SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türasaş

Porsuk Haber Ajansı - Türasaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türasaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "96 Yıllık Çınar Kaderine Terk Edilemez" Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "96 Yıllık Çınar Kaderine Terk Edilemez"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, ligden çekilme noktasına gelen 96 yıllık Eskişehir Demirspor için iktidar kanadına ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Eskişehir'in spor tarihi, demiryolu kültürü ve kent hafızası açısından büyük öneme sahip olan Eskişehir Demirspor'un yaşadığı ekonomik krizle ilgili basın açıklaması yaptı. Ölce yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün sizlerle Eskişehir'in spor tarihini, demiryolu kültürünü ve kent hafızasını yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum. Bahsettiğimiz kulüp Eskişehir Demirspor. Eskişehir'in en eski futbol takımı, Cumhuriyet döneminde kurulan ilk demiryolu takımı ve yıllar boyunca bu şehirde binlerce gence sporu sevdiren köklü bir spor kulübü. 1930 yılında kurulan, 1940 yılında dönemin Türkiye Futbol Şampiyonası'nda Fenerbahçe'yi geride bırakarak Türkiye şampiyonluğuna ulaşan bir kulüpten söz ediyoruz. Eskişehir Demirspor, Anadolu'dan Türkiye şampiyonluğuna ulaşan ilk futbol kulübü olarak Türk futbol tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Yani bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir futbol takımının lige katılıp katılamaması meselesi değildir. 96 yıllık bir tarihten, Eskişehir'in hafızasından ve demiryolcu geleneğinden söz ediyoruz. Eskişehir Demirspor geçtiğimiz sezon büyük bir başarı göstererek şampiyon oldu ve eski adıyla Bölgesel Amatör Lig, yeni adıyla Profesyonelliğe Geçiş Ligi'nde mücadele etme hakkı kazandı. Bu şampiyonluğun ardından AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve MHP'nin o tarihteki Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir'in de katılımıyla bir "Şampiyonluk Yemeği" düzenlendi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak o yemekte, "Takımımızı yürekten kutluyor, bu gurur tablosunda emeği olan herkesi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar basında yer aldı, arşivlerde duruyor. O gün hepimiz aynı başarıyı konuşuyorduk. Eskişehirli futbolseverlerin beklentisi de çok açıktı. Eskişehir Demirspor'un yeni sezonda güçlü bir kadro kurması, başarılı olması ve mümkünse yeniden şampiyonluk mücadelesi vermesi bekleniyordu. Çünkü Eskişehir Demirspor'un bu şehirdeki yeri farklıdır. Ben Eskişehirli olup da Eskişehir Demirspor'a gönlünde yer ayırmayan bir futbolsevere bugüne kadar rastlamadım. Ancak bugün şampiyonluğu değil, 96 yıllık kulübün lige katılıp katılamayacağını konuşuyoruz. Cuma günü, Eskişehir Demirspor yönetiminin 1 milyon TL tutarındaki lige katılım bedelini Türkiye Futbol Federasyonu'na yatırması için son gündü. Maalesef beklenen olmadı. Bir sezon önce şampiyonluğu kutlanan, önümüzdeki sezon için yeniden başarı beklediğimiz 96 yıllık Eskişehir Demirspor'un, 1 milyon TL'lik katılım bedelinin ödenememesi nedeniyle ligde yer alamaması gündeme geldi. Eskişehir Demirspor bu sezon maçlara çıkamayacak. Kulüpsüz kalan onlarca futbolcu ekmeğinden olacak. Burada kamuoyu adına sorulması gereken çok ciddi sorular bulunmakta. Edindiğimiz bilgilere göre TÜRASAŞ, bundan sonra Eskişehir Demirspor'a maddi yardımda bulunmayacak. Neden? TÜRASAŞ neden böyle bir karar aldı? Bu karar kim tarafından ve hangi gerekçeyle verildi? Eskişehir Demirspor gibi tarihî bir kulübün geleceğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir karar alınırken Eskişehir'deki ilgili kurumlarla, milletvekilleriyle veya siyasi parti temsilcileriyle herhangi bir görüşme yapıldı mı? Bunların hiçbirini bilmiyoruz. Ayrıca TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürü Mustafa Karakoyun'nun bu süreçte izne ayrılarak şehir dışında bulunması da dikkatimizi çekmiştir. Bunun söz konusu süreçle herhangi bir ilgisinin bulunup bulunmadığını bilmiyoruz. Ancak kamuoyunun açıklama beklediği bir dönemde kurumun bu konuda açık ve net biçimde konuşması gerektiğini düşünüyoruz. Şampiyonluk yemeğinde Eskişehir Demirspor'un başarısını kutlayan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak'a da buradan sormak istiyorum. Sayın Gürhan Albayrak, TÜRASAŞ yönetimiyle Eskişehir Demirspor'un geleceği konusunda herhangi bir görüşme yaptınız mı? Yaptıysanız size ne cevap verildi? Yapmadıysanız, şampiyonluk yemeğinde başarılarını kutladığınız bu kulübün bugün karşı karşıya bulunduğu tablo karşısında neden hâlâ bir çözüm üretilemedi? Çünkü mesele yalnızca bugünden ibaret değildir. 2024 yılında Eskişehir Tren Garı'nın Tepebaşı çıkışında bulunan geniş otopark konusunda yaşanan gelişmeleri de unutmadık. Söz konusu otopark gelirinin Eskişehir Demirspor yerine Ankara Demirspor'a aktarılması Eskişehir kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmuştu. Bu süreçte "Ankara Demirspor Tepebaşı Şubesi" adı da kamuoyunun gündemine gelmişti. Bu kararın gerekçesinin açık biçimde ortaya konulması gerekiyor. Üstelik Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanı'nın aynı zamanda Ankara Demirspor Başkanı olması nedeniyle ortaya çıkan tablo ayrıca açıklanmaya muhtaçtır. Biz bugün geriye dönüp baktığımızda, Eskişehir Demirspor'un önemli bir gelir imkânından mahrum bırakılmasını kulübün geleceği açısından önemli bir kırılma noktası olarak görüyoruz. CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de o dönemde konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. TCDD Eskişehir Tren Garı otoparkının ücretli hale getirilmesi ve gelirinin Eskişehir Demirspor yerine Ankara Demirspor'a aktarılmasının gerekçesini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı'na sordu. Peki sonuç ne oldu? Bakanlıktan nasıl bir cevap geldi? Bir cevap geldiyse kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapıldı mı? Bugün bunları yeniden sormak zorundayız. Daha önemlisi, Eskişehir'in diğer milletvekillerinden bu konuda güçlü bir çıkış veya sonuç getiren bir girişim göremedik. Eskişehir'in 6 milletvekili var. Bir milletvekili konuyu gündeme taşıdı. Peki diğer beş milletvekili nerede? Özellikle Nebi Hatipoğlu'na soruyorum. Eskişehir Demirspor için ne yaptınız. Eskişehir Demirspor'un elinden önemli bir gelir kaynağı giderken neredeydiniz? Kulübün kurumsal desteği azalırken neredeydiniz? 96 yıllık kulüp 1 milyon TL'lik lige katılım bedelini ödeyemez hale gelirken neredeydiniz? Bugün mesele siyasi parti meselesi değildir. Mesele Eskişehir'in meselesidir. Eskişehir Demirspor kaderine terk edilemez. Eskişehir Demirspor sıradan bir futbol kulübü değildir. 1930'dan bugüne ayakta kalan, Cumhuriyet döneminin demiryolu kültürünü sporla buluşturan, Türkiye şampiyonluğu yaşamış, binlerce gence kapısını açmış bir kulüptür. Şampiyonluk yemeklerinde fotoğraf vermek kolaydır. Asıl sorumluluk, kulüp sıkıntıya düştüğünde ortaya çıkar. O nedenle iktidar milletvekillerine, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığına ve ilgili bütün kurumlara açık çağrıda bulunuyoruz. TÜRASAŞ yönetimiyle gerekli görüşmeleri acilen yapın. Eskişehir Demirspor'a desteğin neden kesildiğini Eskişehir kamuoyuna açıklayın. Eskişehir Tren Garı otoparkının gelirinin neden Eskişehir Demirspor yerine Ankara Demirspor'a yönlendirildiğini bütün ayrıntılarıyla ortaya koyun. Ve en önemlisi, Eskişehir Demirspor'un geleceğini güvence altına alacak çözümü bulun. Bir tarafta 96 yıllık tarih, diğer tarafta 1 milyon TL'lik katılım bedeli var. Eskişehir'in böylesine köklü bir kulübünün 1 milyon TL nedeniyle lig dışında kalmasının izahı olamaz. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak bu meselenin farkındayız. Bugün bu soruları soruyoruz. Bundan sonra da sormaya devam edeceğiz. Eskişehir Demirspor'un hangi aşamada hangi desteklerden mahrum kaldığının, TÜRASAŞ'ın aldığı kararların gerekçelerinin ve Eskişehir'e ait bir gelir kaynağının neden Ankara Demirspor'a yönlendirildiğinin takipçisi olacağız. Eskişehir Demirspor yalnız bırakılmamalıdır. 96 yıllık bu kulübün geleceği birkaç kurumun sessizliğine teslim edilemez. Eskişehir Demirspor'un tarihine yakışan yerde mücadele edebilmesi için sorumluluk makamında bulunan herkesi göreve davet ediyoruz. Konunun takipçisi olacağız ve Eskişehir kamuoyu adına bu soruları sormaktan vazgeçmeyeceğiz."

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: "DE 10000 Tanzanya Raylarında!" Haber

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: "DE 10000 Tanzanya Raylarında!"

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir TÜRASAŞ tesislerinde yüksek yerlilik oranıyla üretilen yerli ve millî lokomotif DE 10000’in Tanzanya’ya ihraç edilmesi dolayısıyla bir tebrik ve teşekkür açıklaması yayımladı. Albayrak, Eskişehir'in mühendislik birikimi ve sanayi gücünün küresel ölçekte bir başarıya imza attığını vurguladı. %90 Yerlilik Oranıyla Afrika Raylarına Çıktı Eskişehir’deki TÜRASAŞ tesislerinde %90 yerlilik oranıyla üretilen DE 10000 dizel elektrikli lokomotifin Tanzanya’da hizmet vermek üzere yola çıktığını belirten Gürhan Albayrak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Eskişehir’imizin mühendislik gücü, Türkiye'nin gururu! Şehrimizde, TÜRASAŞ tesislerinde %90 yerlilik oranıyla ürettiğimiz yerli ve millî lokomotifimiz DE 10000, Tanzanya’ya hizmet vermek üzere Afrika raylarına doğru yola çıktı." "Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Üretmeye Devam Edeceğiz" Projede emeği geçenlere şükranlarını sunan Albayrak, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Türk demir yolu sanayimizi küresel bir markaya dönüştüren bu tarihi başarıdaki vizyonu için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na, emeği geçen tüm mühendislerimize ve işçi kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla Eskişehir’imiz üretmeye, ülkemiz büyümeye ve mühendislik gücümüz sınırları aşmaya devam edecek!"

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet Haber

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet

Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinasyon Birimi tarafından, Eskişehir’in tarihsel, kültürel, toplumsal ve ekonomik mirasının bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınmasını hedefleyen “Eskişehir Belleği” Çağrılı Araştırma Projesi başvuruları başladı. Üniversitenin bilimsel birikimini kentin hafızasıyla buluşturmayı amaçlayan çağrı kapsamında, Eskişehir’e ilişkin özgün araştırmaların desteklenmesi ve elde edilen bilimsel verilerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Bilimin ışığında bir kent hafızası Anadolu Üniversitesi kurulduğu günden bu yana sadece öğrencilerini değil içinde büyüdüğü şehri de geleceğe taşıma gayesini sürdürüyor. Eskişehir plakasından ötürü anlam taşıyan 2026 yılı boyunca 222 bilimsel çalışmanın çağrılı projeye başvuru yapması ve desteklenmesi öngörülüyor. Bu bağlamda makaleler, sempozyumlar, sözlü tarih çalışmaları, dijital arşiv projeleri ve kitaplar aracılığıyla Eskişehir’in hak ettiği bilimsel envanterin çıkarılması hedefleniyor. Proje kapsamında, çok geniş bir yelpazede araştırmalar yürütecek olan Anadolu Üniversitesi’nin güçlü akademik kadrosu ve genç araştırmacıları, adeta bir hafıza işçisi gibi çalışarak Eskişehir’in DNA’sını kâğıda dökmeyi ve dijital dünyaya aktarmayı hedefliyor. Eskişehir, sahip olduğu köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, sanayi geçmişi, spor kültürü, sanat ortamı ve toplumsal yapısıyla Türkiye'nin en özgün kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından başlatılan bu çağrı Eskişehir’in hafızasını bilimsel araştırmalar yoluyla sistematik biçimde belgeleyerek kalıcı bir bilgi birikimine dönüştürmeyi amaçlıyor. Çağrı kapsamında desteklenecek araştırmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmaması aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasına katkı sağlayacak dijital içerikler üretmesi de hedefleniyor. Böylece araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak bilgi, belge, görsel materyal ve sözlü tarih kayıtlarının “Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu” aracılığıyla erişilebilir hale getirilmesi ve “Eskişehir Kent Belleği Müzesi” koleksiyonlarının geliştirilmesine katkı sunması planlanıyor. Eskişehir'in çok katmanlı belleği bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınacak "Eskişehir Belleği" çağrısı, kentin farklı yönlerini ele alan disiplinlerarası araştırmaları desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda araştırmacılar; Eskişehir'in iktisat tarihi, spor tarihi, sanat tarihi, etnik grupların göç tarihi ve kültürü ile turizmin toplumsal ve kültürel belleğine ilişkin proje önerileri hazırlayabilecek. Projelerde yalnızca yazılı kaynaklardan yararlanılması değil arşiv belgeleri, yerel gazete koleksiyonları, fotoğraf ve görsel materyaller, kurum kayıtları, saha araştırmaları ve sözlü tarih görüşmelerinin bir arada değerlendirilmesi bekleniyor. Böylece Eskişehir'in geçmişine ilişkin bilgi birikiminin bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve dijital ortamda korunması hedefleniyor. Kent ekonomisinden emek tarihine uzanan araştırmalar desteklenecek Çağrının ilk araştırma alanını oluşturan iktisat tarihi başlığında, Eskişehir'in sanayileşme süreci, demiryolu kültürü, işçi hareketleri, zanaat gelenekleri, madencilik faaliyetleri, tarımsal üretim ve ticaret hayatına ilişkin çalışmalar desteklenecek. Anadolu–Bağdat Demiryolu'nun kent üzerindeki etkisinden TÜRASAŞ'a uzanan demiryolu sanayi geleneğine, Şeker Fabrikası'nın Cumhuriyet dönemi sanayileşmesindeki rolünden lületaşı üretimine kadar pek çok konu bilimsel araştırmalarla yeniden ele alınabilecek. Bunun yanı sıra Organize Sanayi Bölgesi'nin gelişimi, girişimcilik ekosistemi, yerel markaların oluşumu, esnaf kültürü ve kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin ekonomik geçmişi gibi başlıklar da araştırmaların önemli çalışma alanları arasında yer alıyor. Sanat, spor ve kültürel yaşamın izleri gelecek kuşaklara aktarılacak Çağrı kapsamında Eskişehir'in sanat tarihi de geniş bir perspektifle ele alınacak. Frig uygarlığından günümüze uzanan mimari miras, Odunpazarı evleri, lületaşı ve cam sanatı, müzeler, tiyatro, müzik, sinema ve üniversitenin sanat yaşamına katkıları bilimsel araştırmaların konusu olacak. Spor tarihi başlığında ise Eskişehirspor'un kent kimliğindeki yeri, taraftar kültürü, fabrika spor kulüpleri, amatör spor hareketleri, üniversite sporları, havacılık sporları ve Eskişehir'den yetişen milli sporcuların başarı öykülerinin belgelenmesi amaçlanıyor. Kentin spor kültürünü oluşturan mekânlar, kulüpler ve toplumsal hafıza unsurlarının kayıt altına alınmasıyla spor tarihine önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Göçlerle şekillenen toplumsal hafıza araştırılacak Eskişehir'in tarih boyunca farklı coğrafyalardan aldığı göçlerle oluşan zengin toplumsal yapısı da çağrının önemli araştırma alanlarından birini oluşturuyor. Kırım Tatarları başta olmak üzere Çerkes, Abhaz, Gürcü, Boşnak, Arnavut, Pomak ve diğer toplulukların göç süreçleri, kültürel mirasları, gündelik yaşam pratikleri ve kent yaşamına katkıları bilimsel yöntemlerle incelenecek. Sözlü tarih çalışmalarıyla ilk kuşak göç tanıklarının anlatılarının kayıt altına alınması, aile arşivleri ve kültürel miras unsurlarının belgelenmesi sayesinde Eskişehir'in çok kültürlü yapısının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Turizm ve kent belleği dijital içeriklerle zenginleşecek Çağrının bir diğer önemli başlığını ise Eskişehir'in turizm ve gastronomi belleği oluşturuyor. Frig Vadisi'nden Odunpazarı'na, Sivrihisar'dan Seyitgazi'ne uzanan kültürel mirasın yanı sıra kentin mutfak kültürü, yöresel ürünleri, turizm rotaları, ziyaretçi deneyimleri ve kültürel anlatılar bilimsel araştırmalarla kayıt altına alınacak. Bu kapsamda hazırlanacak projelerin yalnızca akademik bilgi üretmesi değil aynı zamanda dijital veri tabanları, envanterler, kültür rotaları ve uygulamaya dönük içeriklerle Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu'nun zenginleşmesine katkı sağlaması bekleniyor. Böylece bilimsel araştırmaların toplumla buluşması ve kent belleğinin dijital ortamda sürdürülebilir biçimde korunması hedefleniyor. Disiplinlerarası araştırmalar teşvik edilecek Çağrı, tarih, sosyoloji, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık, iktisat, işletme, spor bilimleri, turizm, gastronomi, halkbilim, iletişim ve ilgili diğer alanlardan araştırmacıların disiplinlerarası ekipler oluşturarak ortak çalışmalar yürütmesini teşvik ediyor. Farklı disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini bir araya getirecek projeler sayesinde Eskişehir'in tarihsel ve kültürel mirasının çok yönlü biçimde incelenmesi ve bilimsel literatüre özgün katkılar sunulması amaçlanıyor. Son başvuru 31 Aralık 2026 Anadolu Üniversitesi tarafından yürütülen bu çağrıyla birlikte, kentin geçmişini belgeleyen çalışmaların yalnızca akademik yayınlara dönüşmesi değil; aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasının korunmasına, dijital kent belleğinin güçlendirilmesine ve geleceğe aktarılmasına katkı sağlayacak kalıcı bilimsel kaynaklara dönüşmesi hedefleniyor. 21 Temmuz Salı günü başlayan "Eskişehir Belleği" çağrısı kapsamında proje başvuruları 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Desteklenecek projeler ek süreler dâhil en fazla 18 ayda tamamlanacak, proje bütçesi ise ek bütçe talepleri dâhil en fazla 750 bin TL olacak. Projelerden elde edilen bilimsel çıktıların, proje bitiminden itibaren iki yıl içinde uluslararası indekslerde taranan nitelikli akademik yayınlara dönüştürülmesi bekleniyor. Proje başvurusu ile ilgili ayrıntılı bilgiye bapkoordinasyon.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilir. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

ETO Başkanı Güler’den İlk Beş Yüze Giren Firmalara Teşekkür Haber

ETO Başkanı Güler’den İlk Beş Yüze Giren Firmalara Teşekkür

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasında yer alan Eskişehir merkezli firmaları ve Eskişehir’de üretim yapan sanayi kuruluşlarını tebrik etti. Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasında yer alan Eskişehir merkezli firmalar hakkında değerlendirmede bulundu. Güler açıklamasında, Eskişehir’in üretim gücünü temsil eden firmaların Türkiye’nin ilk beş yüz sıralamasında yer almasının önemine dikkat çekerek, Eskişehir’in üretim kapasitesi ve sanayi gücünün şehir ve ülke ekonomisine güç kattığını kaydetti. Firmalarımızın başarısı Eskişehir için gurur kaynağı Güler açıklamasında, “ETİ Gıda, TÜŞAS Motor Sanayi AŞ., Renta Elektrikli Ev Aletleri, Alp Havacılık ve Europen Endüstri başta olmak üzere Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan Eskişehir merkezli firmalarımızı kutluyorum. Ayrıca Eskişehir’de üretim yaparak şehrimizin istihdamına, ihracatına ve ekonomik gelişimine katkı sağlayan Arçelik, Ford Otosan, Eti Maden, TÜRASAŞ, Şişecam, Pınar Süt, Çimsa, İzocam, Has Tavuk, Elvan Gıda, Konveyör Beyaz Eşya Yan Sanayi, Yorglass Endrüstriyel Cam, Modern Oluklu Mukavva ve Tarım Kredi Süt Ürünleri gibi kuruluşlarımızın başarısı hem Eskişehir hem de ülkemiz için gurur kaynağıdır” ifadelerini kullandı. Sanayicilerimiz zorlu koşullara rağmen üretmeye devam ediyor Güler, yaptığı açıklamada İSO 500 listesinde Eskişehir’den 19 firmanın yer almasının şehir ekonomisinin dinamizmini ve sanayi altyapısının gücünü ortaya koyduğunu belirtti. Üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın Türkiye ekonomisinin temel unsurları olduğunu vurgulayan Güler, Eskişehir sanayisinin ve sanayicilerinin zorlu ekonomik koşullara rağmen üretmeye devam ederek, ülke ekonomisine katkı sağladığını ifade etti.

İl Başkanı Albayrak’tan Üretim Mirası Vurgusu: Eskişehir - 5000 Haber

İl Başkanı Albayrak’tan Üretim Mirası Vurgusu: Eskişehir - 5000

Eskişehir'in değerlerini ve vizyon projelerini vurgulayan "2026 Eskişehir’i Anlatır" dijital iletişim serisinin yeni videosu yayınlandı. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın başlattığı serinin bu bölümünde, Eskişehir’in köklü sanayi geçmişinin günümüzdeki en büyük temsilcisi olan ilk yerli ve millî elektrikli ana hat lokomotifi "Eskişehir 5000" yer aldı. "Karakurt ve Devrim Mirasıyla Eskişehir Üretmeye Devam Ediyor" Yayınlanan videoda, TÜRASAŞ tesislerinde Türk mühendisleri ve işçilerinin büyük emeğiyle üretilen Eskişehir 5000 lokomotifinin yapım aşamalarından çarpıcı kesitler sunuldu. "Karakurt ve Devrim mirasıyla Eskişehir üretmeye devam ediyor" mesajının öne çıktığı videoda, Eskişehir’in demiryolu ve sanayi tarihindeki öncü rolünün altı çizildi. Raylarda Yeni Bir Dönem İl Başkanı Gürhan Albayrak, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Eskişehir’imizin genlerinde üretmek var. Karakurt ve Devrim'den aldığımız ilhamla, ülkemize değer katmaya devam ediyoruz! "Eskişehir-5000" ile raylarda yeni bir dönem başlıyor. Bu millî gurur hepimizin. "Tam Bağımsız Türkiye" hedefi doğrultusunda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu güzide projedeki gayretleri için, kıymetli Bakanımıza, milletvekillerimize, mühendislerimize ve emekçi kardeşlerimin her birine şükranlarımı sunuyorum.”

Eskişehir Sempozyumu İkinci Günde Akademi, Tarih ve Sanayiye İşık Tuttu Haber

Eskişehir Sempozyumu İkinci Günde Akademi, Tarih ve Sanayiye İşık Tuttu

Eskişehir Valiliği himayelerinde Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) ve şehrin ekonomi temelli paydaş kurumlarının iş birliğiyle düzenlenen “Eskişehir Sempozyumu”, ikinci gün programıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde devam etti. Sempozyumun ikinci gününe MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Hv. Tuğg. Selçuk Cumhur Kabasakal, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney, Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda kişi katılım gösterdi. Prof. Dr. Afyoncu: "Karacahisar Kalesi Osmanlı'nın bağımsız beylik olarak varlığını ilan ettiği ilk merkezdir" Sempozyumun ikinci gününde akademi, tarih, sanayi ve kültür başlıkları farklı oturumlarla ele alındı. Programın ilk bölümünde, Prof. Dr. Erhan Afyoncu “Karacahisar Kalesinin Osmanlı Tarihindeki Önemi” başlıklı konuşmasıyla katılımcılarla buluştu. MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Eskişehir'in Odunpazarı Bölgesinde yer alan Karacahisar Kalesi'nin geçmişten günümüze nasıl bir tarihe sahne olduğunu ve ne kadar önem arz ettiğini şu sözlerle anlattı: "Rahmetli Halil İnalcık’ın ahir ömründe Bizans ve Osmanlı kaynaklarını mukayeseli kullanarak kuruluşu aydınlatmasıyla önemi anlaşılan Karacahisar, Osmanlı'nın kuruluşunda çok önemli bir kale olmasına rağmen zaman içerisinde terk edilip arkeolojik kazıya muhtaç hale gelmiştir. Moğol hakimiyetinin Anadolu üzerine uçlarda zayıflamasıyla birlikte Osman Gazi tarih sahnesine çıkmış ve Halil İnalcık’ın vurguladığı üzere 1286’daki zaferiyle ilk büyük başarısını kazanmıştır. 1288 yılında Osman Gazi'nin Karacahisar'ı almasıyla birlikte, çadırlarda yaşayan konargöçer aşiretler bir şehre malik oldukları için devlet yapısı da yavaş yavaş oluşmaya başlamış; Osman Gazi bu fethiyle bütün bölgeye hakim olarak fiilen Selçuklu-İlhanlı mülküne geçmiştir.” Prof. Dr. Erhan Afyoncu sözlerine şu şekilde devam etti: “Osmanlı tarihçilerinin beyliğin başlangıcını 1288-89 yılları olarak algılamasına neden olan bu kale, Osmanlı'nın bağımsız beylik olarak varlığını ilan ettiği ilk merkezdir. İlk hutbenin 1289'da Karacahisar'da okunması Osman Gazi'nin beylik idealinin burada başladığını gösterirken, Gündüz Alp'in subaşı olarak tayin edilmesiyle ilk tımar sistemi de yine Karacahisar'da uygulanmaya başlamıştır. Osman Bey adaleti yayarak devlete olan rağbeti artırmış; siyasetle ilgili her işe o işin ehliyetini taşıyan kimseleri atamıştır. Karacahisar’ın Anadolu-İznik-İstanbul’a giden ana yolların kesiştiği stratejik konumu son derece önemli, çıkılması güç bir kale olduğu anlaşılmaktadır. Karacahisar’da bir pazar kurarak ticareti artırması, Cuma namazı kılınması ve kadı tayini de burada devlet yapısının oturduğunu anlatmaktadır." Başkan İlker Astarcı: "Türkiye pistten yeni havalandı” Sempozyumun devamında ise Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Gençler İçin Uluslararasılaşma Fırsatları" başlıklı oturumu ile katılımcılarla bir araya geldi. Astarcı Türkiye’nin son çeyrek asırdaki değişimini bir benzetmeyle aktardı. Türkiye’yi pistten yeni havalanan bir uçağa benzeten Astarcı, gençlere yönelik şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir kenarda bırakılmış uçağa benzetiyorlar; paslanmış, yosun tutmuş, motoru çalışmıyor, terk edilmiş bir uçak. Bir baba yiğit ve ekibi çıktı yaklaşık çeyrek asır önce; o uçağı aldı, tertemiz yaptı, bakımını yaptı, motorunu yeniledi, hatta motorun ta kendisini yaptı, Pilotumuz yoktu, rektör hocalarım, hocalarımız o pilotu da yetiştirdi. Kaldıracak pistimiz yoktu arkadaşlar, pist de yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti o uçaktı ve pistten yeni havalandı. Daha film yeni başlıyor dostlar hazır olun ve özellikle gençler, bugün hepimiz aynı uçaktayız. Biz kokpite yakında oturuyoruz, yarın o kokpitte sizler olacaksınız." Eskişehir sanayisinin önemli isimleri panelde buluştu Günün devamında “Eskişehir Sanayisinin İzinde: Cumhuriyetten Geleceğe Endüstriyel Dönüşüm” başlıklı panelde TEİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürü Mehmet Yüksel (Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürü) ve TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürü Mustafa Karakoyun (TÜRASAŞ konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü ise Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin üstlendi. Oturumların ardından Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney, katılımcılara katılım sertifikası ve hediye takdiminde bulundu. Sempozyumun akşam bölümünde Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Eskişehir Halk Dansları Gösterisi ve Eskişehir Türküleri Konseri izleyicilerle buluşacak. Akademik ve kültürel oturumların bir arada sürdüğü sempozyumun, 17 Mayıs Pazar gününe kadar Eskişehir Osmangazi Üniversitesi başta olmak üzere farklı oturumlarla devam edecek.

Kazım Kurt’tan AK Parti’ye:"Eskişehir'in Hakkını Savunamıyorlar" Haber

Kazım Kurt’tan AK Parti’ye:"Eskişehir'in Hakkını Savunamıyorlar"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir siyasetinde gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin Ankara’da lobisi olmadığını savunan Kurt, yerel yönetimlerin merkezi iktidar tarafından dışlandığını belirterek, "Eskişehir'in hakkını savunamıyorlar" dedi. ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, basın mensuplarıyla bir araya gelerek kentin siyasi ve ekonomik gündemine dair eleştirilerde bulundu. Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal’ın düzenlediği basın toplantısında söylediği "AK Parti’nin Ankara’da lobisi yok" çıkışına destek veren Kurt; PTT Başmüdürlüğü, TÜLOMSAŞ ve TÜRASAŞ üzerinden somut örnekler vererek Eskişehir’in güç kaybettiğini vurguladı. ​"Doğruları Mezarda mı Söyleyecekler?" ​Başkan Kazım Kurt, AK Parti içinden gelen eleştirilerin kıymetli olduğunu söyledi. Kurt, "Hasan Hüseyin Köksal işin içinde olduğu için kulislerin nasıl döndüğünü, başka şehirlerin hizmetleri nasıl kaptığını daha iyi görüyor. Eskişehir’in lobisi olmadığı gibi, AK Parti’nin de Ankara’da bir ağırlığı yok. Kendi yöneticileri bile gelişmeleri gazetelerden öğreniyor," ifadelerini kullandı. ​"TÜRASAŞ’ta Lojman Operasyonu Yapılıyor" ​Eskişehir’in kamu kurumlarındaki yetkisinin azaldığını belirten Kurt, TÜRASAŞ hakkında çarpıcı bir iddiada bulundu. Bütçe ve yetkinin başka şehirlere kaydığını söyleyen Kurt, şu iddiaları dile getirdi: ​"TÜRASAŞ’ta çok ciddi bir lojman operasyonu yapılıyor. Yıllardır orada hak ederek oturanlar çıkarılıyor, yerlerine liyakatsiz AK Parti kadroları yerleştiriliyor. Bunların tamamı lobisizlikten kaynaklanan kayıplardır." ​"Yerel Yönetimler Ciddiye Alınmıyor" ​Eskişehir’de birlik ve beraberlik sağlanamamasının nedenini merkezi iktidarın tavrına bağlayan Başkan Kurt, belediyelerin stratejik süreçlerden dışlandığını savunarak şu ifadeleri kullandı; "Eskişehir sempozyumunda 450 bin nüfuslu Odunpazarı Belediyesi yok. Sanayi Odası var ama biz yokuz. Turizmle ilgili kararlar alınıyor, turizmin merkezi Odunpazarı ama belediye dahil edilmiyor. Bu şartlarda uzlaşma olmaz." dedi. ​"CHP’nin Oyu 350 Bine Çıkabilir" ​Saha gözlemlerini de paylaşan Kazım Kurt, ekonomik kriz ve yaşam sıkıntısının seçmen tercihini değiştirdiğini iddia etti. Bir sonraki seçimler için iddialı bir rakam veren Kurt, "Pazarda, kahvede, tarlada kimse yönetimden memnun değil. Geçmişte 300 bin bandında olan oyumuzun 350 bine çıkabileceğini net bir şekilde görüyorum. Mücadelemiz sürecek," diyerek sözlerini noktaladı.

TÜRASAŞ’da Lojman Krizi! Haber

TÜRASAŞ’da Lojman Krizi!

Türkiye’nin en köklü raylı sistemler şirketlerinden TÜLOMSAŞ’ı kapatıp, Ankara’da kurulan Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ. TÜRASAŞ’a bağlı bölgesel bir fabrika konumuna indirgeyen iktidar şimdi de çalışanların lojmanlarına göz dikti. Kurumda yıllardır çalışan personele ‘lojmanları boşaltın’ yazısı gönderilirken, hazırlanan yeni yönerge ile lojmanların kuruma vekaleten atanan iktidar yanlısı yöneticilere verileceği ileri sürüldü. TÜRASAŞ’ın yeni yayınlanan lojman yönetmeliğine yönelik iddiaları TBMM gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Türkiye’nin raylı sistemler alanında en köklü kurumu TÜLOMSAŞ’ımızı yok eden, kendi kadrolarına yer açmak için TÜRASAŞ’ı kuran AKP iktidarı şimdi de çalışanların lojmanlarına çöküyor. Hukuka aykırı bir yönergeyle o kuruma emeğini vermiş personeli lojmanından çıkarıyorlar. Bu yapılan devlet geleneğine de barınma hakkına da sığmaz! Bu hukuksuz yönerge derhal iptal edilmelidir” dedi. “ÜST HUKUK NORMLARINA AYKIRI” Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. (TÜRASAŞ) bünyesinde yayımlanan Kamu Konutları Yönergesi, kurumda infiale yol açtı. 23 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nde görev tahsisli konutlarda oturan şefler ve idari personel ‘kadro dışı’ bırakılarak lojmanları boşaltmaya zorlanıyor. Kurumun yönergesiyle çok sayıda asil personelin görev tahsisli konut hakkı elinden alınmaya çalışılırken, bu boşaltılan lojmanların kimlere verileceği tartışmalara neden oldu. Kurum çalışanları, lojmanlardan çıkarılan asil personelin yerine, belirli görevleri ‘vekaleten’ yürüten ve yönetime yakın olduğu iddia edilen kişilerin yerleştirileceğini ileri sürdü. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve ilgili Yönetmeliğin 8. Maddesine göre konutlar ancak ‘kadro ve görev unvanlarına’ tahsis edilebiliyor. TÜRASAŞ yönetimi ise yayınladığı yönerge ile ‘birim bazlı’ yeni listeler oluşturarak, vekaleten yöneticilik görevi yapan isimlere lojman tahsisi yapmayı planlıyor. Lojmanların bu yönerge ile ‘vekil’ isimlerle doldurulmasının, üst hukuk normu olan Kamu Konutları Yönetmeliği ve Kamu Konutları Kanun’una aykırılık teşkil ettiği, Sayıştay ve Danıştay kararlarıyla çeliştiği belirtiliyor. “YA ŞİMDİ ÇIK YA DA İKİ AY SONRA ÇIKARACAĞIZ” TÜRASAŞ yönetimi Eskişehir’deki 146 lojmanda kalan personele 30 Nisan 2026 tarihine kadar lojmanlarını boşaltma ya da yeniden başvuru yaparak yeni yönergeye göre sıraya girme şartı getirdi. Lojmanda kalan ve yeniden sıraya girmeye zorlanan personel, konut tahsisi yapılmazsa 2 ay içinde lojmanını boşaltmak zorunda kalacak. ANKARA’DAKİ GENEL MÜDÜRE ESKİŞEHİR’DE 2 LOJMAN Yayınlanan Yönergenin ek cetvelinde TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü yerleşkesinde 146 adet lojman bulunduğu; bu lojmanların 126 adeti görev tahsisli, 10 adeti ise sıra tahsisli olacak şekilde dağıtımı yapılması dikkat çekti. Ankara’daki TÜRASAŞ Genel Müdürlüğü için Eskişehir’de 2 lojman tahsis edilmesi de soru işaretlerine neden oldu. Yine yönergede, ihtiyaç halinde ilgili makamlarından izin alınarak lojman kiralanması için de düzenleme yapılması dikkat çekti. “MECLİS’TE SORU ÖNERGESİ VERDİ” CHP Milletvekili Utku Çakırözer, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’ndeki lojman krizine ilişkin TBMM’de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi. Çakırözer, “Eskişehir bu ülkenin demiryolu hafızasıdır. Bu şehir sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda yılların birikimini taşıyan emekçilerin evidir. Önce Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşlarından TÜLOMSAŞ’ımızı yok ettiler, bölgesel bir fabrika konumuna indirgediler. Şimdi de hukuka aykırı bir yönergeyle o kuruma emeğini vermiş personeli lojmanından çıkarıyorlar. Üstelik bunu yaparken açık mevzuat hükümlerini yok sayıyor. Kamu konutları açıkça ‘unvana göre tahsis edilir’ derken, o kurumun yükünü çeken insanların yerlerine hangi kriterlere göre kimlerin yerleştirileceği belirsizdir. Bu hukuksuz düzenleme derhal geri çekilmelidir. Mevzuata aykırı yapılması planlanan tüm lojman tahsisleri derhal iptal edilmelidir. Ve mağdur edilen personelin hakları iade edilmelidir” çağrısı yaptı. “ÇIKARDIKLARINIZIN KAÇINA YENİDEN LOJMAN VERDİNİZ” Çakırözer, önergesinde şu sorulara yanıt istedi: “TÜRASAŞ’ın iller itibariyle kaç lojmanı vardır? Yeni yönerge sonrası kaç çalışan lojmanından çıkarıldı? Görev tahsisli konut hakkını kaybederek sıra tahsisli sisteme yönlendirilen personel sayısı kaçtır? Bu personelden kaçına konutlarını boşaltmaları yönünde tebligat yapıldı? Kaçı lojmanını boşaltmak zorunda kaldı? Kaçına yeniden lojman tahsisi yapıldı? Yeni yönerge sonrasında vekaleten görev yapan kaç personele lojman tahsis yapıldı? TÜRASAŞ tarafından yayımlanan Kamu Konutları Yönergesi hazırlanırken Kamu Konutları Kanunu ve Yönetmeliği hükümleri hangi ölçüde dikkate alınmıştır? TÜRASAŞ’ta vekaleten yöneticilik yapan kaç çalışan vardır? Bu kişilerin vekil statüleri kaç yıldır sürmekte ve daha ne kadar sürecekdir? Görev tahsisli konutların, mevzuatta öngörüldüğü üzere kadro ve unvan esasına göre değil de birim ve şeflik bazında belirlenmesinin hukuki dayanağı nedir? Bu uygulama Sayıştay ve Danıştay kararlarıyla çelişki yaratmıyor mu? Görev tahsisli konutların yeniden dağıtımında bu konutlar hangi unvan ve pozisyonlarda görev yapan personele tahsis edilecektir? Bu süreçte hak kayıpları yaşanmamasına ilişkin Bakanlığınızca hangi önlemler alınmaktadır? Mevzuata aykırı tahsislerin tespiti halinde bu işlemlerin iptal edilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde bir çalışma yapılacak mıdır?”

CHP'li Süllü:"Anadolu’nun Çukurova’sı Madene Kurban Ediliyor" Haber

CHP'li Süllü:"Anadolu’nun Çukurova’sı Madene Kurban Ediliyor"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, iktidarın Eskişehir'e yönelik politikaları ve madencilik faaliyetlerini sert sözlerle eleştirdi. Süllü, hem şehrin idari ve ekonomik olarak zayıflatıldığını hem de doğasının tehdit altında olduğunu dile getirdi. “Vekili olduğum Eskişehir, 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizin başarılı projeleriyle Avrupa kenti olarak adlandırılan, örnek alınan bir şehirdir” diyen Süllü, “İktidarın Eskişehir’e yönelik tüm projeleri ise taşıma, yok sayma ve yok etme üzerinedir” ifadelerini kullandı. KURUMLAR ESKİŞEHİR’DEN KOPARILIYOR Kamu kurumlarının şehirden koparıldığını belirten Süllü, “Eskişehir, idari yargıda Bursa Bölge İdare Mahkemesi’ne bağlandı. TÜLOMSAŞ, TÜRASAŞ’a bağlı bölge müdürlüğüne indirildi. Vakıflar ve Karayolları başka illere bağlandı” diye konuştu. Süllü, “Açıköğretim Fakültesi gelirlerinin yüzde 80’i YÖK’e aktarılıyor. Havalimanının iç hat uçuşları kaldırıldı, PTT Başmüdürlüğü kapatılmak üzere” dedi. YATIRIMLAR TAMAMLANMIYOR Sağlık ve ulaşım yatırımlarındaki eksiklere dikkat çeken Süllü, “Yıkılan Devlet Hastanesi’nin arsası özelleştirme kapsamına alındı” dedi. Yol projelerinin yıllardır tamamlanmadığını ifade eden Süllü, “Alpu Yolu 8 yıldır bitirilemedi, Seyitgazi-Kırka yolu sürüncemede, Mihallıççık yolunun projesi dahi yok” diye konuştu. Sarıcakaya–Mihalgazi yolunun ise madencilik projesi için hızlandırıldığını söyledi. “ANADOLU’NUN ÇUKUROVASI TEHDİT ALTINDA” Süllü, madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekerek, “Sakarya Nehri’ne yakın, mikroklima özelliğiyle dört mevsim üretim yapılan eşsiz bölge yok edilmek isteniyor” dedi. Mihalgazi’nin ülkenin sebze ihtiyacının yüzde 18’ini karşıladığını belirten Süllü, “Proje sahasında 28 endemik bitki, 61 omurgalı ve 128 kuş türü ile 1. derece arkeolojik sit alanı bulunuyor” ifadelerini kullandı. “TARIMSAL ÜRETİM TEHLİKEDE” Madencilik yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunan Süllü, “2450 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ormanlar, su kaynakları ve yaban hayatı yok edilecek” dedi. Açık ocak ve siyanürlü liç yöntemine dikkat çeken Süllü, “Sızıntı halinde ekosistem zarar görecek, tarımsal üretim ve gıda güvenliği tehlikeye girecek” diye konuştu. Patlayıcı kullanımının da ciddi güvenlik riski oluşturacağını belirtti. “20 NİSAN’DA KEŞİF VAR, ORADA OLACAĞIZ” Bölgedeki direnişe değinen Süllü, “Yöre halkı, belediyeler ve meslek örgütleri bu projeye karşı dava açtı. 20 Nisan’da bilirkişi keşfi yapılacak. Biz de orada olacağız ve direneceğiz” dedi. Projeye ilişkin endişelerini dile getiren Süllü, “Karşımızda Cengiz Holding olunca kaygılıyız” dedi. İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Süllü, “SSR Mining’in hisselerini Cengiz Holding’e devretmesiyle madenin açılacağı ifade ediliyor” diye konuştu. EMEKÇİLER ANKARA YOLLARINA DÜŞTÜ Süllü, “Vahşi madenciliğin arkasında iktidarın şirketleri kayıran politikası var. Şirketler doğayı ve emekçileri yok sayıyor” dedi. Mihallıççık’taki işçi mağduriyetlerine dikkat çeken Süllü, “Emekçiler Ankara yollarına düştü, ancak şirketler ihale almaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Süllü, “Talan sadece Eskişehir’e özgü değil. Bu bir kader değil. Sorumlu, doğayı, emeği ve insanı yok sayan anlayıştır. Biz de buna karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.