SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türk Bayrağı

Porsuk Haber Ajansı - Türk Bayrağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Bayrağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi'nden Bayrağa Saygı Yürüyüşü Haber

Zafer Partisi'nden Bayrağa Saygı Yürüyüşü

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında İl Başkanı Hasan Demir ülke gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zafer Partisi Eskişehir İl Binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan İl Başkanı Demir şu ifadelere yer verdi; ​"Kıymetli basın mensupları, değerli Eskişehir kamuoyu; Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı olarak tertiplediğimiz basın açıklamamıza hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle birkaç konuyu başlıklar halinde bahsetmek ve arkasından günümüzün konusuna değinmek istiyorum. ​Ekonomik Durum ve Orta Sınıf ​Evet, 2017 referandumu ve 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası parlamenter sistemin kaldırılarak iki dudak arasında yönetilmeye başlanan Türkiye, maalesef ki yanlış ekonomi politikaları neticesinde üretimden uzaklaşmış, ithalat-ihracat dengesi ortadan kalkmış, tarımda ve hayvancılıkta dahi dışa bağımlı bir ülke haline getirilmiştir. ​Gerek pandemi gerekse 6 Şubat depremleri üst üste gelince ülke ekonomik olarak çöküş aşamasına sürüklenmiştir. Tabii bu durumlardan en fazla etkilenen orta sınıf olmuş ve tabiri caizse günümüze gelindiğinde orta sınıf ortadan kalkmıştır. Çalışan, emekli, esnaf, memur neredeyse herkes yoksulluk sınırı altında; büyük kısmımız da açlık sınırı altında hayat sürmeye mahkum edilmiştir. ​2026 Maaş Zamları ​Her ne kadar 'halkımı enflasyona ezdirmeyeceğim' söylemi fiili olarak Cumhurbaşkanı'nın söylemi olsa da yapılan maaş zamları bize göstermektedir ki Türk toplumu ekseriyetle enflasyonun altında kalmış, enflasyon Türk toplumunun üzerinden silindir gibi geçmiştir. 2026 maaş artışlarında; ​Asgari ücret 28.075 TL,​Memur emeklisine %18.60,​SGK ve Bağ-Kur emeklisine %12.19 zam verilmiş;​En düşük emekli maaşı da 20.000 TL olarak sabitlenmiştir. ​2025 yılında en düşük emekli maaşı alan sayımız 4 milyonken, maalesef 2026 itibarıyla bu sayı 5 milyona yükselmiştir. Yani uzun zamandır Türk milleti ekonomik düzeyde en aşağıda biriktirilmekte ve yaşam standartları her gün aşağı çekilmektedir. ​Eğitim ve "Gelişim Raporu" Eleştirisi ​Başka bir konumuz; adı milli, kendi gayri-milli olan Eğitim Bakanı'nın ilkokullarda Atatürk, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe'nin kaldırıldığı ve adına 'Gelişim Raporu' dendiği bir icatla karşımıza çıktı tekrar. Burada görüyorsunuz; yukarıda Milli Eğitim Bakanlığı'nın geçmişte verdiği karne (ilkokullara verilen karne), aşağıda da mevcut Eğitim Bakanlığı'nın ilkokullarda uygun gördüğü 'Gelişim Raporu' adı altındaki bir safsata. Burada şunu görüyoruz: Eğitim millileşmekten hızla uzaklaşmakta ve maalesef milli değerlerimiz örselenmektedir. Bizler Atatürk çizgisinde Türk milliyetçileri, Zafer Partililer; milli iktidarın tesis edildiği ilk gün ilk işimiz Eğitim Bakanlığı'nı millileştirmek olacaktır. ​Asayiş Sorunları ​Son dönemlerde artan asayiş sorunları, çete hadiseleri ve çete yapılanmalarına kurban giden genç kardeşlerimizin yaşadıkları, öldürülme hadiseleri ve üzerine yetmiyormuş gibi ailelerine yapılan tehditler, hakaretler... Buradan da büyük Türk milletini uyanık olmaya davet ediyoruz ve devletimizi bir an önce bu operasyonları genişletip faillerin en yüksek cezalarla cezalandırılmasını talep ediyoruz. ​Mardin Nusaybin'deki Bayrak Hadisesi ​Gelelim günümüzün konusuna: Dün Mardin Nusaybin'de yaşanan arsızlığa, namussuzluğa... Evet, Türk bayrağı bizim için her şeyden üstün, her şeyden önemlidir. Biz Türk milleti olarak binlerce yıldır sancağına, bayrağına yegane sahip çıkan milletiz. Bu manada sözlerime Arif Nihat Asya'nın, bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın şiiriyle başlamak istiyorum: ​"Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım..." ​Evet, şanlı bayrağımızı öncelikle bizim adetimizdir; öperek alnıma götürüyorum ve bayrağımıza yapılan hakaret Türk milletine yapılmış hakarettir, bunun bilinmesini istiyorum. ​Bu hakaretler silsilesi ne zaman başladı ve ne zaman sonlanacak? Evet, 1996 yılı Ankara'da HADEP kongresinde ilk yaşadık biz bu bayrak hadisesini. Bölücü unsurların temsil edildiği HADEP kongresinde Türk bayrağımız maalesef yerlere atılmıştı. Daha sonra 2014 yılında 'birinci ihanet süreci'nde yaşadık; Diyarbakır Lice'de askeri üsten bayrağımız indirildi. Ve son olarak da dün Mardin Nusaybin'de yaşadık; 'ikinci ihanet süreci'nde. ​Ekim 2024 tarihinde başlayan ikinci ihanet süreci bünyesinde birçok ihaneti barındırmış ve maalesef gelinen noktada şımartılarak cesaretlendirilmiş bölücü unsurlar, dün o cesaretle şanlı Türk bayrağımızı gönderden indirme cesaretini sergilemiştir. Hem birinci hem de ikinci ihanet sürecinde üzerine basa basa haykırdığımız 'Terörle müzakere olmaz, mücadele olur' haykırışlarımız boşuna değildi. Evet, terörle müzakere olmaz, terörle mücadele olur. Bu denklemde Türk milleti olarak bayrağımızı, şehidimizi, gazimizi sonuna kadar savunacak ve bölücü unsurların karşısında dimdik olduğumuzu her ortamda haykıracağız. ​Davet: Bayrağa Saygı Yürüyüşü ​Bu minvalde arkadaşlar; Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatansever Eskişehir halkımızı 25 Ocak Pazar günü saat 14.00'te Ulus Anıtı'ndan başlayacak ve Vilayet'te (Valilik Meydanı'nda) son bulacak 'Bayrağa Saygı Yürüyüşü'müze davet ediyoruz. Evet, bizim ortak değerimiz, yegane birlikteliğimizin en büyük temsilcisi şanlı bayrağımızı alın ve 25 Ocak Pazar günü saat 14.00'te Ulus Meydanı'nda birlikte haykıralım. Bayrağın inmeyeceğini tüm unsurlara birlikte haykıralım. ​Ve sözlerime 1996'da HADEP kongresi sonrası bayrak hadisesinden sonra Aşık Sefai'nin yazdığı şiirle son vermek istiyorum: ​ "Bayraksızlar, bayraksızlar, Yere düşse bayrak sızlar, Nerden bilsin kıymetini, Soysuz, sopsuz bayraksızlar..." ​Teşekkür ederim."

Türk Bayrağı, Bu Milletin Onuru, Birliği ve Bağımsızlığının Simgesidir Haber

Türk Bayrağı, Bu Milletin Onuru, Birliği ve Bağımsızlığının Simgesidir

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı, Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşanan Türk Bayrağı’nın indirilmesi olayına sert tepki gösterdi. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın açıklamasında konuşan İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Muhterem dava arkadaşlarım, değerli hemşerilerim ve demokrasimizin teminatı basınımızın kıymetli emekçileri, Şanlı bayrağımıza uzanan her el; yalnızca bir kumaşa değil, binlerce yıllık Türk tarihine, Türk milletinin iradesine ve istiklal onuruna uzanmıştır. Nusaybin sınır hattında, Kamışlı’dan gelen PKK terör örgütü sempatizanlarının alçakça bayrağımıza saldırması; Türk milletine duyulan kin ve hazımsızlığın açık bir tezahürüdür. Türk bayrağı; Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan 15 Temmuz’a kadar kanla, canla, imanla yükselmiş bir şerefin adıdır. O bayrak; Alparslan’ın duası, Ulubatlı Hasan’ın Şahadeti, Kurucu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Ona uzanan el, karşısında Türk’ün bileğini bulur. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vakur, soğukkanlı ve kararlı duruşuyla bu hain provokasyonun anında bertaraf edilmesi; Türk devlet aklının diri, sınırlarımızın namusumuz olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu topraklarda sınır çizgisi, aynı zamanda Türk’ün haysiyet çizgisidir. Kimse bu milletin sabrını sınayamaz, bayrağımız üzerinden had bildirmeye kalkamaz. Bugün “şımartılan bayraksızlar” çok iyi bilmelidir ki; Türk milleti tarih boyunca bayrağına uzanan her ihaneti ezmiş, her alçağın hevesini kursağında bırakmıştır. Terörle, terör sevicilerle ve onların dışarıdan yazılmış senaryolarıyla mücadelemiz; Türk’ün töresi gereği dün neyse bugün de odur: kararlı, tavizsiz ve sonuna kadar. Bayrak düşmez, vatan bölünmez, Türk milleti diz çökmez. Bu söz bir slogan değil, Türk’ün bin yıllık devlet hafızasıdır. İhanet sürecinin tüm ortaklarına açık ve net sesleniyorum: Teröristten medet ummak, şereften vazgeçmektir. Ancak sizler; ne Türk milletinin iradesini teslim alabilirsiniz, ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin onuruna gölge düşürebilirsiniz. Bayrağa el uzatanın akıbeti tarihte yazılmıştır. O tarih; Türk’ün sabrının sınandığı, öfkesinin ise devlet kurduğu tarihtir. Ve herkes çok iyi bilir ki: “Bir kere kalkan Bayrak, bir daha yere inmez!” “Aziz hemşehrilerimizi; başta Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm ilçe belediyelerimizi, şehrimizin dört bir yanını al bayrağımızla donatmaya davet ediyorum. Türk bayrağı, bu milletin onuru, birliği ve bağımsızlığının simgesidir. Eskişehir’imizde her sokakta, her meydanda şanlı bayrağımız dalgalansın.” Ne mutlu Türk’üm diyene!"

Bu Ülkenin Çocukları Atatürk’süz Bırakılmayacaktır Haber

Bu Ülkenin Çocukları Atatürk’süz Bırakılmayacaktır

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından, 2025 - 2026 eğitim öğretim birinci yarı yılının bugün tamamlanması ile okullarda öğrencilere verilen karnelere yönelik bir açıklama yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci basın toplantısında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Bugün karne günü. Bugün cumhuriyet tarihi boyunca öğrenciler için özel ve onurlu bir gündür. Bu güne kimse gölge düşüremez. Karnesini alan bütün öğrencilerimize başarılar dileriz. Lakin; Milli Eğitim Bakanı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı son kararlar, artık pedagojik tartışmaların çok ötesine geçmiş; Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle açık bir hesaplaşmaya dönüşmüştür. Karne uygulamasının kaldırılarak yerine getirilen sözde “değerlendirme raporu”ndan Mustafa Kemal Atatürk’ün, İstiklal Marşı’nın, Türk Bayrağı’nın ve Gençliğe Hitabe’nin çıkarılması; tesadüf değil, bilinçli ve ideolojik bir tercihtir. Bu tercih;,Cumhuriyet’i eğitimden silme, Ulusal kimliği çocuklarımızın hafızasından koparma, Laik ve bilimsel eğitimi tasfiye etme girişimidir. Milli Eğitim Bakanı’na soruyoruz: Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in bakanı mısınız, yoksa Cumhuriyet’le kavga eden bir anlayışın temsilcisi mi? Şunu açıkça ifade ediyoruz: Atatürk’süz bir eğitim sistemi gayrimeşrudur. Bayraksız, marşsız, Gençliğe Hitabe’siz bir okul; milli değildir, bilimsel değildir, kabul edilemez. Gençliğe Hitabe, bu ülkenin gençlerine bırakılmış bir vasiyetname, bir direniş çağrısıdır. Onu eğitimden çıkarmak, doğrudan Türk gençliğinin bilincine müdahaledir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi; iktidarların ideolojik ajandasını çocuklara dayatmak değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucu değerlerine sadakatle hizmet etmektir. Buradan açıkça uyarıyoruz: Cumhuriyet’in simgelerini eğitimden söküp atan bu anlayışı reddediyoruz. Bu kararlar derhal geri çekilmelidir. Bizler; Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet’in tarafında, Laik, bilimsel ve ulusal eğitimin savunucusuyuz. Milli Eğitim Bakanlığı’nı, Cumhuriyet’e karşı değil, Cumhuriyet’in emrinde olmaya davet ediyoruz. Bu ülkenin çocukları Atatürk’süz bırakılmayacaktır. Diğer taraftan Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan tartışmalar artık bu milletin sinir uçları ile oynamaktan öteye geçmiştir. Terörsüz Türkiye diye anlatılan masaldan cesaret bulan bazı isimler kantarın topuzunu kaçırdılar. Geçen günlerde dem partili milletvekili sırrı sakık ın konuşmasını öfkeyle izledik. Kimse Türkiye Cumhuriyetine Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu denli açıkça meydan okuyamaz. Türkiye Cumhuriyeti, etnik, mezhepsel ya da bölgesel temeller üzerine değil; ortak tarih, ortak kader ve ortak yurttaşlık bilinci üzerine kurulmuş üniter bir ulus devlettir. Bu gerçek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet devrimlerinin tartışmasız sonucudur. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu devletin kurucu iradesinin temsil edildiği yüce organdır. Bu çatı altında yapılacak her siyasi faaliyet, Anayasa’ya, üniter yapıya ve ulusal egemenlik ilkesine bağlı olmak zorundadır. Üniter devlet yapısını zayıflatmaya, ulusal kimliği parçalamaya ya da Türkiye’yi federatif veya etnik temelli bir yapıya sürüklemeye yönelik her söylem ve girişim, doğrudan Cumhuriyet’in temelini hedef almaktadır. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözü, dışlayıcı değil; birleştirici ve kapsayıcı bir yurttaşlık tanımıdır. Bu anlayış, kimlikler üzerinden ayrıştırmayı değil, yurttaşların eşitliği temelinde birlikteliği esas alır. Meclis’te görev yapan herkesin sorumluluğu; toplumu germek, ayrıştırmak ya da dış etkilere açık hale getirmek değil, Cumhuriyet’in kazanımlarını korumak ve geleceğe taşımaktır. Türkiye’nin birliği, bütünlüğü ve bağımsızlığı pazarlık konusu yapılamaz. Bizler, Atatürkçü düşünceye bağlı yurttaşlar olarak; Üniter ulus devletten, Laik ve demokratik Cumhuriyet’ten, Ulusal egemenlik ilkesinden asla taviz verilmeyeceğini bir kez daha açıkça ifade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Parolamız Tektir ve Değişmez, Ya İstiklal, Ya Ölüm…"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.