SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye

Porsuk Haber Ajansı - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

Basın Vakfı'nda Yılmaz Karaca Güven Tazeledi Haber

Basın Vakfı'nda Yılmaz Karaca Güven Tazeledi

Türkiye Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı genel kurulu Eskişehir’de yapıldı. Mevcut başkan Yılmaz Karaca yeniden seçilerek güven tazeledi. Eskişehir Ali Güven Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli toplantı salonunda yapılan genel kurulda, Divan Başkanlığını TGF Yüksek istişare kurulu Başkanı Erdoğan Kahya, yardımcılıklarını TGF Genel başkan yardımcısı Gebze Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Levent Altun ve Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti üyesi Buse Akbıyık yaptı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan genel kurulda Genel Başkan Yılmaz Karaca faaliyetleri anlattı. Denetleme Kurulu üyesi Bülent Özyazıcı tarafından Denetleme Kurulu raporu okundu. Daha sonra Yılmaz Karaca’nın aday listesi tek liste olarak oylamaya sunuldu. Liste, oy birliği ile kabul edildi. BASIN VAKFI YENİ YÖNETİMİ Seçimde mevcut başkan Yılmaz Karaca yeniden başkanlığa seçilerek güven tazelerken Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Bülent Özyazıcı da yönetim kuruluna seçildi. Yeni yönetim şu ismlerden oluştu; Yılmaz Karaca (Eskişehir), Sezai Matur (Sakarya), Hakan Sezerer (Sivas), Ahmet Oğuz (Gebze), Mehmet Işık (Mersin), Kemal Soylu (Konya), Ebru Küçükaydın (Antalya), Hakan Çakır (Düzce), Musa Özdemir (Tokat), Buse Akbıyık (Zonguldak) ve Bülent Özyazıcı (Eskişehir) seçildi. Denetleme Kurulu Asil üyeliklerine ise Mehmet Çanbek (Şanlıurfa) , Şafak Erel (Zonguldak Ereğli) ve Sermet Çuhadar (Kahramanmaraş) getirilirken Danışma Kurulu; Hayrettin Yener, Doğan Bostancı, Davut Uyar, Şahin Özer, Alaettin Yakın, İbrahim Akkaya, Avni Gelendost, Züleyha Karaman ve A. Kadir Sabuncuoğlu seçildi

Çocukların Yüzündeki Umut, Bir Ülkenin Yarınlarının En Güçlü Göstergesidir Haber

Çocukların Yüzündeki Umut, Bir Ülkenin Yarınlarının En Güçlü Göstergesidir

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla parti binasında bir basın açıklaması yapıldı. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Anahtar Parti olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı sadece bir kutlama günü olarak değil, millet iradesinin tarih sahnesine güçlü bir şekilde çıktığı, geleceğin ise çocuklara emanet edildiği büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. 23 Nisan 1920, bu milletin kendi kaderini kendi ellerine aldığı gündür. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilan edilmiş, vesayet anlayışı tarihin gerisinde bırakılmıştır. Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesi ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğünün en somut göstergesidir. Atatürk, çocukları sadece seven bir lider değil, onlara güvenen, onları bu ülkenin yarınlarının gerçek sahipleri olarak gören büyük bir devlet adamıdır. Ancak açık bir gerçek vardır ki günümüzde çocuklara armağan edilen bu büyük mirasın ruhunu tam anlamıyla yaşatabildiğimizi söylemek kolay değil. Çocuklarımızın hayallerinin daraltıldığı, fırsat eşitliğinin zedelendiği, eğitimde ve sosyal hayatta ciddi eksikliklerin hissedildiği bir tablo ile karşı karşıyayız. Oysa Atatürk’ün hayal ettiği Türkiye’de çocuklar özgür düşünebilen, sorgulayabilen ve kendi potansiyelini cesaretle ortaya koyabilen bireyler olmalıydı. Çocukluk sadece sorumlulukların değil, umutların, neşenin ve hayallerin de en saf halidir. Bir çocuğun elinde tuttuğu pamuk şeker kadar sade, temiz ve umut dolu bir dünyayı onlara sunabilmek hepimizin ortak görevidir. Bizler, çocuklarımızın yüzündeki o masum tebessümü koruyamadığımız sürece, geleceğe dair iddiamızın eksik kalacağını biliyoruz. Bu nedenle çocuklarımızın hak ettiği nitelikli eğitimi alması, güvenli ortamlarda büyümesi ve umutla geleceğe bakabilmesi için daha güçlü adımlar atılması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Hiçbir çocuk ihmal edilemez, hiçbir çocuk geri bırakılmamalıdır. Bu mesele siyasi tartışmaların ötesinde, doğrudan doğruya milli bir sorumluluktur. 23 Nisan’ın bize yüklediği en önemli görev, egemenliğin gerçek sahibi olan millete layık bir gelecek inşa etmektir. Bu gelecek, ancak çocuklarına değer veren, onların sesini duyan ve onların önünü açan bir anlayışla mümkün olacaktır. Çocukların yüzündeki umut, bir ülkenin yarınlarının en güçlü göstergesidir. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenliğimizin temellerini atan tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, onların hak ettikleri aydınlık ve güçlü Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyorum."

"Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi" Konuşuldu Haber

"Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi" Konuşuldu

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi” teknoloji dünyasının en büyük dönüşüm dalgası olan yapay zekâyı kapsamlı bir organizasyonla mercek altına aldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen açılış törenin ardından günün ilk oturumunda "Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi" konuşuldu. Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde siber güvenlik, ekonomik dönüşüm, regülasyonlar ve toplumsal adaptasyon gibi kritik başlıklar enine boyuna tartışıldı. “Yapay zekâ klasik bir teknoloji değil, güçlü bir dönüşüm dalgasıdır” Panelin açılış konuşmasını yapan TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekânın ekonomiden güvenliğe, hukuktan toplumsal yaşama kadar her alanı yeniden şekillendirme kabiliyetine sahip olduğunu vurguladı. Dönmez, “Bu teknoloji, tahmin edilen projeksiyonlardan çok daha hızlı gelişiyor. Bizim görevimiz, bu dönüşümü insanlığın faydasına olacak şekilde yönetmek ve istikamet vermektir.” dedi. Kamu verisinde koordinasyon ve siber güvenlik Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı’ndan Dr. Osman Gazi Güçlütürk kamudaki parçalı yapının verimliliği düşürdüğünü belirterek kurumlar arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Siber güvenliğin artık günlük hayatın her anına indiğini ifade eden Güçlütürk, "Yapay zekâ odaklı güvenlik riskleri artık herkesi kapsıyor. Siber Güvenlik Başkanlığı olarak, kamunun kullanacağı yapay zekâ araçlarının güvenilirliğini ve veri yönetim stratejilerini en temelden ele alıyoruz." şeklinde konuştu. Türkiye’nin girişimcilik ivmesi artıyor Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Arslan ise panelde Türkiye'deki girişim ekosisteminin potansiyeline vurgu yaparak yapay zekâ odaklı girişim sayısının son bir yılda yaklaşık 400’den 800’e çıkarak iki katına ulaştığını belirtti. Arslan yapay zekânın ancak hiper ölçekli bulut platformları sayesinde sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde ölçeklenebileceğini ifade ederken risk temelli bir veri stratejisinin Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirebileceğini söyledi. İstihdamda dönüşüm: Rutin işlerden yaratıcı süreçlere İş dünyasının yapay zekâya bakışını değerlendiren PwC Türkiye Başkanı Cenk Ulu da teknolojinin 2030 yılına kadar dünya ekonomisine yüzde 15 oranında ek büyüme sağlayacağını öngördüklerini paylaştı. Gençlerin istihdam konusundaki endişelerine de değinen Ulu, "Şirketler artık giriş seviyesindeki elemanları sadece iş yapsın diye değil, geleceğin uzmanları olarak yetiştirmek üzere alıyor. Rutin işleri teknoloji devralırken, yeni ve daha yaratıcı iş alanları doğuyor. Gençlerimizin bu imkanlarla kendilerini donatmaları şart." dedi. “Doğru soruyu soranlar kazanacak” NTV Tekno Hayat programı yapımcısı Ahmet Can ise yapay zekâya adaptasyonun iletişim boyutunu ele aldı. Teknolojinin çok hızlı bir şekilde gündelik hayata entegre olduğunu belirten Can “Yapay zekâya ödev yaptırmak veya rutin işleri devretmek yerine ‘Yapay zekâ ile bu işi daha iyi nasıl yaparım?' sorusunu sormalıyız. Tarih boyunca doğru soruyu soranlar kazandı, yapay zekâ çağında da bu kural değişmeyecek.” ifadelerini kullandı. Zirve, katılımcıların salon girişindeki QR kodlar üzerinden ilettiği soruların panelistler tarafından yanıtlandığı interaktif bir soru-cevap bölümüyle sona erdi. “Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi” başlıklı panel sonunda Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve panelistlere teşekkür belgesi takdim edildi. Kaynak: AnaHaber

Eskişehirli Hakem Emel Çelik, WTT Feeder Cappadocia II 2026’da Dünyayı Yönetti! Haber

Eskişehirli Hakem Emel Çelik, WTT Feeder Cappadocia II 2026’da Dünyayı Yönetti!

Dünya Masa Tenisi Federasyonu (WTT) tarafından Nevşehir’de düzenlenen dev organizasyonda, Eskişehir ili uluslararası masa tenisi hakemi Emel Çelik başarılı yönetimiyle takdir topladı. Kapadokya’da Dev Organizasyon: WTT Feeder II 2026 Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen WTT Feeder Cappadocia II 2026, dünya yıldızlarını bir araya getirdi. Marcin Fidala ve Nabil Almamoon’un başhakemliğini üstlendiği bu prestijli turnuvada, Eskişehir’i ve Türkiye’yi uluslararası arenada temsil eden Emel Çelik, kritik müsabakalarda görev alarak başarısını bir kez daha kanıtladı. Dünyanın En İyi Sporcuları Kapadokya Sahnesinde Japonya'dan Almanya'ya, Kore'den İtalya'ya kadar dünyanın dört bir yanından gelen masa tenisi sporcuları, Kapadokya’nın büyüleyici atmosferinde şampiyonluk mücadelesi verdi. Rekabetin en üst düzeyde olduğu turnuvada; Genç yıldızlar kendilerini kanıtlama fırsatı buldu. Türk sporcular dünya sıralamasındaki rakiplerine karşı önemli performanslar sergiledi. Uluslararası standartlarda bir organizasyon kalitesi ortaya konuldu. Emel Çelik: "Uluslararası Standartlarda Deneyim Kazandım" Turnuva sonrası açıklamalarda bulunan Eskişehirli Uluslararası Hakem Emel Çelik, organizasyonun kariyerindeki önemine değindi. Çelik, duygularını şu sözlerle paylaştı: "Dünya sıralamasında üst basamaklarda yer alan sporcuların maçlarını yönetmek benim için büyük bir onur. Farklı ülkelerden gelen meslektaşlarımla omuz omuza çalışmak, uluslararası vizyonumu geliştirdi. Bu tür organizasyonlar, ülkemizin spor alanındaki gücünü temsil etmek adına paha biçilemez bir fırsat." Türk Hakemliği İçin Büyük Gurur Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu'nun takviminde yer alan bu tür organizasyonlarda Türk hakemlerinin görev alması, Türkiye’nin spor diplomasisindeki yerini güçlendiriyor. Emel Çelik’in sergilediği başarılı yönetim, genç hakem adayları için de ilham kaynağı oldu.

Eskişehir’de Yağlık Ayçiçeği Seferberliği: Odunpazarı ve Tepebaşı Çiftçisine Büyük Destek! Haber

Eskişehir’de Yağlık Ayçiçeği Seferberliği: Odunpazarı ve Tepebaşı Çiftçisine Büyük Destek!

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, TAKEP projesi kapsamında Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki 92 üreticiye %62 hibe destekli yağlık ayçiçeği tohumu dağıttı. Hedef: Eskişehir’i ayçiçeği üretiminde zirveye taşımak. ​Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" (TAKEP) meyvelerini vermeye devam ediyor. Eskişehir’de tarımsal potansiyeli maksimize etmek amacıyla başlatılan “Eskişehir'de Yağlık Ayçiçeği Ekimi Yaygınlaşıyor Projesi" kapsamında çiftçilere dev tohum desteği sağlandı. ​92 Üreticiye %62 Hibe Desteği ​Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinde gerçekleştirilen törenle, bölgede üretim yapan 92 çiftçiye toplam 1690 kg yağlık ayçiçeği tohumu teslim edildi. Bakanlık destekli projenin en dikkat çeken noktası ise tohum maliyetinin %62’sinin hibe olarak karşılanması oldu. Bu destekle birlikte boş bırakılan veya nadasa ayrılan arazilerin üretime kazandırılması hedefleniyor. ​İl Müdürü Yüksel Çil: "Hedefimiz Üretimde Öncü Olmak" ​Tohum teslim töreninde açıklamalarda bulunan Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, projenin kapsamına dair önemli bilgiler paylaştı. Çil, yaptığı konuşmada şunları söyledi: ​"Yaklaşık 5 yıldır uygulanan TAKEP çerçevesinde hazırladığımız bu projeden toplamda 9 ilçemizdeki 210 üreticimiz faydalanıyor. Temel amacımız, Eskişehir’i yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye’nin önde gelen illeri arasına sokmaktır. Dağıtılan bu tohumların çiftçilerimize hayırlı ve bereketli kazançlar getirmesini diliyorum." ​TAKEP Projesi Nedir? ​Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP), özellikle stratejik ürünlerde arz güvenliğini sağlamak, nadas alanlarını daraltmak ve işlemeli tarıma uygun olmayan arazileri bitkisel üretime kazandırmak amacıyla uygulanıyor. Eskişehir’deki bu son adım, hem yerel ekonomiye hem de Türkiye’nin yağlık tohum ihtiyacına büyük katkı sunacak. ​Eskişehir Tarımında Yeni Dönem ​Odunpazarı ve Tepebaşı’ndaki teslimatlarla hız kazanan proje, Eskişehir genelinde ayçiçeği ekim alanlarını genişleterek sanayiye hammadde akışını güçlendirecek. Proje kapsamında dağıtılan yüksek verimli tohumlar, bölge iklimine uyumuyla da dikkat çekiyor.

Eğitim-Bir-Sen’den Şiddete Karşı Sert Tepki: "Öğretmene Uzanan El Geleceğe Uzanmıştır!" Haber

Eğitim-Bir-Sen’den Şiddete Karşı Sert Tepki: "Öğretmene Uzanan El Geleceğe Uzanmıştır!"

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, son dönemde artan eğitimde şiddet olaylarına ve Siverek’te yaşanan saldırıya tepki göstererek 81 ilde iş bırakma kararı aldıklarını açıkladı. Akar, "Okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşıyor" uyarısında bulundu. ​Eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olayları, eğitim camiasını sokağa döktü. İstanbul ve Ankara’nın ardından Şanlıurfa Siverek’te yaşanan menfur saldırı sonrası bir açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, eğitimde yaşanan "itibarsızlaştırma" sürecine ve güvenlik açıklarına dikkat çekti. ​"Eğitimciler Açık Hedef Haline Geldi" ​Başkan İbrahim Akar, şiddetin toplumun her katmanına yayıldığını ve eğitim kurumlarının bu şiddetin merkezi haline dönüştüğünü vurguladı. Akar, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ​"Eğitimciler; her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikayet edilen ve darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu manzara toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bin yıllık ‘Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir’ anlayışı terk edildi." ​Siverek Saldırısı Bardağı Taşıran Son Damla Oldu ​Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının münferit bir olay olmadığını belirten Akar, "ABD’deki okul baskınlarının bir benzerini ülkemizde görmek, can güvenliği endişesi taşıyan eğitim çalışanlarını büyük bir korkuya sevk etmektedir. Bu tabloyu kabul etmiyoruz!" dedi. ​Eğitimde Şiddete Karşı 9 Kritik Çözüm Önerisi ​Başkan Akar, eğitimde şiddeti durdurmak için acilen hayata geçirilmesi gereken 9 maddelik çözüm paketini kamuoyuyla paylaştı: ​Okul Polisi Uygulaması: Güvenlik, özel güvenliklerle değil, kolluk kuvvetleri eliyle sağlanmalı. ​Disiplin Yönetmeliği Yenilenmeli: Akran zorbalığına karşı tavizsiz bir mekanizma işletilmeli. ​Velilere Hukuki Sorumluluk: Şiddet eğilimi gösteren çocukların velileri de hukuki yaptırıma dahil edilmeli. ​Dijital Güvenlik ve Tespit: Sosyal medyadaki tehditler oto-tespit algoritmalarıyla anında emniyete bildirilmeli. ​Psikolojik Taramalar: Rehberlik servisleri proaktif olmalı, düzenli psikolojik tarama testleri uygulanmalı. ​Siber Zorbalık Eğitimi: Sanal dünyadaki suçların adli sonuçları müfredata eklenmeli. ​Adli İhtisaslaşma: Bilişim ve çocuk suçlarında uzmanlaşmış adli birimler kurulmalı. ​Zararlı İçeriklerle Mücadele: Şiddete özendiren oyun ve sosyal medya içeriklerine karşı tedbir alınmalı. ​Fiziki Güvenlik: Okul girişlerinde kesici ve delici alet geçişine kesinlikle izin verilmemeli. ​"Öğretmen Değersizleşirse Gelecek Kararır" ​Velilere de seslenen Akar, öğretmenin hedef haline getirilmesinin en büyük zararı çocuklara vereceğini hatırlattı. "Öğretmene sahip çıkmak, ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır" diyen Akar, devletin en temel yükümlülüğünün can güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı. ​Eğitim-Bir-Sen, taleplerin karşılanmaması durumunda mücadelenin her platformda artarak devam edeceğini ilan ederek tüm Türkiye’de iş bırakma eylemiyle tepkisini ortaya koydu.

Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı ESO Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi Haber

Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı ESO Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi

Eskişehir’in geleceğine yön verecek ortak akıl buluşmalarından biri olan Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz başkanlığında, Eskişehir Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katıldı. Toplantıda, Eskişehir’in ekonomik ve sosyal kalkınmasına ivme kazandıracak stratejik başlıklar ele alındı. Platform kapsamında; Eskişehir Serbest Bölgesi’nin kurulması, Kuzey Çevre Yolu projesi, Eskişehir OSB’nin Gemlik ve Körfez limanlarına demiryolu bağlantısı, kooperatif modeliyle lojistik merkez ve depo alanlarının oluşturulması ile THY ve hızlı tren seferlerinin artırılması konuları değerlendirildi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, şehirlerin gelişiminde birlik ruhunun belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Eskişehir, güçlü kurumları ve üretken insan kaynağıyla çok özel bir şehir. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve iş dünyamız aynı masa etrafında buluştuğunda çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur. Bu platform, Eskişehir’in yarınlarına duyulan ortak sorumluluğun göstergesidir.” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise, “Şehrimizin kalkınması yalnızca belediyelerin ya da tek bir kurumun sorumluluğu değildir. Eskişehir için herkesin elini taşın altına koyduğu bir anlayışla hareket ediyoruz. Ortak akıl ve dayanışma kültürüyle kentimizi daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Eskişehir’imizi Yukarı Taşımak için İş Birliği Şart Toplantıya ev sahipliği yapan Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş da platformun önemine vurgu yaparak, “Eskişehir üretimin, bilimin ve girişimciliğin şehridir. Bu potansiyeli daha yukarı taşımak için iş birliği şart. Aynı hedefe odaklanan kurumlarımızla birlikte hareket etmek, yatırımcıya güven verir, şehre güç katar. Bu platform Eskişehir adına çok kıymetli bir adımdır.” dedi. Toplantı sonunda, Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, yaşam kalitesi ve stratejik konumuyla Türkiye’nin örnek kalkınma şehirlerinden biri olması adına iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.