SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye

Porsuk Haber Ajansı - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Eskişehir Milletvekili Süllü: “Yıllardır Aynı Cümleleri Duymaktan Bıktık!” Haber

CHP Eskişehir Milletvekili Süllü: “Yıllardır Aynı Cümleleri Duymaktan Bıktık!”

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yaşanan tıkanıklığa dikkat çekerek, “Çifte standardı mazeret olarak kabul etmiyoruz. Biz kendi ev ödevimizi yapalım, her yıl aynı eleştirileri duymayalım. Vize serbestisi hakkı için eksik kalan kriterleri tamamlayalım” dedi. CHP Eskişehir Milletvekili ve TBMM Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Üyesi Jale Nur Süllü, komisyonun Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay’ın bilgilendirmesiyle gerçekleştirilen toplantısında Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin mevcut durumunu değerlendirdi. Süllü, AB’nin çifte standart uyguladığı yönündeki değerlendirmelere katıldığını ancak bunun Türkiye'deki sorunları açıklamak için mazeret olarak kullanılmaması gerektiğini ifade ederek, "Biz aslında son üç dört yıldır hep aynı şeyleri dinliyoruz. Evet, bir çifte standart olduğunu kabul ediyoruz, ona söyleyecek bir şeyimiz yok. Ama biz siyasi muhalefet partileri olarak Türkiye koşullarında çifte standarda o kadar alışkınız ki bunun uygulanmasına da alışkınız. Bunu mazeret olarak kabul etmiyoruz, açık ve net olarak söyleyeyim" dedi. “TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ KARŞILIKLI ÇIKARA İNDİRGENDİ” Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin üyelik hedefinden uzaklaşarak karşılıklı çıkar temelli bir ilişkiye dönüştüğünü belirten Süllü, Türkiye'nin demokrasi ve hukuk alanındaki eksikliklerini gidermesi gerektiğini vurguladı. Süllü, "Artık AB ile ilişkilerimiz bir üyelik ilişkisinden çıkmış; al-ver, yani işlemsel bir ilişkiye dönmüş durumda. Bunu ne yazık ki biz de kabul etmişiz. İktidar da kabul ediyor, yürütme de kabul ediyor, AB de kabul ediyor" diye konuştu. AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos’un 9 Ekim’de Türkiye’ye geldiğinde demokrasi yönünden kaygıları olduğunu anlattığını aktaran Süllü, “Sonunda da konuşmasını, değişen jeopolitik koşullar nedeniyle Türkiye ile karşılıklı faydaya dayalı bir iş birliğine yöneltti. Her yıl açıklanan Türkiye raporları ortada, bir gelişme olmadı vesaire… Anayasa Mahkemesi 8 Ekim’de Tayfun Kahraman’la ilgili karar verdi, o bile uygulanmıyor. Tamam, başka ülkelerde de bazı şeyler olabiliyor ama biz ev ödevimizi yapalım” dedi. “EV ÖDEVLERİMİZİ YAPALIM… BUNLARI, BUNLARI YAPTIK DİYELİM” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını da eleştiren Süllü, Türkiye'nin öncelikle kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti. AB üyeliği için gerekli kriterlerin tamamlanması çağrısında bulunan Süllü, vize serbestisi konusunda kalan altı kriterin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. Süllü, "Biz ev ödevlerimizi yapalım. Diyelim ki 'Bakın, biz bunları, bunları, bunları yaptık.' Artık o raporlarda hep aynı cümleleri duymayalım. Her yıl bıktık o cümleleri duymaktan. Her yıl aynı şeyleri görüyoruz raporlarda" ifadelerini kullandı. “VATANDAŞLARIMIZ AVRUPA’YI UMUT OLARAK GÖRÜYOR” Türkiye'de geleceğini göremeyen vatandaşların Avrupa'yı bir umut olarak gördüğünü belirten Süllü; ekonomik gücü ve entelektüel birikimi yüksek kişilerin de yurt dışında vatandaşlık başvurusu yaptığını, şirket açtığını ve konut aldığını anlattı. Süllü, AB'nin genişleme politikalarına ilişkin yeni çalışmaların Türkiye-AB ilişkileri açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, uzun süredir fiilen ilerlemeyen katılım müzakerelerinin yeniden canlandırılması için somut bir yol haritası hazırlanıp hazırlanmadığını sordu. Gümrük Birliği'nin sanayiciler açısından önemine dikkati çeken Süllü, Türkiye'nin AB'nin gelecekteki genişleme ve kurumsal reform çalışmalarında aktif biçimde yer alıp almadığının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Evren Olcay ve Yenal Kaya, ERT Şampiyonluğu Mücadelesi İçin İtalya'da! Haber

Evren Olcay ve Yenal Kaya, ERT Şampiyonluğu Mücadelesi İçin İtalya'da!

Avrupa Ralli Trophy'de 129 sporcu arasında 6. sırada bulunan Eskişehirli ralli pilotu Evren Olcay, şampiyonluk hedefini sürdürmek için İtalya'da düzenlenecek Rallye Sanremo'da start alacak. 2025 Türkiye Ralli Kupası Şampiyonu Evren Olcay, co-pilotu Yenal Kaya ile birlikte 2026 FIA Avrupa Ralli Trophy (ERT) mücadelesine İtalya'da devam ediyor. Sezon boyunca Çekya, Hırvatistan, Polonya ve Slovenya'da düzenlenen rallilerde Türkiye'yi temsil eden Olcay-Kaya ekibi, bu kez Avrupa'nın en köklü ve prestijli ralli organizasyonlarından biri olan ve 73. sü düzenlenen Rallye Sanremo'da mücadele edecek. Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcılığı görevini de sürdüren Evren Olcay, yoğun çalışma temposunun yanında uluslararası motor sporları arenasında Türkiye'yi ve Eskişehir'i temsil etmeye devam ediyor. Opel Corsa Rally4 ile yarışan ekip, Slovenya'daki Nova Gorica Rallisi'nde yaşadığı talihsiz kazanın ardından hazırlıklarını tamamlayarak İtalya'ya hareket etti. Sanremo'da kazanılacak puanlarla genel klasmanda daha üst sıralara yükselmeyi hedefleyen ekip, Avrupa şampiyonluğu mücadelesini Almanya'da düzenlenecek sezonun son yarışına taşımak istiyor. “Şampiyonluk hedefimizi son yarışa kadar taşıyacağız” Yarış öncesinde değerlendirmelerde bulunan Evren Olcay, şunları söyledi: “Avrupa Ralli Trophy'de sezonun son bölümüne giriyoruz. Bugün 129 sporcu arasında 6. sıradayız. Geride bıraktığımız yarışlarda önemli tecrübeler kazandık ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık. Slovenya'da yaşadığımız talihsiz kaza istediğimiz puanları almamıza engel oldu. Ancak motor sporlarında bunlar da mücadelenin bir parçası. Biz önümüze bakıyoruz. Sanremo, ralli dünyasında çok özel bir yere sahip. Zorlu asfalt etapları ve güçlü rakipleriyle bizi önemli bir mücadele bekliyor. Yenal ile birlikte hedefimiz, hatasız ve hızlı bir yarış çıkararak mümkün olan en yüksek puanı toplamak ve genel klasmanda daha üst sıralara yükselmek. Şampiyonluk hedefimizden vazgeçmiş değiliz. İtalya'da alacağımız puanlarla bu mücadeleyi Almanya'daki son yarışa taşımak istiyoruz. Avrupa'da Türk bayrağını dalgalandırmak bizim için her zaman ayrı bir gurur. Son etabın son metresine kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.” Gözler Sanremo'da 17-18 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Rallye Sanremo, Avrupa Ralli Trophy'deki şampiyonluk mücadelesi açısından büyük önem taşıyor. Olcay-Kaya ekibi, İtalya'daki yarışın ardından sezonun son mücadelesi olan Almanya'daki Lausitz Rallye'ye odaklanacak. Olcaylar ve Selka'nın ana sponsorluğunda yarışan ekip, Avrupa arenasında Türkiye'yi ve Eskişehir'i başarıyla temsil etme hedefiyle mücadelesini sürdürüyor.

Eskişehir Yapay Zekâda Öncü Şehir Oluyor Haber

Eskişehir Yapay Zekâda Öncü Şehir Oluyor

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Anadolu Üniversitesi bünyesinde Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasına ilişkin yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlanmasını değerlendirdi. Dönmez, hedeflerinin Eskişehir’i yapay zekâ teknolojilerinde Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri hâline getirmek olduğunu vurguladı. ​Resmî Gazete'de Yayımlandı: Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Merkezine Kavuştu ​Eskişehir’in teknoloji ve bilim ekosistemini güçlendirecek olan Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi resmiyet kazandı. Süreci başından bu yana yakından takip ettiklerini belirten Fatih Dönmez, merkezin kuruluşunun şehir ve üniversite için somut bir kazanıma dönüştüğünü ifade etti. ​Dönmez, merkez sürecindeki kararlı duruşu ve vizyoner yaklaşımı nedeniyle Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e teşekkür ederek, üniversitenin akademik birikimiyle yapay zekâ alanında çığır açan çalışmalara imza atacağına inandığını belirtti. ​"Yapay Zekânın Yalnızca Takip Edildiği Değil, Üretildiği Bir Şehir Olacağız" ​Fatih Dönmez, Eskişehir’in teknoloji vizyonuna ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ​"Anadolu Üniversitemiz bünyesinde Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Eskişehir’i yapay zekânın yalnızca takip edildiği değil, aynı zamanda üretildiği, geliştirildiği ve geleceğe yön veren çalışmaların gerçekleştirildiği öncü şehirlerden biri hâline getirmeyi hedefliyoruz. Üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz, kamu kurumlarımız ve teknoloji ekosistemimizle iş birliği içerisinde bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." ​Teknoloji Ekosisteminde Güç Birliği ​Merkezin kurulmasında emeği geçen tüm akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür eden Dönmez, yeni araştırma merkezinin Eskişehir’e, Anadolu Üniversitesine ve Türkiye’nin teknoloji hamlesine hayırlı olmasını diledi. ​Yapay zekâ odaklı projelerin, Eskişehir'deki üniversiteler ve sanayi kuruluşları arasında yeni iş birliği kapıları aralaması bekleniyor.

Karadeniz’de İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Vurgusu Haber

Karadeniz’de İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Vurgusu

TBMM KEİPA Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Ekonomi ve Kalkınma Politikası Komisyonu’nun 67. Toplantısı için Bulgaristan’ın Burgaz kentine bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında bölgesel kalkınma, parlamenter diplomasi ve ikili ilişkiler ele alındı. Karadeniz’de İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Vurgusu Bulgaristan’ın Burgaz kentinde ev sahipliği yapılan “KEİ Üye Devletlerinde İklim Değişikliği: Ekonomik Yönler” başlıklı toplantıda, iklim krizinin üye ülkelerin ekonomileri üzerindeki dönüştürücü etkileri masaya yatırıldı. Toplantıda sürdürülebilir kalkınma fırsatları ve bu alanda bölgesel iş birliğinin artırılmasına yönelik stratejiler değerlendirildi. Fatih Dönmez, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Karadeniz havzasında ortak akıl ve iş birliğiyle daha dirençli, sürdürülebilir ve güçlü bir gelecek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Bulgaristan’da Diplomatik ve Kurumsal Temaslar KEİPA toplantıları vesilesiyle Bulgaristan’da bulunan Dönmez ve beraberindeki heyet, diplomatik misyonlar, yerel yönetimler ve dini azınlık temsilcileriyle bir araya geldi. Türkiye’nin Burgaz Başkonsolosu Tolga Orkun’u makamında ziyaret eden heyet, parlamenter diplomasi ve iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik verimli bir görüşme gerçekleştirdi. Filibe Başkonsolosu Emre Manav ile bir araya gelen Dönmez, ortak kültürel değerler ve bölgesel ilişkiler üzerine fikir alışverişinde bulundu. Filibe Müftüsü Ekrem Hocev’i ziyaret eden heyet, bölgedeki tarihsel bağları ve ortak kardeşlik iklimini samimi bir sohbet ortamında ele aldı. Kırcaali’de Yerel Yönetim ve Soydaşlarla Buluşma Ziyaretlerin en önemli duraklarından biri de soydaşların ve Türk vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı Kırcaali oldu. Kırcaali Belediyesi binasında Belediye Başkanı Erol Mümün ile Meclis Başkanvekili ve Kırcaali Milletvekili Ayten Sabri’yi ziyaret eden Fatih Dönmez, bölgedeki yerel yönetim faaliyetleri ve olası iş birliği imkanlarını inceledi. Kırcaali Bölge Müftüsü Basri Eminefendi’yi makamında ziyaret ederek çalışmalarında başarılar dileyen heyet; ardından Kırcaali Yeni Cami ve Merkez Cami’yi ziyaret ederek bölgenin huzurlu ve manevi atmosferini paylaştı. Fatih Dönmez’in Bulgaristan temaları, Türkiye ile komşu ülke arasındaki ekonomik, kültürel ve tarihi bağların pekiştirilmesi açısından verimli bir diplomasi trafiğine sahne oldu.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

Anadolu Üniversitesi'nde Akademik Yıl “Dünya Düzeni ve Türkiye” Dersiyle Başlıyor Haber

Anadolu Üniversitesi'nde Akademik Yıl “Dünya Düzeni ve Türkiye” Dersiyle Başlıyor

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 akademik yılının başlaması dolayısıyla akademik açılış programı gerçekleştirilecek. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen akademik açılış kapsamında gerçekleştirilecek ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın verecek. “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı ilk derste Prof. Dr. Yalçın güncel uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Akademik Açılış Töreni Atatürk Anıtına çelenk sunulmasıyla başlayacak Akademik açılış programı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunulmasıyla başlayacak. Çelenk sunma töreninin ardından Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonuna geçilecek. Akademik açılış töreninde dereceye giren öğrencilere ödül 28 Eylül Pazartesi günü Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilecek akademik açılış töreninde Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) dereceye girerek Anadolu Üniversitesini tercih eden ve EDEV Başarı Bursu kazanan öğrencilere ödülleri takdim edilecek. Törende ayrıca Akademik Üstün Başarı Ödülleri de sahiplerini bulacak. Ödüller bilim, yılın tezi, eğitim ve sanat kategorilerinde verilecek. Programın devamında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı ilk ders gerçekleştirilecek.

Başkan Ünlüce, Azerbaycanlı Konuklarını Ağırladı Haber

Başkan Ünlüce, Azerbaycanlı Konuklarını Ağırladı

Azerbaycan Bakü Yasamal Belediye Başkanı Tahir Memedov ve beraberindeki heyet, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi makamında ziyaret etti. Görüşmede, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik bağları ve yerel yönetimler arasındaki iş birliği olanakları ele alındı. Bakü Yasamal Belediye Başkanı Tahir Memedov, beraberindeki heyetle birlikte Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi ziyaret etti. Başkan Ünlüce, Yasamal Belediye Başkanı Tahir Memedov, Belediye Başkan Yardımcısı Fuat Miralemov, Yasamal Vali Yardımcısı Samir İsmiyev, Özel Kuvvetler Komutanlığı Şehit Aileleri ve Gazileri İçtimai Birliği Genel Başkanı Behruz Mehmedzade, Gazi Yüzbaşı Şamhal Ağayev, Gazi Astsubay Cemşit Hüseynov ve Azerbaycan Özel Kuvvetler Komutanlığı Onur Üyesi Okan Aktaş’ı belediyede ağırladı. Gerçekleşen ziyarette, Bakü Yasamal Belediyesinin işleyişi, Azerbaycan’daki yerel yönetim sistemi ve Eskişehir ile Yasamal arasındaki benzerlikler üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Buluşmada iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin yerel yönetimler düzeyinde geliştirilmesine yönelik görüş alışverişi yapıldı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihi, kültürel ve gönül bağlarının şehirler arasındaki ilişkilerle daha da güçlenmesini temenni etti. Başkan Ünlüce, nazik ziyaretleri dolayısıyla Bakü Yasamal Belediye Başkanı Tahir Memedov ve beraberindeki heyete teşekkür etti.

Milletvekili Dönmez Yapay Zeka ile Birlikte Ortaya Çıkan Risklere Dikkat Çekti Haber

Milletvekili Dönmez Yapay Zeka ile Birlikte Ortaya Çıkan Risklere Dikkat Çekti

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekâ teknolojilerinin hızlı gelişimiyle birlikte ortaya çıkan güvenlik ve denetim risklerine dikkat çekti. Son dönemde yapay zekâ şirketlerinin üst düzey yöneticileri tarafından yapılan açıklamaların, teknolojinin beraberinde getirdiği risklerin daha iyi anlaşılması açısından önemli olduğunu belirten Dönmez, yapay zekânın gelişme hızına insanlığın bu teknolojiyi yönetme ve denetleme kapasitesinin de eşlik etmesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekâ ajanlarının sınırlı insan gözetimiyle hareket edebilmesi, sistemlerin gerçek dünyadaki kritik süreçlere giderek daha fazla müdahil olması ve kötüye kullanım risklerinin artmasının güvenlik meselesini teorik bir tartışma olmaktan çıkardığını belirten Dönmez, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinin güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çağrılarına ve ülkelerin bu alanda geliştirdiği yeni düzenlemelere dikkat çekti. Dönmez, Türkiye’nin teknolojik ilerlemeden korkan ya da ortaya çıkabilecek riskleri görmezden gelen bir yaklaşım yerine dengeli bir anlayışı benimsemesi gerektiğini vurgulayarak, “Mesele yapay zekâyı durdurmak değil; onu insanlığın yararına, güvenli ve sorumlu biçimde geliştirecek kapasiteyi inşa etmektir” dedi. “Güvenlik, tasarımın ayrılmaz parçası olmalı” TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Raporu’nun temel yaklaşımının da bu doğrultuda olduğunu belirten Dönmez, yapay zekânın gelişme hızına paralel olarak güvenlik, hukuk, etik ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yüksek riskli yapay zekâ sistemlerinde insan denetimi, sürekli izleme, ciddi risklerin bildirilmesi ve temel haklar etki değerlendirmesi gibi somut güvenlik mekanizmalarının raporda ortaya konulduğunu aktaran Dönmez, ayrıca Ulusal Yapay Zekâ Güvenlik Stratejisi hazırlanmasını ve yapay zekâ alanındaki çalışmaların etkin şekilde koordine edilmesi amacıyla Türkiye Yapay Zekâ Kurumu oluşturulmasını önerdiklerini belirtti. Güvenliğin teknolojik gelişmenin sonradan eklenecek bir unsuru olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dönmez, güvenliğin daha en başından itibaren yapay zekâ sistemlerinin tasarımının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ifade etti. “Türkiye teknolojinin yönünü belirleyen ülkelerden biri olmalı” Dönmez, yapay zekâ alanında düzenlemelerin teknolojik gelişmenin önüne engel koymak amacıyla değil, güvenli ve sorumlu bir ekosistem oluşturmak amacıyla hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Bizim yaklaşımımız teknolojik gelişmenin önüne engeller koymak değil; doğru yerde, doğru zamanda ve doğru ölçüde düzenlemelerle güvenli bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmaktır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin yapay zekâ çağında yalnızca teknolojiyi kullanan bir ülke olmaması gerektiğini belirten Dönmez, sanayi, enerji ve bilgi çağlarında olduğu gibi yapay zekâ çağının da kendi güvenlik, hukuk, etik ve yönetişim altyapısının oluşturulması gerektiğini kaydetti. Kamu, özel sektör ve akademi arasında güçlü bir koordinasyon mekanizmasının kurulmasının önemine işaret eden Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki kapasitesinin bu iş birliğiyle daha ileri taşınabileceğini ifade etti. Yapay zekâ alanındaki küresel rekabetin yalnızca kimin daha güçlü sistemler geliştireceği üzerinden şekillenmeyeceğini belirten Dönmez, asıl rekabetin yapay zekâyı daha güvenli, sorumlu, insan merkezli ve milli iradeyle yönetebilme kapasitesi üzerinden yaşanacağını söyledi. Dönmez, Türkiye’nin hedefinin teknolojiye fren koymak olmadığını vurgulayarak, “Türkiye’nin direksiyonunda olduğu, insanı merkeze alan, güvenliği tasarımın merkezine yerleştiren ve geleceğin risklerine bugünden hazırlanan bir yapay zekâ düzeni kurmak istiyoruz” dedi. Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ çağında yalnızca takip eden değil, teknolojinin yönünü belirleyen öncü ülkeler arasında yer almasının hedeflendiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.