SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uluslararasılaşma

Porsuk Haber Ajansı - Uluslararasılaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararasılaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesinde Kültürler Bir Araya Geldi Haber

Anadolu Üniversitesinde Kültürler Bir Araya Geldi

Anadolu Üniversitesinde kültürel çeşitliliği ve uluslararası öğrenci dayanışmasını ön plana çıkaran “4. Anadolu Uluslararası Kültür Günü” etkinliği, Öğrenci Merkezinde gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi ile ULOK Anadolu iş birliğinde düzenlenen etkinlikte farklı ülkelerden öğrenciler, kendi kültürlerine ait müzik, dans ve geleneksel lezzetleri katılımcılarla buluşturdu. Gün boyunca devam eden etkinlikte kültürel paylaşımlar ön plana çıkarken, öğrenciler farklı kültürleri yakından tanıma fırsatı elde etti. Etkinliğe Göç İdaresi Başkanlığı Uyum Daire Başkanı Burak Yaşar, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Birleşmiş Milletler Göç Kuruluşu adına Ulusal Proje Sorumlusu Sümeyye Tanrıverdi’nin yanı sıra akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Yaşar: “Farklılıklarımızın zenginlik olduğunu ve birbirimize benzeyen ortaklıkları paylaştığımızı biliyoruz” Göç İdaresi Başkanlığı Uyum Daire Başkanı Burak Yaşar konuşmasında farklılıkların zenginliğine şu sözlerle değindi: “Göç İdaresi Başkanlığı olarak sizlerin üniversitedeki çeşitlilik, akademik katkı ve kültür elçisi olmanız sıfatıyla verdiğiniz öneme binaen bugün sizlerle bir arada olmanın verdiği mutluluğu ifade etmek istiyorum. Sabahtan beri gezme fırsatı bulduğumuz stantlarda Anadolu Üniversitesinin Türkiye’nin uluslararasılaşma hikayesine ilişkin olarak ne kadar iyi yansıması olduğunu, farklı ülkeden öğrencilerimizin farklı kültürlerle sergilendiğini ve üniversiteye kattığı değerin nasıl bir şenliğe, festivale dönüştüğünü görmüş olduk. Aslında her ne kadar birbirimizi farklı olarak tanısak da farklılıklarımızın zenginlik olduğunu ve birbirimize benzeyen ortaklıkları paylaştığımızı biliyoruz.” Tanrıverdi: “Kültürlerin kaynaşması için güzel bir gün olmasını diliyorum” Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Birleşmiş Milletler Göç Kuruluşu adına Ulusal Proje Sorumlusu Sümeyye Tanrıverdi ise etkinliğin açılışında şu sözleri söyledi: “Bugün Birleşmiş Milletler Göç Kuruluşu adına bütün katılımcılarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kültür Günü etkinliğinde farklı milletlerden, topluluklardan öğrenci arkadaşlarımızla bir araya geldik. Farklı kültürleri, dilleri, farklı ülkelerin kıyafetlerini görme şansını yakaladık. Bunun ötesinde umarım bugün ülkelerin farklı özelliklerinin yanı sıra birbirimiz için anlayışla, kültürlerin kaynaşması için güzel bir gün olmasını diliyorum.” Gündoğdu: “Anadolu Üniversitesi olarak uluslararasılaşmayı hayat tecrübelerinin aynı kampüste buluşması olarak değerlendiriyoruz” Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi Yönetim Kurulu Direktör Yardımcısı Öğr. Gör. Ezel Gündoğdu farklılıkların evrensel yaşam alanları olduğunu şu sözleri ile söyledi: “Uluslararası İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Ezel Gündoğdu: Anadolu Üniversitesi olarak uluslararasılaşmayı yalnızca öğrenci hareketliliği ya da akademik iş birlikleriyle sınırlı görmüyoruz. Bizler uluslararasılaşmayı; farklı dillerin, kültürlerin, geleneklerin ve hayat tecrübelerinin aynı kampüste buluşması olarak değerlendiriyoruz. Bugün bu fuaye alanında göreceğimiz her stant, her kıyafet, her müzik ve her lezzet; dünyanın farklı coğrafyalarından gelen dostluk hikâyelerini temsil ediyor. Sizlerin burada olması, Anadolu Üniversitesi’nin dünya ile kurduğu köprülerin en kıymetli göstergelerinden biri.” Etkinlik kapsamında ziyaretçilere ücretsiz Özbek pilavı, çeşitli makarna ikramları ile çay ve kahve sunulurken öğrencilerin kendi kültürlerini yansıtan özel tatlar ve geleneksel sunumlar da stantlarda yer aldı. Gün boyunca farklı ülkelerden müzikler eşliğinde gerçekleştirilen dans gösterileri, sahne performansları, oyunlar, defile ve DJ performansı etkinliğe renk kattı. Türkiye, Irak, Rusya, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Filistin, Ürdün, Libya, Suriye, Pakistan, Kırgızistan, Endonezya ve Sudan başta olmak üzere pek çok ülke ile Eskişehir Afrikalı Öğrenciler Topluluğu, ESN, ULOK, EURODESK ve TÖMER’in yer aldığı etkinlikte kültürel sunumlar ve ülke stantları katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Eskişehir Sempozyumu İkinci Günde Akademi, Tarih ve Sanayiye İşık Tuttu Haber

Eskişehir Sempozyumu İkinci Günde Akademi, Tarih ve Sanayiye İşık Tuttu

Eskişehir Valiliği himayelerinde Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) ve şehrin ekonomi temelli paydaş kurumlarının iş birliğiyle düzenlenen “Eskişehir Sempozyumu”, ikinci gün programıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde devam etti. Sempozyumun ikinci gününe MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Hv. Tuğg. Selçuk Cumhur Kabasakal, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney, Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda kişi katılım gösterdi. Prof. Dr. Afyoncu: "Karacahisar Kalesi Osmanlı'nın bağımsız beylik olarak varlığını ilan ettiği ilk merkezdir" Sempozyumun ikinci gününde akademi, tarih, sanayi ve kültür başlıkları farklı oturumlarla ele alındı. Programın ilk bölümünde, Prof. Dr. Erhan Afyoncu “Karacahisar Kalesinin Osmanlı Tarihindeki Önemi” başlıklı konuşmasıyla katılımcılarla buluştu. MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Eskişehir'in Odunpazarı Bölgesinde yer alan Karacahisar Kalesi'nin geçmişten günümüze nasıl bir tarihe sahne olduğunu ve ne kadar önem arz ettiğini şu sözlerle anlattı: "Rahmetli Halil İnalcık’ın ahir ömründe Bizans ve Osmanlı kaynaklarını mukayeseli kullanarak kuruluşu aydınlatmasıyla önemi anlaşılan Karacahisar, Osmanlı'nın kuruluşunda çok önemli bir kale olmasına rağmen zaman içerisinde terk edilip arkeolojik kazıya muhtaç hale gelmiştir. Moğol hakimiyetinin Anadolu üzerine uçlarda zayıflamasıyla birlikte Osman Gazi tarih sahnesine çıkmış ve Halil İnalcık’ın vurguladığı üzere 1286’daki zaferiyle ilk büyük başarısını kazanmıştır. 1288 yılında Osman Gazi'nin Karacahisar'ı almasıyla birlikte, çadırlarda yaşayan konargöçer aşiretler bir şehre malik oldukları için devlet yapısı da yavaş yavaş oluşmaya başlamış; Osman Gazi bu fethiyle bütün bölgeye hakim olarak fiilen Selçuklu-İlhanlı mülküne geçmiştir.” Prof. Dr. Erhan Afyoncu sözlerine şu şekilde devam etti: “Osmanlı tarihçilerinin beyliğin başlangıcını 1288-89 yılları olarak algılamasına neden olan bu kale, Osmanlı'nın bağımsız beylik olarak varlığını ilan ettiği ilk merkezdir. İlk hutbenin 1289'da Karacahisar'da okunması Osman Gazi'nin beylik idealinin burada başladığını gösterirken, Gündüz Alp'in subaşı olarak tayin edilmesiyle ilk tımar sistemi de yine Karacahisar'da uygulanmaya başlamıştır. Osman Bey adaleti yayarak devlete olan rağbeti artırmış; siyasetle ilgili her işe o işin ehliyetini taşıyan kimseleri atamıştır. Karacahisar’ın Anadolu-İznik-İstanbul’a giden ana yolların kesiştiği stratejik konumu son derece önemli, çıkılması güç bir kale olduğu anlaşılmaktadır. Karacahisar’da bir pazar kurarak ticareti artırması, Cuma namazı kılınması ve kadı tayini de burada devlet yapısının oturduğunu anlatmaktadır." Başkan İlker Astarcı: "Türkiye pistten yeni havalandı” Sempozyumun devamında ise Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Gençler İçin Uluslararasılaşma Fırsatları" başlıklı oturumu ile katılımcılarla bir araya geldi. Astarcı Türkiye’nin son çeyrek asırdaki değişimini bir benzetmeyle aktardı. Türkiye’yi pistten yeni havalanan bir uçağa benzeten Astarcı, gençlere yönelik şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir kenarda bırakılmış uçağa benzetiyorlar; paslanmış, yosun tutmuş, motoru çalışmıyor, terk edilmiş bir uçak. Bir baba yiğit ve ekibi çıktı yaklaşık çeyrek asır önce; o uçağı aldı, tertemiz yaptı, bakımını yaptı, motorunu yeniledi, hatta motorun ta kendisini yaptı, Pilotumuz yoktu, rektör hocalarım, hocalarımız o pilotu da yetiştirdi. Kaldıracak pistimiz yoktu arkadaşlar, pist de yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti o uçaktı ve pistten yeni havalandı. Daha film yeni başlıyor dostlar hazır olun ve özellikle gençler, bugün hepimiz aynı uçaktayız. Biz kokpite yakında oturuyoruz, yarın o kokpitte sizler olacaksınız." Eskişehir sanayisinin önemli isimleri panelde buluştu Günün devamında “Eskişehir Sanayisinin İzinde: Cumhuriyetten Geleceğe Endüstriyel Dönüşüm” başlıklı panelde TEİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürü Mehmet Yüksel (Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürü) ve TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürü Mustafa Karakoyun (TÜRASAŞ konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü ise Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin üstlendi. Oturumların ardından Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney, katılımcılara katılım sertifikası ve hediye takdiminde bulundu. Sempozyumun akşam bölümünde Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Eskişehir Halk Dansları Gösterisi ve Eskişehir Türküleri Konseri izleyicilerle buluşacak. Akademik ve kültürel oturumların bir arada sürdüğü sempozyumun, 17 Mayıs Pazar gününe kadar Eskişehir Osmangazi Üniversitesi başta olmak üzere farklı oturumlarla devam edecek.

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu Haber

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu

Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve kentteki üç üniversitenin iş birliğiyle Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde başlayan Eskişehir Sempozyumu, şehrin tarihsel ve ekonomik yönlerini bilimsel bir perspektifle ele alıyor. Sempozyumun ilk gününde İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğünde düzenlenen panelde konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in bir "üniversite şehri" olarak kazandığı kimliğin küresel bir vizyona dönüştüğünü vurguladı. ESOGÜ: Saygın Bir Araştırma Üniversitesi Yolunda Rektör Çolak, ESOGÜ’nün güncel akademik programları ve güçlü araştırma kültürüyle uluslararası düzeyde tercih edilen bir kurum haline geldiğini belirtti. Üniversitenin sadece eğitimle değil, Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ile Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle de şehre değer kattığını ifade etti. Uluslararasılaşma ve "Study in Eskişehir" Projesi Yükseköğretimde uluslararasılaşmayı stratejik bir unsur olarak gördüklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversitenin küresel iş birliği ağlarını genişlettiklerini söyledi. İş Birliği Anlaşmaları: ESOGÜ, 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile "İyi Niyet Anlaşması" imzaladı. Hareketlilik Programları: Erasmus+ projelerinin yanı sıra "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu Uluslararası Kredi Hareketliliği programları aktif olarak yürütülüyor. Study in Eskişehir: Proje ile Eskişehir’in güvenli ve öğrenci dostu kimliği canlandırılarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı oluşturulması hedefleniyor. Dijital Teknoloji ve Geleceğin Fabrikaları ESOGÜ, çağın teknolojilerini sadece takip eden değil, bizzat geliştiren bir aktör olarak öne çıkıyor. Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi (DİH): ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı, 2021 yılında Türkiye’nin Avrupa DİH ağına kabul edilen ilk üniversite birimi oldu. Sağlıkta Dijital Teknolojiler: YÖK tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında ESOGÜ’ye "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" misyonu verildi. Proje Başarısı: 2020-2026 yılları arasında yürütülen 105 proje uluslararası destek almaya hak kazandı. Sürdürülebilir Yeşil Kampüs ve Green Metric Başarısı Üniversite bünyesinde kurulan Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü, iki yıldır Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşıyor. Dünya Sıralaması: ESOGÜ, Green Metric dünya sıralamasında 640. sıraya kadar yükseldi. Öncü Rol: Eğitim kalitesi, yeşil alan yoğunluğu ve karbon ayak izi yönetimi ile ESOGÜ, Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri konumunda. Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition ve Shell Eco Marathon gibi uluslararası platformlarda başarı elde eden öğrencileriyle gurur duyduklarını belirterek, personelin ve öğrencilerin uluslararası faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Anadolu Üniversitesi Uluslararası İş Birliklerine Bir Yenisini Ekledi Haber

Anadolu Üniversitesi Uluslararası İş Birliklerine Bir Yenisini Ekledi

Anadolu Üniversitesi, uluslararası akademik ve kültürel iş birliklerine bir yenisini daha ekleyerek, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği ile kapsamlı bir "Uluslararası Eğitim İş Birliği Protokolü" imzaladı. Anadolu Üniversitesi Rektörlük Ofisi’nde gerçekleşen görüşmeye; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Uluslararası İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Gamze Alper ve İkili İş Birliği Sorumlusu Onur Türktan katıldı. Ukrayna tarafını ise Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, Müsteşar Bogdan Konopliastyi, asistan Anife Kurtseitova ve tercüman-asistan Makbule Mirsaliyeva’dan oluşan heyet temsil etti. Kırım Tatar ve Türk Kültürü arasındaki bağlar güçleniyor Görüşmede temel odak noktası, Kırım Tatar ve Türk kültürü arasındaki tarihsel ve kopmaz bağların akademik projelerle daha da sağlamlaştırılması oldu. Taraflar, ortak tarih bilincinin geliştirilmesi, dil ve kültür programlarının desteklenmesi ile her iki toplumun ortak mirasının uluslararası alanda daha etkin tanıtılması konusunda mutabık kaldı. Protokolün temel kazanımları çerçevesinde; Ukrayna ve Kırım Tatar çalışmaları ile Türkoloji alanında yeni akademik programların hayata geçirilmesi, ortak bilimsel araştırmalar ve Avrupa Birliği projeleri gibi uluslararası fonlardan yararlanılması hedefleniyor. Toplantının ardından Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Daimî Temsilci Olha Kurışko tarafından Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel imza töreninde yaptığı konuşmada; "Üniversite olarak uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, taraflar arasındaki bilimsel ve kültürel etkileşimi en üst seviyeye taşıyacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı. İmza töreninin ardından Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’ni gezen heyet, sergilenen eserler üzerinden üniversitenin sanat vizyonunu yerinde inceleme fırsatı buldu. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.