SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye Cumhuriyeti

Porsuk Haber Ajansı - Türkiye Cumhuriyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Cumhuriyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!” Haber

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!”

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti standında yaptığı basın açıklamasında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin içinden geçtiği hassas süreçlere dikkat çeken Demir, deprem riskinden son dönemde mecliste görüşülen yasalara ve siyasi gelişmeler kapsamındaki eleştirilerine kadar pek çok konuda sert mesajlar verdi. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın mensupları, kıymetli Eskişehir halkı, mensubiyetinden onur duyduğumuz Yüce Türk milleti. Tarih 17 Ağustos 2026. Düzce, Gölcük depreminin üzerinden tam 27 yıl geçti; ama velakin hâlihazırda basın açıklamamızı yaptığımız alanlar dâhil olmak üzere şehrimizin birçok alanı deprem riskiyle karşı karşıya. O açıdan kentsel dönüşümün bir an önce şehrimizde uygulanmasını ve bu konuda kıymetli yöneticilerimizin, vatandaşın canına, malına mâl olacak deprem gerçeğiyle yüzleşmelerini tekrar dillendiriyor; depremde kaybettiğimiz canlar için tekrar Tanrı'dan rahmet, Türk milletine başsağlığı diliyoruz. Evet, gelelim basın açıklamamızın ana konusuna. Bu vatan toprağın kara bağrında, sıradağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda, kendini tarihe verenlerindir. Evet, bu dizeler bedava yazılmadı. Bu dizelerin yazılmasına sebep olan İstiklal Harbi mücadelesi bedava verilmedi. Evet, 10 Ağustos 1920'de Türk milletine dayatılan, Anadolu'nun lime lime bölünmesini, emperyalist güçlerin elinde oyuncak olmasını arzulayan Sevr paçavrasının 106. yıl dönümünde; yani geçen hafta pazartesi, 10 Ağustos 2026'da, tüm imkânsızlıklara rağmen verilen şanlı İstiklal Harbi sonucunda kurduğumuz millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti'ni lağvetme altyapısı mahiyetinde olan Çerçeve Yasa oylaması Gazi Meclisimizde yapılmış; "Ya istiklal ya ölüm!" diyen Türk milletinin sözde temsilcileri tarafından maalesef kabul edilmiştir. "Ya istiklal ya ölüm" düsturuyla İstiklal Harbi'ni veren milletin sözde temsilcileri, geçen hafta yapılan Çerçeve Yasa oylamasında maalesef kabul oyu vermiştir. Neden "sözde temsilcileri" diyoruz? Çünkü Türk milletinden aldıkları geçici vekâletlerle, Türk milletinin yatırdığı vergilerle aldıkları ballı maaş ve sürdürdükleri şatafatlı hayatlarla zamanlarını sürdüren; mali ve hukuki baskılara rağmen hayatından bezdirilmiş Türk milletinin dertlerine derman arayışında olmamalarından dolayı… Geçici vekillerinden bahsediyoruz. Milletin daha fazla fakirleştiği, zenginin daha fazla zenginleştiği sürece ortak oldukları için onlara bu sıfatı yakıştırıyoruz. Enflasyona ezilen, yaşam kalitesi çalınan Türk milletinin haykırışlarını duyduğumuz için onlara geçici vekiller diyoruz. Doğasına, madenine, emekçi madencisine sahip çıkmamaları sebebiyle onlara bu şekilde sesleniyoruz. Ve son olarak Türk milletine sormadan kabul ettikleri teröre teslimiyet imzalarından dolayı bu ithamda bulunuyoruz. Evet, 2023 seçimleri üzerinden uzun zaman geçmedi. Malumunuz, karşı bloku terörist unsurlarla bir olma iddiasıyla suçlayan, aradan geçen kısa zaman zarfında neler yaptığı net olarak bilinen bir ittifakla karşı karşıyayız. Adı Cumhur İttifakı ancak cumhurun geleceğini tayin etmekten maalesef bîhaber. Kötü ekonomiye, kötüye hızla giden her şeye rağmen terör propagandasına istinaden milletin duygularını sömüren ve seçimleri kazanan yapı, patronlarından aldığı talimatla Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanlığı vazifesini sürdürmekte ve ülkenin temellerine dinamit döşemeye devam etmektedirler. Biz buradan; Zafer Partililer, Türk milliyetçileri, Atatürkçüler olarak tekrar sesleniyoruz: Ektiğiniz nifak tohumları tarafımızdan kurutulacak ve kanımızın son damlasına kadar millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyacağız. MHP Genel Başkanı Bahçeli ve avanesi de iyi dinlesin. İhanetin nedeni olmaz, bedeli olur; bu bedeli kanun önünde hepinize teker teker ödetecek büyük Türk milleti! Eskişehir'de malum oylamaya oy veren, başta transfer vekil olmak üzere AKP vekillerini hafızalarımıza kaydettiğimizi ve günü geldiğinde gerekli hesabın sorulacağını da buradan tekrar tekrar beyan etmek istiyorum. Yıllardır "Su uyur, düşman uyumaz" diye bağırıyoruz. Yıllardır bizim coğrafyamızın ne kadar çetin olduğunu anlatıyoruz. Romantik söylemlerle ülke geleceği tesis edilemez diyoruz. Buna rağmen, sureti muhalefetten görünüp mevcut yapıların memleketi sömürdüğü düzenin bir aparatı hâline gelenlere de elbette iki laf etmemiz icap eder, iki çift sözümüz var. Bir umutla, milletin teveccühüyle kurduğunuz, milletin dilinden düşürmediğiniz Atatürk ve Cumhuriyet kavramları vasıtasıyla siyasette edindiğiniz yer, ilk dönemeçte gayrimillî düzeneğin temeli niteliğindeki Çerçeve Yasa oylamasında göstermiştir ki hepiniz gayrimillîsiniz. "Tavşana kaç, tazıya tut" mantığıyla üst yönetiminiz "yetmez ama evet" oyu verdi. Tüm teşkilatlarınıza da mevcut süreç hakkında açıklama dahi yapmama talimatı gönderdiniz. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan daha mı değersiz? Türk milletini yanlış anladınız ya da anlamadınız. Bu millet sizin uğradığınız haksızlıklar dolayısıyla, demokrasi aşkıyla milyonlarla sokağa çıktı 19 Mart sabahı sonrası. Siz onları yanlış anladınız. Bunu da buradan net olarak görmüş olduk. Siyasette yeni ivme yakalama arzusunda olan kıymetli muhalif liderlere soruyoruz: Şu an sergilediğiniz tavırlar mevcut anayasanın değişmesinin altyapısı iken, ne hakla, ne hukukla millete sormadan anayasal kavramı ortadan kaldıracak düzeneğe "evet" diyorsunuz? Bu hakkı kendinizde nasıl buluyorsunuz? Buradan onlara tekraren soruyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği yoğun mücadele sonucu kurulan millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasasında hangi etnik kimlik, hangi şekilde baskılanıyor? Ne gibi baskılara maruz kalıyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana hangi etnik kimlik istediğini elde edemiyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde aynı haklardan istifade edemiyor? Evet, görüyoruz ki bu oyun çok büyük bir oyun ve bu oyunun ciddi aparatları var. Ve Türk milletine tekraren haykırıyoruz: Bu aparatların hiçbirisine prim vermeyin! Türk milleti bir olduğu takdirde her engeli birlikte aştı, bunu da birlikte aşacağımıza eminiz. Buradan mevkidaşım Talat Yalaz'a da bir soru iletmek istiyorum. Türk milletinin hassasiyetleri mi daha önemli, yoksa genel merkezlerin verdiği talimatlar mı daha önemli? Eskişehir halkına çıkalım, beraber sokaklarda soralım. Mevcut "Teröristleri Affetme Yasası", Eskişehir halkı tarafından nasıl karşılanıyor? Biz biliyoruz; Eskişehir halkı şehidine, gazisine, verdiği mücadeleye sonuna kadar sahip çıkıyor ve mevcut yasayı çok ciddi bir oranla reddediyor. Gelin, Eskişehir halkının, Türk milletinin hassasiyetlerini sokakta, salonda, her alanda doğru şekilde yansıtalım. Ne genel merkezler ne siyasi parti önderleri bu milletin birliğine, bütünlüğüne asla engel olamayacak ve bizler de bu uğurda gerekirse canımızı, kanımızı her fırsatta vermeye hazır olduğumuzu tekrar beyan ediyoruz. Evet, millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin savunucusu olduğunu iddia eden Eskişehir vekillerine tekrar sesleniyorum. Başta Utku Çakırözer'e sesleniyorum. Verdiği "evet" oyu tarih sayfalarına kara liste olarak net olarak not edilmiştir ve tarih bunun elbet bir gün karşılığını verecektir. Millet fakruzaruret içerisinde harap ve bîtap düşmüşken sizler talimatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten mi, yoksa emperyalist güçlerin maşalarından mı alıyorsunuz? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten talimatı alan herkes biliyor ki ülkenin geleceğini tayin edecek Türk milletidir; hiçbir odak, hiçbir mihrak bu geleceği bu tip karanlık tablolara sevk edemez. Zafer Partisi, kurulduğu ilk günden itibaren her türlü olumsuz koşula, baskılara ve yaptırımlara rağmen inancından ve ideallerinden zerre taviz vermeden Atatürk Cumhuriyetini tekrar tesis etmek amacıyla gece gündüz demeden çalışmaya devam etmektedir. Bu vesileyle vatansever Türk milletini Zafer Partisi çatısı altında millî mücadeleye tekrar davet ediyorum. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak, 30 Ağustos 1922'de Atatürk'ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'un zaferinin yıl dönümünde, Eskişehir halkını saat 16.00'da Ulus Anıtı'nda bekliyoruz. Bayraklarımızla, haykırışlarımızla, teröre karşı duruşumuzla birlikte hareket edeceğiz, ülkeyi böldürmeyeceğiz. Millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olması için tüm gücümüzle birlikte çalışacağız. Gelin, Türk milletinin zaferini birlikte inşa edelim. Hepinize teşekkür ediyorum."

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’deki açıklamalarına ve gündemdeki yeni süreç tartışmalarına sert tepki gösterdi. Özgür Özel’i ve parti yönetimini eleştiren Demir, Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerinin siyasi süreçlere alet edildiğini savunarak Kuvâ-yi Milliye ruhuna sahip tüm yurttaşları Zafer Partisi çatısı altında mücadeleye davet etti. "Atatürk ve Cumhuriyet Değerleri Tezgahlatılamaz" Açıklamasında Özgür Özel’in tutumunu eleştiren Hasan Demir, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün tehlikede olduğunu iddia etti. Gazi Meclis kürsüsünden yapılan açıklamaları hedef alan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 'Yetmez ama evet' furyasının son maşası olduğunu, Gazi Meclis'ten, üstelik bir kez daha Atatürk ve Cumhuriyet'i alet ederek resmen ilan etmiştir. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne; milli, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne ilan edilen bu süreçte cephesini tayin etmiş, partisini de bu tezgâha alet etmiştir. Bu yapı Türk milletinin değil; emperyalizmin ve onun yerli işbirlikçilerinin umudu haline gelmiştir." "Türk Milletinden Yana Olan Herkesi Mücadeleye Çağırıyoruz" Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın vizyonu doğrultusunda çağrıda bulunan İl Başkanı Demir, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlı yurttaşlara seslendi: ''İç baskılara rağmen milli duruşunu koruyan tüm teşkilat mensupları ve gönüllüler vatan mücadelesinde birleşmelidir. Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi değerleriyle sorunu olmayan herkes vatanı ve ailemizi savunmak üzere davetlidir. Zafer Partisi, kurulduğu ilk günden bu yana üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olmaya devam edecektir. "Biz Sizinle Ancak Mücadele Ederiz!" Cumhuriyetin temel nitelikleriyle sorunu olanlara karşı tavırlarının net olduğunu belirten Hasan Demir, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı: "Bizim ilkelerimizle sorunu olanlara ve onlarla bir arada duranlara açıkça tekrarlıyoruz: Biz sizinle ancak mücadele ederiz! Zafer Partisi olarak vatanımızı, geleceğimizi ve ailemizi sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Türkiye Cumhuriyeti Pazarlık Konusu Yapılamaz!" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Türkiye Cumhuriyeti Pazarlık Konusu Yapılamaz!"

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" söylemleriyle gündeme gelen süreç ve TBMM’ye sunulan sözde "Çerçeve Yasa" taslağına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Ulucan, terör örgütleriyle müzakere edilemeyeceğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği İmralı'dan gönderilen mesajlarla belirlenemez" dedi. "Terörle Pazarlık Yapılamaz, Devlet Taleplere Göre Şekillendirilemez" Sürecin başından bu yana duruşlarını bozmadıklarını ifade eden Serdar Ulucan, kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelere ve milletten saklanan hazırlıklara tepki gösterdi. Meseleyi bir devlet ve egemenlik sorunu olarak niteleyen Ulucan, şu ifadeleri kullandı: "İYİ Parti olarak ilk günden beri açıkça söyledik: Terörle pazarlık yapılmaz, teröristle müzakere edilmez. Mesele, silahla ve kanla elde edilemeyenlerin siyaset masasında elde edilmesine kapı açmaktır. Şehitlerimizin emanetini, gazilerimizin onurunu ve Türk milletinin adalet duygusunu hiçe saymaktır. Biz buna asla izin vermeyeceğiz." "Kimse Bize 'Barış' Diyerek Tavizi Kabul Ettiremez" Milli egemenliğin ve üniter devlet yapısının tartışmaya açılamayacağını vurgulayan Ulucan, İYİ Parti'nin durduğu yeri şu sözlerle özetledi: ''Türk milletinin geleceği terör örgütlerinin taleplerine göre şekillendirilemez. Kimse "barış" ya da "Terörsüz Türkiye" sloganları altında Cumhuriyetimizin temel değerlerinden taviz verilmesini kabul ettiremez. Terörist teröristtir, devlet de devlettir. Gerçeğin adı ambalajlarla değiştirilemez.'' "İYİ Parti Cumhuriyet'in Nöbetindedir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun liderliğinde mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Serdar Ulucan, açıklamasını şu mesajla tamamladı: "Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun liderliğinde İYİ Parti olarak nerede durduysak bugün de oradayız. Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir. İYİ Parti milletinin yanında, Cumhuriyet'in nöbetindedir. Ne Cumhuriyetimizi pazarlık masasına bırakacağız ne de Türkiye’nin geleceğini teslim edeceğiz. Herkes şunu bilsin ki: İhanetin zaman aşımı yoktur!"

Mahmudiye’de Şehitler Sergisi’ne Yoğun İlgi Haber

Mahmudiye’de Şehitler Sergisi’ne Yoğun İlgi

İYİ Parti Mahmudiye İlçe Başkanlığı tarafından Mahmudiye Pazar Yeri’nde düzenlenen "Şehitler Sergisi", ilçe halkının ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti. Vatanın bölünmez bütünlüğü ve Türk milletinin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerin hatırasını yaşatmak amacıyla hazırlanan sergide; şehitlerin biyografileri, kahramanlık mücadeleleri ve geride bıraktıkları hatıralar sergilendi. İYİ Parti Teşkilatından Sergiye Çıkarma Düzenlenen anlamlı etkinliği İYİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Salih Yıldırım, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda teşkilat mensubu ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Adil Cömert: "Şehitlerimizin Emaneti Kırmızı Çizgimizdir" Sergi sırasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Mahmudiye İlçe Başkanı Adil Cömert, milli değerler ve vatanın bütünlüğü vurgusu yaparak net mesajlar verdi. Şehitlerin kanıyla kazanılmış vatan topraklarının hiçbir siyasi hesaba kurban edilemeyeceğini belirten Cömert, şu ifadeleri kullandı: "Bizim için şehitlerimizin emaneti kırmızı çizgidir. Bu ülkenin bağımsızlığı ve bütünlüğü masa başında pazarlık konusu yapılamaz. Şehitlerimizin canlarıyla ödediği bedelin karşılığında kimse siyasi hesap yapamaz. Türk milletinin hafızası da vicdanı da buna izin vermez." "Vatanımıza ve Cumhuriyetimize Sahip Çıkıyoruz" Sergide öne çıkan ortak mesaj; şehitlerin emanetinin sahipsiz olmadığı, bayrağa, vatana ve Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelen her türlü hesabın karşısında durulacağı oldu. Programın sonunda, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm aziz şehitler rahmet, minnet ve saygıyla anıldı.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer’den “Terörsüz Türkiye” Sürecine Tepki Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer’den “Terörsüz Türkiye” Sürecine Tepki

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, düzenlediği basın toplantısında gündemdeki "Terörsüz Türkiye" başlığı altında yürütülen süreçlere sert eleştiriler yöneltti. Açıklamasına Ankara Güvenpark’taki eylemlerde fenalaşarak hayatını kaybeden 1993 Bingöl şehitlerinden Gazi Erdal Özdemir’in vefatıyla başlayan Yer, sürecin şehitlerin ve gazilerin hatıralarına haksızlık olduğunu savundu. ​Gürol Yer konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yerel öncelikli ilçe ve insanımızın sorunlarını ele aldığımız toplantılarımız serisinin bu haftasında farklı bir konuya değiniyoruz. Milletimizin hemen her ziyarette ve her temasımızda gündeme getirdiği, sahip olduğumuz bilinç gereği görüş belirtmeyi zorunlu gördüğümüz “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülmeye çalışılan sürece ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Konuyla bağlantılı olarak açıklamamıza acı bir taziye haberiyle başlamak istiyoruz. Gazi Erdal Özdemir, 1 Ağustos günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Gazi Erdal Özdemir kimdir, biliyor musunuz? Bugünlerde kutsanan ve insan yerine konulan bebek katili liderliğindeki bölücü narko terör örgütü tarafından 1993 yılında Bingöl’de 33 silahsız erin şehit edildiği saldırıdan sağ kurtulan üç askerimizden biriydi Gazi Erdal Özdemir. Denizli’de yaşıyordu. 23 gündür Ankara Güvenpark’ta haklarını alabilmek için eylem yapan er, şehit yakını ve gazilerin ses duyurma sürecine katılarak, terörle mücadelede şehit ya da gazi olan ancak er statüsünde oldukları için birçok haktan yararlanamayan silah arkadaşlarına destek olmak amacıyla memleketi Denizli’den Ankara’ya gelmişti. Eylemin üçüncü gününde fenalaşarak hastaneye kaldırılan Gazimiz Erdal Özdemir, geçtiğimiz cumartesi günü tedavi gördüğü hastanede Hakk’ın rahmetine kavuştu. Gazimize rahmet ve minnet, ailesine ve milletimize sabır diliyoruz. Maalesef gazimiz; devletimiz için uzvunu vermiş, fedakârlık yapmış, kurşun yemiş ve katliamdan kurtulmuş; ancak kendisine reva görülen umursamazlık ve ayrımcılıktan kurtulamadan bu dünyadan göçmüştür. Bizlere hakkını helal etmiş midir, bunu milletimizin vicdanına bırakıyoruz. İşte Ankara Güvenpark’ta 22 gündür eşit hak mücadelesi veren er, gazi ve şehit yakınlarının yaşadığı tabloya sebep olan; dünyanın birçok ülkesinde terör örgütü listesinde bulunan, ABD ve İsrail’in operasyon aparatı olarak nitelendirilen, Uzak Doğu ve Orta Doğu uyuşturucu ticareti güzergâhının önemli bölümünü kontrol eden ve ülkemizin yaşadığı pek çok acının sorumlusu olan narko terör örgütü; Türk Silahlı Kuvvetleri ile devletine bağlı vatandaşlarımızın iradesi sayesinde bitirilme aşamasına gelmişken, son süreçte kutsanmakta, muhatap alınmakta ve talepleri yerine getirilerek yeniden canlandırılmak istenmektedir. Yine maalesef İmralı’da bulunan narko terörist ve bebek katili, fikir kaynağı, referans noktası, danışma ve onay makamı hâline getirilmektedir. Türk evlatlarını her türlü yöntemle katleden, yaralayan ve uluslararası bir maşa olarak nitelendirdiğimiz bu yapı; Türk askeri ve devlet iradesinin uzun mücadelesi sonucunda etkisiz hâle getirilmişken, yok edilmesine ramak kalmışken, bir proje kapsamında yeniden kurtarılmak ve canlandırılmak istenmektedir. Bu duruma yasal zemin oluşturacak kök yasa ve çerçeve yasa taslağı hazırlanmakta, İmralı’daki terör örgütü elebaşının onayı alınarak Türk milletinin iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclis’e getirilmek istenmektedir. Değerli katılımcılar, Büyük Türk milleti bu dayatmayı kabul etmiyor, etmeyecektir. Bunu her ortamda insanlarımız dile getiriyor. Biz de İYİ Partililer olarak bugün buradan aynı iradeyi ortaya koyuyoruz. Millet iradesinin temsil yeri olan Yüce Meclisi bebek katilinin ayağına götürenlere sesleniyoruz. Eğer yüreğiniz yetiyorsa, fikirlerinize bu kadar güveniyorsanız, detaylarla uğraşmayın. Getirin sandığı, bu hassas konuyu millete sorun. Bakalım nasıl bir cevap alacaksınız. Önce şehitlerimizin köylerine ve mahallelerine gidin. Gündoğdu’ya sorun, Çankaya’ya sorun, Orhangazi’ye sorun, Bozan’a sorun, Osmaniye beldemize sorun, Ayvalı’ya sorun, Gümüşkonağa sorun, Mihalıççık’a sorun. Ama soramazsınız. Çünkü alacağınız cevabı siz de çok iyi biliyorsunuz. Asıl amacınızın, kurduğunuz düzeni devam ettirebilmek için bu hassas konuyu kullanarak aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin hatıralarını şahsi menfaatlerinize alet etmek olduğu açıktır. Bölgede ve vatanın her köşesinde devletinin yanında duran vatandaşlarımızı da yanlış tercihleriniz sonucunda yine kaderleriyle baş başa bırakacaksınız. Bunun benzeri birinci çözüm sürecinde yaşandı. Sonucunda 792 vatan evladı, yapılan hataları telafi etmek ve vatan topraklarını geri almak için canını feda etti, binlercesi gazi oldu. Ancak bundan ders çıkarılmadı. Bir talimat geldi ve aynı anlayış yeniden ortaya çıktı. Tabelalardan “T.C.” ibaresinin kaldırılmasına, Andımız’ın okutulmamasına, “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarının silinmesine ve vatanın dört bir yanına milyonlarca davetsiz misafirin yerleşmesine sessiz kalanlar, bugün bir anda barış savunucusu ve gelecek tasarlayıcısı oldular. Biz İYİ Partililer olarak bu samimiyetsizliği ve art niyeti kabul etmiyoruz. Etmeyeceğiz ve bunu her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Şahsi menfaatleriniz uğruna bu vatanı ve bu milleti siyasi hesaplarınıza kurban ettirmeyeceğiz. Buna karşı duracağız. 27 Haziran Cumartesi günü Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu bayrağı göndere çekti. Ankara Tandoğan Meydanı’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüz binlerce vatandaş bu sürece “hayır” dedi. “Yaşasın Türk milleti, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.” ifadeleri meydanı doldurdu. Şimdi ikinci adım olarak 16 Ağustos’ta Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı’nda yine yüz binlerce vatandaşımızla birlikte bu projeye “hayır” diyeceğiz. Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun göklere kaldırdığı bayrağı elden ele tüm Anadolu’ya taşıyacağız. Şehitlerimize sahip çıkacağız, gazilerimizle omuz omuza yürüyeceğiz ve milletimizin millî ve manevi değerlerini bir gecede ortaya çıkan projelere teslim etmeyeceğiz. Yüce Meclis’teki 28 milletvekilimizle, meydanlardaki yüz binlerce vatandaşımızla, köylerde ve mahallelerde bu sürece karşı duracağız. Biz İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak kapı kapı, cadde cadde, sokak sokak itirazımızı anlatacağız. Menfaat peşinde koşanları milletimize şikâyet edeceğiz. Bakın, burada yüzlerce Eskişehir evladı var. Hepsi vatan uğruna şehit olmuş, bir o kadarı da gazi olmuştur. Hiç düşünmeden kendini öne atmış, bayrağı ve vatanı için canını ortaya koymuştur. İşte Türk milliyetçileri olarak bugün bizim için vefa vaktidir. Tüm irademiz ve inancımızla şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetlerine sahip çıkma zamanıdır. Mücadelelerinin anlamını ve aziz hatıralarını milletimize yeniden hatırlatmak için bu görselleri ve bu destanları ilçemizin her mahallesine taşıyacağız. İnsanlarımızın görmesini, hatırlamasını sağlayacağız. Oluşturulan bu akına karşı siper olacağız. Cesur bir iradeyle dimdik duracağız. Kabul etmediğimiz emperyalist uygulama ve projeleri reddedeceğiz. Ve diyoruz ki: Türk milleti ve Türk vatanı azizdir, çok kıymetlidir. Şahsi ikbal hesapları bizi bağlamaz. Asıl olan millet iradesidir. Son kuvva kırılmadıkça, son Yörük ateşi sönmedikçe Türk’ün umudu vardır, var olacaktır ve başaracaktır. Katılımınız ve sesimizi duyurmanıza vesile olmanızdan dolayı teşekkür ediyor, saygılar sunuyoruz. Yaşasın Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bizlere emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti.”

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir’den Lozan Antlaşması'nın 103. Yıldönümü Mesajı Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir’den Lozan Antlaşması'nın 103. Yıldönümü Mesajı

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Lozan Antlaşması'nın 103. yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’yü rahmet ve minnetle anan Demir, Lozan'ın Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve varlık teminatı olduğuna vurgu yaptı. ​"Lozan, Bağımsızlık İradesinin Dünyaya Kabulüdür" ​Lozan Antlaşması ile Türk milletinin siyasi, askeri ve iktisadi yönden bağımsızlık iradesinin tüm dünya tarafından tescillendiğini belirten Hasan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Lozan Antlaşması ile Türk milletinin siyasi, askeri ve iktisadi yönden bağımsızlık iradesi, dünya ülkeleri tarafından kabul edilmiştir. Yıllarca süren Büyük Savaş ve Kurtuluş Savaşı'nın sonunda her yönden yorgun düşmüş Anadolu topraklarında, nihayet bin yıldır olduğu gibi gelecekte de var olacağımızın sarsılmaz teminatı olmuştur." ​"Lozan ve Montrö Türkiye'nin Teminatıdır" ​Açıklamasında güncel siyasi tartışmalara da değinen Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir, kurucu iradeyi hedef alanlara sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: ​"Bugünlerde Ege'deki sorunları ve bazı adaları bahane ederek Lozan'a ve Türkiye'nin kurucu iradesine saldıranlar; geçtiğimiz yirmi yılda onlarca ada, adacık ve kayalığın işgaline ise aynı sesleri yükseltemeyen ikiyüzlülerdir. Bizler biliyoruz ki bu kimseler, Kurtuluş Savaşı ve sonrasında emperyal güçlerin eliyle bölücü ve gerici isyanlar tertipleyenlerle aynı tohumun, aynı soyun mensuplarıdır." ​Mesajının sonunda "Yeni Türkiye Cumhuriyeti" heveslerinin tarihin vicdanında hak ettiği yeri bulacağını belirten Demir, Lozan ve Montrö sözleşmelerinin sapasağlam bir şekilde Türkiye'nin teminatı kalmaya devam edeceğini, milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olacağını vurguladı.

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yılında Demokrasi Vurgusu Haber

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yılında Demokrasi Vurgusu

29 Ekim Kadınları Derneği Eskişehir Şube Başkanı Sibel Erenoğlu, Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Lozan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi olduğu vurgulanarak demokrasi ve bağımsızlık mesajları verildİ. ​"Lozan, Bağımsızlığımızın ve Egemenliğimizin Belgesidir" ​24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanan antlaşmanın yıl dönümünde konuşan Sibel Erenoğlu, anlaşmanın Kurtuluş Savaşı'nı zaferle taçlandıran öncekilerden sonraki kuşaqlara bırakılan çok değerli bir emanet olduğunu belirtti. Erenoğlu, "Biz 29 Ekim Kadınları Derneği, kendimizi yurt topraklarımızın her karışı gibi, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin belgesi olan bu anlaşmayı korumakla ödevli sayıyoruz" ifadelerini kullandı. ​Açıklamada, Türkiye'nin "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesini benimsediğine dikkat çekilerek şu görüşlere yer verildi: ​Türkiye'yi yönetenlerin ve yurttaşların hiçbir ülkenin topraklarında ve karasularında gözü olamayacağı, ​Yeni fetihler peşinde koşanlara dur demenin yurtsever halkın görevi olduğu, ​Lozan'ın; Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve arkadaşlarının rehberliğinde sömürgeleştirilmek istenen bir milletin yeniden doğuşunu dünyaya tanıttığı kaydedildi. ​"Kapitülasyonlar Kaldırıldı, Çağdaş Yol Açıldı" ​Lozan Anlaşması ile ülkenin sınırlarının çizildiği, Türk milletinin egemenlik haklarının tescillendiği ve kapitülasyonların kaldırılarak çağdaş bir ülke olmanın yollarının açıldığı ifade edildi. Antlaşmanın günümüzde tam bağımsızlık, millî egemenlik, barış ve halkçılık anlamı taşıdığı vurgulandı. ​"Demokrasinin Önündeki Engeller Kaldırılsın" ​Açıklamanın sonunda ülkenin içinden geçtiği siyasi döneme dikkat çeken 29 Ekim Kadınları Derneği Eskişehir Şube Başkanı Sibel Erenoğlu, şu talepleri dile getirdi: "Lozan’ın yıldönümünü ülkemizin yaşadığı siyasi olağanüstü durumun bir an önce sona ermesi, iktidarların serbest seçimlerle oluşması ve demokrasinin önünü tıkayan karar ve eylemlerden vazgeçilmesi taleplerimizle kutlarız."

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Cumhuriyet Pazarlık Konusu Yapılamaz!" Haber

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Cumhuriyet Pazarlık Konusu Yapılamaz!"

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, Genel Merkez tarafından hazırlanan "Çerçeve Yasa" taslağına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinden ve kurucu değerlerinden asla taviz verilmeyeceğini vurguladı. ​"Tarihin Hükmünden Hiç Kimse Kaçamaz" ​ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada, son günlerde gündeme gelen yasal düzenleme tartışmalarına net bir mesafede durulduğu belirtildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin terörle müzakere edilerek değil, Kurtuluş Savaşı’nın zaferiyle kurulduğunun altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Bu devletin tapusu şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimleridir. Terör örgütü elebaşına veya terör suçlarından hüküm giymiş kişilere ayrıcalık sağlayabilecek hiçbir düzenleme kabul edilemez." ​"Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılı Şekillendiriliyor" ​Bugün alınacak kararların Cumhuriyet’in geleceğini doğrudan etkileyeceğini belirten Başkan Mehmet Avcı, millet vicdanını yaralayacak girişimlerin tarih önünde meşruiyet kazanamayacağını ifade etti. Açıklamada, Gazi Meclis’in temel sorumluluğunun günü kurtarmak değil, Cumhuriyet’i yaşatmak olduğu hatırlatıldı. ​ADD Eskişehir Şubesi’nden Kırmızı Çizgi Vurgusu ​Kuvayı Milliye geleneğinin mirasçıları olarak susmayacaklarını belirten ADD Eskişehir Şubesi, şu ilkelerin altını çizdi: "Cumhuriyet pazarlık konusu değildir. Şehitlerimizin emaneti müzakere edilemez. ​Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ve laik hukuk devleti niteliği tartışmaya açılamaz." ​Açıklama, "Ya İstiklâl Ya Ölüm!" parolasıyla, ne teröre teslim olunacağı ne de Türk milletinin birliğinin pazarlık konusu yaptırılacağı mesajıyla son buldu.

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!" Haber

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!"

AHPADİ Başkanı Av. Mehmet Ektaş, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü’ye yönelik sarf edilen sözlere tepki gösterdi. Av. Mehmet Ektaş, yaptığı basın açıklamasında, devlet adamlarının siyasi olarak eleştirilebileceğini ancak ailelerine ve özellikle Cumhuriyetin öncü kadınlarından Mevhibe İnönü’ye yönelik hakaretlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ektaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Cumhuriyeti, sadece Türk Tarihinin değil İnsanlık tarihinin parmakla gösterilen en başarılı devletlerindendir. Altı okla ifade edilen Kemalist ilkeler üzerine inşa edilmiş bu devler, emperyalizmin işgal planlarını alt etmekle kalmamış, çağdaş, modern, ve halk egemenliğine dayanan bir düzen kurarak kısa zamanda ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel devrimlerle Türk Milletine refah ve ümran sağlamıştır. Bu nedenledir ki; Kurtuluş Savaşının kahramanları ve Türk Devlerinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak ve diğerleri, sivil dava arkadaşları Ali Yusuf Akçura, Falih Rıfkı Atay Mahmut Esat Bozkurt ve diğerleri Türk Milletinin kalbinde eşsiz bir yer edinmişler, aziz hatıraları her zaman saygıyla anılmıştır. Ama, yine bu nedenledir ki, bu müstesna şahsiyetler, her zaman emperyalistlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin, dini siyasete alet edenlerin, bölücülerin hedef tahtasında olmuşlardır. Milli Eğitim Seyredeni Yusuf Tekin’in en son Kurtuluş Savaşının ismini Milli Mücadele olarak değiştirme girişimini tartıştığım günlerde, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü için sarf ettiği sözler gündeme düşmüştür. İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşında meydan muharebeleri kazanmış, Cumhuriyetin Kuurluşundan sonra Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış büyük devlet adamıdır. Devlet adamlarını siyaseten eleştirmek politikadır ama ailelerine, namuslarına dil uzatmak alçaklıktır, ahlaksızlıktır, suçtur. Latife Uşaki, Reşide Bayar gibi dönemin devlet başkanları, başbakanları, bakanlarının eşleri gibi Sayın Mevhide İnönü’de modern ve çağdaş Türk Kadını kimliğini temsil ederek toplumsal öncüllerimizden olmuşlardır. AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın, çirkin sözleriyle sadece kendi çirkinliğini ortaya dökmemiş Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu ile Kişinin Hatırasına hakaret suçunu işlemiştir. Ancak, Ahmet Alperen Aydın’ın suçlarından daha üzücü olanı ise Cumhuriyet Savcılarınınve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumudur. Vahdettin'in İngilizlerin korumasını kabul edip İngiliz Gemisiyle Ülkeyi terk ettiği tespitini, Şeyh Saitin İstiklal Mahkemelerinde Vatana ihanetten yargılanıp mahkum edildiği gerçeğini dile getirenler hakkında hemen soruşturma açıp iddianame düzenleyen Savcılar şu ana kadar Ahmet Alperen Aydın’ın suçları için hiçbir işlem yapmamışlardır. Tüm Millletin Cumhurbaşkanı olması sıfatıyla herkesin ar ve namusunu da korunmakla görevli olan Recep Tayyip Erdoğan’da anılan kişinin partiden ihracı için hiçbir işlem başlatmamıştır. Rahmetli Mevhide İnönü üzerinden Cumhuriyet kadınlarına, Cumhuriyetin temsil ettiği kültürümüze yapılan bu iğrenç saldırıyı kabul etmiyor, şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyet Savcılarına ve Sayın Recep Tayyip Erdoğman’ı göreve davet ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.