SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ulaş Karasu

Porsuk Haber Ajansı - Ulaş Karasu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaş Karasu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

APP Plaka Düzenlemesi Meclis Gündeminde Haber

APP Plaka Düzenlemesi Meclis Gündeminde

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, İçişleri Bakanlığı’nın APP olarak bilinen standart dışı plakaların 1 Nisan’a kadar değiştirilmesine yönelik uygulamasını TBMM gündemine taşıdı. Karasu, uygulamanın vatandaşlara yeni bir bürokrasi ve maliyet yükü getirdiğini belirterek İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, APP olarak bilinen standart dışı plakaların 1 Nisan’a kadar değiştirilmesine yönelik uygulamanın vatandaşlara yeni bürokrasi ve maliyet yükü getirdiğini belirterek konuyu soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Karasu, APP olarak bilinen standart dışı plakaların birçok sürücünün araçlarını satın alırken ya da araç muayenesinden geçirirken bu plakalarla ilgili herhangi bir uyarı almadığını hatırlattı. “Yıllardır kullanılan plakalar, bir anda sorunlu ilan ediliyor ve çözüm için bütün yük vatandaşın sırtına bırakılıyor. Bu yaklaşım kabul edilemez” diyen Karasu, bu sürecin hem zaman kaybına hem de farklı aşamalarda yapılan ödemeler nedeniyle vatandaş için ek maliyetlere yol açtığını vurguladı. “Vatandaş zaten yüksek akaryakıt fiyatları, vergiler ve araç giderleri altında zaten eziliyor. Şimdi bir de plaka değişimi bahanesiyle vatandaşın kapısına yeni bir masraf çıkarılıyor” diyen bu plakaların değiştirilmesi için notere ve Şoförler Odası’na ödemeler yapılması gerektiğine dikkat çekti. Devletin görevinin vatandaşı köşeye sıkıştırmak değil; adaleti sağlamak ve mağduriyetleri gidermek olduğunu vurgulayan Karasu, Meclis’te İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde İçişleri Bakanlığı’na özetle şu soruları yöneltti: APP plakaların yasaklanmasına gerekçe olarak gösterilen teknik ve güvenlik nedenleri nelerdir? Bu plakaların tespitine yönelik, bugüne kadar hangi çalışmalar yapılmıştır? Sonuçları nelerdir? Yıllardır trafikte kullanılan ve birçok araç sahibinin farkında olmadan kullandığı bu plakaların değiştirilmesi için neden kısa bir süre tanınmıştır? Sürenin uzatılması veya kademeli bir geçiş planı yapılması değerlendirilmiş midir? APP plaka kullanan araç sahiplerinin büyük bir bölümünün bu plakaları araç satın alırken hazır şekilde aldığı ya da geçmişte farklı plaka basım uygulamaları nedeniyle edindiği yönündeki şikayetler doğru mudur? Bu durumda vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına Bakanlığınız tarafından herhangi bir düzenleme yapılacak mıdır? Türkiye’de plaka basımında geçmiş yıllarda standart bir uygulama bulunmaması veya farklı plaka basım yöntemlerinin kullanılması bu sorunun ortaya çıkmasına neden olmuş mudur? Olmuş ise bu sorunu yaşayan vatandaşlarımızın mağduriyeti nasıl giderilecektir? Yetkili kuruluşlar dışında basılan plakaların yıllarca trafikte kullanılabilmiş olması konusunda denetim eksikliği bulunduğu iddiaları doğru mudur? Bu konuda Bakanlığınızın herhangi bir incelemesi veya tespiti var mıdır? Plakalarını değiştirmek zorunda kalacak vatandaşların ödeyeceği “Noter plaka basım talep belgesi” vb. plaka basım ücretleri için herhangi bir üst sınır veya standart ücret belirlenmiş midir? Her ilde farklı ücretin talep edildiğine yönelik şikayetler Karasu, sorunun çözümü için sürecin sadeleştirilmesi gerektiğini belirterek, “Eğer bir düzenleme yapılacaksa bunun bedelini vatandaş ödememelidir. Plaka değişimi gerekiyorsa, işlemler tek noktadan ve vatandaşın cebine yük getirmeden yapılmalıdır” dedi. VATANDAŞIN YÜKÜ Mevcut uygulamaya göre APP plaka kullanan sürücüler önce polis ya da jandarma karakoluna giderek plaka için “kayıp başvurusu” yapmak ve tutanak tutturmak zorunda kalıyor. Ardından notere gidilerek “plaka basım talep belgesi” alınıyor. Daha sonra Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na başvuru yapılıyor ve federasyon sürücüleri plaka basımı yapan işyerlerinin bağlı olduğu odalara yönlendiriyor. Son aşamada ise sürücüler plaka basım yapan işyerlerine giderek yeni plakalarını bastırıyor.

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır! Haber

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır!

Cumhuriyet Halk Partisi İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, emekli bayram ikramiyesi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Karasu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi "AKP iktidarı, bayram öncesi emeklilerimizin bayram ikramiyelerine herhangi bir zam yapılmayacağını açıklamıştır. Bu karar, 17 milyon emeklimize; “size verilecek kuruşumuz yok, başınızın çaresine bakın” demekten başka bir anlam taşımamaktadır. Milyonlarca emeklimizin aylıklarına bin TL zam yapmamak için kırk takla atanlar; 17 milyon emeklimize bayram öncesi bir avuç mutluluğu dahi çok görmüştür. Bugün Türkiye’nin birinci gündemi geçimdir. Mutfaktır. Kiradır. Faturadır. Pazarda eksilen filedir. 17 milyon emeklinin çok büyük bir kısmı açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklilik, bir ömürlük emeğin karşılığıdır. Ancak AKP iktidarı, emekliliği onurlu bir yaşam dönemi olmaktan çıkarmış, hayatta kalma mücadelesine dönüştürmüştür. Ekonomide büyüme rakamları açıklanıyor. “Türkiye büyüyor” deniliyor. Ancak bu büyüme, emeğin ve emeklinin hanesine yazılmıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adeta noter makamına dönüştürdüğü TÜİK verileri açık gerçeği ortaya koymaktadır: İşgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı %43,7’den %33,7’ye gerilemiştir. Türkiye ekonomisi büyürken, emeğin milli gelirden aldığı pay düşmüştür. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo bir siyasi tercih ve AKP İktidarının yönetim anlayışıdır. Büyümeden, sermaye daha fazla pay alırken, emekçi ve emekli sistemli biçimde yoksullaştırılmıştır. Emeklilerimize refah değil, sefalet dayatılmıştır. Bayram ikramiyesinin 4 bin TL seviyesinde tutulması, bugünün Türkiye’sinde bir ikramiye anlamı taşımamaktadır. Bu tutar, artan hayat pahalılığı karşısında ancak sembolik bir harçlık düzeyindedir. Emeklilerimize sadaka mantığıyla yaklaşan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Buradan AKP iktidarına ve ortaklarına açıkça sesleniyoruz: Önümüz bayramdır. 17 milyon emeklimizi ve ailelerini bu ekonomik tabloda mahcup etmeyin. Emekliye hakkını teslim edin. Bu ülkenin dünü, hafızası, üretimi ve alın teri olan emeklilerimize saygı göstermek, sosyal devletin ve hükümetlerin asgari sorumluluğudur. Bugün küçücük bir artışın dahi yapılmaması, emekliye bakışın özetidir. Bu tablo, AKP politikalarının doğrudan sonucudur. Emeklinin onurunu savunmaya devam edeceğiz. Geçim derdini siyasetin merkezine taşımayı sürdüreceğiz. Emekli bayram ikramiyesini, bir asgari ücret seviyesine çıkaracak; bu adaletsiz düzen karşısında sessiz kalmayacağız! Bugün sefalet koşullarında hayata mahkum ettiğini 17 milyon emeklimizin vicdanı, iradesi ve sandıktaki sözü, bu ülkenin yarınını belirleyecektir.

Başkan Ünlüce'den Ankara’da Yoğun Temas Haber

Başkan Ünlüce'den Ankara’da Yoğun Temas

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılında Anıtkabir’i ziyaret eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, TBMM’de temaslarda bulunarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla gerçekleştirdiği Ankara programında bir dizi önemli ziyarette bulundu. Ünlüce, ilk olarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanlığı organizasyonuyla Anıtkabir’i ziyaret ederek, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle andı. Ünlüce’ye CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Kahya, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı ve Eskişehirli kadın meclis üyeleri eşlik etti. Ankara temasları kapsamında Başkan Ünlüce, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Dr. Asu Kaya tarafından düzenlenen basın toplantısına katıldı. Toplantıda, Türk Medeni Kanunu’nun kadınlar açısından taşıdığı hayati önem bir kez daha vurgulandı. Daha sonra Ünlüce, TBMM’de Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Grup toplantısının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu ile birlikte Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şubesi yönetimi ile görüşen Başkan Ünlüce, dernek yöneticilerinin talep ve önerilerini dinledi. Program kapsamında CHP Eskişehir milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan ile de görüşen Başkan Ünlüce, kentte yürütülen çalışmalar ve yerel yönetim faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ünlüce son olarak kadın belediye başkanlarıyla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret ederek, Ankara temaslarını yoğun bir programla tamamladı. Ziyaretlerinin ardından açıklama yapan Başkan Ünlüce, Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılında hukuk önünde eşit yurttaşlık hakkının önemine dikkat çekerek, güçlü dayanışma ve ortak vizyonla halkçı ve kapsayıcı belediyecilik anlayışını büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.

TÜİK Yine Şapkadan Tavşan Çıkardı Haber

TÜİK Yine Şapkadan Tavşan Çıkardı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, TÜİK tarafından açıklanan Ocak ayı enflasyon rakamları ile ilgili bir açıklama yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Karasu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "İşçinin, memurun, emeklinin cebine el atan Saray cambazı TÜİK, yine şapkadan tavşan çıkardı. Ocak ayı enflasyonu yüzde 4,84; yıllık enflasyon yüzde 30,65 olmuş! Geçen yıl Aralık ayında enflasyonu 0.89 gösteren TÜİK, Ocak ayındaki rakamları 4,84 olarak açıkladı. Ocak ayı itibariyle, işçiye, emekliye, memura, asgari ücretliye verilen zam, daha ilk ayda erimiş oldu. Büyük kavgalar, mücadeleler ile en düşük emekli maaşına yapmış oldukları 1000 liralık zammı Ocak ayında 5 milyon emeklinin cebinden geri aldılar. Diğer emekliler ise 1000 lira daha kaybettiler! AKP iktidarı her geçen gün TÜİK eliyle emeklinin işçinin memurun cebinden milyonları çekiyor ve insanlarımızı açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum ediyor. TÜİK aklını başına al, işçinin, emekçinin emeklinin asgari ücretlinin cebinden elini çek artık. Rakamları ya doğru açıkla ya da bu rakamlarla vatandaşı kandırmaktan vazgeç! AKP iktidarı ise sokağa çıkamayan, manava kasaba gidemeyen siyasetçileri her geçen gün milyonları açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum etmeye devam ediyorlar. Cambaza bak cambaza siyasetinden bir an evvel vazgeçin. Bu ülkede milyonlar elektrik faturasını ödeyemiyor, çocuklarının beslenme çantasına artık kuru ekmek koymak zorunda kalıyor. Çocuklarımız protein alamıyor, et yiyemiyorlar. Bu düzen değişmeli bir an önce sandık gelmeli, sandıkta AKP hesabını vermelidir."

Karasu: ''Bu Ülkede Emekliler Diri Diri Tabuta Konulmuştur'' Haber

Karasu: ''Bu Ülkede Emekliler Diri Diri Tabuta Konulmuştur''

CHP Esenler İlçe Başkanlığı tarafından “Yoksulluk Kader Olamaz” paneli düzenlendi ve panelde sözü doğrudan emekliler aldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, iktidarın emeklileri bilinçli şekilde yoksulluğa mahkûm ettiğini belirterek, “Bu ülkede emekliler diri diri tabuta konulmuştur. Bir kişi değişecek, her şey değişecek” dedi. CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, “Yoksulluk Kader Olamaz” panelinde yaptığı konuşmada emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloya sert sözlerle tepki gösterdi. Karasu, iktidarın emeklileri bilinçli şekilde yoksulluğa mahkûm ettiğini belirterek, “Bu ülkede emekliler diri diri tabuta konulmuştur” dedi. CHP Esenler İlçe Başkanlığı tarafından hafta sonunda “Yoksulluk Kader Olamaz” paneli düzenlendi ve panelde sözü doğrudan emekliler aldı. Emekli vatandaşlar, yaşadıkları geçim sıkıntılarını anlatırken bu ülkede geçimin ne anlama geldiğini, hayatın nasıl daraldığını, ay sonunu getirmenin nasıl bir mücadeleye dönüştüğünü kendi yaşamlarından örneklerle anlattı. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Esenler İlçe Başkanı Kemal Şahin, yoksulluğun nasıl sistematik biçimde kalıcı hale getirildiğini Esenler’de emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların yaşadığı ekonomik çöküşü, sahadan örneklerle ortaya koyan kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Ardından DİSK Dev Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz söz aldı. Yavuz, emeklilerin yaşam ve geçim koşullarını, örgütlenme hakkının önündeki fiili ve yapısal engelleri ve emeklilerin Türkiye’de neden söz sahibi olamadığını anlattı. CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Ozan Bingöl ise veriler ve rakamlarla yoksulluğun nasıl bilinçli tercihlerle derinleştirildiğini, bütçenin emekliye değil, yandaşa aktarıldığını ve bu düzenin emeklileri nasıl her geçen gün daha kırılgan hale getirdiğini ortaya koydu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu ise konuşmasına Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere Silivri’de tutulan belediye başkanlarına ve belediye başkanları ile bürokratlara salondan selam göndererek başladı. Emeklilerin, asgari ücretlilerin ve ezilen tüm kesimlerin konuşulduğu bir dönemde olduklarını vurgulayan Karasu, AKP’nin 2002 yılında iktidara gelirken verdiği “yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele” sözlerini hatırlattı ve 24 yılın sonunda gelinen noktanın ağır bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti. Karasu, geçmişte emekli olan yurttaşların emekli tazminatlarıyla ev ve araba alabildiğini, bugün ise yeni emekli olanların mutfak eşyası dahi alamaz hale geldiğini söyledi. 5 EMEKLİ MAAŞI YOKSULLUK SINIRI ETMİYOR Türkiye’de emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşadığını vurgulayan Karasu, Türkiye’de 17 milyon emeklinin ortalama maaşının 23 bin 500 lira olduğunu, açlık sınırının ise 30 bin lirayı aştığını belirtti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez memur emeklilerinin de açlık sınırının altında maaş aldığını söyleyen Karasu, “Bugün beş emekli bir araya gelse yoksulluk sınırını aşamıyor” ifadelerini kullandı. Vergide, paylaşımda ve dağıtımda adalet kalmadığını dile getiren Karasu, bütçe görüşmelerinde emekli, işçi, kadın, genç ve asgari ücretlilerin yok sayıldığını hatırlattı. İktidarın betona ve demire yatırım yaptığını vurgulayan, ama Türkiye’de çocukların protein alamadığını, milyonlarca çocuğun et yiyemediğini, annelerin beslenme çantasına bir kuru ekmeği dahi zor koyduğunu vurguladı. GARİBAN AKP’NİN KENDİSİDİR! TBMM’de 15 gün boyunca emekliler için mücadele verdiklerini belirten Karasu, iktidarın bu çağrılara kulak tıkadığını ifade etti. Yaklaşık 5 milyon emekliye bin lira zam yapıldığını hatırlatan Karasu, “Bin lirayla pazara gitseniz file dolmuyor, kasaptan bir kilo et alamıyorsunuz. Kendi çocuklarına harçlık olarak bile vermeyecekleri parayı emekliye zam diye sundular” dedi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in emekliler için yaptığı “garibanlar” ifadesi kullandığını da hatırlatan Karasu, “Garibanlar bize oy veriyor diyerek, emeklilerden bahsediyor. Siz hiç merak etmeyin. Emekli bu ülkede kimsesiz değildir. Emekli bu ülkede gariban değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanından tüm üyelerine kadar emeklilerin ve emekçinin yanındadır. Gariban olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin söylemleridir, AKP’nin kendisidir” diye konuştu. HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ “AKP sadece yoksulluğu yaratan bir iktidar olmadı. AKP, aynı zamanda bu süre içinde yoksulluğu yönetti. Emekliyi yoksullaştırdılar, sonra o yoksulluğu iktidarlarının sigortası haline getirdiler ‘Bize mecbursunuz. Başka çıkış yolu yok’ dediler!” dedi. Emeklilere “Siz AKP’nin yarattığı bu sefalete mecbur musunuz?” diye soran ve salondan “Hayır” yanıtını alan Karasu, “O zaman, ayağa kalkacaksınız! O zaman meydanlarda, sokaklarda, alanlarda, kürsülerde hakkınızı alana kadar hep beraber mücadele edeceğiz” diye konuştu. CHP’NİN ÇÖZÜMÜ HAZIR CHP’nin emeklilere yönelik çözüm önerilerinin hazır olduğunu belirten Karasu, en düşük emekli aylığının en az bir asgari ücret düzeyine çıkarılması, intibak yasasının çıkarılması, bayram ikramiyelerinin bir asgari ücret olması, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması ve emeklilere sendika ve toplu sözleşme hakkı tanınması önerilerini sıraladı. Emeklilerin ve emekçilerin, AKP’nin yarattığı bu kara düzene mecbur olmadığını vurgulayan Karasu, “Sandık gelecek. Bir kişi değişecek, her şey değişecek. Bu ülkenin kaynakları 86 milyona yeter; yeter ki adaletli paylaşalım” dedi.

CHP'li Karasu: ''İşsizlik Fonu Teşvik Kasası Değildir'' Haber

CHP'li Karasu: ''İşsizlik Fonu Teşvik Kasası Değildir''

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan son üç yılda işverene 208 milyar lira kaynak aktarılırken, işçilere ödenen tutarın 147 milyar lirada kaldığını belirten Karasu, “İşçinin primiyle büyüyen fon, işsiz kalanlara dar, işverene geniş çalışıyor. İşsizlik Fonu teşvik kasası değildir” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacından uzaklaştırıldığını belirterek, fonun işsiz kalan yurttaşı koruyan bir sosyal güvence olmaktan çıkarılıp işveren teşviklerinin finansman aracına dönüştürüldüğünü söyledi. Karasu, “İşçinin primiyle büyüyen fon, işsiz kalanlara dar, işverene geniş çalışıyor” dedi. Karasu yaptığı yazılı açıklamada, İşsizlik Sigortası Fonu’nun emeğin primleriyle oluşan kamusal bir güvence mekanizması olduğunu vurguladı. Bugün yaşanan sorunun fonda kaynak bulunmamasıyla açıklanamayacağını belirten Karasu, asıl meselenin fonun işsizliği telafi eden bir güvence olmaktan çıkarılarak emek piyasasını esnekleştiren tercihlere bağlanması olduğunu vurguladı. Karasu, erişimi zorlaştıran koşullar ve işverene yönelen teşviklerin, sigorta mantığını zayıflattığına dikkatleri çekti. Karasu, işsizlik sigortasının bireysel bir yardım alanı olarak görülemeyeceğini belirterek, “Bu sistem; gelirin korunmasını, istihdamın sürekliliğini ve iş güvencesini birlikte taşıyan kamusal bir sözleşmedir. Fonun başarısı büyüklüğüyle değil, işsiz kaldığında yurttaşı ne ölçüde ayakta tuttuğuyla ölçülür” diye konuştu. RAKAMLAR ÇARPICI TABLOYU ORTAYA KOYUYOR İŞKUR verilerine dikkat çeken Karasu, son üç yılda fonun kullanımındaki dengesizliğin açık biçimde görüldüğünü söyledi. Karasu’nun paylaştığı bilgilere göre: • 2023 yılında işçilere ödenen işsizlik ödeneği 21 milyar 674 milyon lira olurken, işverenlere aktarılan teşvik ve destekler yaklaşık 40 milyar liraya ulaştı. • 2024 yılında işçilere ödenen tutar yaklaşık 46 milyar lira, işverenlere aktarılan teşvikler ise 71 milyar lira oldu. • 2025 yılında işçilere ayrılan pay 80 milyar 650 milyon lirada kalırken, işverenlere aktarılan tutar 97 milyar 231 milyon liraya yükseldi. Bu tabloya göre, son üç yıldır işverene 208 milyar kaynak aktarılırken, işçilere ödenen tutarın 147 milyar lirada kaldığını ve işverene aktarılan kaynağın işçiye göre 61 milyar liranın üzerine çıktığını belirten Karasu, “İşçinin primiyle büyüyen fon, işsiz kalanlara dar, işverene geniş çalışıyor” ifadelerini kullandı. HER İKİ BAŞVURANDAN BİRİ FONDAN YARARLANAMIYOR Başvurulara ilişkin verilerin de dikkat çekici olduğunu belirten Karasu, 2024 yılında 1 milyon 659 bin yurttaşın işsizlik ödeneği için başvuruda bulunduğunu, ancak yalnızca 798 bin kişinin bu haktan yararlanabildiğini aktardı. Karasu, “Yani her iki işçiden biri, primini ödediği fondan pay alamamıştır” dedi. Fonun menkul kıymet ve nakit varlığının yüz milyarlarca lirayı aştığını hatırlatan Karasu, buna rağmen işsiz kalan işçinin yalnız bırakıldığını belirtti. “İşveren için teşvik var, destek var, prim indirimi var, kamu güvencesi var. İşçi için ise işsiz kaldığında elinde kalan tek dayanak bu fondur” dedi. “İŞSİZLİK FONU TEŞVİK KASASI DEĞİLDİR” İşsizlik Sigortası Fonu’nun kalıcı istihdam yaratmayan, işsizliği azaltmayan ve emeği korumayan her kullanımının sosyal sigortanın özünü zayıflattığını vurgulayan Karasu, fonun kısa vadeli teşviklerin finansman kaynağına dönüştürüldüğüne işaret etti. Karasu “Oysa bu fon, güvenceli ve nitelikli istihdam yaratmak için kullanılmalıdır. İşsizlik Sigortası Fonu bir teşvik kasası değildir. Bu fon emeğin parasıdır, işsiz kalan insanın hayata tutunma hakkıdır” dedi. Fonun kullanım önceliğinin derhal değiştirilmesi gerektiğini belirten Karasu, ağırlıklı olarak işverene akan bir kaynağın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Bu anlayışın çalışma hayatında güvencesizliği büyüttüğünü ve iş güvencesini aşındırdığını dile getiren Karasu, “Dün emeklilerimiz, bugün İşsizlik Sigortası Fonu… Ülkemiz devasa bir güvencesizliğe ve geleceksizliğe itilmektedir. Bunun yegâne adresi AKP’nin emek ve emekçi karşıtı politikalarıdır” diye konuştu.

Türkiye'de Emek Örgütsüz, İşçi Savunmasız Haber

Türkiye'de Emek Örgütsüz, İşçi Savunmasız

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıkladığı sendikalaşma verilerinin Türkiye’de emeğin nasıl sistemli biçimde değersizleştirildiğini ortaya koyduğunu belirtti ve “Bu tablo bir başarı değil, açık bir utanç tablosudur” dedi. CHP İşçi, Memur Sendikalarından ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karasu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıkladığı sendikalaşma verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’de yaklaşık 17 milyon kayıtlı işçi çalışmasına rağmen sendikalı işçi sayısının yalnızca 2,4 milyon civarında olduğunu hatırlatan Karasu, “Çalışanların sadece yüzde 14,4’ü sendikalı. Kayıt dışılık da hesaba katıldığında bu oran yüzde 12’ye düşüyor. Bu, emeğin bilinçli biçimde örgütsüz bırakıldığının göstergesidir” ifadelerini kullandı. “ÖZEL SEKTÖRDE SENDİKALAŞMA NEREDEYSE BİTİRİLMİŞTİR” Sendikalı işçilerin büyük bölümünün kamuda ve belediyelerde çalıştığına dikkat çeken Karasu, “Kamuda örgütlülük yüzde 75’i aşarken, özel sektörde sendikalaşma oranı yüzde 7’ye kadar düşmüştür. Milyonlarca işçi patronların insafına terk edilmiştir. İş güvencesi zayıf, toplu sözleşme fiilen yok, örgütlenme ise sistematik baskı altındadır” dedi. Bu tablonun tesadüf olmadığını vurgulayan Karasu, “İşkolu barajları, kilitlenen yetki süreçleri, sendikal nedenle işten çıkarmaların cezasız bırakılması ve yargının caydırıcılığını yitirmesi; AKP’nin yıllardır uyguladığı bilinçli bir sendikasızlaştırma politikasının sonucudur” değerlendirmesinde bulundu. “BAKAN KENDİ VERİLERİNİ İNKÂR EDİYOR” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın tabloyu “tozpembe” göstermeye çalıştığını söyleyen Karasu, “Bakanlığın kendi yayımladığı veriler, iktidarın anlattığı masalı çürütmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında sendikalı olmak istediği için işten atılan, baskı gören binlerce işçi vardır” dedi. Karasu, “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, sendikalı olmak istediği için işten çıkarılan, örgütlenmeye çalıştığı için baskı gören, hak aradığı için yalnız bırakılan binlerce işçi vardır. Buna rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, her açıklamasında çalışma hayatını tozpembenin de ötesinde bir tabloyla anlatmakta; emeğin yaşadığı gerçekliği inkâr etmektedir. Oysa bakanlığın kendi yayımladığı veriler, bu anlatının gerçekle bağını kopardığını açıkça göstermektedir” dedi. “METAL İŞKOLU GERÇEĞİ GÖSTERİYOR” Metal sektöründe yürüyen toplu sözleşme süreçlerine dikkat çeken Karasu, “Sendikal örgütlülüğün olduğu alanlarda ücretler ve çalışma koşulları daha ileri bir noktadadır. Eğer bu haklar metal işkolunda da olmasaydı tablo çok daha ağır olurdu. Bugün iki dudak arasına sıkıştırılmış bir çalışma hayatı dayatılmaktadır” ifadelerini kullandı. “ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRACAĞIZ” CHP olarak güvencesiz düzeni reddettiklerini belirten Karasu, açıklamasında CHP’nin iktidar hedeflerini şöyle sıraladı: “İktidarımızda örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldıracağız. Toplu ve bireysel iş hukukunu emek lehine yeniden kuracağız. Aynı işkolunda çalışan tüm işçilerin toplu sözleşmeden yararlanabildiği adil bir çalışma hayatı inşa edeceğiz. Bu ülkenin emeği sahipsiz değildir. Bu ülkenin işçisi güvencesizliğe mahkûm edilemez. AKP iktidarının yarattığı bu utanç tablosuna karşı, emeğin onurunu, örgütlü gücünü ve güvenceli geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz.”

CHP'li Karasu: ''Gençlere İş Değil, Ucuz Emek Rejimi Sunuluyor!'' Haber

CHP'li Karasu: ''Gençlere İş Değil, Ucuz Emek Rejimi Sunuluyor!''

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, iktidar tarafından “müjde” olarak duyurulan “Genç İstihdam Hamlesi – Güç Tanıtım Programı”nı sert sözlerle eleştirdi. Programın gençlere güvenceli istihdam sunmadığını vurgulayan Karasu, uygulamanın gençleri “güvencesiz, atipik ve esnek çalışmaya” mahkum ettiğini vurguladı. Karasu, yaptığı yazılı açıklamada iktidarın “Genç İstihdam Hamlesi – Güç Tanıtım Programı adını verdiği programı eleştirdi. “İktidar genç işsizliğini kalıcı olarak çözecek politikalar üretmiyor, aksine bu sorunu görmezden geliyor” diyen Karasu, yaklaşık 3 milyon gencin istihdamdan uzak ucuz ve güvencesiz emek sömürüsünü teşvik eder bir şekilde programa dahil edilmek istendiğini belirtti. “MÜJDE DEĞİL, GÜVENCESİZLİK” Program kapsamında gençlere haftada yalnızca üç gün çalışma imkânı tanındığını, karşılığında ise günlük 1.375 TL ‘cep harçlığı’ verileceğini hatırlatan Karasu, “Stajyer adı altında cep harçlığıyla çalıştırmak asla güvenceli istihdam değildir” ifadelerini kullandı. İlk 6 ayda gençlerin sigorta primleri ve ücretlerinin İŞKUR tarafından karşılanacağını anımsatan Karasu, bu süreden sonra işverenler açısından sürekli istihdam zorunluluğu bulunmadığına dikkat çekti. “Bu da program, genç işsizliğini yalnızca kâğıt üzerinde ve kısa süreli olarak düşük gösterir. Gerçekte ise gençleri uzun vadede yine işsizlik ve güvencesizlikle baş başa bırakır” dedi. “3 MİLYONA YAKIN GENÇ NE EĞİTİMDE NE İŞTE” TÜİK’in 3. çeyrek iş gücü verilerine göre, 15-24 yaş arası 11 milyon 489 bin gencin yüzde 25,4’ünün yani 2 milyon 922 bin gencin ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığını hatırlatan Karasu, bu tablonun gençlerin geleceğe dair umutlarını tükettiğini söyledi. Aynı verilere göre Türkiye’de üniversite mezunu işsiz oranının yüzde 9,2 olduğunu belirten Karasu “Türkiye bu oranla Avrupa’da üniversite mezunu işsizliğinde ilk sırada yer alıyor” dedi. “GENÇLER İŞ BEKLİYOR” İŞKUR verilerine de işaret eden Karasu, 15-24 yaş arası 462 bin 302 gencin kayıtlı işsiz olduğunu, bunların 250 bininin 3 ila 12 aydır iş beklediğine dikkat çekti. Geçen yılın ocak-kasım döneminde 230 bin 760 gencin işten çıkarıldığı için işsizlik ödeneğine başvurduğunu belirten Karasu, “Resmi veriler bile genç işsizliğinin ne kadar yakıcı bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor. Buna rağmen iktidar, kalıcı çözümler üretmek yerine gençleri günübirlik ve geçici emek sömürüsüne mahkûm eden programlarla sorunu geçiştirmeye çalışıyor. Bu anlayış gençlerimize güvenceli bir gelecek sunmaz” şeklinde konuştu.

CHP'li Karasu: "BES AKP Eliyle Kampanyaya Dönüştürüldü!" Haber

CHP'li Karasu: "BES AKP Eliyle Kampanyaya Dönüştürüldü!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Cumhurbaşkanı kararıyla Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) verilen devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine sert tepki gösterdi. Karasu, Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemenin sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek, “Bu karar sosyal güvenliği güçlendirmiyor; emeklilik hakkını bir pazarlama metnine dönüştürüyor” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Cumhurbaşkanı kararıyla Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) verilen devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine sert tepki gösterdi. Karasu, Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemenin sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek, “Bu karar sosyal güvenliği güçlendirmiyor; emeklilik hakkını bir pazarlama metnine dönüştürüyor” dedi. Karasu, yaptığı yazılı açıklamada Resmi Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararı ile katılımcıların kendi ödediği katkı paylarına sağlanan devlet katkısı oranı yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürüldü. Karar, yayım tarihi itibarıyla derhal yürürlüğe girdi ve uygulama yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verildi. Kararla birlikte, katılımcıların birikim hesaplarında elde edebilecekleri azami devlet katkısı tutarı da otomatik olarak düştü. CHP’li Karasu, yaptığı yazılı açıklamada yaklaşık 18 milyon yurttaşın Otomatik Katılım Sistemi dahil BES’te yer aldığını hatırlattı ve insanların bu sistemde olmasının nedeninin “güvenceli bir kamusal emeklilikten mahrum bırakılmaları” olduğunu vurguladı. Hükümetin, anayasal ve asli görevinin yurttaşına sosyal güvenlik sağlamak olduğunu söyleyen Karasu, “Hükümet, kendi sorumluluğunu yerine getirmek yerine katkı oranını düşürüp bunu ‘teşvik’ diye sunuyor. Sosyal hak, kampanya diline; emeklilik güvencesi satış argümanına indirgeniyor” ifadelerini kullandı. Karasu, BES’in bir tasarruf modeli gibi sunulduğunu ancak gerçekte kamusal emekliliğin adım adım zayıflatılmasını örten bir mekanizma olduğunu belirterek, “Emeklilik piyasaya bırakılacak bir alan değildir. Emeklilik, primini ödeyen yurttaş ile sosyal devlet arasındaki tarihsel sözleşmedir. İnsanlar finansal ürün değil, onurlu bir emeklilik ister” dedi. AKP iktidarının emekliliği bir maliyet kalemi gibi gördüğünü savunan Karasu, “Katkıyı artırdık, caymazsan bonus verdik” gibi yaklaşımın sosyal devlet dili değil, açıkça “satış dili” olduğunu söyledi. Bu anlayışla riskin emekçiye yıkıldığını, birikimlerin sermaye kanallarına aktarıldığını ifade eden Karasu, “Kaybeden emekçi, kazanan belli” diye konuştu. CHP olarak bu yaklaşıma karşı olduklarını vurgulayan Karasu, “Emeklilik bir lütuf değildir, sadaka değildir, fon performansına bağlı bir piyasa ürünü hiç değildir. Emeklilik kamusal bir haktır” dedi. BES üzerinden yapılan düzenlemenin, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde başka hesapların devrede olduğuna işaret ettiğini belirten Karasu, kamu kaynaklarının fon sistemleri yerine, kamusal emekliliğin omurgası olan SGK’ya yönelmesi gerektiğini ifade etti. Karasu “Sosyal devleti pazarlık konusu yapan bu anlayışa izin vermeyeceğiz. Emeklilik piyasada satılan bir vaat değil, bu ülkenin emekçilerine karşı asli bir borçtur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.