SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türk Milleti

Porsuk Haber Ajansı - Türk Milleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Milleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı Haber

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı

Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim-İş Eskişehir şubeleri, Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü dolayısıyla Hicri Sezen Meydanı'nda bulunan Lozan Anıtı önünde ortak bir basın açıklaması yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada, Lozan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesi ve ulusal egemenliğin hukuki güvencesi olduğu vurgulanarak, 24 Temmuz'un "Lozan Bağımsızlık Bayramı" olarak yasal güvence altına alınması istendi. ​"Lozan, Emperyalizmin Hesaplarını Bozan Büyük Türk Zaferidir" ​Eskişehir’deki sivil toplum kuruluşları ve sendika şubelerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği açıklamada, 24 Temmuz 1923 tarihinin sadece bir antlaşma günü olmadığına dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı: ​"Bu tarih; Türk milletinin diz çökmeyeceğini bütün dünyaya ilan ettiği, Sevr'i tarihin çöplüğüne gömdüğü, bağımsızlığını ve egemenliğini uluslararası hukuk önünde tescil ettirdiği gündür. ​Lozan, emperyalizmin Anadolu üzerindeki hesaplarını bozan büyük Türk zaferidir. Lozan, işgal ordularının silahla yenildiği kadar, diplomasi masasında da dize getirildiği tarihî dönüm noktasıdır. ​Bu büyük destanın başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardır. Lozan masasındaki sarsılmaz iradenin adı ise İsmet İnönü'dür." ​"Türk Milleti Esir Edilemez" ​İsmet Paşa’nın dünyanın en güçlü devletlerinin temsilcileri karşısında "Türk milleti esir edilemez" gerçeğini savunduğunu belirten açıklamada, "Aylar süren zorlu görüşmeler boyunca hiçbir tehdide, hiçbir baskıya, hiçbir dayatmaya boyun eğmemiş; Kurtuluş Savaşı'nın cephede kazanılan zaferini diplomasi masasında ölümsüzleştirmiştir" denildi. ​"Lozan'a Sahip Çıkmak; Cumhuriyet'e ve Laikliğe Sahip Çıkmaktır" ​Açıklamada, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını ve Lozan'ı hedef alan çevrelerin söylemlerine de şu sözlerle tepki gösterildi: ​"Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesidir. Lozan, ulusal egemenliğimizin hukuki güvencesidir. Lozan, tam bağımsızlığımızın dünyaya kabul ettirilmiş adıdır. Lozan, Türk Milletinin namusudur. ​İşte tam da bu nedenle, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını tartışmaya açan çevrelerin hedefinde yıllardır Lozan vardır. Lozan'ı küçümseyenler ya da değersiz göstermeye çalışanlar, eleştirilerini farklı gerekçelerle dile getirebilir; ancak bu tartışmaların Cumhuriyet'in kuruluş süreciyle ilgili daha geniş değerlendirmelerin parçası olduğu açıktır. ​Biz biliyoruz ki; Lozan varsa Cumhuriyet vardır. Lozan varsa ulusal egemenlik vardır. Lozan varsa tam bağımsız Türkiye vardır." ​Ortak Çağrı: "24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı İlan Edilsin" ​Lozan'a sahip çıkmanın vatanın bölünmez bütünlüğüne, üniter devlet yapısına, sosyal hukuk devletine ve laikliğe sahip çıkmak anlamına geldiğinin altı çizilen bildiride, şu somut talep dile getirildi: ​"Bu nedenle çağrımız açık ve nettir: 24 Temmuz, Türk milletinin bağımsızlığının uluslararası hukukta tescil edildiği gündür. ​Bu tarih artık yalnızca anma günü olarak değil; '24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı' olarak yasal güvence altına alınmalı ve her yıl bütün yurtta resmî törenlerle kutlanmalıdır. ​Çünkü milletler, yalnızca savaş meydanlarında kazandıkları zaferlerle değil; o zaferleri hukuk önünde kabul ettirdikleri günlerle de tarih yazarlar. 24 Temmuz işte böyle bir gündür." ​"Hiçbir Güç Bizleri Lozan'dan Koparamayacak" ​Bildirinin sonunda, Atatürk'ün emanetlerine ve tam bağımsızlık idealine olan bağlılık şu kararlı vurguyla yinelendi: ​"Bugün bize düşen görev; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine, İsmet İnönü'nün kararlılığına, Lozan Heyetinin dirayetine, Millî Mücadele kahramanlarının ve Kurtuluş Savaşımızda şehit düşen ve gazi olan atalarımızın fedakârlığına layık olmaktır. ​Cumhuriyetimizi, laik ve demokratik hukuk devletini, ulusal egemenliği ve tam bağımsız Türkiye idealini sonsuza kadar savunacağız. ​Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Eskişehir şubeleri olarak sesleniyoruz; ​Hiçbir güç bizleri Lozan'dan, Cumhuriyet'ten ve Atatürk devrimlerinden koparamayacaktır. ​Yaşasın Lozan! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! ​24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü kutlu olsun! ​24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı ilan edilsin!"

Zafer Partisi Heyeti Eskişehir'de Ziyaretlerde Bulundu Haber

Zafer Partisi Heyeti Eskişehir'de Ziyaretlerde Bulundu

Zafer Partisi Genel Merkezi tarafından Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla Eskişehir’de kapsamlı bir buluşma ve ziyaret programı gerçekleştirildi. Kent genelinde sürdürülen temasların ardından düzenlenen anma ve rozet takma töreninde dikkat çekici mesajlar verildi. ​Eskişehir’de Kapsamlı Kurum ve Esnaf Ziyaretleri ​Zafer Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri Uğur Batur, Dr. Gökhan Şahin, Dr. Ülkü Özkaya, Genel Başkan Başdanışmanı Dr. Pınar Telli Celtemen, İl Başkanı Hasan Demir ve beraberindeki heyet, Eskişehir’de bir dizi temaslarda bulundu. ​Program kapsamında Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB), şehitlik, Muharip Gaziler Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, Eskişehir Bilecik Tabip Odası ve bölge esnafı ziyaret edildi. Gerçekleştirilen görüşmelerde kentin ekonomik ve sosyal gündemi ele alındı. ​Yeni Üyelere Rozet Takdim Edildi ​Ziyaretlerin ardından Kıbrıs Barış Harekâtı Anma ve Yeni Üyelere Rozet Takma Programı, Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Dinçer Çolak’ın katılımıyla yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Programda parti saflarına katılan yeni üyelere rozetleri takdim edildi. ​İl Başkanı Hasan Demir’den Sert ve Kapsamlı Değerlendirmeler ​Törende bir konuşma yapan Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Türk milletinin kritik ve karanlık süreçlerden geçtiğini belirterek ülkenin içinden geçtiği döneme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında geçmişten günümüze yaşanan pek çok siyasi, ekonomik ve toplumsal meseleye değinen Demir, şu ifadeleri kullandı: ​"Türk milleti olarak aydınlanması zaruri, çok karanlık dönemlerden geçiyoruz. Ergenekon ve Balyoz operasyonları, TSK'nın tasfiyesi, Muhsin Yazıcıoğlu, Kâşif Kozinoğlu gibi önemli vatansever evlatların suikastlerle yitirilmesi... 'Analar ağlamasın' politikasıyla mahallelerimizin terörist unsurlara teslim edildiği, hainler, ihanetler, bürokratlara verilen talimatlar... 15 Temmuz hain darbe girişiminin altyapısını oluşturan etmenler... Kamu-özel işbirliği safsatalarıyla her dakika sömürülen Türk milleti, pandemide, depremde yaşadıklarımız, bakanlıklarda dönen tezgahlar, cemaat ve tarikat yapılarının devlet yönetimine el koyması... Yenidoğan Çetesi... Yakılan ormanlarımız, tedbirsizlikten yitirdiğimiz canlar, vahşi madenciliğe feda edilen su kaynaklarımız, doğamız... Millet fakru zaruret içinde, harap ve bitap düşürülmek isteniyor ama Zafer Partililer tüm oyunları görerek, bu oyunları başlarına yıkacak yegane siyasi oluşumdur." ​Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın öncülüğünde yürütülen siyasi mücadelenin önemine vurgu yapan İl Başkanı Hasan Demir, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: ​"Bu mücadele hedefine ulaşana kadar, yani müreffeh ve coğrafyasında lider Türkiye'yi inşa edene kadar yılmadan, yorulmadan, gerekirse uyumadan çalışmaya var mısınız? Bu alandaki insanlar istediği takdirde bu ülke tekrar rayına dönecektir. O zaman önümüze konulan tüm engeller aşılacak, tüm imkansızlıklar birlikte ortadan kaldırılacak, Türk milleti tarih sahnesine, atalarına yaraşır bir şekilde tekrar girecektir." ​Program, yeni üyelere rozet takılması, mücadelede birlik ve beraberlik vurgusu yapmasıyla sona erdi.

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer: "15 Temmuz Şanlı Bir Diriliş Destanıdır" Haber

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer: "15 Temmuz Şanlı Bir Diriliş Destanıdır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türk milletinin hain FETÖ terör örgütüne karşı kazandığı tarihi zafere ve devletin bekasına sahip çıkma kararlılığına vurgu yaptı. Başkan Sezer, 15 Temmuz gecesinin sadece bir darbe girişiminin engellendiği an değil, topyekun bir dirilişin simgesi olduğunu belirtti. "Milli İradenin Teslim Alınamayacağını Tüm Dünya Gördü" Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde her zaman devletinin yanında durduğunu ifade eden MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, mesajında şu satırlara yer verdi: "15 Temmuz 2016 gecesi, aziz Türk milleti tarih boyunca nice badirelerde olduğu gibi devletine, bayrağına ve bağımsızlığına kasteden hain FETÖ terör örgütünün darbe girişimini canı pahasına bertaraf etmiş, millî iradenin teslim alınamayacağını tüm dünyaya göstermiştir. O karanlık gecede sokaklara çıkan milyonlarca vatan evladı, devlet-millet kaynaşmasının en güçlü örneklerinden birini sergilemiş; şehitlerimizin aziz kanları, gazilerimizin fedakârlıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği güvence altına alınmıştır." "Devletimizin Yanında, Milletimizin Emrindeyiz" MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin vizyoner duruşuna ve partinin temel düsturuna dikkat çeken Sezer, mücadele kararlılıklarını şu sözlerle ifade etti: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli'nin ifade ettiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan her saldırı, doğrudan doğruya Türk milletinin varlığına yönelmiş bir saldırıdır. Bu nedenle devletimizin bekasını korumak, millî birliğimizi güçlendirmek ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmak hepimizin müşterek sorumluluğudur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, dün olduğu gibi bugün de devletimizin yanında, milletimizin emrinde olmaya; birlik ve beraberliğimizi hedef alan her türlü ihanet odağına karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Liderimiz Sayın Dr. Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu 'Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' anlayışı, bizim siyasetimizin de en temel düsturudur." "Bu Cennet Vatan İlelebet Yaşayacaktır" Türkiye Cumhuriyeti'nin önünün kesilemeyeceğini belirten Ayhan Sezer, açıklamasını dualarla ve şehitleri anarak tamamladı: "Aziz şehitlerimizin fedakârlığı ve kahraman gazilerimizin cesareti hiçbir zaman unutulmayacaktır. Onların bizlere emaneti olan bu cennet vatan, Türk milletinin sarsılmaz iradesiyle ilelebet yaşayacaktır. Hiçbir ihanet şebekesi, hiçbir terör örgütü ve hiçbir dış odak, Türkiye Cumhuriyeti'nin kutlu yürüyüşünü durduramayacaktır. 15 Temmuz'un yıl dönümünde, başta hain darbe girişimine karşı canlarını feda eden aziz şehitlerimiz olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle ihanet geceleri yaşatmasın. Devletimiz ebed müddet, bayrağımız ilelebet semalarımızda dalgalansın."

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak: "15 Temmuz Ruhunu Gelecek Nesillere Aktarmalıyız" Haber

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak: "15 Temmuz Ruhunu Gelecek Nesillere Aktarmalıyız"

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle anlamlı bir anma mesajı yayımladı. Rektör Çolak mesajında, 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişimine karşı Türk milletinin ortaya koyduğu şanlı direnişi vurgularken, üniversite ve eğitim camiasına düşen sorumlulukların altını çizdi. "Emperyalizmin Kirli Amaçlarına Türk Milleti Dur Dedi" Hain darbe girişiminin hedef aldığı noktaları ve yapılan alçakça saldırıları hatırlatan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’cü hainler, emperyalizmin kirli amaçları doğrultusunda milli iradeyi yok sayarak demokrasimizi yıkmak için darbe girişiminde bulunmuşlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni; vatanına, milletine ve devletine bağlı asker ve polislerimize ait karargâhları alçakça bombalayan hainler, darbeye karşı koyan sivil vatandaşlarımızı da şehit etmişlerdir." "Cumhurbaşkanımızın Liderliğinde Şanlı Bir Direniş Sergilendi" Karanlık planların milletin azmiyle boşa çıkarıldığını ifade eden Çolak, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin sarsılmaz olduğunu belirtti: "Ülkemizi karanlığa sürükleyerek yıllarca geriye götürebilecek bu hain girişim, demokrasisine ve özgürlüğüne yürekten bağlı milletimizin kararlılığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sergilenen şanlı direnişle durdurulmuş ve Türk milletinin böyle hain emel ve hedeltelere asla geçit vermeyeceği tüm dünyaya gösterilmiştir. 15 Temmuz’da iradesini demokrasiden yana koyan aziz milletimiz, birliğimize kastetmeyi planlayan karanlık odaklara, bundan sonra da karşılarında tam bir birliktelik şuuruyla kenetlenmiş olarak bulunacağının mesajını açıkça vermiştir." "Gençlerimize Bayrak ve Vatan Sevgisini Aşılamalıyız" Bugünün nesillerine düşen en büyük görevin bu tarihi hafızayı diri tutmak olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kamil Çolak, mesajını şu anlamlı sözlerle tamamladı: "Today bizlere düşen ise 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananları ve bunların arkasındakileri çok iyi bilmek, asla unutmamak ve gelecek nesillere de tüm yönleriyle aktararak gençlerimize bayrak, vatan ve millet sevgisini aşılamaktır. Bu duygu ve düşüncelerle milletimizin zafer günü olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, hain kalkışmaya karşı koyarken yaralanan gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor; bayrağımız, vatanımız ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum."

MHP Han İlçe Binası Törenle Açıldı Haber

MHP Han İlçe Binası Törenle Açıldı

Milliyetçi Hareket Partisi Han İlçe Başkanlığı'nın yeni hizmet binasının açılış töreni gerçekleştirildi. Açılış programına MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, Han İlçe Başkanı Eşref Tunç, teşkilat mensupları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Han İlçe Başkanı Eşref Tunç, yeni hizmet binasının ilçeye ve teşkilata hayırlı olması temennisinde bulunurken, MHP İl Başkanı Ayhan Sezer de birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. İl Başkanı Sezer konuşmasında, “Bu bina sadece dört duvardan oluşan bir bina değildir. Burası; Türk milleti sevdasının, vatan aşkının, birlik ve beraberlik ruhunun yaşatıldığı bir hizmet binası olacaktır” ifadelerini kullandı. Sezer ayrıca, Han ilçesinin gelişmesi, gençlerin geleceğe daha umutla bakması ve vatandaşların taleplerinin karşılanması için teşkilat olarak çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Açılışın ardından Han Kaymakamı Abdurrahman Albayrak makamında ziyaret eden MHP İl Başkanı Ayhan Sezer ve MHP Heyeti daha sonra Han Belediye Başkanı Bekir Belceli ile bir araya gelinerek ilçe gündemi ve yapılabilecek çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. MHP Eskişehir heyeti ilçede kurulan pazaryerini de ziyaret etti. Pazarcı esnafı ve vatandaşlarla sohbet eden MHP İl Başkanı Ayhan Sezer ve beraberindeki heyet, esnafa hayırlı işler ve bereketli kazançlar diledi. Han İlçe Başkanlığı tarafından hazırlanan yemek programına katılan teşkilat mensupları ve davetliler, birlik ve beraberlik ortamında bir araya geldi.

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Hukuk, Üstünlerin Hukukuna Teslim Edildi" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Hukuk, Üstünlerin Hukukuna Teslim Edildi"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında Türkiye ve Eskişehir gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu. İl Başkanı Demir, mevcut iktidarı ve muhalefet içindeki gelişmeleri sert bir dille eleştirdi. ​"Demokrasi, Adalet ve Liyakat Esas Olmalı" ​Konuşmasına Türkiye’nin temel değerlerine vurgu yaparak başlayan Hasan Demir, bir ülkenin kalkınmasının demokrasi, adalet ve liyakat ilkelerine bağlı olduğunu belirtti. Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin yerini "üstünlerin hukukuna" bıraktığını savunan Demir şu ifadelere yer verdi; "Basın açıklamamı, Türk milletinin yaşam kalitesini arttırmak için ne gibi unsurlara dört elle sarılmak gerektiğini beyan ederek başlamak istiyorum. Bir ülkenin ekonomisi, kültürü, birçok dokusu öncelikle demokrasi, daha sonra adalet ve liyakat ilkelerine bağlıdır. Evet, demokrasi, adalet ve liyakat. Başta Zafer Partisi lideri Profesör Doktor Ümit Özdağ olmak üzere muhalif partilere ve kadrolara yapılanlar bize net olarak göstermektedir ki hukukun üstünlüğü ilkesi yerini üstünlerin hukukuna bırakmış durumdadır. Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1923 yılında kurulduğu zaman diliminde hukukun üstünlüğünü her daim şiar edinmiş bir devletken maalesef son süreçler bize net olarak göstermektedir ki üstünlerin hukuku anitibarıyla ülkemizde hızlı bir ilerleme katetmiş ve hukuk gerçekten rafa kaldırılmış durumda. Bu hadiseyi ne zaman yaşamaya başladık? Son 3 sene içerisinde, Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. turu sonrası Sayın Bahçeli'nin "Her şey değişecek, umarız Türkiye değişmez." söylemleri sonrası görmeye başladık. Bir süreç başladı 2024 Ekim'de ve bu süreç terörü yasallaştırma, terörist başına da statü sahibi etme üzerine tayin edilmeye çalışıldı ve devam ediyor. İran Savaşı her ne kadar baskılamış olsa da belli unsurlar bu konuda çalışmalarını yapmaya devam ediyor. Beraberinde özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası söylediğim gibi muhalif kadrolara ve sivil inisiyatife sürekli bir operasyon, sürekli anlamsız sıkıntılarla hemhal olmak zorunda bırakılıyor. Bugün, tarihsel bir demokrasi rezilliğinin yaşandığı günlerden birisi. Cumhuriyet Halk Partisinin biliyorsunuz anitibarıyla kanunen bir ama görünen 2 tane genel başkanı var. Kanunen kabul edilmiş, YSK tarafından kabul edilmiş genel başkanı Özgür Özel ortadan kaldırılıp yerine ikame bir genel başkan arayışı ve arzusuyla Kemal Kılıçdaroğlu konuşlandırılmak isteniyor. Türk demokrasisi çok ciddi sınavlardan, geçmişte beyan ettiğimiz gibi çok ciddi sınavlardan geçiyor. Bu sınavlardan geçerken Türk milleti ne gibi sorunlar yaşıyor? Bunları da kesinlikle es geçmeden anlatmak zorundayız. Türk milleti yoğun bir ekonomik krizin altında ezilme eşiğinde. Memuruyla, emeklisiyle, çiftçisiyle, hayvancısıyla, esnafıyla herkes bu krizin altında ezilme ve hayatını idame etmede sorunlar yaşamakta. Geçen hafta belirlenen özellikle tarımsal faaliyet yapan çiftçimizin taban fiyat denkleminde yaşadığı hadiselerde gösteriyor ki çiftçimiz de unutulmuş durumda ve tarım, bir şekilde mevcut hükûmetin plansız planları üzerinden maalesef zora sokulmaya çalışılmakta. Hayvancılık aynı şekilde, et ve süt ürünleri artık ulaşılamaz hal almaya başlarken maalesef üretici, aracı ve tüketici, herkes muzdarip. İnsanlar gıdaya erişmekte gerçekten zorlanır hal almış durumda. İnsanlar yaşayamıyor. Mutluluk, doğru yaşam kalitesine entegre bir kavramdır. Maalesef mutluluğumuzu her gün mevcut süreçlerin bize yaşattıkları vasıtasıyla kaybeder bir toplum haline gelmeye başladık. Özellikle son dönemlerde üstüne basa basa Türk milletini bir, bütün, beraber olma noktasında sevk ettiğimiz her arayış, birtakım mihraklar ve odaklar tarafından bölünme noktasına sevk edilmeye çalışılıyor. Son dönemlerde yaşadığımız olayları da en son sunumumda belli örneklerle sizlerle paylaşacağım. Eskişehir'de bu esnada neler yaşanıyor? Eskişehir'de gariptir ki hafta sonu bir sendika seçiminde transfer vekil bir cümle sarf etti. Dedi ki: "Ben olduğum sürece, kendisi olduğu sürece sağlık sektöründeki kamu arazileri hiçbir şart altında özelleştirilemeyecekmiş." Neymiş efendim? Kendisi olduğu sürece. Yani kendisi olmadığı zaman bu ülkede neler yaşanacağını hiç kimse zihninde canlandıramayacak bu ülkede. Cumhuriyet bu değil, demokrasi bu değil, adalet bu değil. Sayın vekile buradan Zafer Partisi İl Başkanı olarak sesleniyorum. Senin varlığın 86 milyonu ne kadar etkileyebilir? Yokluğun ne kadar etkileyebilir? Sen ancak kendi alanında ufak oyunlarınla hemhal ol. Türk milletinin derdiyle hemhal olsaydın zaten göstermiş olduğun tavrı göstermez, muhaliflerin oylarına sahip çıkar, muhalefet partinizde milletvekilliğine devam ederdin. Amma velakin 80.000'in üzerindeki oyu hükûmete resmen peşkeş çektin ve utanmadan kalkıyorsun, "Ben olduğum sürece bu arsalar devletin olmaya devam edecek." diyorsun. Hadi canım sen de. Şatafattan, saray yaşantısından hiçbir tasarruf sağlamayan hükümet, Türk milletine hizmet odaklı kurulan, başta postaneler olmak üzere birçok alanda maalesef tasarrufu öngördü. Geçen hafta standart yaptığımız mahalle ziyaretleri esnasında Orhangazi Mahallemizde gördük ki haftanın 2 gününe açılması, 2 gününe planlanan PTT şubesi, orada yaşayan binlerce insanı mağdur ediyor. Bu uygulama Türkiye'nin, pardon Eskişehir'in her mahallesinde net olarak görünüyor. Tasarruf tedbirlerini halka hizmet üzerine şekillendiren ama kendi şatafatlı hayatlarına hiçbir tasarruf getirmeyen hükümet, zaten o yüzden mevcut süreçleri örseliyor, baltalıyor ve sandığı önümüze getirme cesaretini sergileyemiyor. Ve beraberinde başka bir konumuz var Eskişehir özelinde. Devlet Demiryollarına ait atıl bölgelerin Eskişehir halkının hizmetine sunulması arzusu. Evet, 4 Haziran'da gerçekleşmesi planlanan, AKP İl Başkanı tarafından beyan edilen, milyonlarca liranın müteşebbis tarafından yatırılacağı beyan edilen bir ihale vardı 4 Haziran'da. Bildiğimiz kadarıyla ayın 22'sine ertelendi ve bu ihale neticesinde Eskişehir halkının kazanacağı ne var sorularını da buradan Sayın Başkana net olarak sormak istiyorum. Bu alanlar, bir an önce Eskişehir halkının sosyal hayatına dahil edilmesi gereken alanlar. Eskişehir, Türkiye'deki standartların üzerinde yeşil alana sahip bir şehir olsa da merkezi sıkışmış durumda. Hoşnudiye Mahallesi'nde insanlar nefes alacak yer arıyor ve bu yerler maalesef şu an atıl vaziyette duruyor. Evet, gelelim son hadiseye. Türk milletini böldürmeyeceğiz. Bütünlüğü asla ve asla ortadan kaldırtmayacağız. Hangi odak, hangi sistem bunu arzu ederse etsin Zafer Partisi, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçileri hiçbir şartta Türk milletini böldürmeyecek. Bir Suriye, bir Irak buradan çıkartmayacak. Bununla beraber 3 tane görselle sizin, bir paylaşım yapmak istiyorum. Şu an elimde gördüğünüz 1. görsel. Bu görselde bir yayınevinin genel yayın yönetmeni olduğunu bildiğimiz bir zatımuhterem, Türk milletinin, Türk toplumunun ayrılmaz parçası olan Çerkezlere yönelik sosyal medyasında yaptığı iğrenç paylaşımı görüyorsunuz. Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Çerkezlere yaptığı iğrenç bir paylaşım. Bu paylaşımı kendisine Zafer Partisi İl Başkanı olarak iade ediyorum. İkincisi, burada gördüğünüz görsel yine Türk milletini bölmek, parçalamak adına tayin edilmiş Samsun'un Terme ilçesinde hükümetin belediye meclis üyesi Rümeysa Eker tarafından sosyal medyada yayınlanmış bir paylaşım. Türkiye Cumhuriyeti'ğinin kurucu felsefesine hakaret üstüne hakaret yağdıran bir paylaşım. Aynı şekilde Türk milletini bölüp parçalama üzerine tayin ediliyor. Ve son olarak, bununla alakalı onlarca örnek var ama son bir hafta yaşadığımız 3. örnek. Evet, bu da Rahmi Koç. Rahmi Koç ne yaptı. Kendisi meşhur Koç ailesinin onursal başkanı. Ne yaptı. Bir sağlık kuruluşu açılışında bir kelam sarf etti, iğrenç bir kelam. Yine Türk milletini bölecek, parçalayacak, değerlerini yok edecek bir kelam. Biz buna müsaade etmeyeceğiz ama şu altta gördüğünüz görselde 32 dişi görünen dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım'a da buradan sormak istiyorum. Bu iğrenç hikaye anlatılırken kahkahalar içerisinde gülecek ne gördünüz. Bu toplumu neden birbirinden ayrıştırma arzusundasınız. Neden bu ülkeyi Suriye gibi, Irak gibi parça parça hale getirmeye çalışıyorsunuz. Biz İstiklal Harbi'ni vermiş yüce Türk milletinin evlatları olarak tekrar tekrar beyan ediyoruz. Bu oyunlara, bu tuzaklara 86 milyon Türk vatandaşı düşmeyecek ve biz bunun için kanımızın son damlasına kadar net olarak mücadele edeceğiz."

Zafer Partisi'nden 19 Mayıs Kutlaması ve Lokma İkramı Haber

Zafer Partisi'nden 19 Mayıs Kutlaması ve Lokma İkramı

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında İsmet İnönü Caddesi üzerinde stant açıldı ve şehitler için lokma ikramında bulunuldu. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz yüce Türk milletinin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlamak için yine halkımızla birlikte sokaklardayız. ​Bugün İstiklal Harbi şehitlerimiz için lokma ikramında bulunuyoruz. Şanlı Türk bayrağımızı milletimizle buluşturup ikram olarak sunuyoruz. Bileklikler yaptık. Hanımlarımızın el emeği, onları Türk milletiyle paylaşıyoruz. Ve Cumhuriyet'in temelinin atıldığı 19 Mayıs'ı yaşatmak adına bütün eforumuzu Zafer Partisi, yani Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak sarf ediyoruz. ​Evet, 19 Mayıs Türk milleti için çok kutlu bir tarihin başlangıcı; İstiklal Harbi'nin startı. 19 Mayıs öncesi yaşananları herkes biliyor. Evet, Osmanlı zapt edilmiş ve Mondros Mütarekesi imzalanmış, akabinde 16 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Paşa Bandırma Vapuru'yla Samsun'a yola çıkmıştı, 19 Mayıs'ta Samsun limanına varmıştı. Biz hâlâ Türk milliyetçileri olarak, Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak Bandırma Vapuru'nda olduğumuzu tekrar ve tekrar ilan ediyor, beyan ediyoruz. ​Bugünler gerçekten geçmişte olduğu gibi şanla, şerefle kutlanması gereken günler ancak maalesef son 24 yıldır salonlara sıkıştırılmak istenen bir kutlama mantığı var. Biz de bunun karşısında durmaya devam edecek, Türk milletiyle beraber şanlı bayramlarımızı, milli bayramlarımızı kutlamaya devam edeceğiz." dedi.

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer’den 23 Nisan Mesajı Haber

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer’den 23 Nisan Mesajı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılış yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj paylaştı. Sezer, mesajında milli birlik, beraberlik ve gelecek nesillere duyulan güvene dikkat çekti. İl Başkanı Ayhan Sezer, 23 Nisan tarihinin Türk milleti için taşıdığı manevi değere vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı; "Büyük Türk milletimizin sarsılmaz iradesinin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümünü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ediyoruz. 23 Nisan; milli birlik ve beraberliğimizin, bağımsızlık ruhumuzun ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun en güçlü nişanesidir. Ecdadımızdan bizlere emanet edilen bu kutlu miras, milli ve manevi değerlerimizle yoğrularak güçlü bir geleceğin temelini oluşturmaktadır. Yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın; vatanını, bayrağını ve milletini seven, tarihine, kültürüne ve manevi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi en büyük temennimizdir. Onların gözlerindeki umut ve yüreklerindeki inanç, ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıyacaktır. Bu anlamlı gün vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, tüm çocuklarımızın ve aziz Türk milletinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.