SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uğur Mumcu

Porsuk Haber Ajansı - Uğur Mumcu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uğur Mumcu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır Haber

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır

Tepebaşı Belediyesi ile Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle, gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen anma programı ile anıldı. Yoğun ilgi gören programda salonu dolduran yurttaşlar, Mumcu’nun mücadelesini, düşüncelerini ve bıraktığı mirası bir kez daha hatırladı. Anma programı, Uğur Mumcu’nun yaşamını, araştırmacı gazetecilik anlayışını ve karanlıkla mücadelesini anlatan “İz Sürerken” adlı belgeselin gösterimiyle başladı. Belgeselin ardından Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri, yazar Işık Kansu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, yazar Sertaç Eş ve yazar Orhan Tüleylioğlu’nun katılımıyla “Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un İzinde Bugün” başlıklı açık oturum gerçekleştirildi. Programa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, CHP il ve ilçe yöneticileri, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, bir duruşun adı olduğunu vurguladı. Ataç, “Bugün burada bir ismi anmak için değil, bir duruşu hatırlamak için toplandık. Uğur Mumcu’yu yalnızca kaybettiğimiz bir gazeteci olarak anlatırsak eksik kalır. O, ısrar eden, soru sormaktan vazgeçmeyen, gerçeği anlatan bir yurttaştı” dedi. Mumcu’nun cesaretinin kaynağının doğruları savunmaktan geldiğini ifade eden Ataç, “Uğur Mumcu cesur olduğu için öldürülmedi. Yıllarca aynı soruları sormaktan vazgeçmediği için öldürüldü. ‘Para nereden geliyor?’, ‘Bu güç kimin elinde?’, ‘Devletle suç nerede kesişiyor?’, ‘Din, siyaset ve tarikat ilişkisi nerede iç içe geçiyor?’ sorularını sormaya devam ettiği için hedef alındı” diye konuştu. Gençlere de seslenen Başkan Ataç, Mumcu’nun Türkiye’nin geleceğine bakarken ne umutsuz ne de çaresiz olduğunu belirterek, “O, ülkenin iki yola girebileceğini görüyordu. Aklın ve bilimin rehber olduğu, laikliğin hukukta yaşadığı bir Türkiye ya da sessizlikle büyüyen bir karanlık. Uğur Mumcu’nun en büyük kaygısı, karanlığın sessizlikle büyümesiydi. Çünkü o çok iyi biliyordu: Sessizlik bulaşıcıdır.” ifadelerini kullandı. Ataç, konuşmasını Uğur Mumcu’nun anısı önünde saygıyla eğildiğini belirterek tamamladı. Açık oturumda Orhan Tüleylioğlu, Uğur Mumcu’nun yazılarından esinlenerek kaleme aldığı “Uğur Mumcu’nun Düşü” adlı şiirsel denemesini okudu. Okuma, salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Işık Kansu ise konuşmasına, “Değerli Başkanım, bize bu olanağı tanıdığınız için çok teşekkür ediyorum. Siz her zaman bir Cumhuriyet dostusunuz, Uğur Mumcu’nun izinde vefalı bir biçimde yürüyorsunuz” sözleriyle başladı. Kansu, Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabına değinerek, araştırmacı gazetecilik denildiğinde akla ilk gelen ismin Uğur Mumcu olduğunu vurguladı. Kendi kitabı Zabıtadan Rabıtaya’dan da alıntılar yapan Kansu, Mumcu’nun ortaya çıkardığı yolsuzlukları ve karanlık ilişkileri hatırlattı. Sertaç Eş ise yaptığı konuşmada, gerçeğin bilinmemesinin değil, öğrenmemekte ısrar edilmesinin en büyük sorun olduğunu belirterek, “Biz yaptığımız işin içine akıl koymaya çalışırız. Umarım siyaset de yaptığı işin içine akıl koyar” ifadelerini kullandı. Oturumun ardından Başkan Ataç ve Milletvekili Jale Nur Süllü, konuşmacılara teşekkür ederek çiçek takdim etti. Anma programı, Işık Kansu ve Orhan Tüleylioğlu’nun kitaplarını okurları için imzalamasıyla sona erdi.

Adalet ve Demokrasi Haftası’nda "Devrim Şehitleri" Anıldı Haber

Adalet ve Demokrasi Haftası’nda "Devrim Şehitleri" Anıldı

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından düzenlenen "Devrim Şehitlerini Anma Programı" Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. ​24 - 31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, demokrasi ve aydınlanma mücadelesinde hayatını kaybeden isimler anıldı. ADD Eskişehir Şube Yönetim Kurulu, ADD Eskişehir Gençlik Kolları ve ADD Eskişehir Cumhuriyet Korosu’nun katkılarıyla düzenlenen programda, duygu dolu anlar yaşandı. Sunuculuğunu ADD Eskişehir Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı İlknur Ünal'ın yaptığı geceye Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Hasan Ünal, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş ve çok sayıda dernek üyesi ve vatandaş katılım sağladı. ​​Gecenin açılış konuşmasını gerçekleştiren ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, adaletin ve demokrasinin bedelini ödeyen bir dernek olduklarını vurguladı. Avci konuşmasında, "Biz bu memleket için yalandan 'kefenimiz arka cebimizde' diyenlerden değil, bu uğurda kefene sarılanların ta kendisiyiz" diyerek mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirtti. ​Avci, özellikle 24 Ocak ile 31 Ocak tarihleri arasındaki haftanın kendileri için büyük bir yas ve kararlılık haftası olduğunu ifade etti. Kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy ve araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun mirasına sahip çıkmanın önemine değindi. ​​Programın en dikkat çeken noktası, etkinliğin planlanmasında gençlerin üstlendiği aktif rol oldu. Şube Başkanı Mehmet Avci, "Gençlerin Muammer Hoca’ya sadakatini göstermesi benim bir hayalimdi. Bugün bu hayal gerçek oldu. Bu mücadele kadınsız ve gençsiz olmaz" sözleriyle ADD Eskişehir Gençlik Kolları'na teşekkürlerini iletti. ADD Eskişehir Şubesi Gençlik Kolları Başkanı Arda Can Karaca ile Yönetim Kurulu Üyesi Busenur Deligöz tarafindan yapılan konuşmalar ve ADD Eskişehir Cumhuriyet Korosu’nun Şef Ziya Çoşkun yönetiminde sahne aldığı dinleti bölümü ise katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi ve çok beğenildi. Protokolde ise sembolik olarak aydınlanma şehitlerine yer ayrılan gecede, "Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatacağız" sözü verildi. Dinletinin ardından gerçekleştirilen ​panelde, Atatürkçü Düşünce’de Prof. Dr. Muammer Aksoy ve fikir dünyası ele alındı.Panele konuşmacı olarak şu isimler katıldı: Öner Tanık - ADD Eski Genel Sekreteri ve Eski Gençlik Kolları Genel Başkanı​ ve Taylan Devrim Ercan - ADD GYK Üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı​ katılım sağladı. ​Program, ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı'nın, "Bu mücadele bizlerle ve bizden sonraki kuşaklarla devam edecektir" mesajı ve katılımcılara plaket takdimi ile sona erdi.

Kuvayı Milliye Ruhunu Ortadan Kaldırmaya Hiç Kimsenin Gücü Yetmez! Haber

Kuvayı Milliye Ruhunu Ortadan Kaldırmaya Hiç Kimsenin Gücü Yetmez!

Odunpazarı Belediyesi, 24 Ocak 1993'te Ankara'daki evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın infilak etmesiyle hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’yu unutmadı. 33 yıl önce katledilen Uğur Mumcu için bombalı suikasta uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının bulunduğu Uğur Mumcu Parkı’nda anma töreni düzenlendi. Anma töreninde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 2015 yılından bu yana anmaların Uğur Mumcu Parkı’nda yapıldığını hatırlattı. Cinayetin arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılamadığına dikkat çeken Başkan Kurt, “Uğur Mumcu'nun katillerinden, Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz bir hesap soramadık. O günler yakındır, bunun hesabı sorulacaktır” dedi. Anma törenine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Mumcu’nun mesai arkadaşı gazeteci-yazar Işık Kansu ile çok sayıda gazeteci ve vatandaş katıldı. Törende Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünden Hüseyin Yılmaz, Tayfun Duman müzik dinletisi, Odunpazarı Belediye Tiyatrosu’ndan Ferhat Karataş ve Abdullah Çiftçi ise şiir dinletisi gerçekleştirdi. Emekli Albay Dr. Murat Durukan ve Öğretmen Barış Baran Gelir de anmaya katılanlar için müzik dinletisi düzenledi. Anma töreninde, törene katılanlar Uğur Mumcu’nun saldırıya uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının sergilendiği kaideye kırmızı karanfil bırakarak, barış güvercini uçurdu. “24 OCAK ARTIK SADECE MATEM GÜNÜ OLMAMALI” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, anma töreninde yaptığı konuşmada, 24 Ocak’ın artık sadece bir yas günü olarak kalmaması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında adalet, hukuk ve demokrasi çağrısı yapan Başkan Kurt, “Bugün 24 Ocak. 33 yıldır bu günü bir matem günü, bir yas günü olarak anıyoruz” dedi. 2015 yılından bu yana anmaların Uğur Mumcu Parkı’nda yapıldığını hatırlatan Başkan Kurt, “2015 yılından bu yana da bu parkta Uğur Mumcu'nun patlayan otomobilinin önünde minnetle anıyoruz, saygıyla anıyoruz” ifadelerini kullandı. Cinayetin arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılamadığına dikkat çeken Başkan Kurt, “Ama Uğur Mumcu'nun katillerinden, Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz bir hesap soramadık. O günler yakındır, bunun hesabı sorulacaktır” diye konuştu. LAİKLİK VE DEMOKRASİ VURGUSU! Mumcu cinayetinin hesabının sorulamamasının yeni cinayetlerin önünü açtığını dile getiren Başkan Kurt, “Uğur Mumcu'nun cinayetinin hesabı sorulamadığı için, Gaffar Okkan'ın cinayetine de engel olunamadı” dedi. Sorunun bireylerden çok sistemle ilgili olduğunu belirten Başkan Kurt, “Demek ki terörün kendisi dışında herkes düşmanı. O zaman sorun terörü bitirmekte, terörün sonuna kadar ortadan kaldırılması için bir hukuk düzeninin kurulmasında” şeklinde konuştu. Laiklik ve demokrasi vurgusu da yapan Başkan Kurt, “Eğer bunu kuramazsak, eğer bunu çözemezsek Uğur Mumcu gibi demokrat olanlar, Uğur Mumcu gibi laikliği savunanlar, Uğur Mumcu gibi cumhuriyeti savunanlar her zaman tehlikededir” dedi. Konuşmasının devamında küresel güçlere de atıfta bulunan Başkan Kurt, “Çünkü Amerika, işte Mossad, birtakım düzenekleri kuruyor ve dünyayı kendi istemi doğrultusunda yönetmeye çalışıyor. Esas görmemiz gereken bataklık orasıdır” diye konuştu. “2026 yılında da Amerika katil” diyen Başkan Kurt, “Bu hesabı soramayan dünya teslim olmak durumundadır. Buna itiraz ediyoruz. Buna hayır diyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de direniş ruhunun yok edilemeyeceğini vurgulayan Başkan Kurt, “Türkiye'de buna direnecek Kuvayı Milliye ruhunu ortadan kaldırmaya hiç kimsenin gücü yetmez” dedi. “BİZ 24 OCAK'IN HESABINI SORACAĞIZ” Konuşmasında birlik çağrısı yapan Başkan Kurt, “Laikler burada, cumhuriyetçiler burada, demokratlar burada, halkçılar burada, devrimciler burada. Biz birlikte olduğumuz sürece bu işin sonunu doğru noktaya getireceğiz” ifadelerini kullandı. 24 Ocak’ın matem günü olmaktan çıkması gerektiğini söyleyen Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Ben 24 Ocakları artık matem günü olsun istemeyenlerdenim. Biz 24 Ocak'ın hesabını soracağız ama yeni yeni düzenekleri biz kuracağız. Halktan yana, ezilenlerden yana, sömürülenlerden yana bir düzenin kurulması yakındır. Çünkü bugünkü düzen artık tükendi. Bugün bu düzenden memnun olan hiç kimse yok. Çok net söylüyorum; yakın çevredeki yandaşların dışında ne işçiler memnun, ne köylüler memnun, ne esnaf memnun, ne ticaretçiler memnun, ne sanayiciler memnun. O halde bu düzenin değişmesi gerekiyor. Biz iddialıyız, umutluyuz, halkımıza güveniyoruz. Bu düzeni değiştireceğiz ve bu düzendeki sorulmayan hesapları ilgililerinden soracağız. Bu noktada bugün bu yüreklilikle, bu azimle, bu kararlılıkla buraya gelen bütün herkese teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.” “UĞUR MUMCU CİNAYETİ FAİLİ MEÇHUL DEĞİLDİR” Anma töreninde konuşan bir diğer isim, Uğur Mumcu’nun mesai arkadaşı gazeteci-yazar Işık Kansu oldu. Kansu, konuşmasında Uğur Mumcu suikastına ilişkin kamuoyundaki “faili meçhul” algısına dikkat çekerek, cinayetin arka planını ayrıntılarıyla anlattı. Uğur Mumcu’nun “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözünü hatırlatarak konuşmasına başlayan Kansu, “Bu arabanın önündeyken Uğur ağabeyi öldürenlerle ilgili biraz bilgi vermek istiyorum” dedi. Toplumda yaygın olan kanaatin aksine, cinayetin aydınlatıldığını vurgulayan Kansu, “Toplumda bu cinayetin ‘faili meçhul’ olduğu yönünde bir algı vardır. Ancak bu doğru değildir; Uğur Mumcu cinayeti faili meçhul değildir” dedi. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’ya yönelik saldırıların aynı yapı tarafından gerçekleştirildiğini belirten Kansu, “Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’ya yönelik dörtlü suikastı gerçekleştiren sanıklar, yani katiller bulunmuştur ve bugün çoğu cezaevindedir. Bu cinayetleri gerçekleştiren yapı, İran’da Humeyni devrimini ihraç etmek üzere görevlendirilmiş, İran’da yetiştirilmiş Kudüs Ordusu adlı bir çetedir; bir katil örgüttür. Uzun süre boyunca bu olaylar, ne yazık ki Türkiye’de devletin istihbarat mekanizmaları tarafından yeterince üzerine gidilmeden ortada bırakılmıştır. Sayın Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde, dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’a bu konuda görev verilmiştir. Saadettin Tantan bugün rahatsızlığı nedeniyle evindedir; kendisine minnet duyuyorum. Bu katillerin ortaya çıkarılmasında önemli bir rol oynamıştır. Hatırlayacağınız üzere, 1990’lı yılların sonlarında Hizbullah örgütüne yönelik “ceset evler” operasyonları yapılmıştır. Saadettin Tantan döneminde Beykoz’da bir eve operasyon düzenlenmiş ve Hizbullah’ın lideri orada öldürülmüştür. Örgüt, evdeki bilgisayarları yakmıştır; ancak Türk Emniyeti bu bilgisayarların hafızasından örgütün şemasını çıkarmayı başarmış ve bu çalışmalar sonucunda Kudüs Ordusu yapılanmasına ulaşılmıştır. Ankara’nın Sincan ilçesinde yapılan kazılarda, Muammer hocamızı arkadan kalleşçe vuran tabanca bulunmuştur. Uğur ağabeyi, Ahmet Taner Kışlalı’yı ve Bahriye Üçok’u aramızdan alan C-4 patlayıcıların fünyeleri ve benzeri materyaller de ele geçirilmiştir. Sonuç olarak bu Kudüs Ordusu yapılanması yakalanmıştır” dedi. “RABITA BAĞLANTILARI MUMCU’NUN YAZILARINDA AÇIK” Konuşmasında Mumcu’nun öldürüldüğü otomobilin sembolik önemine de değinen Kansu, örgütün daha önce diplomatlara yönelik bombalı saldırılar gerçekleştirdiğini hatırlattı. “Son eylemlerinde hedef ölmediği için Uğur ağabeyin arabasına yerleştirilen C-4’ün miktarını artırdılar” diyen Kansu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu nedenle aracın üst kısmı yok olmuştur ve Uğur ağabeyin bedeni çeşitli yerlere savrulmuştur. Bu, son derece vahşi ve canice bir olaydır. Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabını okursanız, oradaki tüm bağlantıları açıkça görebilirsiniz. Rabıta, Suudi Arabistan ve Amerika bağlantılı bir örgüttür ve dünyada Müslüman ülkelerin şeriatla yönetilmesini savunur. Uğur Mumcu bu örgütle bağlantılı vakıfları ve isimleri tek tek sıralamıştır. Bunlar arasında Ensar Vakfı ve Bereket Vakfı da vardır. Bu vakıfların yöneticilerinden bazıları, AKP döneminde Maliye Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuştur. Uğur Mumcu, Ömer Dinçer’i de yazmıştır. Ömer Dinçer daha sonra Milli Eğitim Bakanı ve Çalışma Bakanı olmuştur. Milli Türk Talebe Birliği’nin Rabıta ile bağlantısı vardır. Bu birliğin 1970’li yıllarda yöneticiliğini yapan Recep Tayyip Erdoğan bugün Cumhurbaşkanıdır. Yine bu yapının yöneticilerinden İsmail Kahraman Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olmuştur; Abdullah Gül ise Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuştur.” “KUVAYI MİLLİYE RUHU HÂLÂ AYAKTA” Konuşmasının sonunda Mumcu’nun neden hedef alındığını özetleyen Kansu, “Uğur Mumcu sadece bir gazeteci değildi; önemli bir yurtseverdi ve her şeyden önemlisi bir Kuvayı Milliyeciydi” dedi. Yaklaşık çeyrek asırdır süren karşı devrimci dalgaya rağmen mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Kansu, “İçimizdeki Kuvayı Milliye ruhunu ve Atatürk sevgisini bu halkın yüreğinden söküp atamadılar” ifadelerini kullandı. Kansu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadeleyi demokrasiyle çözeceğiz, yenilmeyeceğiz. Atatürk’ün yolunda yürümeyi sürdüreceğiz. Hiç kimse enseyi karartmasın.” “UĞUR MUMCU GERÇEĞİN BEDELİNİ CANIYLA ÖDEMİŞTİR” Anma töreninde konuşan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, Türkiye’nin vicdanını ve aydınlanma mücadelesini temsil eden bir aydın olduğunu vurguladı. “Bugün burada yalnızca aramızdan ayrılmış bir gazeteciyi anmak için değil; bu ülkede bir vicdanı, bir aklı, bir mücadeleyi ve kararlı bir direnişi temsil eden yiğit ve onurlu bir duruşu anmak için toplandık. Bugün burada Uğur Mumcu’yu anıyoruz” diyen Yalaz, Uğur Mumcu’nun gerçeğin bedelini canıyla ödemiş bir aydın olduğunu söyledi. Yalaz konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Uğur Mumcu, kalemini iktidara kiralamayan, hakikat için mücadele eden, bir an olsun vazgeçmeyen ve ‘Ben susarsam kim konuşacak?’ diyen yiğit bir yurtseverdir. Bugün hâlâ sorduğumuz sorular, onun yıllar önce sorduğu sorulardır. “Faili meçhul cinayetler neden aydınlatılmıyor?” diye soruyoruz; bu, onun sorusudur. “Bu ülkenin karanlık ilişkileri ve karanlık bağlantıları neden bir türlü ortaya çıkarılamıyor?” diyoruz; bu da onun sorusudur. “Hukuk ve yargı neden zalimin, iktidarın ve güçlünün sopası hâline getiriliyor?” diye soruyoruz; bunlar da Uğur Mumcu’nun sorularıdır. Biliyoruz ki onun sorularını sormaya devam ettiğimiz sürece Uğur Mumcu yaşayacaktır. Çünkü onun kalemi gömülmemiştir. O öldürüldükten sonra kalemi, binlerce yiğit ve gözü pek gazetecinin, hukukçunun elinde çoğalmaya devam etmiştir. O kalemler çoğaldıkça, o duruşlar sürdükçe ve bizler onun sorularını sormayı bırakmadıkça, Uğur Mumcu mücadelemizde yaşamayı sürdürecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, “Vurulduk ey halkım, unutma bizi” diyen o yiğit insana, o yiğit mücadele adamına ve o yiğit devrimciye sonsuz saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyorum.” Anma töreninde CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan da konuşma yapan diğer isimler oldu.

Uğur Mumcu'yu Özlemle Anıyoruz Haber

Uğur Mumcu'yu Özlemle Anıyoruz

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından, Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun katledilişinin yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şubesi ve Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından Valilik Meydanı'nda Uğur Mumcu’yu anma töreni düzenlendi. Törene Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Siyasi Parti temsilcileri, Sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim - İş Eskişehir Şubesi adına ortak yapılan açıklamayı yapan ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen konuşmasında şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyetin kazanımlarına ve toplumsal aydınlanmaya yönelik sistemli saldırıların yoğunlaştığı 1990’lı yıllarda Atatürk ilke ve devrimlerini rehber edinen ve araştırmacı kimlikleri ile topluma önderlik eden Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve çok sayıda aydınımız peş peşe aramızdan koparıldı. Bu süreçte “özgür basın” üzerinde kurulan baskı ile demokratik değerlere açıkça saldırıldı. Büyük Atatürk'ün çağdaş ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti hedefi aydınlara yönelik cinayetler ile gölgelenmeye çalışıldı. Uğur Mumcu da bu karanlık dönemde katledilen aydınlarımızdandı. Adalet ve Demokrasi Haftasında aramızdan koparılan tüm aydınlarımızı ve Uğur Mumcu’yu saygıyla, sevgiyle, özlemle anıyoruz. Unutulmamalıdır ki, aydınlarımızı yaşamdan koparan cinayetler, demokrasiye karşı yapılan en ağır darbelerdir. Aydınları katlederek toplumu sindirmeyi amaçlayan karanlık zihniyet ise ‘demokrasinin ve bilimin ışığında’ kaybolmaya mahkumdur. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e olan bağlılıklarını koruyan, adalet ve demokrasiyi savunurken canlarını kaybeden aydınlarımıza minnet borçluyuz. Onların mücadelelerini sürdürmek görevimizdir. Bu bağlamda laik Cumhuriyetimize karşı olan sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Büyük bir inançla ifade ediyoruz ki, katledilen her aydınımız bir fikir abidesidir. Toplumun örnek aldığı aydınlanma önderidir. Uğur MUMCU, hayali ihracat, gerici örgütlenme, kontrgerilla, İpekçi cinayeti, Ağca- Papa suikastı daha birçok konuyu inceleyen araştırmacı gazeteciliğin öncülerinden biriydi. Uğur MUMCU, araştırmaları ve kitaplarıyla hukuk devletini, insan haklarını ve Atatürkçülüğü en güzel şekilde anlattı. Uğur MUMCU, toplumun örnek aldığı katıksız bir Atatürkçüydü. Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, kalpaksız kuvayi milliyeci Uğur MUMCU'nun karanlık güçler tarafından katledilmesini bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Uğur Mumcu’yu kaybetmemizden bu yana geçen otuz üç yılın sonunda, o günlerde ortaya koyduğu ilişkilerin ortaya çıkardığı sonuçlar bakımından Uğur MUMCU hep haklı çıktı. Ne yazık ki siyaset-mafya-tarikat ilişkileri daha da güçlendi. Çok sayıda yolsuzluk, kamu vicdanını yaralamaya devam etti. Bizler Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri olarak, Adalet ve Demokrasi haftasında, tüm demokrasi şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Ülkemizde yaşanan faili meçhul cinayetler, haksızlıklar, yolsuzluklar karşısında suskun kalmayan ve bu uğurda yaşamını yitiren başta Uğur MUMCU olmak üzere tüm gazetecileri ve aydınlarımızı unutmayacağız, unutturmayacağız. “Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi… Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi. Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi…”

Bizim Reçetemiz Belli: Güçlü Sosyal Devlet, Sosyal Demokrasi Haber

Bizim Reçetemiz Belli: Güçlü Sosyal Devlet, Sosyal Demokrasi

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Türkiye’nin içinde bulunduğu tablonun değiştirilemez olmadığını belirterek, "CHP olarak biz varız. Bu ülkenin birinci partisiyiz. İstikrarlı bir şekilde oyumuzu arttırıyoruz. Hep birlikte rantı değil ekonomiyi, üretimi önceleyen, verdiği tabana değil tavana yayan, faiz lobileri değil emekçiyi güldüren ekonomi programımızla hazırız. Türkiye'yi hep birlikte daha yaşanabilir bir ülke haline getirebiliriz. Birlikte mücadele edelim, omuz omuza mücadele edelim. Ve güzel bir Türkiye'yi hep birlikte inşa edelim" dedi. CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Partisinin Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. CHP Sözcüsü Zeynel Emre, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin kanayan yaralarına parmak bastı. Uğur Mumcu’nun 33. ölüm yıl dönümü vesilesiyle adalet vurgusu yapan Sözcü; emekli maaşlarından yargıdaki "siyasi" davalara, sanal kumar bağımlılığından İliç ve Kartalkaya facialarına kadar birçok konuda iktidarı sert sözlerle eleştirdi. "Hesap Sorulsaydı İliç ve Kartalkaya Olmazdı" Konuşmasına yarın yıl dönümü olan Uğur Mumcu’yu anarak başlayan CHP Sözcüsü Emre, Türkiye’deki faciaların temelinde "cezasızlık kültürü" yattığını savundu. Soma Maden Faciası’nda gerçek sorumlulardan hesap sorulsaydı, bugün İliç ve Kartalkaya gibi acıların yaşanmayacağını belirten Sözcü, "İktidara yakınsan sorumluluktan kurtulabiliyorsun mantığı canlarımıza mal oluyor" dedi. "İmamoğlu’na Yapılanlar Hukuk Değil, Siyasi Mühendislik" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik "diploma davası" ve diğer hukuki süreçlere değinen Zeynel Emre, davalarda sürekli hakim değiştirilmesine dikkat çekti. İmamoğlu’nun anketlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10-15 puan önünde olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:"86 milyon biliyor ki bu kararlar 'İmamoğlu aday olmasın' diye alınıyor. Bugün cezaevinden aday olsa bile açık farkla kazanacak durumdadır." Emeklinin Sofrasından 6 Çeyrek Altın Gitti Ekonomideki kötü gidişatın faturasının emekliye kesildiğini söyleyen Emre, 2002 yılıyla günümüzü kıyasladı: 2002: En düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıydı (8 çeyrek altın alınabiliyordu). 2026: Emekli maaşı asgari ücretin 0,7’sine geriledi (Sadece 2 çeyrek altın alınabiliyor). "Kaynak yok diyenler yalan söylüyor" diyen Sözcü, bütçenin faiz lobilerine ve yandaş müteahhitlere aktarıldığını, 2026 faiz bütçesinin 2 trilyon 742 milyar lira olduğunu hatırlattı. Toplumsal Çürüme Alarm Veriyor: Uyuşturucu ve Kumar Sanal kumar ve uyuşturucu kullanımındaki korkunç artışa dikkat çeken Emre, 2015 yılında 80 bin olan uyuşturucu suç sayısının 2024’te 438 bine fırladığını açıkladı. Sınır güvenliğinin yetersizliğini ve sokaklardaki şiddet sarmalını "milli güvenlik sorunu" olarak tanımladı. "Biz Hazırız: Reçetemiz Sosyal Demokrasi" CHP’nin çözüm önerilerini de sıralayan Zeynel Emre, rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçiş yapacaklarını belirtti. Seyfe Gölü gibi doğa harikalarının maden sahalarına feda edilmesine karşı çıkacaklarını ve hayvancılıkta ithalatı bitireceklerini söyledi. Sözcü, tüm vatandaşları yarın Genel Başkan’ın katılımıyla Yalova’da düzenlenecek mitinge davet ederek konuşmasını noktaladı.

Başkan Ataç’tan Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan Mesajı Haber

Başkan Ataç’tan Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan Mesajı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, gazeteci yazar Uğur Mumcu ve şehit polis Gaffar Okkan’ın katledilişlerinin yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, yayınladığı mesajında gazeteci Uğur Mumcu ve şehit polis Gaffar Okkan’ı andı. Başkan Ataç mesajında, “Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde derin izler bırakmış iki onurlu ismi; Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan’ı, katledilmelerinin yıl dönümünde saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Uğur Mumcu; kalemini hiçbir baskıya boyun eğmeden kullanan, gerçeği savunmayı hayatının merkezine koyan bir aydınlanma neferiydi. O, gazeteciliği yalnızca bir meslek değil; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına adanmış bir sorumluluk olarak gördü. Gerçeğin peşinde yürürken ödediği bedel, bu ülkenin aydınlık geleceği için verilen mücadelenin sembolüdür. Gaffar Okkan ise görev yaptığı her yerde halkla kurduğu güven ilişkisi, adalet duygusu ve insan onuruna dayalı yaklaşımıyla hafızalara kazınmıştır. Kamu gücünü baskının değil; hukukun, eşitliğin ve vatandaşın güvenliğinin teminatı olarak gördü. Her iki isim de farklı alanlarda, aynı değerler için yürüdü: Demokrasi için, insan hakları için, bu toprakların onurlu ve barış içinde bir geleceğe ulaşması için… Onları hedef alan karanlık zihniyet, aslında bu ortak değerleri susturmak istemiştir. Ancak bilmeliyiz ki; gerçeği savunan kalemler de, adaleti koruyan yürekler de susturulamaz. Uğur Mumcu’nun cesareti ve Gaffar Okkan’ın halktan yana duruşu, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır. Bizlere düşen görev; onların bıraktığı mirası yaşatmak, demokrasiye, hukuka ve insan onuruna daha güçlü sahip çıkmaktır. Bu topraklara vatan sevgisini; korkuyla değil, adaletle ve özgürlükle yazan Uğur Mumcu’yu ve Gaffar Okkan’ı bir kez daha rahmetle anıyor; anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Unutmadık, unutturmayacağız” sözlerine yer verdi.

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı Haber

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, 24-31 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan "Adalet ve Demokrasi Haftası" programını duyurdu. Hafta boyunca Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy başta olmak üzere demokrasi şehitleri çeşitli etkinliklerle anılacak. ​Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinde hayatını kaybeden isimlerin anısına düzenlenen "Adalet ve Demokrasi Haftası", bu yıl da Eskişehir’de kapsamlı bir programla gerçekleştiriliyor. ADD Eskişehir Şubesi tarafından hazırlanan program; anma törenleri, tiyatro gösterimi ve panelleri bir araya getiriyor. ​Program Akışı ve Etkinlik Takvimi ​Hafta, 24 Ocak 1993’te katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun anma töreni ile başlayacak. Etkinlik takvimi şu şekilde açıklandı: ​24 Ocak | 13.00: Uğur Mumcu Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​ 25 Ocak | 20.00: "Açık Denizde" Tiyatro Oyunu – Yer: Genco Erkal Sahnesi (Sanat Sokağı)​ 28 Ocak | 19.00: Devrim Şehitleri Anma Programı (Dinleti ve Panel) – Yer: Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon ​31 Ocak | 12.00: Muammer Aksoy Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​"Unutmadık, Unutturmayacağız" ​ADD Eskişehir Şubesi yaptığı açıklama ile tüm Eskişehir halkını bu anlamlı etkinliklere davet ederek; adaletin, demokrasinin ve laikliğin savunucusu olan isimlerin mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Hafta boyunca sürecek etkinliklerle, toplumsal hafızanın canlı tutulması ve demokrasi bilincinin pekiştirilmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.