SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uluslararası İlişkiler

Porsuk Haber Ajansı - Uluslararası İlişkiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası İlişkiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ünlüce, Mudanya Barış Sempozyumu’na Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, Mudanya Barış Sempozyumu’na Katıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Mudanya Belediyesi tarafından düzenlenen Mudanya Barış Sempozyumu’na katıldı. Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü kapsamında düzenlenen Mudanya Barış Sempozyumu, tarih, diplomasi ve siyasetin önemli isimlerini bir araya getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de sempozyuma katılarak Mudanya’nın barış ve Cumhuriyet tarihindeki önemini öne çıkaran programa eşlik etti. Mudanya Belediyesi, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde askeri zaferin diplomatik başarıya dönüştüğü tarihi dönüm noktalarından Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümünü, “Kuruluşta İmzamız Var” temasıyla kutluyor. 9-11 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen üç günlük etkinlikler kapsamında düzenlenen Mudanya Barış Sempozyumu, Tirilye Kültür Merkezi’nde başladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin de katıldığı sempozyumda; Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, tarihçiler, akademisyenler, diplomatlar, gazeteciler ve siyasetçiler bir araya geldi. Barışın geçmişi, bugünü ve geleceğinin ele alındığı oturumlarda, Mudanya Mütarekesi’nin Türkiye’nin bağımsızlık sürecindeki rolü ve dünya barışına bıraktığı tarihsel miras değerlendirildi. MUDANYA’DAN DÜNYAYA BARIŞ MESAJI Sempozyumun “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlıklı ilk oturumunu, İstanbul Gedik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Süha Atatüre yönetti. Oturumda, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile emekli büyükelçi, diplomat ve siyasetçi Onur Öymen yer aldı. Gazeteci Murat Yetkin’in moderatörlüğündeki “Mudanya’dan Dünyaya: Barışın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” başlıklı ikinci oturumda ise Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Samuel J. Hirst, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Güneş, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Onur İşçi ve dış politika uzmanı Prof. Dr. İlhan Uzgel değerlendirmelerini paylaştı. Programın davetli oturumunda ise Leiden Üniversitesi Emeritus Profesörü Erik-Jan Zürcher, “Mütareke Dönemi Üzerine Tarihsel Değerlendirmeler (1918-1923)” başlığı altında dönemin tarihsel gelişmelerini ele aldı.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

Eskişehir ve Linz Arasındaki Dostluk Güçleniyor Haber

Eskişehir ve Linz Arasındaki Dostluk Güçleniyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi heyeti, kardeş şehir Linz Belediye Başkanı Dietmar Prammer’ın daveti üzerine Avusturya’nın Linz kentine giderek Uluslararası Brucknerfest 2026’nın açılış programına katıldı. Heyet, ziyaret kapsamında Linz’de çeşitli temaslarda bulunarak iki şehir arasındaki iş birliği ve dostluk ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Avusturya’nın eyalet başkenti Linz arasında 2012 yılında imzalanan kardeş şehir anlaşmasıyla başlayan dostluk ve iş birliği ilişkileri, karşılıklı ziyaretler ve ortak etkinliklerle devam ediyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi heyeti, Linz Belediye Başkanı Dietmar Prammer’ın daveti üzerine kardeş şehir Linz’i ziyaret etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeleri Vural Yörük ve Ali İnci, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Şube Müdürü Dr. Özge Mutlu ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Mimarı Merve Sargın Keskin’den oluşan heyet, Linz’de düzenlenen Uluslararası Brucknerfest 2026’nın resmi açılış törenine katıldı. LİNZ’DE DOSTLUK VE İŞ BİRLİĞİ MESAJI Ziyaret kapsamında çeşitli temaslarda bulunan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi heyeti; Linz Belediye Başkanı Dietmar Prammer, Linz Belediyesi Meclis Üyesi Zeljko Malesevic, Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Andrea Pospischek, Linz Belediyesi Şehir Senatosu Üyesi Mag. Dr. Michael Raml, Türkiye Cumhuriyeti Linz Fahri Konsolosu Dietmar Pichler ve Eskişehir Fahri Hemşehrisi, Johannes Kepler Üniversitesi Profesörü Dr. Reinhard Resch ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmelerde, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin selamlarını ileten heyet, iki şehir arasındaki mevcut ilişkilerin güçlendirilmesi ve karşılıklı iş birliği olanaklarının geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. KÜLTÜR, SANAT VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM BULUŞMASI Eskişehir Büyükşehir Belediyesi heyeti, Linz programı kapsamında kentin kültür ve sanat yaşamının önemli etkinliklerinden olan Klangwolke “ATTheENDLinz” etkinliğinin başlangıcına ve Brucknerfest 2026’nın resmi açılış törenine katıldı. Heyet ayrıca, dünyaca tanınan Ars Electronica Festivali kapsamında düzenlenen yürüyüş programında yer alırken, “Gerçekle Müzakere: Belediyede Dijitalleşme” başlıklı sunumu da takip etti. Kültür ve sanatın yanı sıra teknolojik gelişmeler ve yerel yönetimlerde dijitalleşme konularının da ele alındığı ziyaret, Eskişehir ile Linz arasındaki kardeş şehir ilişkilerinin farklı alanlarda geliştirilmesine katkı sağladı.

ESOGÜ'den 1,6 Milyon Avroluk AB Projesi Haber

ESOGÜ'den 1,6 Milyon Avroluk AB Projesi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Avrupa Birliği İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü Yükseköğretim Girişimi (EIT Higher Education Initiative)’nin 2025 Teklif Çağrısı kapsamında büyük bir başarıya imza attı. ESOGÜ’nün, ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi’nin girişimleriyle konsorsiyum ortağı olarak yer aldığı INNO-STEM BRIDGE projesi, 1,6 milyon Avroluk bütçe ile desteklenmeye layık görüldü. ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek ve Erasmus+ ICM Programı sorumlusu Öğr. Gör. Dr. Emrah Orakçıoğlu, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ı makamında ziyaret ederek projeyle ilgili bilgilendirmede bulundu. Avrupa Birliği Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında ESOGÜ’nün ilk defa başvurduğu ve destek almaya hak kazandığı bu projeyle birlikte ESOGÜ, Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü bünyesinde EIT Yükseköğretim Girişimi’nin bir üyesi haline geldi. “STEM Alanında Sürdürülebilir İnovasyon Ekosistemleri İnşası ve Derin Teknoloji Girişimci Yetenekleri Geliştirilmesi” başlığını taşıyan proje; STEM alanındaki yeteneklerin, araştırma çıktılarının ve yenilikçi fikirlerin gerçek piyasa ve toplumsal değere dönüştürülmesini hedefliyor. Ukrayna, İsveç, Kuzey Makedonya ve Türkiye’den 8 kurumun yer aldığı uluslararası konsorsiyum, üniversitelerin bilgi üretme kapasitesini inovasyon, girişimcilik ve teknoloji transferi ekseninde daha güçlü bir etkiye dönüştürmeyi amaçlıyor. Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü (EIT) Yükseköğretim Girişimi'nin 2025 çağrısına 138 proje teklifi sunulurken, bunlardan yalnızca 35'i desteklenmeye hak kazandı. INNO-STEM BRIDGE projesiyle STEM eğitimi, prototipleme, teknoloji transferi, girişimcilik ve pazara erişimi kapsayan “Laboratuvardan Piyasaya” odaklı güçlü bir yol haritası oluşturulacak. ESOGÜ projede Uluslararası İlişkiler Birimi aracılığıyla ilgili iş paketinin yönetim ve koordinasyonunu üstlenirken, ESOGÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) ise TTO/BTO profesyonellerine yönelik özel eğitimlerin tasarlanması ve uygulanmasında aktif rol alacak. Proje koordinatörlüğünü ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek’in yürüteceği projede ayrıca Öğr. Gör. Dr. Emrah Orakçıoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay, Öğr. Gör. Ali Başçiftçi, Gülbin Çolak ve Fatih Şengül görev alacak.

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı Haber

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı

Odunpazarı Belediyesi ile Uluslararası İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi, üç gün süren yoğun programın ardından sona erdi. 7, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre, Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri, araştırmacıları ve uluslararası ilişkiler alanının önemli isimlerini Eskişehir’de bir araya getirdi. Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede, küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, değişen güç dengelerinden Türkiye’nin stratejik konumuna kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. 72 üniversite ve 11 farklı kurumdan toplam 189 akademisyen ve uzmanın katıldığı kongrede, üç gün boyunca 50 panel düzenlenirken 179 akademik sunum gerçekleştirildi. SON GÜNÜN DİKKAT ÇEKEN İSMİ: NAMIK TAN Kongrenin son günü ise hem içerik hem de katılım açısından dikkat çekici oturumlara sahne oldu. CHP Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, “İktisadi Kalkınma Vakfı Paneli”ne konuşmacı olarak katıldı. Türkiye’nin deneyimli diplomatları arasında yer alan Namık Tan’ın katılımı, kongrenin akademik ve diplomatik niteliğini güçlendiren başlıklar arasında öne çıktı. Dış politika, Avrupa Birliği ilişkileri ve küresel diplomasi üzerine değerlendirmelerin yapıldığı panel, akademisyenler ve katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Paneli izleyenler arasında Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da yer aldı. Başkan Kurt, kongrenin son günündeki oturumları takip ederek akademisyenler ve katılımcılarla bir araya geldi. KÜRESEL GÜNDEM ESKİŞEHİR’DE TARTIŞILDI Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede; küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, güvenlik politikalarından Avrupa Birliği’nin geleceğine kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. Kongrenin son gününde düzenlenen oturumlarda uluslararası ilişkilerin farklı boyutları ele alındı. “Ontolojik Güvenlik: Kimlik, Hafıza ve Kurumlar” panelinde devletlerin güvenlik politikaları ile toplumsal hafıza arasındaki ilişki değerlendirilirken, “Realizm, Tehdit ve Büyük Strateji” oturumunda küresel güç mücadeleleri tartışıldı. “Terörizm, Sınır Aşan Suçlar ve Güvenliğin Dönüşümü” başlıklı panelde değişen tehdit algıları ele alınırken, “Uluslararası İlişkilerde Yapay Zeka: Tartışmalar ve Uygulamalar” oturumunda teknolojinin diplomasi ve güvenlik alanına etkileri konuşuldu. İklim krizi ve güvenlik ilişkisi “İklim, Tarım ve Gıda Güvenliği” ile “Yerelden Küresele Çevre ve İklim Güvenliği” panellerinde değerlendirilirken, “Savunma Teknolojileri, İHA’lar ve Yeni Güvenlik Dinamikleri” oturumunda savunma sanayiindeki dönüşüm masaya yatırıldı. “Türkiye-Rusya İlişkileri: Rekabet, İşbirliği ve Kriz Yönetimi” panelinde iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel etkileri ele alınırken, “Göç ve Sınır Yönetişimi” oturumunda düzensiz göç ve sınır politikaları tartışıldı. Avrupa Birliği’nin geleceği ve Avrupa siyaseti de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-II: Avrupa Siyaseti ve Güvenlik” ile “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-III: Avrupa Birliği’nde Yönetişim, Stratejik Otonomi ve Dış İlişkiler” başlıklı panellerde Avrupa’nın değişen güvenlik yaklaşımı ve dış politika stratejileri değerlendirildi. “Kale Grubu ve Global İlişkiler Forumu Paneli”, “Eleştirel Dış Politika: Kimlik, Anlatı ve Öznellik” ve “Ontolojik Güvenlik Teorisine Araftan Bakmak” başlıklı oturumlarda ise uluslararası ilişkiler teorileri ve küresel siyaset farklı perspektiflerden ele alındı. Kongrede ayrıca “Türk Dış Politikası’nın Yüzyılı (1923-2023): Tematik ve Kavramsal Değerlendirmeler” başlıklı oturumda Türkiye’nin yüz yıllık dış politika birikimi değerlendirildi. Üç gün süren kongre, “Kapanış Oturumu: Genel Değerlendirme ve Gelecek Planlaması” ile sona erdi.

11. Uluslararası İlişkiler Kongresi Odunpazarı’nda Başladı Haber

11. Uluslararası İlişkiler Kongresi Odunpazarı’nda Başladı

Odunpazarı Belediyesi ile Uluslararası İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi, Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi’nde başladı. Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri Eskişehir’de buluşturan kongrenin açılışında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Dünyanın çok hızlı değiştiğini düşünüyorum. Hatta belki de şu anda bir üçüncü dünya savaşının farklı biçimlerde yaşandığını düşünenlerden biriyim” dedi. 7, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek kongre, uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik buluşmalarından biri olarak dikkat çekiyor. 72 üniversite ve 11 farklı kurumdan toplam 189 akademisyen ve uzmanı bir araya getiren organizasyonda, üç gün boyunca küresel sistemde yaşanan dönüşüm, bölgesel krizler, değişen güç dengeleri ve Türkiye’nin stratejik konumu ele alınacak. Kongrenin ilk gününde “Uluslararası İlişkilerde Eğitim, Kavramsal ve Metodolojik Yaklaşımlar”, “Asya’da Büyük Güç Rekabeti”, “İç Savaş ve Barış Dinamikleri” ile “Uzay-Deniz-Siber Güvenlik” başlıklarında sunumlar gerçekleştirildi. Akademisyenler ve uzmanlar, güncel küresel gelişmeleri farklı perspektiflerden değerlendirerek katılımcılarla görüş alışverişinde bulundu. “FARKLI BİR ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI YAŞANIYOR OLABİLİR” Kongrenin açılışında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, dünyanın çok kritik bir süreçten geçtiğini söyledi. Uluslararası ilişkilerin artık hayatın merkezinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Kurt, küresel gelişmelerin her geçen gün daha karmaşık hale geldiğinin altını çizdi. “Dünyanın çok hızlı değiştiğini düşünüyorum. Hatta belki de şu anda bir üçüncü dünya savaşının farklı biçimlerde yaşandığını düşünenlerden biriyim. Özellikle içinde bulunduğumuz bu dönemde uluslararası ilişkilerin hangi boyutlara ulaştığını pratikte görmek ve anlamak gerekiyor” diyen Başkan Kurt, Odunpazarı Belediyesi’nin yalnızca yerel hizmetlerle değil; kültür, eğitim ve uluslararası iş birlikleriyle de ön plana çıktığını dile getirdi. Eskişehir’in evrensel değerlere açık bir kent kimliği taşıdığını belirten Başkan Kurt, belediye olarak gençlik, kültür ve akademi alanındaki organizasyonlara destek vermeyi önemsediklerini söyledi. 15, 16 ve 17 Mayıs’ta Kanlıkavak Parkı’nda 5. Uluslararası Gençlik Festivali’ni düzenleyeceklerini kaydeden Başkan Kurt, “Dünyanın farklı noktalarından gelen gençlerle Türkiye’nin ve Eskişehir’in gençlerini buluşturan çok kıymetli organizasyonlar gerçekleştiriyoruz. Bu kongrenin de üç gün boyunca verimli ve nitelikli çalışmalara ev sahipliği yapacağına inanıyorum” dedi. Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ise kongrenin kapsamına ilişkin bilgiler verdi. Aydın, üç gün boyunca toplam 50 panel düzenleneceğini, 179 sunum gerçekleştirileceğini belirterek, “Türkiye’nin dört bir yanından katılım var. Bu, uluslararası ilişkiler alanında çok geniş bir akademik temsiliyete ulaştığımızı gösteriyor” diye konuştu. Sabah 08.30’da başlayıp akşam 19.30’a kadar sürecek oturumlarda akademisyenler, uzmanlar ve doktora öğrencileri görüşlerini paylaşacak. Kongre kapsamında ayrıca çeşitli kategorilerde akademik ödüller de sahiplerini bulacak. Konuşmaların ardından Prof. Dr. Mustafa Aydın tarafından Başkan Kazım Kurt’a kongreye verdiği destek nedeniyle plaket takdim edildi. Başkan Kurt da Prof. Dr. Mustafa Aydın’a hediye verdi. Program, ödül törenleri ve panellerle devam etti.

Eskişehir’de Uluslararası İlişkiler Zirvesi Haber

Eskişehir’de Uluslararası İlişkiler Zirvesi

Odunpazarı Belediyesi ile Uluslararası İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenen XI. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi, 7, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kongre, 7 Mayıs Perşembe günü saat 14.00’te başlayacak. 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde de devam edecek olan kongrede oturumlar her gün 09.00 ile 19.30 saatleri arasında yapılacak. Yoğun program, uluslararası ilişkiler disiplininin güncel meselelerine dair kapsamlı bir tartışma zemini sunmayı hedefliyor. Küresel ve bölgesel gelişmelerin hız kazandığı, risk faktörlerinin giderek çeşitlendiği bir dönemde düzenlenen kongre, Türkiye’nin bu dinamik süreçlerden doğrudan etkilenen konumuna dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, artan belirsizlik ortamı yalnızca riskleri değil; aynı zamanda yeni iş birliği fırsatlarını da beraberinde getiriyor. Bu nedenle, özellikle Türkiye ve yakın coğrafyası açısından gelişmelerin doğru analiz edilmesi, akademik bilgi ve saha deneyiminin birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Kongre, tam da bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Üç gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlarda akademisyenler, uzmanlar ve doktora adayları; küresel sistemdeki dönüşümü, bölgesel güç dengelerini ve Türkiye’nin bu tabloda üstlenebileceği rolü çok boyutlu biçimde ele alacak. Bu yılki organizasyon, sayısal büyüklüğüyle de dikkat çekiyor. 72 farklı üniversite ve 11 kurumdan toplam 189 katılımcıyı bir araya getiren kongre, Türkiye’de uluslararası ilişkiler alanında son dönemde gerçekleştirilen en kapsamlı akademik buluşmalardan biri olarak öne çıkıyor. Eskişehir’in kültürel ve akademik kimliğine önemli katkı sunması beklenen kongre, yalnızca bir bilgi paylaşım platformu değil; aynı zamanda disiplinler arası diyaloğu güçlendiren bir zemin olma iddiası taşıyor. Uzmanlar, doğru tahlillerin ancak bu tür çok sesli ve derinlikli tartışma ortamlarında mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.

ESOGÜ'de ''Study in Eskişehir'' Temalı Uluslararası Personel Eğitimi Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de ''Study in Eskişehir'' Temalı Uluslararası Personel Eğitimi Düzenlendi

ESOGÜ'de ''Study in Eskişehir'' Temalı Uluslararası Personel Eğitimi Düzenlendi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Uluslararası Personel Eğitimi Haftası etkinlikleri başladı. Bu kapsamda ESOGÜ ev sahipliğinde düzenlenen ve Erasmus program ortaklarından gelen toplam 67 akademik personelin katıldığı ''Study in Eskişehir'' temalı uluslararası personel eğitimi ise ESOGÜ Otel’de gerçekleştirildi. Etkinliğe ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy da katıldı. Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, etkinliğe katılmak üzere ESOGÜ’ye gelen Filistin Hebron Üniversitesi ekibini makamında ağırlarken, ziyarette uluslararası ilişkilerden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek ve Erasmus ICM program sorumlusu Dr. Emrah Orakcıoğlu da bulundu. Toplantıda Filistin'den gelen konuklar ile akademik işbirliklerinin daha da ileriye götürülmesi için atılacak adımlar görüşülürken, Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak ziyaretten duyduğu memnuniyeti ve Filistin’e desteklerini dile getirdi. Hebron Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Dr. Ahmad Ghayyada'nin liderlik ettiği ekip ise ESOGÜ ile derin bir ortaklık kurulduğunu, bu etkinliğin Filistin-Türkiye dostluğuna kıymetli katkılarda bulunduğunu ifade etti. Dr. Ahmad Ghayyada aynı zamanda işgalden dolayı Filistin'de yaşanan zorluklar ve seyahat sırasındaki sıkıntılarını da dile getirdi. Toplantı ikramlar ve hediye takdimleri ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.