYDINLATMIŞTIR Başkan Şahin konuşmasının devamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile birlikte Antep İşi Nakışı’nın geleceğe taşınması için eğitim kursları açtıklarını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Anneden kıza, neneden toruna bu önemli nakışın geleceğe taşınması için sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yoğun bir çalışma yürüttük. Geleceğe taşınması için çeyizi sandıktan çıkardık, tasarımlarımızı yaptık, kullanılabilir hale dönüştürdük. Bu UNESCO’nun bugün ki tescili ile genç kızlarımıza yeni imkanlar ve fırsatlar sunacağına, aile ekonomisini güçlendireceğine, 21’inci yüzyılın tasarım yüzyılı ile UNESCO’nun bu güzel eserleri geleceğe taşıyacağına inancım tamdır. Şahsım, şehrim ve ülkem adına bir ‘UNESCO Şehri’ olan Gaziantep’e bu verilen yeni imzanın bizi geleceğe taşıyacağına inanıyorum. Bu imza geleceğe atılmıştır. Antep İşi Nakışı, artık UNESCO’nun tescili ile kültürel miras olarak korunmuştur, geleceği aydınlatmıştır.”

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO yolculuğunda gözler 2028’e çevrildi Haber

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO yolculuğunda gözler 2028’e çevrildi

2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil olan İzmir Tarihi Liman Kenti'nin daimi listeye girmesi için hazırlıklar sürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunulacak adaylık dosyasında son düzenlemeler yapıldı. 2028 yılında İzmir Tarihi Liman Kenti’nin Efes ve Bergama’dan sonra İzmir’in üçüncü UNESCO Dünya Mirası alanı olarak tescillenmesi bekleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Hasibe Velibeyoğlu, adaylık çalışmalarının İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı koordinasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Konak Belediyesi, İzmir Kalkınma Ajansı gibi çok sayıda kurum, kuruluş, sivil toplum örgütü, üniversite ve akademisyenin desteğiyle devam ettiğini söyledi. Konak Pier’den başlayıp Kadifekale’ye kadar uzanan bölgenin içinde yer aldığı İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne girmesine yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bölgenin 2020 geçici listeye girmesinin hemen ardından kent paydaşlarının desteği ile başlatılan çalışmalarda önemli aşamaya gelindi. Adaylık dosyasına son şeklini verecek hazırlıklar sürerken, dosyanın 2026 yılının ilk çeyreğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ulaştırılması planlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın adaylık dosyasını UNESCO’ya iletmesinin ardından 2027 yılında UNESCO uzmanlarının kente gelmesi, 2028 yılında ise İzmir Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesi hedefleniyor. Velibeyoğlu: Uluslararası görünürlük ve prestij sağlıyor UNESCO adaylığının önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Hasibe Velibeyoğlu, “UNESCO adaylığı kültürel ve doğal mirasın istisnai bir evrensel değere sahip olduğunu vurgulamakta ve bu değerlerin tüm insanlık adına korunmasını amaçlamaktadır. Listeye kabul edilen alanlar, sadece ait oldukları ülkeler için değil, tüm dünya için önemli kabul edilmekte; bu durum uluslararası görünürlük ve prestij sağlamakla birlikte, alanların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi konusunda taraflara önemli sorumluluklar yüklüyor. İzmir, Efes (2015) ve Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (2014) ile UNESCO listesinde yer alan kentlerden biri. Ayrıca İzmir; Birgi Tarihi Kenti ile Foça, Çandarlı ve Çeşme kaleleri gibi alanlarla da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. UNESCO geçici listesine 2020’de dahil edilen İzmir Tarihi Liman Kenti adaylık çalışmaları İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı koordinasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Konak Belediyesi, İzmir Kalkınma Ajansı gibi çok sayıda kurum, kuruluş, sivil toplum örgütü, üniversite ve akademisyenin desteğiyle devam ediyor” dedi. “Tarihi bir fırsat sunacak” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin UNESCO çalışmalarında bir yandan sürecin organizasyonu ile ilgili katkı sağlarken diğer yandan tarihi merkezin canlanması ve korunması amacıyla proje ve faaliyetler yürüttüğünü belirten Velibeyoğlu, “UNESCO çalışmalarında kullanılması için bina tahsisi, paydaşları bir araya getiren organizasyonlar, süreçte raportör olarak görev yapan uzman personelin istihdamı gibi konularda destek sağlıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2002 yılından bu yana, planlama, kentsel tasarım, sokak sağlıklaştırma, bakım-onarım, cephe iyileştirme ve restorasyon uygulamaları gibi pek çok projeyi hayata geçirmiştir. Agora, Antik Tiyatro ve Kadifekale çevresinde yürüttüğü kamulaştırmalar ile arkeolojik kültür katmanlarının ortaya çıkarılması ve görünür kılınmasını sağlamış, Kazı Başkanlığı’nı maddi olarak destekleyerek bu odaklarda yürütülen bilimsel kazı çalışmalarının hızlanmasına olanak tanımıştır. ‘Dünya Mirası’ listesinde yer almak, alanın özgün kimliğinin belgelenmesi, korunması ve tanıtılması adına tarihi bir fırsat sunacak. Diğer yandan yerel ekonomiye katkı sağlaması, kültürel değerlere duyarlı ve uzun süreli etkileşim kuran ziyaretçi türünü teşvik etmesi beklenen diğer olumlu çıktılar” diye konuştu. “İzmir’in şansı yüksek” Sürecin 2018 yılında başladığını ve İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2020 yılında girdiğini hatırlatan İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, “İzmir UNESCO açısından baktığımızda Türkiye’de en şanslı illerden birisi. Bir tarafta Bergama, diğer tarafta Efes olmak üzere iki kalıcı listede, üç geçici listede olan yerlerimiz var. İyi bir çalışma yapıldı. Bu çalışmaları yıl sonuna kadar tamamlayıp, 2026 yılının ilk çeyreğinde dosyayı bakanlığa teslim edecek hale getirmek istiyoruz. Özetle 2026’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın UNESCO’ya gönderebileceği hazır dosyalar arasında İzmir’in olmasını hedefliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı, dosyayı 2026’da gönderecek olursa 2027’de UNESCO uzmanları kentimize gelecek. ICOMOS’un yaptığı gibi İzmir’de yerinde inceleme yapacaklar. Kalıcı listeye girmemiz 2028 yılında gerçekleşebilir. Mevzuat olarak da işleyiş bu şekilde” ifadelerini kullandı. 10 kişilik Bilim Kurulu hazırladı İzmir Tarihi Liman Kenti Adaylık Dosyası, İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı uzmanları tarafından, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan 10 kişilik Bilim Kurulu’nun iş birliğiyle hazırlandı. İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı, 29 Haziran 2022 tarihinde içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü olmak üzere 17 üye kurum ve kuruluştan oluşan Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Yönetim Planı ile paralel olarak adaylık dosyası 30 Aralık 2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edildi. Adaylık dosyasında son düzenlemeler İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı ve UNESCO Dünya Miras Listesi için adaylık dosyasının tanıtımına ve uygulanmasına yönelik çalışmalar sürerken, mayıs ayında Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) kentte beş günlük bir inceleme ve değerlendirme yaptı. ICOMOS, yaptığı ön değerlendirme ve saha gezisinin ardından kalıcı listeye giriş için adaylık dosyasında yapılabilecek değişiklikler hakkında kurulu bilgilendirdi. Kurul, dosyaya son halini vermek için çalışmalarına devam ediyor. Adaylık dosyası ilerleyen süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edilecek ve kalıcı liste için bekleyiş başlayacak. Tarihi Liman Kenti Bugün tarihi İzmir olarak adlandırılan ve İzmir’e antik liman kenti olma özelliği sağlayan bölge, 19. yüzyılda bu liman kentine bir giriş kapısı olarak inşa edilen Konak Pier’den başlayarak Kadifekale’ye kadar uzanıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde Tarihi Liman Kenti başlığıyla yer alan alanda Konak Meydanı ve Saat Kulesi gibi İzmir’in öne çıkan sembolleri bulunuyor; ayrıca zaman içinde iç limanın dolmasıyla genişleyen Kemeraltı Çarşısı ile dünyanın en eski ve en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden birini de barındırıyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ulu Cami’nin Çehresi Değişti Haber

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ulu Cami’nin Çehresi Değişti

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Afyonkarahisar’daki Sokak Sağlıklaştırma Projesi’ni tamamladı. Tarihi Afyonkarahisar Kalesi ile Ulu Camii çevresinin yeni görüntülerini paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Afyonkarahisar’daki renkli sokağımızı gördünüz mü? Sokak sağlıklaştırma çalışmamızla 405 konut, 125 ticari üniteyi yeniledik; UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ulu Cami’mizin de çehresini değiştirdik. Ziyaretçisi bol olsun” dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Afyonkarahisar’ın tarihi dokusunu korumak, kentin turizmine katkı sağlamak için Afyonkarahisar Kalesi ve çevresini kapsayan Sokak Sağlıklaştırma Projesi’nin 6 etabını da tamamladı. Bedesten Kavşağı’ndan başlayıp Ulu Cami önü ve çevresine kadar uzanan bölgedeki çalışmalar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda; İller Bankası, Afyonkarahisar Belediyesi, İl Özel İdaresi, Konya Rölöve Anıtlar Kurulu, Eskişehir Koruma Kurulu iş birliğiyle yürütüldü. Toplam 2 bin 650 metrelik alan üzerinde yer alan sokaklar, 401 konut ve 125 ticari ünite yöresel mimariyle yeniden ayağa kaldırıldı. PROJE SÜRECİNDE TARİHİ ULU CAMİ UNESCO’YA GİRDİ Projeler devam ederken geçmişi 1270’li yıllara dayanan Ulu Cami, “Anadolu’nun Orta Çağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri” adı ile 2023 Eylül ayında UNESCO Dünya Mirası listesine girdi. Sokak Sağlıklaştırma Projesi ile caminin çevresindeki yapıların da yenilenmesi bölge turizmine çifte katkı sağladı.  “AFYONKARAHİSAR’DAKİ RENKLİ SOKAĞIMIZI GÖRDÜNÜZ MÜ?” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından bölgenin yeni görüntülerini paylaştı. Bakan Kurum mesajında, “Afyonkarahisar’daki renkli sokağımızı gördünüz mü? Sokak sağlıklaştırma çalışmamızla 405 konut, 125 ticari üniteyi yeniledik; UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ulu Cami’mizin de çehresini değiştirdik. Ziyaretçisi bol olsun” ifadelerini kullandı. “SOKAKLAR MİSAFİRLERİNİ AĞIRLAMAYA HAZIR” Projenin detaylarını anlatan Afyonkarahisar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Merih Karayol da çeşitli kurumların iş birliğiyle yörenin tarihi ve kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarıldığına dikkat çekti. Karayol, “Projemizle, Afyonkarahisar Kalesi'nin altında, Ulu Camii'nin çevresindeki sokaklar artık misafirlerini ağırlamaya hazır” dedi. “ŞİMDİ GELENİMİZ GİDENİMİZ EKSİK OLMUYOR” Karahisar Ulu Konağı’nın işletmecisi İsmihan İsceli, projenin turizme ve bölge ekonomisine katkısına vurgu yaptı: Evlerimiz güzelleşti, mahallemiz renklendi. Eskiden bu kadar talep yoktu ama şimdi gelenimiz, gidenimiz eksik olmuyor. Camimiz de UNESCO’ya girince turist sayısı arttı. ARTIK ‘RENKLİ EVLER’ DENİYOR Projeden önce bölgedeki tarihi yapıların yıkılmaya yüz tuttuğunu anlatan Osman İsceli ise “Burası Afyon'un en eski bölgesi. Daha önce bu evleri yavaş yavaş kaybediyorduk. Bazıları yıkılmıştı, işlevini kaybetmişti. Devletimiz sayesinde yapılar kurtarıldı ve turizmin başlamasına vesile oldu. 2014 ile 2024 arasında çok fark var. Evler 1902’deki yapılar gibi aslına uygun restore edildi” diye konuştu.  Turistlerin de yapılan çalışmalardan memnun kaldığını belirten Arif Keskin ise “Artık insanlar buraya ‘renkli evler’ diye geliyor. Gün geçtikçe turist sayısı artıyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.