SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye

Porsuk Haber Ajansı - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Madencilik, Afyonkarahisar Ekonomisinin Omurgasıdır Haber

Madencilik, Afyonkarahisar Ekonomisinin Omurgasıdır

Cumhuriyet Halk Partisi Afyon İl Başkanlığı’nın; “Afyon’un Toprağı, Suyu ve Geleceği Madenciliğe Kurban Edilemez” çıkışına Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu sert tepki gösterdi. Ekonomik açıdan öne çıkan ülkelerin gelişimleri incelendiğinde hepsinin madenlerini etkin bir şekilde ekonomiye kazandırarak ekonomik refahlarını artırdıklarının görüldüğüne dikkati çeken Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyonkarahisar’ın 2025 yılında ihracatını yüzde 25’lik artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara çıkardığına dikkati çeken Alimoğlu şöyle devam etti: “Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık dilimle temsil edildi. Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Ticaret Bakanlığı faaliyet illeri istatistiğine göre Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın yüzde 66’sı ise 550 milyon dolara ulaşıyor. İhracat yanında istihdamda da madencilik sektörü Afyon’a büyük katkı sağlıyor. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat gerçekleştiren üyeleri arasında Afyon’dan 367 firmanın yer aldığını da aktaran Alimoğlu, “EMİB üyeleri arasında Afyonlu ihracatçılarımız en büyük temsiliyeti oluşturuyor. İkinci sırada 249 firmayla İzmirli firmalar, üçüncü sırada 143 firmayla Muğlalı firmalar yer alıyor” dedi. “Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor” iddiasının kabul edileme olduğunu savunan Alimoğlu şöyle devam etti: “Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder.” Çevre ve madenciliğin bir arada yürütülebileceğinin altını çizen Alimoğlu, “Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri ciddiyetle ele alınmaktadır. Madencilik sektörü olarak 8 bakanlıktan izinler alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED’i yatırımın önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti büyük bir yanlıştır. Çevre korunmalıdır ama üretimi de çevreye duyarlı bir şekilde sürdürmeliyiz. Bu noktada Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil” dedi. Türkiye’nin yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Bu kaynakları kullanmayıp ithalatla cari açık büyüten bir model sürdürülebilir olmaz. Gelişmiş ülkeler yeraltı zenginliklerini ham olarak değil, işleyerek refah üretmiştir. Türkiye de bunu yapmak zorundadır. Afyonkarahisar bu dönüşümün merkezlerinden biridir. Afyonkarahisar ne sahipsizdir ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir. Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Afyonkarahisar’ın geleceği, yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır” diyerek sözlerini noktaladı.

ATAP A.Ş.'de Genel Müdür Duygu Yalnızoğlu Oldu Haber

ATAP A.Ş.'de Genel Müdür Duygu Yalnızoğlu Oldu

Türkiye’nin ilk teknoparkı olma özelliğini taşıyan Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin (ETGB) yönetici şirketi Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı A.Ş. (ATAP)’de genel müdürlük görevinde değişikliğe gidildi. ATAP A.Ş. Genel Müdürü Dr. Sedat Telçeken, görevini Duygu Yalnızoğlu’na devretti. Görev değişimi dolayısıyla düzenlenen törende, ATAP A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Saraç tarafından Dr. Sedat Telçeken’e, ETGB’ye sunduğu katkılar ve görev süresi boyunca gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar dolayısıyla plaket takdim edildi. Törende konuşan Metin Saraç, Dr. Telçeken’in görev süresi boyunca ETGB’nin kurumsal yapısının güçlenmesi ve ekosistemin gelişmesi adına önemli çalışmalara imza attığını vurgulayarak, ayrılışın Eskişehir Teknik Üniversitesi’ndeki akademik görevine geri dönmesi nedeniyle gerçekleştiğini belirtti. Saraç, “Sayın Dr. Sedat Telçeken, genel müdürlük görevini başarıyla yürütmüş, ETGB’nin gelişimine değerli katkılar sunmuştur. Kendisinin Eskişehir Teknik Üniversitesi’ndeki önceki akademik görevine dönme talebi doğrultusunda bu görev değişikliği gerçekleşmiştir. Bugüne kadar verdiği emek ve özverili çalışmaları için teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Genel Müdürlük görevine atanan Sayın Duygu Yalnızoğlu’na da yeni görevinde başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Görevini devreden Dr. Sedat Telçeken ise yaptığı kısa açıklamada, ETGB’de görev yapmaktan büyük bir onur duyduğunu belirterek, “ETGB gibi Türkiye için stratejik öneme sahip bir teknoparkta görev almak benim için çok kıymetliydi. Bu süreçte birlikte çalıştığımız tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” dedi. Genel Müdürlük görevine atanan Duygu Yalnızoğlu da ETGB’nin vizyonunu daha ileriye taşımak için çalışacaklarını ifade ederek, “Türkiye’nin ilk teknoparkı olan ETGB’de bu görevi üstlenmek büyük bir sorumluluk ve gurur. Bugüne kadar emek veren tüm yöneticilere teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde girişimcilik, Ar-Ge ve üniversite-sanayi iş birliklerini daha da güçlendirmek için çalışacağız” şeklinde konuştu. Tören kapsamında Duygu Yalnızoğlu’na çiçek takdim edilirken, programa ATAP A.Ş. Yönetim Kurulu üyeleri de katıldı.

Bankoğlu: ''Bu Muhalefeti Susturmak İçin Kriz Mühendisliğidir'' Haber

Bankoğlu: ''Bu Muhalefeti Susturmak İçin Kriz Mühendisliğidir''

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’deki baskı operasyonlarını ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik “siyasi kumpasları” Avrupa gündemine taşıdı. Bankoğlu, “Bu bir kriz yönetimi değil; muhalefeti susturmak için kriz mühendisliğidir” dedi. Genel Kurul’un “Kriz Dönemlerinde Seçimler” başlıklı oturumunda söz alan Bankoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun haksız yere hapsedildiğini ve seçilmiş belediye başkanlarının yaklaşık 10 aydır parmaklıklar ardında olduğunu hatırlattı. 30 YILLIK DİPLOMANIN İPTALİ SİYASİ BİR KUMPASTIR Bankoğlu, kürsüden yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: Salgın, terör ve savaş gibi krizlerin demokratik kurumlar ve seçim süreçleri üzerinde yarattığı baskıyı ele alan bu rapor, doğrudan Türkiye'nin bugün yaşadığı gerçekliğe hitap ediyor. Türkiye'de artık demokrasiye yönelik soyut riskleri tartışmıyoruz; biz bu riskleri bizzat yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu haksız yere hapsedildi. Ülke genelinde seçilmiş belediye başkanları yaklaşık 10 aydır parmaklıklar ardında. Onu siyasi rekabetin dışına itmek için, 30 yılı aşkın bir süre önce aldığı üniversite diploması keyfi bir şekilde iptal edildi. Bu bir hukuk süreci değil; mahkemeler yoluyla yapılan bir sivil darbedir. Erdoğan rejimi, sandıkta kazanamadığını yargı yoluyla gasp etmeye çalışmaktadır. Demokratik haklarını barışçıl bir şekilde savunan binlerce insan; polis şiddeti, toplu gözaltılar ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu bir kriz yönetimi değil; muhalefeti susturmak ve demokrasiyi zayıflatmak için kriz üretmektir. KÜRESEL OTORİTERLEŞME UYARISI: TRUMP’IN SÖZLERİ NORMALLEŞTİRİLEMEZ Dünya genelinde otoriterliğin tehlikeli bir şekilde normalleşmesine tanık oluyoruz. Liderler, bizzat seçimlerin değerini açıkça sorguluyor. Daha geçen haftalarda Donald Trump alaycı bir şekilde “belki de seçimlere gerek bile yok” demişti. Bugün bu durum, daha geniş küresel bir eğilimi yansıtıyor: hesap verilebilirlik olmaksızın güç, rıza olmaksızın otorite... Bu rapor, seçimlerin demokratik meşruiyetin temeli olduğunu bize haklı olarak hatırlatıyor. Hükümetler halkın iradesini çarpıtmak veya geçersiz kılmak için krizleri manipüle ettiğinde, demokrasi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. DEMOKRASİ OLAĞAN ZAMANLARDA DEĞİL, KRİZLERDE GERÇEK BİR İHTİYAÇ Türkiye bir dönüm noktasındadır. Halkımız, baskılara rağmen barışçıl bir şekilde protesto ediyor ve adalet talep ediyor. Muhalefet liderlerinin hapsedilmesi, yerel yönetimlerin susturulması ve muhalif görüşlerin suç sayılması, demokratik ilkelerin ve insan haklarının ihlalidir. Bu Meclis sadece bir gözlemci olarak kalamaz; net bir mesaj göndermeliyiz: Hiçbir kriz, demokrasinin askıya alınmasını haklı çıkaramaz. Hiçbir hükümet, halkının rızası olmadan yönetme hakkına sahip değildir Demokrasi, sadece olağan zamanlar için bir lüks değildir. Aksine, gücün onu terk etmeye en çok meyilli olduğu kriz anlarında en temel ihtiyaçtır.

Prof. Dr. Ayşen Gürcan'dan TEİ'ye Tebrik Haber

Prof. Dr. Ayşen Gürcan'dan TEİ'ye Tebrik

AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan TEİ'nin 41'inci kuruluş yıl dönümü ile ilgili olarak bir mesaj yayınladı. AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan, Eskişehir’in teknoloji ve savunma sanayii alanındaki gurur kaynağı TUSAŞ Motor Sanayii AŞ’nin (TEI) 41’inci kuruluş yıl dönümünü yayımladığı mesajla kutladı. Gürcan, TEI’nin 3,4 milyar dolarlık tarihi sipariş rekoru ve millî motor projelerinde elde ettiği stratejik başarıların, yerli ve millî üretim vizyonunun somut bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, bu başarının Eskişehir ve Türkiye adına büyük bir iftihar vesilesi olduğunu ifade etti. Bu büyük başarıda emeği bulunan başta Genel Müdür Prof. Dr. Mahmut F. Akşit olmak üzere tüm mühendisleri, teknisyenleri ve çalışanları tebrik eden Gürcan, TEI’ye Türkiye Yüzyılı hedeflerine güç katan nice başarılı yıllar diledi. "Eskişehir’imizin teknoloji ve savunma sanayii alanındaki gurur kaynağı TEI, 41’inci kuruluş yıl dönümünü 3,4 milyar dolarlık tarihi sipariş rekoru ve millî motor projelerinde elde ettiği stratejik başarılarla karşılıyor. Yerli ve millî üretim vizyonumuzun somut bir yansıması olan bu tablo, şehrimiz ve ülkemiz adına büyük bir iftihar vesilesidir. Bu büyük başarıda emeği bulunan başta Genel Müdür Prof. Dr. Mahmut F. Akşit olmak üzere tüm mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize güç katan TEI’ye başarılarla dolu nice yıllar diliyorum."

Her Şeyi Bitirdikleri Gibi Gülümsememizi de Bitirdiler Haber

Her Şeyi Bitirdikleri Gibi Gülümsememizi de Bitirdiler

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından emekli maaş zamları ile emeklilerin yaşadığı sıkıntılarla ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Gülemiyoruz diye etiketlediğimiz, bir feryadın bir haykırışın bunun yanında bir aldatılmışlığın, dalga geçmenin, hiç saymanın yaşandığı süreç olan emekli maaş zam oranları ve yapılan sadaka nitelikli artış ile bu süreçte reva görülen sözler davranışlar ve tavırları eleştireceğimiz açıklamamıza hoş geldiniz. 16.859.000 Milyon Emekli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı içinde yaklaşık 6 milyona yakın emeklimiz asgari ücretten az açlık sınırının çok çok altında bir ücrete mahkumdur. Son durum ile bu mahkumiyet iyice derinleşti ve artık bu süreçten sonra Emeklilerimiz için Allah Rahmet Eylesin demekten başka söz kalmadı. Cumhur ittifakının bileşenlerince emeklilerimiz ile alay edilmiş, dalga geçilmiştir. Sefalet ücreti denilerek tanımlanan emekli maaşları iş mecliste irade ortaya koymaya gelince bize ne denilmiştir. Soruyorum size bu dalga geçmek, yok saymak, bu dikkate almamak değil midir? Şükür’süz dediler, Ölmediler dediler, Gariban bunlar dediler, Hakkını yediler, Hukukunu çiğnediler ve üzerine idam fermanını gecenin bir yarısı oyladılar ve imzaladılar. Gelinen noktada. Yüce Milletin Asil insanlarının haklarını gasp ederek 3 kuruşa yokluğa çaresizliğe açlığa soğuğa ve karanlığa mahkum ettiler. Değerli Katılımcılar bu siyasi iktidar tarafından 16.859.000 emeklinin idam fermanı olan 2008 kanun değişikliği yapılmamış olsaydı bugün biz lütuf olarak onlara göre biz garibanlara verilen kollarında milyonluk saatlerin oylamasıyla 1060 TL eklenerek 20.000 TL değil, 01.01.2026 günü taban aylık olarak 46.000 TL yani bizden çalınan, bizim cebimizden yasa ile alınanı hesaplarımızda görecek en azından açlık sınırının üzerinde hak ettiğimiz parayı alıyor olacaktık. Değerli katılımcılar inanın herkes her şeyi biliyor, her bir birey olanın bitenin çok farkında ve inanın herkes o bir günü bekliyor. İnsanlar haykırıyor, insanlar feryat ediyor. Zordayız dardayız diyor. Türkiye’de sistemden beslenen mutlu azınlık ve altın borsa faiz getirisinden çok güzel paralar kazananlar dışında kimse mutlu kimse memnun değil ve kimsenin yüzü gülmüyor gülemiyor güldürülmüyor. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak bir derlemeyle son süreçte emekliye yaşatılanları normal şartlarda bizi güldürmesi, bize en azından tebessüm ettirmesi gerektiren sanatın hiciv çizgisi karikatürlerden bir derleme yaptık. Ancak ortaya ne çıktı biliyor musunuz. Bizler sizler emekliler öğrenciler çocuklar kadınlar aile reisleri yaşlılar gençler artık ve maalesef gülemiyoruz. İnsanlarımızın gülme, gülümseme yetisini bize bu günleri yaşatanlar çaldılar. Her şeyi bitirdikleri gibi gülümsememizi bitirdiler, sonlandırdılar. Biz İYİ Parti olarak diyoruz ki, Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Umutsuz zamanlar yok umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim” diye söylemişti. Bizde umudumuzu yitirmeyeceğiz, mücadele edeceğiz, doğruyu, olması gerekeni söyleyeceğiz Büyük Türk Milletinin hiçbir Asil ferdini yalnız bırakmayacağız… Kendilerine çok güzel lale devri sistemi kuranlar elbet bir gün Aziz Milletin önüne o kantara çıkacaklar. İnsanlarımızın vicdanıyla muhatap olacaklardır. Seçim sandığı denilen o kudretli güçten, irade göstergesinden gereken cevabı Yüce Milletten alacaklardır. Yaşanılanlar, yaşatılanlar ve yaşatanlar unutulmayacak unutturulmayacaktır diyoruz. Beklenen güzel günlere atıfla. “Varlığımız Türk Varlığına armağan olsun.” Diyerek sözlerimi bitiriyor ve Sergimizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ediyoruz.”

Toplumsal Bir Çöküşün Alarm Zilleri Çalıyor Haber

Toplumsal Bir Çöküşün Alarm Zilleri Çalıyor

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık olağan basın toplantısında ülke gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Saadet Partisi İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Hemşehrilerimiz, Bugün burada hem milli onurumuzu hem de toplumsal huzurumuzu derinden sarsan iki önemli meseleyi Saadet Partimizin "Önce Ahlak ve Maneviyat" düsturuyla değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Şanlı Bayrağımıza Uzanan Kirli Eller ve Geopolitik Gerçekler Geçtiğimiz günlerde Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı Türk bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırı, sadece bir bez parçasına değil, bir milletin bağımsızlığına ve şehitlerimizin aziz hatırasına yapılmış bir provokasyondur. Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın da ifade ettiği üzere, bu olay basit bir sınır tacizi değildir. "Suriye’nin kuzeyinde Türk bayrağı indirilirken, Suriye’nin güneyinde İsrail bayrağı dikiliyor." Bu tablo, bölgedeki asıl tehlikenin ve "Büyük İsrail Projesi"nin (BOP) sinsi adımlarının bir göstergesidir. Bayrağımıza uzanan elleri lanetliyor; bu provokasyonların asıl amacının Türkiye'nin enerjisini içe hapsetmek ve sınır güvenliğimizi tartışmaya açmak olduğunun altını çiziyoruz. Saadet Partisi olarak devletimizin bu saldırıya en sert ve caydırıcı cevabı hukuk çerçevesinde vermesini bekliyoruz. Atlas Çağlayan Cinayeti: Bir Toplumun Vicdan Yarası Milli sınırlarımızı korumak kadar, o sınırların içindeki evlatlarımızı korumak da beka meselesidir. İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan evladımızın, "yan bakma" gibi sudan bir sebeple, henüz 15 yaşında bir çocuk tarafından hayattan koparılması, toplumsal bir çöküşün alarm zilleridir. Bu cinayet, sadece bir asayiş olayı değil; eğitimin, adaletin ve aile yapısının içine düştüğü derin krizin bir sonucudur. Suça sürüklenen çocuklar ve sokakları saran şiddet sarmalı, Saadet Partisi’nin yıllardır uyardığı manevi tahribatın somut bir yansımasıdır. Saadet Partisi’nin Misyonu ve Çözüm Yolları Biz Saadet Partisi olarak, bu acı olayları sadece kınamakla yetinmiyoruz. Milli Görüş vizyonuyla çözüm yollarımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz: Manevi Kalkınma Hamlesi: "Önce Ahlak ve Maneviyat" bir slogan değil, bir devlet politikası olmalıdır. Gençlerimize şiddeti bir çözüm yolu olarak gösteren dizi, film ve sosyal medya içerikleri denetlenmeli; eğitim sistemi sınav odaklı değil, insan ve karakter odaklı hale getirilmelidir. Caydırıcı Adalet Reformu: Suçlunun yanına kar kaldığı bir düzen, yeni suçların davetiyesidir. Atlas’ın ailesine yapılan tehditler göstermektedir ki, suçlular adaletten korkmamaktadır. Cezalar ıslah edici olduğu kadar, suça niyetlenenleri vazgeçirecek kadar ağır ve tavizsiz olmalıdır. Güvenli Sokaklar: Mahalle kültürü ve bekçilik sistemi sadece birer kavram olarak kalmamalı; gençlerimizin, çocuklarımızın kafelerde veya sokaklarda güvenle oturabileceği bir huzur ortamı yeniden tesis edilmelidir. Aile Kurumunun Korunması: Ekonomik buhranların ve sosyal yozlaşmanın yıprattığı aile kurumunu güçlendirecek "Aile Destek Programları" hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki; aile güçlüyse toplum güçlüdür. Sonuç olarak; Ne bayrağımızın yere düşmesine ne de tek bir evladımızın daha feda edilmesine tahammülümüz vardır. Saadet Partisi olarak, hem sınır hattındaki provokasyonların hem de sokaktaki şiddet sarmalının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki Yaşanabilir Bir Türkiye ve Yeniden Büyük Türkiye, ancak adaletin ve ahlakın hâkim olduğu bir nizamla mümkündür. Bu nizam da ancak ve ancak Saadet Partisi sayesinde olur. Basın toplantımıza göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan dolayı hepinize teşekkür ediyor, hayırlı günler diliyorum."

Geleceğin Teknolojisi Eskişehir’de Şekillenecek Haber

Geleceğin Teknolojisi Eskişehir’de Şekillenecek

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, sanal medyadan yaptığı paylaşımda Türkiye’nin ilk hidrojen yakıtlı treninin Eskişehir’de üretilecek olmasının gururunu yaşadıklarını belirtti. AK Parti Eskişehir Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından hazırlanan videoda, Eskişehir’in geleceğin teknolojisine ev sahipliği yapmaya hazırlandığı vurgulandı. Yayınlanan videoda; Türkiye’de üretilen ilk lokomotif Karakurt’tan, DE 24000 ve E 5000 gibi efsaneleşmiş modellerin tarihsel geçidine yer verilmesi Eskişehir’in demiryolu sektöründeki liderliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hidrojen teknolojisine uzanan miras temasıyla paylaşılan tanıtım videosu büyük beğeni topladı. İl Başkanı Gürhan Albayrak, yaşanan gelişmelerden gurur duyduklarını belirtti ve açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ve liderliğinde; bakanlarımızın, kıymetli mühendislerimizin ve gece gündüz demeden çalışan emekçilerimizin gayretleriyle TÜRASAŞ, Türkiye’yi bambaşka bir kulvara taşıyor. Çevre dostu ve sürdürülebilir enerjiyle çalışacak olan ilk hidrojen yakıtlı tren, Eskişehir’in sanayi ve teknoloji gücünün en güzel nişanelerinden biri olacak. Eskişehir’in yerli ve milli üretimdeki gücünü pekiştirecek olan bu proje şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun. Geçmişin mirasıyla geleceği inşa ediyoruz. 2026 yılında, AK Parti Seninle Eskişehir mottosuyla durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz.”

Bizim Reçetemiz Belli: Güçlü Sosyal Devlet, Sosyal Demokrasi Haber

Bizim Reçetemiz Belli: Güçlü Sosyal Devlet, Sosyal Demokrasi

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Türkiye’nin içinde bulunduğu tablonun değiştirilemez olmadığını belirterek, "CHP olarak biz varız. Bu ülkenin birinci partisiyiz. İstikrarlı bir şekilde oyumuzu arttırıyoruz. Hep birlikte rantı değil ekonomiyi, üretimi önceleyen, verdiği tabana değil tavana yayan, faiz lobileri değil emekçiyi güldüren ekonomi programımızla hazırız. Türkiye'yi hep birlikte daha yaşanabilir bir ülke haline getirebiliriz. Birlikte mücadele edelim, omuz omuza mücadele edelim. Ve güzel bir Türkiye'yi hep birlikte inşa edelim" dedi. CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Partisinin Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. CHP Sözcüsü Zeynel Emre, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin kanayan yaralarına parmak bastı. Uğur Mumcu’nun 33. ölüm yıl dönümü vesilesiyle adalet vurgusu yapan Sözcü; emekli maaşlarından yargıdaki "siyasi" davalara, sanal kumar bağımlılığından İliç ve Kartalkaya facialarına kadar birçok konuda iktidarı sert sözlerle eleştirdi. "Hesap Sorulsaydı İliç ve Kartalkaya Olmazdı" Konuşmasına yarın yıl dönümü olan Uğur Mumcu’yu anarak başlayan CHP Sözcüsü Emre, Türkiye’deki faciaların temelinde "cezasızlık kültürü" yattığını savundu. Soma Maden Faciası’nda gerçek sorumlulardan hesap sorulsaydı, bugün İliç ve Kartalkaya gibi acıların yaşanmayacağını belirten Sözcü, "İktidara yakınsan sorumluluktan kurtulabiliyorsun mantığı canlarımıza mal oluyor" dedi. "İmamoğlu’na Yapılanlar Hukuk Değil, Siyasi Mühendislik" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik "diploma davası" ve diğer hukuki süreçlere değinen Zeynel Emre, davalarda sürekli hakim değiştirilmesine dikkat çekti. İmamoğlu’nun anketlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10-15 puan önünde olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:"86 milyon biliyor ki bu kararlar 'İmamoğlu aday olmasın' diye alınıyor. Bugün cezaevinden aday olsa bile açık farkla kazanacak durumdadır." Emeklinin Sofrasından 6 Çeyrek Altın Gitti Ekonomideki kötü gidişatın faturasının emekliye kesildiğini söyleyen Emre, 2002 yılıyla günümüzü kıyasladı: 2002: En düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıydı (8 çeyrek altın alınabiliyordu). 2026: Emekli maaşı asgari ücretin 0,7’sine geriledi (Sadece 2 çeyrek altın alınabiliyor). "Kaynak yok diyenler yalan söylüyor" diyen Sözcü, bütçenin faiz lobilerine ve yandaş müteahhitlere aktarıldığını, 2026 faiz bütçesinin 2 trilyon 742 milyar lira olduğunu hatırlattı. Toplumsal Çürüme Alarm Veriyor: Uyuşturucu ve Kumar Sanal kumar ve uyuşturucu kullanımındaki korkunç artışa dikkat çeken Emre, 2015 yılında 80 bin olan uyuşturucu suç sayısının 2024’te 438 bine fırladığını açıkladı. Sınır güvenliğinin yetersizliğini ve sokaklardaki şiddet sarmalını "milli güvenlik sorunu" olarak tanımladı. "Biz Hazırız: Reçetemiz Sosyal Demokrasi" CHP’nin çözüm önerilerini de sıralayan Zeynel Emre, rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçiş yapacaklarını belirtti. Seyfe Gölü gibi doğa harikalarının maden sahalarına feda edilmesine karşı çıkacaklarını ve hayvancılıkta ithalatı bitireceklerini söyledi. Sözcü, tüm vatandaşları yarın Genel Başkan’ın katılımıyla Yalova’da düzenlenecek mitinge davet ederek konuşmasını noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.